2015-02-26 - 15:20
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 7 maddesi daha kabul edilerek 34. maddeye gelindi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Birleşimin başında yapılan ilk yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Bahçekapılı oturuma ara verdi.

İkinci yoklamada toplantı yeter sayısının olduğunu açıklayan Bahçekapılı, birleşime 1 saat ara verdi.

TBMM Genel Kurulu, birleşimi açan Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın rahatsızlanması nedeniyle Sadık Yakut başkanlığında çalışmalarına devam ediyor.

TBMM Genel Kurulu'nda birleşim Meclis Başkanvekili Bahçekapılı başkanlığında açıldı. Ancak Bahçekapılı'nın tansiyonunun düşmesi nedeniyle birleşime verilen 1 saat aradan sonra başkanlık koltuğuna Sadık Yakut oturdu.

Yakut, oturumun başında Afganistan'da bir Türk askerinin şehit olduğu, bir askerin yaralandığı bombalı saldırıya değinerek, şehit askere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifa dileğinde bulundu.

Genel Kurul'da MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz ve AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar birleşimin başında, Hocalı Katliamına ilişkin gündem dışı söz aldılar.

MHP'li Doğru, konuşmasında Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğunu ancak iktidarın bu ülkeye destek verme konusunda eksik kaldığını savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Özgündüz da konuşmasına başlarken kürsüye kırmızı karanfiller bıraktı.

Afganistan'da gerçekleştirilen saldırı nedeniyle şehit olan askere Allah'tan rahmet, yaralılara da şifa dileğinde bulunan Özgündüz, Hocalı'da 23 yıl önce yaşanları anlattı. Hocalı'da yaşananların soykırımın uluslararası hukuktaki tanımına karşılık geldiğini belirten Özgündüz, "Azerbaycan'ın bağımsızlığı için can veren tüm şehitleri saygıyla anıyoruz" diye konuştu.

Özgündüz, iktidarın Azerbaycan konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini de ileri sürdü.

AK Partili Necdet Ünüvar ise konuşma yapmak için kürsüye Türk ve Azerbaycan bayrakları ile kırmızı karanfillerle çıktı. Ünüvar, konuşmasında Afganistan'daki saldırıda şehit düşen askere Allah'tan rahmet diledi.

Kürsüye getirdiği haritadan Hocalı'nın yerini gösteren ve stratejik önemine değinen Ünüvar, uluslararası kuruluşların Azerbaycan'ın yaşadığı sorunlara çözüm üretmediğini belirtti. Türk hükümet olarak Azerbaycan'ın yanında olduklarını ancak sesinin daha da fazla duyurulmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Ünüvar konuşmasının ardından yanında getirdiği bayrak ve karanfilleri başkanlık divanına ve milletvekillerine verdi.

Daha sonra söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Hocalı Katliamını kınadılar.

Grup Başkanvekilleri, Afganistan'da meydana gelen saldırıda şehit olan askere Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileğinde de bulundular.

Oktay Vural konuşması sırasında iktidarın MHP'yi bir takım işbirlikleri içinde göstermeye çalıştığını da ifade ederek, bu kirli senaryoları ve iftiraları kabul etmediklerini belirtti.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu'nun 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile ilgili Twitter hesabından "retweet"lediği bir paylaşım TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, "Kendisini meczup, sapkın ve şerefsiz ilan ediyorum" sözlerine karşılık Babuşcu, "Herhangi bir kastım yoktu. Dikkatsizlik sonucu oldu. Huzurlarınızda Sayın İnönü'yü tekrar rahmetle anıyorum" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda dün yaptığı konuşmayı düzeltmek için söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, Şah Fırat Operasyonu ile Süleyman Şah'ın naaşının kaçırıldığını, vatan toprağının terk edildiğini ve sorumluların bunun cezasını çekeceğini öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, türbenin daha önce de yer değiştirdiğini anımsatarak, vatan toprağının terk edilmediğini ifade etti. Ünal, "Bu meselenin daha fazla istismar edilmesi Türkiye'nin milli çıkarları açısından doğru değildir. Muhalefeti bu konudaki istismarından vazgeçmeye davet ediyorum. Bu konunun İç Güvenlik Kanunu'nun engelleyicisi olarak kullanılması doğru değil. Lütfen muhalefet bu tavrından vazgeçsin" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise "Vatan toprağı varken ne iç güvenliği? Vatan toprağını terk ediyorsunuz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 19 Şubat Perşembe günkü birleşimde Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'ndaki askerlerin can güvenliğiyle ilgili iddiaları dile getirdiklerini, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın haberlerin "dedikodu" olduğunu söyleyerek, yalan bilgi verdiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ünal da operasyonun tamamlandığı sabah Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın Genel Kurul'a bilgi vermesini teklif ettiklerini ancak Genel Kurul kapandığı için bunun gerçekleşmediğini belirtti.

MHP'li Türkoğlu ise "Hükümet PYD'ye, PKK'ya, IŞİD'e, İran'a bilgi vermiş, Türk milletinin milletvekillerine bilgi vermiyor. Buna isyan edeceğiz tabii. Biz Emevi Muaviye gibi değiliz" dedi.

CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner de vatan toprağının taşınamayacağını dile getirerek, "Bu iktidar bayrak nasıl göndere çekilir, onu da bilmiyor. Bir yere bir gönder koymuşlar, üzerine bir bayrak takmışlar, taşıyorlar. Taşırken bayrağın ucu yere değiyor" diye konuştu.

Bu arada yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Altay, AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu'nun, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucularından 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü hakkında sosyal medyada bir mesaj paylaştığını belirterek, Babuşcu'yu kınadı. AK Parti Grup Başkanvekilinin de Babuşcu'yu kınamasını beklediğini ifade eden Altay, Babuşcu için "Kendisini meczup, sapkın ve şerefsiz ilan ediyorum" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ünal ise kendilerine bu yönde bir bilgi ulaşmadığını, böyle bir paylaşımda bulunulmuşsa kendilerinin de bunu tasvip etmeyeceğini söyledi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da konunun Genel Kurul'da yaşanmadığını ancak tasvip edilemeyeceğini vurguladı. Bu paylaşımı milletvekili ya da milletvekili olmayan kim yaparsa yapsın kınadığını belirten Yakut, "İlgili partinin de gereğini yapmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

Bu sırada AK Parti'li Babuşcu Genel Kurul salonuna gelerek, yerinden söz aldı.

Babuşcu, sosyal medyada başka hesaptan yapılan paylaşımı başlığı fark etmeden kendisinin de paylaştığını anlatarak, "Hem başlık hem içerikle ilgili özürlerimi sunuyorum. Herhangi bir kastım yoktu. Dikkatsizlik sonucu oldu. Huzurlarınızda Sayın İnönü'yü tekrar rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun" dedi.

Başkanvekili Yakut'un birleşime ara verdikten sonra AK Parti sıralarına yaklaşan CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes'in Babuşcu'ya laf atması gerginliğe yol açtı.

Özkes'e bazı AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

TBMM Genel Kurulu'nda HDP ve MHP'nin grup önerileri reddedildi.

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, partisinin Cizre'deki olaylarla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi üzerinde söz aldı.

Cizre'de yaşanan olaylarda çocukların hayatlarını kaybettiğini ifade eden Sarıyıldız, güvenlik güçlerinin tutumunu eleştirdi. "Çocukların öldüğü yerde barış olmaz" diyen Sarıyıldız, güvenlik güçlerince öldürülen kendi çocukları için vicdanı sızlamayanların, başka ülkelerin çocukları için döktükleri gözyaşlarının inandırıcı olmadığını ileri sürdü.

"İç Güvenlik Paketi"ni de eleştiren Sarıyıldız, "Bu yasayı çıkaran AKP hükümeti lanetle anılacaktır" dedi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da Cizre olaylarının sadece asayiş olayı değil, "Çözüm Süreci"ne yönelik provokasyon olduğunu söyledi. "Ölen bütün çocuklar bizim çocuklarımızdır" diyen Can, normalleşme süreci ve Çözüm Süreci'nin herşeye rağmen devam edeceğini vurguladı.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer ise hükümetin güvenlik güçlerinin neden olduğu ölümlerin ardından her zaman provokasyon limanına sığındığını söyledi.

Seçer, iktidarın şikayet değil, sorun çözme makamı olduğunu belirterek, "Bu provokasyonu kim önleyecek? Emniyet kimin elinde? Jandarma kimin elinde? Siz bundan şikayet etmeyeceksiniz, provokasyonu yapan kimse bulup çıkaracaksınız" diye konuştu.

Grup önerisine ilişkin görüşmelerin ardından yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Meclis TV'nin yayınını eleştirdi. Meclis TV'nin canlı yayınlarda ve haberlerinde iktidar ve muhalefet arasında dengeli bir yayın anlayışı sergilemediğini savunan Hamzaçebi, Meclis Başkanı'nın devreye girerek objektif bir yayın akışı oluşturulmasını sağlamasını istedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de yerinden söz alarak Genel Kurul'un oturma düzenini eleştirdi. Salonun 3'te 2'sinin AK Parti'ye geri kalanın ise muhalefete ayrıldığını ifade eden Baluken, "Neredeyse Oktay Vural ile beni yan yana oturtacaksınız, AK Parti'li milletvekilleri rahat etsin diye" ifadesini kullandı. Baluken, Genel Kurul'un oturma düzeninin yeniden ele alınmasını istedi.

HDP Grup önerisinin reddedilmesinin ardından MHP'nin Ukrayna'da yaşananlar çerçevesinde Kırım-Tatar Türkleri'nin durumuna ilişkin genel görüşme açılması önergesinin gündeme alınmasıyla ilgili önerisinin görüşmelerine geçildi.

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, partisinin grup önerisi üzerindeki konuşmasında, Kırım-Tatar Türkleri'nin tarih boyunca yaşadıkları sorunlar ve sıkıntılar hakkında bilgi verdi. Demirel, MHP olarak Dışişleri Bakanlığı'nı Türkiye dışındaki soydaşlar konusunda daha duyarlı politikalar izlemeye ve milletvekillerini daha kapsamlı olarak bilgilendirmeye davet etti.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de MHP grup önerisi üzerindeki konuşmasının başında İç Güvenlik Paketi'ne değinerek, paketin yasalaşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan başka bekleyen kimse olmadığını, halkın talebinin tasarının geri çekilmesi olduğunu savundu. Öztürk, Kırım-Tatar Türkleri'nin sorunlarının araştırılması gerektiğini belirterek, MHP'nin önerisinin gereğinin yapılmasını istedi.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel de dünyanını neresinde yaşayan bir soydaş, akraba topluluğu varsa onunla ilgilenen bir iktidar olduklarını belirterek, Kırım-Tatar Türkleri için de yoğun çabalar sürdürdüklerini söyledi. Özel, MHP'nin önerisine katıldıklarını ancak gündemin belirli olduğunu, bu nedenle daha sonra ele alınması gerektiğini düşündüklerini aktardı.

Görüşmelerin ardından MHP'nin grup önerisi oylanarak reddedildi.

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes yerinden söz alarak önceki oturumda yaşanan tartışmaya değindi. Özkes, "Kimseyi incitmek amacım olmadığı gibi AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal'a da incitici söz söylemedim. İstemeden kırgınlık olduysa bundan üzüntü duyar, özür dilerim" dedi.

TBMM İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı Türkmenoğlu, Şakran Çocuk Cezaevinde tecavüz ya da cinsel istismar olayı yaşanmadığını belirterek, "Bununla ilgili cezaevi yönetimine de gelen bilgi yok. Çocuklarla görüşüldü, çocukların herhangi bir şikayeti, ihbarı yok" dedi.

CHP'nin çocuk cezaevlerindeki işkence ve cinsel istismar iddialarıyla ilgili araştırma önergesinin TBMM Genel Kurulu'nda bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, cezaevindeki herkesin sağlığı, eğitim hakkı, barınması ve vücut dokunulmazlığının devletin güvencesinde olduğunu ifade ederek, "Cezaevindeki çocukların sağlıklarından da namuslarından da devlet sorumludur. Ona halel gelirse devletin namusuna halel gelmiş demektir" diye konuştu.

Türkmenoğlu'nun Meclis gündeminin İç Güvenlik Paketi nedeniyle yoğun olduğu gerekçesiyle Şakran'a gitmeyi reddettiğini savunan Özel, cezaevleriyle ilgili iddiaları araştırmanın Meclis'in görevi olduğunu söyledi.

Özel, çocuk cezaevlerinin kapatılması, günlük yaşamları içinde suça eğilimlerinin ortadan kaldırılması ve ıslah edilmeleri gerektiğini savundu.

HDP Van Milletvekili Kemal Aktaş, Türkiye'de her yıl 300 bin çocuğun güvenlik birimleriyle, 10 binden fazla çocuğun gözaltı ve cezaeviyle tanıştığını belirtti.

Cezaevlerinde çocuklara işkence, taciz ve tecavüz iddialarının, güvenlikçi zihniyet ve güvenlikçi yargı anlayışı nedeniyle etkin bir şekilde soruşturulamadığını öne süren Aktaş, "Uğradığı kötü muameleyi kamuoyuna duyurmayı başaran mağdur çocukların iddialarını araştırmak yerine, görevlilere karşı geldikleri gerekçesiyle çocukları suçlayan ibretlik davalar açılmaktadır" dedi.

Aktaş, çocukların mevcut adalet sisteminden ve cezaevlerinden uzak tutulmaları gereğinin yaşanan olaylarla ortaya çıktığını dile getirerek, cezaevlerinin insan hakları ve sivil toplum örgütlerinin denetimine açılmasını istedi.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan ise Hocalı katliamının yıl dönümü dolayısıyla kürsüye bir demet karanfille geldi, katliamda öldürülen çocuk resimlerini AK Parti grup sıralarıyla kürsünün önüne ve çeşitli yerlere koydu.

Hocalı'da çocukların da katledildiğini ve ölü bedenlerine işkenceler yapıldığını anlatan Oğan, "23 senedir bu acıyı yaşatanlar daha uluslararası mahkemelere çıkmış değildir" diye konuştu.

Türklerin soykırımcı olmadığını, aksine soykırıma uğrayan millet olduğunu ifade eden Oğan, "Soykırım suçunu işleyen Sarkisyan başta olmak üzere, onların da uluslararası mahkemelerin karşısına çıkmasına vesile olacağız inşallah. Bize yapılan bu soykırımları bütün dünyaya anlatarak, bu dünyada kimin gerçek soykırımcı olduğunu dosta düşmana göstereceğiz" dedi.

AK Parti Konya Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı Ayşe Türkmenoğlu, cinsel istismar ve kötü muamele iddiaları bulunan Şakran Cezaevi Müdürü ile görüştüğünü belirterek, şöyle konuştu:

"Şu anda yaşanan taciz ya da tecavüz söz konusu değil. Daha öncesinde Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bu olayların yaşandığı iddia edildi, failler ceza almıştı. Kurum içindeki yazışmalarda bu tip olayların olabileceği, tedbirlerin alınması gerektiği ve olabilecek ihtimaller dahilinde personelin uyarıldığı belirtiliyor. Cezaevinde bu tip olayın yaşandığı şeklinde yalan yanlış haberlerle gündeme geldi. Şakran Çocuk Cezaevinde tecavüz ya da cinsel istismar işlenmiş değil. Bununla ilgili cezaevi yönetimine de gelen bilgi yok, çocuklarla görüşüldü, çocukların herhangi bir şikayeti, ihbarı yok."

Türkmenoğlu, geçmişte Şakran Cezaevi'nde üç cinsel istismar suçu işlendiğinin kayıtlara geçtiğini ifade etti.

Çocuk istismarına fırsat vermeyeceklerini vurgulayan Türkmenoğlu, "Meclis gündemi yoğun olduğu için cezaevine gidemeyiz" şeklinde beyanda bulunmadığını, şu an için herhangi bir olay olmadığı için acil incelemeyi gerektiren husus olmadığını söylediğini belirtti. Türkmenoğlu, rutin inceleme için ilk fırsatta cezaevine gidebileceklerini ifade ettiğini kaydetti.

Genel Kurul'da, "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen "Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın görüşmelerine devam ediliyor.

CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, tasarının 29. maddesine ilişkin önerge üzerinde yaptığı konuşmada, anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü "İç Güvenlik Paketi"nin yasalaşmasına karşı şanlı mücadele verenleri selamladığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tasarının görüşmeleri sırasında Meclis'te yaşananlara ilişkin, "Şu Meclis'in haline bakın. Neler oluyor Meclis'te?" dediğini ifade eden Öner, "Sayın Cumhurbaşkanı, siz ne istiyorsanız Meclis'te de onlar oluyor. Siz nasıl bir Meclis istiyorsanız, öyle bir Meclis'le de karşı karşıyasınız. Yalanları, yasakları, yoksullukları protesto etmeyi yasaklayan yasa tasarısı haklı bir direnişle karşılanıyor" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da tasarıyla ilgili kamuoyunu yanılttığını ileri süren Ören, "Piyon nedir? piyon satranç oyununda en zayıf ve en fazla olan taştır. Ey Başbakan, sen kaçak saraydaki Bakanlar Kurulu toplantısında Recep Tayyip Erdoğan tarafından mat edilen yan tarafa oturtulan piyonsun" diye konuştu.

Daha sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, Öner'in Başbakan Davutoğlu için "piyon" ifadesini kullandığını belirterek, bu yaklaşımı kınadı ve özür dilemesini beklediğini söyledi.

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut da Anadolu'nun her yerinden çocukların polis kolejlerine geldiğini ve polis olma hayalleri kurduğunu aktararak, "Askeri okullarda, polis kolejlerinde küçücük yaşta çocuklar üniforma giyerler. O üniforma onların ciğerlerine işler, o mesleğe mensubiyet duyarlar. Bu çocukların istikballerini karartıyorsunuz" diye konuştu.

İktidarın tasarı için "molotofa ceza getiriyor", karşı çıkan muhalefet için de "molotofçuları savunuyorlar" söylemiyle kamuoyunu yanılttığını ileri süren Bulut, "Asıl siz molotofçusunuz. İnsanların hayallerine molotof atıyorsunuz" ifadesini kullandı.

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora önerge üzerinde yaptığı konuşmada, Ortadoğu'da uluslararası güçler tepişirken, mazlum halkların ayaklar altında ezildiğini söyledi. BM'nin de yaşananlara sessiz kaldığını ileri süren Dora, bu kuruluşun varlığının sorgulanması gerektiğini savundu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da tasarının yasalaşmasıyla bireylerin hak ve özgürlüklerinin polisin ve mülki amirlerin eline bırakılacağını söyledi. Işık, "Keşke bu tasarı buraya gelmemiş, hukuk çiğnenmemiş olsaydı" ifadesini kullandı.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da önerge üzerindeki konuşmasında, TBMM Genel Kurulu'nun uzun çalışma saatlerinden şikayet ederek, "17 Şubat'tan bu yana angarya uyguladığınız için AİHM'de Meclis aleyhine dava açan ilk milletvekili olacağım" dedi.

**** HABERİN DEVAMINI İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****