2013-02-07 - 15:35
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı.Genel Kurul'da Türkiye ile Kosova Arasında Savunma Sanayisi İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı da kabul edildi. TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, mübadillerin, aile büyüklerinin doğduğu toprakları vizesiz ziyaret etmek istediğini söyledi. CHP'li Tayan, kendisinin de ikinci kuşak mübadil çocuğu olduğunu belirterek, Lozan mübadil kuruluşlarının bildirisini okudu.
Mübadil çocuklarının, aile büyüklerinin doğdukları kentleri, yerleri görmek istediğini belirterek, şunları kaydetti:
''Mübadil çocukları, kendi geçmişlerinin, kültürlerinin izlerini sürmek istiyor ama vize uygulaması düş kırıklığı yaratıyor. AB'ye aday ülke olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yapılan yüz Avro harcama karşılığında tek girişli kısa süre vize alabiliyor.
Mübadil çocukları olarak, Yunanistan hükümetinden ve AB yöneticilerinden iki halk arasında örülen vize duvarını kaldırmalarını talep ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizler de Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadilleri de aile büyüklerimizin doğduğu toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyoruz. Mübadillerin geride bıraktıkları kutsal mekanların, mimari miraslarının restore edilmesini ve korunmasını talep ediyoruz.''
AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, 1513 yılında yapılan Piri Reis Haritasını Anma Yılı; MHP Kahraman Milletvekili Mesut Dedeoğlu da Kahramanmaraş'ın kurtuluşuyla ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Antalya'da Kazakistan'a tahsis edilen arazide yapılan otelle ilgili araştırma önergesinin görüşmelerinde tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin ''kadına şiddet'', CHP'nin ''Antalya Beldibi'nde Kazakistan'a tahsis edilen arazide otel yapılmasıyla'' ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, aile içinde kadın ve erkek eşitliği bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini ancak aksi bir politika uygulandığını söyledi. Tuncel, kadınlara şiddeti erkeklerin uyguladığını, bu nedenle önce erkeklerin bu konuda bilinçlendirilmesinin şart olduğunu ifade etti.
AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin ise kadına yönelik şiddette ana unsur olarak erkeği göstermenin doğru olmadığını söyledi. Şahin, kadını ve erkeği ile öncelikle ailenin yaşatılması, ahlaklı bireyler yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, kadına yönelik şiddeti önlemenin devletin görevi olduğunu, aksi halde devletin, uygulanan tüm şiddet ve cinayetlere ortak olmuş olacağını dile getirdi. Küçük, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda çabaların olduğunu ancak iyi niyetin tek başına yeterli olmayacağını, uygulama konusunda daha çok çaba sarf edilmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır, iktidarın, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda, yasal altyapı oluşturulması ve mevzuat konusunda önemli adımlar attığını, uygulamada daha başarılı sonuçlar elde etmek için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, kadına şiddetin önlenmesi konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasını kendilerinin de desteklediğini söyledi. Şandır, ''Şiddet, sosyal toplumsal sonuçtur. Kadına şiddet toplumsal cinnettir. Bir toplum bunu yapıyorsa o toplum cinnet geçirmek üzeredir. Gecikmeden gereken tedbirler alınmalıdır'' dedi.
Yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Muhalefet partileri, oylamada AK Parti'nin ''evet'' dediğini öne sürerek, önerinin kabul edildiğini, oylamanın yeniden yapılabileceğini savundu. TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, önerinin kabul edilmediğini, yeniden oylama yapmayacağını belirterek, CHP'nin grup önerisi üzerindeki görüşmeleri başlattı.
Genel Kurul'da, CHP'nin, Antalya Beldibi'nde ''Kazakistan'a tahsis edilen arazide otel yapılmasıyla'' ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de görüşüldü.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Türkiye ile Kazakistan Cumhuriyeti arasındaki 1993'te imzalanan protokolle 49 yıllığına verilen 45 dönüm araziye amaç dışı otel yapıldığını, AK Parti döneminde Kazakistan ile bu araziyle ilgili yeni bir protokol imzalandığını kaydetti.
Yeni protokolle bu arazinin 67 dönüme çıkarıldığını ifade eden Atıcı, ''Bu da yetmiyor, yeni protokolle üçüncü şahıslara bu otel tahsis edilebiliyor. Arazinin 49 yıl sonunda da süresi yenilenecek ve sonsuza kadar burası verilmiş olacak. Buna kim izin verdi- Kim ruhsat verdi- Bütün bu hukuksuzluk uygulamalarına kim göz yumdu- Bu soruların cevaplarının bulunması lazım'' diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, yeni protokolün otel için yasal kılıf amacı taşımadığını belirterek, ''Bu protokolle devlete verilmeyen borçların tahsili amaçlanmaktadır. Protokol ile bundan sonra da mevzuat çerçevesinde çalışmalarını sürdürmesi ve vergilerini vermesi amaçlanmaktadır. Birikmiş borçlar karşılığında da Kazakistan'da Türkiye'ye arsa tahsis edilmiştir'' dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, bir firmanın usulsüzlüğünün uluslararası anlaşmayla çözülmeye çalışıldığını belirterek, ''Ceza neyse kesin, sonra Kazakistan'a isterseniz 500 yıllığına arazi tahsis edelim'' ifadesini kullandı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, Türkiye-Kazakistan'ın önemli ilişkileri bulunan iki ülke olduğunu ifade etti.
Maliye Bakanlığı'nın bu otelin yapılmasında sıkıntı gördüğü için 2005 yılında müdahale ettiğini belirten Bozkır, ''Türkiye-Kazakistan ilişkilerini sıkıntıya sokmamak için, 'kardeşimiz' dediğimiz Cumhurbaşkanı'nı rencide etmeden bir formül araştırılmış ve bu protokol ortaya çıkmıştır'' dedi.
Bu konuda enkazı devralan bir hükümetin icraatlarının eleştiriliğini dile getiren Bozkır, ''Kazakistan Cumhurbaşkanı'nı nasıl cezalandıracağız? Böyle dış politika olabilir mi?'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, konunun bir dış politika değil ''rant konusu olduğunu'' öne sürdü.
Uluslararası anlaşmaların usulsüzlükleri gizlemek için yapılamayacağını dile getiren Hamzaçebi, protokolü içeren tasarının yasalaşması durumunda konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, herkesin diplomasiden anlayacağını, dış politikadan anlamak için sağduyulu olmanın yeterli olduğunu dile getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Tahsis ne zaman yapıldı ve kim yaptı- Önemli olan soru bunlar- Tahsis 2001 yılında yapıldı ve tahsisi yapan Kazakistan Hükümeti. Burada bakanlığın, bir kamu kurumunun tahsisi, ihalesi söz konusu değil. Dolayısıyla siz nasıl hükümeti suçlarsınız. Yetki bizde değil'' dedi.
Canikli, bir rant varsa, bu senaryonun 1993'de yazıldığını, çünkü otelin yapımının 2001'den önce tamamlandığını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, ''Neden o otelin malvarlığına, işletme gelirlerine haciz koymuyorsunuz?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekil Oktay Vural, yapılan tartışmanın Kazakistan ile hiçbir alakası olmadığını belirterek, ''Böyle bir konu içinde açıklığa kavuşması için bu komisyonu kuralım'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''İsmet Paşa'yı Sümerbank'tan usulsüz kumaş almakla suçladılar, ertesi gün geldi faturasını gösterdi. AKP milletvekillerinin bu otelde beleş kaldıklarına dair bir iddia var. Bunun iki yolu var; ya faturayı gözümüzün önüne getirirsiniz ya da bu komisyonu kurar bunu araştırırız'' diye konuştu.
İnce'nin sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.
Canikli, yeniden söz alarak, şunları söyledi:
''Eğer AK Parti milletvekillerinin burada beleş kaldıkları yolunda belge, bilgi, delil varsa bunu çıkarır burada ortaya koyarsınız, doğrusu budur, yoksa iftiradır. Böyle bir şey yok. Biz kimseye peşkeş çekmedik. Kimse bunu ispat edemez ve edemiyorsunuz. Kuru kuru iddialar var. Bu iftiralarınızı size iade ediyoruz.''
CHP'nin önerisi kabul edilmedi. Bu kararı muhalefet milletvekilleri alkışlarla karşıladılar.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Tasarısı ile kimsenin mal varlığının idari bir kararla dondurulmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2. bölümü üzerinde görüşmelere başlandı.
Tasarı üzerinde hükümet adına söz alan Şimşek, silahlı çatışmada, güvenlik güçlerine karşı girişilen öldürme ya da yaralamaya yönelik bütün eylemlerin finansmanının tasarı kapsamında olduğunu ifade etti.
Şimşek, tasarıyla, Türkiye'de işlenen terörizmin finansmanı suçu bakımından ne Bakanlar Kurulu ne de değerlendirme komisyonuna yeni bir yetki verilmediğini söyledi. Bürokratlardan oluşan bir kurula yetki verildiğine ilişkin eleştiri yapıldığını kaydeden Şimşek, ''Kimsenin mal varlığını idari bir kararla dondurma söz konusu değil'' dedi. Şimşek, bu konuda yine eskisi gibi yargı sürecinin işleyeceğini kaydetti.
Tasarının Türkiye için uluslararası alanda büyük önem taşıdığını anlatan Şimşek, şunları söyledi:
''Türkiye, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerle aynı listede olmayı hak etmiyor. Bizim, standartlarımızı uluslararası seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Bu yasa geçtikten sonra, bu tür uluslararası platformlarda elimiz güçlenecek.
Son 10 yılda Türkiye'nin terör suçunda iade istemleri toplamda 384. Ancak bize iade edilenler 23, reddedilenler 206, vazgeçilen 31, devam eden 124. Hakikaten gerek Avrupa gerek diğer ülkeler nezdinde ciddi bir şekilde bu suçluların idesi konusunda bir çaba içindeyiz. Söz konusu taleplerimiz konusunda bu yasanın geçmesiyle bence elimiz güçlenecektir. Biz de diğer ülkelerin bütün iade taleplerini kabul etmiyoruz. Örneğin 19 iade talebi olmuş, biz bunun sadece 5 tanesini kabul etmişiz.
Bu tasarıyla Türkiye önemli bir eksikliğini gidermiş oluyor. Tasarı, Türkiye'nin uluslararası platformlarda elini güçlendirecek. Karşı karşıya olacağımız birtakım riskleri bertaraf edecek. Bu yasayı biz yapmazsak yarın Türkiye'nin, yatırım için yapılacak para transferinin hepsi etkilenebilir. Çünkü uluslararası sistem bu şekilde kurulmuş.''
Tasarı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Terör örgütlerine ve teröristlere fon sağlayan veya toplayan kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Yasa Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele kapsamında; Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Sözleşme'nin ve BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarının uygulanması ile malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Terörizme fon sağlanması veya toplanması kapsamına giren fiillerin tanımlandığı kanunda, ''bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükümeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla kasten adam öldürme veya ağır yaralama'', ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında terör suçu kabul edilen Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller'' bu kapsamda değerlendiriliyor.
Bu fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle ve kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayanlara, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka suç oluşturmadığı takdirde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilecek. Ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmayacak. Bu suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılacak. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bunlara özgü güvenlik tedbirine hükmolunacak.
Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası kuruluş aleyhine işlenmesi halinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı'nın iznine bağlı olacak.
BM Güvenlik Konseyi'nin, 1267, 1988 ve 1989 sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş ve organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanacak.
Yabancı devlet tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye'den talepte bulunulması halinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlanacak. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilecek. Karar verilebilmesi için yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekecek.
Yabancı devlet hükümetinin, malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilebilecek. Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı, Dışişleri Bakanlığı'nca talepte bulunan devlete iletilecek.
Malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmazsa ilgili karar kaldırılabilecek.
Değerlendirme Komisyonu, kanun kapsamında suç olarak değerlendirilen fiilleri gerçekleştirdiği konusunda makul nedenlerin varlığına istinaden kişi, kuruluş veya organizasyonların; yabancı ülkelerde bulunan malvarlığının dondurulması talebiyle Bakanlar Kurulu'na öneride bulunulmasına, Türkiye'de bulunan malvarlığıyla bağlantılı olarak ilgililer hakkında CMK uyarınca soruşturma açılması talebiyle suç duyurusunda bulunulmasına karar verebilecek.
Malvarlığının dondurulması kararları hakkında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından mali araştırma yapılacak.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak. Değerlendirme Komisyonu, MASAK Başkanının başkanlığında; Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü, MİT ve İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü ve Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdüründen oluşacak.
Malvarlığının dondurulması kararına aykırı olarak yapılan her türlü tasarruf ve işlem hükümsüz olacak.
Malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılması kararları, Resmi Gazetede yayımlanacak. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılacak ve hukuki sonuç doğuracak.
Malvarlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmesinde MASAK sorumlu olacak.
Hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilmiş olanlar, alacak ve borçları ile diğer tüm malvarlığı değerlerini ve bunların dayanağına ilişkin bilgileri; bunlardan alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler ise alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri, malvarlığının dondurulması kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde Başkanlığa bildirecek.
Malvarlığının dondurulması kararı, gecikmeksizin yerine getirilecek.
Malvarlığında herhangi bir artış meydana gelmesi halinde, bu artışlar da malvarlığının dondurulması hükümlerine tabi olacak.
Dondurulmasına karar verilen malvarlığının yönetimi, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ait olacak. Ancak malvarlığı dondurulan kişiler, bu malvarlığının ortadan kaldırılmasına, tüketilmesine, dönüştürülmesine, transferine, devir ve temlik edilmesine veya sair tasarruflara yönelik işlemlerde bulanamayacak.
Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum veya kuruluşları da bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayamayacak ve kolaylaştıramayacak.
Malvarlığı dondurulan gerçek kişinin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarının asgari geçimlerini sağlamak veya ticari işletmeler ve diğer tüzel kişilerin faaliyetlerine devam edebilmelerini temin etmek üzere; taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisi, banka veya diğer finans kurumlarındaki hesaplar, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar, kıymetli evrak, şirketlerdeki ortaklık payları, kiralık kasa mevcutları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, ticari işletme veya tüzel kişilerin mal ve hizmet alım ve satımı, bakım, işletim, onarım giderleri, defter ve belgelerinde kayıtlı borçlar, kira, kredi, sigorta primi, avukatlık, ücret ve maaş gibi zorunlu ödemeler MASAK Başkanlığı'nın izniyle yapılabilecek.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösteren kişilere 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen kişinin, bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmiş bulunması halinde, ayrıca bu tüzel kişiye 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Başkanlığa 40 kadro tahsis edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terörün finansmanı'' başlıklı, ''terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayanların, örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını'' öngören 8. maddesi, tasarıya taşındığı için yürürlükten kaldırılıyor.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe gireceği tarihten önce Bakanlar Kurulu tarafından alınmış olan malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesinde de uygulanacak.
Tasarının görüşmelerinde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili bazı iddiaları gündeme getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç'e yönelik, ''İddialarınla ilgili yargıya git diyeceğim ama önce doktora gitmelisin'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, ''Ben Başbakan'a 'Tayyip' denmesini doğru bulmam ama 'yargı yerine doktora git' denmesini de doğru bulmam. Bu iddiaların sahibi biz değiliz, Amerikan belgeleri. İsviçre ile anlaşmamız var. Başbakan'ın bu ülkedeki bankalarda hesabının olmadığına dair belgeyi alın ve CHP sıralarına doğru sallayın'' diye konuştu.
Genel Kurul'da Türkiye ile Kosova Arasında Savunma Sanayisi İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı da kabul edildi.
Tasarının kabul edilmesinin ardından, Danışma Kurulu kararıyla, yarın için alınan çalışma kararı kaldırıldı.
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Gündemdışı söz alan CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, mübadillerin, aile büyüklerinin doğduğu toprakları vizesiz ziyaret etmek istediğini söyledi. CHP'li Tayan, kendisinin de ikinci kuşak mübadil çocuğu olduğunu belirterek, Lozan mübadil kuruluşlarının bildirisini okudu.
Mübadil çocuklarının, aile büyüklerinin doğdukları kentleri, yerleri görmek istediğini belirterek, şunları kaydetti:
''Mübadil çocukları, kendi geçmişlerinin, kültürlerinin izlerini sürmek istiyor ama vize uygulaması düş kırıklığı yaratıyor. AB'ye aday ülke olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yapılan yüz Avro harcama karşılığında tek girişli kısa süre vize alabiliyor.
Mübadil çocukları olarak, Yunanistan hükümetinden ve AB yöneticilerinden iki halk arasında örülen vize duvarını kaldırmalarını talep ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizler de Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadilleri de aile büyüklerimizin doğduğu toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyoruz. Mübadillerin geride bıraktıkları kutsal mekanların, mimari miraslarının restore edilmesini ve korunmasını talep ediyoruz.''
AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, 1513 yılında yapılan Piri Reis Haritasını Anma Yılı; MHP Kahraman Milletvekili Mesut Dedeoğlu da Kahramanmaraş'ın kurtuluşuyla ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Antalya'da Kazakistan'a tahsis edilen arazide yapılan otelle ilgili araştırma önergesinin görüşmelerinde tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin ''kadına şiddet'', CHP'nin ''Antalya Beldibi'nde Kazakistan'a tahsis edilen arazide otel yapılmasıyla'' ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, aile içinde kadın ve erkek eşitliği bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini ancak aksi bir politika uygulandığını söyledi. Tuncel, kadınlara şiddeti erkeklerin uyguladığını, bu nedenle önce erkeklerin bu konuda bilinçlendirilmesinin şart olduğunu ifade etti.
AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin ise kadına yönelik şiddette ana unsur olarak erkeği göstermenin doğru olmadığını söyledi. Şahin, kadını ve erkeği ile öncelikle ailenin yaşatılması, ahlaklı bireyler yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, kadına yönelik şiddeti önlemenin devletin görevi olduğunu, aksi halde devletin, uygulanan tüm şiddet ve cinayetlere ortak olmuş olacağını dile getirdi. Küçük, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda çabaların olduğunu ancak iyi niyetin tek başına yeterli olmayacağını, uygulama konusunda daha çok çaba sarf edilmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır, iktidarın, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda, yasal altyapı oluşturulması ve mevzuat konusunda önemli adımlar attığını, uygulamada daha başarılı sonuçlar elde etmek için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, kadına şiddetin önlenmesi konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasını kendilerinin de desteklediğini söyledi. Şandır, ''Şiddet, sosyal toplumsal sonuçtur. Kadına şiddet toplumsal cinnettir. Bir toplum bunu yapıyorsa o toplum cinnet geçirmek üzeredir. Gecikmeden gereken tedbirler alınmalıdır'' dedi.
Yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Muhalefet partileri, oylamada AK Parti'nin ''evet'' dediğini öne sürerek, önerinin kabul edildiğini, oylamanın yeniden yapılabileceğini savundu. TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, önerinin kabul edilmediğini, yeniden oylama yapmayacağını belirterek, CHP'nin grup önerisi üzerindeki görüşmeleri başlattı.
Genel Kurul'da, CHP'nin, Antalya Beldibi'nde ''Kazakistan'a tahsis edilen arazide otel yapılmasıyla'' ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de görüşüldü.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Türkiye ile Kazakistan Cumhuriyeti arasındaki 1993'te imzalanan protokolle 49 yıllığına verilen 45 dönüm araziye amaç dışı otel yapıldığını, AK Parti döneminde Kazakistan ile bu araziyle ilgili yeni bir protokol imzalandığını kaydetti.
Yeni protokolle bu arazinin 67 dönüme çıkarıldığını ifade eden Atıcı, ''Bu da yetmiyor, yeni protokolle üçüncü şahıslara bu otel tahsis edilebiliyor. Arazinin 49 yıl sonunda da süresi yenilenecek ve sonsuza kadar burası verilmiş olacak. Buna kim izin verdi- Kim ruhsat verdi- Bütün bu hukuksuzluk uygulamalarına kim göz yumdu- Bu soruların cevaplarının bulunması lazım'' diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, yeni protokolün otel için yasal kılıf amacı taşımadığını belirterek, ''Bu protokolle devlete verilmeyen borçların tahsili amaçlanmaktadır. Protokol ile bundan sonra da mevzuat çerçevesinde çalışmalarını sürdürmesi ve vergilerini vermesi amaçlanmaktadır. Birikmiş borçlar karşılığında da Kazakistan'da Türkiye'ye arsa tahsis edilmiştir'' dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, bir firmanın usulsüzlüğünün uluslararası anlaşmayla çözülmeye çalışıldığını belirterek, ''Ceza neyse kesin, sonra Kazakistan'a isterseniz 500 yıllığına arazi tahsis edelim'' ifadesini kullandı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, Türkiye-Kazakistan'ın önemli ilişkileri bulunan iki ülke olduğunu ifade etti.
Maliye Bakanlığı'nın bu otelin yapılmasında sıkıntı gördüğü için 2005 yılında müdahale ettiğini belirten Bozkır, ''Türkiye-Kazakistan ilişkilerini sıkıntıya sokmamak için, 'kardeşimiz' dediğimiz Cumhurbaşkanı'nı rencide etmeden bir formül araştırılmış ve bu protokol ortaya çıkmıştır'' dedi.
Bu konuda enkazı devralan bir hükümetin icraatlarının eleştiriliğini dile getiren Bozkır, ''Kazakistan Cumhurbaşkanı'nı nasıl cezalandıracağız? Böyle dış politika olabilir mi?'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, konunun bir dış politika değil ''rant konusu olduğunu'' öne sürdü.
Uluslararası anlaşmaların usulsüzlükleri gizlemek için yapılamayacağını dile getiren Hamzaçebi, protokolü içeren tasarının yasalaşması durumunda konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, herkesin diplomasiden anlayacağını, dış politikadan anlamak için sağduyulu olmanın yeterli olduğunu dile getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Tahsis ne zaman yapıldı ve kim yaptı- Önemli olan soru bunlar- Tahsis 2001 yılında yapıldı ve tahsisi yapan Kazakistan Hükümeti. Burada bakanlığın, bir kamu kurumunun tahsisi, ihalesi söz konusu değil. Dolayısıyla siz nasıl hükümeti suçlarsınız. Yetki bizde değil'' dedi.
Canikli, bir rant varsa, bu senaryonun 1993'de yazıldığını, çünkü otelin yapımının 2001'den önce tamamlandığını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, ''Neden o otelin malvarlığına, işletme gelirlerine haciz koymuyorsunuz?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekil Oktay Vural, yapılan tartışmanın Kazakistan ile hiçbir alakası olmadığını belirterek, ''Böyle bir konu içinde açıklığa kavuşması için bu komisyonu kuralım'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''İsmet Paşa'yı Sümerbank'tan usulsüz kumaş almakla suçladılar, ertesi gün geldi faturasını gösterdi. AKP milletvekillerinin bu otelde beleş kaldıklarına dair bir iddia var. Bunun iki yolu var; ya faturayı gözümüzün önüne getirirsiniz ya da bu komisyonu kurar bunu araştırırız'' diye konuştu.
İnce'nin sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.
Canikli, yeniden söz alarak, şunları söyledi:
''Eğer AK Parti milletvekillerinin burada beleş kaldıkları yolunda belge, bilgi, delil varsa bunu çıkarır burada ortaya koyarsınız, doğrusu budur, yoksa iftiradır. Böyle bir şey yok. Biz kimseye peşkeş çekmedik. Kimse bunu ispat edemez ve edemiyorsunuz. Kuru kuru iddialar var. Bu iftiralarınızı size iade ediyoruz.''
CHP'nin önerisi kabul edilmedi. Bu kararı muhalefet milletvekilleri alkışlarla karşıladılar.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Tasarısı ile kimsenin mal varlığının idari bir kararla dondurulmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2. bölümü üzerinde görüşmelere başlandı.
Tasarı üzerinde hükümet adına söz alan Şimşek, silahlı çatışmada, güvenlik güçlerine karşı girişilen öldürme ya da yaralamaya yönelik bütün eylemlerin finansmanının tasarı kapsamında olduğunu ifade etti.
Şimşek, tasarıyla, Türkiye'de işlenen terörizmin finansmanı suçu bakımından ne Bakanlar Kurulu ne de değerlendirme komisyonuna yeni bir yetki verilmediğini söyledi. Bürokratlardan oluşan bir kurula yetki verildiğine ilişkin eleştiri yapıldığını kaydeden Şimşek, ''Kimsenin mal varlığını idari bir kararla dondurma söz konusu değil'' dedi. Şimşek, bu konuda yine eskisi gibi yargı sürecinin işleyeceğini kaydetti.
Tasarının Türkiye için uluslararası alanda büyük önem taşıdığını anlatan Şimşek, şunları söyledi:
''Türkiye, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerle aynı listede olmayı hak etmiyor. Bizim, standartlarımızı uluslararası seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Bu yasa geçtikten sonra, bu tür uluslararası platformlarda elimiz güçlenecek.
Son 10 yılda Türkiye'nin terör suçunda iade istemleri toplamda 384. Ancak bize iade edilenler 23, reddedilenler 206, vazgeçilen 31, devam eden 124. Hakikaten gerek Avrupa gerek diğer ülkeler nezdinde ciddi bir şekilde bu suçluların idesi konusunda bir çaba içindeyiz. Söz konusu taleplerimiz konusunda bu yasanın geçmesiyle bence elimiz güçlenecektir. Biz de diğer ülkelerin bütün iade taleplerini kabul etmiyoruz. Örneğin 19 iade talebi olmuş, biz bunun sadece 5 tanesini kabul etmişiz.
Bu tasarıyla Türkiye önemli bir eksikliğini gidermiş oluyor. Tasarı, Türkiye'nin uluslararası platformlarda elini güçlendirecek. Karşı karşıya olacağımız birtakım riskleri bertaraf edecek. Bu yasayı biz yapmazsak yarın Türkiye'nin, yatırım için yapılacak para transferinin hepsi etkilenebilir. Çünkü uluslararası sistem bu şekilde kurulmuş.''
Tasarı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Terör örgütlerine ve teröristlere fon sağlayan veya toplayan kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Yasa Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele kapsamında; Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Sözleşme'nin ve BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarının uygulanması ile malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Terörizme fon sağlanması veya toplanması kapsamına giren fiillerin tanımlandığı kanunda, ''bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükümeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla kasten adam öldürme veya ağır yaralama'', ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında terör suçu kabul edilen Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller'' bu kapsamda değerlendiriliyor.
Bu fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle ve kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayanlara, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka suç oluşturmadığı takdirde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilecek. Ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmayacak. Bu suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılacak. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bunlara özgü güvenlik tedbirine hükmolunacak.
Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası kuruluş aleyhine işlenmesi halinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı'nın iznine bağlı olacak.
BM Güvenlik Konseyi'nin, 1267, 1988 ve 1989 sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş ve organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanacak.
Yabancı devlet tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye'den talepte bulunulması halinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlanacak. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilecek. Karar verilebilmesi için yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekecek.
Yabancı devlet hükümetinin, malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilebilecek. Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı, Dışişleri Bakanlığı'nca talepte bulunan devlete iletilecek.
Malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmazsa ilgili karar kaldırılabilecek.
Değerlendirme Komisyonu, kanun kapsamında suç olarak değerlendirilen fiilleri gerçekleştirdiği konusunda makul nedenlerin varlığına istinaden kişi, kuruluş veya organizasyonların; yabancı ülkelerde bulunan malvarlığının dondurulması talebiyle Bakanlar Kurulu'na öneride bulunulmasına, Türkiye'de bulunan malvarlığıyla bağlantılı olarak ilgililer hakkında CMK uyarınca soruşturma açılması talebiyle suç duyurusunda bulunulmasına karar verebilecek.
Malvarlığının dondurulması kararları hakkında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından mali araştırma yapılacak.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak. Değerlendirme Komisyonu, MASAK Başkanının başkanlığında; Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü, MİT ve İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü ve Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdüründen oluşacak.
Malvarlığının dondurulması kararına aykırı olarak yapılan her türlü tasarruf ve işlem hükümsüz olacak.
Malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılması kararları, Resmi Gazetede yayımlanacak. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılacak ve hukuki sonuç doğuracak.
Malvarlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmesinde MASAK sorumlu olacak.
Hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilmiş olanlar, alacak ve borçları ile diğer tüm malvarlığı değerlerini ve bunların dayanağına ilişkin bilgileri; bunlardan alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler ise alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri, malvarlığının dondurulması kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde Başkanlığa bildirecek.
Malvarlığının dondurulması kararı, gecikmeksizin yerine getirilecek.
Malvarlığında herhangi bir artış meydana gelmesi halinde, bu artışlar da malvarlığının dondurulması hükümlerine tabi olacak.
Dondurulmasına karar verilen malvarlığının yönetimi, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ait olacak. Ancak malvarlığı dondurulan kişiler, bu malvarlığının ortadan kaldırılmasına, tüketilmesine, dönüştürülmesine, transferine, devir ve temlik edilmesine veya sair tasarruflara yönelik işlemlerde bulanamayacak.
Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum veya kuruluşları da bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayamayacak ve kolaylaştıramayacak.
Malvarlığı dondurulan gerçek kişinin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarının asgari geçimlerini sağlamak veya ticari işletmeler ve diğer tüzel kişilerin faaliyetlerine devam edebilmelerini temin etmek üzere; taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisi, banka veya diğer finans kurumlarındaki hesaplar, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar, kıymetli evrak, şirketlerdeki ortaklık payları, kiralık kasa mevcutları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, ticari işletme veya tüzel kişilerin mal ve hizmet alım ve satımı, bakım, işletim, onarım giderleri, defter ve belgelerinde kayıtlı borçlar, kira, kredi, sigorta primi, avukatlık, ücret ve maaş gibi zorunlu ödemeler MASAK Başkanlığı'nın izniyle yapılabilecek.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösteren kişilere 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen kişinin, bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmiş bulunması halinde, ayrıca bu tüzel kişiye 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Başkanlığa 40 kadro tahsis edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terörün finansmanı'' başlıklı, ''terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayanların, örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını'' öngören 8. maddesi, tasarıya taşındığı için yürürlükten kaldırılıyor.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe gireceği tarihten önce Bakanlar Kurulu tarafından alınmış olan malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesinde de uygulanacak.
Tasarının görüşmelerinde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili bazı iddiaları gündeme getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç'e yönelik, ''İddialarınla ilgili yargıya git diyeceğim ama önce doktora gitmelisin'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, ''Ben Başbakan'a 'Tayyip' denmesini doğru bulmam ama 'yargı yerine doktora git' denmesini de doğru bulmam. Bu iddiaların sahibi biz değiliz, Amerikan belgeleri. İsviçre ile anlaşmamız var. Başbakan'ın bu ülkedeki bankalarda hesabının olmadığına dair belgeyi alın ve CHP sıralarına doğru sallayın'' diye konuştu.
Genel Kurul'da Türkiye ile Kosova Arasında Savunma Sanayisi İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı da kabul edildi.
Tasarının kabul edilmesinin ardından, Danışma Kurulu kararıyla, yarın için alınan çalışma kararı kaldırıldı.
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
