2007-05-08 - 17:00
TBMM ÇOCUK VE GENÇLERDEKİ ŞİDDETİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU
Çocuk ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamlayarak raporunu TBMM Başkanı Arınç'a sundu.
Meclis Haber-AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, Araştırma Komisyon üyeleri ile birlikte TBMM Başkanı Arınç'ı ziyaret ederek komisyonun çalışmaları ve hazırladıkları rapor hakkında bilgi sundu.

TBMM Başkanı Arınç, Komisyonu üyelerini kabulde yaptığı konuşmada, 22. Dönemde çok önemli araştırma komisyonları kurulduğunu, nitelik ve nicelik bakımıdan çok dikkat çeken çalışmalara imza atıldığını belirterek çalışmalarından dolayı komisyon üyelerine teşekkür etti.

Arınç, özellikle, çocuk ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan bu komisyonun çalışmalarının toplumun her kesimi tarafından büyük ilgi ve takdirle izlendiğini söyledi.

Herkesin barış, huzur ve güven içerisinde kavgasız sorunsuz yaşamak istediğini ancak artan bu şiddet olaylarının, başta aileler içerisindeki saygı ve sevgi ortamının yok olmasına ve bununla birlikte toplumun her kesiminin bu olaylardan dolayı huzurunun kaçmasına sebep olduğunu belirten Arınç, "Sokakta, okulda, iş yerinde her biri pimi çekilmiş bir bomba gibi nerede nasıl karşımıza çıkacağını bilmediğimiz bir huzursuzluk ortamının ortaya çıktığı bir gerçek." Dedi.

Komisyonun çalışmalara bilimsel yaklaşmasından çok memnuniyet duyduğunu ifade eden Arınç, veri tabanı oluşturarak çalışmalarını sürdüren komisyonunun bu anlamda da ayrıca çok yararlı belgeleri bilgileri toparladığını kendisinin de ilk danışma kurulunda raporu, partilerin görüşüne sunacağını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara'da yaptığı konuşmada, TBMM Başkanı Arınç'a komisyon çalışmalarında kendilerine gösterdikleri yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti.


İncekara, şiddet olaylarının ve gençlerdeki şiddet eğiliminin önlenmesi için çocuklara ve gençlere yönelik ulusal planlamaların acilen, etkin ve ölçülebilir bir şekilde yapılması gerektiğini belirtti.

Çocuk ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun 4 ay süren çalışmalarının ardından TBMM Başkanlığına sunulan rapora göre,

Son üç ayda, ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin yüzde 22'si fiziksel, yüzde 53'ü sözel, yüzde 36,3'ü duygusal, yüzde 15,8'i ise cinsel şiddetle karşılaştı.

Aynı dönemde, öğrencilerin yüzde 35,5'i fiziksel, yüzde 48,7'si sözel, yüzde 27,6'sı duygusal, yüzde 11,7'si cinsel şiddet uyguladı.

Ceza ve infaz kurumlarındaki çocukların, bu kurumlara girmeden önceki son 3 ayda fiziksel şiddet ile karşılaşma sıklığı yüzde 69,2, fiziksel şiddet uygulama sıklığı ise yüzde 69,3 olarak belirlendi.

ŞİDDETTEN KAYNAKLI ÖLÜMLER

Raporda, Sağlık Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün, şiddetten kaynaklı ölümlere yönelik istatistiki verileri de yer aldı.

Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Ulusal Hastalık Yükü çalışmasına göre, 15-59 yaş arasındaki tüm ölümlerin yüzde 1,7'si şiddet
nedeniyle meydana geldi.

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre ise geçen yıl yaklaşık 2 bin 900 kişi, şiddet nedeniyle hayatını kaybetti.

OKULA DEVAMSIZLIK ŞİDDET NEDENİ

Raporda, rehberlik servislerinin, ''çocukların cezalandırıldıklarında öğretmenleri tarafından gönderilecekleri yer'' olmaktan kurtarılması gerektiği
vurgulandı.

Okula devamsızlığın şiddet içeren davranışlarla ilişkili olduğu ifade edilen raporda, ''Bu nedenle okula devamsızlık yapan ya da okula hiç gitmeyen çocuklar olmak üzere, iki ayrı grupta devamsızlık nedenlerinin belirlenmesi ve devamsızlığın takip edilerek önlenmesi gerekmektedir'' denildi.

Çocuk ve gençler arasında sigara, alkol ve madde kullanımının, şiddet davranışlarında önemli etken olduğu ifade edildi.

Evlerinde silah bulunduran ebeveynlerin, bunları evin dışına çıkarması; silahı uzaklaştırmıyorlarsa çocukların silaha ulaşmasını engelleyici tedbirler
alması gerektiği vurgulandı.

İNTERNET KAFELER
İnternet kafelerde yetişkinlerle gençlerin birlikte olduğu ortamların ayrılması; gençlerin kullandığı bilgisayarlarda şans oyunlarının filtrelenmesi
önerildi.

Ailelerin, çocuk ve gençlerin internet kafelerde sınırlı bir süre kalmalarını sağlaması gerektiği ifade edilen raporda, şu görüşler yer aldı:

''İnternet kafelerin etkin denetimi, ilgili birimlerce sağlanmalı.
Denetimler sonucunda bu tür yerlere girmemesi gereken veya yasaya aykırı zararlı oyunları oynadığı tespit edilen çocukların aileleri haberdar edilmeli. Denetimler sonucunda üçten fazla aynı durumda tespit edilen çocuğun, Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde ihmal ve istismar edilmiş çocuk olarak değerlendirilip, önce bir uzman görüşü alınarak; bu doğrultuda çocuk ve gerekiyorsa ailesi hakkında rehabilitasyon, danışmanlık gibi tedbirlerden birine mahkemece karar verilebilmesine ilişkin uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır.''

FARKLI OYUN ALANLARI

Okullarda, farklı yaş grubu öğrencilerin birbirleriyle olumsuz etkileşimini önlemek için eğitim-öğretim ya da teneffüs saatlerinin ayrı düzenlenmesi ve oyun alanlarının farklı olması önerildi.

Reklam verenlerin, çocuk ve gençleri şiddete yöneltme potansiyeli bulunan programlara sponsor olmamak konusunda özen göstermeleri istendi.
Televizyonlara ''şiddetten arınmış'' ya da ''çocuk dostu televizyon'' gibi belgeler verilebileceği belirtildi.

ÇOCUK VE GENÇLERİN ÖNERİLERİ
Raporda, çocuk ve gençlerin görüşlerine de yer verildi.

Çocuk ve gençler, yaşanılan ortamın yeterince güvenli olmaması, ahlaki değerlerin önemsenmemesi, acımasız olanlara daha çok saygı gösterilmesi ve dini değerlerin ihmal edilmesini, toplumda şiddete yol açan nedenler olarak sıraladı.

Ayrıca, aile içi eğitimin yetersizliği, anne ve babaların öfkeli davranışlar sergilemesi, ailenin maddi durumunun kötü olması ve ailelerin çocuklarını
sevmemesinin şiddete yol açtığı ifade edildi.

Okuldaki eğitimin yetersiz olması ve okulda örnek alınan kişilerin şiddet içeren davranışlarının sorun yarattığını belirten gençler, film kahramanları gibi
güçlü olma isteğinin şiddet nedeni olduğunu kaydetti.

Gençler, ''adalet duygusunun güçlendirilmesini, şiddete maruz kalmanın engellenmesini, devlet büyüklerinin, yöneticilerin ve önemli kişilerin iyi örnek
olmasını, Allah korkusu, vicdan ve insaf gibi duyguların güçlendirilmesini'' istedi.