2006-04-28 - 13:00
TBMM Nüfus ve Kalkınma Grubu Başkanı Mahfuz Güler, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de günde 120 bebeğin öldüğünü bildirerek, ''Yani her gün bir uçak dolusu bebek ölüyor ve insanlar kayıtsız kalıyor'' dedi.
Güler, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ''Anne Bebek
Ölümlerinin Azaltılmasına Parlamenterler Aracılığı ile Multi Sektörel
İşbirliği ve Politik Kararlılık Yaratılarak Katkı Verilmesi Projesi''
hakkında bilgi verdi.
Projenin 8 ilde pilot olarak uygulandığını anlatan Güler, anne ve
bebek ölümlerine ilişkin bazı rakamları açıkladı. Dünyada her 1
dakikada 390 kadının hamile kaldığını ve dakikada 1 kadının öldüğünü
bildiren Güler, her yıl dünyada 6 milyon bebeğin kaybedildiğini
söyledi. Güler, ölen bebeklerin 3'te 2'sinin hayata başladıkları gün
yaşamını yitirdiğine dikkati çekti.
Türkiye'de bebek ölüm oranın binde 28 olduğunu hatırlatan Güler,
''Günde 120 bebek ölüyor Türkiye'de. Yani her gün bir uçak dolusu
bebek ölüyor ve insanlar kayıtsız kalıyor'' diye konuştu.
Mahfuz Güler, Türkiye'nin, komşuları arasında Irak hariç en yüksek
anne-bebek ölüm oranına sahip olduğunu bildirerek, ''Biz bunu hak
etmiyoruz. Onun için bu projeyi destekliyoruz. Vatandaşların,
özellikle de kadınların bilgilenmesi çok büyük önem taşıyor'' dedi.
Bebek ve anne ölümlerinin yüzde 70'inin önlenebilir nedenlerden
kaynaklandığına dikkati çeken Güler, genel sağlık sigortasına
geçilmesiyle, 2007 yılından sonra bütün çocukların devlet güvencesine
alınacağını söyledi.
-SIRA ÇELİŞKİSİ-
Türkiye Aile Planlaması Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Hakan
Şatıroğlu da bilgi verirken, Türkiye'nin ekonomik büyüklük olarak
dünya sıralamasında 17. sırada yer aldığını, buna karşılık sağlık
göstergeleriyle 77. sırada bulunduğunu bildirdi. ''Demek ki paramız
var ama kullanamıyoruz'' diyen Şatıroğlu, her ölen 120 çocuk arasında
cumhurbaşkanları, bakanlar, uzay adamları bulunabileceğine işaret
ederek, gelecek nesillerin korunması için bebek ölüm oranının
düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Proje kapsamında yerel yöneticiler ve uzmanlarla tek tek
konuşulacağını anlatan Şatıroğlu, çözümlerin, yerelden merkeze doğru
geleceğini belirtti.
Prof. Dr. Şatıroğlu, 3 yıldır yürüttükleri projenin önemine işaret
ederken, günlük bebek ölümlerinin 3 yılda 133'den 120'ye düştüğünü
bildirdi. Şatıroğlu, modern doğum kontrol yöntemlerinin
kullanılmasında Türkiye'nin, İran, Mısır ve Cezayir'in gerisinde
olduğunu kaydetti.
-NÜFUS KAYITLARI-
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi uzman doktorlarından Bora Cengiz
de Türkiye'deki anne ve bebek ölüm rakamlarının tam gerçeği
yansıtmadığını bildirerek, ''Türkiye'de hala nüfusa kaydedilmemiş
bebekler ve anneler var. Ölen bebek ve annelerin de sağlıklı bir doğum
ve ölüm kaydı yok'' dedi.
Dr. Cengiz, nüfusta kayıtlı olanlara ilişkin bilgilerin de tam
gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, nüfus idaresinin web sayfasında
55 yaşın üzerinde hamile görülen bin 500 kadın göründüğünü iddia etti.
Cengiz, bunun tıbben mümkün olmadığını belirterek, kadınların yaşının
nüfusa yanlış kaydedilmiş olabileceğini söyledi.
Cengiz, Türkiye'de kaybedilen anne ve bebeklerin yüzde 70'inin
önlenebilir nedenlerle hayata veda ettiğini bildirerek, ''Ben, tıp
fakültesine gelen bir gebe kadını parasız tedavi edemem. Ama
devletimizin açtığı ve ücretsiz tedavi ve eğitim veren 19 bin merkez
var ülkemizde. Kadınlar bu merkezleri ya bilmiyor veya ücretli
sandıkları için başka yerlere gidiyor'' diye konuştu.
CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur da Türkiye'de kadınların hala
nüfusa kaydedilmediğini belirterek, özellikle erken evlilerin
önlenmesinin önemine işaret etti. 18 yaşın altında doğum yapmanın
kadınlar için çok tehlikeli olduğunu bildiren Erbatur, anne
ölümlerinin büyük bölümünün, erken yaşta doğum yapılmasından
kaynaklandığını söyledi.
Ölümlerinin Azaltılmasına Parlamenterler Aracılığı ile Multi Sektörel
İşbirliği ve Politik Kararlılık Yaratılarak Katkı Verilmesi Projesi''
hakkında bilgi verdi.
Projenin 8 ilde pilot olarak uygulandığını anlatan Güler, anne ve
bebek ölümlerine ilişkin bazı rakamları açıkladı. Dünyada her 1
dakikada 390 kadının hamile kaldığını ve dakikada 1 kadının öldüğünü
bildiren Güler, her yıl dünyada 6 milyon bebeğin kaybedildiğini
söyledi. Güler, ölen bebeklerin 3'te 2'sinin hayata başladıkları gün
yaşamını yitirdiğine dikkati çekti.
Türkiye'de bebek ölüm oranın binde 28 olduğunu hatırlatan Güler,
''Günde 120 bebek ölüyor Türkiye'de. Yani her gün bir uçak dolusu
bebek ölüyor ve insanlar kayıtsız kalıyor'' diye konuştu.
Mahfuz Güler, Türkiye'nin, komşuları arasında Irak hariç en yüksek
anne-bebek ölüm oranına sahip olduğunu bildirerek, ''Biz bunu hak
etmiyoruz. Onun için bu projeyi destekliyoruz. Vatandaşların,
özellikle de kadınların bilgilenmesi çok büyük önem taşıyor'' dedi.
Bebek ve anne ölümlerinin yüzde 70'inin önlenebilir nedenlerden
kaynaklandığına dikkati çeken Güler, genel sağlık sigortasına
geçilmesiyle, 2007 yılından sonra bütün çocukların devlet güvencesine
alınacağını söyledi.
-SIRA ÇELİŞKİSİ-
Türkiye Aile Planlaması Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Hakan
Şatıroğlu da bilgi verirken, Türkiye'nin ekonomik büyüklük olarak
dünya sıralamasında 17. sırada yer aldığını, buna karşılık sağlık
göstergeleriyle 77. sırada bulunduğunu bildirdi. ''Demek ki paramız
var ama kullanamıyoruz'' diyen Şatıroğlu, her ölen 120 çocuk arasında
cumhurbaşkanları, bakanlar, uzay adamları bulunabileceğine işaret
ederek, gelecek nesillerin korunması için bebek ölüm oranının
düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Proje kapsamında yerel yöneticiler ve uzmanlarla tek tek
konuşulacağını anlatan Şatıroğlu, çözümlerin, yerelden merkeze doğru
geleceğini belirtti.
Prof. Dr. Şatıroğlu, 3 yıldır yürüttükleri projenin önemine işaret
ederken, günlük bebek ölümlerinin 3 yılda 133'den 120'ye düştüğünü
bildirdi. Şatıroğlu, modern doğum kontrol yöntemlerinin
kullanılmasında Türkiye'nin, İran, Mısır ve Cezayir'in gerisinde
olduğunu kaydetti.
-NÜFUS KAYITLARI-
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi uzman doktorlarından Bora Cengiz
de Türkiye'deki anne ve bebek ölüm rakamlarının tam gerçeği
yansıtmadığını bildirerek, ''Türkiye'de hala nüfusa kaydedilmemiş
bebekler ve anneler var. Ölen bebek ve annelerin de sağlıklı bir doğum
ve ölüm kaydı yok'' dedi.
Dr. Cengiz, nüfusta kayıtlı olanlara ilişkin bilgilerin de tam
gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, nüfus idaresinin web sayfasında
55 yaşın üzerinde hamile görülen bin 500 kadın göründüğünü iddia etti.
Cengiz, bunun tıbben mümkün olmadığını belirterek, kadınların yaşının
nüfusa yanlış kaydedilmiş olabileceğini söyledi.
Cengiz, Türkiye'de kaybedilen anne ve bebeklerin yüzde 70'inin
önlenebilir nedenlerle hayata veda ettiğini bildirerek, ''Ben, tıp
fakültesine gelen bir gebe kadını parasız tedavi edemem. Ama
devletimizin açtığı ve ücretsiz tedavi ve eğitim veren 19 bin merkez
var ülkemizde. Kadınlar bu merkezleri ya bilmiyor veya ücretli
sandıkları için başka yerlere gidiyor'' diye konuştu.
CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur da Türkiye'de kadınların hala
nüfusa kaydedilmediğini belirterek, özellikle erken evlilerin
önlenmesinin önemine işaret etti. 18 yaşın altında doğum yapmanın
kadınlar için çok tehlikeli olduğunu bildiren Erbatur, anne
ölümlerinin büyük bölümünün, erken yaşta doğum yapılmasından
kaynaklandığını söyledi.
