2014-11-26 - 13:22
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Filistin Meclis Başkanvekili Ahmed Bahr ve beraberindeki milletvekillerini makamında kabul etti.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Filistin Meclis Başkanvekili Ahmed Bahr ve beraberindeki milletvekillerini makamında kabul etti.
TBMM Başkanvekili Yakut kabulde yaptığı konuşmada, konuk milletvekillerini TBMM' de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Türkiye'nin Filistin halkının işgale ve kısıtlamalara karşı özgürlük mücadelesine her zaman en güçlü desteği verdiğini vurgulayan Yakut, Filistin'in iç uzlaşı sürecinde sağlanan ilerlemeden büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.
2 Haziran'da kurulan Ulusal Birlik Hükümeti'nin bu bakımdan çok önemli bir adım teşkil ettiğini belirten Yakut, İsrail'in yaz aylarında Batı Şeria'da gerçekleştirdiği operasyonlar ve Gazze'ye yönelik saldırısıyla Filistin'in ulusal birliğini yıkma planlarını Filistinlilerin bu oyuna gelmemeleri nedeniyle akim kaldığını kaydetti.
"İsrail'in 50 gün süren saldırısında hayatını kaybeden çoğu kadın ve çocuk 2170 Filistinli kardeşimizi unutmadık." diyen Yakut, yaralanan 11 binden fazla Filistinliye acil şifalar diledi.
Filistin davasının kritik bir süreçten geçtiğini dile getiren Yakut, İsrail'in Gazze'ye saldırısının mevcut ateşkesle durdurulmasının ardından Kahire Donörler Konferansı'yla Gazze'nin yeniden imarı süreci başlatıldığını belirtti.
Sürecin, Gazze'ye yönelik abluka ve kısıtlamaların kaldırılması suretiyle hızlı bir şekilde yürütülmesinin elzem olduğunu kaydeden Yakut, "İsrail ve Filistin arasında önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi öngörülen ateşkes görüşmeleri bu çerçevede son derece önem taşımaktadır. Filistinli kardeşlerimizin görüşmelerde tek vücut halinde hareket etmeleri, Filistin halkının meşru talep ve beklentilerinin karşılanmasını kolaylaştıracaktır." diye konuştu.
Yakut sözlerine şöyle devam etti:
İsrail'in, son haftalarda uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen İslam Dünyası'nın en kutsal mekânlarından işgal altındaki Kudüs'te Harem-i Şerife yönelik mütecaviz eylemlerini pervasızca yoğunlaştırması ve İsrail güvenlik güçlerinin son olarak 5 Kasım günü İslamiyet'in ilk kıblesi ve üçüncü mukaddes camisi Mescid-i Aksa'nın kutsallığını ayaklar altına alarak mescidin içine girmeleri ülkemiz dahil tüm İslam dünyasında haklı bir infiale neden olmuştur.
Bölgede ibadethanelere ve sivillere yönelik hiçbir suretle mazur gösterilemeyecek saldırılar İsrail'in bu alçakça tutumunun ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Kimden gelirse gelsin, kimi hedef alırsa alsın kutsal mekanlara ve sivillere yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz.
İsrail, İslam'ın üçüncü kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa Camii'nde Müslümanların ibadetlerini yerine getirme özgürlüğünün ihlal edilmesini durdurmalı ve bu kutsal mekanın kutsiyetine saygı duyulmalıdır. Harem-i Şerifteki tarihi statüko muhafaza edilmelidir. İnsanlığın en kutsal mekanlarından birine yapılan bu saldırılara uluslararası toplumun gerekli karşılığı vermesi için ülkemiz yoğun bir çaba içerisindedir.
BM Güvenlik Konseyi'nin, İsrail'in bu ihlallerine karşı zaman kaybetmeden harekete geçmesi yönünde Güvenlik Konseyi daimi üyeleri nezdinde girişimlerde bulunmaktayız."
Yakut, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 12 Kasım tarihinde Rabat'ta acil olarak toplanan Kudüs Temas Grubu toplantısında, Kudüs'ün korunmasına ilişkin mesajının etkili başkentlere ve uluslararası kuruluşlara iletilmesine dair kapsamlı bir Eylem Planı kabul edildiğini anımsattı.
Planın, İslam dünyasının Filistin davası ve Kudüs'ün korunmasına verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade eden Yakut, Planın uygulanmasında Türkiye'nin gerekli katkıyı sağlayacağını söyledi.
Yakut, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze ve Kudüs'te yaşanan bu hassas dönemde Filistinli kardeşlerimizin ulusal birliklerini korumaları ve kendi aralarında herhangi bir gerginliğe mahal vermemeleri son derece önemlidir.
Filistin ulusal birliğinin korunması ve Ulusal Birlik Hükümeti'nin icraatlarıyla iç uzlaşı sürecinin ilerletilmesi doğrultusunda geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Filistinli kardeşlerimize gerekli desteği vermeye hazırız.
Bu vesileyle sizlere tekrar Türkiye ye hoş geldiniz diyor heyetinizin Türkiye ye yapacağı ziyaretlerin, Filistin Devletinin işgal, kısıtlama ve özgürlük mücadelesine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum."
TBMM Başkanvekili Yakut kabulde yaptığı konuşmada, konuk milletvekillerini TBMM' de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Türkiye'nin Filistin halkının işgale ve kısıtlamalara karşı özgürlük mücadelesine her zaman en güçlü desteği verdiğini vurgulayan Yakut, Filistin'in iç uzlaşı sürecinde sağlanan ilerlemeden büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.
2 Haziran'da kurulan Ulusal Birlik Hükümeti'nin bu bakımdan çok önemli bir adım teşkil ettiğini belirten Yakut, İsrail'in yaz aylarında Batı Şeria'da gerçekleştirdiği operasyonlar ve Gazze'ye yönelik saldırısıyla Filistin'in ulusal birliğini yıkma planlarını Filistinlilerin bu oyuna gelmemeleri nedeniyle akim kaldığını kaydetti.
"İsrail'in 50 gün süren saldırısında hayatını kaybeden çoğu kadın ve çocuk 2170 Filistinli kardeşimizi unutmadık." diyen Yakut, yaralanan 11 binden fazla Filistinliye acil şifalar diledi.
Filistin davasının kritik bir süreçten geçtiğini dile getiren Yakut, İsrail'in Gazze'ye saldırısının mevcut ateşkesle durdurulmasının ardından Kahire Donörler Konferansı'yla Gazze'nin yeniden imarı süreci başlatıldığını belirtti.
Sürecin, Gazze'ye yönelik abluka ve kısıtlamaların kaldırılması suretiyle hızlı bir şekilde yürütülmesinin elzem olduğunu kaydeden Yakut, "İsrail ve Filistin arasında önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi öngörülen ateşkes görüşmeleri bu çerçevede son derece önem taşımaktadır. Filistinli kardeşlerimizin görüşmelerde tek vücut halinde hareket etmeleri, Filistin halkının meşru talep ve beklentilerinin karşılanmasını kolaylaştıracaktır." diye konuştu.
Yakut sözlerine şöyle devam etti:
İsrail'in, son haftalarda uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen İslam Dünyası'nın en kutsal mekânlarından işgal altındaki Kudüs'te Harem-i Şerife yönelik mütecaviz eylemlerini pervasızca yoğunlaştırması ve İsrail güvenlik güçlerinin son olarak 5 Kasım günü İslamiyet'in ilk kıblesi ve üçüncü mukaddes camisi Mescid-i Aksa'nın kutsallığını ayaklar altına alarak mescidin içine girmeleri ülkemiz dahil tüm İslam dünyasında haklı bir infiale neden olmuştur.
Bölgede ibadethanelere ve sivillere yönelik hiçbir suretle mazur gösterilemeyecek saldırılar İsrail'in bu alçakça tutumunun ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Kimden gelirse gelsin, kimi hedef alırsa alsın kutsal mekanlara ve sivillere yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz.
İsrail, İslam'ın üçüncü kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa Camii'nde Müslümanların ibadetlerini yerine getirme özgürlüğünün ihlal edilmesini durdurmalı ve bu kutsal mekanın kutsiyetine saygı duyulmalıdır. Harem-i Şerifteki tarihi statüko muhafaza edilmelidir. İnsanlığın en kutsal mekanlarından birine yapılan bu saldırılara uluslararası toplumun gerekli karşılığı vermesi için ülkemiz yoğun bir çaba içerisindedir.
BM Güvenlik Konseyi'nin, İsrail'in bu ihlallerine karşı zaman kaybetmeden harekete geçmesi yönünde Güvenlik Konseyi daimi üyeleri nezdinde girişimlerde bulunmaktayız."
Yakut, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 12 Kasım tarihinde Rabat'ta acil olarak toplanan Kudüs Temas Grubu toplantısında, Kudüs'ün korunmasına ilişkin mesajının etkili başkentlere ve uluslararası kuruluşlara iletilmesine dair kapsamlı bir Eylem Planı kabul edildiğini anımsattı.
Planın, İslam dünyasının Filistin davası ve Kudüs'ün korunmasına verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade eden Yakut, Planın uygulanmasında Türkiye'nin gerekli katkıyı sağlayacağını söyledi.
Yakut, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze ve Kudüs'te yaşanan bu hassas dönemde Filistinli kardeşlerimizin ulusal birliklerini korumaları ve kendi aralarında herhangi bir gerginliğe mahal vermemeleri son derece önemlidir.
Filistin ulusal birliğinin korunması ve Ulusal Birlik Hükümeti'nin icraatlarıyla iç uzlaşı sürecinin ilerletilmesi doğrultusunda geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Filistinli kardeşlerimize gerekli desteği vermeye hazırız.
Bu vesileyle sizlere tekrar Türkiye ye hoş geldiniz diyor heyetinizin Türkiye ye yapacağı ziyaretlerin, Filistin Devletinin işgal, kısıtlama ve özgürlük mücadelesine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum."
