2012-06-27 - 20:45
TBMM DARBE VE MUHTIRALARI ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu İstanbul'da toplandı. Komisyon sözcüsü İdris Şahin, 28 Şubat sürecine ilişkin bilgisine başvurdukları eski bakanlardan Güneş Taner'in, ''Darbelerin üç önemli aktörü olduğunu ve 28 Şubat'ı da 'postmodern darbe' olarak değerlendirdiğini, o süreç içerisindeki cumhurbaşkanının müdahaleleri sonrasında fiili bir darbenin olmadığını, ancak 28 Şubat'taki konumun postmodern darbe olarak tanımlanabileceğini'' ifade ettiğini söyledi.
AK Parti Milletvekili Nimet Baş başkanlığındaki TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, Dolmabahçe Sarayı'nın yönetim binasında, eski bakanlardan Güneş Taner'i dinledi.

Basına kapalı olan ve 3 saat süren görüşmenin ardından gazetecilere açıklama yapan komisyon sözcüsü Şahin, bugün 28 Şubat öncesi ve sonrasında ekonomi bakanlığı yapan ve Hazine'den sorumlu olan Güneş Taner'i dinlediklerini söyledi.

Şahin, şunları kaydetti:

''Kendileri, darbelerin üç önemli aktörü olduğunu ve 28 Şubat'ı da 'postmodern darbe' olarak değerlendirdiğini, o süreç içerisindeki cumhurbaşkanının müdahaleleri sonrasında fiili bir darbenin olmadığını, ancak 28 Şubat'taki konumun postmodern darbe olarak tanımlanabileceğini ifade etti. Bundaki en önemli ayağın tabii ki asker olduğunu, askerle birlikte medya ve dış etkenlerin de çok önemli bir yer tuttuğunu, askeri önemli kılanın ekonomik göstergeler ve askerin ekonomik durumuyla da alakalı olduğunu özellikle dile getirdi. Ekonomik yönlerinin neler olduğunu bütün çıplaklığıyla bizlere anlattı.''

Güneş Taner ile yaptıkları görüşmeden ziyadesiyle memnun kaldıklarını vurgulayan Şahin, yarın da Prof. Dr. Erdoğan Teziç ve gazeteci Nazlı Ilıcak'ın dinlenileceğini kaydetti.

Şahin, 28 Şubat Alt Komisyonu olarak İstanbul ayağında bu hafta yapılacak çalışmaların bunlar olduğunu belirtti.

Eski bakanlardan Güneş Taner de komisyona bilgilerini, analizlerini, 28 Şubat'tan sonraki dönemde de askeri kanatla ilişkilerini, orada geçen birkaç olayı anlattığını söyledi.

Komisyon üyesi milletvekillerinin çeşitli konularda sorular sorduğunu, bilgisi olduğu konularda bilgi verdiğini anlatan Taner, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bence bu komisyon çok doğru bir iş yapmaktadır çünkü her ülke kendi tarihiyle yüzleşmelidir ve o yüzleşmeden sonra bundan bir ders çıkartmalıdır. Bunu anlamak için de gereken derinliğe inilmelidir. Akıllarda kalan, medyada ortaya atılan bazen senaryo, bazen gerçek, bazen ikisinin ortası hadiselerin gerçek gibi görünüp görünmediğini irdelemek ve bunu yaparken de vaktiyle bu mevkilerde bulunmuş kişilerin deneyim ve bilgisinden faydalanmak güzel bir şeydir. Bu araştırmalar bittiği zaman bizden sonraki jenerasyonlara kalacak olan kuvvetli bir bilgi, bir data olacaktır. Tarihçiler ileride bunu daha iyi anlama imkanına sahip olacaklardır.''

Taner, komisyonun çalışmasının, demokrasinin hangi unsurları içerdiği ve kimin hakkının başladığı yerde kimin hakkının bittiğinin anlaşılması, siyasetin içerisindeki kuvvetler ayrılığı prensibinin ne olduğu, kuvvetler ayrılığında kimin kimin sahasına girdiği, kimi nasıl etkilediği ve bunun Türkiye'nin yönetimine ne tür zararlar verdiğinin görülmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Siyasette yaklaşık 25 yıl hizmet vermiş biri olarak kendisine sorulan sorulara verebildiği cevapları verdiğini kaydeden Taner, ''28 Şubat darbe midir, değil midir- Eğer devletin yönetimi, kanunların kendilerine verdiği yetkileri kullanırken başkaları tarafından herhangi bir şekilde müdahale veya tavsiye olunuyorsa, o zaman normal bir yönetim değildir. Siyasetçinin cevap vereceği yer Meclis'tir, Meclis'in dışında halktır'' şeklinde konuştu.

Taner, devlette görev yapan hatta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin, bu ülkedeki Anayasa'nın verdiği kaideler içinde bu soruşturmalara, bu araştırmalara, bu görüşmelere hatta sorgu suale girmesinin fevkalade doğal olduğunu, kimsenin kimseye karşı bir üstünlüğü bulunmadığını dile getirdi.

Güneş Taner, ''28 Şubat süreci tabii ki bir darbe sürecidir. Adamlar durup dururken şapkasını alıp, 'Ben buradan gidiyorum' deyip gitmediler ki... Darbedir de nasıl bir darbedir- Darbe var, darbecik var, sözlü darbe var... Önemli olan Türkiye'nin ileriye bakabilmesi için, bu ülkede rahat yaşayabilmemiz için herkesin sorgulama hakkı olması lazım'' dedi.

Taner, o dönemde kimseden baskı görmediğini, bunun karakterine de uygun olmadığını dile getirerek, ''Bana kimsenin ne baskısı olmuştur ne de kimse üzerime basmıştır'' diye konuştu.