2011-03-22 - 12:45
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf
olmayacaktır'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf
olmayacaktır'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Libya ve
bölgede yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
''Biz neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi, nasıl söyleyeceğimizi çok
iyi biliriz'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin değişimin, demokrasinin, insan
haklarının ve ifade özgürlüğünün tarafında olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Bizim
Libya ile ilişkimiz petrol ilişkisi değildir, çıkar ilişkisi değildir'' şeklinde
konuştu.
Libya'daki olaylar başladığı andan itibaren taraflarla diyalog
kurduklarını anlatan Erdoğan, ilişkinin kopmasının her şeyin kopması anlamına
geldiğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Libya'ya yönelik insani yardım operasyonunun
şemsiyesinin BM olması gerektiğini bildirdi ve NATO'da devam eden toplantıda
Türkiye'nin görüşlerinin taraflara bildirileceğini kaydetti. Erdoğan, ''Mecliste
de milletvekillerinin bilgilendirilmesi amacıyla bir oturum yapılmasının
planlandığını'', Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da muhalefet partilerini
bilgilendireceğini dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan
taraf olmayacaktır'' dedi.
Halen Libya'da bulunan Türk vatandaşı sayısının 500'ye yakın olduğunu
anlatan Erdoğan, bunların da kendi istekleriyle orada kaldığını söyledi. "
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, BDP'li Bengi Yıldız ve Sebahat Tuncel'in, Nevruz kutlamalarındaki
tavırlarını eleştirerek, ''Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara
çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını
yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı'' dedi.
Erdoğan, partisini grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Türkiye
başta olmak üzere ortak coğrafyada coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı'nı tebrik
etti.
Nevruz Bayramı'nın tüm millete, kardeş ülkelere, insanlığa hayırlar
getirmesini temenni eden Erdoğan, ''Baharın müjdecisi olan Nevruz'un özellikle
bugünlerde bir kez daha derin acılar yaşanan coğrafyamızda yüreklerde de ruhlarda
da bahara vesile olmasını niyaz ediyorum'' dedi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bahar, yenilenme, tazelenme anlamını taşıyan, bunun yanında kardeşliği,
dayanışmayı, barışı simgeleyen Nevruz'un bu yıl da bazı şehirlerimizde şiddet
eylemlerine dönüştürülmek istendiği gördük. Neyse ki milletimiz istismara,
tahriklere kulak asmadı. Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara
çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını
yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı. Bir milletvekili,
milletvekilliği onurunu, şerefini, milletin kendisine yüklediği emaneti bu kadar
ayaklar altına alabilir mi? Gençleri tahrik etmek, sokağa dökmek, şiddeti teşvik
etmek için her türlü kirli tezgahı kuranlar şimdi de bizzat kendileri şiddete
başvurmaya başladılar.
Dokunulmazlık zırhının ardına sığınıp polise tokat atmak en hafif
tabiriyle densizliktir. Bu olayla ilgili derhal hukuki sürecin başlatılmasını
istiyoruz. Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını
istiyoruz. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Benim Kürt kökenli
vatandaşımın da kendisini temsil ettiği iddiasında olanların nasıl bir ruh hali
içinde olduklarını görmelerini istiyorum. Bunlar şiddetten, tahrikten,
istismardan besleniyor. İstismar zeminleri kayboldukça bunlar da kendilerini
kaybediyor. Ellerine taş alarak, polise tokat atarak bizzat kendileri şiddet
uyguluyor. Gençleri sokağa dökmek istediler, başaramadılar. 4-5 yaşında
çocukların ellerine taş verdiler, kendi kirli emelleri için çocukları
kullandılar, başarılı olamadılar. Şimdi herhalde iş başa düştü şiddeti kendileri
ele aldılar. Gereken yapılacak, hukuk çerçevesi içinde bu şiddetin hesabı da
sorulacaktır. Ben milletimize sağduyusundan dolayı teşekkür ediyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, ''Türkiye'nin asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf
olmayacağını'' belirterek, ''Bölgemizde bir tarih yazılıyor. Türkiye, bölgede
tarihe not düşüyor. Herkesin bu anlayışla hareket etmesini, küçük hesapların
peşine takılmak yerine, sorumlulukla olaylara bakmasını rica ediyorum'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Libya'daki olaylara
değindi. ''Şu anda Libya'da devam eden operasyonunun, Libyalılar ve bölge
ülkeleri tarafından petrol ve çıkar amaçlı bir operasyon olarak algılanıyor
olması, Batı'nın müdahalesi olarak algılanıyor olması, bizim haklılığımızı zaten
ortaya koymuştur'' diyen Erdoğan, istişarelerine devam ettiklerini söyledi.
Libya halkının esenliğini, huzurunu, Libya'nın iç barışını temel hedef
olarak gördüklerini, bunu sağlayacak şekilde adımlar atılması için temaslarını
yoğun şekilde sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, ''Şunun da altını çizerek
söylüyorum; Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacak''
dedi.
Türkiye'nin politikası ve tavrının son derece net olduğunu ifade eden
Erdoğan, sonuç getirecek, Libya'nın iç barışını tesis edecek çabalara da
Türkiye'nin her zaman destek olmaya devam edeceğini kaydetti.
Şu anda Bahreyn'de, Yemen'de devam eden olaylar karşısındaki kaygılarını,
endişelerini de gerekli platformlarda dile getirdiklerini belirten Erdoğan, şöyle
konuştu:
''Özellikle Bahreyn'de bir mezhep çatışmasının endişesini taşıyoruz.
Değişim adı altında mezhep çatışmasına dönüşmesi, bizleri ciddi manada rahatsız
etmektedir. Bunu önlemek için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Bahreyn
ile birlikte Yemen'de, Suriye'de hiç arzu etmediğimiz sonuçların ortaya çıkmaması
için hiçbir ülkenin yapmadığı kadar yoğun temas trafiği yürütüyoruz.
Sorumluluğumuzun farkındayız.
Bu bölgede bilesiniz ki AK Parti iktidarı döneminde ne olursa muhakkak
Hükümetimiz orada yer alacaktır, oraya tribünden bir izleyici, seyirci olarak
kalmayacaktır. Bölgedeki değişimin olumlu yönde seyretmesi için yoğun gayret
içindeyiz. Ümit ediyorum ki bölgedeki değişim, Libya'dakinden farklı olarak tabii
seyrinde ve sağlıklı zeminde ilerler, ülkelerin ve halkların refahını, huzurunu
artıracak bir istikamette seyreder. Bunu sağlamak için Türkiye olarak gerekli
tavsiyelerimizi sürdüreceğiz. Bu hassas süreçte gerek ben, gerek başta Dışişleri
Bakanı ve diğer bakan arkadaşlarım başta olmak üzere hep birlikte bir gayretin
içindeyiz ve herkesin büyük bir hassasiyet içinde olması gerektiğini hatırlatmak
istiyorum. Bizim iktidar olarak yanımızda anamuhalefeti ile muhalefeti ile
yazarıyla, çizeriyle herkesin bu sürece destek vermesinin çok büyük önem
arzettiğini hatırlatmakta fayda görüyorum.
Bölgemizde bir tarih yazılıyor. Türkiye, bölgede tarihe not düşüyor.
Herkesin bu anlayışla hareket etmesini, küçük hesapların peşine takılmak yerine,
sorumlulukla olaylara bakmasını rica ediyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, herkese, özellikle de gençlere, Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret etmeleri
tavsiyesinde bulunarak, ''Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir
kahramanlık abidesi olduğu kadar bizim millet olarak, 74 milyonun kardeşliğinin
de bir abidesidir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,
Moskova'da, Türkiye-Rusya İş Forumu'nun açılışına katılarak iş adamlarına hitap
ettiğini, Başbakan Vladimir Putin ve Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile
görüştüğünü, Medvedev'in de katılımıyla Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği
Konseyi'nin ikinci toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Toplantının önemli sonuçlarından birinin Türkiye ile Rusya arasındaki
vizelerin kaldırılması olduğunu belirten Erdoğan, iki ülke arasında vizenin
karşılıklı olarak kaldırılmasının, kısa süre öncesine kadar hayal dahi
edilemeyecek bir adım olduğunu kaydetti.
Medvedev'in mayıs ayındaki Türkiye ziyareti sırasında, bu konuda bir
anlaşma imzalandığını, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi olarak 17 Nisan gününü
belirlediklerini ifade eden Erdoğan, artık 17 Nisan'dan itibaren iki ülke
arasında vizesiz seyahatin başlayacağını dile getirdi.
Erdoğan, iki ülke arasında vizelerin kalkmasının, iş adamlarının
seyahatini daha rahat temin edeceğini, her iki ülkenin turizm gelirlerinin
artmasını da olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, Moskova'da Rusya'nun önemli enstitülerinden biri olan
Rusya'ya diplomat yetiştiren, Türk öğrencilerin de okuduğu Moskova Devlet
Diplomasi Enstitüsünde kendisine verilen fahri doktora unvanını aldığını ve
burada öğrencilere hitap ettiğini belirtti.
Moskova'dan Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'a geçtiğini
belirten Erdoğan, Tataristan'ın ortak kültür, kan ve kardeşlik bağı dolayısıyla
Türkiye'nin yakın iş birliği içinde olduğu cumhuriyetlerden biri olduğunu ifade
etti.
Erdoğan, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov'un misafiri olarak
gittiği ülkenin başkenti Kazan'da, 2013 yılında yapılacak Dünya Üniversite
Oyunları için inşa edilecek tesislerin müteahhitliğine talip olduklarını ifade
ettiklerini bildirdi.
Gerek Rusya gerek Tataristan Cumhuriyeti'nde, Türk iş adamlarının yoğun
yatırımları bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Yatırımlarımızın yanı sıra
müteahhitlerimizin de başarılı projelere imza attıklarını gördüm. Dünya genelinde
olduğu gibi Rusya'da da çok güzel bir imaja sahip olan müteahhitlik
firmalarımızın, başta üniversite oyunları olmak üzere gelecek dönemde daha fazla
iş yükleneceklerini umut ediyoruz'' dedi.
Erdoğan, Tataristan'da Merkez Camisi'ni, Ortadoks dünyasının tarihi
itibarıyla da önem verdiği kiliseyi ve Cumhurbaşkanlığı makamını ziyaret
ettiklerini belirtti.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere 18
Martta Çanakkale'ye gittiğini belirten Erdoğan, buradaki törenlerde, Çanakkale
kahramanları ve tüm şehitleri bir kez daha hayırla yad ettiklerini söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Her fırsatta, özellikle gençlerimize şehitlikleri ziyaret etmelerini,
orada şehitlerimizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini, mezar taşlarındaki
isimlere ve o isimlerin memleketlerine dikkat etmelerini tavsiye ediyorum.
Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir kahramanlık abidesi olduğu
kadar, bizim millet olarak 74 milyonun kardeşliğinin de bir abidesidir. Bu
bakımdan durumu değerlendirmek çok büyük önem arz ediyor. Diyarbakır'dan
Edirne'ye, Samsun'dan Adana'ya, İzmir'den Ankara'ya kadar her ilimizden
Mehmetçiğin orada koyun koyuna yattığını görüyoruz. Sadece Türkiye'den değil, çok
daha geniş coğrafyadan kardeşlerimizin de Çanakkale'ye geldiklerini, bize destek
verdiklerini, dedelerimizle omuz omuza çarpışarak orada bir kardeşlik destanı
yazdıklarını anlıyoruz.
Şunu da ifade etmek durumundayım; biz iktidara geldiğimizde Çanakkale
Şehitliği adeta bir harabeydi. Ortak bir heyet oluşturduk. Heyetimiz önce o zaman
Devlet Bakanımız Beşir (Atalay) Bey'in riyasetinde, burada bir çalışmayı
başlattı. Bu çalışmayla birlikte şu ana kadar 50 trilyon liralık bir yatırım
yapmak suretiyle Çanakkale Şehitliği, Gelibolu Yarımadası'nı meydana getirdik.
Oradaki yatırımlarımız bitmiş değil. Bundan sonraki süreçte de bu devam edecek.
O dönemde maalesef arzu etmediğimiz bir yapı vardı orada. Orada Yeni
Zelandalıların, Avusturalyalıların oradaki kabristanları çok çok farklıydı ama
bizim ki ne yazık ki hakikaten bir viraneydi. Şimdi ise gerek Şehitler Abidesi
gerek Kilitbahir Kalesi, Namazgah Tabyası, Yahya Çavuş Şehitliği, Ertuğrul
Tabyası başta olmak üzere tüm o bölgeyi elden geçirdik. Yeni bir yatırım daha
yapıyoruz. Aynen İstanbul'daki, 'Panoroma 1453' diye şu anda ifade edilen çok
farklı bir müze anlayışı ile kurulmuş olan bir yatırımı, şimdi de aynen orada
yapacağız ve orada, 'Panorama 1915' olarak Gelibolu'da inşa edilecek.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü tebrik ediyor, aziz
şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum. Allah rahmet etsin, İnşallah
mekanları cennet olsun diyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Libya'daki dönüşümün sorunsuz olabilmesi yönünde hassasiyetleri
bulunduğunu belirterek, ''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı
oluşmasın diye çırpınıp durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil
kendisi çözsün, istikametini kendisi belirlesin istedik'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin
Libya ile ilişkisinin ''petrol, çıkar ilişkisi'' olmadığını vurguladı. Başbakan
Erdoğan, ''Bunu aslında Libyalı kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyorlar.
Türkiye'nin Libya'da buna yönelik bir hesabı olmadığını onlar çok iyi biliyorlar.
Libya'daki müteahhitlik hizmetleri, yatırımlar... Buna yönelik bir ilişki de asla
değildir'' dedi.
Türkiye'nin Libya ile temasının, oradaki vatandaşların can güvenliğini
sağlamanın yanı sıra özellikle Libya'nın birlik ve beraberliği, bütünlüğü ile
ilgili olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Trablus'un da Bingazi'nin de her bir ferdi bizim öz be öz
kardeşimizdir. Atasözlerimize bile girmiş. Fizan'ın, Atatürk'ün ve diğer birçok
erlerin hatırasına girmiş olan Tobruk'un, Derne'nin derdi hiç şüphesiz bizim
derdimizdir.
Libya'da hadiseler başladığı andan itibaren taraflarla diyalog halinde
olduk. Bir tarafla değil her iki kesimle diyalog halinde olduk. Bunu başladığı
andan itibaren sürdürdük. Kaddafi ile de görüşmelerimizi bizzat yaptık. Oğluyla
da Başbakan ile de yaptık. Sürekli görüşmelerimiz oldu. Aynı şekilde Dışişleri
Bakanımın görüşmeleri... Bunları sürekli devam ettirdik. Niye? Çünkü ilişkinin
koptuğu an herşeyin koptuğu bittiği andır. Diplomaside ilişki koparılmaz. İlişki,
tam aksine sürdürülür. Mısır'daki, Tunus'taki gibi Libya'da da değişimin kansız,
çatışmasız, sorunsuz gerçekleşebilmesi için kılı kırk yaran bir hassasiyet
içerisinde olduk. Ne yazık ki bu başarılamadı.
Nasıl ki Libya'dan tahliye çalışmalarını saniye saniye izlediysek,
Libya'daki gelişmeleri, buradaki kardeşlerimizin şartlarını da saniye saniye, an
be an izledik. Şu ana kadar Libya'da son tespitlerimize göre 500'e yakın
vatandaşımız var. Onlar da gelme talepleri olmadığından oradalar. Bunun dışında
25 bin vatandaşımızı tahliye ettik. 6 bin civarında yabancıyı aynı hassasiyetle
tahliye ettik.''
Konuyla ilgili yaptıkları telefon görüşmelerinde hassasiyetleri göz
önünde bulundurduklarını anlatan Erdoğan, bu görüşmelerin devam ettiğini
söyledi.
Son olarak dün akşam ABD Başkanı Barack Obama ile bir telefon görüşmesi
yaptığını anımsatan Erdoğan, ''Önceki gün İngiltere Başbakanı ardından Hollanda
Başbakanı ile görüşmelerimiz oldu. David Cameron aradı. Kendisiyle Libya konusunu
yarım saat görüştük, değerlendirdik ve bundan sonraki sürece yönelik neler
olabilir, bunları değerlendirdik'' şeklinde konuştu.
Libya Lideri Muammer Kaddafi ile temaslarında, ''onurlu bir şekilde
çekilmeleri'' tavsiyesini ilettiklerini belirten Erdoğan, ''Libya'nın tamamının
güveneceği, ismi üzerinde bütünleşeceği bir kişiye resmi olarak bunu terk etmesi
noktasında tavsiyelerimiz oldu'' dedi.
''Tekrar ediyorum, bizim hassasiyetimiz, Libya'daki dönüşümün sorunsuz
şekilde olabilmesi içindir'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı oluşmasın diye çırpınıp
durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil kendisi çözsün,
istikametini kendisi belirlesin, değişimi kendi dinamikleriyle gerçekleştirsin
istedik. Bizim Libya'ya müdahale, askeri operasyon konusundaki endişemiz son
derece haklıdır. Bu tür operasyonların geçmişte hiçbir fayda sağlamadığını, tam
tersine can kayıplarını artırdığını, işgale dönüştüğünü, ülkelerin birlik ve
bütünlüğünü ciddi şekilde zedelediğini gördük ve yaşadık.
Paris Toplantısı'nı elbette sorgulayacak, elbette eleştireceğiz. Libya'ya
yönelik -altını çizerek ifade ediyorum- sadece ve sadece insani yardım amaçlı
operasyonun şemsiyesi BM olmalıdır. Yani operasyon meşru bir zeminde
yürütülmelidir. BM Güvenlik Konseyi'nin almış olduğu 1970 ve 1973 sayılı kararlar
bu çerçevede yorumlanmalıdır. Biz Türkiye olarak NATO'da yapılacak toplantıda
tutumuzu, görüşlerimizi taraflara bildireceğiz. Şu anda toplantı halindeler.
Ardından da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Toplantı normalde dün yapılacaktı ama
bugüne ertelendi. Bizim ilkesel tutumumuz zaten belli. Uygulamadaki tutumuzu da
taraflara orada ifade edeceğiz.''
Başbakan Erdoğan, TBMM'de milletvekillerini bilgilendirmek amacıyla
oturum yapılmasını planladıklarını ifade ederek, Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu'nun da son gelişmelerle ilgili olarak bilgi vermek amacıyla muhalefeti
ayrıca ziyaret edeceğini bildirdi.
*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
(12:45)
Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf
olmayacaktır'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Libya ve
bölgede yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
''Biz neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi, nasıl söyleyeceğimizi çok
iyi biliriz'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin değişimin, demokrasinin, insan
haklarının ve ifade özgürlüğünün tarafında olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Bizim
Libya ile ilişkimiz petrol ilişkisi değildir, çıkar ilişkisi değildir'' şeklinde
konuştu.
Libya'daki olaylar başladığı andan itibaren taraflarla diyalog
kurduklarını anlatan Erdoğan, ilişkinin kopmasının her şeyin kopması anlamına
geldiğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Libya'ya yönelik insani yardım operasyonunun
şemsiyesinin BM olması gerektiğini bildirdi ve NATO'da devam eden toplantıda
Türkiye'nin görüşlerinin taraflara bildirileceğini kaydetti. Erdoğan, ''Mecliste
de milletvekillerinin bilgilendirilmesi amacıyla bir oturum yapılmasının
planlandığını'', Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da muhalefet partilerini
bilgilendireceğini dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan
taraf olmayacaktır'' dedi.
Halen Libya'da bulunan Türk vatandaşı sayısının 500'ye yakın olduğunu
anlatan Erdoğan, bunların da kendi istekleriyle orada kaldığını söyledi. "
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, BDP'li Bengi Yıldız ve Sebahat Tuncel'in, Nevruz kutlamalarındaki
tavırlarını eleştirerek, ''Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara
çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını
yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı'' dedi.
Erdoğan, partisini grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Türkiye
başta olmak üzere ortak coğrafyada coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı'nı tebrik
etti.
Nevruz Bayramı'nın tüm millete, kardeş ülkelere, insanlığa hayırlar
getirmesini temenni eden Erdoğan, ''Baharın müjdecisi olan Nevruz'un özellikle
bugünlerde bir kez daha derin acılar yaşanan coğrafyamızda yüreklerde de ruhlarda
da bahara vesile olmasını niyaz ediyorum'' dedi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bahar, yenilenme, tazelenme anlamını taşıyan, bunun yanında kardeşliği,
dayanışmayı, barışı simgeleyen Nevruz'un bu yıl da bazı şehirlerimizde şiddet
eylemlerine dönüştürülmek istendiği gördük. Neyse ki milletimiz istismara,
tahriklere kulak asmadı. Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara
çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını
yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı. Bir milletvekili,
milletvekilliği onurunu, şerefini, milletin kendisine yüklediği emaneti bu kadar
ayaklar altına alabilir mi? Gençleri tahrik etmek, sokağa dökmek, şiddeti teşvik
etmek için her türlü kirli tezgahı kuranlar şimdi de bizzat kendileri şiddete
başvurmaya başladılar.
Dokunulmazlık zırhının ardına sığınıp polise tokat atmak en hafif
tabiriyle densizliktir. Bu olayla ilgili derhal hukuki sürecin başlatılmasını
istiyoruz. Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını
istiyoruz. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Benim Kürt kökenli
vatandaşımın da kendisini temsil ettiği iddiasında olanların nasıl bir ruh hali
içinde olduklarını görmelerini istiyorum. Bunlar şiddetten, tahrikten,
istismardan besleniyor. İstismar zeminleri kayboldukça bunlar da kendilerini
kaybediyor. Ellerine taş alarak, polise tokat atarak bizzat kendileri şiddet
uyguluyor. Gençleri sokağa dökmek istediler, başaramadılar. 4-5 yaşında
çocukların ellerine taş verdiler, kendi kirli emelleri için çocukları
kullandılar, başarılı olamadılar. Şimdi herhalde iş başa düştü şiddeti kendileri
ele aldılar. Gereken yapılacak, hukuk çerçevesi içinde bu şiddetin hesabı da
sorulacaktır. Ben milletimize sağduyusundan dolayı teşekkür ediyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, ''Türkiye'nin asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf
olmayacağını'' belirterek, ''Bölgemizde bir tarih yazılıyor. Türkiye, bölgede
tarihe not düşüyor. Herkesin bu anlayışla hareket etmesini, küçük hesapların
peşine takılmak yerine, sorumlulukla olaylara bakmasını rica ediyorum'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Libya'daki olaylara
değindi. ''Şu anda Libya'da devam eden operasyonunun, Libyalılar ve bölge
ülkeleri tarafından petrol ve çıkar amaçlı bir operasyon olarak algılanıyor
olması, Batı'nın müdahalesi olarak algılanıyor olması, bizim haklılığımızı zaten
ortaya koymuştur'' diyen Erdoğan, istişarelerine devam ettiklerini söyledi.
Libya halkının esenliğini, huzurunu, Libya'nın iç barışını temel hedef
olarak gördüklerini, bunu sağlayacak şekilde adımlar atılması için temaslarını
yoğun şekilde sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, ''Şunun da altını çizerek
söylüyorum; Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacak''
dedi.
Türkiye'nin politikası ve tavrının son derece net olduğunu ifade eden
Erdoğan, sonuç getirecek, Libya'nın iç barışını tesis edecek çabalara da
Türkiye'nin her zaman destek olmaya devam edeceğini kaydetti.
Şu anda Bahreyn'de, Yemen'de devam eden olaylar karşısındaki kaygılarını,
endişelerini de gerekli platformlarda dile getirdiklerini belirten Erdoğan, şöyle
konuştu:
''Özellikle Bahreyn'de bir mezhep çatışmasının endişesini taşıyoruz.
Değişim adı altında mezhep çatışmasına dönüşmesi, bizleri ciddi manada rahatsız
etmektedir. Bunu önlemek için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Bahreyn
ile birlikte Yemen'de, Suriye'de hiç arzu etmediğimiz sonuçların ortaya çıkmaması
için hiçbir ülkenin yapmadığı kadar yoğun temas trafiği yürütüyoruz.
Sorumluluğumuzun farkındayız.
Bu bölgede bilesiniz ki AK Parti iktidarı döneminde ne olursa muhakkak
Hükümetimiz orada yer alacaktır, oraya tribünden bir izleyici, seyirci olarak
kalmayacaktır. Bölgedeki değişimin olumlu yönde seyretmesi için yoğun gayret
içindeyiz. Ümit ediyorum ki bölgedeki değişim, Libya'dakinden farklı olarak tabii
seyrinde ve sağlıklı zeminde ilerler, ülkelerin ve halkların refahını, huzurunu
artıracak bir istikamette seyreder. Bunu sağlamak için Türkiye olarak gerekli
tavsiyelerimizi sürdüreceğiz. Bu hassas süreçte gerek ben, gerek başta Dışişleri
Bakanı ve diğer bakan arkadaşlarım başta olmak üzere hep birlikte bir gayretin
içindeyiz ve herkesin büyük bir hassasiyet içinde olması gerektiğini hatırlatmak
istiyorum. Bizim iktidar olarak yanımızda anamuhalefeti ile muhalefeti ile
yazarıyla, çizeriyle herkesin bu sürece destek vermesinin çok büyük önem
arzettiğini hatırlatmakta fayda görüyorum.
Bölgemizde bir tarih yazılıyor. Türkiye, bölgede tarihe not düşüyor.
Herkesin bu anlayışla hareket etmesini, küçük hesapların peşine takılmak yerine,
sorumlulukla olaylara bakmasını rica ediyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, herkese, özellikle de gençlere, Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret etmeleri
tavsiyesinde bulunarak, ''Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir
kahramanlık abidesi olduğu kadar bizim millet olarak, 74 milyonun kardeşliğinin
de bir abidesidir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,
Moskova'da, Türkiye-Rusya İş Forumu'nun açılışına katılarak iş adamlarına hitap
ettiğini, Başbakan Vladimir Putin ve Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile
görüştüğünü, Medvedev'in de katılımıyla Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği
Konseyi'nin ikinci toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Toplantının önemli sonuçlarından birinin Türkiye ile Rusya arasındaki
vizelerin kaldırılması olduğunu belirten Erdoğan, iki ülke arasında vizenin
karşılıklı olarak kaldırılmasının, kısa süre öncesine kadar hayal dahi
edilemeyecek bir adım olduğunu kaydetti.
Medvedev'in mayıs ayındaki Türkiye ziyareti sırasında, bu konuda bir
anlaşma imzalandığını, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi olarak 17 Nisan gününü
belirlediklerini ifade eden Erdoğan, artık 17 Nisan'dan itibaren iki ülke
arasında vizesiz seyahatin başlayacağını dile getirdi.
Erdoğan, iki ülke arasında vizelerin kalkmasının, iş adamlarının
seyahatini daha rahat temin edeceğini, her iki ülkenin turizm gelirlerinin
artmasını da olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, Moskova'da Rusya'nun önemli enstitülerinden biri olan
Rusya'ya diplomat yetiştiren, Türk öğrencilerin de okuduğu Moskova Devlet
Diplomasi Enstitüsünde kendisine verilen fahri doktora unvanını aldığını ve
burada öğrencilere hitap ettiğini belirtti.
Moskova'dan Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'a geçtiğini
belirten Erdoğan, Tataristan'ın ortak kültür, kan ve kardeşlik bağı dolayısıyla
Türkiye'nin yakın iş birliği içinde olduğu cumhuriyetlerden biri olduğunu ifade
etti.
Erdoğan, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov'un misafiri olarak
gittiği ülkenin başkenti Kazan'da, 2013 yılında yapılacak Dünya Üniversite
Oyunları için inşa edilecek tesislerin müteahhitliğine talip olduklarını ifade
ettiklerini bildirdi.
Gerek Rusya gerek Tataristan Cumhuriyeti'nde, Türk iş adamlarının yoğun
yatırımları bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Yatırımlarımızın yanı sıra
müteahhitlerimizin de başarılı projelere imza attıklarını gördüm. Dünya genelinde
olduğu gibi Rusya'da da çok güzel bir imaja sahip olan müteahhitlik
firmalarımızın, başta üniversite oyunları olmak üzere gelecek dönemde daha fazla
iş yükleneceklerini umut ediyoruz'' dedi.
Erdoğan, Tataristan'da Merkez Camisi'ni, Ortadoks dünyasının tarihi
itibarıyla da önem verdiği kiliseyi ve Cumhurbaşkanlığı makamını ziyaret
ettiklerini belirtti.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere 18
Martta Çanakkale'ye gittiğini belirten Erdoğan, buradaki törenlerde, Çanakkale
kahramanları ve tüm şehitleri bir kez daha hayırla yad ettiklerini söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Her fırsatta, özellikle gençlerimize şehitlikleri ziyaret etmelerini,
orada şehitlerimizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini, mezar taşlarındaki
isimlere ve o isimlerin memleketlerine dikkat etmelerini tavsiye ediyorum.
Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir kahramanlık abidesi olduğu
kadar, bizim millet olarak 74 milyonun kardeşliğinin de bir abidesidir. Bu
bakımdan durumu değerlendirmek çok büyük önem arz ediyor. Diyarbakır'dan
Edirne'ye, Samsun'dan Adana'ya, İzmir'den Ankara'ya kadar her ilimizden
Mehmetçiğin orada koyun koyuna yattığını görüyoruz. Sadece Türkiye'den değil, çok
daha geniş coğrafyadan kardeşlerimizin de Çanakkale'ye geldiklerini, bize destek
verdiklerini, dedelerimizle omuz omuza çarpışarak orada bir kardeşlik destanı
yazdıklarını anlıyoruz.
Şunu da ifade etmek durumundayım; biz iktidara geldiğimizde Çanakkale
Şehitliği adeta bir harabeydi. Ortak bir heyet oluşturduk. Heyetimiz önce o zaman
Devlet Bakanımız Beşir (Atalay) Bey'in riyasetinde, burada bir çalışmayı
başlattı. Bu çalışmayla birlikte şu ana kadar 50 trilyon liralık bir yatırım
yapmak suretiyle Çanakkale Şehitliği, Gelibolu Yarımadası'nı meydana getirdik.
Oradaki yatırımlarımız bitmiş değil. Bundan sonraki süreçte de bu devam edecek.
O dönemde maalesef arzu etmediğimiz bir yapı vardı orada. Orada Yeni
Zelandalıların, Avusturalyalıların oradaki kabristanları çok çok farklıydı ama
bizim ki ne yazık ki hakikaten bir viraneydi. Şimdi ise gerek Şehitler Abidesi
gerek Kilitbahir Kalesi, Namazgah Tabyası, Yahya Çavuş Şehitliği, Ertuğrul
Tabyası başta olmak üzere tüm o bölgeyi elden geçirdik. Yeni bir yatırım daha
yapıyoruz. Aynen İstanbul'daki, 'Panoroma 1453' diye şu anda ifade edilen çok
farklı bir müze anlayışı ile kurulmuş olan bir yatırımı, şimdi de aynen orada
yapacağız ve orada, 'Panorama 1915' olarak Gelibolu'da inşa edilecek.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü tebrik ediyor, aziz
şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum. Allah rahmet etsin, İnşallah
mekanları cennet olsun diyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Libya'daki dönüşümün sorunsuz olabilmesi yönünde hassasiyetleri
bulunduğunu belirterek, ''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı
oluşmasın diye çırpınıp durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil
kendisi çözsün, istikametini kendisi belirlesin istedik'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin
Libya ile ilişkisinin ''petrol, çıkar ilişkisi'' olmadığını vurguladı. Başbakan
Erdoğan, ''Bunu aslında Libyalı kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyorlar.
Türkiye'nin Libya'da buna yönelik bir hesabı olmadığını onlar çok iyi biliyorlar.
Libya'daki müteahhitlik hizmetleri, yatırımlar... Buna yönelik bir ilişki de asla
değildir'' dedi.
Türkiye'nin Libya ile temasının, oradaki vatandaşların can güvenliğini
sağlamanın yanı sıra özellikle Libya'nın birlik ve beraberliği, bütünlüğü ile
ilgili olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Trablus'un da Bingazi'nin de her bir ferdi bizim öz be öz
kardeşimizdir. Atasözlerimize bile girmiş. Fizan'ın, Atatürk'ün ve diğer birçok
erlerin hatırasına girmiş olan Tobruk'un, Derne'nin derdi hiç şüphesiz bizim
derdimizdir.
Libya'da hadiseler başladığı andan itibaren taraflarla diyalog halinde
olduk. Bir tarafla değil her iki kesimle diyalog halinde olduk. Bunu başladığı
andan itibaren sürdürdük. Kaddafi ile de görüşmelerimizi bizzat yaptık. Oğluyla
da Başbakan ile de yaptık. Sürekli görüşmelerimiz oldu. Aynı şekilde Dışişleri
Bakanımın görüşmeleri... Bunları sürekli devam ettirdik. Niye? Çünkü ilişkinin
koptuğu an herşeyin koptuğu bittiği andır. Diplomaside ilişki koparılmaz. İlişki,
tam aksine sürdürülür. Mısır'daki, Tunus'taki gibi Libya'da da değişimin kansız,
çatışmasız, sorunsuz gerçekleşebilmesi için kılı kırk yaran bir hassasiyet
içerisinde olduk. Ne yazık ki bu başarılamadı.
Nasıl ki Libya'dan tahliye çalışmalarını saniye saniye izlediysek,
Libya'daki gelişmeleri, buradaki kardeşlerimizin şartlarını da saniye saniye, an
be an izledik. Şu ana kadar Libya'da son tespitlerimize göre 500'e yakın
vatandaşımız var. Onlar da gelme talepleri olmadığından oradalar. Bunun dışında
25 bin vatandaşımızı tahliye ettik. 6 bin civarında yabancıyı aynı hassasiyetle
tahliye ettik.''
Konuyla ilgili yaptıkları telefon görüşmelerinde hassasiyetleri göz
önünde bulundurduklarını anlatan Erdoğan, bu görüşmelerin devam ettiğini
söyledi.
Son olarak dün akşam ABD Başkanı Barack Obama ile bir telefon görüşmesi
yaptığını anımsatan Erdoğan, ''Önceki gün İngiltere Başbakanı ardından Hollanda
Başbakanı ile görüşmelerimiz oldu. David Cameron aradı. Kendisiyle Libya konusunu
yarım saat görüştük, değerlendirdik ve bundan sonraki sürece yönelik neler
olabilir, bunları değerlendirdik'' şeklinde konuştu.
Libya Lideri Muammer Kaddafi ile temaslarında, ''onurlu bir şekilde
çekilmeleri'' tavsiyesini ilettiklerini belirten Erdoğan, ''Libya'nın tamamının
güveneceği, ismi üzerinde bütünleşeceği bir kişiye resmi olarak bunu terk etmesi
noktasında tavsiyelerimiz oldu'' dedi.
''Tekrar ediyorum, bizim hassasiyetimiz, Libya'daki dönüşümün sorunsuz
şekilde olabilmesi içindir'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı oluşmasın diye çırpınıp
durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil kendisi çözsün,
istikametini kendisi belirlesin, değişimi kendi dinamikleriyle gerçekleştirsin
istedik. Bizim Libya'ya müdahale, askeri operasyon konusundaki endişemiz son
derece haklıdır. Bu tür operasyonların geçmişte hiçbir fayda sağlamadığını, tam
tersine can kayıplarını artırdığını, işgale dönüştüğünü, ülkelerin birlik ve
bütünlüğünü ciddi şekilde zedelediğini gördük ve yaşadık.
Paris Toplantısı'nı elbette sorgulayacak, elbette eleştireceğiz. Libya'ya
yönelik -altını çizerek ifade ediyorum- sadece ve sadece insani yardım amaçlı
operasyonun şemsiyesi BM olmalıdır. Yani operasyon meşru bir zeminde
yürütülmelidir. BM Güvenlik Konseyi'nin almış olduğu 1970 ve 1973 sayılı kararlar
bu çerçevede yorumlanmalıdır. Biz Türkiye olarak NATO'da yapılacak toplantıda
tutumuzu, görüşlerimizi taraflara bildireceğiz. Şu anda toplantı halindeler.
Ardından da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Toplantı normalde dün yapılacaktı ama
bugüne ertelendi. Bizim ilkesel tutumumuz zaten belli. Uygulamadaki tutumuzu da
taraflara orada ifade edeceğiz.''
Başbakan Erdoğan, TBMM'de milletvekillerini bilgilendirmek amacıyla
oturum yapılmasını planladıklarını ifade ederek, Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu'nun da son gelişmelerle ilgili olarak bilgi vermek amacıyla muhalefeti
ayrıca ziyaret edeceğini bildirdi.
*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
(12:45)
