2014-11-12 - 15:18
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, gündemdışı konuşmasında, İskenderun Demir Çelik Fabrikası'nın özelleştirilmesi nedeniyle, fabrikanın yüzde 11 hissesinin işçilerin kurduğu sandığa verildiğini belirtti.
Hisselerin hak sahiplerinin namına bu yılın şubat ayında yazıldığını anlatan Türkoğlu, emekli işçilerin düşük maaş almasını fırsat bilen bazı kişilerin, hisseleri yok pahasına aldığını savundu. Türkoğlu, emekli işçilerin nominal değeri 80 lira olan hisseleri geçim sıkıntısı nedeniyle 20 liraya elden çıkarmak zorunda kaldığını öne sürerek, hükümetin hisseleri borsaya kote etmesini ya da sermaye artışlarıyla hisse değerinin erimesi için önlem almasını istedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Mersin'de başkanı gençlik ve spor il müdür vekili olan bir amatör spor kulübü kurulduğunu, amatör spor kulüpleri devletten 3 bin lira yardım alırken, bu kulübe 9 ayda 800 bin lira para aktarıldığını iddia etti.
Mersin'de başka bir amatör spor kulübüne de 200 bin lira yardım yapıldığını ifade eden Atıcı, bu rakamların gizli olmadığını, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde öğrenilebildiğini söyledi.
Atıcı, bu yıl yerel seçim ile Cumhurbaşkanı seçimi yapıldığını anımsatarak, "Bu kulüplere verilen paraların, seçimler öncesinde nereye gittiği belli değil" dedi.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata ise Melen Barajı projesi kapsamında Sakarya'nın Kocaali ilçesine bağlı Ortaköy beldesinin sular altında kalacağını belirtti. Baraj alanında kalacak köylere verilen elektrik ve suyun 17 Kasım'da kesileceğini belirten Kutluata, ilgili bakanlıkların ve belediyenin asırlardır burada yaşayanların sorunlarıyla ilgilenmediğini savundu.
HDP, TBMM Danışma Kurulu toplanamadığı için grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Ermenek'te hala madencilerin toprak altında olduğunu belirterek, Soma'daki kazadan sonra uyarılara rağmen yeni bir facia yaşandığını söyledi.
Sorunun temelinde maden sahalarının özelleştirilmesi, redevans ve taşeron sistemi, aşırı üretim hırsı ve denetimsizliğin yattığını savunan Tüzel, Torba Yasa'da madenciler için iyileştirme beklenirken mevcut sistemi kalıcılaştıracak uygulamalar getirildiğini ifade etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bugün açıkladığı pakette aynı yaklaşımın devam ettiğini ileri süren Tüzel, paketin yaralara merhem sürmek yerine, özel denetim kuruluşlarına açarak işin piyasaya bırakılmak istendiğini, bunun yerine özerk kurulların olması gerektiğini kaydetti.
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Soma'daki faciadan sonra Meclis'te Araştırma Komisyonu kurulduğunu belirterek, çalışmalarının sadece Soma ile sınırlı olmadığını, madencilik sektöründe kazaların olmaması için gerekli önlemlerin alınmasına yönelik çalıştığını söyledi. "Mükemmel kanunlar da yapsanız önemli olan nasıl uygulandığıdır" diyen Türkmenoğlu, bağımsız şirketlerin ve kuruluşların yapacağı denetiminin önemli olduğunu vurguladı. Türkmenoğlu, Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanan hususların, Soma Komisyonu olarak üzerinde durdukları önlemler olduğunu söyledi. Türkmenoğlu, "HDP'nin önerisi doğrudur ama zaten Meclis Araştırması yapılıyor. Aynı konuyla ilgili tekrar komisyon kurulması makul değil" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, öneri lehindeki konuşmasında, "Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı şeyler fasa fiso... İşçilere hayat sigortası yapılamadığı için mi kazalar oldu? Önlem olarak saydıklarının hiçbiri, iş cinayetlerini önleyebilecek nitelikte değil. Hükümet, konunun uzmanlarıyla görüşmeye bile tenezzül etmeden bu önlemleri açıkladı. Suçlu olarak işveren ve işçiyi gösteriyorlar. Devlet kurumlarının hiç mi sorumluluğu yok? O kadar sorumsuz Hükümet ile karşı karşıyayız ki Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün başında madenci biri yok. Bu kadar gayriciddi yaklaşımla maden kazalarını ve iş cinayetlerini önlemek mümkün değil" diye konuştu.
Ermenek'e gittiğini anlatan Öztürk, "Kazanın olduğu yerle ilgili imalat haritası yok. O harita olmadan eski imalat olup olmadığını mühendis nereden bilecek? Ermenek'teki kazanın birinci derece sorumlusu devlet ve Hükümet'tir. Yapılması gereken, önce zihniyeti değiştirmektir" görüşünü savundu.
Konuşmaların ardından HDP'in madencilik sektöründe çalışanların sorunlarıyla ilgili Araştırma Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, balıkçılık faaliyetinin sorunlarının araştırılması önergesinin bugün Genel Kurul'da görüşülmesini grup önerisi getirdi.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Türkiye'nin 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridine, göl, baraj ve nehirlere sahip olduğunu söyledi. Buna rağmen balıkçıların, istedikleri verimi alamadıkları için denize çıkamadıklarını ifade eden Canalioğlu, kentleşme, deniz kıyılarındaki yapılaşma ve bilinçsiz avlanmanın balık miktarını azalttığını söyledi.
Hatalı avlanma ve kirlenmeye bağlı olarak birçok balık türünün neslinin tükendiğini anlatan Canalioğlu, balıkçıların önemli gelir kaybına uğradığını ifade etti. Canalioğlu, balıkçıların kooperatif kurarak sorunlarını aşma çabasında olduğunu dile getirerek, sorunların aşılması için açık deniz balıkçılığı yapılması, tatlı su balıkçılığının teşvik edilmesi, zararlı balık avlama yöntemlerinin önlenmesi gerektiğini söyledi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, iktidar milletvekillerine öneriyi muhalefet getirdiği için ret oyu vermemesi çağrısında bulunarak, "Bir kere, balık yerseniz gözleriniz daha iyi görür, sağlıklı olursunuz, kolesterolünüz düzelir" dedi.
Türkiye'de göllerin, nehirlerin ve denizlerin hukuku olması gerektiğini ifade eden Kaplan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndaki Su Ürünleri Genel Müdürlüğü bürokratlarının bu konudan anlamadığını savundu. Kaplan, "Bürokratları burada hizaya çekin, sınav yapalım; hamsiyle istavriti, lüferle kefali, kerevitle yengeci, karidesle ahtapotu birbirinden ayırırlarsa benim adım Hasip Kaplan değil. Koyun bakanları balıkçılığa getirdiniz" diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak bilimsel balıkçılığın nasıl yapılacağının tespit edilmesi gerektiğini, ancak dünyanın her yerinde balıkçıların araştırmacılara soğuk baktığını belirtti.
Balıkçıların kullanılacak ağ türleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Torlak, Marmara ve Karadeniz'de endüstriyel balık avına en fazla 2 ay izin verilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Torlak, milletvekili olmadan önce tersaneci olduğunu anımsatarak, "Milletvekili olduktan sonra tek bir kayık bile yapmadım. Sanırım fişlendim. Aranızda üzülenler olabilir. Önemli değil, malı ben yaptım, ben kaybederim" dedi.
AK Parti Giresun Milletvekili Adem Tatlı ise su ürünleri ihracatının Ak Parti döneminde 27 bin tondan 101 bin tona ulaştığını söyledi.
Balıkçılık ve su ürünleri faaliyetinin 2013'ten itibaren destekleme kapsamına alındığını anlatan Tatlı, aşırı avlanmanın önlenmesi için 10 metreden büyük balıkçı gemilerini getirenlere devletin ödeme yaptığını anlattı. Tatlı, balıkçılara sağlanan yakıt desteğinin de 1 milyar lirayı geçtiğini vurguladı.
AK Parti'nin aldığı tedbirlerden örnekler veren Tatlı, "Aldığımız tedbirler, gelecek nesillerin de balık tutmasına imkan verecek düzeydedir. Balıklar elbette avlanacak ama kaynakları korumamız da gerekiyor" diye konuştu.
CHP'nin önerisi reddedildi.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride, yurt dışında Yunus Emre Kültür Merkezi kurulmasına ilişkin uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren bazı yasa tasarılarının gündemin ön sıralarına alınması ile Genel Kurul'un 14 Kasım Cuma günü de toplanarak, HDP'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergelerini görüşmesi yer aldı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, bir kısım uluslararası sözleşmelerin gündemin ön sıralara alınmasını önerdiklerini belirterek, "Makedonya ile ilgili uluslararası bir sözleşmemiz var. Bu sözleşme çerçevesinde, Yunus Emre Kültür Merkezimize Makedonya devleti tarafından tahsis edilecek Kurşunlu Han ile ilgili, sözleşmesinin gecikmesinden kaynaklı bir sorun var. Tasarıyı öne alarak, ikili anlaşmak imzalanmak suretiyle bu sorunu da aşmış olacağız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, "İç Güvenlik Paketi"nin yasalaşmadan yürürlüğe girdiğini savunarak, 25 günden beri Validebağ'da yapılmak istenen inşaata direnen insanlara güvenlik güçlerinin saldırısının devam ettiğini savunarak, "polis müdürünün kendisine hakaretler, itham ve tehditlerde bulunduğunu" söyledi.
Öğüt, "Ne İçişleri Bakanı, ne AKP yöneticileri ne de Meclis Başkanı Cemil Çiçek bir tek telefon açma nezaketini gösterdi. Polisleri uyarmak istiyorum; bunu yaparak iktidarın güzüne girme şansınız yok. İktidar sizi kullanıyor. Polis müdürü arkadaşlar insanların gözlerine biber gazı sıkarak, yerlerde sürükleyerek ciddi tacizlerde bulunmuşlardır. Ben o polis müdürü hakkında soruşturma açılmasını istiyorum, kendim de hakkında dava açacağım. Çiçek'in de milletvekiline yapılan saldırıya kınamasını istiyorum" diye konuştu.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, gensoruların Meclis TV yayınının olmadığı Cuma günü görüşülmesinin doğru olmadığını ifade ederek, "Sayın bakanlar, alnınızın akıyla vatandaşa olup biteni anlatmayı sizin istemeniz lazım. Eğer bir kaygınız yoksa. Bu bile AKP'nin anlayışını gösteriyor. Tasarıların bitimine kadar çalışmayı getiriyorsunuz ama toplantı ve karar sayısını bulamayacaksınız" dedi.
CHP, AK Parti'nin grup önerisinin oylamasında toplantı yeter sayısı istedi. Başkanvekili Güldal Mumcu, iki defa yapılan yoklamada toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine birleşimi yarını saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, gündemdışı konuşmasında, İskenderun Demir Çelik Fabrikası'nın özelleştirilmesi nedeniyle, fabrikanın yüzde 11 hissesinin işçilerin kurduğu sandığa verildiğini belirtti.
Hisselerin hak sahiplerinin namına bu yılın şubat ayında yazıldığını anlatan Türkoğlu, emekli işçilerin düşük maaş almasını fırsat bilen bazı kişilerin, hisseleri yok pahasına aldığını savundu. Türkoğlu, emekli işçilerin nominal değeri 80 lira olan hisseleri geçim sıkıntısı nedeniyle 20 liraya elden çıkarmak zorunda kaldığını öne sürerek, hükümetin hisseleri borsaya kote etmesini ya da sermaye artışlarıyla hisse değerinin erimesi için önlem almasını istedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Mersin'de başkanı gençlik ve spor il müdür vekili olan bir amatör spor kulübü kurulduğunu, amatör spor kulüpleri devletten 3 bin lira yardım alırken, bu kulübe 9 ayda 800 bin lira para aktarıldığını iddia etti.
Mersin'de başka bir amatör spor kulübüne de 200 bin lira yardım yapıldığını ifade eden Atıcı, bu rakamların gizli olmadığını, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde öğrenilebildiğini söyledi.
Atıcı, bu yıl yerel seçim ile Cumhurbaşkanı seçimi yapıldığını anımsatarak, "Bu kulüplere verilen paraların, seçimler öncesinde nereye gittiği belli değil" dedi.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata ise Melen Barajı projesi kapsamında Sakarya'nın Kocaali ilçesine bağlı Ortaköy beldesinin sular altında kalacağını belirtti. Baraj alanında kalacak köylere verilen elektrik ve suyun 17 Kasım'da kesileceğini belirten Kutluata, ilgili bakanlıkların ve belediyenin asırlardır burada yaşayanların sorunlarıyla ilgilenmediğini savundu.
HDP, TBMM Danışma Kurulu toplanamadığı için grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Ermenek'te hala madencilerin toprak altında olduğunu belirterek, Soma'daki kazadan sonra uyarılara rağmen yeni bir facia yaşandığını söyledi.
Sorunun temelinde maden sahalarının özelleştirilmesi, redevans ve taşeron sistemi, aşırı üretim hırsı ve denetimsizliğin yattığını savunan Tüzel, Torba Yasa'da madenciler için iyileştirme beklenirken mevcut sistemi kalıcılaştıracak uygulamalar getirildiğini ifade etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bugün açıkladığı pakette aynı yaklaşımın devam ettiğini ileri süren Tüzel, paketin yaralara merhem sürmek yerine, özel denetim kuruluşlarına açarak işin piyasaya bırakılmak istendiğini, bunun yerine özerk kurulların olması gerektiğini kaydetti.
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Soma'daki faciadan sonra Meclis'te Araştırma Komisyonu kurulduğunu belirterek, çalışmalarının sadece Soma ile sınırlı olmadığını, madencilik sektöründe kazaların olmaması için gerekli önlemlerin alınmasına yönelik çalıştığını söyledi. "Mükemmel kanunlar da yapsanız önemli olan nasıl uygulandığıdır" diyen Türkmenoğlu, bağımsız şirketlerin ve kuruluşların yapacağı denetiminin önemli olduğunu vurguladı. Türkmenoğlu, Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanan hususların, Soma Komisyonu olarak üzerinde durdukları önlemler olduğunu söyledi. Türkmenoğlu, "HDP'nin önerisi doğrudur ama zaten Meclis Araştırması yapılıyor. Aynı konuyla ilgili tekrar komisyon kurulması makul değil" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, öneri lehindeki konuşmasında, "Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı şeyler fasa fiso... İşçilere hayat sigortası yapılamadığı için mi kazalar oldu? Önlem olarak saydıklarının hiçbiri, iş cinayetlerini önleyebilecek nitelikte değil. Hükümet, konunun uzmanlarıyla görüşmeye bile tenezzül etmeden bu önlemleri açıkladı. Suçlu olarak işveren ve işçiyi gösteriyorlar. Devlet kurumlarının hiç mi sorumluluğu yok? O kadar sorumsuz Hükümet ile karşı karşıyayız ki Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün başında madenci biri yok. Bu kadar gayriciddi yaklaşımla maden kazalarını ve iş cinayetlerini önlemek mümkün değil" diye konuştu.
Ermenek'e gittiğini anlatan Öztürk, "Kazanın olduğu yerle ilgili imalat haritası yok. O harita olmadan eski imalat olup olmadığını mühendis nereden bilecek? Ermenek'teki kazanın birinci derece sorumlusu devlet ve Hükümet'tir. Yapılması gereken, önce zihniyeti değiştirmektir" görüşünü savundu.
Konuşmaların ardından HDP'in madencilik sektöründe çalışanların sorunlarıyla ilgili Araştırma Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, balıkçılık faaliyetinin sorunlarının araştırılması önergesinin bugün Genel Kurul'da görüşülmesini grup önerisi getirdi.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Türkiye'nin 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridine, göl, baraj ve nehirlere sahip olduğunu söyledi. Buna rağmen balıkçıların, istedikleri verimi alamadıkları için denize çıkamadıklarını ifade eden Canalioğlu, kentleşme, deniz kıyılarındaki yapılaşma ve bilinçsiz avlanmanın balık miktarını azalttığını söyledi.
Hatalı avlanma ve kirlenmeye bağlı olarak birçok balık türünün neslinin tükendiğini anlatan Canalioğlu, balıkçıların önemli gelir kaybına uğradığını ifade etti. Canalioğlu, balıkçıların kooperatif kurarak sorunlarını aşma çabasında olduğunu dile getirerek, sorunların aşılması için açık deniz balıkçılığı yapılması, tatlı su balıkçılığının teşvik edilmesi, zararlı balık avlama yöntemlerinin önlenmesi gerektiğini söyledi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, iktidar milletvekillerine öneriyi muhalefet getirdiği için ret oyu vermemesi çağrısında bulunarak, "Bir kere, balık yerseniz gözleriniz daha iyi görür, sağlıklı olursunuz, kolesterolünüz düzelir" dedi.
Türkiye'de göllerin, nehirlerin ve denizlerin hukuku olması gerektiğini ifade eden Kaplan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndaki Su Ürünleri Genel Müdürlüğü bürokratlarının bu konudan anlamadığını savundu. Kaplan, "Bürokratları burada hizaya çekin, sınav yapalım; hamsiyle istavriti, lüferle kefali, kerevitle yengeci, karidesle ahtapotu birbirinden ayırırlarsa benim adım Hasip Kaplan değil. Koyun bakanları balıkçılığa getirdiniz" diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak bilimsel balıkçılığın nasıl yapılacağının tespit edilmesi gerektiğini, ancak dünyanın her yerinde balıkçıların araştırmacılara soğuk baktığını belirtti.
Balıkçıların kullanılacak ağ türleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Torlak, Marmara ve Karadeniz'de endüstriyel balık avına en fazla 2 ay izin verilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Torlak, milletvekili olmadan önce tersaneci olduğunu anımsatarak, "Milletvekili olduktan sonra tek bir kayık bile yapmadım. Sanırım fişlendim. Aranızda üzülenler olabilir. Önemli değil, malı ben yaptım, ben kaybederim" dedi.
AK Parti Giresun Milletvekili Adem Tatlı ise su ürünleri ihracatının Ak Parti döneminde 27 bin tondan 101 bin tona ulaştığını söyledi.
Balıkçılık ve su ürünleri faaliyetinin 2013'ten itibaren destekleme kapsamına alındığını anlatan Tatlı, aşırı avlanmanın önlenmesi için 10 metreden büyük balıkçı gemilerini getirenlere devletin ödeme yaptığını anlattı. Tatlı, balıkçılara sağlanan yakıt desteğinin de 1 milyar lirayı geçtiğini vurguladı.
AK Parti'nin aldığı tedbirlerden örnekler veren Tatlı, "Aldığımız tedbirler, gelecek nesillerin de balık tutmasına imkan verecek düzeydedir. Balıklar elbette avlanacak ama kaynakları korumamız da gerekiyor" diye konuştu.
CHP'nin önerisi reddedildi.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride, yurt dışında Yunus Emre Kültür Merkezi kurulmasına ilişkin uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren bazı yasa tasarılarının gündemin ön sıralarına alınması ile Genel Kurul'un 14 Kasım Cuma günü de toplanarak, HDP'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergelerini görüşmesi yer aldı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, bir kısım uluslararası sözleşmelerin gündemin ön sıralara alınmasını önerdiklerini belirterek, "Makedonya ile ilgili uluslararası bir sözleşmemiz var. Bu sözleşme çerçevesinde, Yunus Emre Kültür Merkezimize Makedonya devleti tarafından tahsis edilecek Kurşunlu Han ile ilgili, sözleşmesinin gecikmesinden kaynaklı bir sorun var. Tasarıyı öne alarak, ikili anlaşmak imzalanmak suretiyle bu sorunu da aşmış olacağız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, "İç Güvenlik Paketi"nin yasalaşmadan yürürlüğe girdiğini savunarak, 25 günden beri Validebağ'da yapılmak istenen inşaata direnen insanlara güvenlik güçlerinin saldırısının devam ettiğini savunarak, "polis müdürünün kendisine hakaretler, itham ve tehditlerde bulunduğunu" söyledi.
Öğüt, "Ne İçişleri Bakanı, ne AKP yöneticileri ne de Meclis Başkanı Cemil Çiçek bir tek telefon açma nezaketini gösterdi. Polisleri uyarmak istiyorum; bunu yaparak iktidarın güzüne girme şansınız yok. İktidar sizi kullanıyor. Polis müdürü arkadaşlar insanların gözlerine biber gazı sıkarak, yerlerde sürükleyerek ciddi tacizlerde bulunmuşlardır. Ben o polis müdürü hakkında soruşturma açılmasını istiyorum, kendim de hakkında dava açacağım. Çiçek'in de milletvekiline yapılan saldırıya kınamasını istiyorum" diye konuştu.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, gensoruların Meclis TV yayınının olmadığı Cuma günü görüşülmesinin doğru olmadığını ifade ederek, "Sayın bakanlar, alnınızın akıyla vatandaşa olup biteni anlatmayı sizin istemeniz lazım. Eğer bir kaygınız yoksa. Bu bile AKP'nin anlayışını gösteriyor. Tasarıların bitimine kadar çalışmayı getiriyorsunuz ama toplantı ve karar sayısını bulamayacaksınız" dedi.
CHP, AK Parti'nin grup önerisinin oylamasında toplantı yeter sayısı istedi. Başkanvekili Güldal Mumcu, iki defa yapılan yoklamada toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine birleşimi yarını saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
