2008-12-22 - 15:30
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ ERGÜN, GÜNDEME İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU
TBMM'de yeni hizmete giren açık ofisi ziyaret eden Ergün, Parlamento muhabirlerinin sorularını da yanıtladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, TBMM'de yeni hizmete giren açık ofisi ziyaret eden Ergün, Parlamento
Muhabirleri Derneği Başkanı Göksel Bozkurt ve yönetim kurulu üyeleriyle
sohbet etti.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ergün, Bağımsız Tunceli
Milletvekili Kamer Genç'in İzmir'de yaptığı açıklamaları nasıl değerlendirdiği
sorusuna, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün bir gazetede çok güzel bir
değerlendirmesi olduğunu belirterek, ''Mevlana'dan bir şiir okumuş; aslında o, bu
tür durumlar için çok açıklayıcı bir değerlendirme'' diye konuştu.
Mevlana'nın ''Suskunluğum asaletimdendir/Her lafa verecek cevabım
vardır/Lakin lafa bakarım, laf mı diye/Adama bakarım adam mı diye'' dizelerini
okuyan Ergün, şunları söyledi:
''Bu değerlendirme bence yeter... Onlar (Genç'in sözleri) çok yakışıksız
değerlendirmeler. Milletvekili arkadaşlarla ilgili yapmış olduğu değerlendirme,
'parlamentoda bazı milletvekillerinin alnına kurşun sıkmak lazım. O kadar hakaret
ediyoruz, hakaretlerimize aldırmıyorlar...' Hakaretlerinize aldırmıyorlarsa size
bulaşmak istemediklerindendir. Yoksa; kimse, onları taşımaz ve gerekli tepkiyi de
gösterirler. Ama Parlamentoda o tür yaklaşımlara verilecek olan karşılık bu
değil. Parlamentonun seviyesine uygun olmayan yaklaşımlar olduğu için kimse
karşılık vermiyor. Bu sözler onun kendi pozisyonunu ortaya koyan sözlerdir.
Genç'i herkes tanıyor. Kendi memleketi de Türkiye de yakından biliyor. ''
Genç'in, ''Tunceli'nin imajını bozan bir tutum içinde olduğunu,
Tunceli'yi iyi tanımlayan davranışla hareket etmediğini'' öne süren Ergün,
''Tunceli'nin imajını bozuyor. Toplumun Kamer Genç'e bakarak Tunceli'yi
değerlendirmesini de doğru bulmam. Tunceli, Kamer Genç'ten ibaret değil'' dedi.

-''BİR SONUÇ ÇIKMAZ''-

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, kendisine yönelik sözleri nedeniyle CHP
İzmir Milletvekili Canan Arıtman hakkında 1 YTL'lik tazminat davası açmasını
nasıl değerlendirdiği ve bundan bir sonuç çıkıp çıkmayacağı sorusuna karşılık
Ergün, ''Bir sonuç çıkmaz. Ancak, vatandaşlara bir hak arama yolunun
Cumhurbaşkanlığı tarafından da gösterilesi anlamına gelir. Vatandaşlar,
kendilerine dönük böyle davranış sergileyenler olursa, 'Türkiye'de yargı var,
mahkeme var, haklarını mahkemelerde arasınlar'a işaret etmek acısından böyle bir
dava açılmış olabilir'' diye konuştu.
Ergün, konuyla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de bir parlamenterin Cumhurbaşkanı'nı sevmiyor olması,
icraatlarını beğenmiyor olması başka bir şeydir, hakaret etmek amacıyla gerçeği
yansıtmayan bazı ifadelerde bulunması, değerlendirmeler yapması da hiç yakışan
bir şey değil. Canan Arıtman bunu ilk defa da yapmıyor. CHP'yi de rahatsız eden
bir boyutta defalarca yapmış olduğu bazı girişimler var. Daha önce kadınlarla
ilgili bazı yaklaşımları olmuştu. Şimdi CHP, kadınlarla ilgili çok daha farklı
bir eğilim içine girmiş bulunuyor. Canan Arıtman ile taban tabana zıt bir
değerlendirme.
Kaldı ki Türkiye, imparatorluk bakiyesi bir ülkedir. Osmanlı
İmparatorluğu'nun geniş coğrafyasında ne kadar etnik ve dini unsur varsa, bir
yönüyle hemen hemen bunların yansıması büyük çapta Türkiye Cumhuriyeti toprakları
içerisinde de vardır. Bu nedenle Türkiye'de insanları etnik ve dini kimliklerine
göre değerlendirmek, tasnif etmek son derece yanlış bir şeydir. Etnik ve dini
kimlik değerlendirmesi yapmak, hatta birisini küçümseyen tarzda bir
değerlendirme yapmak, Türkiye'nin bütünlüğü, birlik ve beraberliği açısından da
son derece yakışıksız bir durumdur. Hele bunlar, aslı olmayan
değerlendirmelerse... Türkiye'de siyasetçinin kalitesini de başkalarının nasıl
algılayacağını bize göstermektedir.
Türkiye'de siyasi işlevin içinde bulunanlar, parlamentoda bulunanlar,
buna en çok dikkat etmesi gerekenlerdir. Hatta toplumda bazı dikkat etmeyenler
olursa bile, parlamento, siyasetçi, siyaset kurumu bu konuda herkesten daha
hassas davranmalı ve dikkatsiz kesimleri uyarmalıdır. Ama maalesef bazı
kişilerin, -başta Arıtman olmak üzere- bu konuda çok farklı bir yerde durdukları,
parlamentoya, siyasetçiye, milletvekiline yakışmayan bir tutumu defalarca
sergilediklerini görüyoruz. O açıdan Sayın Cumhurbaşkanımızın dava açmış olması,
daha çok vatandaşlara, 'hukuk yoluyla bu tür işlerde haklarınızı arayın' anlamına
gelen bir işaret sayılabilir. Başka bir anlam yüklenmesi doğru olmaz.''

-''ASLI OLSAYDI DA BİR ŞEY FARKETMEZDİ''-

Ergün, ''(Aslı olmayan) dediniz, aslı olsa ne olur? Ermeni demek bir
hakaret mi?'' sorusuna ''elbette değil'' karşılığını vererek, şunları
kaydetti:
''Zaten ben onu açIklamaya çalıştım. Türkiye'de Ermeni vatandaşlarımız da
var, annesi Ermeni, babası Türk olan vatandaşlarımız da var. Başka etnik
kesimlerden olan vatandaşlarımız da var. Birisini aldığınız zaman, bakıyorsunuz
annesi dedesi, anne tarafından akrabaları çok farklı etnik ve dini kesimlerden
olabiliyor. İmparatorluk bakiyesi bir ülke olmaya, bu nedenle işaret ettim ben.
Olsaydı da bir şey fark etmezdi. Olsaydı da kimsenin bunu aşağılayıcı unsur
olarak değerlendirmeye hakkı olamazdı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının
her biri, etnik ve dini kökenleri itibarıyla saygıdeğer vatandaşlardır. Hiç bir
tanesine, kimsenin bu sebeple saygısızlık etmeye, özellikle bu sebeple hakaret
etmeye hakkı olamaz. Hiçbir sebeple saygısızlık edilemez ama bu sebeple hiç
edilemez.''

TBMM'de hizmete giren açık ofisi ziyaret eden Ergün, gazetecilerin
sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ''Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı
bir türlü açıklanmıyor. AK Parti, Ankara'da yoluna Melih Gökçek ile devam eder
mi?'' sorusuna Ergün, süreçle ilgili olarak kendilerinin uyguladığı bir prosedür
olduğunu belirterek, bu prosedürün tamamlandığı yerlerde adayların açıklandığını
kaydetti.
Büyükşehirlerde, mevcut belediye başkanları hakkında teşkilatın
eğilimini, milletvekilleri ve kamuoyunun görüşlerini alan, partinin buralarla
ilgili 5 yıllını rapor haline getiren bir çalışma yöntemleri olduğunu anlatan
Ergün, bu yöntemin tamamlandığı yerlerde adayların ilan edildiğini hatırlattı.
Ergün, 5 yerde sürecin tamamlandığını ve adayların ilan edildiğini, bazı yerlerde
ise sürecin devam ettiğine işaret ederek, Ankara'nın da bunlardan biri olduğunu
vurguladı.
Süreçte, kamuoyu araştırmaları yapıldığını, milletvekillerinin
görüşlerinin alındığına dikkati çeken Ergün, ''Karar, ya devam edilmesi ya da
diğer aday adaylarla birlikte değerlendirilecekse sonuca ulaşılması şeklinde
olacaktır. Dolayısıyla çalışmalar ne zaman tamamlanırsa, Ankara için açıklama o
zaman yapılır. Süreç devam ediyor, süreç devam ederken bir takvim veremeyiz,
vermemiz doğru olmaz. Çalışmaların tamamlanmasını beklemek lazım''diye konuştu.

-''TARTIŞMALARDAN BAĞIMSIZ OLARAK SÜRECİ YÜRÜTÜYORUZ''-

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile Melih Gökçek arasındaki
tartışmayı nasıl bulduğu, yapılacak değerlendirmede bunun etkili olup olmayacağı
sorusunu da Ergün, şöyle yanıtladı:
''Bunlar bizim çalışmamız dışındaki gelişmeler. Büyükşehir Belediye
Başkanı ile tartışmak isteyenler, bu tartışmalarını elbette yürütürler. O
tartışmaların sonucunda kamuoyunun da bir kanaati oluşur. Tartışmada kim nasıl
davrandı, ne dedi, kime hak verecek kamuoyu? Bunlar kamuoyunun yapacağı
değerlendirmelerdir. Ama bizim işlettiğimiz prosedürle ilgisi olmayan konulardır.
Bizim işlettiğimiz prosedür, daha çok bugüne kadar, 4-5 yıl içindeki çalışmaları
içeren, bütün belediye başkanı eylemlerini, tavır ve davranışlarını içeren,
kamuoyu yoklamalarında ortaya çıkan sonuçlardır. Parti teşkilatının söylediği
sözlerdir, ortaya çıkardığı kanaattir ve milletvekillerinin görüşleri ile parti
genel merkezinin yaptığı gözlem ve analiz raporları, bu çerçevede verilecek olan
karardır. Onun için televizyonlarda son zamanlardaki tartışmaların bizim
partideki çalışma sürecini etkileyen tartışmalar olmadığını ifade etmek
isterim.
Biz o tartışmalardan biraz da bağımsız olarak karar sürecimizi
yürütüyoruz. Farklı kriter, farklı bakış açılarımız ve farklı ölçülerimiz var. O
tartışmalar eğer kamuoyunu olumlu veya olumsuz bir biçimde etkiliyorsa, o zaten
bizim karşımıza kamuoyu araştırmaları vasıtasıyla çıkacaktır. Orada ne çıkacağı
bizim için önemlidir. Yoksa kendi değerlendirmemiz tek başına objektif
olmayabilir. Kamuoyunun nasıl değerlendirdiği zaten kamuoyu araştırmalarına
yansıyacaktır.''

-''PARTİYE ZARAR VERİP VERMEDİĞİ DE ARAŞTIRMALARDA ÇIKAR''-

Bir gazetecinin ''Tartışmaların partiye zarar verdiğini düşünüyor
musunuz?'' sorusuna karşılık Ergün, şunları söyledi:
''Eğer verdiyse bunu yapılacak araştırmalar ortaya koyacaktır. Siyasi
parti yetkilisinin çokça tartışmaların içinde olması ya da partililerin kendi
içinde tartışma olması, kamuoyunda can sıkıcı bazı tabloların oluşmasına yol
açıyor. Bunlardan biri, geçmişteki Büyükşehir-Keçiören tartışmalarıdır.
Tartışmaların can sıkıcı tarafı var. Ama onun partiye ne ölçüde zarar, ne ölçüde
yarar getirdiğini ölçecek mekanizma da var. Bunlar da kamuoyu araştırmalarıdır.
Kamuoyu, bütün bu olanı biteni nasıl değerlendirmiştir, bizim önümüze somut veri
olarak bunu koyacaktır. Bu somut veri, bizim için daha iyi bir ölçü.''
Ergün, bir gazetecinin ''Zafer Çağlayan ve Veysel Tiryaki gibi 3. bir
isim olup olmayacağı'' sorusunu yanıtlarken, belediyelerin AK Parti'de olduğu
büyükşehirlerde, diğer isimlerle ilgili değerlendirmenin söz konusu olmadığını
söyledi. Ergün, kendilerinin yürüttüğü çalışmaların, mevcut belediye
başkanlarıyla ilgili olduğunu hatırlatarak, diğer isimleri birbirleriyle
yarıştıran bir değerlendirme yapmadıklarını ifada etti.
Yürütülen çalışmanın görevdeki belediye başkanlarının kamuoyu ve
teşkilattaki durumunun ne olduğuna yönelik olduğunu belirten Ergün, şunları
kaydetti:
''Bu arkadaşlarla yola devam etmeye kesin olarak karar verebiliyor muyuz,
yoksa biraz daha çalışmayı sürdürüp, diğer aday adaylarıyla birlikte bir
değerlendirme yapmalı mıyız? Bunun kararı safhasındayız. Açıklanan yerlerde demek
ki diğer aday adaylarla birlikte değerlendirme yapılması kararı verilmemiş ve
mevcutlarla devam kararı verilmiştir. Açıklanmayan yerlerle ilgili henüz bir
karar verilmedi. Eğer mevcutlarla devam kararı verilecekse, herhalde birkaç gün
içinde onlar da açıklanmış olacaktır. Ama 'diğer aday adaylarını da
değerlendirelim bunları da kamuoyuna soralım, teşkilat görüşünü alalım' noktasına
gelinmişse, o yerlerde mevcut belediye başkanları ve diğer aday olmak isteyen
kişilerle birlikte değerlendirme yapılacak. Bugün genel merkezdeki çalışmanın
mahiyeti bu değil. Genel Başkanımız 46 ilin milletvekilleriyle görüşüyor.
Görüşmenin ana konusu, 46 ildeki AK Parti'li belediye başkanlarıyla ilgili görüş
ve değerlendirmelerinin ne olduğudur. Başka bir isim üzerinde tartışma
yapılmıyor. Başka isim üzerinde tartışma yapılacaksa, o daha sonra... Mevcutla
ilgili karara varıldıktan sonra yapılacak.''