2007-03-07 - 14:48
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''Kamusal alanda davranışlardan ortaya çıkan ayrımcılık, hapisle cezalandırılmalıdır. Çünkü kadına karşı işlenen ayrımcılık suçu bir insanlık suçudur'' dedi.
Anavatan Partisi Grup Toplantısı, çok sayıda kadının katılması nedeniyle AK
Parti Grup Salonunda yapıldı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle toplantının özel bir anlam ifade
ettiğini belirten Mumcu, ''Özelleşmiş ve bir o kadar da güzelleşmiş bir toplantı.
Burada sizleri misafir olarak değil, milletimizi temsil edenler olarak görmek
istiyorum'' dedi.
Partisinin bir numaralı önceliğinin kadın hakları konusu olduğunu vurgulayan
Mumcu, ''Kadın konusu bir cinsiyet konusu değil; sorun bir insanlık sorunudur. Bu
sorun temelde, insanoğlunun hakkı değil de gücü tercih etmesinin getirdiği bir
yüktür'' diye konuştu.
Allah'ın kadını eksik yaratmadığını, erkekten daha merhametli, daha sorumlu,
daha duyarlı yarattığını ifade eden Mumcu, kadına doğuştan sahip olduğu bütün
haklarının, bütün saygınlığının iade edilmesi gerektiğini belirtti.
''Kadının bir adım geride olma'' anlayışının zihinlerden çıkarılması
gerektiğini kaydeden Mumcu, ''Bugün Türkiye'de bir aile düzeninden, insani
hayattan söz edebiliyorsak tamamını kadınlara borçluyuz'' dedi.
-''KADINA ŞİDDET CEZALANDIRILMALIDIR''-
ANAVATAN lideri Mumcu, kadınlara yönelik şiddetin bir kültür sorunu olduğunu
vurgulayarak, ''Çaresizlik, şiddete maruz kalmak kadınlarımız için bir kader mi?
Bunu kader kabul etmek Yaradana bühtandır. Bunun temeli cahiliyete dayanıyor;
eşit yaratılışa isyan vardır, insan haklarını, hakikati inkar vardır'' diye
konuştu.
Kadına karşı şiddetin cezalandırılması gerektiğine işaret eden Erkan Mumcu,
şöyle devam etti:
''(Şiddet bir kaderdir) deyip, sonuçlarına katlanmayıp değiştireceğiz. Bunu
siyasetle değiştireceğiz. Açık ve tavizsiz cezalandıracak bir hukuk ortaya
koyacağız. Asıl önemli olan siyasetin ayrımcılığa karşı açık yüreklilikle
mücadele vermektir. İktidar olmak, çözümden sorumlu olmaktır. Kuru laf
kalabalığıyla siyaset yapılmaz. Elinize geçirdiğiniz iktidar aletiyle ne
yapacağınızı bileceksiniz. Bilmezseniz iktidar gücünü elinizde oyuncak olarak da
kullanırsınız. Bizim iktidar gibi eline çekiç geçirince herkesi çivi gibi görüp
kafasına vurabilirsiniz.
Çözüm, ayrımcılığa karşı bir yasa getirmek, ayrımcılığın her türlüsünü
cezalandırmaktır; hakkı değil gücü tutan anlayışı yerle bir etmektir. Cinsiyet,
ırk, fiziki duruma ve inanca bağlı ayrımcılık suç sayılacaktır. Kamusal alanda
davranışlardan ortaya çıkan ayrımcılık, hapisle cezalandırılmalıdır. Çünkü kadına
karşı işlenen ayrımcılık suçu bir insanlık suçudur.''
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türk
milletinin, ''siyasi erki kullananların, bu erk üzerinden servet edinmesine
alışkın olduğunu'' söyledi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında, İstanbul'da Dilara isimli çocuğun
ölümüyle sonuçlanan olaya değindi. Bu olayın ardından diğer anne, babaların büyük
tepki göstereceğini umduğunu söyleyen Mumcu, ''Olaydan sonra kıyamet kopacak
sandım, zelzeleden fazla etkisi olacağını düşündüm... Bir yerde, bir arıza var.
Çok vurdum duymaz toplum olduk'' dedi.
İSKİ'de müdürün görevden alınmasının ''göstermelik'' olduğunu öne süren
Mumcu, şöyle devam etti:
''Ayıptır. Aynı şirket, 150 trilyonluk ihale almış. Aynı vakfın kurduğu
şirketlerin sahiplerine, davetiye usulüyle kamu imkanları sunuluyor. Bunlar, bir
içimlik servet yapıyor. 'Davamız için mücadele veriyoruz, bize para lazım'
demelerinden paranın lazım olduğunu anladık. Eskiden, onbinde birini hayal
ettiğinizde yüzünüze kan geliyordu, şimdi onbinin on katını edindiniz. Gözünüz
doymuyor. Bu dava size, 'Darülacezenin malı olsa bile götürün' mü diyor? Türk
milleti, siyasi erki kullananların, bu erk üzerinden servet edinmesine alışıktır.
Bu alışkanlık, sadece bu Hükümete ait değil; bunlar biraz fazla tutundular o
kadar.''
-''HÜKÜMET YOLSUZLUK YAPMADI DİYEN VARSA...''-
Her hafta bir yolsuzluk açıklayacağını söylediğini, ancak gazetelerin bu
yolsuzluklara yer vermediğini belirten Mumcu, AK Parti Hükümetinin yolsuzluk
yapmadığına inanan kimse kalmadığını iddia etti.
Mumcu, ''AK Parti Hükümeti yolsuzluk yapmadı diyen varsa, Sarıkamış'ın
köyünde bile olsa gidip yolsuzlukları anlatacağını'' söyledi.
''Hükümetin yolsuzluk yaptığını, teşkilatları bile biliyor'' diyen Mumcu,
''Herkes yolsuzluğu biliyor ama kanıksamış. Bu kanıksamanın ardında, rögara düşen
çocukların annesinin acısı var. Her dayak yiyen kadının gözündeki morluk, bu
kanıksamanın izidir. Bu politikaların sonucu, kadının gözündeki mor halkadır''
dedi.
Asgari ücretle aileyi ayakta tutan kadınların her şeye katlandığını, buna
rağmen erkeklerin şiddetine maruz kaldığını belirten Mumcu, para politikaları
sonucu artan işsizlik nedeniyle erkeklerin şiddete başvurduğunu ileri sürdü.
Türkiye'nin aşırı borçlandığını ifade eden Mumcu, ''Borç yiğidin kamçısıdır
ama borçlanmanın bedelini kadınlar yiyor. Ana gibi siyaset yapılmalı. Bir ananın
çocukları arasında ayrım yapmayacağı gibi, insanlar arasında ayrımcılık yapmayan
siyaset yapılmalıdır'' diye konuştu.
-SOSYAL BARIŞIN SİGORTASI KADINLAR...-
Kadınların, aileyi bir arada tuttuğunu vurgulayan Mumcu, ''Sosyal barışın
sigortası kadınlardır. Ama kadınların sigortası yok. Böyle bir hukuksuz,
adaletsiz düzen...'' dedi.
Kadınlara ''namus sözü'' veren Mumcu, iktidara gelmeleri halinde bütün
kadınları doğuştan sigortalı yapacaklarını söyledi.
Partilerinin 5 kademeli sosyal güvence getireceğini bildiren Mumcu, ''Her
kadın emeklilik hakkına sahip olacak. Erkekler nasıl oluyorsa öyle emekli
olacaklar. Yani her kadının sosyal güvencesi olacak'' diye konuştu.
Mumcu, sosyal güvenceyle ilgili diğer 4 kademeyi ise parti programlarında
açıklayacaklarını söyledi.
Türkiye'nin 5 yılda 184 milyar dolar borç faizi ödediğini kaydeden Mumcu,
''Türkiye bu paraları, Elisabet, Petra, Clara'ya veriyor; Ayşe, Fatma, Zeynep'e
niye vermesin'' dedi.
-''BİR KADER SEÇİMİDİR''-
Erkan Mumcu, annesinin, Hac dönüşünde Afrikalı, Endonezyalı ve
Pakistanlılarla dostluklar kurduğunu ifade ederek, ''Annem dil bilmez ama
birbirleriyle anlaşırlar. Kadınlar ve çocukların iletişim sorunu yok. Onlar
dilden değil, halden anlarlar. Siyasetin dişileşmesi, devletin 'devlet baba'
olmaktan çıkıp, 'devlet ana' olmasından bahsediyorum'' dedi.
Kadınların duyarlılığıyla ve daha merhametli bir siyaset yapılması
gerektiğini belirten Mumcu, partilerinde üçte bir kotanın kadınlara ayrıldığını;
kadın adaylardan herhangi bir ücret talep etmeyeceklerini söyledi.
Siyasi Partiler Kanununda değişiklik yapılarak kadınlara adil temsil
hakkının verilmesi gerektiğini belirten Mumcu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Yetişkinlerin seçme hakkı var ama çocukların yok. Çocuklar, sadece
büyüklerin kendileri için seçtiği hayatı yaşıyorlar. Bu çocukların hayat hakkını
çalmaya kimin hakkı var? Yoksulluğun, kapkaçın, insan hakları ihlallerinin
alternatifi yok mu? Bunu, bir kader gibi göstermek zorunda mısınız? Sadece
kendiniz için hayat seçimi yapmayacağınızı unutmayın. Bu, bir kader seçimidir.
Türkiye'nin imkanlarını Türk halkına sunmayı vadediyoruz. Özal bunu getirdi,
biz şimdi daha fazlasını yapmaya yola çıktık. ANAVATAN siyaseti, anaların
siyaseti olacak. Kalbi, anaların kalbi için atacak, analar ağlamayacak.''
Parti Grup Salonunda yapıldı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle toplantının özel bir anlam ifade
ettiğini belirten Mumcu, ''Özelleşmiş ve bir o kadar da güzelleşmiş bir toplantı.
Burada sizleri misafir olarak değil, milletimizi temsil edenler olarak görmek
istiyorum'' dedi.
Partisinin bir numaralı önceliğinin kadın hakları konusu olduğunu vurgulayan
Mumcu, ''Kadın konusu bir cinsiyet konusu değil; sorun bir insanlık sorunudur. Bu
sorun temelde, insanoğlunun hakkı değil de gücü tercih etmesinin getirdiği bir
yüktür'' diye konuştu.
Allah'ın kadını eksik yaratmadığını, erkekten daha merhametli, daha sorumlu,
daha duyarlı yarattığını ifade eden Mumcu, kadına doğuştan sahip olduğu bütün
haklarının, bütün saygınlığının iade edilmesi gerektiğini belirtti.
''Kadının bir adım geride olma'' anlayışının zihinlerden çıkarılması
gerektiğini kaydeden Mumcu, ''Bugün Türkiye'de bir aile düzeninden, insani
hayattan söz edebiliyorsak tamamını kadınlara borçluyuz'' dedi.
-''KADINA ŞİDDET CEZALANDIRILMALIDIR''-
ANAVATAN lideri Mumcu, kadınlara yönelik şiddetin bir kültür sorunu olduğunu
vurgulayarak, ''Çaresizlik, şiddete maruz kalmak kadınlarımız için bir kader mi?
Bunu kader kabul etmek Yaradana bühtandır. Bunun temeli cahiliyete dayanıyor;
eşit yaratılışa isyan vardır, insan haklarını, hakikati inkar vardır'' diye
konuştu.
Kadına karşı şiddetin cezalandırılması gerektiğine işaret eden Erkan Mumcu,
şöyle devam etti:
''(Şiddet bir kaderdir) deyip, sonuçlarına katlanmayıp değiştireceğiz. Bunu
siyasetle değiştireceğiz. Açık ve tavizsiz cezalandıracak bir hukuk ortaya
koyacağız. Asıl önemli olan siyasetin ayrımcılığa karşı açık yüreklilikle
mücadele vermektir. İktidar olmak, çözümden sorumlu olmaktır. Kuru laf
kalabalığıyla siyaset yapılmaz. Elinize geçirdiğiniz iktidar aletiyle ne
yapacağınızı bileceksiniz. Bilmezseniz iktidar gücünü elinizde oyuncak olarak da
kullanırsınız. Bizim iktidar gibi eline çekiç geçirince herkesi çivi gibi görüp
kafasına vurabilirsiniz.
Çözüm, ayrımcılığa karşı bir yasa getirmek, ayrımcılığın her türlüsünü
cezalandırmaktır; hakkı değil gücü tutan anlayışı yerle bir etmektir. Cinsiyet,
ırk, fiziki duruma ve inanca bağlı ayrımcılık suç sayılacaktır. Kamusal alanda
davranışlardan ortaya çıkan ayrımcılık, hapisle cezalandırılmalıdır. Çünkü kadına
karşı işlenen ayrımcılık suçu bir insanlık suçudur.''
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türk
milletinin, ''siyasi erki kullananların, bu erk üzerinden servet edinmesine
alışkın olduğunu'' söyledi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında, İstanbul'da Dilara isimli çocuğun
ölümüyle sonuçlanan olaya değindi. Bu olayın ardından diğer anne, babaların büyük
tepki göstereceğini umduğunu söyleyen Mumcu, ''Olaydan sonra kıyamet kopacak
sandım, zelzeleden fazla etkisi olacağını düşündüm... Bir yerde, bir arıza var.
Çok vurdum duymaz toplum olduk'' dedi.
İSKİ'de müdürün görevden alınmasının ''göstermelik'' olduğunu öne süren
Mumcu, şöyle devam etti:
''Ayıptır. Aynı şirket, 150 trilyonluk ihale almış. Aynı vakfın kurduğu
şirketlerin sahiplerine, davetiye usulüyle kamu imkanları sunuluyor. Bunlar, bir
içimlik servet yapıyor. 'Davamız için mücadele veriyoruz, bize para lazım'
demelerinden paranın lazım olduğunu anladık. Eskiden, onbinde birini hayal
ettiğinizde yüzünüze kan geliyordu, şimdi onbinin on katını edindiniz. Gözünüz
doymuyor. Bu dava size, 'Darülacezenin malı olsa bile götürün' mü diyor? Türk
milleti, siyasi erki kullananların, bu erk üzerinden servet edinmesine alışıktır.
Bu alışkanlık, sadece bu Hükümete ait değil; bunlar biraz fazla tutundular o
kadar.''
-''HÜKÜMET YOLSUZLUK YAPMADI DİYEN VARSA...''-
Her hafta bir yolsuzluk açıklayacağını söylediğini, ancak gazetelerin bu
yolsuzluklara yer vermediğini belirten Mumcu, AK Parti Hükümetinin yolsuzluk
yapmadığına inanan kimse kalmadığını iddia etti.
Mumcu, ''AK Parti Hükümeti yolsuzluk yapmadı diyen varsa, Sarıkamış'ın
köyünde bile olsa gidip yolsuzlukları anlatacağını'' söyledi.
''Hükümetin yolsuzluk yaptığını, teşkilatları bile biliyor'' diyen Mumcu,
''Herkes yolsuzluğu biliyor ama kanıksamış. Bu kanıksamanın ardında, rögara düşen
çocukların annesinin acısı var. Her dayak yiyen kadının gözündeki morluk, bu
kanıksamanın izidir. Bu politikaların sonucu, kadının gözündeki mor halkadır''
dedi.
Asgari ücretle aileyi ayakta tutan kadınların her şeye katlandığını, buna
rağmen erkeklerin şiddetine maruz kaldığını belirten Mumcu, para politikaları
sonucu artan işsizlik nedeniyle erkeklerin şiddete başvurduğunu ileri sürdü.
Türkiye'nin aşırı borçlandığını ifade eden Mumcu, ''Borç yiğidin kamçısıdır
ama borçlanmanın bedelini kadınlar yiyor. Ana gibi siyaset yapılmalı. Bir ananın
çocukları arasında ayrım yapmayacağı gibi, insanlar arasında ayrımcılık yapmayan
siyaset yapılmalıdır'' diye konuştu.
-SOSYAL BARIŞIN SİGORTASI KADINLAR...-
Kadınların, aileyi bir arada tuttuğunu vurgulayan Mumcu, ''Sosyal barışın
sigortası kadınlardır. Ama kadınların sigortası yok. Böyle bir hukuksuz,
adaletsiz düzen...'' dedi.
Kadınlara ''namus sözü'' veren Mumcu, iktidara gelmeleri halinde bütün
kadınları doğuştan sigortalı yapacaklarını söyledi.
Partilerinin 5 kademeli sosyal güvence getireceğini bildiren Mumcu, ''Her
kadın emeklilik hakkına sahip olacak. Erkekler nasıl oluyorsa öyle emekli
olacaklar. Yani her kadının sosyal güvencesi olacak'' diye konuştu.
Mumcu, sosyal güvenceyle ilgili diğer 4 kademeyi ise parti programlarında
açıklayacaklarını söyledi.
Türkiye'nin 5 yılda 184 milyar dolar borç faizi ödediğini kaydeden Mumcu,
''Türkiye bu paraları, Elisabet, Petra, Clara'ya veriyor; Ayşe, Fatma, Zeynep'e
niye vermesin'' dedi.
-''BİR KADER SEÇİMİDİR''-
Erkan Mumcu, annesinin, Hac dönüşünde Afrikalı, Endonezyalı ve
Pakistanlılarla dostluklar kurduğunu ifade ederek, ''Annem dil bilmez ama
birbirleriyle anlaşırlar. Kadınlar ve çocukların iletişim sorunu yok. Onlar
dilden değil, halden anlarlar. Siyasetin dişileşmesi, devletin 'devlet baba'
olmaktan çıkıp, 'devlet ana' olmasından bahsediyorum'' dedi.
Kadınların duyarlılığıyla ve daha merhametli bir siyaset yapılması
gerektiğini belirten Mumcu, partilerinde üçte bir kotanın kadınlara ayrıldığını;
kadın adaylardan herhangi bir ücret talep etmeyeceklerini söyledi.
Siyasi Partiler Kanununda değişiklik yapılarak kadınlara adil temsil
hakkının verilmesi gerektiğini belirten Mumcu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Yetişkinlerin seçme hakkı var ama çocukların yok. Çocuklar, sadece
büyüklerin kendileri için seçtiği hayatı yaşıyorlar. Bu çocukların hayat hakkını
çalmaya kimin hakkı var? Yoksulluğun, kapkaçın, insan hakları ihlallerinin
alternatifi yok mu? Bunu, bir kader gibi göstermek zorunda mısınız? Sadece
kendiniz için hayat seçimi yapmayacağınızı unutmayın. Bu, bir kader seçimidir.
Türkiye'nin imkanlarını Türk halkına sunmayı vadediyoruz. Özal bunu getirdi,
biz şimdi daha fazlasını yapmaya yola çıktık. ANAVATAN siyaseti, anaların
siyaseti olacak. Kalbi, anaların kalbi için atacak, analar ağlamayacak.''
