2011-03-30 - 15:14
TBMM Genel Kurulunda RTÜK üyeliği için yapılan seçime, 291 milletvekili katıldı. Oyların
251'ini alan Hamit Ersoy, RTÜK üyeliğine seçilirken diğer aday Mehmet Çakırtaş'a
38 oy çıktı, 2 oy da geçersiz sayıldı.
TBMM Genel Kurulunda RTÜK üyeliği için yapılan seçime, 291 milletvekili katıldı. Oyların
251'ini alan Hamit Ersoy, RTÜK üyeliğine seçilirken diğer aday Mehmet Çakırtaş'a
38 oy çıktı, 2 oy da geçersiz sayıldı.
RTÜK üyeliğine seçilen Hamit Ersoy, 1964 yılında Diyarbakır'da doğdu.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitiren Ersoy, İngiltere'de
doktorasını yaptı. Ersoy, RTÜK'te Uluslararası İlişkiler Daire Başkanlığı
görevinde bulunuyordu. İngilizce bilen Ersoy, evli ve 2 çocuk babası.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş,
Türkiye'de misyonerlik faaliyetleriyle ilgili çalışma yapan kişilerin evlerinin
arandığını ifade ederek, ''Müslüman bir başbakan, cumhurbaşkanının bulunduğu bir
yerde, misyonerlik faaliyetlerini araştırmak kime zarar verir?'' dedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, üç
milletvekili gündemdışı söz aldı.
MHP Mersin Milletvekili Akkuş, sabaha karşı bir çok evin basıldığını,
çocukların korkutulduğunu, kadınların ağlatıldığını söyledi. Türkiye'de
misyonerlik faaliyetleriyle ilgili çalışma yapan kişilerin evlerinin arandığını
ifade eden Akkuş, ''Müslüman bir başbakan, cumhurbaşkanının bulunduğu bir yerde,
misyonerlik faaliyetlerini araştırmak kime zarar verir? Bu insanların evinde ne
vardı? Bunların suçu ya yazdıkları makaleler ya da kitaplarda vardı. Bu
insanların evinde silah mı uyuşturucu mu aranıyor? Bunlar olmamalı, bu ülkeye
zarar veriliyor'' diye konuştu.
MHP Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu da seçim bölgesinin sorunlarını
dile getirdiği gündemdışı konuşmasında, Edirne'nin, tarihi özelliklerinin fazla
olmasına rağmen yeterli ziyaretçi çekemediğini belirtti. Uslu, tarihi eserlerin
korunması ve iyileştirilmesinin turizmi artıracağını anlattı.
İktidarın bu ile gereken önemi vermediğini savunan Uslu, Edirne
ekonomisinin tarıma dayalı olduğunu, tarımın altyapı sorunları bulunduğunu,
sulama yatırımlarının bir an önce bitirilmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ise Van'ın düşman işgalinden
kurtuluşunun 93. yıl dönümü dolayısıyla gündemdışı konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yerinden söz alarak, kurtuluş
günlerini anmanın, düşman işgalini kabul etmek anlamına geldiğini belirterek,
''Halk, düşmanı püskürtmüştür, bu günlerin zafer günü olarak kutlanması gerekir''
dedi.
Gündemdışı konuşmaların ardından, partilerin grup önerilerinin
görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin hayvancılık
sektörünün sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi
kabul edilmedi.
CHP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için grup önerisini TBMM
Genel Kurulu'na getirdi. Grup önerisi lehinde konuşan CHP Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt, Avusturya'dan getirilen hayvanlarda hastalık bulunduğunu belirterek,
Türkiye'nin hastalıklı hayvanları yemek zorunda olmadığını söyledi.
Öğüt, Türkiye'de hayvancılığın bittiğini, çiftçinin batırıldığını, kredi
verilmediğini öne sürerek, iktidarlarında et ve hayvan ithalinin durdurulacağını
bildirdi.
MHP Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu da öneri lehinde yaptığı
konuşmada, AK Parti hükümetlerinin yanlış politikaları sonucu, hayvancılık ve
hayvansal ürünlerin üretiminin tehlikeye sokulduğunu, hayvan sayısının düştüğünü
iddia etti.
Uslu, son 1 yıldır et fiyatlarının anormal arttığını, fakir vatandaşların
eti ancak kurban bayramlarında gördüğünü kaydetti.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu,
''Tarlada iziniz yoksa, ambarda da yüzünüz olmaz. Tarımda, bağda, bahçede bostanı
görmediyseniz, Osman'ı da görmezsiniz, onları tanımazsınız'' dedi.
Koyuncu, AK Parti grubuna, ''Hayvancılıkla ilgili yaptıklarımız hakkında
milletvekillerimize seminer verelim'' önerisinde bulunarak, ''Arkadaşlarımız
bilmiyor, görmüyorlar'' diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman ise öneri üzerinde yaptığı konuşmada,
Türkiye'de 2000 yılı başlarında 17 milyonun üzerindeki büyükbaş hayvan sayısının
bugün 10,5 milyona düştüğünü, küçükbaş hayvan sayısının ise 50-55 milyondan 23
milyona gerilediğini anlattı.
Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda, CHP'nin grup önerisi
kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin basın özgürlüğü
ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul
edilmedi.
Öneri üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, son
zamanlarda özellikle basının üzerinde baskı oluşturulduğunu, bunun, demokrasiye
de müdahale anlamına geldiğini söyledi. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde,
basılmamış bir kitabın suç unsuru olarak gösterilmediğini ifade eden Şandır,
''Suçlamalar ve tehditlerle, bu baskıyı toplumu yıldırmak için kullanırsanız,
bunun adı hukuk devleti olmaz'' dedi.
Hükümetin, seçime giderken ''geç kalmış olmanın aceleciliği ile'' hemen
her alanda, hukukta yeri olmayan işler yaptığını savunan Şandır, bunların
demokrasi tarihinde olmadığını söyledi.
Misyonerlik konusunda araştırmalar yapan ilim adamlarının evlerinin
arandığını belirten Şandır, şunları söyledi:
''İnsanları ısrarla baskı altında tutarsanız, şahsiyetli toplum
oluşturamazsınız. İnsanlar, telefonlar dinlendiği için konuşmaktan, yazıp
çizmekten, düşünmekten korkar hale gelirlerse ve terör örgütü üyesi olmakla
suçlanırlarsa şahsiyetli, özgür toplum yaratamazsınız. İnsanları cinnet noktasına
getirirseniz, Türkiye'ye yazık edersiniz. Demokrasi sistemimizin korku rejimine
dönüştürülmesini, özellikle iktidar açısından çok tehlikeli olarak görüyorum.''
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da yerel basının
sorunlarına değindi. Ulusal yayın yapan televizyonlar ile yerel televizyonların
aynı kefeye konulduğunu belirten Aslanoğlu, RTÜK'ün her ikisinden de yüzde 3
oranında reklam payı aldığını söyledi. Yerel televizyonların, o bölgenin
insanının vitamini olduğunu ifade eden Aslanoğlu, bu televizyonların aslında
toplumun en büyük iletişim aracı olduğunu kaydetti.
Yerel televizyonların finansman ihtiyaçlarını karşılayacak kurumlarının
olmadığını belirten Aslanoğlu, bu nedenle bazı ilanların yerel televizyonlara da
verilmesinin destek açısından önemli olduğunu vurguladı. RTÜK'ün bu sıkıntılara
çözüm bulması gerekirken, bu kuruluşlardan bir de reklam payı almasını yanlış
bulduklarını anlatan Aslanoğlu, ''RTÜK yerel televizyon ve radyolara yeterince
önem vermiyor. Onları kendi hallerine bırakmış'' dedi.
CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, AK Parti iktidarında başlayan
''gazeteci avının'' bütün hızıyla devam ettiğini, son 9 yılda 700 gazeteci
hakkında dava açıldığını, 63 gazetecinin de cezaevinde olduğunu söyledi.
Gizli tanık ve yasa dışı telefon dinleme yöntemiyle yıllardır gazeteci ve
bilim adamlarının cezaevinde, özgürlüklerinden yoksun bırakıldığını belirten
Ateş, ''Beğenmediğiniz köşe yazarlarını işten attırdınız, genel yayın
yönetmenlerini görevlerinden ayırdınız, hatta gazetelerin sahiplerini bile
değiştirmeye çalıştınız. Hitler'in, Mussolini'nin yapamadığını yaptınız ve daha
basılmamış bir kitap avı için ev, büro, matbaa ve gazete yönetimlerini bastınız''
dedi.
Ateş, bu eleştirilerin daha ağırını uluslararası basın kuruluşlarının
yaptığını öne sürdü.
AK Parti Samsun Milletvekili Fatih Öztürk ise AK Parti olarak basının
özgürlükçü yapısının devam etmesini istediklerini söyledi. Basının ''yandaş,
yoldaş'' gibi tabirlerle anılmasını doğru bulmadıklarını ifade eden Öztürk,
bunların tehlikeli yakıştırmalar olduğunu kaydetti. Basının güçlü olmasını
istediklerini belirten Öztürk, ''Gazetelerimizin dünya gündeminde etkili olmasını
istiyoruz. BBC, CNN gibi televizyonlarımız olsun istiyoruz'' ifadelerini
kullandı.
''Kitapların toplanması, gazetecilerin tutuklanması'' ile ilgili
konuşmalara da değinen Öztürk, ''Bizim AK Parti olarak sistemimiz bellidir. Siz,
'kitap toplatılmasının taraftarı değiliz' diyorsunuz biz de öyle. Gazeteci de bir
insandır ve hata yapabilir. Bu, arkadaşlarımız hata yapmış anlamına gelmez. Ama
gazeteciyi, hata mekanizmasının dışında tutarsanız yanlış olur. Bu konu adalet
mekanizmasının içindedir. Yargılama sürecine müdahale edemeyiz. Suçlu mu suçsuz
mu bilmiyoruz. Ama ne Genel Başkanımız ne de partimizin diğer üyeleri, bu konuda
müdahildir'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunun gündemi ve çalışma saatleri yeniden belirlendi.
AK Parti, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için grup önerisini,
TBMM Genel Kuruluna getirdi.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul, bugün Yargı Hizmetlerinin
Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarının 1. bölümünün
bitimine kadar çalışacak.
Genel Kurul, yarın bu tasarıyı yasalaştırdıktan sonra, Adana'da Bilim ve
Teknoloji Üniversitesi Kurulmasını öngören tasarı, uluslararası anlaşmaları
onaylayan 3 kanun tasarısı, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun
Tasarısını yasalaştırmak için mesai yapacak. Eğer sporda şiddetin önlenmesine
dair tasarı yasalaşmazsa Genel Kurul, 1 Nisan Cuma günü saat 14.00'de toplanarak,
bu tasarının görüşmelerine devam edecek.
Genel Kurul, 5 Nisan Salı günü saat 15.00'de, 6 Nisan Çarşamba ve 7 Nisan
Perşembe günleri saat 14.00'de toplanacak, 5, 6 ve 7 Nisanda çalışmalarını saat
23.00'e kadar sürdürecek.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, grup önerisi lehinde söz alarak,
çalışma takvimi hakkında bilgi verdi.
Kılıç, ''Bu ve önümüzdeki hafta, TBMM Genel Kurulunun yasama
çalışmalarına devam edeceği son haftalar olacak büyük olasılıkla. Çünkü
milletvekili seçimlerine yönelik aday listeleri, 11 Nisanda YSK'ya teslim
edilecek. Resmi seçim takvimi kapsamında, bütün siyaset kurumunun gündeminde, 24.
Döneme ilişkin kampanya çalışmalarına katılma olacak. Son haftalar biraz sıkıştı,
bu noktadaki eleştirileri kabul ediyorum'' diye konuştu.
Meclisi, seçim yılı 2007 hariç, diğer yıllarda içtüzüğe göre tatil olması
gereken 1 Temmuzda tatil edemediklerini anımsatan Kılıç, milletvekillerinin tatil
dönemlerinden feragat ettiğini, fazla çalışıldığını anlattı. Kılıç, 12 Haziran
seçimleri nedeniyle bu yıl 1 Temmuza kadar bile çalışma sürelerinin bulunmadığına
işaret ederek, ''Normal koşullarda 1 Temmuza kadar yayılması gereken gündemi bu
ve önümüzdeki haftaya yayacağız'' dedi.
Kılıç, araştırma komisyonu raporlarını da gelecek hafta görüşeceklerini
ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Mecliste çalışma programının
sağlıklı bir şekilde yapılamadığını, program hazırlanırken öngörü zafiyeti
yaşandığını söyledi.
Çıkarılan kanunların büyük bölümünün ''düzeltme ve değişiklik kanunları''
olduğunu belirten Şandır, ''Çalıştık yorulduk ama verimli ve etkili çalıştığımızı
söyleyebilmek mümkün değil'' dedi.
Hükümete KHK yetkisi veren tasarıyı da eleştiren Şandır, bunun yalnızca
özel şartlarda çıkarılabileceğini, hükümetin bu girişimini doğru bulmadıklarını
ifade etti.
CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli de seçim kararı alındıktan sonra
Meclisin olağanüstü haller haricinde çalışmalarını tamamlaması gerektiğini
söyledi.
Söz konusu tasarıyı da eleştiren İçli, ''Demokratik ülkelerde görülmemiş
yetki istiyorsunuz. Bu nasıl ileri demokrasidir'' dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu'nun hayvancılık konusundaki
konuşmasını eleştiren İçli, kendisini arayan ve mesaj gönderen çiftçilerin, Aziz
Nesin'in eseri olan 'Zübük'' benzetmesini hatırlattıklarını söyledi.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç,
milletvekiline ''zübük'' benzetmesi yapılmasını şık bulmadıklarını ifade etti.
Kılıç, ''Sayın Koyuncu'nun konuşma dilinin halkın diline yakın olduğu için bu
benzetme yapılıyorsa o zaman halkın diline saygı duyulması gerekiyor'' dedi.
Yeniden söz alan İçli ise ''Zübük, Aziz Nesin'in, o dönem
siyasetçilerinin siyaset yapış anlayışlarını ortaya koyduğu muazzam bir eserdir.
Orada siyasetçiler mizahla eleştirilir. Biz de bundan ders çıkarmalıyız'' diye
konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. (15.14)
