2012-03-31 - 21:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kenya'da Somaliler'in kaldığı kampı ziyaret ettiğini anımsatarak, ''Sayın Kılıçdaroğlu Somalilerin kaldığı kampı ziyaret ederken, Deniz Feneri logosunu görebildi mi-'' diye sordu. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 2 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kenya'da Somaliler'in kaldığı kampı ziyaret ettiğini anımsatarak, ''Sayın Kılıçdaroğlu Somalilerin kaldığı kampı ziyaret ederken, Deniz Feneri logosunu görebildi mi-'' diye sordu.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde, BDP Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, ''Sıradan bir yolsuzluk olsaydı söz almayacaktım ama... Bu işler memlekette yeni değil'' dedi.
Milletin en samimi duygularla kendisinden para toplayanlara yardım yaptığını belirten Tan, ''Milyon avrolar toplandı. Burada bir koku geliyorsa ayıptır. Hiç bir şey yoksa bile, bunu temizlemek için gelin komisyon kuralım. Gerçekten suçları yoksa aklansın'' diye konuştu.

Tan, yardım toplayan kuruluşların yolsuzluk yapması sonucunda, bu kuruluşlara yardım yapma oranının 5 misli azaldığını, güven sarsılması olduğunu söyledi.

41 yıldır bütün İslami grup ve cemaatlerin içinde olduğunu ifade eden Tan, ''Erbakan'ın serveti ile ilgili ağzımızı açtığımızda kıyametler kopuyordu, 'fitne yapıyorsunuz' diyorlardı ama ne hale geldi camia. Burada aklanabiliriz ama bütün bir camiayı bağlayacak olaylar karşısında vicdanlı davranmak zorundayız. Bunun yapan arkadaşları ikaz etmek zorundayız. Eğer güven duygusu zedelenirse o toplumda artık kimse kimseye bir bardak su bile vermez'' dedi.

Tan, Bakanlar Kurulunun Deniz Feneri'ne tanıdığı ayrıcalığın devam ettiğini öne sürdü.

-MHP'li Durmaz-

MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, grubu adına yaptığı konuşmada, Deniz Feneri olayının, sadece bir kaç kişinin biraraya gelerek yolsuzluk yaptığı bir olay olmadığını, yüzyılın dolandırıcılığı olduğu iddiasının yerinde bir iddia olduğunu ileri sürdü.
Bu organize dolandırıcılığın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar uzandığını iddia eden Durmaz, ''AKP yolsuzlukların odağı haline gelmiştir. Soygunun Alman mahkemelerinde belgelenmesi bu şahısların ve olayın varlığını ortaya koymuştur'' dedi.
''AKP'nin sahte ampulü ile Deniz Feneri'nin sararmış ışığı aynı yolu aydınlatmaktadır'' diyen Durmaz, AK Parti'nin bu yolsuzluğun üstünü örtmeye çalıştığını savundu.

Durmaz, ''Toplanan paraların yüzde 60'ının elden Türkiye'ye getirilerek Zekeriya Karaman başta olmak üzere bazı şahıslara verildiği, bu paranın daha sonra Almanya'da kurulan bazı şirketlere aktarıldığı belirtilmektedir. Hükümetin bu şirketlerle ilişkisi olan yakınlarının ismini açıklamalıdır. Bu dosya nereye fırlatılırsa fırlatılsın, bumerang gibi dönüp gelip AKP'ye dokunacaktır'' diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Atalay'ın, ''Türkiye'de milli değerler, Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve devletin temelleri ile sorunlu ve kavgalı bir siyasi fesat ortaklığının önemli aktörlerinden birisi'' olduğunu iddia eden Durmaz, AK Parti'nin Türk milletinin milli kimliğini tartışmaya açarak milli kimliğini zayıflatmaya çalıştığını savundu.

urmaz, ''Artık saklanacak hiç bir şey kalmamıştır. AKP, PKK'nın yıllardır yapamadığını yapmıştır. Türk milleti, AKP ile PKK'nın kurduğu tuzağa düşmeyecektir. Sayın Atalay ve suç ortakları er ya da geç bu yıkım projesinin ve inanç hortumculuğunun hesabını vereceklerdir, bu hesap Atalay'ın kurdurduğu çadır mahkemelerinde değil, gerçek Türk mahkemelerinde olacaktır'' dedi.

-AK Parti'li Aslan-

AK Parti Grubu adına konuşan Tokat Milletvekili Aslan da içeriğinde, devam eden bir soruşturmayla ilgili gizli bilgilerin yer aldığı bu gensorunun Meclis'e gelmemesi gerektiğini söyledi.

Telefon görüşmelerinde neler konuşulduğu dahi bilinmeden hemen gensoru önergesi verildiğini ifade eden Aslan, bu kadar ucuz gensoru önergesi verilmemesi gerektiğini kaydetti. Aslan, yargının bu konularla ilgili suç unsuru bulması durumunda mutlaka gereğini yapacağını belirtti.

CHP'ye, ''Her dilekçeyi onaylayan militan savcılar arıyorsanız yanılırsınız'' diye seslenen Aslan, ''Sayın Kılıçdaroğlu Kenya'da Somalilerin kaldığı kampı ziyaret etti. Acaba o kampı gezerken, Deniz Feneri logosunu görebildi mi, açlığa mahkum olmuş o insanlara sağlık dağıtan Deniz Feneri hastanesini ziyaret etti mi- Burada yapılmaya çalışılan şey, dürüst siyasetle, çalışkanlıkla anılan AK Parti'yi yolsuzluk ile aynı karede anmaya çalışmak'' dedi.

''Bir şey söylerken mutlaka ama mutlaka delilleri ortaya koyalım'' ifadesini kullanan Aslan, ''Yolsuzluk yapan bir Hükümet varsa, bu yollar, barajlar, köprüler, havaalanları, okullar, hastaneler nasıl yapıldı-'' diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Anayasa'ya göre görüşülmekte olan bir dava hakkında, Meclis'te görüşme yapılamayacağını belirterek, ''Bu gensorunun verilmemesi gerekiyordu. Meclis Başkanlığı da bu gensoruyu kabul etmemesi gerekiyordu. Bunun gündeme alınması Anayasa'ya aykırıdır'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde, hakkındaki iddiaları yanıtlayan Atalay, bunun yeni bir konu olmadığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun defalarca gündeme getirdiği iddiaların bu kez gensoru ile Genel Kurul'a taşındığını söyledi.

talay, Kılıçdaroğlu'nun ilk olarak geçen yıl gazetecilere, devam eden bir yargılama süreci ile ilgili müdahalenin olduğu yönünde bilgi verdiğini, kendilerinin de aynı gün açıklama yaptıklarını anımsattı. Atalay, söz konusu açıklamada, Bakanlığı döneminde, öncesi ya da sonrasında hiçbir dava ile ilgili yönlendirme yapmadığını, iddiaların asılsız olduğunu belirttiklerini, konunun bir siyasi iftira kampanyasına dönüştürüldüğünü ve bunun çirkin bir siyaset tarzı olduğunu anlattıklarını söyledi. Beşir Atalay, aynı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, süren dava ile ilgili yorum ve değerlendirmede bulunmasının da suç teşkil ettiğini ve masum insanları suçlu ilan ederek ahlak ve insaf ölçülerini aştığını kaydettiklerini belirtti.
''
Bir süre geçtikten sonra CHP grup toplantısında, savcıymış gibi ellerinde kırmızı dosyayı sallayarak aynı konuyu dile getirdiler'' diyen Atalay, o zaman da açıklama yaptıklarını, CHP'nin yalan ve iftiradan medet uman yaklaşım içine girdiğini söylediklerini anımsattı.

talay, daha sonra Kılıçdaroğlu hakkında dava açtığını ve bu davanın devam ettiğini dile getirdi. Beşir Atalay, söz konusu iddialara ilişkin vereceği cevabın aynı olduğunu, ayrıntılara girmeyeceğini vurguladı.

TBMM'nin ciddi konuların; düşünce, fikir ve bilgi ortamında değerlendirilmesi gereken bir yer olduğunu, kimsenin onuru ve haysiyeti ile oynanamayacağını belirten Atalay, şöyle devam etti:

''Gensoru, bu Parlamento'nun en etkili enstrümanıdır. Gensoru çok önemlidir, yazılı soru önergesi değildir. Çok ciddi zamanlarda ele alınabilecek bir konudur. Böyle tamamen iftira, yalanla dolu olan iddialarla gensoru olamaz.

Bu ve buna benzer önergelerle haksızlık yapıyorsunuz. Anayasa'da, görüşülmekte olan bir dava hakkında, Meclis'te, yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı, beyanda bulunulamayacağı açıktır. Bu gensorunun verilmemesi gerekiyordu. Meclis Başkanlığı da bu gensoruyu kabul etmemesi gerekiyordu. Bunun gündeme alınması Anayasa'ya aykırıdır. Eğer iddianız varsa savcılığa gidersiniz. O kırmızı dosyanızı gönderdiniz, savcılık zaten onun gereğini yapacaktır.

AK Parti'liler olarak vatandaşa ve Allah'a hizmet verirken, vatandaşa ve Allah'a hesap vereceğimizin bilincindeyiz. Bunu her gün hesap ederiz. Allah'ın izniyle bizden bir kuruşun hesabını bile kimse soramaz, hayatlarımız açık ve berraktır. Öyle AK Parti'nin ismini yolsuzlukla bir araya getirmeyi başaramayacaksınız. Kimse bunu başaramayacak. AK Parti hizmet partisidir.

Vizyonsuz bir anamuhalefet partisi var. Düşünce, teklif edecek perspektifi yok. Umudunu negatif siyasete bağlamış bir anamuhalefet partisi var. Negatif siyasetle iktidar olunmaz. Vatandaş umut, politika, strateji istiyor. Onlarla iktidar olunuyor. Negatif siyasetle, onun bunun eksiğini arayarak iktidar olunmuyor.''

Atalay, 5 farklı kamuoyu yoklamasında CHP'nin oylarının düştüğünü, AK Parti'nin yükseldiğini belirterek, ''Niye acaba- Ucuz hafiyelikle iktidar olunmuyor. Hamdolsun, AK Parti kimliği altında olmaktan büyük gurur ve onur duyuyorum. Allah'ın bize verdiği en büyük nimetlerden biri olarak görüyorum. Bunu bir ayrıcalık olarak görüyorum'' diye konuştu.

Görüşmelerde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Atalay'ın iddialara yanıt vermediğini ileri sürerek, ''Biz yetimin fakirin parasının nasıl çalındığının peşindeyiz'' dedi.

AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, görüşlerini bir hikaye ile ifade edeceğini belirterek, ''Adamın biri ölmüş ve öbür dünyaya gitmiş. Oradakiler merakla, 'Dünyada ne oluyor' demişler. Demiş ki 'Bekri Mustafa bizim mahalleye imam oldu gerisini sen düşün.' Sizin o döneminizde, Sayın Genel Başkanımızın 'Kılavuzunuzu değiştirin' dediği Kılıçdaroğlu, CHP'ye Genel Başkan olmuş, ben daha ne söyleyelim'' diye konuştu.

Bunun üzerine yeniden söz alan İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerde bulunarak, ''Sayın Başbakan 'Ben kitap değil, kitap özeti okurum' diyor. Kitap okumayan birinden Türkiye'ye Başbakan oluyor da bizim Genel Başkanımız'a mı laf söylüyorsun-'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise ''Ben burada AK Parti'nin Sayın Genel Başkanı ile Sayın Kılıçdaroğlu'nu karşılaştırmayacağım. Çünkü öyle bir karşılaştırma Sayın Başbakanımız'a hakaret olur. Karşılaştırmaya teşebbüs bile etmeyeceğim. Bu teşebbüs de Sayın Başbakanımız'a hakaret olur'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, hakkında gensoru önergesi verilen Beşir Atalay'a kefil olduğunu söylediğini belirterek, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a, ''O zaman birleşime ara verin. Kendisi de gelip oylamaya katılsın ve kefil olsun'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Anayasa'ya göre görüşülmekte olan bir dava hakkında, Meclis'te görüşme yapılamayacağını belirterek, ''Bu gensorunun verilmemesi gerekiyordu. Meclis Başkanlığı da bu gensoruyu kabul etmemesi gerekiyordu. Bunun gündeme alınması Anayasa'ya aykırıdır'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde, hakkındaki iddiaları yanıtlayan Atalay, bunun yeni bir konu olmadığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun defalarca gündeme getirdiği iddiaların bu kez gensoru ile Genel Kurul'a taşındığını söyledi.

Atalay, Kılıçdaroğlu'nun ilk olarak geçen yıl gazetecilere, devam eden bir yargılama süreci ile ilgili müdahalenin olduğu yönünde bilgi verdiğini, kendilerinin de aynı gün açıklama yaptıklarını anımsattı. Atalay, söz konusu açıklamada, Bakanlığı döneminde, öncesi ya da sonrasında hiçbir dava ile ilgili yönlendirme yapmadığını, iddiaların asılsız olduğunu belirttiklerini, konunun bir siyasi iftira kampanyasına dönüştürüldüğünü ve bunun çirkin bir siyaset tarzı olduğunu anlattıklarını söyledi. Beşir Atalay, aynı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, süren dava ile ilgili yorum ve değerlendirmede bulunmasının da suç teşkil ettiğini ve masum insanları suçlu ilan ederek ahlak ve insaf ölçülerini aştığını kaydettiklerini belirtti.
'
'Bir süre geçtikten sonra CHP grup toplantısında, savcıymış gibi ellerinde kırmızı dosyayı sallayarak aynı konuyu dile getirdiler'' diyen Atalay, o zaman da açıklama yaptıklarını, CHP'nin yalan ve iftiradan medet uman yaklaşım içine girdiğini söylediklerini anımsattı.
Atalay, daha sonra Kılıçdaroğlu hakkında dava açtığını ve bu davanın devam ettiğini dile getirdi. Beşir Atalay, söz konusu iddialara ilişkin vereceği cevabın aynı olduğunu, ayrıntılara girmeyeceğini vurguladı.

TBMM'nin ciddi konuların; düşünce, fikir ve bilgi ortamında değerlendirilmesi gereken bir yer olduğunu, kimsenin onuru ve haysiyeti ile oynanamayacağını belirten Atalay, şöyle devam etti:

''Gensoru, bu Parlamento'nun en etkili enstrümanıdır. Gensoru çok önemlidir, yazılı soru önergesi değildir. Çok ciddi zamanlarda ele alınabilecek bir konudur. Böyle tamamen iftira, yalanla dolu olan iddialarla gensoru olamaz.
Bu ve buna benzer önergelerle haksızlık yapıyorsunuz. Anayasa'da, görüşülmekte olan bir dava hakkında, Meclis'te, yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı, beyanda bulunulamayacağı açıktır. Bu gensorunun verilmemesi gerekiyordu. Meclis Başkanlığı da bu gensoruyu kabul etmemesi gerekiyordu. Bunun gündeme alınması Anayasa'ya aykırıdır. Eğer iddianız varsa savcılığa gidersiniz. O kırmızı dosyanızı gönderdiniz, savcılık zaten onun gereğini yapacaktır.

AK Parti'liler olarak vatandaşa ve Allah'a hizmet verirken, vatandaşa ve Allah'a hesap vereceğimizin bilincindeyiz. Bunu her gün hesap ederiz. Allah'ın izniyle bizden bir kuruşun hesabını bile kimse soramaz, hayatlarımız açık ve berraktır. Öyle AK Parti'nin ismini yolsuzlukla bir araya getirmeyi başaramayacaksınız. Kimse bunu başaramayacak. AK Parti hizmet partisidir.

Vizyonsuz bir anamuhalefet partisi var. Düşünce, teklif edecek perspektifi yok. Umudunu negatif siyasete bağlamış bir anamuhalefet partisi var. Negatif siyasetle iktidar olunmaz. Vatandaş umut, politika, strateji istiyor. Onlarla iktidar olunuyor. Negatif siyasetle, onun bunun eksiğini arayarak iktidar olunmuyor.''

Atalay, 5 farklı kamuoyu yoklamasında CHP'nin oylarının düştüğünü, AK Parti'nin yükseldiğini belirterek, ''Niye acaba- Ucuz hafiyelikle iktidar olunmuyor. Hamdolsun, AK Parti kimliği altında olmaktan büyük gurur ve onur duyuyorum. Allah'ın bize verdiği en büyük nimetlerden biri olarak görüyorum. Bunu bir ayrıcalık olarak görüyorum'' diye konuştu.

örüşmelerde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Atalay'ın iddialara yanıt vermediğini ileri sürerek, ''Biz yetimin fakirin parasının nasıl çalındığının peşindeyiz'' dedi.

AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, görüşlerini bir hikaye ile ifade edeceğini belirterek, ''Adamın biri ölmüş ve öbür dünyaya gitmiş. Oradakiler merakla, 'Dünyada ne oluyor' demişler. Demiş ki 'Bekri Mustafa bizim mahalleye imam oldu gerisini sen düşün.' Sizin o döneminizde, Sayın Genel Başkanımızın 'Kılavuzunuzu değiştirin' dediği Kılıçdaroğlu, CHP'ye Genel Başkan olmuş, ben daha ne söyleyelim'' diye konuştu.

Bunun üzerine yeniden söz alan İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerde bulunarak, ''Sayın Başbakan 'Ben kitap değil, kitap özeti okurum' diyor. Kitap okumayan birinden Türkiye'ye Başbakan oluyor da bizim Genel Başkanımız'a mı laf söylüyorsun-'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise ''Ben burada AK Parti'nin Sayın Genel Başkanı ile Sayın Kılıçdaroğlu'nu karşılaştırmayacağım. Çünkü öyle bir karşılaştırma Sayın Başbakanımız'a hakaret olur. Karşılaştırmaya teşebbüs bile etmeyeceğim. Bu teşebbüs de Sayın Başbakanımız'a hakaret olur'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, hakkında gensoru önergesi verilen Beşir Atalay'a kefil olduğunu söylediğini belirterek, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a, ''O zaman birleşime ara verin. Kendisi de gelip oylamaya katılsın ve kefil olsun'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı yatırımlara Katma Değer Vergisi(KDV) muafiyeti getiren kanun teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

Kanuna göre, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler ile Sağlık Hizmeti Temel Kanunu'na göre Yüksek Planlama Kurulu tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen sağlık tesislerine ilişkin projelerden, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale ilanı yayımlanmış ancak teklif alınmamış olanlar ile 31 Aralık 2023 tarihine kadar ihale ilanı yayınlanacak olanların, ihale edilmesi, projeyi üstlenen firmalara proje kapsamında inşaata yönelik olarak yapılan mal ve hizmet teslimleri, katma değer vergisinden hariç tutulacak.

Bu kapsamda yapılan mal ve hizmet teslimleri nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilecek. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler de istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecek.
Maliye Bakanlığı, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Görevli şirketle yapılacak sözleşmede, sözleşmenin feshedilerek yatırım ve hizmetin süresinden önce ilgili idare tarafından devralınması halinde, şirket tarafından temin edilen dış finansmanın, gerçekleştirilmiş yatırım ve hizmetlere ilişkin kısmının idare tarafından üstlenilmesine, gerçekleştirilmemiş yatırım ve hizmetlere ilişkin kısmının ise idarenin talebine bağlı olarak kullanılabileceğine ilişkin hükümlere yer verilebilecek.
Genel bütçe dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarıyla bağlı ortaklıklar ve mahalli idareler tarafından gerçekleştirilen yatırım, hizmetlere yönelik, sözleşmelerin feshedilerek, yatırım, hizmetin süresinden önce ilgili idareler tarafından devralınması halinde ise yatırım ve hizmetlerin finansmanı amacıyla temin edilen dış finansmanı üstlenmeye söz konusu idare yetkili olacak. Bu idarenin, özel bütçe kapsamında olması halinde, söz konusu dış finansmanın ilgili idarenin bağlı olduğu bakanlığın teklifi üzerine ilgili idare tarafından ya da ilgili idarenin bağlı olduğu bakanın talebi Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Bu hükümler, uygulama sözleşmesi imzalamış ancak finansman çalışmaları henüz sonlandırılmamış yap-işlet-devret modeli projeler için de uygulanacak.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün bağlı ortaklıklarından yapacağı mal veya hizmet alımlarına da istisna getirildi.
Hizmet alımı ihalesi ile gerçekleştirilmesi öngörülen danışmanlık hizmetlerinin parasal sınırı da 691 bin 780 TL olarak belirlendi.


Görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, yapımı Ulaştırma Bakanlığı'na devredilen Çayyolu-Sincan metro hattını 2013 yılında, Keçiören-Tandoğan metro hattının yapımını da 2014 yılı ortalarında bitirmeyi hedeflediklerini bildirdi.
Bu arada Danışma Kurulu'nun önerisi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Buna göre, yarın Genel Kurul çalışmayacak.

Teklifin yasalaşmasının ardından, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 2 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.(21:00)