2010-05-06 - 16:07
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in konuğu olarak ülkemizde bulunan İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Erika Forster-Vannini ve beraberindeki heyet TBMM'de Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Adalet Komisyonu Toplantı Salonu'nda görüştü.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in konuğu olarak ülkemizde bulunan İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Erika Forster-Vannini ve beraberindeki heyet TBMM'de Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Adalet Komisyonu Toplantı Salonu'nda görüştü.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı ve heyetine hoş geldiniz diyerek başladığı konuşmasında bu ziyaretin normal şartlarda Adalet Bakanlığı Binasında olmasının amaçlandığını ancak TBMM'de Anayasa değişiklik paketi görüşmeleri nedeniyle meclisten çıkma imkanı bulamadıklarını ve TBMM'de görüşmek durumunda kaldıklarını belirterek " Umarım Sayın Başkan ve değerli heyet üyeleri bunu anlayışla karşılayacaklardır." dedi ve sözü konuk heyet başkanına verdi.
İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Erika Forster-Vannini ise Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e çok yoğun bir çalışma temposu içinde çalıştıklarının farkında olduklarını ve bu yoğun çalışma temposu içerisinde Ergin'in kendilerine vakit ayırmasından ötürü teşekkürlerini sundu ve TBMM'nin çalışma temposundan çok etkilendiklerini belirterek " Gece yarılarına, sabahlara kadar oturumlar yaptınız. Biz kendimiz gece saat 12'lere kadar toplantılar yaptığımızda kendimizi tükenmiş ve yorgun hissediyoruz ama buradaki performansı görünce çok etkilendik." dedi.
Bakan Ergin ise, 2002 den bu zamana Türk parlamentosunun zaman zaman bu periyotlarda, bu yoğunluklarda çalışmalar yaptığını, Kophenag siyasi kriterlerini karşılayabilmek ve fiili müzakereleri başlatabilmek açısından çok sayıda reform yasasının da bu parlamentodan geçtiğini belirterek o dönemlerde de sabahlara kadar parlamentonun çalıştığını anımsattı.
Görüşülmekte olan anayasa değişiklik paketinin de bir boyutu itibarıyla müzakerelerde belli fasılların açılmasını sağlamak amacıyla birtakım reformları içerdiğine işaret eden Ergin, ''Bunlardan bir tanesi 23. faslın açılış kriteri olan konulardır. Yargı Reformu Stratejisi'nde kısa vadeli öncelikler arasına aldığımız konular da vardır paket içerisinde'' dedi.
Bakan Ergin sözlerine şöyle devam etti:
''Bunlardan bir tanesi kamu denetçiliği kurumu, diğeri de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getiren düzenleme. Bunlar vatandaşın hak arama özgürlüğünü genişleten düzenlemeler. Onlar da bu paket içerisinde mevcut.
Bu nedenle, bu paket oldukça önemli. Hem bahsettiğim temel hakları sağlama hem yargı reformu noktasında atılması gereken adımları yerine getirme yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayacak hem de Avrupa'daki mukayeseli örneklerdeki kurumlara paralellik oluşturacak düzenlemeler içeriyor.''
Vannini'nin, ''Anayasa değişikliği çalışmasının gidişatını, geleceğini nasıl görüyorsunuz?'' sorusu üzerine Ergin, tüm reformların belli ölçüde sancılar içerdiğini söyledi. Ergin, ''Bu bir doğum sancısıdır, öyle algılıyorum. Türkiye'de yaklaşık 50 yıllık bir mazisi var AB ile entegre olmanın. Devlet politikası olarak yürütülüyor. Bu anlamda 2005'te başlayan müzakerelerde bir an önce fasıllardaki görüşmeler tamamlanarak, artık tam üyelik noktasında bir sabırsızlığımız var. Bu anlamda, Türk tarafı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında kararlı ve yoğun bir çalışma yürütmektedir'' diye konuştu.
Anayasa değişikliğine ilişkin, süren görüşmelerin AB'ye tam üyelik çalışmasının bir parçası olduğunu vurgulayan Ergin, şöyle devam etti:
''Anayasa değişikliklerini, hem AB ile uyum hem de Türk halkının daha çok özgürlük daha çok demokrasi ve hak arama imkanlarının sağlanması noktasında önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra tabii bunu yeni adımlar takip edecek. Bu bir süreç. Bu paketle durmayacak elbette. Bunun beraberinde getireceği ilave yasalar, yeni reform paketlerinin birbirini izlemesi gerekiyor. Türkiye'nin bu ivmeyi ortaya koyup sonucu alması için bunlar gerekli adımlar.
Kopenhag Siyasi Kriterleri'ni yeterince karşıladığı düşüncesiyle 2005'te müzakereler başladı AB ile. Bu anlamda Türkiye ve İsviçre arasındaki ilişkiler zaman zaman inişli çıkışlı bir süreç izlese de son derece pozitif bir gelişme trendi var. Bu ilişkilerin daha da gelişmesini arzu ediyoruz. İsviçre ile karşılıklı olarak suçluların iadesi noktasında bir anlayış birliği bekliyoruz. O da Türkiye uzun yıllar terörden büyük acılar çekti, çok büyük kayıplar verdi. Türkiye'de temel insan hakları ve bireysel özgürlükler, ifade özgürlüğü sağlanmış durumda. Bunları şimdi daha da yükseltme noktasında adımlar atıyoruz. Bu gelişmeleri de dikkate alarak İsviçreli dostlarımızın Türkiye'nin terörle mücadelesinde ortaya koymuş olduğu gayretler ve çabalara destek noktasında bundan sonraki süreçte daha yakın ilgilerini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.''
Ergin'in bu sözleri üzerine Vannini, ''Tamamen katılıyorum. Haklısınız. Bu konuda birbirimize destek olmak zorundayız'' dedi.
Vannini'nin heyetinde bulunan bir parlamento üyesi, Cenevre'de yaşayan Türk vatandaşı sendikacı Murat Akıncılar adlı bir kişiden söz ederek,
Akıncılar'ın geçen yıl Eylül ayında Türkiye'de gözaltına alındığını söyledi.
Akıncılar'ın, tutuklanarak cezaevine konulduğunu anlatan İsviçre parlamentosu üyesi, Akıncılar'ın önemli sağlık sorunları yaşadığını ve bununla
ilgili endişe duyduklarını ifade etti.
Adalet Bakanı Ergin ise ''Murat Akıncılar ya da bir başkası bunlar Türkiye'de yargı bağımsızlığı çerçevesinde devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçlerine tabi olaylar. Burada bizim siyaset kurumu olarak Adalet Bakanlığı, hükümet ya da parlamento kanadı olarak yapabileceğimiz şey şu, Türkiye'deki ceza soruşturması, kovuşturması ve infaz hukuku konusundaki mevzuatımızı gerçekten
uluslararası standartlara çıkartmak'' diye konuştu.
Türkiye'nin bunları da 2004 ve 2005'te yaptığını belirten Ergin, şunları kaydetti:
''Bu anlamda aksayan boyutları varsa ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin zaman zaman verdiği ihlal kararlarına dayalı olarak kendi
mevzuatımızı revize ediyoruz. Türkiye hedefini koymuş durumda. İnsan hakları sözleşmesindeki temel insan haklarını tanıyan, bunu kendi mevzuatına yansıtan bir ülke. Bunun dışında spesifik meselelerde falanca şahsın, filanca şahsın davasıyla ilgili bir takım aksamalar ya da olduğundan farklı algılamalar olabilir. Bu söylediğiniz meselenin detaylarını bilmiyoruz ama şunu söylemem mümkün, mevzuattan kaynaklı sorunlar varsa bunları reforme etmek siyaset kurumunun görevi ama onun ötesinde bağımsız yargının tasarruflarına bizim siyaset kurumu olarak
müdahale imkanımız yok. Şunun da altını çizmek lazım; Türkiye'de gerçekten bağımsız, tarafsız bir yargı oluşturma noktasında çok önemli reformlar yapıldı ve devam ediyor. Bundan sonra da bu süreç devam edecek.''
Vannini ise olaya temelde iki ülkenin aynı şekilde baktığını vurgulayarak, ''Hem bağımsız, tarafsız bir yargı hem de kanunlar çerçevesinde
terörle mücadele... Umuyorum ve diliyorum ki ülkelerimiz bu konuda birbirini daha çok destekler ve daha çok iş birliği yapabiliriz'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından, Bakan Ergin ile Vannini birbirine karşılıklı hediyeler verdiler.(16:07)
