2009-01-13 - 09:24
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Meclisi ve Hükümeti etkin önlemler almaya çağıran sivil toplum örgütleri ve aydınlar tarafından oluşturulan girişimin temsilcileri CHP ve DTP Meclis Gruplarını ziyaret etti.
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Meclisi
ve Hükümeti etkin önlemler almaya çağıran sivil toplum örgütleri ve aydınlar
tarafından oluşturulan girişimin temsilcileri, CHP Grubunu ziyaret etti, Grup
Başkanvekili Hakkı Suha Okay ile Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur ile görüştü.
Girişimin sözcülüğünü yapan Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.
Mithat Sancar, Türkiye'nin çok daha etkili tavır koymasının önündeki engellerin
kaldırılması için çaba gösterdiklerini söyledi.
Sancar, İsrail'in Gazze saldırıları dolayısıyla toplumda çok büyük infial
olduğunu, ancak Türkiye'nin, Meclisi ve diğer kurumlarıyla yeterince etkili tavır
koyamadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Talebimiz, Meclisi bundan önce başka konularda iyi örneklerini
gördüğümüz gibi, partilerin görüş ayrılıkları ne olursa olsun, bu konuda
Türkiye'nin etkili tavır koymasını sağlayacak bir çalışma zeminine çekmeye
katkıda bulunmanızdır. Özelikle İsrail ile ilişkileri, ikili anlaşmaları, askeri
işbirliği anlaşmalarını gözden geçirme konusunda harekete geçmenizi, Türkiye'nin
önde gelen sivil toplum kuruluşları, aydınları adına rica ediyoruz.''
CHP Grup Başkanvekili Okay da ziyareti, katılımcı demokrasi adına çok
önemsediğini belirtti.
İsrail saldırılarının, bir insanlık ayıbı olarak dünyanın gözü önünde
yaşanmaya devam ettiğini, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu bine yakın
kişinin katledildiğini ifade eden Okay, buna, kimsenin ''dur'' diyemediğini
söyledi. BM'nin yakın tarihlerdeki başka saldırgan tavırlar karşısında derhal
devreye girdiği anımsatan Okay, BM'nin, ''suskun'' kalmasının, İsrail
saldırılarını ''tasvip'' anlamına geldiğini ileri sürdü.
Okay, Gazze'ye yönelik saldırıların geçen hafta TBMM Genel Kurulunda
görüşüldüğünü, bu konuda bir TBMM kararı çıkarılması için taslak hazırladıklarını
belirtti. ''Maalesef siyasal iktidar, bu konuda bir irade belirtmedi'' diyen
Okay, hazırladıkları metni, CHP Grubu olarak açıklamak durumunda kaldıklarını
söyledi. Okay, şunları kaydetti:
''Şu aşamada, Parlamento'da İsrail'e karşı çok daha duyarlı, daha etkin,
daha tutarlı bir tepkinin gösterilmesi talebinizi yerinde görüyorum. Bir an evvel
bu saldırgan tavrın, insanlık adına utanç tablosunun sona erdirilmesinde
Türkiye'nin de üzerine düşen görevinin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.
Ancak 23 Aralık'ta İsrail Başbakanı ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının bir
görüşmesi vardı. Dilerim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının görüşmesi, bu saldırgan
tavra, bir 'olur görüşmesi' olmamıştır. 23 Aralık sonrası, bu saldırgan tavır
gelişmiştir. Ancak, mesele, şu an yaşanan dramdır. Bu drama karşı,
Parlamentosuyla, sivil toplumuyla tüm yapılaşmasıyla Türkiye'nin tepki
göstermesidir. Bu konuda, CHP olarak bu tepkiyi en açık ve net şekilde ortaya
koyan bir siyasi parti grubuyuz. Sizin getirmiş olduğunuz, İsrail ile olan ikili
işbirliği anlaşmalarında, 'iptal', 'yaptırım' veya 'ertelenmesi' gibi
önerileriniz çok önemsenecek önerilerdir.''
Okay, Parlamento'nun çoğunlukçu bir anlayışla yönetildiğini öne sürerek,
bu konuda yürütmenin iradesinin önemine işaret etti. Okay, ''CHP, bu konuda kendi
üzerine düşen görev neyse, bunun gereğini yerine getirmeye hazırdır'' dedi.
DTP GRUP BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ: ''KAFA TUTMANIN BİR BEDELİ VARSA,
TÜRK TOPLUMU OLARAK BUNU ÖDEMEYE HAZIRIZ''
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Meclisi
ve Hükümeti etkin önlemler almaya çağıran sivil toplum örgütleri ve aydınlar
tarafından oluşturulan girişimin temsilcileri,daha sonra DTP Meclis Grubunu ziyaret etti.
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Gazze'de bir insanlık dramı
yaşandığını belirterek, Türk toplumunun bu saldırılara karşı tepki göstermesinin
sevindirici olduğunu söyledi.
Kamuoyunun büyük tepkisine rağmen Hükümetin olaya yeterince tepki
göstermediğini savunan Demirtaş, ''Devlet, kamuoyunun beklentisine denk bir tavır
göstermeli. Türk toplumu, Amerika, İsrail veya uluslararası güçlerin baskılarına
tepki göstermektedir. Kafa tutmanın bir bedeli varsa, Türk toplumu olarak bunu
ödemeye hazırız. Türk halkı, bu onurlu duruşu gösteriyor. Hükümet de bu yönde
hareket etmelidir. Hükümet, İsrail ve İsrail'i destekleyen ülkelerle ilişkisini
gözden geçirip gerekirse askıya almasına kadar net tavır ortaya koyacaksa DTP'nin
desteği tamdır'' diye konuştu.
Demirtaş, saldırıların önlenememesi halinde önümüzdeki yıllarda Orta
Doğu'da çok fazla kan ve gözyaşı dökülebileceğine dikkati çekti.
-''ORTAK İRADE ORTAYA ÇIKARILMALI''-
Girişimin sözcülüğünü yapan Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.
Mithat Sancar, Meclisi ve Hükümeti etkin önlemler almaya davet ederek, bu konuda
topladıkları ilk 500 imzayı Demirtaş'a verdi.
Hükümetin İsrail ile olan askeri ve ticari işbirliği anlaşmalarını gözden
geçirmesini talep eden Sancar, Meclisten, 1 Mart Tezkeresinde olduğu gibi ortak
hareket etmesini beklediklerini söyledi.
BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyesi Türkiye'nin, bölgede özel bir
sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Sancar, ''Mecliste ortak irade için daha çok
çaba harcanmalıdır. Hükümetin, daha etkin ve daha somut adımlar atmasını talep
ediyoruz. İsrail'in insafsız kıyımına etkili ses veren bir Hükümet göremiyoruz.
Etkin ses çıkarmamak, bu suça ortak olma anlamına gelir. Türkiye, bölgede
inisiyatif almalıdır'' diye konuştu.
ve Hükümeti etkin önlemler almaya çağıran sivil toplum örgütleri ve aydınlar
tarafından oluşturulan girişimin temsilcileri, CHP Grubunu ziyaret etti, Grup
Başkanvekili Hakkı Suha Okay ile Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur ile görüştü.
Girişimin sözcülüğünü yapan Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.
Mithat Sancar, Türkiye'nin çok daha etkili tavır koymasının önündeki engellerin
kaldırılması için çaba gösterdiklerini söyledi.
Sancar, İsrail'in Gazze saldırıları dolayısıyla toplumda çok büyük infial
olduğunu, ancak Türkiye'nin, Meclisi ve diğer kurumlarıyla yeterince etkili tavır
koyamadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Talebimiz, Meclisi bundan önce başka konularda iyi örneklerini
gördüğümüz gibi, partilerin görüş ayrılıkları ne olursa olsun, bu konuda
Türkiye'nin etkili tavır koymasını sağlayacak bir çalışma zeminine çekmeye
katkıda bulunmanızdır. Özelikle İsrail ile ilişkileri, ikili anlaşmaları, askeri
işbirliği anlaşmalarını gözden geçirme konusunda harekete geçmenizi, Türkiye'nin
önde gelen sivil toplum kuruluşları, aydınları adına rica ediyoruz.''
CHP Grup Başkanvekili Okay da ziyareti, katılımcı demokrasi adına çok
önemsediğini belirtti.
İsrail saldırılarının, bir insanlık ayıbı olarak dünyanın gözü önünde
yaşanmaya devam ettiğini, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu bine yakın
kişinin katledildiğini ifade eden Okay, buna, kimsenin ''dur'' diyemediğini
söyledi. BM'nin yakın tarihlerdeki başka saldırgan tavırlar karşısında derhal
devreye girdiği anımsatan Okay, BM'nin, ''suskun'' kalmasının, İsrail
saldırılarını ''tasvip'' anlamına geldiğini ileri sürdü.
Okay, Gazze'ye yönelik saldırıların geçen hafta TBMM Genel Kurulunda
görüşüldüğünü, bu konuda bir TBMM kararı çıkarılması için taslak hazırladıklarını
belirtti. ''Maalesef siyasal iktidar, bu konuda bir irade belirtmedi'' diyen
Okay, hazırladıkları metni, CHP Grubu olarak açıklamak durumunda kaldıklarını
söyledi. Okay, şunları kaydetti:
''Şu aşamada, Parlamento'da İsrail'e karşı çok daha duyarlı, daha etkin,
daha tutarlı bir tepkinin gösterilmesi talebinizi yerinde görüyorum. Bir an evvel
bu saldırgan tavrın, insanlık adına utanç tablosunun sona erdirilmesinde
Türkiye'nin de üzerine düşen görevinin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.
Ancak 23 Aralık'ta İsrail Başbakanı ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının bir
görüşmesi vardı. Dilerim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının görüşmesi, bu saldırgan
tavra, bir 'olur görüşmesi' olmamıştır. 23 Aralık sonrası, bu saldırgan tavır
gelişmiştir. Ancak, mesele, şu an yaşanan dramdır. Bu drama karşı,
Parlamentosuyla, sivil toplumuyla tüm yapılaşmasıyla Türkiye'nin tepki
göstermesidir. Bu konuda, CHP olarak bu tepkiyi en açık ve net şekilde ortaya
koyan bir siyasi parti grubuyuz. Sizin getirmiş olduğunuz, İsrail ile olan ikili
işbirliği anlaşmalarında, 'iptal', 'yaptırım' veya 'ertelenmesi' gibi
önerileriniz çok önemsenecek önerilerdir.''
Okay, Parlamento'nun çoğunlukçu bir anlayışla yönetildiğini öne sürerek,
bu konuda yürütmenin iradesinin önemine işaret etti. Okay, ''CHP, bu konuda kendi
üzerine düşen görev neyse, bunun gereğini yerine getirmeye hazırdır'' dedi.
DTP GRUP BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ: ''KAFA TUTMANIN BİR BEDELİ VARSA,
TÜRK TOPLUMU OLARAK BUNU ÖDEMEYE HAZIRIZ''
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Meclisi
ve Hükümeti etkin önlemler almaya çağıran sivil toplum örgütleri ve aydınlar
tarafından oluşturulan girişimin temsilcileri,daha sonra DTP Meclis Grubunu ziyaret etti.
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Gazze'de bir insanlık dramı
yaşandığını belirterek, Türk toplumunun bu saldırılara karşı tepki göstermesinin
sevindirici olduğunu söyledi.
Kamuoyunun büyük tepkisine rağmen Hükümetin olaya yeterince tepki
göstermediğini savunan Demirtaş, ''Devlet, kamuoyunun beklentisine denk bir tavır
göstermeli. Türk toplumu, Amerika, İsrail veya uluslararası güçlerin baskılarına
tepki göstermektedir. Kafa tutmanın bir bedeli varsa, Türk toplumu olarak bunu
ödemeye hazırız. Türk halkı, bu onurlu duruşu gösteriyor. Hükümet de bu yönde
hareket etmelidir. Hükümet, İsrail ve İsrail'i destekleyen ülkelerle ilişkisini
gözden geçirip gerekirse askıya almasına kadar net tavır ortaya koyacaksa DTP'nin
desteği tamdır'' diye konuştu.
Demirtaş, saldırıların önlenememesi halinde önümüzdeki yıllarda Orta
Doğu'da çok fazla kan ve gözyaşı dökülebileceğine dikkati çekti.
-''ORTAK İRADE ORTAYA ÇIKARILMALI''-
Girişimin sözcülüğünü yapan Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.
Mithat Sancar, Meclisi ve Hükümeti etkin önlemler almaya davet ederek, bu konuda
topladıkları ilk 500 imzayı Demirtaş'a verdi.
Hükümetin İsrail ile olan askeri ve ticari işbirliği anlaşmalarını gözden
geçirmesini talep eden Sancar, Meclisten, 1 Mart Tezkeresinde olduğu gibi ortak
hareket etmesini beklediklerini söyledi.
BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyesi Türkiye'nin, bölgede özel bir
sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Sancar, ''Mecliste ortak irade için daha çok
çaba harcanmalıdır. Hükümetin, daha etkin ve daha somut adımlar atmasını talep
ediyoruz. İsrail'in insafsız kıyımına etkili ses veren bir Hükümet göremiyoruz.
Etkin ses çıkarmamak, bu suça ortak olma anlamına gelir. Türkiye, bölgede
inisiyatif almalıdır'' diye konuştu.
