2011-03-15 - 15:21
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, meslek
hastalıklarının Türkiye'de rekora doğru ilerlediğini, bunların başında slikozis
hastalığının geldiğini belirtti.
BDP eş başkanı Gültan Kışanak,
seçimlerde, ''tüm eşitsizlik ve baskıya'' rağmen, seçim barajını da anlamsız
kılacak bir kampanya yürüteceklerini ve 12 Haziran'da daha güçlü şekilde
geleceklerini söyledi.
Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, meslek
hastalıklarının Türkiye'de rekora doğru ilerlediğini, bunların başında slikozis
hastalığının geldiğini belirtti. Kışanak, slikosiz hastalığının kaynağı olan
kumla kot taşlatan işletmelere karşı mücadele verdiklerini ancak iktidarın, bu
işletmeleri kapatmayarak vahim bir tablo sergilediğini ileri sürdü.
Sanatçı İbrahim Tatlıses'e yönelik silahlı saldırıyı kınayan Kışanak,
Tatlıses'in Türkiye'nin takdirini kazanmış bir sanatçı olduğunu, kendisine acil
şifa dilediklerini ifade etti.
Japonya'daki depreme değinen Kışanak, bu depremin, nükleer enerji
tehlikesini bir kez daha gündeme getirdiğini söyledi. Dünyanın, artık nükleer
enerji konusunu tartışmaya başladığını belirten Kışanak, Türkiye'nin de bu konuyu
gündeme alması ve nükleer enerji sevdasından vazgeçmesi gerektiğini dile
getirdi.
Kadınlara yönelik şiddetin devam ettiğini, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın ''kadına karşı şiddetle ilgili rakamların abartıldığını'' söylediğini
belirten Kışanak, ''Başbakan neredeyse 'bu kadın katliamları hükümete karşı bir
komplodur' diyecek. Bunun yanında 'kadın cinayetlerinin arttığını nereden
çıkarıyorsunuz?' diyen bir kadından sorumlu Devlet Bakanı var'' diye konuştu.
Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadın haklarının korunması için
öncelikle ''Eşitlik Bakanlığı'' kurulması gerektiğini savunan Kışanak, aksi halde
bu sorunların aşılamayacağını kaydetti.
Başbakan Erdoğan'ın, katıldığı liderler zirvesinde ''Toplumun taleplerine
duyarsız kalan liderler er ya da geç yenilgiye uğrayacaktır. Değişimin, halkın
gerisinde kalan liderler, zalime dönüşür'' ifadesini kullandığını belirten
Kışanak, şunları söyledi:
''Bu sözleri söyleyen Başbakan, bir aynaya baksa söylediği sözlerin tam
da kendisine söylenmesi gereken sözler olduğunu görecek. Başbakan, Almanya'da
gidip anadili savunuyor, Mısır'a, Libya'ya 'halkın sesine kulak verin' diyor,
Gazze'de çocuklar için ağlıyor, İsrail'e 'seçilmiş temsilcilere (terörist)
diyemezsin' diyor, iş Türkiye'ye gelince bunların hepsinin tersini yapıyor.
Kendi gözündeki merteği görmeden başkasının gözündeki çöpü çıkarmak
amacıyla konferans verenler için çok güzel bir atasözü var; ele verir talkını,
kendi yutar salkımı... Başbakan, Ortadoğu ülkelerinde epey bir sempati topladı.
Gitsin o ülkelerden birine Başbakan olsun, oradan Türkiye'deki yönetime tavsiyede
bulunsun daha iyi olur. O zaman Türkiye daha iyi yönetilir.''
Erdoğan'ın, geçen haftaki grup toplantısında BDP'ye yüklendiğini belirten
Kışanak, ''İsrail'e '(seçilmişlere terörist) diyemezsin' diyor, 2,5 milyon oy
alan BDP'yi her gün terörle itham ediyor. Başbakan, orada Hamas'a verilen oylar
oy da BDP'ye verilen oylar oy değil mi? Bize oy veren halkın senin gözünde hiç mi
kıymeti yok?'' diye konuştu.
Kışanak, şöyle devam etti:
''Başbakan, bize hitaben diyor ki; işte sandık geliyor, kimseyi tehdit
etme, herkes hür iradesiyle oyunu kullansın, kaç kilo olduğunuz ortaya çıksın.
Başbakan, durumunuz tam da bir yavuz hırsız misali. Hem hırsızlık yapıp hem de ev
sahibini suçlu çıkaracaksınız. Bu ülkede kim baskı altında, kim tehdit altında?
Partimizin 2 bin yöneticisinin tutuklanması tahdit değil mi? Bunları Türkiye
kamuoyu görüyor. Çık ortaya bir örneğini ver, kimi tehdit ettik?''
AK Parti, CHP ve MHP'nin, seçimlere Hazine yardımıyla gireceğini belirten
Kışanak, eşit rekabetin eşit koşullarda yapılmadığını söyledi. Kışanak, her üç
partinin de ''Hazine Partisi'' olduğunu ileri sürdü.
Gültan Kışanak, seçim çalışmalarında ''tüm eşitsizlik ve baskıya
rağmen'', seçim barajını da anlamsız kılacak bir kampanya yürüteceklerini ifade
ederek, ''12 Haziran'da öylesine güçlü bir sonuç alacağız ki Başbakan, o zaman
kendisinin kaç gram olduğunu bir kez daha görecek'' dedi.
Türkiye'de, Cumhuriyetin yeniden yapılandığını savunan Kışanak, 1920'li
yılların koşullarında, bazı kaygılar adına, demokrasinin, cumhuriyetten uzak
tutulduğunu, bu nedenle herkesin yakın tarihi, özellikle de 1919 ile 1925 yılları
arasında yaşananları okuması gerektiğini söyledi.
Nevruz bayramının yaklaştığını, kendilerinin de bir dizi hazırlık
yaptığını belirten Kışanak, 130 merkezde görkemli etkinlikler yapacaklarını
sözlerine ekledi.
Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kışanak,
partilerinde aday adaylığı sürecinin devam ettiğini, mevcut milletvekillerinin
aday olup olmayacağına ilişkin yapılmış bir tartışma olmadığını söyledi.
Seçim komisyonuna yapılan başvuruları sona erdiğinde bir değerlendirme
yapacaklarını ve bunu kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Kışanak, bu konuda
şimdiye kadar basında yer alan haberlerin tamamının spekülasyon olduğunu söyledi.
Gültan Kışanak, 18 Mart olan aday adaylığı başvuru süresini, Nevruz etkinlikleri
nedeniyle uzatabileceklerini bildirdi. (15.21)
seçimlerde, ''tüm eşitsizlik ve baskıya'' rağmen, seçim barajını da anlamsız
kılacak bir kampanya yürüteceklerini ve 12 Haziran'da daha güçlü şekilde
geleceklerini söyledi.
Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, meslek
hastalıklarının Türkiye'de rekora doğru ilerlediğini, bunların başında slikozis
hastalığının geldiğini belirtti. Kışanak, slikosiz hastalığının kaynağı olan
kumla kot taşlatan işletmelere karşı mücadele verdiklerini ancak iktidarın, bu
işletmeleri kapatmayarak vahim bir tablo sergilediğini ileri sürdü.
Sanatçı İbrahim Tatlıses'e yönelik silahlı saldırıyı kınayan Kışanak,
Tatlıses'in Türkiye'nin takdirini kazanmış bir sanatçı olduğunu, kendisine acil
şifa dilediklerini ifade etti.
Japonya'daki depreme değinen Kışanak, bu depremin, nükleer enerji
tehlikesini bir kez daha gündeme getirdiğini söyledi. Dünyanın, artık nükleer
enerji konusunu tartışmaya başladığını belirten Kışanak, Türkiye'nin de bu konuyu
gündeme alması ve nükleer enerji sevdasından vazgeçmesi gerektiğini dile
getirdi.
Kadınlara yönelik şiddetin devam ettiğini, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın ''kadına karşı şiddetle ilgili rakamların abartıldığını'' söylediğini
belirten Kışanak, ''Başbakan neredeyse 'bu kadın katliamları hükümete karşı bir
komplodur' diyecek. Bunun yanında 'kadın cinayetlerinin arttığını nereden
çıkarıyorsunuz?' diyen bir kadından sorumlu Devlet Bakanı var'' diye konuştu.
Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadın haklarının korunması için
öncelikle ''Eşitlik Bakanlığı'' kurulması gerektiğini savunan Kışanak, aksi halde
bu sorunların aşılamayacağını kaydetti.
Başbakan Erdoğan'ın, katıldığı liderler zirvesinde ''Toplumun taleplerine
duyarsız kalan liderler er ya da geç yenilgiye uğrayacaktır. Değişimin, halkın
gerisinde kalan liderler, zalime dönüşür'' ifadesini kullandığını belirten
Kışanak, şunları söyledi:
''Bu sözleri söyleyen Başbakan, bir aynaya baksa söylediği sözlerin tam
da kendisine söylenmesi gereken sözler olduğunu görecek. Başbakan, Almanya'da
gidip anadili savunuyor, Mısır'a, Libya'ya 'halkın sesine kulak verin' diyor,
Gazze'de çocuklar için ağlıyor, İsrail'e 'seçilmiş temsilcilere (terörist)
diyemezsin' diyor, iş Türkiye'ye gelince bunların hepsinin tersini yapıyor.
Kendi gözündeki merteği görmeden başkasının gözündeki çöpü çıkarmak
amacıyla konferans verenler için çok güzel bir atasözü var; ele verir talkını,
kendi yutar salkımı... Başbakan, Ortadoğu ülkelerinde epey bir sempati topladı.
Gitsin o ülkelerden birine Başbakan olsun, oradan Türkiye'deki yönetime tavsiyede
bulunsun daha iyi olur. O zaman Türkiye daha iyi yönetilir.''
Erdoğan'ın, geçen haftaki grup toplantısında BDP'ye yüklendiğini belirten
Kışanak, ''İsrail'e '(seçilmişlere terörist) diyemezsin' diyor, 2,5 milyon oy
alan BDP'yi her gün terörle itham ediyor. Başbakan, orada Hamas'a verilen oylar
oy da BDP'ye verilen oylar oy değil mi? Bize oy veren halkın senin gözünde hiç mi
kıymeti yok?'' diye konuştu.
Kışanak, şöyle devam etti:
''Başbakan, bize hitaben diyor ki; işte sandık geliyor, kimseyi tehdit
etme, herkes hür iradesiyle oyunu kullansın, kaç kilo olduğunuz ortaya çıksın.
Başbakan, durumunuz tam da bir yavuz hırsız misali. Hem hırsızlık yapıp hem de ev
sahibini suçlu çıkaracaksınız. Bu ülkede kim baskı altında, kim tehdit altında?
Partimizin 2 bin yöneticisinin tutuklanması tahdit değil mi? Bunları Türkiye
kamuoyu görüyor. Çık ortaya bir örneğini ver, kimi tehdit ettik?''
AK Parti, CHP ve MHP'nin, seçimlere Hazine yardımıyla gireceğini belirten
Kışanak, eşit rekabetin eşit koşullarda yapılmadığını söyledi. Kışanak, her üç
partinin de ''Hazine Partisi'' olduğunu ileri sürdü.
Gültan Kışanak, seçim çalışmalarında ''tüm eşitsizlik ve baskıya
rağmen'', seçim barajını da anlamsız kılacak bir kampanya yürüteceklerini ifade
ederek, ''12 Haziran'da öylesine güçlü bir sonuç alacağız ki Başbakan, o zaman
kendisinin kaç gram olduğunu bir kez daha görecek'' dedi.
Türkiye'de, Cumhuriyetin yeniden yapılandığını savunan Kışanak, 1920'li
yılların koşullarında, bazı kaygılar adına, demokrasinin, cumhuriyetten uzak
tutulduğunu, bu nedenle herkesin yakın tarihi, özellikle de 1919 ile 1925 yılları
arasında yaşananları okuması gerektiğini söyledi.
Nevruz bayramının yaklaştığını, kendilerinin de bir dizi hazırlık
yaptığını belirten Kışanak, 130 merkezde görkemli etkinlikler yapacaklarını
sözlerine ekledi.
Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kışanak,
partilerinde aday adaylığı sürecinin devam ettiğini, mevcut milletvekillerinin
aday olup olmayacağına ilişkin yapılmış bir tartışma olmadığını söyledi.
Seçim komisyonuna yapılan başvuruları sona erdiğinde bir değerlendirme
yapacaklarını ve bunu kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Kışanak, bu konuda
şimdiye kadar basında yer alan haberlerin tamamının spekülasyon olduğunu söyledi.
Gültan Kışanak, 18 Mart olan aday adaylığı başvuru süresini, Nevruz etkinlikleri
nedeniyle uzatabileceklerini bildirdi. (15.21)
