2013-10-01 - 22:44
YENİ YASAMA YILI AÇILIŞ RESEPSİYONU...
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eşi Gülten Çiçek, 24. Dönem 4. Yasama yılının başlaması dolayısıyla Meclis Tören Salonu'nda resepsiyon verdi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eşi Gülten Çiçek, 24. Dönem 4. Yasama yılının başlaması dolayısıyla Meclis Tören Salonu'nda resepsiyon verdi.

Van depremi ve terör olayları nedeniyle iki yıldır iptal edilen Meclis'in açılış resepsiyonları, bu yıl kalabalık bir misafir grubunu ağırladı.

Çiçek çifti, saat 19.00 olan resepsiyon saatinden 10 dakika önce salondaki yerlerini alarak, davetlileri karşıladı. Davetliler ile tek tek tokalaşan Cemil Çiçek ve eşinin liderler arasındaki ilk konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu'nun hemen ardından salona MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, beraberindeki milletvekilleriyle geldi. Muhalefet liderlerinden sonra ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile resepsiyona katılarak, Çiçek ile tokalaştı.

TBMM Başkanı Çiçek ve eşi Gülten Çiçek'in, liderlerin ardından gelen davetlileri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünissa Gül oldu. Çiçek çifti, Gül çiftini salonun dışına çıkarak karşıladı. Çiçek, Gül ile birlikte salonu gezerek, davetlileriyle ilgilendi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in yanına giden Gül ve Çiçek, burada bir süre sohbet etti.

Resepsiyonda Gül, TBMM Başkanı Çiçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan biraraya geldi. Gül, Çiçek ve Erdoğan ile eşleri, kendilerini salonun balkonundan görüntüleyen kameraman ve fotomuhabirlerine el sallayarak, poz verdi.

Gül, resepsiyonda MHP Grup Başkanvekilliğine seçilen Yusuf Halaçoğlu'nu da kutladı.

Çiçek, Gül ve Erdoğan'ı kapıya kadar uğurladı. Önce Gül, ardından Erdoğan makam araçlarına binerek, resepsiyondan ayrıldı.

Kılıçdaroğlu ise resepsiyonda 10 dakika kaldı.

Çiçek, Bahçeli'nin yanına gelerek, "Ayağınıza sağlık" dedi.

Bu sırada Çiçek'e, anayasa çalışmalarının kendisini yorup yormadığı soruldu. Çiçek, siyasette yorulmanın olmayacağını söyledi.

Bu yıl resepsiyonun kalabalık olduğunun belirtilmesi üzerine Çiçek, "Oluyor işte" dedi.

Resepsiyona, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel ve kuvvet komutanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, AK Parti, CHP, MHP ve BDP milletvekilleri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve çok sayıda davetli katıldı.

Davetliler için zengin bir menü de sunuldu. Yaklaşık bin kişilik ikram hazırlandı.

TBMM Başkanı Çiçek, 24. Dönem 4. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla verdiği resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Anayasa çalışmaları konusundaki sorular üzerine Çiçek, toplantılar yapıldığını, sonuç alınmadığını söyledi. Çiçek, kendisi için toplantı yapmakta sıkıntı olmadığını ancak partilerin uzlaşması gerektiğini belirtti. Çiçek, topluma söz verdiklerini, bu işten vazgeçemeyeceklerini dile getirdi.

Yeni anayasa yapılamaması halinde Türkiye'nin içine düştüğü çelişkiyi ifade etmeye çalıştığını belirten Çiçek, daha önce dört partinin, bir anayasa teklifi, kamuoyuna yaptığı bir açıklama bulunmadığını belirtti. Çiçek,ilk kez bu çalışmalar nedeniyle Meclis'e, birbirlerine, kamuoyuna verdikleri bir anayasa değişikliği taslaklarının olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her siyasi partimiz, bu anayasada çok köklü değişiklikler getiriyor, eskisini yanlış, eksik buluyor. Biz de yarından itibaren kanun çıkarmaya başlayacağız. Yanlış, eksik, doğru değildir dediğimiz anayasaya uygun kanun çıkaracağız. Bir yasama faaliyeti, yanlışa uymak üzere faaliyet gösteremez ki. Bu bir çelişki. Ne zamana kadar sürecek? Anayasa Mahkemesi, kanunların anayasaya uygunluğunu denetliyor. O zaman da Anayasa Mahkemesi, niye yanlışa uymadınız diye, yasama organının yaptığı tasarrufu iptal etmiş oluyor? Devletin üç erkinden ikisinin yaptığı faaliyetler, o anayasa açısından izahı fevkalade zor bir duruma geliyor. Onun için bunun yapılması lazım.

Siyasi partilerimizin, samimi olarak biraz daha işe yoğunlaşmaları gerekir. Konuşulmadık konu kalmadı, kaçıncı defadır müzakere yaptık. Elimizde yeteri kadar bilgi, belge var. Net olarak ifade edeyim, bize havale etseler bu anayasa taslağını, 8-10 madde dışında bir taslak metni, kamuoyunun önüne, kendilerine sunarız Meclis Başkanlığı olarak. Beğenmiyorlarsa, neresini beğenmediklerini, o zaman değiştirirler. O kadar çok konuştuk. Şu an yeni bir anayasa yapılamaması konusunda çok ciddi bir engel görmüyorum. Daha önce başkanlık sistemi gündemdeydi. AK Parti, başkanlık sistemini revize edebileceklerini, engel olarak ortaya koymacağını ifade etti. Yargı birliği konusu vardı, yargı açısından en önemli handikap buydu. Yargı birliğinden AK Parti vazgeçti. Bunları yan yana getirdiğimizde yüzün üzerinde maddede bizim kısa sürede anlaşmamız lazım. Anlaşmazsak ne oluyor? 7 milletvekili arkadaşımız tutuklu. 'Bunlar niye tutuklu, milli irade tutuklu...' 83 ve 14. maddeyi değiştiremedik ki. Uzlaşma Komisyonu'nda 83 ve 14 konusunda yeteri kadar uzlaşı yok. Yanlış kural orada duruyor, biz doğru sonuç bekliyoruz. Nasıl olacak bu? Doğru kuraldan doğru sonuç çıkar. Yanlış kuraldan doğru sonuç çıkmaz ki. O zaman bir yolunu bulma ya da kişisel becerilere dayalı bir yöntemle biz anayasal sorunları daha uzun süre öteleyemeyiz ve çözemeyiz. Bunun ne kadar farkında olabilirsek sorunu çözmek de o kadar kolaylaşır."

"Güneş batmak üzere" yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine Çiçek, "Seçimler başlamadı mı?" diye sordu. Çiçek, siyasi partilerin, seçim ortamında anayasa yapmanın zor olacağını düşündüğünü kaydetti.

Çiçek, herkesin seçime yöneleceğini, parti toplantıları olacağını dile getirerek, Meclis'teki toplantı ile bu çalışmaları dengelemenin zor olacağını kaydetti. Çiçek, seçmenin, milletvekillerine "Seçim oldu, sen gelmedin" diyebileceğini ifade etti. Komisyondaki milletvekilinin de başkalarının da zamanının 24 saat olduğunu belirten Çiçek, "Burada mı seçim bölgesinde mi olacak? Seçim bölgesinde olunca, oradaki çalışma zaten aksayacak. Bu düşünülerek 2012 sonu denildi. 2013'ün sonuna geliyoruz. Programda bu kadar sapma varsa, bu tablo kendi kendisine bir şey ifade eder. Ayrıca Meclis Başkanı'nın bir şey söylemesine gerek yok" diye konuştu.

TBMM Başkanı Çiçek, komisyonun fesh edilmesinin gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruyu, "O bir şeyi çözmek değil ki. Bu tablo bir çok şeyi söylüyor. Kırmızı ışıkta mazot yakıyoruz. Arabanın çalıştığı, mazotun yandığı da doğru. Ama mesafe alamıyoruz. Almamız lazım" diye yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Güneşin battığı ne zaman ilan edilecek?" sorusuna Çiçek, "İşin kendisi, bu işin ne olacağını söyler" karşılığını verdi.

Demokratikleşme paketinde kamuda başörtüsü serbestliğinin yer aldığının anımsatılarak, Meclis'te başörtülü milletvekili tartışmalarının sorulması üzerine Çiçek, şu an böyle bir durumun olmadığını belirtti. Çiçek, gazetecinin "Olabilir mi?" sorusuna, "Nasıl olacak?" diye karşılık verdi. Gazetecinin, "Mevzuat uygun değil mi?" sorusu üzerine Çiçek, "Mevzuatta bir engel yok. Anayasa Mahkemesi'nin 4 artı 4 ile ilgili verdiği karara iyi bakın" dedi.

Çiçek'e, milletvekillerine gönderdiği, uyarıların yer aldığı mektubu da soruldu. Çiçek, "Sigara içme, sağlığın bozulur, akciğer kanseri olursun diyorsun. Ben içeceğim diyorsa, sen çekersin" dedi.

Danışmanların memur statüsünde olduğunu anımsatan Çiçek, çalıştıkları kişinin siyaset yapabileceğini ancak danışmanların yapamayacağını kaydetti. Çiçek, bir şey söyleyecekse, bilgisi varsa bunu milletvekiline aktarabileceğini, hakaret hiç yapamayacağını belirtti.

Çiçek, "Sosyal medyayla ilgili konularda bundan sonra yaparlarsa işlem yaparız. Meclis'e giren adamın önce Meclis kültürü olacak. Danışman oldum diye Ali kıran baş kesen olamaz, olmaması lazım. Önce milletvekiline saygı duymayı bilecek ve öğrenecek; başka bir partinin milletvekili dahi olsa. Saygısız adam nasıl danışman olacak? Gazeteler sosyal medyanın kullanılması yasaklandı diye yazdı. Onu yasaklamıyoruz. Bilgi paylaşır ama hakaret hakkı yok, ne sosyal medya üzerinden ne de başka türlü. Siz bir partiye mensup milletvekilinin yanında çalışıyor olabilirsiniz öbür partiye kötü demek, sizin harcınız, işiniz değil. O, öbür milletvekillerinin işi. Giderek, danışmanlar da bir nevi Yeniçeri Ocağı gibi olmaya başladı" diye konuştu.

Çiçek, Meclis'teki güvenlik önlemlerine ilişkin bir şey yapılıp yapılmayacağı sorusu üzerine grup toplantılarının, partilerin kendi iç yönetmeliklerine aykırı olduğunu söyledi.

İçtüzüğün 167. maddesine göre, eski milletvekillerinin bile grup toplantılarına giremeyeceğini belirten Meclis Başkanı Çiçek, grup toplantısının asli unsuru milletvekilinin oturacak yer, konuşacak kürsü bulamadığını belirtti. Çiçek, diğer tarafta içtüzüğün bile eski milletvekilinin girmesini doğru bulmadığı yere, herkesin girdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Partiler, o türlü toplantıları yapabilir ama bunun adı grup toplantısı değil. Başka yerde, partilerde, otellerde, meydanlarda yaparlar. Ona engel yok. Ama adına grup toplantısı diyorsanız, bunun şeklini her parti kendi iradesiyle kabul ettiği iç yönetmeliklerle ortaya koymuş. Bizim istediğimiz bunlara uyulmasıdır. Uyulmazsa, yarın tatsız durumlar olursa, o zaman bunlar Meclis'te niye oluyor denmesin. Çünkü bunun engellenme şansı yok. Küçük mekanda, arka arkaya dört parti ara vermeden toplantı yapıyor. Salı günleri bu küçücük mekana on bin üzerinde insan geliyor. Bugün Türkiye'deki birçok ilçenin nüfusu on bin kişi değil. Siyasi ortamın da gerginleştiğini hesaba katarsanız, o grup toplantısından çıkan, öbür grup toplantısındaki seçmenlerle karşı karşıya geliyor. İçerde, dışarda slogan. Böyle bir parlamento, dünyanın hiçbir yerinde yok. Ben bunu hatırlatıyorum, görevim bu. Dört parti, bunu karara da bağladık. Kuralı koyanlar, önce kurala kendilerinin uyması lazım. Bunu bekliyorum, rica ediyorum."

TBMM İdare Amiri Malik Ecder Özdemir'in, Meclis'e silahla gelindiğine yönelik açıklamasının anımsatılması üzerine Çiçek, bunun olmaması gerektiğini kaydetti. İçtüzüğün bunları yasakladığına işaret eden Çiçek, "Milletvekili kurallara kendisi uymadığı zaman, yarın birisi kendisiyle ilgili olmadığında bu niye böyle oluyor diye şikayete hakkı olmaz. Burası kovboy kasabası değil ki, burası TBMM. Buraya insan, kitapla, raporla, bilgiyle, çantasıyla gelir. Silah, tabancayla buraya kimse gelemez. Geliyorsa saygınlığını kaybeder, içtüzüğe de aykırıdır" görüşünü dile getirdi.

Üçtüzükle ilgili çalışmaların sorulmasına karşılık Çiçek, bununla ilgili partilere çağrı yaptığını bildirdi. Çiçek, anlaşılamayan 20 madde kaldığını anımsatarak, "Anlaşabilirlerse hiç olmazsa içtüzüğü çıkarabiliriz" dedi.

Süre konulup kolunmadığına ilişkin soruyu Çiçek, "Süre işi çok rahatsız edici. Gönül varsa 3 günde de olur. Gönül yoksa 3 ay da sürse bir şey olmaz" diye yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Alevi vatandaşlarımızın sorunlarına dönük de bir çalışma yapılıyor. Bu çalışma tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır. O zaman daha net konuşma imkanı olacak" dedi.

Bozdağ, yeni yasama yılı resepsiyonunda gazetecilerin demokratikleşme paketine ilişkin sorularını yanıtladı.

Alevilerle ilgili çalışmanın ne aşamada olduğunun sorulması üzerine Bozdağ, "Alevi vatandaşlarımızın sorunlarına dönük de bir çalışma yapılıyor. Bu çalışma tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır. O zaman daha net konuşma imkanı olacak. Şu anda yürüyen bir süreç var" şeklinde konuştu.

"Çalışma derneklerle birlikte mi yürütülüyor?" sorusuna Bozdağ, bir istişare yapıldığını belirterek, "Bu konuda Alevi çalıştayları var. Bu konuyla ilgili pek çok kişi var, STK var. Pek çok yapı var. Onlarla hem istişare ediliyor hem bu konudaki görüşler, öneriler, formüller değerlendiriliyor" diye cevap verdi. Bozdağ, söz konusu çalışmanın içeriğine ilişkin şu an bir şey söyleyemeyeceğini ifade ederek, önemli mesafe aldıklarını kaydetti.

"Çalıştay tarzında bir şey yapılacak mı?" sorusuna da Bozdağ, "Çalıştaylar zaten yapıldı. Orada çok değerli fikirler, öneriler var. Şu anda istişareler, değerlendirmeler yapılıyor, onlar üzerinde çalışılıyor" karşılığını verdi.

Bozdağ, "q, x, w harfleri resmi yazışmalarda kullanılabilecek mi?" sorusunu, "Sizin web siteniz var mı? Nasıl başlıyor? www. Şu anda kullanıyorsunuz zaten. Haber sitelerinde kullanılıyor. Her yerde kullanılıyor. Benim bildiğim kadarıyla MHP'nin sitesi de www ile başlıyor. Bu konuda Türk alfabesinin harfleri belli. Onlarla ilgili bir değişiklik değil bu. Bunu kullanmak isteyenler kullanabilecek" şeklinde yanıtladı.

Bozdağ, "Bir dilekçede q, w, x harfleri yazılırsa kabul edilecek mi, işlem görecek mi?" sorusu üzerine, resmi yazışmada, devletin işlemlerinde Türk alfabesi kullanıldığını ve kullanılacağını söyledi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin tepki olarak, okullardaki andı okuduğunun hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Bahçeli bildik Bahçeli. Kendini tekrar etmiş. Bir de tabii andı doğru da okuyamamış. Keşke doğru okusaydı. Demek ki ezberlerini unutuyor sayın Bahçeli. Tekrar yapıyor ama yine unutuyor. Bir daha okursa daha iyi ezberler" diye konuştu.

Bozdağ, şöyle devam etti:

"Şu anda bizim yaptığımız şey, bu kullanılan bazı harflere müeyyide getiren düzenlemeyi yürürlükten kaldırıyoruz. Bununla ilgili parlamentoya sevk edilecek olan tasarıda bunun detaylarını göreceksiniz. Şu anda size 'şu olmaz, bu olmaz' dersem yanlış yapmış olurum. Ama şimdi bu konuda bu harfleri kullanmaya cezai müeyyide getiren düzenleme yürürlükten kalkıyor. Şu anda çalışmalar devam ediyor. Kamuoyu tartışıyor. Bu tartışmalar, eleştiriler değerlendirilecek. Ona göre en kısa sürede parlamentoya geleceğini tahmin ediyorum. Fazla uzun sürmez."

Ruhban okulunun pakette yer almaması nedeniyle eleştiriler yapıldığının hatırlatılması üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Şimdi içinde olan konular Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda tarihi adımlardır. Bu kadar önemli bir paketin içerisinde 'falan konu yok, filan konu yok' diyerek, paketin içini görmeyenler var. Bunu söyleyenler, paketin neler getirdiğini, Türkiye'nin neler kazandığını görmek istemeyenler. Şu niye yok, bu niye yok. Bir de dolu olan kısmına bir bakın. Bu paketin içerisinde neler var. Geriye dönük baktığınız zaman bu paketin içinde yer alan konuların önemli bir kısmını Türkiye'nin medyası konuşamıyordu bile. Özel eğitim kurumlarında anadilde eğitim yapılmasını kimse yazıp konuşamıyordu. Şimdi bunun adımı atılıyor.

Kılık kıyafetle ilgili düzenleme, yönetmelik değişikliği son derece önemli. Türkiye'nin geçmişinde bunlar konuşulamıyordu. Bunun içerisine baktığınızda pek çok düzenlemeyi Türkiye bundan 10 sene önce konuşamıyordu. Şimdi konuşulamayan konuları biz yapıyoruz ve Türkiye kamuoyu 'şu niye yok, bu niye yok' diye bakıyor. Demokratikleşme konusunda halkımızda meydana gelen olumlu anlamdaki zihniyet değişiminin de bir göstergesi. Daha fazlasını isteyen, daha ileri adımlar atılmasını isteyen bir kamuoyu oluştu. Bu da bugüne kadar yaptığımız demokratikleşme düzenlemelerinin Türkiye'de ne kadar pozitif değişime yol açtığını gösteriyor. Bu paketin gördüğü kabulde bunun bir sonucudur. İnşallah bundan sonra başka paketler de olacaktır."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun demokratikleşme paketine ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Niye karşı çıkıyor o zaman? Madem CHP'nin önerileriyse 'bu zaten bizim önerilerimiz o yüzden biz buradakileri destekliyoruz, bunların yasalaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz' demesi lazım. Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir açıklama yaptı mı? Yapmadı. Bir sürü eleştiri yaptı. Bir yandan 'bizden kopya çekmişler' diyor. Öte yandan desteğini açıklamıyor" dedi.

Bİr gazetecinin, "Sizi samimiyetsizlikle suçluyor" sözleri üzerine de Bozdağ, şunları söyledi:

"O zaman samimiyetsiz kim, onu ifade etmesi lazım. Bir yandan 'bizim önerilerimizden aynısını veya benzerini ortaya koymuşlar' diyor, öte yandan da bunlara karşı çıkıyor. Aynı cümlenin içinde kendi samimiyetsizliğini ortaya koyuyor. Bu konuda CHP ne diyorsa onu ifade etsin. Destekleri nedir, ne değildir onu açıklasın. Biz ortaya bir demokratikleşme paketi koyduk. Türkiye kamuoyunun büyük bir kısmı bu paketten büyük bir memnuniyet duyuyor ve iyi olduğunu söylüyor. CHP'nin hiç olmazsa kamuoyunun bu düşüncesine saygı duyarak, takdir ettiği yönleri söylemesi lazım."

"CHP'nin tavrıyla ilgili hayal kırıklığına uğradınız mı?" sorusuna Bozdağ, şu yanıtı verdi:

"Hayır, CHP bildik CHP. Biz seçimle alakalı ne diyorduk? Barajsız bir sistem istiyorsanız varız, dar bölge. Barajı 5'e indirelim, daraltılmış bölge, ona da varız. Barajla devam diyorsanız, ona da varız. Şimdiye kadar CHP ve diğer partiler baraj kalksın istemiyor mu? Dar bölge seçim sistemini kabul ettiğinizde baraj kalkıyor. İşte barajın olmadığı bir Türkiye buyursunlar 'evet' desinler. Barajın inmesini istemiyorlar mı şimdiye kadar? İstiyorlar. Biz 5'e çekiyoruz, daraltılmış bölge diyoruz. Ona da karşı çıkıyorlar. Samimiyetsiz kim? Biz hepsine varız. Dar bölgeye de varız, barajsız, daraltılmış bölgeye de varız, yüzde 5 barajla. Biz bunu açıkça deklare ettik. Ama muhalefet partilerine baktığınızda herkes barajsız dar bölgeye de karşı çıkıyor, yüzde 5'e indirilmiş daraltılmış bölgeye de karşı çıkıyor. O zaman sormak lazım siz ne istiyorsunuz? Daha ne istediklerini bilmiyorlar anlaşılan. CHP baraj insin diyor. İndirdik şimdi kabul etmiyor . CHP'nin keyfine göre teklif bulamayacağız herhalde. Yani barajın olmadığı bir Türkiye'yi bir siyasi parti niye istemez?"

"Yeni bir öneri gelirse tartışır mısınız?" sorusuna Bozdağ, "Ona da açığız. Bunlara karşı çıkan yeni ne öneri getirecek?" yanıtını verdi.

Genekurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Sivas'ta düşen askeri uçakla ilgili araştırmaların yapıldığını belirterek, "Ben pilotlarıma, teknisyenlerime güveniyorum. Uçakların bakımı da mükemmel. Ama bu hava aracı. Karayolunda trafik kazası olmuyor mu?" dedi.

TBMM'de yeni yasama yılının açılış resepsiyonuna katılan Özel, gazetecilere, Sivas'ın Kangal ilçesi yakınlarında F-4 tipi askeri uçağın düşmesine ilişkin gerekli araştırmaların yapıldığını ifade etti. Özel, "Ben pilotlarıma, teknisyenlerime güveniyorum. Uçakların bakımı da mükemmel. Ama bu hava aracı. Karayolunda trafik kazası olmuyor mu?" dedi.

Genelkurmay Başkanlığı'nda göreve geldiğinden bu yana şeffaf bir yönetim sergilediğini ifade eden Özel, "Bu güne kadar Genelkurmay internet sitesine hiç konmamış şeyleri koyduk. Göreve geldiğim zaman Türk Silahlı Kuvvetleri mevcutları hakkında bir sürü spekülasyon yapıldı. Her ay internet sitesine koyuyoruz. Hudut olaylarını, iç güvenlik olaylarını koyuyoruz. Hepsini, açık ve şeffaf ne varsa kamuoyu ile paylaşıyoruz. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak demokratikleşmeyi toptan yapmışız" diye konuştu.

Özel, "TSK'nın Suriye sınırındaki yapılanmasına ilişkin olarak, bölgedeki bu hareketliliğin, kaçakçılık olayları ile doğrudan bağlantısı olduğunu söyleyebilir miyiz?" sorusuna, "Biz hudutları korumakla mükellefiz. Her türlü, kaçakçılık da olabilir terör de olabilir. Bunun için tedbirimizi alıyoruz" yanıtını verdi.

Orgeneral Özel, "Açıklamalarınızda dikkati çekici unsur var; kaçakçılıkla ilgili 1000,1500 gibi kalabalık gruplardan bahsediliyor" sorusu üzerine, "Evet öyle geliyorlar. Ama bunların yurt içinden destekleyicileri olduğunu da hiçbir zaman unutmayın. Yani birisi getiriyorsa birisi de alıyor" dedi.

Özel, ülkenin savunması, güvenliği için, ne gerekliyse onun yapıldığını ifade etti.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ****