2012-03-31 - 14:25
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, CHP'nin, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, CHP'nin, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmelere başlandı.

AK Parti, MHP, CHP ve BDP grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak, yarın üniversite sınavına girecek öğrencilere başarılar diledi.

Genel Kurul'da daha sonra CHP'nin, Kılıç hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması görüşmelerinde, önerge sahipleri adına, CHP'den Manisa Milletvekili Hasan Ören söz aldı.

CHP, Suat Kılıç hakkında ''Altındağ Belediyesi'nin uygulamalarından siyasi konumunu kullanarak rant elde ettiği, görevini kötüye kullandığı'' gerekçesiyle gensoru önergesi vermişti.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Gençlik ve Spor Bakanı uat Kılıç hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması konusunda, önerge sahipleri adına konuşan CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Kılıç'ın, ''çıraklık döneminde'', TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyeliği yaparken sıfır araç aldığını ve aracın içini yaptırdığını söyledi.

Kılıç'ın aracı 2004 yerel seçimlerinde kullandıktan sonra da Turgutlu Belediyesi'ne sattığını belirten Ören, ''Bir belediye başkanının milletvekilinden araba alması etik değildir'' dedi.

Ören, arabanın o dönemde içinin yaptırılmasıyla birlikte toplamda 44 bin liraya mal olduğunu ifade ederek, ''Sıfır bir araç alındıktan 2 gün sonra satılırsa yüzde 10 aşağıya satılır. Bu böyledir. Ama 44 bin liraya mal olan araba, ahbap çavuş ilişkisi içinde Turgutlu Belediyesine 49 bin liraya satılıyor. Eğer bu bilgilerde bir sorun, yanlışlık varsa ben kendi cezamı kesmeye hazırım. Sayın Kılıç, 'Ben bu işi yapmadım, arabayı 49 bin liraya satmadım' derse bu kürsüye bir daha gelmem, dönem sonunda da milletvekilliğini bırakırım. Gençliğinden midir bilmiyorum ama bakanın yaptığı doğru değildir'' diye konuştu.

CHP'li Ören, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne onlarca müfettiş gönderen iktidarın Turgutlu Belediyesi'ndeki bu iddiaları araştırmadığını ifade etti.

CHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Levet Gök, gensoru görüşmelerinin televizyon yayını olmayan bir gün yapılmasını kınadığını belirtti.

İddialarının belgesinin olduğunu dile getiren Gök, belgelerin organize bir suç örgütünü ortaya koyduğunu savundu. Gök, ''Yurttaş Suat Kılıç'ın mülk edinme hakkı vardır ancak Bakan Kılıç'ın mülk edinirken kurallara uyması gerekir'' dedi.

Gök, Kılıç'ın, danışıklı yollara başvurarak Altındağ Belediyesi'nin imar çalışması yaptığı bir yerden bir gayrimenkulü yok pahasına almasının siyasi ahlaka uygun olup olmadığını sordu.

Kılıç'ın, Altındağ Belediyesinin 3-4 yıldır restorasyon çalışmaları yaptığı Hamamönü bölgesinde, 2 adet taşınmaz aldığını belirten Gök, ''Bir taşınmaza 25 bin 500 lira ödemiştir. Evler önce Erbil Yiğitbaş adına alınmış, sonra bakan almıştır evleri. Suat Kılıç evleri alırken tapuya kendisi gitmemiş, Altındağ Belediyesi'nin Tarihi Alanları Koruma Şube Şefi olan Alparslan Ekinci'ye vekalet vermiştir. Var mı böyle bir şey, olabilir mi böyle bir şey- Ekinci, evin restore edilmesi için Kılıç'a yardımcı da olmuştur. Dünyanın hiç bir yerinde böylesine yozlaşmış ilişkileri bir siyasetçi taşıyamaz'' dedi.

Gök, Altındağ Belediye Başkanı'nın evin fiyatını 76 bin lira olarak açıkladığını kaydederek, ''Suat Kılıç taşınmaza 25 bin lira değil de 76 bin lira ödemişse tapuda vergi kaçağı var o zaman. Ekinci, hem satışın hem alışın içinde yer almıştır. Partiniz elinizden tuttu, aklınızda bile olmayacak makamları verdi size. Nedir bu hırs, gençler sizi nasıl örnek alacak Sayın Bakan'' diye konuştu.

''Gençlerimizi Gençlik Bakanı'na nasıl emanet edeceğiz'' diyen Gök, ''Kılıç'ı, bu koltukta tutmak, siyaset kurumunun erimesine neden olacaktır. Kılıç, Hamamönü'ne girdi, siz de hamama girin terleyin ve arınarak çıkın'' sözlerini sarfetti. Gök, gençlerin, ''gençler bana Suat abi desin'' diyen Suat Kılıç'a, ''Sen neymişsin be abi'' diyeceklerini öne sürdü.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ise Almanya Cumhurbaşkanının bir işadamından düşük faizle kredi aldığı için istifa ettiğini anımsattı.

Kaplan, iktidarın ustalık dönemindeki yumuşak karnının özgürlükler ve yolsuzluklar olduğunu ve gelecek günlerde bu konuların çok sıklıkla gündeme geleceğini ileri sürdü.

''Siyasi Etik Yasası 10 yıldır niye çıkarılmadı-'' diye soran Kaplan, parti gruplarına, ''Siyasi Etik Kanunu'nu bu hafta çıkaralım ve Siyasi Etik Komisyonu'nu bu hafta kuralım'' çağrısında bulundu. Kaplan, bu komisyonun kurulmaması halinde, Kılıç'a yapılan bu iddiaların hep gündeme geleceğini ifade etti.

Kaplan, siyasi etik erozyonunun her alanda olduğunu belirterek, temiz toplum konusunda dokunulmazlıkların arkasına saklanmadan çalışılması gerektiğini söyledi.


Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''Şahsıma ait gayrimenkulün restorasyon çalışmasında Altındağ Belediyesi'nin bir tek paslı çivisi veya kırık tuğlası varsa tapuyu bu iddiayı ispat edene vermeye hazırım'' dedi.

Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması konusunda, Hükümet adına konuştu.

Suat Kılıç, ''Gayrimenkulü Hamamönü bölgesinde almak kabahat ise bu kabahatin gerekçeleriyle, belgeleriyle ortaya konması lazım. Bölgenin aynı zamanda restorasyon alanı ilan edilmiş bir bölge olması, o bölgede gayrimenkul edinimini bir kabahat, suç oluyorsa, bunun da hukuki dokümanlarıyla ortaya konması lazım'' dedi.

Hamamönü bölgesindeki vatandaşların restorasyon çalışmalarından haberi olmadığı ve bu yüzden de hak kaybına uğradığı iddiasına yanıt veren Kılıç, Altındağ Belediyesi'nin geniş kapsamlı restorasyon çalışmasının 2007'den beri yürüttüğünü söyledi. Kılıç, bölgedeki çalışmaların Murat Karayalçın dönemine kadar uzandığını ifade ederek, bölge halkının bilgisinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi.

Kılıç, taşınmazın tapusunun adına tescil tarihinin 2009 olduğunu kaydetti. Vekaletle tapu tescili yapıldığının söylendiğini ifade eden Kılıç, ''Vekalet, hukukun düzenlemiş olduğu bir müessesedir. Vekaletle iş yapmanın, devir yapmanın ya da almanın herhangi bir hukuki sakıncasının varlığını, iddia edenin ispat etmesi gerekir. Vekaletle iş görmenin hukuki sakıncası nedir-'' diye sordu.

Belediyedeki bir memura tapu için vekalet vermesinin hukuki ve etik açıdan engel bir tarafı olmadığını belirten Kılıç, ''Vekaleti verdiğim kişi projeyi yürüten kişi değildir, ilgili şubede bir memurdur. Adıma sadece tapu kabulü yapıyor. Bunda suç olan etik sorun ne olabilir-'' dedi.

Suat Kılıç, iddialara yanıtı, iddiaların bakanlığı ile ilgili olmadığı için avukatı aracılığıyla yaptığını söyledi.

Kılıç, ayağa kalkarak kendisine laf atan CHP Ankara Milletvekili Levet Gök'e, ''Buradan size kahramanlık çıkmaz'' dedi.

İftira olduğunu söylediği iddialarda, kişilik ve özel mülkiyet haklarına saldırı olduğunu kaydeden Kılıç, aldığı gayrimenkulün restorasyon çalışmasının Altındağ Belediyesi tarafından yapıldığı iddiasının doğru olmadığını söyledi. Kılıç, ''Şahsıma ait gayrimenkulün restorasyon çalışmasında Altındağ Belediyesi'nin bir tek paslı çivisi veya kırık tuğlası varsa tapuyu bu iddiayı ispat edene vermeye hazırım. Kişilik onurunu zedelemek, insanlara saldırmak bu kadar kolay olmamalı, iftira atmak bu kadar kolay olmamalı'' diye konuştu.

Suat Kılıç, gensoru önergesi hazırlanırken, iddiaların belgeleriyle ortaya konması gerektiğine işaret ederek, ''Böyle bir şey olabilir mi, böyle bir iddia olabilir mi-'' diye sordu.

Kılıç, evi restore edilmiş vaziyette aldığı iddialarına karşılık olarak, evin restore edilmeden önceki görüntüsünün yer aldığı fotoğrafı gösterdi.

Turgutlu Belediyesi'ne araç sattığı araca ilişkin de Kılıç, ''06 plakalı ticari aracın tarafımdan satıldığı doğrudur. Aracı sattığımız şirket Turkap adında bir şirket. Araç benzer araçları satan yerler üzerinden, Rayiç değeri konularak satılıyor. Turkap adında bir şirket bu aracı satın alıyor. Özel hukuka tabi bir şirketin, belediye teşekkülü olup olmadığını, o şirketin künyesinde görebilmem mümkün değil, satış sırasında bunu anlayabilmem, kavrayabilmem mümkün değil'' dedi.

Kılıç, bu konunun ilk kez Meclis gündemine gelmediğini, 4. kez geldiğini söyleyerek, ''Benim aracımla ilgili 37 bin TL vurgusu yaptınız. Bu aracın dolusu 42 bin liraya kadar. Aracın kasko değeri 41 bin 920 lira. Sizin iddia ettiğiniz gibi 37 bin lira değil. Aracın satış bedeli de 49 bin lira. Bu tür araçlar binek araca dönüştürülürken içinde yapılan tadilatlar var. İçinde yapılan tadilatlarla birlikte aracın toplam değeri çıplak değerinin üzerinde'' diye konuştu.

Ak Parti Grubu Adına Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç söz aldı.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç hakkında verilen gensoru önergesi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Gensoru, Anayasa'mızda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nde öngörülen önemli bir denetim yoludur. Türk anayasa hukukunda, Bakanlar Kurulunun ve bakanların Türkiye Büyük Millet Meclisi karşısında siyasal sorumluluklarının nihai müeyyidesi gensorudur. Diğer bir ifadeyle gensoru, Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın siyasal sorumluluğunu doğuran bir denetleme yoludur. Gensoru, diğer denetleme araçları arasında en etkili olanıdır.

Anayasa'mızda Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu denetleme yetkisinin Anayasa'nın 98'inci maddesinde soru önergesi, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yoluyla kullanılabileceği belirtilmiş, 99 ve 100'üncü maddelerde de gensoru ve Meclis soruşturmasının önemine binaen her biri ayrı ayrı maddelerde daha ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.
Gensoru, diğer denetim yollarından farklı olarak Bakanlar Kurulunun ya da bakanın güvensizlik oyuyla düşürülmesi sonucunu doğuracak çok ciddi bir müessesedir. Bakanlar Kurulunun genel politikası ya da bir bakanın kendi bakanlığında izlediği politikalar ve uygulamalar hakkında Meclisçe yapılan bu denetim yoluyla, geçmişte bu Mecliste hükûmetler, bakanlar düşürülmüştür. O nedenle, gensorunun konusu ve gerekçesi sağlam olmalıdır, gensoru delillere dayanmalıdır. Aksi takdirde gensoru olmaz, gensoru amacından sapar, soru önergesi özelliğine döner ki bu da parlamenter demokrasi açısından olumsuz bir tablonun ortaya çıkmasına, gensoru müessesesinin zayıflamasına, etkisini yitirmesine ve denetim yolu olmaktan çıkmasına neden olur. Gensorunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının aksatılmasına yönelik her gün verilen grup önerilerinden, yazılı ve sözlü soru önergelerinden bir farkı kalmaz.

Anayasa'mızın 99'uncu maddesinde gensorunun Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına uygun olarak kullanılması gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

Ancak muhalefet partilerimiz bugüne kadar, Anayasa'mızın bu hükmünü ihlal ederek Meclis çalışmalarının dengeli yürütülmesi bir tarafa, Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmemesi için bu yolu kullanmayı tercih etmişlerdir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç hakkında Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerince verilen gensoru önergesinin konu ve gerekçesine baktığımızda, Sayın Bakanın bakanlık göreviyle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını görüyoruz.
Gensorunun Anayasa'mızda ve İç Tüzük'ümüzde belirtilen şartları taşımadığını, hiçbir ciddi temelinin bulunmadığını, hiçbir delile dayanmadığını ilk bakışta görmekteyiz. Bu metnin içinin boş olduğunu CHP sözcüleri de anlamış olacaklar ki? gensoru önergesinde yer almayan başka iddialarla gensoruyu desteklemeye çalışmaktadırlar.

Çamur at, izi kalsın." mantığıyla hareket ettiğiniz müddetçe bu çamurlar hiçbir zaman AK PARTİ'ye ulaşmayacak; kendi ellerinizde kalacak.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gensoru önergesindeki suçlama şudur: Eski evinin restorasyon projesi kapsamında olduğunu bilmeyen bir vatandaştan Sayın Bakanın ev satın aldığı ve daha sonradan bu bölgenin restorasyon projesi kapsamına alındığı iddiasıdır. Bu iddiayı çürüten delil hangisidir diye sorduğunuzda, bunun cevabı, işte bu gensorunun gerekçesidir değerli milletvekilleri. Gensorunun gerekçesinde bu iddia kendiliğinden yalanlanmaktadır.

Anılan bölgede restorasyon çalışmalarının 2007 yılında yoğunlaştığı doğrudur. Yanlış olan ise restorasyon yapılacağı vatandaşlar tarafından bilinmiyorken Sayın Kılıç'ın bölgede gayrimenkul edindiği iddiasıdır. Bölgede restorasyon çalışmalarının tarihi çok daha gerilere gitmekle birlikte çalışmaların yoğunlaştığı yıl 2007 yılıdır. Sayın Kılıç'ın, Hamamönü mevkiindeki gayrimenkulün adına tescili yılı 2009'dur.

Gensorudaki diğer bir iddia da işlemlerdeki muvazaa iddiasıdır. Vekâlet yoluyla yapılan işlemin, sanki muvazaalı bir işlem yapılıyor izlenimi vererek muvazaanın gerekçesi olarak ifade edilmiş olması da tamamen hukuk dışı bir çarpıtmadan ibarettir.
Demokrasi kültürümüze asıl zarar veren, demokratik denetim mekanizmalarının yerinde olmayan kullanımlarla yozlaştırılmasıdır.

Değerli milletvekilleri, gazete haberlerine dayanan, araştırılmadan hazırlanan, kulaktan dolma bilgilerle kaleme alınan gensorunun 7'nci paragrafındaki iddia apaçık bir iftiradır, sistemli yalan haber furyasının geldiği son noktanın da ispatıdır.

Bu paragraftaki şu ibareyi dikkatlerinize sunarım: "Evlerin satın alınması ve hemen arkasından belediyece restore edilerek muazzam bir bedel artışının sağlanması."

Hukukta ispat mükellefiyeti iddia sahibine aittir. Bu iddianın sahibi de iddiasını ispatla mükelleftir.

Bu iddianın iddia sahibince ispatlanması hukukun emridir, siyasi ahlakın gereğidir, iftirayı atıp da kenardan, tartışmanın seyrine koyulamazsınız. Aksi hâlde akıl da mantık da etik de hukuk da peşinizi bırakmaz, bırakmayacaktır."

Kürsüye gelen CHP'li Gök, ''27 yıllık siyasetçiyim, bir bakanın bu kadar aciz durumlara geldiğini görmemiştim. Sayın Bakan hiç bir iddiaya cevap vermedi. 'Ben kendi imkanlarım ile yaptım' diyor ama Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, bu projeyle ilgili olarak, 'hemen hemen tamamını belediye imkanlarıyla yaptık' diyor'' sözlerini sarf etti.

Bakan Suat Kılıç, bu iddialara karşılık olarak ''yalan'' diye bağırdı.

Görüşmelerin ardından CHP'nin, Suat Kılıç hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması kabul edilmedi.


**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****

(19.35)