2014-06-10 - 15:43
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın başkanlığında toplandı. AK Parti, CHP ve MHP grup başkanvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda, Diyarbakır'da Türk bayrağının indirilmesini kınadı. Ayrıca Genel Kurul'da, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen ve temel kanun olarak görüşülen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın, 29-55 maddelerini içeren ikinci bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda direkteki Türk bayrağının bir gösterici tarafından indirilmesi gündeme geldi. MHP milletvekilleri, olayı protesto etmek amacıyla sıralarına Türk bayrağı astı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak MHP Grubu olarak Türk bayrağına yönelik bu saldırıyı kınadıklarını söyledi. "Tarih bunların akıbetini nasıl yazdıysa bundan sonra da öyle yazacaktır. Bayrağımıza uzanan elleri, hoş görenleri hepsini kınadığımızı ifade etmek istiyorum" diyen Vural, bayrağın egemenliğin ve bağımsızlığın sembolü olduğunu belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de bayrağa yönelik saldırıyı nefretle kınadıklarını ifade etti. Olayın kabul edilemez olduğunu belirten Hamzaçebi, şöyle konuştu:

"Gerçekte o bayrağı indiren o direğe çıkan kişi değildir. Orada bir yönetim boşluğu vardır, yönetim zafiyeti vardır. Bunun sorumlusu olarak biz oradaki o birliğin komutanını da görmüyoruz. Sayın Başbakan yardımcısının daha önceki açıklamaları, talimatın çok yukarıdan, hükümetten gittiğini göstermektedir. Böyle olaylar karşısında askerin herhangi bir şekilde müdahale etmemesi yönünde Türk Silahlı Kuvvetleri talimatlandırılmıştır. Bu yönetim boşluğu kendisini orada bugün bayrak indirme olarak göstermektedir. Yarın farklı şekilde gösterecektir. Sayın Başbakan'ın yönetim anlayışı, cumhurbaşkanlığı sürecindeki adaylık düşüncesi orada yönetim boşluğu dolmasına yol açmıştır. Bu anlayışı şiddetle kınıyoruz."

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır ise grupları adına olayı lanetlediğini ve kabul edilemez bulduklarını söyledi. Satır, "Olayın failinin çocuk, genç, kadın, erkek olması bizim için hiçbir şey ifade etmez. Olayın sorumluları gerek görevliler, gerek yapanlar idare tarafından yakalanacak ve gerekli cezaları verilecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi olarak bunun takipçisi olacağız" diye konuştu.

Satır, AK Parti olarak Türkiye Cumhuriyeti topraklarında kardeşlik hukuku için çalışan bir siyasi hareket olduklarını ifade ederek, "Bunun için tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan diyoruz. Bu amaçla çalışmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Başkanvekili Bahçekapılı ise "Bayrak bizim en önemli hassasiyetimizdir. Bayrak, cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın simgesidir. Bayrak onurumuzdur. Bu nedenle toplumsal barışımıza yapılan ve bayrağımıza yapılan bu menfur saldırıyı şahsım ve başkanlık divanı adına bizler de kınıyoruz" şeklinde konuştu.

Bu arada, gündemdışı söz alan MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz ise konuşmasını kürsüye Türk bayrağı asarak yaptı.

MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, TBMM Genel Kurulu'nda Ahıska Türkleri'nin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasında kürsüye Türk Bayrağı astı.

Korkmaz, Sovyetler Birliği döneminde sürgün edilen Ahıska Türkleri'nin, günümüzde de Ukrana'daki gelişmeler nedeniyle tehdit altında olduğunu söyledi. Stalin döneminde sürülmelerine, tren vagonlarında açlıktan ve soğuktan onbinlerce kişinin yaşamını yitirmesine rağmen Ahıska Türkleri'nin Türklüklerinden vazgeçmediğini ifade eden Korkmaz, Ukrayna'daki Türkler'in korunması için devletin operasyon dahil gerekeni yapması gerektiğini savundu.

CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak karayollarındaki geçici işçilerin kadroya alınması ve bu yöndeki mahkeme kararlarının uygulanması gerektiğine ilişkin gündemdışı konuşma yaparken, AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider de Kapadokya'daki doğal yeraltı depolarının tarım, ticaret ve turizm için taşıdığı önemi anlattı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı'nın disiplin yönetmeliğiyle ilgili revizyon çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Önümüzdeki hafta bitirilmesi planlanan bu çalışma sonucu intihal suçuna verilecek cezalar yasal bir dayanak kazanmış olacaktır" dedi.

TBMM Genel Kurul'unda CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak'ın bilimsel çalışmalarda intihalin suç sayılmasına yönelik "Yüksek Öğretim Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi''nin doğrudan gündeme alınması talebi görüşüldü.

Toprak, çağdaş bilim dünyasında intihalin büyük bir suç olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de de aynı yaklaşımın sergilenebilmesi amacıyla yasal düzenlemenin yapılması için iktidar partisinden, talebine destek verilmesini istedi.

Milli Eğitim Bakanı Avcı da hükümet adına yaptığı konuşmada, intihalin akademik dünyanın saygınlığına gölge düşüren, çağdaş dünyada da en ağır cezaların verildiği akademik bir suç olduğunu belirtti. Üniversite camiasında az da olsa intihal suçunu işleyen öğretim üyelerine rastlandığını vurgulayan Avcı, "Bizler akademik olgunluğa sahip bireylerin bu suçu hiç işlememesini arzu etmekle birlikte, bu suçu işleyen veya buna yeltenenlerin de işledikleri intihal suçunun cezasız kalmaması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

Buna ilişkin Yüksek Öğretim Kanunu'nda yapılan yasal düzenlemeleri aktaran Avcı, "Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı bu yasaya dayanarak disiplin yönetmeliğiyle ilgili revizyon çalışmalarını sürdürmektedir. Önümüzdeki hafta bitirilmesi planlanan bu çalışma sonucu intihal suçuna verilecek cezalar yasal bir dayanak kazanmış olacaktır" diye konuştu.

Avcı, bu yasal değişikliğin ve buna göre düzenlenecek disiplin yönetmeliğinin Toprak'ın ve arkadaşlarının intihal suçuna ilişkin endişelerini gidereceğinin altını çizerek, yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını söyledi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada Yüksek Öğretim Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması talebi reddedildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün görüşmelerine başlandı.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda Türk bayrağının indirilmesi olayında, AK Parti'nin, izlediği politikalar nedeniyle suç ortağı olduğunu iddia etti.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, dericilik sektörünün sorunları ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Bolu Milletvekili Tanju Özcan, dericilik sektöründe çalışan 250 bin işçinin yalnızca 100 bininin kayıtlı olduğunu söyledi. Özcan, sık sık iş kazalarına maruz kalan işçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda Türk bayrağının indirilmesine değinen Özcan, "Diyarbakır'da bayrağın indirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terörün önünde diz çöktürdüğünüzün resmidir. Siz o bayrağı indirenin suç ortağısınız. Polis, asker ne yapsın. Komutan onu (göstericiyi) indirseydi soruşturma açılırdı" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise kimsenin bu milletin egemenliğine, özgürlüğüne, bayrağına, şerefine zerre kadar leke süremeyeceğini ifade ederek, "(İndirilseydi, komutan hakkında soruşturma açılırdı) diye bir şey olabilir mi? Bugüne kadar bunun en ufak örneği var mı?" dedi.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bayrağı indiren göstericinin engellenmesi gerektiğine ilişkin, "Ankara'dan gelip ben mi indireyim" ifadesini anımsatarak, "Başbakan, Ankara'dan Diyarbakır'a bu iş için gitseydi, emin olun değil indirmek, o teröriste direğe çıkması için yardım ederdi, merdiven koyardı, çözüm sürecine kolaylık getirsin diye. Böyle bir olayın yaşanmasına izin verildiği için aziz şehitlerimizden ve onların kederli ailelerinden özür diliyorum" ifadelerini kullandı.

AK Parti Milletvekilleri, Türkkan'ın ifadelerine tepki gösterdi . Söz alan Canikli, "Sayın Başbakanımız bu konuyla ilgili çok açık konuşmuştur. O direğe tırmananla, arkasındaki güçlerle ilgili kanaatini en net şekilde ortaya koymuştur. Daha nasıl ifade edilebilir. Elbette o görevi ilk önce oradakilerin yapması gerekiyor. Bu konuyla ilgili çalışmalar o kadar hızlı yapılıyor ki hem o haddini bilmeze haddinin bildirilmesi için hem de ihmali olanlara, bu konuda görevini yapmayanlara gereğinin yapılması için çok hızlı şekilde adımlar atılmıştır. Onunla ilgili görevden alınmalar yapılmıştır ve devam edecek bu süreç" diye konuştu.

Bu arada, HDP milletvekilleri, Diyarbakır'daki toplantıları nedeniyle Genel Kurul çalışmalarına katılmadı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "İstinaf, Türkiye'yi bölecek bir iş değil, yargıyı hızlandıracak, hak sahibinin hakkına daha erken ve daha doğru bir şekilde kavuşmasına yardımcı olacak bir müessesedir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün görüşmelerine devam ediliyor.

Bozdağ, tasarının ikinci bölümünün geneli üzerine yaptığı konuşmada, tasarının çok önemli değişiklikler içerdiğini, pek çok hususun tartışıldığını, ancak bunlar içindeki en önemli konunun idari yargıda da istinaf yargı yolunun açılması olduğunu söyledi. İstinaf mahkemelerinin yapısı ve çalışma usulleri hakkında bilgi veren Bozdağ, istinaf mahkemelerinin Türk hukuk sistemine yabancı bir sistem olmadığına işaret etti. Bozdağ, geçmişteki uygulamalar hakkında da bilgi verdi.

Bazı milletvekillerinin istinaf mahkemelerinin Türkiye'nin eyaletlere bölünmesinin işareti olduğu eleştirisinde bulunduklarını ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:

"İstinaf, Türkiye'yi bölecek bir iş değil, yargıyı hızlandıracak, hak sahibinin hakkına daha erken ve daha doğru bir şekilde kavuşmasına yardımcı olacak bir müessesedir. Eğer istinafı biz böyle kabul edersek bölge idare mahkemeleri on yıllardır yürürlükte, bölge idare mahkemeleri olduğunda Türkiye bölündü mü? Bölünmedi. Böylesi bir değerlendirme yaparak sonuç çıkarmak fevkalade yanlıştır. İstinaf yargı yolunun açılması 'davaları uzatacak, vatandaşın hakkına vaktinde kavuşmasına engel olacak, pek çok sıkıntıyı doğuracak' yönündeki değerlendirmelere de katılamıyorum. Çünkü istinaf yargıyı hızlandıracak bir müessesedir. Gecikmiş adalet, adalet değildir anlayışı gereği adaleti vaktinde tecelli ettirecek bir müessesedir. Baktığımız zaman bugün 390 bin ceza dairelerinde dosya var. Hukuk dairelerinde ise 505 bin dosya bulunmaktadır. Bunlar temyizen incelenmesini beklemektedir. Bu düzenleme hayata geçtikten sonra cezada davaların yüzde 90'ını istinafta hukukta ise davaların yüzde 89'u istinafta kesinleşecektir. İstinafta kesinleşen davaların sayısı artacak, Yargıtay'a, Danıştay'a giden davaların sayısı azalacaktır."

Konuşmasında Diyarbakır'daki bayrak indirme olayına da değinen Bozdağ, "Ay yıldızlı al bayrağa uzanan hain eller, kimin tarafından uzatılırsa uzatılsın, bu elleri kırmak hepimizin vazifesidir. Bu eli uzatanlar da ihanetinin karşılığını mutlaka görecektir. O bayrağa uzanan el orada kırılmalıydı bana göre de" dedi. Bozdağ, olayla ilgili idari ve diğer tahkikatların başladığını, ihmali, kusuru olanlarla ilgili gereğinin yapılacağını söyledi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Genel Kurulda yaptığı konuşmada İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Ankara ziyareti sırasında Anıtkabir'e gitmemesini eleştirdi. Kürsüye Atatürk fotoğrafı ile çıkan Yılmaz, hükümetin böyle bir duruma neden izin verdiğini sordu. Yılmaz, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olduğunu vurgulayarak, "Anıtkabir'i ziyaret etmek istemeyen bu ülkeye gelmez" dedi.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani'nin geçen hafta Genel Kurul'da yaptığı konuşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Atatürk'e, Kemalizmi bir parça Hitler, bir parça Mussolini'ye benzeterek hakaret ettiğini söyleyen Yılmaz, Meclis Başkanlığı'ndan bu konuşmaya tepki gösterilmemesini eleştirdi. Yılmaz, "Bu HDP milletvekilinin Meclis'ten, CHP'den ve milletimizden özür dilemesi sağlanmalıdır. Bu yazılı talebim gerçekleştirilmediği takdirde, bu konuda ben yargı yolu da dahil olmak üzere her türlü çabayı göstereceğime bütün milletimiz önünde söz veriyorum" diye konuştu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye'de kanunların uygulanmasında ciddi sıkıntılar olduğunu belirterek, "Pek çok kanunun Parlamento gündemine gelmemesi gerekiyor ama uygulamadaki sorunlar nedeniyle geliyor" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bozdağ, kanunların uygulanmasının önemine işaret etti. Türkiye'de kanunların uygulanmasında ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bozdağ, bu konuda 301. maddeyle ilgili tartışmaları örnek gösterdi.

Son olarak İstanbul'da bir uyuşturucu soruşturması kapsamında iki kişi hakkında dinleme kararı alındığını, ancak bu süreçte üçüncü bir şahsın da dinlendiğini belirten Bozdağ, söz konusu üçüncü kişinin, diğer iki şüpheli ile birlikte ilk derece mahkemesinde ceza aldığını söyledi. Yargıtay'da ilgili ceza dairesinin, üçüncü kişiye aynı cezanın verilemeyeceğini söyleyerek kararı bozduğunu anlatan Bozdağ, ardından Ceza Genel Kurulu'nun konuyu "tesadüfen elde edilen deliller" başlığı altında değerlendirdiğini ve "üstün toplum yararı bulunması" gerekçesiyle, dinleme kapsamında bulunmayan kişi hakkındaki delillerin de kabul edilebileceği kanaatine vardığını ifade etti.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yasanın yerine geçerek adeta yeniden yasa ihdas ettiğini belirten Bozdağ, "(Kanun ne yazarsa yazsın biz nasıl yorumlarsak, nasıl anlarsak öyle karar veririz) düşüncesi yanlıştır. Biz de 'Sen kanuna uymazsan biz de açık yazarız' diyoruz. Pek çok kanunun parlamento gündemine gelmemesi gerekiyor ama uygulamadaki sorunlar nedeniyle geliyor. Uygulama doğru olsa bu tartışmaların çoğu olmaz. Bizim kanunlarımızda sık değişikliği gerektirecek bir şey olduğuna inanmıyorum. Uygulamacı kanunları yorumla farklılaştırırsa kanun koyucu da açık şekilde ifade etme yetkisini kullanır" diye konuştu.

Bekir Bozdağ, başka bir soru üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçmişte, "Hükümet terör örgütüyle görüşüyor" şeklideki iddialar üzerine, "Görüşen de 'görüştü' diyen de şerefsizidir" ifadesini kullandığını anımsattı. Bozdağ, "(Devletten birileri görüşmüyor) diye bir şey yok. Terör örgütü lideri yakalandığı günden beri pek çok devlet görevlisi görüştü. Sizin hükümetleriniz döneminde de cezaevinde görüşmeler var. Şimdiye kadar hiçbir Bakan görüşmemiştir. Sayın Başbakan'ın, 'Bakan görüştü, siyasi görüştü' iddiasına karşı verdiği bir cevaptır bu. Devletin içindeki görevliler görüşür. Bunda bir mahsur yoktur. Terörün elebaşı elinizde, terörü bitirmek için görüşmek gerekirse görüşülür" dedi.

Bekir Bozdağ, Diyarbakır'da istinaf mahkemesi ile ilgili AB fonlarının terör örgütüne gittiği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bozdağ, istinaf mahkemeleri için Diyarbakır, Erzurum ve Ankara bölge adliye mahkemelerinin yapılmasına ilişkin fon sağlandığını, ancak hayata geçirilmediği için fonların iade edildiğini belirtti.

Birleşime bir saat ara verildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda Türk bayrağının indirilmesine ilişkin, "Böyle bir olayda bu kişinin aşağı indirilmesi oradaki görevlilerin en tabii hakkıdır. Hiç kimsenin böyle bir tepki karşısında bir şey söylemesi mümkün değildir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün görüşmelerine devam ediliyor.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, değişiklik önergesi üzerine yaptığı konuşmada, Musul'da yaşanan gelişmelere değinerek, "Sizin desteklediğiniz, sizin besleyip büyüttüğünüz IŞİD terör örgütü, bugün itibariyle Musul'u işgal etmiştir. Ve orada büyük bir katliamla karşı karşıyayız. Siz beslediniz, büyüttünüz, şimdi oradaki insanlarımızı korumak hükümet olarak size düşer" dedi.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün partisinin grup toplantısında bayrak indirme olayıyla ilgili "neden komutan buna engel olmadı" yönünde bir konuşma yaptığını belirterek, şunları söyledi:

"En başından beri siz askere ve polise 'aman süreç zarar görmesin, teröristler ne yaparsa yapsın, PKK ve yandaşları ne yaparsa yapsın müdahale etmeyin' diyorsunuz. Bunun sonucunda da hükümetinizin baskılarından, soruşturma tehditlerinden, görevden almalardan korkan bürokratlar ve askerler de maalesef bu konuda cesaretli davranamıyorlar. Hatta yapmaları gerekenleri de yapamıyorlar. Bu durum böyle devam ederse maalesef terör yeniden bu bölgede hızlı bir şekilde yükselişe geçecek. Bu gerçeği de görmek gerekir. Bir konu da aklıma takılıyor, doğru mu değil mi merak ediyorum; askerlerin operasyon için valilerden izin istedikleri ve bu taleplerin yüzde 99'unun ilgili mülki amir tarafından reddedildiği anlatıyor. Bu doğru mudur, değil midir?"

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum ise AK Parti grubunun daha önce 4 yargı paketi daha hazırladığını her birinde de yargının sorunlarının çözüleceğini iddia ettiğini, ancak sorunların çözüme kavuşturulamadığını söyledi. İktidarın MİT Müsteşarı Hakan Fidan için bir gecede yasa yaptığını ifade eden Batum, Balyoz davasında sahte delillerle Türk ordusunun yarısının hapsedildiğini, bunu ise görmezden geldiğini ileri sürdü.

MHP Isparta Milletvekili Süleyman Korkmaz, Musul'un, terör örgütü İŞİD'in işgali altında olduğunu, binlerce Türkmen'in şehri terk etmek için yollara düştüğünü ifade etti. Korkmaz, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun TBMM'yi bölgedeki gelişmelerle ilgili bilgilendirmesi ve duruma müdahil olması gerektiğini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda Türk bayrağının indirilmesine değinerek, "Yazıklar olsun o kışlanın komutanına. Onu bu hale getiren siyasi iktidara da yazıklar olsun. Burada sorumluluk hükümetindir. Müzakereleri siz yürütmüyor musunuz? Pazarlık nerede tıkandı ki eşkıya yolu kesiyor" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise "Burada yaşanan olayın özellikle bir bölümü çok önemli. Askeri bir saha var. Bu sahayı koruyan duvar, çit var. Güvenlik kameraları var. Yani ciddi bir koruma sistemi var. Haddini bilmez birisi geliyor, burayı aşıyor, direğe tırmanıyor. Bakışlar buraya kanalize edilmeli. O haddini bilmezin dersinin verilmesi, indirilmesi, oradaki görevlilerin en doğal hakkıdır. 'Polisi, askeri sindirdiniz' diyorsunuz. Hadi dışarıda olsa ki olmaz böyle bir şey, burada gündeme gelebilir. Ama böyle bir olayda bu kişinin aşağı indirilmesi oradaki görevlilerin en tabii hakkıdır. Hiç kimsenin böyle bir tepki karşısında bir şey söylemesi mümkün değildir. Bunlar aydınlatılacaktır" diye konuştu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, bu konunun gereğinin en kısa sürede yapılmasını isteyerek, "Bir gecede MİT Müsteşarı için kanun çıkarıyorsunuz. Bu konunun ise 488 saattir gereği yapılmıyorsa hepimizin bunu düşünmesi gerekir. Diyarbakır'da 'çözüm süreci' adı altında yapılan çalıştay, terör örgütünü yeniden cesaretlendirdi" dedi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, iktidarın, tasarıyla "cemaatçi yargıçları temizlemek istediğini" savundu. Tasarıda "kumpas mağdurlarına" dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını belirten Yılmaz, "Balyoz, Ergenekon, casusluk davası gibi TSK üzerinde yapılan kumpas davalara ilişkin bir düzenleme yok tasarıda" görüşünü savundu.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****