2007-04-27 - 17:00
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, toplantı yeter sayısının bulunduğunu ifade etmesinden sonra söz isteyen Anadol, cumhurbaşkanı seçimi için toplantı yeter sayısının 367 olduğunu, bunun yoklama yapılarak tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 11. Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda usul
tartışması yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Yapılacak her işlem,
her oylama geçersizdir. Bundan doğacak sorumluluk CHP'ye ait değildir'' dedi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, toplantı yeter sayısının bulunduğunu ifade
etmesinden sonra söz isteyen Anadol, cumhurbaşkanı seçimi için toplantı yeter
sayısının 367 olduğunu, bunun yoklama yapılarak tespit edilmesi gerektiğini
söyledi.
Anadol, Başkan'ın yoklama yapmadığını, bu nedenle toplantıda yapılacak her
türlü oylamanın geçersiz olacağını öne sürdü.
TBMM Başkanı Arınç ise salonda ANAVATAN ve DYP milletvekilleri ile bağımsız
milletvekillerinin de bulunduğunu, salonda yüzlerce milletvekili olduğunu,
yoklama yapmaya gerek olmadığını ifade etti.
Arınç, usul hakkında ve Başkan'ın tutumu hakkında, aleyhte ve lehte
milletvekillerine söz verebileceğini söyledi.
''UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMAZSA...''
Kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Anadol alehte yaptığı konuşmada, ''Biz
bir partiye yönetici seçmiyoruz. Türk milletine cumhurbaşkanı seçiyoruz. Biz
devlet organları arasında uyumu sağlamakla görevli cumhurbaşkanı seçiyoruz. Türk
ordusuna başkumandan seçiyoruz. Dolayısıyla benim ve partimin duyarlılığını,
lütfen olgunlukla karşılayın'' dedi.
Anayasa'nın 96 ve 102. maddelerine göre, Cumhurbaşkanı seçimi için Genel
Kurulda 367 milletvekilinin bulunduğunun saptanması gerektiğini savunan Anadol,
''Bu da İçtüzüğe göre göz kararıyla saptanamaz'' diye konuştu.
Bunun elektronik cihazla ve ad okuma yöntemiyle yapılacak yoklamayla
saptanabileceğini ifade eden Anadol, böyle bir yoklamaya gidilmemesi durumunda,
bunun hukuk, Anayasa ve İçtüzüğün ihlali olacağını söyledi.
Anadol, ''Yapılacak her işlem, her oylama geçersizdir. Bundan doğacak
sorumluluk CHP'ye ait değildir'' diyerek, uyarılarının dikkate alınmaması
durumunda Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini kaydetti.
''BAŞKAN'IN TUTUMU DOĞRU''
Lehte söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, 1989 yılında
Turgut Özal'ın cumhurbaşkanı seçiminde, dönemin SHP milletvekili Hasan Fehmi
Güneş'in, toplantının açılışında yaptığı itirazları, o dönemin tutanaklarını
okuyarak milletvekillerine aktardı.
AK Parti sıralarındaki milletvekillerine, ''O dönemde, Anavatan Partisi
milletvekillerinin bu haksızlık ve yanlış propaganda karşısında direndiklerini''
anlatan Ergin, bugün Anavatan Partisi milletvekillerinin salona girmeyerek, kendi
partilerinin verdiği demokrasi mücadelesini inkar ettiğini söyledi.
Parlamentoda bugüne kadar, karar yeter sayısının, toplantı yeter sayısı
olarak hiçbir zaman kullanılmadığını anlatan Sadullah Ergin, ''Parlamento
üyeleri, Genel Kurul'a girer, ama oy kullanmayabilirler. Bu açıdan baktığımızda
bugüne kadar parlamentoda, parlamento tarihindeki uygulamalar, geçmiş
cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki somut örnekler, Anayasamızın bariz hükümleri
karşısında bu itirazın, doğru olmadığını açıktır. Sayın Meclis Başkanının ve
Başkanlık Divanının tutumunu desteklediğimizi ifade ediyoruz'' dedi.
''DYP'NİN SEÇİMLE İLGİLİ KARARI DEMOKRATİK DEĞİL''
DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan da lehte yaptığını konuşmada, ilk
defa cumhurbaşkanı seçiminin Anayasa Mahkemesine götürülmesinin söz konusu
olduğunu ifade ederek, millet iradesinin herşeyin üstünde olduğunu göstermek için
kürsüye geldiğini söyledi.
Anadol'a geçmişte niçin bu seçimin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmediğini
soran Kandoğan, ''Sayın Anadol, ben lise yıllardayken siz parlamentodaydınız''
dedi. Seçimin parlamentoda başlayıp, parlamentoda bitmesi gerektiği inancını
taşıdığı için kürsüye geldiğini kaydeden Kandoğan, DYP'nin seçimle ilgili
kararını demokratik bulmadığını söyledi.
AK Parti milletvekilleri, Kandoğan'ın konuşmasını sık sık alkışladı.
Konuşmalardan sonra TBMM Başkanı Arınç, tutumun doğru olduğunu
söyledi.Arınç, 20 milletvekilin ayağa kalkarak yoklama yapılmasını
isteyebileceğini ifade ederek, ''Seçimlerden önce bir yoklama talebi mümkün
değil. Ancak ben bugünkü tartışmalara bakarak, bir yoklama talebinde
milletvekillerimizin bulunabilmesini teminen, Başkanlık sunuşunda bulunacağım.
Sayın Anadol'dan ricam, yoklama talebinde ısrar ediyorlarsa, 20 arkadaşını bulup
Genel Kurula getirsinler. Biraz sonra oylama yapacağım'' dedi.
Anadol, talebinin yanlış anlaşıldığını, toplantı yapılmadan önce yoklama
yapılmasını istediğini kaydetti.
Anayasanın 96 ve 102. maddelerinin gerekçelerini aktardıktan sonra Arınç,
Meclis'i açarken uyguladığı yöntemin Anayasa ve İçtüzüğe uygun olup olmadığını,
milletvekillerinin oylamasına sundu.
AK Parti'li milletvekilleri ''Evet'', CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol ise
''Hayır'' oyu kullandı.
Bunun üzerine Arınç, ''Sayın Anadol tek başına. Teşekkür ediyorum. Tutumum
doğrudur, uygulamam doğrudur'' dedi.
Bülent Arınç, daha sonra 27 Mart'ta Azerbaycan'da yapılan ''Türkiye
Azarbaycan Diasporaları 1. Toplantısı''na giden heyetle ilgili başkanlık sunuşunu
okuttu. Arınç, daha sonra alınan karar gereğince gündemin ikinci kısmına geçti.
Buna göre cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağını belirten Arınç,
cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili AK Parti Ankara Milletvekili Milletvekili
Ersönmez Yarbay ve Abdullah Gül ile ilgili 9 önergeyi okuttu.
"OYUNU BOZMAK İÇİN..."
Oylamadan önce, AK Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, TBMM
Başkanlığına başvurarak, cumhurbaşkanı adaylığından çekildi.
Adaylıktan çekilme başvurusu Genel Kurulun bilgisine sunulan Yarbay,
başvurusunda 367 ile ilgili iddiaları eleştirerek, ''Muhalefet, seçime
katılmayarak iki adayı karşı karşıya getirmek istiyor. Bu oyunu bozmak için
adaylıktan çekiliyorum'' ifadesine yer verdi.
Daha sonra TBMM Başkanı Bülent Arınç, oylamaya katılacak milletvekillerinin
belirlenmesi ve oy pusulalarının milletvekillerine verilmesi için iki katip üye
görevlendirdi. AK Parti'li katip üyeler Gökhan Sarıçam ile Harun Tüfekçi'nin oy
kabinlerinin bulunduğu bölümdeki Komisyon sıralarında yerini almasından sonra, ad
çekme yöntemiyle 5 kişilik tasnif komisyonu oluşturuldu.
TBMM Başkanı Arınç, Adana'dan başlanarak ad okuma yöntemiyle ilk tur gizli
oylamayı başlattı.
Oylama başladıktan sonra CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, komisyon
sıralarında oturan katip üyelerin yanına gelerek, oylama işlemini kontrol etmek
istedi.
TBMM Başkanı Arınç, ''Ben sizi Divana çağırdım, gelmediniz. Size orada görev
verilmedi. Komisyon sıralarından uzaklaşın lütfen'' diyerek, idare amirlerini
göreve çağırdı.
Komisyon sıralarında tartışma yaşanırken, içeriye 4 CHP milletvekili daha
girdi. Bunun üzerine, AK Parti Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa, içeriye girenlerin
adlarını bir kağıda yazdı. Bazı AK Parti milletvekilleri de CHP'lileri cep
telefonları ile görüntüledi.
Bunun üzerine TBMM Başkanı Arınç, milletvekillerinin komisyon sıralarından
çekilmelerini ve sıralarına geçmelerini istedi. Arınç, ''Sayın Yaşar Tüzün, Sayın
Ahmet Küçük, Sayın Haşim Oral ve Sayın Rasim Çakır'ın Genel Kurulda olduğunu
görüyorum'' dedi.
Oylama başladıktan sonra Anavatan Partisi Muğla Milletvekili Hasan Özyer de
Genel Kurula girdi.
tartışması yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Yapılacak her işlem,
her oylama geçersizdir. Bundan doğacak sorumluluk CHP'ye ait değildir'' dedi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, toplantı yeter sayısının bulunduğunu ifade
etmesinden sonra söz isteyen Anadol, cumhurbaşkanı seçimi için toplantı yeter
sayısının 367 olduğunu, bunun yoklama yapılarak tespit edilmesi gerektiğini
söyledi.
Anadol, Başkan'ın yoklama yapmadığını, bu nedenle toplantıda yapılacak her
türlü oylamanın geçersiz olacağını öne sürdü.
TBMM Başkanı Arınç ise salonda ANAVATAN ve DYP milletvekilleri ile bağımsız
milletvekillerinin de bulunduğunu, salonda yüzlerce milletvekili olduğunu,
yoklama yapmaya gerek olmadığını ifade etti.
Arınç, usul hakkında ve Başkan'ın tutumu hakkında, aleyhte ve lehte
milletvekillerine söz verebileceğini söyledi.
''UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMAZSA...''
Kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Anadol alehte yaptığı konuşmada, ''Biz
bir partiye yönetici seçmiyoruz. Türk milletine cumhurbaşkanı seçiyoruz. Biz
devlet organları arasında uyumu sağlamakla görevli cumhurbaşkanı seçiyoruz. Türk
ordusuna başkumandan seçiyoruz. Dolayısıyla benim ve partimin duyarlılığını,
lütfen olgunlukla karşılayın'' dedi.
Anayasa'nın 96 ve 102. maddelerine göre, Cumhurbaşkanı seçimi için Genel
Kurulda 367 milletvekilinin bulunduğunun saptanması gerektiğini savunan Anadol,
''Bu da İçtüzüğe göre göz kararıyla saptanamaz'' diye konuştu.
Bunun elektronik cihazla ve ad okuma yöntemiyle yapılacak yoklamayla
saptanabileceğini ifade eden Anadol, böyle bir yoklamaya gidilmemesi durumunda,
bunun hukuk, Anayasa ve İçtüzüğün ihlali olacağını söyledi.
Anadol, ''Yapılacak her işlem, her oylama geçersizdir. Bundan doğacak
sorumluluk CHP'ye ait değildir'' diyerek, uyarılarının dikkate alınmaması
durumunda Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini kaydetti.
''BAŞKAN'IN TUTUMU DOĞRU''
Lehte söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, 1989 yılında
Turgut Özal'ın cumhurbaşkanı seçiminde, dönemin SHP milletvekili Hasan Fehmi
Güneş'in, toplantının açılışında yaptığı itirazları, o dönemin tutanaklarını
okuyarak milletvekillerine aktardı.
AK Parti sıralarındaki milletvekillerine, ''O dönemde, Anavatan Partisi
milletvekillerinin bu haksızlık ve yanlış propaganda karşısında direndiklerini''
anlatan Ergin, bugün Anavatan Partisi milletvekillerinin salona girmeyerek, kendi
partilerinin verdiği demokrasi mücadelesini inkar ettiğini söyledi.
Parlamentoda bugüne kadar, karar yeter sayısının, toplantı yeter sayısı
olarak hiçbir zaman kullanılmadığını anlatan Sadullah Ergin, ''Parlamento
üyeleri, Genel Kurul'a girer, ama oy kullanmayabilirler. Bu açıdan baktığımızda
bugüne kadar parlamentoda, parlamento tarihindeki uygulamalar, geçmiş
cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki somut örnekler, Anayasamızın bariz hükümleri
karşısında bu itirazın, doğru olmadığını açıktır. Sayın Meclis Başkanının ve
Başkanlık Divanının tutumunu desteklediğimizi ifade ediyoruz'' dedi.
''DYP'NİN SEÇİMLE İLGİLİ KARARI DEMOKRATİK DEĞİL''
DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan da lehte yaptığını konuşmada, ilk
defa cumhurbaşkanı seçiminin Anayasa Mahkemesine götürülmesinin söz konusu
olduğunu ifade ederek, millet iradesinin herşeyin üstünde olduğunu göstermek için
kürsüye geldiğini söyledi.
Anadol'a geçmişte niçin bu seçimin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmediğini
soran Kandoğan, ''Sayın Anadol, ben lise yıllardayken siz parlamentodaydınız''
dedi. Seçimin parlamentoda başlayıp, parlamentoda bitmesi gerektiği inancını
taşıdığı için kürsüye geldiğini kaydeden Kandoğan, DYP'nin seçimle ilgili
kararını demokratik bulmadığını söyledi.
AK Parti milletvekilleri, Kandoğan'ın konuşmasını sık sık alkışladı.
Konuşmalardan sonra TBMM Başkanı Arınç, tutumun doğru olduğunu
söyledi.Arınç, 20 milletvekilin ayağa kalkarak yoklama yapılmasını
isteyebileceğini ifade ederek, ''Seçimlerden önce bir yoklama talebi mümkün
değil. Ancak ben bugünkü tartışmalara bakarak, bir yoklama talebinde
milletvekillerimizin bulunabilmesini teminen, Başkanlık sunuşunda bulunacağım.
Sayın Anadol'dan ricam, yoklama talebinde ısrar ediyorlarsa, 20 arkadaşını bulup
Genel Kurula getirsinler. Biraz sonra oylama yapacağım'' dedi.
Anadol, talebinin yanlış anlaşıldığını, toplantı yapılmadan önce yoklama
yapılmasını istediğini kaydetti.
Anayasanın 96 ve 102. maddelerinin gerekçelerini aktardıktan sonra Arınç,
Meclis'i açarken uyguladığı yöntemin Anayasa ve İçtüzüğe uygun olup olmadığını,
milletvekillerinin oylamasına sundu.
AK Parti'li milletvekilleri ''Evet'', CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol ise
''Hayır'' oyu kullandı.
Bunun üzerine Arınç, ''Sayın Anadol tek başına. Teşekkür ediyorum. Tutumum
doğrudur, uygulamam doğrudur'' dedi.
Bülent Arınç, daha sonra 27 Mart'ta Azerbaycan'da yapılan ''Türkiye
Azarbaycan Diasporaları 1. Toplantısı''na giden heyetle ilgili başkanlık sunuşunu
okuttu. Arınç, daha sonra alınan karar gereğince gündemin ikinci kısmına geçti.
Buna göre cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağını belirten Arınç,
cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili AK Parti Ankara Milletvekili Milletvekili
Ersönmez Yarbay ve Abdullah Gül ile ilgili 9 önergeyi okuttu.
"OYUNU BOZMAK İÇİN..."
Oylamadan önce, AK Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, TBMM
Başkanlığına başvurarak, cumhurbaşkanı adaylığından çekildi.
Adaylıktan çekilme başvurusu Genel Kurulun bilgisine sunulan Yarbay,
başvurusunda 367 ile ilgili iddiaları eleştirerek, ''Muhalefet, seçime
katılmayarak iki adayı karşı karşıya getirmek istiyor. Bu oyunu bozmak için
adaylıktan çekiliyorum'' ifadesine yer verdi.
Daha sonra TBMM Başkanı Bülent Arınç, oylamaya katılacak milletvekillerinin
belirlenmesi ve oy pusulalarının milletvekillerine verilmesi için iki katip üye
görevlendirdi. AK Parti'li katip üyeler Gökhan Sarıçam ile Harun Tüfekçi'nin oy
kabinlerinin bulunduğu bölümdeki Komisyon sıralarında yerini almasından sonra, ad
çekme yöntemiyle 5 kişilik tasnif komisyonu oluşturuldu.
TBMM Başkanı Arınç, Adana'dan başlanarak ad okuma yöntemiyle ilk tur gizli
oylamayı başlattı.
Oylama başladıktan sonra CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, komisyon
sıralarında oturan katip üyelerin yanına gelerek, oylama işlemini kontrol etmek
istedi.
TBMM Başkanı Arınç, ''Ben sizi Divana çağırdım, gelmediniz. Size orada görev
verilmedi. Komisyon sıralarından uzaklaşın lütfen'' diyerek, idare amirlerini
göreve çağırdı.
Komisyon sıralarında tartışma yaşanırken, içeriye 4 CHP milletvekili daha
girdi. Bunun üzerine, AK Parti Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa, içeriye girenlerin
adlarını bir kağıda yazdı. Bazı AK Parti milletvekilleri de CHP'lileri cep
telefonları ile görüntüledi.
Bunun üzerine TBMM Başkanı Arınç, milletvekillerinin komisyon sıralarından
çekilmelerini ve sıralarına geçmelerini istedi. Arınç, ''Sayın Yaşar Tüzün, Sayın
Ahmet Küçük, Sayın Haşim Oral ve Sayın Rasim Çakır'ın Genel Kurulda olduğunu
görüyorum'' dedi.
Oylama başladıktan sonra Anavatan Partisi Muğla Milletvekili Hasan Özyer de
Genel Kurula girdi.
