2012-12-04 - 16:33
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi. TBMM Genel Kurulu'nda, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın birinci bölümünde yer alan 4 madde kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, kamuda çalıştırılması gereken engelli memur sayısının 44 bin olduğunu; ancak şu anda 25 bin engelli memurun çalıştırıldığını söyledi.
Yakut, gündeme geçmeden üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, dünya nüfusunun yüzde 15'inin engelli olduğunu, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu kaydetti. Engellilerin her zaman yanında olunması gerektiğini belirten Tamer, engellilere yönelik yapılan çalışmaları anlattı.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 10 yıldır engellilerle ilgili geniş çaplı bir araştırma yapılmadığını söyledi. Türkiye nüfusun 12,3'ünün engelli olarak yaşamını sürdürdüğünü, dünya ortalamasının yüzde 7,5 olduğunu belirten Akay, Hükümet'in engelli sayısını düşürmeye yönelik politikalar belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Akçay, ''8,5 milyon engelli vatandaşımız eğitim, sağlık, istihdam gibi birçok alanda sorun yaşamaktadır. Engellilerin yüzde 78'i iş gücüne dahil değil'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, engellilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu, engellilerin istihdamının ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Engellilerin istihdamıyla ilgili ceza değil, teşvik eden bir politika izlenmesi gerektiğini belirten Tuncel, rehabilitasyon merkezlerinin rant alanına dönüştüğünü savundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, engellilerin sayısı hakkında güvenilir bir veri tabanının bulunmadığını kaydetti.
Türkiye'de engelli sayısının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Yüceer, ''Önlenebilir hastalık ve kazalar nedeniyle bu sayı her gün artmaktadır'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilere verilen sözlerin boş çıktığını öne sürdü.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, devletin sosyal yönünün AK Parti hükümetlerinin ortaya koyduğu icraatlarla görülmeye başlandığını söyledi.
Engellilerin durumunun dünden daha kötü olduğunu hiçbir vicdan sahibinin söyleyemeyeceğini dile getiren Yetiş, engellilerin sorunlarıyla ilgili büyük mesafeler kaydedildiğini ifade etti.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, doğalgaz fiyatları ve anlaşmalarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, araştırma önergesini geçen yıl verdiklerini ve o günden bu yana doğalgaza yüzde 50'ye yakın zam geldiğini vurguladı.
Dışa bağımlılığın temel nedenlerinden birinin doğalgaz ihtiyacından kaynaklandığını anlatan Günal, temel strateji oluşturulamadığı için sorunun kalıcı olmaya devam ettiğini savundu.
Elektrik fiyatlarında da durumun benzer olduğunu ifade eden Günal, elektrik ve doğalgazın vatandaşın bütçesinde önemli yer tuttuğunu kaydetti. Günal, Türkiye'nin milli enerji stratejisi izlemediğini öne sürdü.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise sadece Türkiye değil, dünyanın neresinde olursa olsun sözleşmelerin ''al ya da öde'' bazlı olduğunu söyledi.
Demirkıran, 2009-2011 arasında doların yüzde 18, dünyada petrol fiyatlarının yüzde 89 arttığına dikkati çekerek, buna mukabil Türkiye'de 2011 ve 2012'de üç kez yüzde 11-12 civarında zam yapıldığını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, ''doğalgaz ve elektriğe son dönemde uluslararası gelişmelerin tersine fahiş zam yapılmasının sebebinin yolsuzluklar ve kötü yönetim olduğunu'' öne sürdü.
Enerji üretim şirketlerinin batık KİT'ler olduğunu savunan Erdoğdu, ''Zarar, zamlarla vatandaştan çıkarılıyor'' dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise ''Genel Kurul'da karalamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. Yolsuzluk kimde? İSKİ'yi hatırlayın. Devlet dairelerinde paltoyla oturulduğu dönemleri hatırlayın'' diye konuştu.
MHP'nin önerisinin reddedilmesinin ardından CHP'nin patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, bu yıl patatesin kilosu 60 kuruşa mal edilirken 12 kuruştan alıcı bulanamadığını söyledi.
Türkiye'de 4,5 milyon ton ürünün depolarda alıcı beklediğini ifade eden Şafak, patatese ihracat kapısının bulunmasının şart olduğunu kaydetti.
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti hükümetleri döneminde tarımsal desteklemeler konusunda cari olarak artış görülse de bunun reel olarak düştüğünü savundu.
Türkiye'de dünyanın en pahalı mazotunun kullanıldığını, enerji maliyetlerinin dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirten Durmaz, ''Üreticimiz serbest piyasanın acımasız kollarına itilmiş, çaresizdir'' dedi.
Üreticinin hangi ürünü ne zaman ne kadar ekip bunu kime satacağını bilemediğini öne süren Durmaz, uygulanan hayvancılık politikasını eleştirdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de kabul edilmedi.
Öte yandan, Sağlık Çalışanlarına Şiddet Komisyonunun çalışma süresi bir ay daha uzatıldı.
AK Parti'nin kamudaki engelli kadrolarının tümünü doldurulacağı sözünü verdiğini ifade eden Akçay, ''Kamuda çalıştırılması gereken engelli memur sayısı 44 bin, ancak şu anda 25 bin engelli memur çalıştırılmaktadır'' dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de Dünya Madenciler Günü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, engellilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu, engellilerin istihdamının ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Engellilerin istihdamıyla ilgili ceza değil, teşvik eden bir politika izlenmesi gerektiğini belirten Tuncel, rehabilitasyon merkezlerinin rant alanına dönüştüğünü savundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, engellilerin sayısı hakkında güvenilir bir veri tabanının bulunmadığını kaydetti.
Türkiye'de engelli sayısının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Yüceer, ''Önlenebilir hastalık ve kazalar nedeniyle bu sayı her gün artmaktadır'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilere verilen sözlerin boş çıktığını öne sürdü.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, devletin sosyal yönünün AK Parti hükümetlerinin ortaya koyduğu icraatlarla görülmeye başlandığını söyledi.
Engellilerin durumunun dünden daha kötü olduğunu hiçbir vicdan sahibinin söyleyemeyeceğini dile getiren Yetiş, engellilerin sorunlarıyla ilgili büyük mesafeler kaydedildiğini ifade etti.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, doğalgaz fiyatları ve anlaşmalarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, araştırma önergesini geçen yıl verdiklerini ve o günden bu yana doğalgaza yüzde 50'ye yakın zam geldiğini vurguladı.
Dışa bağımlılığın temel nedenlerinden birinin doğalgaz ihtiyacından kaynaklandığını anlatan Günal, temel strateji oluşturulamadığı için sorunun kalıcı olmaya devam ettiğini savundu.
Elektrik fiyatlarında da durumun benzer olduğunu ifade eden Günal, elektrik ve doğalgazın vatandaşın bütçesinde önemli yer tuttuğunu kaydetti. Günal, Türkiye'nin milli enerji stratejisi izlemediğini öne sürdü.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise sadece Türkiye değil, dünyanın neresinde olursa olsun sözleşmelerin ''al ya da öde'' bazlı olduğunu söyledi.
Demirkıran, 2009-2011 arasında doların yüzde 18, dünyada petrol fiyatlarının yüzde 89 arttığına dikkati çekerek, buna mukabil Türkiye'de 2011 ve 2012'de üç kez yüzde 11-12 civarında zam yapıldığını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, ''doğalgaz ve elektriğe son dönemde uluslararası gelişmelerin tersine fahiş zam yapılmasının sebebinin yolsuzluklar ve kötü yönetim olduğunu'' öne sürdü.
Enerji üretim şirketlerinin batık KİT'ler olduğunu savunan Erdoğdu, ''Zarar, zamlarla vatandaştan çıkarılıyor'' dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise ''Genel Kurul'da karalamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. Yolsuzluk kimde- İSKİ'yi hatırlayın. Devlet dairelerinde paltoyla oturulduğu dönemleri hatırlayın'' diye konuştu.
MHP'nin önerisinin reddedilmesinin ardından CHP'nin patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, bu yıl patatesin kilosu 60 kuruşa mal edilirken 12 kuruştan alıcı bulanamadığını söyledi.
Türkiye'de 4,5 milyon ton ürünün depolarda alıcı beklediğini ifade eden Şafak, patatese ihracat kapısının bulunmasının şart olduğunu kaydetti.
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti hükümetleri döneminde tarımsal desteklemeler konusunda cari olarak artış görülse de bunun reel olarak düştüğünü savundu.
Türkiye'de dünyanın en pahalı mazotunun kullanıldığını, enerji maliyetlerinin dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirten Durmaz, ''Üreticimiz serbest piyasanın acımasız kollarına itilmiş, çaresizdir'' dedi.
Üreticinin hangi ürünü ne zaman ne kadar ekip bunu kime satacağını bilemediğini öne süren Durmaz, uygulanan hayvancılık politikasını eleştirdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de kabul edilmedi.
Öte yandan, Sağlık Çalışanlarına Şiddet Komisyonunun çalışma süresi bir ay daha uzatıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Manisa Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarının ilk halinin genel ihtiyaçları karşılamaya çalışırken, komisyonda verilen gece yarısı önergeleriyle farklı nitelik kazandığını belirtti.
Tasarının en önemli yeniliklerinin; maketten konut satışında gözetim ve denetim yetkisinin SPK'ya verilmesiyle İMKB'nin özelleştirilmek istenmesi olduğunu ifade eden Ayhan, hükümetin kendi bildiğini yapmaya devam ettiğini söyledi.
Ayhan, maketten konut satışına denetimin gerekli ancak buna Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer verilmesinin ilginç olduğunu dile getirdi.
Tasarının önemli diğer noktasını, gece yarısı verilen önergeyle tüm borsaların birleştirilmesi konusunun oluşturduğunu belirten Ayhan, böylece borsanın devlet denetimi dışında bırakılacağını ve İMKB'nin özelleştirilmesinin önünün açılacağını savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın finans sektörüyle ilgili en önemli hedef ve vizyonunun İstanbul Finans Merkezi'ni kurmak olduğuna değinen Ayhan, hükümetin ilk adımı Merkez Bankası, kamu bankaları, BDDK ve SPK'nın İstanbul'a taşınmasına ilişkin torba yasayla attığını ifade etti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın İstanbul Finans Merkezi inşaatının koordinatörü olduğunu belirten Ayhan, ''Hükümetin uluslararası finans merkezi vizyonu sadece inşaat ve rant ile sınırlıdır. Hükümet kutsal Manhattan'lar yaratma peşindedir. Uluslararası finans merkezinin, ya da doğru ismiyle Ataşehir arsa ofisinin kuruluşu tamamlanmış olacaktır'' diye konuştu.
Ayhan, tasarıyla İMKB'nin merkezinin İstinye'de olacak gibi göründüğünü, ancak tasarıya eklenen geçici maddeyle gelecekte ne olacağının belli olmadığını ifade etti.
Sermaye piyasalarının işlem görmesi için onların yaşatılacağı ekonomik ortamın sağlam olması gerektiğini dile getiren Ayhan, bütçede öngörülen açığın dahi 10 milyar lira artırıldığını, hükümetin bütçe yapamadığını savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da sermaye piyasası mevzuatının günün koşullarına ve hukuka uygun yenilenmesi amacıyla tasarıyı prensipte desteklediklerini açıkladı.
Tasarının usul ve esaslarında ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Ayaydın, başlı başına birer kanun olması gereken birçok konunun, alt ve üst komisyonlarda verilen önergelerle, kanun yapma tekniğinin devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Ayaydın, ''Amaç, iktidar partisinin istediğinin olması değil, ülke için en kabul edilebilir olanın kabul edilmesidir'' dedi.
Muhalefetin tasarıya ilişkin yapıcı katkı ve eleştirilerinin komisyonlarda takdir edildiğini ancak önergelerinin kabul edilmediğini anlatan Ayaydın, ''Söylemesi ne kadar üzücü olsa da AKP açısından kanuni düzenlemelerin görüşülmesinde hukuk bir tarafa bırakılmakta, sadece şekil şartı yerine getirilmektedir. Biz nasıl AKP'nin getirdiği düzenlemelere peşin hükümle karşı çıkmıyorsak, AKP'nin de yasama sürecinde muhalefet partilerinin görüş ve önerilerinden yararlanması gerekir'' diye konuştu.
SPK'nın kendi görev alanına giren konularda eksik kaldığını belirten Ayaydın, bu durumun temel nedeni olarak sermaye piyasasına ilişkin hukuki altyapının yetersizliğini gösterdi. Ayaydın, Sermaye Piyasası Kanunu'nun gerekli olduğunu ve hatta bu konuda geç kalındığını söyledi.
Tasarının bu haliyle sakıncalar içerdiğini dile getiren Ayaydın, tasarının, SPK'nın etkin ve güçlü olması, hukukun üstünlüğüne uygun yapıda faaliyet göstermesi anlayışını yansıtmadığını savundu. Ayaydın, yasanın muğlak ifadelerle dolu olduğunu ifade ederek, ''Yasa bu haliyle çıkarsa SPK imparatorluk, Başkan da padişah yetkileriyle donatılmış olacak'' dedi.
Tasarının, sermaye piyasası faaliyetlerinde sağlıklı işleyiş için getirdiği tedbirlerin açık, net ve sınırları belli çerçeve çizmediğine değinen Ayaydın, yetkilerin kötüye kullanılabileceği riski bulunduğunu söyledi.
Kötü niyetli SPK yöneticilerinin tasarının bu haliyle halka açık şirketler üzerinde terör estirebileceğini ifade eden Ayaydın, ''AKP, kendi yetmiyormuş gibi bürokratlarını da padişah ilan etmek istiyor'' diye konuştu.
Ayaydın, halka açık olmayan şirketlere, yeni konut projesini satışa çıkaran şirketlere SPK denetimi getirildiğini de belirtti. Aydın Ayaydın, konut sektörünün ülke ekonomisinin lokomotifi olmakla birlikte ABD ve İspanya'da olduğu gibi ciddi sıkıntılara da yol açabileceğini söyledi.
Konut sektörünün konumunun iyice analiz edilerek, bu konunun kapsamlı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Ayaydın, ''Bu kontrol ve tedbirlerin yeri Sermaye Piyasası Kanunu değildir. Bu konuda önlem almak gerekiyorsa, bunun yeri Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dur'' diye konuştu.
Tasarıyla İMKB'nin, ''Borsa İstanbul'' adı altında şirkete dönüştürüldüğüne dikkati çeken Ayaydın, bunun başlı başına bir tasarı niteliğinde olduğunu vurguladı. Ayaydın, bu düzenleme için ilgili hiçbir kurumun görüşünün alınmadığını belirterek, ''Düzenleme karambole getirilmiştir'' ifadesini kullandı.
İMKB, VOB ve İstanbul Altın Borsası'nın Borsa İstanbul çatısı altında birleşeceğini belirten Ayaydın, bu birleşmeyle İstanbul Altın Borsası ile VOB'un tarihe karışacağını kaydetti.
Ayaydın, Borsa İstanbul için öngörülen hisse dağılımının şirketi Sayıştay denetiminden kaçırma amacına yönelik olduğunu öne sürerek, ''Bu, İMKB'yi ele geçirme operasyonudur. Gerisi hikayedir'' dedi.
Ayaydın, yasanın uzlaşı kültürüyle çıkarılmasına dair temennisini de dile getirdi.
AK Parti Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Türkiye'nin sermaye piyasalarının dünya ile rekabet edebilecek ve gerekirse öncülük görevi üstlenebilecek boyuta gelmesinin amaçlandığını söyledi.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun, dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi gerektiğini dile getiren Bilgiç, ''Gelişmiş hukuki normlar sayesinde uluslararası çekim merkezi olma konusunda olumlu adımlar atılmaktadır'' dedi.
Tasarının, Kuruma, yönetim anlamında dikkate değer açılımlar getirdiğini belirten Bilgiç, tasarı hazırlanırken, Türk Ticaret Kanunu ile uyum içinde olmasının göz önünde bulundurulduğunu söyledi.
Bilgiç, tasarının, sermaye piyasalarının uluslararası platformlarda hak ettiği konuma ulaşması için köklü değişiklikler getirdiğine işaret ederek, ''Tasarı, ülkemizin, başta yatırımcılar olmak üzere tüm finansal aktörler bakımından güvenli bir liman olmasına katkı verecektir'' diye konuştu. Türkiye'nin bir çekim merkezi haline gelmesinin destekleneceğini belirten Bilgiç, tasarıyla ilgili bilgi verdi.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''Emeğe karşı sermayeyi koruyan bu kanuna karşı çok net itirazlarının olduğunu'' ifade etti.
Emekten, işçinin örgütlenmesinden yana bir parti olduklarını belirten Kaplan, ''Bizim dokunulmazlıklarımızın içinde sahtecilikten, hokkabazlıktan, yalandan, dolandan bir tek fezleke yok'' dedi.
Kaplan, ''Enerji Bakanınız Erbil'e inmeden Kayseri'ye memleketine pastırmaya yemeye indiriliyorsa, sizin güvenli liman olma şansınız yoktur. Üç tane füze patlarsa İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de güvenli değildir. Patriotlar, Kürecik'te kurulan kalkanlar... Bunların hiçbiri bizim kara kaşımız kara gözümüz için gelmiyor'' diye konuştu.
Şahsı adına söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, uzun vadede ekonomik gelişmenin devam ettirilebilmesinin, hukuki altyapının geliştirilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
Tasarıyla, hem tasarrufların artırılmasının hem bu kaynakların en etkin şekilde kullanılmasının amaçlandığını belirten Berber, ''Bu kanunla ülkemizin sermaye piyasalarının ve ekonomisin daha da güçleneceğine, insanımızın refahını daha da yükselteceğine yürekten inanıyorum'' dedi.
*** Haberin Devamına İlgili Dökümanlar Kısmından Ulaşabilirsiniz.***
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, kamuda çalıştırılması gereken engelli memur sayısının 44 bin olduğunu; ancak şu anda 25 bin engelli memurun çalıştırıldığını söyledi.
Yakut, gündeme geçmeden üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, dünya nüfusunun yüzde 15'inin engelli olduğunu, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu kaydetti. Engellilerin her zaman yanında olunması gerektiğini belirten Tamer, engellilere yönelik yapılan çalışmaları anlattı.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 10 yıldır engellilerle ilgili geniş çaplı bir araştırma yapılmadığını söyledi. Türkiye nüfusun 12,3'ünün engelli olarak yaşamını sürdürdüğünü, dünya ortalamasının yüzde 7,5 olduğunu belirten Akay, Hükümet'in engelli sayısını düşürmeye yönelik politikalar belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Akçay, ''8,5 milyon engelli vatandaşımız eğitim, sağlık, istihdam gibi birçok alanda sorun yaşamaktadır. Engellilerin yüzde 78'i iş gücüne dahil değil'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, engellilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu, engellilerin istihdamının ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Engellilerin istihdamıyla ilgili ceza değil, teşvik eden bir politika izlenmesi gerektiğini belirten Tuncel, rehabilitasyon merkezlerinin rant alanına dönüştüğünü savundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, engellilerin sayısı hakkında güvenilir bir veri tabanının bulunmadığını kaydetti.
Türkiye'de engelli sayısının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Yüceer, ''Önlenebilir hastalık ve kazalar nedeniyle bu sayı her gün artmaktadır'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilere verilen sözlerin boş çıktığını öne sürdü.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, devletin sosyal yönünün AK Parti hükümetlerinin ortaya koyduğu icraatlarla görülmeye başlandığını söyledi.
Engellilerin durumunun dünden daha kötü olduğunu hiçbir vicdan sahibinin söyleyemeyeceğini dile getiren Yetiş, engellilerin sorunlarıyla ilgili büyük mesafeler kaydedildiğini ifade etti.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, doğalgaz fiyatları ve anlaşmalarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, araştırma önergesini geçen yıl verdiklerini ve o günden bu yana doğalgaza yüzde 50'ye yakın zam geldiğini vurguladı.
Dışa bağımlılığın temel nedenlerinden birinin doğalgaz ihtiyacından kaynaklandığını anlatan Günal, temel strateji oluşturulamadığı için sorunun kalıcı olmaya devam ettiğini savundu.
Elektrik fiyatlarında da durumun benzer olduğunu ifade eden Günal, elektrik ve doğalgazın vatandaşın bütçesinde önemli yer tuttuğunu kaydetti. Günal, Türkiye'nin milli enerji stratejisi izlemediğini öne sürdü.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise sadece Türkiye değil, dünyanın neresinde olursa olsun sözleşmelerin ''al ya da öde'' bazlı olduğunu söyledi.
Demirkıran, 2009-2011 arasında doların yüzde 18, dünyada petrol fiyatlarının yüzde 89 arttığına dikkati çekerek, buna mukabil Türkiye'de 2011 ve 2012'de üç kez yüzde 11-12 civarında zam yapıldığını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, ''doğalgaz ve elektriğe son dönemde uluslararası gelişmelerin tersine fahiş zam yapılmasının sebebinin yolsuzluklar ve kötü yönetim olduğunu'' öne sürdü.
Enerji üretim şirketlerinin batık KİT'ler olduğunu savunan Erdoğdu, ''Zarar, zamlarla vatandaştan çıkarılıyor'' dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise ''Genel Kurul'da karalamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. Yolsuzluk kimde? İSKİ'yi hatırlayın. Devlet dairelerinde paltoyla oturulduğu dönemleri hatırlayın'' diye konuştu.
MHP'nin önerisinin reddedilmesinin ardından CHP'nin patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, bu yıl patatesin kilosu 60 kuruşa mal edilirken 12 kuruştan alıcı bulanamadığını söyledi.
Türkiye'de 4,5 milyon ton ürünün depolarda alıcı beklediğini ifade eden Şafak, patatese ihracat kapısının bulunmasının şart olduğunu kaydetti.
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti hükümetleri döneminde tarımsal desteklemeler konusunda cari olarak artış görülse de bunun reel olarak düştüğünü savundu.
Türkiye'de dünyanın en pahalı mazotunun kullanıldığını, enerji maliyetlerinin dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirten Durmaz, ''Üreticimiz serbest piyasanın acımasız kollarına itilmiş, çaresizdir'' dedi.
Üreticinin hangi ürünü ne zaman ne kadar ekip bunu kime satacağını bilemediğini öne süren Durmaz, uygulanan hayvancılık politikasını eleştirdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de kabul edilmedi.
Öte yandan, Sağlık Çalışanlarına Şiddet Komisyonunun çalışma süresi bir ay daha uzatıldı.
AK Parti'nin kamudaki engelli kadrolarının tümünü doldurulacağı sözünü verdiğini ifade eden Akçay, ''Kamuda çalıştırılması gereken engelli memur sayısı 44 bin, ancak şu anda 25 bin engelli memur çalıştırılmaktadır'' dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de Dünya Madenciler Günü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, engellilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Türkiye'de 8,5 milyon engelli bulunduğunu, engellilerin istihdamının ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Engellilerin istihdamıyla ilgili ceza değil, teşvik eden bir politika izlenmesi gerektiğini belirten Tuncel, rehabilitasyon merkezlerinin rant alanına dönüştüğünü savundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, engellilerin sayısı hakkında güvenilir bir veri tabanının bulunmadığını kaydetti.
Türkiye'de engelli sayısının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Yüceer, ''Önlenebilir hastalık ve kazalar nedeniyle bu sayı her gün artmaktadır'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilere verilen sözlerin boş çıktığını öne sürdü.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, devletin sosyal yönünün AK Parti hükümetlerinin ortaya koyduğu icraatlarla görülmeye başlandığını söyledi.
Engellilerin durumunun dünden daha kötü olduğunu hiçbir vicdan sahibinin söyleyemeyeceğini dile getiren Yetiş, engellilerin sorunlarıyla ilgili büyük mesafeler kaydedildiğini ifade etti.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, doğalgaz fiyatları ve anlaşmalarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, araştırma önergesini geçen yıl verdiklerini ve o günden bu yana doğalgaza yüzde 50'ye yakın zam geldiğini vurguladı.
Dışa bağımlılığın temel nedenlerinden birinin doğalgaz ihtiyacından kaynaklandığını anlatan Günal, temel strateji oluşturulamadığı için sorunun kalıcı olmaya devam ettiğini savundu.
Elektrik fiyatlarında da durumun benzer olduğunu ifade eden Günal, elektrik ve doğalgazın vatandaşın bütçesinde önemli yer tuttuğunu kaydetti. Günal, Türkiye'nin milli enerji stratejisi izlemediğini öne sürdü.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise sadece Türkiye değil, dünyanın neresinde olursa olsun sözleşmelerin ''al ya da öde'' bazlı olduğunu söyledi.
Demirkıran, 2009-2011 arasında doların yüzde 18, dünyada petrol fiyatlarının yüzde 89 arttığına dikkati çekerek, buna mukabil Türkiye'de 2011 ve 2012'de üç kez yüzde 11-12 civarında zam yapıldığını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, ''doğalgaz ve elektriğe son dönemde uluslararası gelişmelerin tersine fahiş zam yapılmasının sebebinin yolsuzluklar ve kötü yönetim olduğunu'' öne sürdü.
Enerji üretim şirketlerinin batık KİT'ler olduğunu savunan Erdoğdu, ''Zarar, zamlarla vatandaştan çıkarılıyor'' dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise ''Genel Kurul'da karalamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. Yolsuzluk kimde- İSKİ'yi hatırlayın. Devlet dairelerinde paltoyla oturulduğu dönemleri hatırlayın'' diye konuştu.
MHP'nin önerisinin reddedilmesinin ardından CHP'nin patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, bu yıl patatesin kilosu 60 kuruşa mal edilirken 12 kuruştan alıcı bulanamadığını söyledi.
Türkiye'de 4,5 milyon ton ürünün depolarda alıcı beklediğini ifade eden Şafak, patatese ihracat kapısının bulunmasının şart olduğunu kaydetti.
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti hükümetleri döneminde tarımsal desteklemeler konusunda cari olarak artış görülse de bunun reel olarak düştüğünü savundu.
Türkiye'de dünyanın en pahalı mazotunun kullanıldığını, enerji maliyetlerinin dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirten Durmaz, ''Üreticimiz serbest piyasanın acımasız kollarına itilmiş, çaresizdir'' dedi.
Üreticinin hangi ürünü ne zaman ne kadar ekip bunu kime satacağını bilemediğini öne süren Durmaz, uygulanan hayvancılık politikasını eleştirdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de kabul edilmedi.
Öte yandan, Sağlık Çalışanlarına Şiddet Komisyonunun çalışma süresi bir ay daha uzatıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Manisa Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarının ilk halinin genel ihtiyaçları karşılamaya çalışırken, komisyonda verilen gece yarısı önergeleriyle farklı nitelik kazandığını belirtti.
Tasarının en önemli yeniliklerinin; maketten konut satışında gözetim ve denetim yetkisinin SPK'ya verilmesiyle İMKB'nin özelleştirilmek istenmesi olduğunu ifade eden Ayhan, hükümetin kendi bildiğini yapmaya devam ettiğini söyledi.
Ayhan, maketten konut satışına denetimin gerekli ancak buna Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer verilmesinin ilginç olduğunu dile getirdi.
Tasarının önemli diğer noktasını, gece yarısı verilen önergeyle tüm borsaların birleştirilmesi konusunun oluşturduğunu belirten Ayhan, böylece borsanın devlet denetimi dışında bırakılacağını ve İMKB'nin özelleştirilmesinin önünün açılacağını savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın finans sektörüyle ilgili en önemli hedef ve vizyonunun İstanbul Finans Merkezi'ni kurmak olduğuna değinen Ayhan, hükümetin ilk adımı Merkez Bankası, kamu bankaları, BDDK ve SPK'nın İstanbul'a taşınmasına ilişkin torba yasayla attığını ifade etti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın İstanbul Finans Merkezi inşaatının koordinatörü olduğunu belirten Ayhan, ''Hükümetin uluslararası finans merkezi vizyonu sadece inşaat ve rant ile sınırlıdır. Hükümet kutsal Manhattan'lar yaratma peşindedir. Uluslararası finans merkezinin, ya da doğru ismiyle Ataşehir arsa ofisinin kuruluşu tamamlanmış olacaktır'' diye konuştu.
Ayhan, tasarıyla İMKB'nin merkezinin İstinye'de olacak gibi göründüğünü, ancak tasarıya eklenen geçici maddeyle gelecekte ne olacağının belli olmadığını ifade etti.
Sermaye piyasalarının işlem görmesi için onların yaşatılacağı ekonomik ortamın sağlam olması gerektiğini dile getiren Ayhan, bütçede öngörülen açığın dahi 10 milyar lira artırıldığını, hükümetin bütçe yapamadığını savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da sermaye piyasası mevzuatının günün koşullarına ve hukuka uygun yenilenmesi amacıyla tasarıyı prensipte desteklediklerini açıkladı.
Tasarının usul ve esaslarında ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Ayaydın, başlı başına birer kanun olması gereken birçok konunun, alt ve üst komisyonlarda verilen önergelerle, kanun yapma tekniğinin devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Ayaydın, ''Amaç, iktidar partisinin istediğinin olması değil, ülke için en kabul edilebilir olanın kabul edilmesidir'' dedi.
Muhalefetin tasarıya ilişkin yapıcı katkı ve eleştirilerinin komisyonlarda takdir edildiğini ancak önergelerinin kabul edilmediğini anlatan Ayaydın, ''Söylemesi ne kadar üzücü olsa da AKP açısından kanuni düzenlemelerin görüşülmesinde hukuk bir tarafa bırakılmakta, sadece şekil şartı yerine getirilmektedir. Biz nasıl AKP'nin getirdiği düzenlemelere peşin hükümle karşı çıkmıyorsak, AKP'nin de yasama sürecinde muhalefet partilerinin görüş ve önerilerinden yararlanması gerekir'' diye konuştu.
SPK'nın kendi görev alanına giren konularda eksik kaldığını belirten Ayaydın, bu durumun temel nedeni olarak sermaye piyasasına ilişkin hukuki altyapının yetersizliğini gösterdi. Ayaydın, Sermaye Piyasası Kanunu'nun gerekli olduğunu ve hatta bu konuda geç kalındığını söyledi.
Tasarının bu haliyle sakıncalar içerdiğini dile getiren Ayaydın, tasarının, SPK'nın etkin ve güçlü olması, hukukun üstünlüğüne uygun yapıda faaliyet göstermesi anlayışını yansıtmadığını savundu. Ayaydın, yasanın muğlak ifadelerle dolu olduğunu ifade ederek, ''Yasa bu haliyle çıkarsa SPK imparatorluk, Başkan da padişah yetkileriyle donatılmış olacak'' dedi.
Tasarının, sermaye piyasası faaliyetlerinde sağlıklı işleyiş için getirdiği tedbirlerin açık, net ve sınırları belli çerçeve çizmediğine değinen Ayaydın, yetkilerin kötüye kullanılabileceği riski bulunduğunu söyledi.
Kötü niyetli SPK yöneticilerinin tasarının bu haliyle halka açık şirketler üzerinde terör estirebileceğini ifade eden Ayaydın, ''AKP, kendi yetmiyormuş gibi bürokratlarını da padişah ilan etmek istiyor'' diye konuştu.
Ayaydın, halka açık olmayan şirketlere, yeni konut projesini satışa çıkaran şirketlere SPK denetimi getirildiğini de belirtti. Aydın Ayaydın, konut sektörünün ülke ekonomisinin lokomotifi olmakla birlikte ABD ve İspanya'da olduğu gibi ciddi sıkıntılara da yol açabileceğini söyledi.
Konut sektörünün konumunun iyice analiz edilerek, bu konunun kapsamlı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Ayaydın, ''Bu kontrol ve tedbirlerin yeri Sermaye Piyasası Kanunu değildir. Bu konuda önlem almak gerekiyorsa, bunun yeri Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dur'' diye konuştu.
Tasarıyla İMKB'nin, ''Borsa İstanbul'' adı altında şirkete dönüştürüldüğüne dikkati çeken Ayaydın, bunun başlı başına bir tasarı niteliğinde olduğunu vurguladı. Ayaydın, bu düzenleme için ilgili hiçbir kurumun görüşünün alınmadığını belirterek, ''Düzenleme karambole getirilmiştir'' ifadesini kullandı.
İMKB, VOB ve İstanbul Altın Borsası'nın Borsa İstanbul çatısı altında birleşeceğini belirten Ayaydın, bu birleşmeyle İstanbul Altın Borsası ile VOB'un tarihe karışacağını kaydetti.
Ayaydın, Borsa İstanbul için öngörülen hisse dağılımının şirketi Sayıştay denetiminden kaçırma amacına yönelik olduğunu öne sürerek, ''Bu, İMKB'yi ele geçirme operasyonudur. Gerisi hikayedir'' dedi.
Ayaydın, yasanın uzlaşı kültürüyle çıkarılmasına dair temennisini de dile getirdi.
AK Parti Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Türkiye'nin sermaye piyasalarının dünya ile rekabet edebilecek ve gerekirse öncülük görevi üstlenebilecek boyuta gelmesinin amaçlandığını söyledi.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun, dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi gerektiğini dile getiren Bilgiç, ''Gelişmiş hukuki normlar sayesinde uluslararası çekim merkezi olma konusunda olumlu adımlar atılmaktadır'' dedi.
Tasarının, Kuruma, yönetim anlamında dikkate değer açılımlar getirdiğini belirten Bilgiç, tasarı hazırlanırken, Türk Ticaret Kanunu ile uyum içinde olmasının göz önünde bulundurulduğunu söyledi.
Bilgiç, tasarının, sermaye piyasalarının uluslararası platformlarda hak ettiği konuma ulaşması için köklü değişiklikler getirdiğine işaret ederek, ''Tasarı, ülkemizin, başta yatırımcılar olmak üzere tüm finansal aktörler bakımından güvenli bir liman olmasına katkı verecektir'' diye konuştu. Türkiye'nin bir çekim merkezi haline gelmesinin destekleneceğini belirten Bilgiç, tasarıyla ilgili bilgi verdi.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''Emeğe karşı sermayeyi koruyan bu kanuna karşı çok net itirazlarının olduğunu'' ifade etti.
Emekten, işçinin örgütlenmesinden yana bir parti olduklarını belirten Kaplan, ''Bizim dokunulmazlıklarımızın içinde sahtecilikten, hokkabazlıktan, yalandan, dolandan bir tek fezleke yok'' dedi.
Kaplan, ''Enerji Bakanınız Erbil'e inmeden Kayseri'ye memleketine pastırmaya yemeye indiriliyorsa, sizin güvenli liman olma şansınız yoktur. Üç tane füze patlarsa İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de güvenli değildir. Patriotlar, Kürecik'te kurulan kalkanlar... Bunların hiçbiri bizim kara kaşımız kara gözümüz için gelmiyor'' diye konuştu.
Şahsı adına söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, uzun vadede ekonomik gelişmenin devam ettirilebilmesinin, hukuki altyapının geliştirilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
Tasarıyla, hem tasarrufların artırılmasının hem bu kaynakların en etkin şekilde kullanılmasının amaçlandığını belirten Berber, ''Bu kanunla ülkemizin sermaye piyasalarının ve ekonomisin daha da güçleneceğine, insanımızın refahını daha da yükselteceğine yürekten inanıyorum'' dedi.
*** Haberin Devamına İlgili Dökümanlar Kısmından Ulaşabilirsiniz.***
