2015-01-05 - 17:39
Meclis Soruşturma Komisyonu, eski bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divan'a sevk edilmemesine karar verdi.
Dört eski Bakan ile ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu, eski bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ile Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divan'a gönderilmemesine karar verdi.
Soruşturma Komisyonu Başkanı AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yaklaşık 3,5 saat süren toplantının ardından alınan kararı basın mensuplarına açıkladı. Köylü, Komisyon'un 5'a karşı 9 oyla eski bakanların Yüce Divan'a gönderilmemesine karar verdiğini bildirdi.
Köylü, "Gerekçelerini, kararımızda yazacağız. Her Bakan ve her suçla ilgili olarak üyeler görüşlerini tek tek belirtti. Sonuç itibarıyla bu şekilde bir karar ortaya çıktı. Herkes, her Bakan ve isnat edilen fiilleriyle ilgili görüşünü söyledi. Ona göre oylama yapıldı" dedi.
Bir gazetecinin "Üzerinizde baskı hissettiniz mi?" sorusuna Köylü, " Ne baskısı? Yukarısı serbest..." derken, "Manşetler atıldı, ilanlar verildi" sözlerine, "Ben sadece şunu söyledim; Çift taraflı havan atışları yapılıyor. Bu taraftan atılıyor böyle gidiyor, oradan atılıyor böyle gidiyor. Biz aşağıdayız, o havan atışları bize sirayet etmiyor. Ne demek istediğimi anladınız mı?" karşılığını verdi.
Bundan sonraki süreçle ilgili sorulara karşılık Köylü, 9 Ocak'a kadar raporlarını TBMM Başkanlığı'na sunmaları gerektiğini hatırlatarak, raporun TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini söyledi.
Şahsi kanaatinin sorulması üzerine Köylü, "Ben şu anda hiç şahsi değerlendirme yapmıyorum. Gerekçelerini gerekçeli kararımızda belirteceğiz. Ayın 9'unda en geç vereceğiz. O zaman herkes gerekçesini orada görür, okur. Biz ayın 9'una kadar gerekçeli kararımıza göndereceğiz, muhalefet de muhalefet şerhini o zaman kadar verecek. Meclis Başkanlığı bunu 10 gün içinde bastıracak. Genel Kurul da 10 gün içinde bunu oylayacak" dedi.
Köylü, "Yüce Divan'a göndermeme kararınızdaki temel çıkışınız nedir?" sorusuna, "Bu bir iki kelime, beş cümle ile söylenecek bir şey değil. Gerekçesi çok. Bunun kararın gerekçesinde sayfalarca vardır" diye konuştu.
Gazetecilerin "Üzerinizde baskı hissettiniz mi?" sorularına "Ne baskısı, kim baskı yapar? Öyle şey mi olur? Yok canım. Ne baskısı olacak. Kararın gerekçesini okuduğunuz zaman anlayacaksınız ne olduğunu" diyen Köylü, "vicdanen rahat mısınız?" sorusuna , "Evet. Vicdanen rahatsız olacağım bir şeye mi karar vereceğimi düşünüyorsunuz" dedi.
Köylü, en uzun tartışmanın hangi bakan üzerinde olduğu sorusuna, "Boşver onu. Herkes her istediğini söyledi. Öyle tartışma diye bir şey yok. Herkes rahat rahat görüşünü açıkladı, görüşünün sonunda oyunu açıkladı. Bu şekilde tamamladık. Sırayla herkes ben oyumu şu şekilde kullanıyorum dedi. Sonunda topladık. 9-5 çıktı. Gizli oylama değildi. Muhalefet şerhini nasıl yazacaklar? Burada gizli olmaz. Oylama açık. Genel Kurul'da gizli oylama olur" diye konuştu.
Oylamanın nasıl yapıldığı sorularına Köylü, "Her iddia, her isim tartışıldı. Herkes, her iddia ve her isimle ilgili görüşlerini söyledi ve ona göre oyunu belirtti" dedi.
Köylü, "Bir Bakan ile ilgili dört iddia olduğunu varsayarsak, ayrı ayrı mı oylandı?" sorusuna, "Dördü de ayrı ayrı değerlendirilerek oy kullanıldı. Şuna evet, şuna hayır şeklinde değil, ben 'şu şu fiillerini birlikte değerlendiriyorum, sonunda şu oyu kullanıyorum' dedi. Her bir bakan için oylamada sonuç 9-5 çıktı" diye konuştu.
Parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Köylü, üzerlerinde baskı olduğu iddialarına, "Baskı olarak değil. Basında son günlerde bir furya başladı karşılıklı; bir taraf "Anayasa Mahkemesi'ne gidemez', diğer tarafı 'gider' şeklinde... Ben de bunu şuna benzettim; 'karşılıklı iki taraftan havan atışları yapılıyor. ama bizim çok üzerimizden geçiyor, bize sirayet etmiyor' dedim. Yani biz onunla ilgilenmiyoruz. Ben birkaç gündür basını okumuyorum. İlgilenmiyorum kim ne yazıyor, ne çiziyor baskı yok. Baskı filan da yok. Kim baskı yapacak bize? Şimdiye kadar öyle bir şey görülmüş değil" diye konuştu.
Köylü, kararın gerekçesini yazdıktan sonra değerlendireceğini belirterek, "Şu an karar için ben ne söylesem yanlış anlaşılır, çok eksik olur. Üç beş cümleyle anlatılacak bir şey değil. Kararımızın gerekçesini yazarız. O gerekçede her şey açık açık ortadadır. O zaman vatandaş beğenir beğenmez, artık takdir onun veya TBMM'nindir" şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin "Geçen toplantıda çok gergindiniz" demesi üzerine Köylü, "Ben de hastaydım, eşim de hasta... Eşim ameliyat da oldu. Bunları konuşturmayın, ayıp oluyor. Benim de midemde sıkıntı vardı, gidip tedavi olamadım daha" karşılığını verdi.
Komisyon'un bakanlar ile ilgili olarak 5'e karşı 9 oyla karar verdiğini belirten Köylü, "Benim bir oyum var, o kadar büyütmeyin" dedi.
Köylü, alınan karardan dolayı vicdanının rahat olup olmadığı sorusuna, "Ne diyeyim. Bu sorulacak bir soru da değil" derken, "muhalefet özellikle bu konuda size yükleniyor" sözlerine, "Rahat. Gerekçeleri görünce rahat olup olmadığını anlarsınız" diye konuştu.
Komisyon'da gerginlik olduğu, tartışma yaşandığı, hatta bazı milletvekillerinin birbirinin üzerine yürüdüğünün söylenmesi üzerine Köylü, "Yok öyle bir şey. Bir iki arkadaş biraz sesini yükseltti, o kadar. Bu her zaman olan şey" dedi.
Köylü, "Siz Anayasa Mahkemesi'ne güveniyor musunuz?" sorusuna, "O konu benim işim değil. Onu niye gündeme getiriyorsun ki... Benimle ilgisi olan şeyler değil. O tarafa bakmıyoruz" karşılığını verdi.
Soruşturma Komisyonu Başkanı AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yaklaşık 3,5 saat süren toplantının ardından alınan kararı basın mensuplarına açıkladı. Köylü, Komisyon'un 5'a karşı 9 oyla eski bakanların Yüce Divan'a gönderilmemesine karar verdiğini bildirdi.
Köylü, "Gerekçelerini, kararımızda yazacağız. Her Bakan ve her suçla ilgili olarak üyeler görüşlerini tek tek belirtti. Sonuç itibarıyla bu şekilde bir karar ortaya çıktı. Herkes, her Bakan ve isnat edilen fiilleriyle ilgili görüşünü söyledi. Ona göre oylama yapıldı" dedi.
Bir gazetecinin "Üzerinizde baskı hissettiniz mi?" sorusuna Köylü, " Ne baskısı? Yukarısı serbest..." derken, "Manşetler atıldı, ilanlar verildi" sözlerine, "Ben sadece şunu söyledim; Çift taraflı havan atışları yapılıyor. Bu taraftan atılıyor böyle gidiyor, oradan atılıyor böyle gidiyor. Biz aşağıdayız, o havan atışları bize sirayet etmiyor. Ne demek istediğimi anladınız mı?" karşılığını verdi.
Bundan sonraki süreçle ilgili sorulara karşılık Köylü, 9 Ocak'a kadar raporlarını TBMM Başkanlığı'na sunmaları gerektiğini hatırlatarak, raporun TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini söyledi.
Şahsi kanaatinin sorulması üzerine Köylü, "Ben şu anda hiç şahsi değerlendirme yapmıyorum. Gerekçelerini gerekçeli kararımızda belirteceğiz. Ayın 9'unda en geç vereceğiz. O zaman herkes gerekçesini orada görür, okur. Biz ayın 9'una kadar gerekçeli kararımıza göndereceğiz, muhalefet de muhalefet şerhini o zaman kadar verecek. Meclis Başkanlığı bunu 10 gün içinde bastıracak. Genel Kurul da 10 gün içinde bunu oylayacak" dedi.
Köylü, "Yüce Divan'a göndermeme kararınızdaki temel çıkışınız nedir?" sorusuna, "Bu bir iki kelime, beş cümle ile söylenecek bir şey değil. Gerekçesi çok. Bunun kararın gerekçesinde sayfalarca vardır" diye konuştu.
Gazetecilerin "Üzerinizde baskı hissettiniz mi?" sorularına "Ne baskısı, kim baskı yapar? Öyle şey mi olur? Yok canım. Ne baskısı olacak. Kararın gerekçesini okuduğunuz zaman anlayacaksınız ne olduğunu" diyen Köylü, "vicdanen rahat mısınız?" sorusuna , "Evet. Vicdanen rahatsız olacağım bir şeye mi karar vereceğimi düşünüyorsunuz" dedi.
Köylü, en uzun tartışmanın hangi bakan üzerinde olduğu sorusuna, "Boşver onu. Herkes her istediğini söyledi. Öyle tartışma diye bir şey yok. Herkes rahat rahat görüşünü açıkladı, görüşünün sonunda oyunu açıkladı. Bu şekilde tamamladık. Sırayla herkes ben oyumu şu şekilde kullanıyorum dedi. Sonunda topladık. 9-5 çıktı. Gizli oylama değildi. Muhalefet şerhini nasıl yazacaklar? Burada gizli olmaz. Oylama açık. Genel Kurul'da gizli oylama olur" diye konuştu.
Oylamanın nasıl yapıldığı sorularına Köylü, "Her iddia, her isim tartışıldı. Herkes, her iddia ve her isimle ilgili görüşlerini söyledi ve ona göre oyunu belirtti" dedi.
Köylü, "Bir Bakan ile ilgili dört iddia olduğunu varsayarsak, ayrı ayrı mı oylandı?" sorusuna, "Dördü de ayrı ayrı değerlendirilerek oy kullanıldı. Şuna evet, şuna hayır şeklinde değil, ben 'şu şu fiillerini birlikte değerlendiriyorum, sonunda şu oyu kullanıyorum' dedi. Her bir bakan için oylamada sonuç 9-5 çıktı" diye konuştu.
Parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Köylü, üzerlerinde baskı olduğu iddialarına, "Baskı olarak değil. Basında son günlerde bir furya başladı karşılıklı; bir taraf "Anayasa Mahkemesi'ne gidemez', diğer tarafı 'gider' şeklinde... Ben de bunu şuna benzettim; 'karşılıklı iki taraftan havan atışları yapılıyor. ama bizim çok üzerimizden geçiyor, bize sirayet etmiyor' dedim. Yani biz onunla ilgilenmiyoruz. Ben birkaç gündür basını okumuyorum. İlgilenmiyorum kim ne yazıyor, ne çiziyor baskı yok. Baskı filan da yok. Kim baskı yapacak bize? Şimdiye kadar öyle bir şey görülmüş değil" diye konuştu.
Köylü, kararın gerekçesini yazdıktan sonra değerlendireceğini belirterek, "Şu an karar için ben ne söylesem yanlış anlaşılır, çok eksik olur. Üç beş cümleyle anlatılacak bir şey değil. Kararımızın gerekçesini yazarız. O gerekçede her şey açık açık ortadadır. O zaman vatandaş beğenir beğenmez, artık takdir onun veya TBMM'nindir" şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin "Geçen toplantıda çok gergindiniz" demesi üzerine Köylü, "Ben de hastaydım, eşim de hasta... Eşim ameliyat da oldu. Bunları konuşturmayın, ayıp oluyor. Benim de midemde sıkıntı vardı, gidip tedavi olamadım daha" karşılığını verdi.
Komisyon'un bakanlar ile ilgili olarak 5'e karşı 9 oyla karar verdiğini belirten Köylü, "Benim bir oyum var, o kadar büyütmeyin" dedi.
Köylü, alınan karardan dolayı vicdanının rahat olup olmadığı sorusuna, "Ne diyeyim. Bu sorulacak bir soru da değil" derken, "muhalefet özellikle bu konuda size yükleniyor" sözlerine, "Rahat. Gerekçeleri görünce rahat olup olmadığını anlarsınız" diye konuştu.
Komisyon'da gerginlik olduğu, tartışma yaşandığı, hatta bazı milletvekillerinin birbirinin üzerine yürüdüğünün söylenmesi üzerine Köylü, "Yok öyle bir şey. Bir iki arkadaş biraz sesini yükseltti, o kadar. Bu her zaman olan şey" dedi.
Köylü, "Siz Anayasa Mahkemesi'ne güveniyor musunuz?" sorusuna, "O konu benim işim değil. Onu niye gündeme getiriyorsun ki... Benimle ilgisi olan şeyler değil. O tarafa bakmıyoruz" karşılığını verdi.
