2019-10-14 - 19:59
TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN ACİL GÜNDEM MADDESİ ÖNERİSİ
TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da devam eden Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 141. Genel Kurul Toplantısı'nda Fransa, İngiltere, Almanya, İsviçre ve Mısır tarafından Türkiye'nin terörle mücadelesine karşı verdiği acil gündem maddesi önerisine karşı; Batılı ülkelerin başta Suriye'deki çatışma olmak üzere terörle mücadeleye karşı çifte standart uygulaması hakkında acil gündem maddesi önerisinde bulundu ve ikinci kez kürsüye çıkarak konuşma yaptı.
TBMM Başkanı Şentop, yaptığı konuşmada, bugün dünyanın genel durumuna bakıldığında büyük çatışmalara, yoksulluğa, haksızlıklara ve çifte standartlara şahit olunduğunu dile getirerek, bütün olumsuzlukları doğuran bazı devletlerin sadece haklara, bazılarınınsa sadece ödevlere ve mecburiyetlere sahip olduğu mevcut küresel sistem olduğunu söyledi.

Sistemin, dünün sömürgecisi bazı devletlerin hegemonik iktidarına hizmet eden bir paradigmanın ürünü olduğunu dikkati çeken Mustafa Şentop, "Suriye'ye 911 kilometre sınırı olan ve bu ülkede yaşanan çatışmaların ve güç boşluğunun doğurduğu terör örgütlerinin doğrudan hedefi haline gelen Türkiye, yürüttüğü mücadelenin çeşitli aşamalarında bu terör örgütlerinin bazı Batılı devletler tarafından finans, altyapı ve kamuoyu meşrulaştırması bakımlarından desteklendiğini görmüştür." diye konuştu.

Barış Pınarı Harekâtında, başta Fransa olmak üzere bazı Batılı devletlerin bu örgüte açık destek verdiğinin tespit edildiğine dikkati çeken Şentop, bunların yakın zamanda Dünya kamuoyu ile paylaşılacağını vurguladı.

Meclis Başkanı Şentop, şu ifadeleri kullandı:

"Başta Cezayir ve Tunus olmak üzere birçok Afrika ülkesinde kanlı bir kolonyal geçmişe sahip olan, Yeni Kaledonya'da ve birçok coğrafyada unutulmayan katliamlara imza atan ve 100 günde 800 bin sivilin katledildiği Ruanda katliamındaki açık ve utanç verici rolü Birleşmiş Milletler Raporlarında müteaddit defalar belgelenen Fransa'nın bazı terör örgütleriyle ve şiddetle iç içeliği, dayanışması şaşırtıcı değildir. Zira bu devletler siyasi işleyişlerini ve zenginliklerini, dünyanın geri kalan kısmında yaşanacak kaosa borçludurlar. Bu kaos da uluslararası terör örgütleri eliyle oluşturulmaktadır. Böylece ülkeler dış müdahaleye açık hale gelmektedir.

Aslında bu yeni bir durum da değildir. Bu asamblede temsil edilen birçok devlet, geçtiğimiz yüzyılda bu yıkıcı saldırılara muhatap olmuş, ağır bedeller ödemiştir. Esas itibariyle terör belası, coğrafyaları kana bulayan, devletleri zayıf düşüren ve toplumları atomize eden yeni bir tür sömürgeci saldırganlık aracıdır.

Türkiye, Suriye'de son günlerde yaşanan gelişmelerin acil hale getirdiği üzere, kamuoylarını manipüle etmek ve coğrafyaları istikrarsızlaştırmak amacını taşıyan terör örgütlerini ve terörizmi siyasi nüfuz ve müdahale aracı olarak kullanan, başta Fransa olmak üzere bazı Batılı ülkelerin bu gayrimeşru, pragmatik ve sonuçları bakımından yıkıcı tavrının uluslararası camia tarafından ele alınmasını küresel barış ve istikrar açısından ihmal edilemeyecek bir görev saymaktadır.

Bu konuşmamız hem tarihe not düşmek hem de terör ve terörizme başvurarak siyasi nüfuz elde etmek isteyenlerin ikiyüzlülüğünü ve çifte standardını teşhir etmek amacını taşımaktadır. Önerimiz desteklendiği takdirde bu tabloyu bütün açıklığı ile ortaya koyacağız."

PAB Genel Kurul Toplantısı'nın siyasi karar alma zemini olduğunu belirten Mustafa Şentop, sözlerini şöyle tamamladı:

"Oylama yapılacak ve karar verilecek. Katılan ülkelerin çoğu, defaatle Batılı ülkelerin emperyalist operasyonlarına maruz kalmış, bağımsızlığını bu emperyalist ülkelere karşı savaşarak kazanmış ülkelerdir.

Ancak emperyalist ülkeler, sömürgeci emellerinden vazgeçmiş değillerdir. Şimdi daha rafine bir şekilde, göz boyayarak emperyalist emellerini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Uluslararası terörizm, bazı emperyalist Batılı ülkelerin yeni sömürgecilik emelleri için öncü koludur. Dini, ideolojisi, açıklamaları ne olursa olsun, uluslararası terör örgütleri emperyalistlerin güdümündedir, onların örtülü destekleriyle hareket etmektedir. Türkiye terör örgütlerine operasyon yaparken bazı Batılı ülkelerden ses çıkması bunun açık bir göstergesidir.

Burada bir karar vereceğiz. Şunu unutmayalım. Hepimiz, önce vicdanlarımıza, sonra halklarımıza, sonra tarihe ve gelecek kuşaklara, sonra da Allah'a hesap vereceğiz. Bizim muhatabımız, önce sizlerin sonra dünya halklarının vicdanıdır. Bundan yüzyıl önce burada bulunan devletlerin %80'i bağımsız devlet değildi. Bir kaç on yıl sonra, emperyalist devletlerin güçlerinin ne olacağına halklar karar verecektir.

Biz mazlumların ve adaletin galip olacağına, sömürgeci emperyalistlerin mağlup olacağına inanıyoruz. Yeni ve adil bir dünya için küçük bir adım atmak üzere, emperyalist anlayışları mahkum eden önerimize destek istiyoruz."

Öte yandan, Fransa tarafından da "Sivillerin Korunması ve Uluslararası Güvenlik: Türkiye'ye Suriye'deki Harekatı Durdurma Talebi" başlıklı bildiri okundu.

Oylamaya sunulan Türk tarafının bildirisi için 646 katılımcı oy kullandı, bildiri 156 "evet", 490 "hayır" oyu aldı.

Fransa tarafının bildirisi için ise 750 katılımcı oy kullandı. 677 "evet" oyu alan bildiri, yarınki Genel Kurul oturumunda görüşülecek.