2010-07-02 - 12:19
Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji (Kanserden Korunma Bilimi) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, mangalın kanser açısından, ''Türkiye için önemli bir sorun haline gelebileceğini'' ifade ederek, ''Mangalda, et yiyorsunuz hem de yağlı. Et de yağ da kanserojen... Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen moleküller tekrar ete yapışıyor'' dedi.
Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü
Prevantif Onkoloji (Kanserden Korunma Bilimi) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
İsmail Çelik, mangalın kanser açısından, ''Türkiye için önemli bir sorun haline
gelebileceğini'' ifade ederek, ''Mangalda, et yiyorsunuz hem de yağlı. Et de yağ
da kanserojen... Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen moleküller
tekrar ete yapışıyor'' dedi.
Çelik, TBMM Kanser Araştırması Komisyonunda yaptığı sunumda, kansere
ilişkin medyada bilgi kirliliği yaşandığını söyledi.
İsmail Çelik, gazetelerde yer alan, ''parmak arası terlik kanser
yapıyor'', ''sokak lambaları kanser riskini artırıyor'', ''kanserin yeni umudu
köpekbalığı kanı'' şeklindeki haberleri anımsatarak, ''Yok böyle bir şey... Bunu
önleyemeyiz ama etkinlenmemiz de gerekiyor'' dedi.
İnsanların, doğrudan etkilendiği çevrede kanserojen maddeler bulunduğunu
düşündüğünü anlatan Çelik, ''Yanlışlıkla bir maddeyi gece-gündüz yanımızda
bulundurarak kanser olmuyoruz. Onun kullanımında ısrarcı olmamız gerekiyor.
Sigara gibi...'' diye konuştu.
Son yıllarda, ''kansere yatkınlık genleri'' konusunda tartışmalar
yürütüldüğünü anımsatan Çelik, genetik geçiş gösteren kanserlerin tüm kanserlerin
binde birinden daha az olduğunu vurguladı. Çelik, kanserin sebeplerinin
çoğunlukla çevresel ve yaşam tarzı kökenli olduğunu ifade etti.
Kansere neden olan faktörlerin başında tütün geldiğini dile getiren
Çelik, sözlerine şöyle devam etti:
''Beslenme alışkanlıkları, alkol, enfeksiyon, şişmanlık da diğer
faktörler arasında bulunuyor. Tütün dumanına maruziyet de çok önemli. Her yıl
dünyada 5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını
yitirmektedir. Yani her 6 saniyede 1 kişi ölüyor. Türkiye'de 70 milyonun 20
milyonu sigara kullanıyor. Her yıl 120 bin insan sigaraya bağlı nedenlerden
ölüyor. Günde 300 kişi ölüyor. Yani her gün bir uçak düşüyor. Her 30 saniyede bir
yeni akciğer kanseri teşhisi konuluyor.''
Çelik, kırmızı et, işlenmiş et ve tuzlanmış balık tüketiminin sürekli
olmasının kanser tüketimini net olarak artırdığını belirterek, yağ, şeker ve tuz
kullanımına da dikkat edilmesini istedi.
Tuzun, mide kanserinin bir numaralı nedeni olduğuna dikkati çeken Çelik,
Türk insanının sebze ve meyve tüketmesinin avantaj olarak algılanabileceğini
söyledi.
''Mangalın, kanser noktasında Türkiye için önemli sorun haline
gelebileceğini'' ifade eden Çelik, ''Mangalda, et yiyorsunuz, hem de yağlı... Et
de yağ da kanserojen... Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen
moleküller tekrar ete yapışıyor. Ayrıca, mangaldaki kömür ve kömür tozları,
pişirilen besinler üzerine sinerek karsinojen etkiyi artırıyor'' diye konuştu.
Çelik, kanserden korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze
içeren, yağ oranı az ve lifçe yüksek beslenme tarzının benimsenmesi gerektiğini
belirterek, kırmızı etin haftada birden fazla tüketilmemesi önerisinde bulundu.
(12.19)
Prevantif Onkoloji (Kanserden Korunma Bilimi) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
İsmail Çelik, mangalın kanser açısından, ''Türkiye için önemli bir sorun haline
gelebileceğini'' ifade ederek, ''Mangalda, et yiyorsunuz hem de yağlı. Et de yağ
da kanserojen... Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen moleküller
tekrar ete yapışıyor'' dedi.
Çelik, TBMM Kanser Araştırması Komisyonunda yaptığı sunumda, kansere
ilişkin medyada bilgi kirliliği yaşandığını söyledi.
İsmail Çelik, gazetelerde yer alan, ''parmak arası terlik kanser
yapıyor'', ''sokak lambaları kanser riskini artırıyor'', ''kanserin yeni umudu
köpekbalığı kanı'' şeklindeki haberleri anımsatarak, ''Yok böyle bir şey... Bunu
önleyemeyiz ama etkinlenmemiz de gerekiyor'' dedi.
İnsanların, doğrudan etkilendiği çevrede kanserojen maddeler bulunduğunu
düşündüğünü anlatan Çelik, ''Yanlışlıkla bir maddeyi gece-gündüz yanımızda
bulundurarak kanser olmuyoruz. Onun kullanımında ısrarcı olmamız gerekiyor.
Sigara gibi...'' diye konuştu.
Son yıllarda, ''kansere yatkınlık genleri'' konusunda tartışmalar
yürütüldüğünü anımsatan Çelik, genetik geçiş gösteren kanserlerin tüm kanserlerin
binde birinden daha az olduğunu vurguladı. Çelik, kanserin sebeplerinin
çoğunlukla çevresel ve yaşam tarzı kökenli olduğunu ifade etti.
Kansere neden olan faktörlerin başında tütün geldiğini dile getiren
Çelik, sözlerine şöyle devam etti:
''Beslenme alışkanlıkları, alkol, enfeksiyon, şişmanlık da diğer
faktörler arasında bulunuyor. Tütün dumanına maruziyet de çok önemli. Her yıl
dünyada 5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını
yitirmektedir. Yani her 6 saniyede 1 kişi ölüyor. Türkiye'de 70 milyonun 20
milyonu sigara kullanıyor. Her yıl 120 bin insan sigaraya bağlı nedenlerden
ölüyor. Günde 300 kişi ölüyor. Yani her gün bir uçak düşüyor. Her 30 saniyede bir
yeni akciğer kanseri teşhisi konuluyor.''
Çelik, kırmızı et, işlenmiş et ve tuzlanmış balık tüketiminin sürekli
olmasının kanser tüketimini net olarak artırdığını belirterek, yağ, şeker ve tuz
kullanımına da dikkat edilmesini istedi.
Tuzun, mide kanserinin bir numaralı nedeni olduğuna dikkati çeken Çelik,
Türk insanının sebze ve meyve tüketmesinin avantaj olarak algılanabileceğini
söyledi.
''Mangalın, kanser noktasında Türkiye için önemli sorun haline
gelebileceğini'' ifade eden Çelik, ''Mangalda, et yiyorsunuz, hem de yağlı... Et
de yağ da kanserojen... Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen
moleküller tekrar ete yapışıyor. Ayrıca, mangaldaki kömür ve kömür tozları,
pişirilen besinler üzerine sinerek karsinojen etkiyi artırıyor'' diye konuştu.
Çelik, kanserden korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze
içeren, yağ oranı az ve lifçe yüksek beslenme tarzının benimsenmesi gerektiğini
belirterek, kırmızı etin haftada birden fazla tüketilmemesi önerisinde bulundu.
(12.19)
