2010-01-26 - 14:56
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI..
BDP Grup Başkanı Nuri Yaman partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, ''darbeci gelenek'' karşısında bir mücadelesinden söz edilemeyeceğini öne sürdü.
BDP Grup Başkanı Nuri Yaman, AK Parti'nin,
''darbeci gelenek'' karşısında bir mücadelesinden söz edilemeyeceğini öne
sürdü.

Yaman, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''KCK'' adı
altında yürütülen operasyonların, sanatçıları da hedef aldığını savunarak, şu ana
kadar 20 Kürt sanatçının tutuklandığını söyledi. Yaman, hükümetin, sanatçılara da
tahammül edemediğini, onları susturmaya çalıştığını iddia etti.

Nuri Yaman, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar
Okan'ın ölüm yıl dönümlerinin Ocak ayı içinde olduğunu anımsattı. Yaman, HADEP
Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve yönetici Ebubekir Deniz'in de 2001 yılının
aynı ayında Jandarma Komutanlığına çağrıldıklarını ve bir daha kendilerinden
haber alınamadığını söyledi.

Meçhul kalan cinayetlerin faillerinin aslında belli olduğunu savunan
Yaman, ''Eğer failler yakalanamamışsa, bunlar devlet içinde örgütlenmiş yasa dışı
güçlerdir. Ve bu güçler devlet elitlerince, yargı erkince koruma ve kollama
altında tutulmaktadır'' dedi.

''BALYOZ PLANI''NA İLİŞKİN İDDİALAR

''Balyoz planı''na ilişkin iddialara değinen Yaman, söz konusu iddiaların
kendilerini bir kez daha doğruladığını savundu. Gizli planların, demokrasi dışı
girişimlerin açığa çıkmasının, demokratikleşme adına önemli gelişmeler olduğunu
belirten Yaman, şöyle devam etti:

''Halen bu tür karanlık planların yapılıyor olması, bunu yapanların
korunması ve kollanması kaygı vericidir. Aynı zamanda siyasi iktidarın, bu
yaşananlar karşısında etkili bir demokratik duruş sergilememesi, gerekli
demokratik adımları atmıyor olması da kaygılarımızı arttıran gelişmelerdir.

Sayın Başbakan, 2003 tarihli darbe planı belgesiyle ilgili olarak
'Başından beri haberimiz vardı. Ama gerilim olmaması için sessiz kaldık, işimize
baktık' diyor. Bu, aslında hükümetin ne denli acz içinde olduğunun bir
itirafıdır. İktidar, açıkça kendisine yetki veren halkın iradesini kötüye
kullanmıştır. Hükümet, kendisine karşı hazırlanan planları boşa çıkarmak için
demokratik adımlar atmak yerine, bu planları hazırlayanlarla uzlaşma ve olayın
üzerini örtme yoluna gitmiştir.

Şimdi belgeler açığa çıkınca da her zamanki gibi mağdur ve mazlum rolüne
bürünerek, toplumdaki darbe karşıtlığını kendisi için bir siyasal desteğe
dönüştürmeye çalışmaktadır. Bu tam anlamıyla bir tüccar siyasetidir,
fırsatçılıktır ve halkın duygularının istismarıdır.

AKP'nin darbeci gelenek karşısında elle tutulur, zerre kadar bir
mücadelesinden söz edilemez. Buna rağmen Sayın Başbakan'ın çıkıp darbecilere
karşı mücadele verdiğini savunmasının, hiçbir tutar yanı yoktur.

Ortaya çıkan darbe planlarını can simidi gibi kullanarak, kendisini
allayıp, pullayıp, demokrat göstermeye çalışan bu Hükümetin, gerçek yüzünü herkes
iyi görmelidir. Batıdaki darbecilerin Doğu'daki iş ortağının AKP Hükümetinin ta
kendisi olduğunu herkes bilmelidir. Bu ortaklıklarının adı da 'her türlü darbe
tezgahlanır' adi şirket ortaklığıdır.''

Nuri Yaman, ''Balyoz planı''na ilişkin iddiaların, kendileri ve
demokratik kamuoyu açısından sürpriz olmadığını, bunun şaşırtıcı bir yönünün
bulunmadığını savundu.

Askere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi tarafından
iptal edildiğini hatırlatan Yaman, ''Bu, ülkemiz adına utanç verici bir
karardır'' dedi.

''AKP İNTİKAM ALIYOR''

Son bir yıldır yürütülen siyasi operasyonlarda 800'e yakın Kürt
siyasetçinin tutuklandığını savunan Yaman, ''Öyle anlaşılıyor ki AKP Hükümeti,
kazanamadığı illerin belediye başkanlarını tutuklatıp, resmen intikam almaktadır.
Sandıktan çıkamadığı yerleri kelepçelerle, komplolarla, operasyonlarla ele
geçirmeye çalışmaktadır'' iddiasında bulundu.

TEKEL işçilerinin eylemine de değinen, işçilerin kölelik düzenine karşı
42 gündür direndiğini belirten Yaman, Hükümetin bu talepleri görmek yerine,
işçilere ve onların sendikalarına saldırdığını öne sürdü.

Eczacıların, TEKEL işçilerinin, kamu emekçilerinin eylemlerinde, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı dili ''diktatöryal'' bir dil olarak
nitelendiren Yaman, ''Sayın Tek Gıda-İş Genel Başkanı, 'Genel grevle hükümeti
düşürürüz' uyarısı yapıyor. Sayın Başbakan, 'Sen kimsin, haddini bil' diyor.
Emekçilerin en etkili silahı grevdir. İşte hükümet bundan korkmaktadır.
Korkmasında haklıdır. Genel grevler hükümet düşürmüştür, düşürmeye de devam
edecektir'' diye konuştu. (14:56)