2008-04-01 - 13:00
Partisinin TBMM grubunda konuşan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'kimsenin millete bedel ödetmeye hakkı olmadığını' belirterek, ''Kimsenin, Türkiye'nin kazanımlarını boşa çıkarmaya hakkı yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin bu başarılarını gölgelemeye hakkı yoktur, olamaz. Türkiye artık, 1. ligde oynayan bir takım haline gelmiştir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, ''kimsenin millete bedel ödetmeye hakkı olmadığını''
belirterek, ''Kimsenin, Türkiye'nin kazanımlarını boşa çıkarmaya hakkı
yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin bu başarılarını gölgelemeye hakkı
yoktur, olamaz. Türkiye artık, 1. ligde oynayan bir takım haline
gelmiştir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasına, ''Sizlerle
birlikte, yediden yetmişe yürekleri bizimle birlikte olan, kalpleri ve
vicdanları burada olan 70 milyon vatandaşımızı da en kalbi
muhabbetlerimle selamlıyorum'' sözleriyle başladı.
Kars'tan Edirne'ye, Çanakkale'den Batman'a, Trabzon'dan Antalya'ya,
Diyarbakır'dan İzmir'e, Kayseri'den İstanbul'a, bütün millete barış ve
huzur dolu bir gelecek dileyen Erdoğan, şunları söyledi:
''Bildiğiniz gibi İzmir'in EXPO 2015 adaylığı için 2006 yılı Mayıs
ayında bir başvuru yapmış, o günden sonra da güzel bir işbirliği içinde
tanıtım çalışmalarımızı başarıyla sürdürmüştük. Dün maalesef Paris'ten
istediğimiz haber gelmedi, EXPO 2015'i, bundan önce 6 kez EXPO'ya ev
sahipliği yapmış olan İtalya'nın, daha önce bir kez ev sahipliği yapmış
Milano şehri almış oluyor. Dolayısıyla 7. kez İtalya'nın EXPO'ya ev
sahipliğini veriyorlar. Ne demek isteğimi anlıyorsunuz... Başta
İzmirliler olmak üzere hepimiz bu karara üzüldük. Gerek Sayın
Cumhurbaşkanımız, gerek şahsım gerekse bütün bakan arkadaşlarım
dünyadaki hemen hemen bütün ülkelerle büyük ölçekte başa baş
görüşmelerimiz oldu. Telefonlarla görüşmelerimiz oldu. Bir çok
büyükelçimizi bu konuda seferber ettik. Onlar vasıtasıyla görüşmeler
yaptık ama buna rağmen beklenen netice çıkmadı. Üzüldük, çünkü İzmir,
dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan EXPO'yu fazlasıyla hak
ediyordu.
Doğal güzellikleriyle, coğrafi konumuyla, tarihiyle, kültürel
birikimiyle, ticari potansiyeliyle, insani zenginliğiyle EXPO İzmir'e,
İzmir EXPO'ya çok yakışacaktı.
Bu süreçte tüm kurumlarımız büyük bir gayretle, büyük bir emek ortaya
koydular. Bu emeğin karşılığını almayı elbette isterdik, ama şunu da
hemen ifade edeyim ki bu süreçten azımsanmaması gereken kazanımlar da
elde etmiş durumdayız. Öncelikle güzel İzmirimizin tanıtımı adına
uluslararası zeminde pek çok fırsat yakaladık ve bu fırsatları gayet iyi
kullandık. Buna ilaveten böyle büyük bir organizasyona nasıl
hazırlanılması, neler yapılması gerektiği konusunda önemli tecrübeler
edindik.''
Erdoğan, aynı azim ve inançla İzmir'i bir EXPO kenti haline getirinceye
kadar mücadele ve gayretlerini sürdüreceklerini ifade ederek, aynı
heyecanın İzmirli vatandaşlarda da fazlasıyla bulunduğuna inandığını
belirtti.
Milano'ya başarılar dileyen Erdoğan, İzmir'e destek oyu veren tüm
ülkelere teşekkür etti.
İzmir'in kentsel problemlerine, altyapı çalışmalarına, dönüşüm
projelerine, sosyo-kültürel zenginleşmesine dönük projelerini ''Sanki
EXPO adaylığını kazanmış gibi'' kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren
Erdoğan, ''Bu ilk adımdı, inşallah bir sonraki adımda, daha güçlü, daha
birikimli olarak yola çıkacak ve daha önemli başarılara imza atacağız''
dedi.
-BÜYÜME RAKAMLARI-
Erdoğan, dün itibariyle, 2007 yılı 4. çeyrek büyüme rakamlarının
açıklandığını hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti:
''2007 yılının son çeyreğinde, Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılası
yüzde 3.4 oranında büyüme kaydetti. Bildiğiniz gibi gayri safi yurt içi
hasıla ilk çeyrekte yüzde 7.6, ikinci çeyrekte yüzde 4, üçüncü ve
dördüncü çeyrekte de yüzde 3.4 oranlarında büyüme kaydetti.
2007 yılı ortalama büyüme hızı ise yüzde 4.5 olarak gerçekleşti. Şunu,
büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum: Türkiye ekonomisi, bu son
çeyrekteki pozitif büyümeyle birlikte, tam 24 çeyrek üst üste büyüme
kaydetmiştir.
Dikkat edin; bu düzeyde, bu seviyede bir sürekliliği, geçmişte ülkemiz
hiç yaşamadı. Türkiye'nin ilk kez gördüğü, ilk kez tecrübe ettiği bir
büyüme sürecinin içindeyiz.
Geçen yıl olağan dışı olarak yaşanan bazı olaylar, uluslararası
dalgalanmalar ve seçim süreci büyümeyi kısmen olumsuz etkilemiş
olabilir. Ancak bu rakam, küçümsenmemesi gereken bir büyümeye işaret
etmektedir.
Son 10 yılın, 20 yılın, 30 yılın büyüme oranlarını alt alta koyun, bu
son 5 yıldaki tabloya benzer bir tablo göremeyeceksiniz. Türkiye, bir
yıl büyüme kaydettiyse, iki yıl küçülmüş. Bir dönem büyüme yüksek
seyretmiş, ancak arkasından çok sert küçülmeler olmuş. Deyim yerindeyse,
ekonomi bir ileri gittiyse iki geri gitmiş. Hamd olsun bu tabloyu
bütünüyle tersine çevirdik.''
-OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN BÜYÜME-
Erdoğan, son beş yılın, 2003-2007 arasının ortalama büyüme hızının yüzde
6.9 olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin ekonomisini, Türkiye'nin
ekmeğini, aşını, üretimini büyüttük. Türkiye'nin itibarını yükselttik''
diye konuştu.
Türkiye'nin büyümesinin sağlıklı şekilde, sürdürülebilir şekilde devam
ettiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bakın, bir noktanın altını özellikle çiziyorum: Bu büyüme, ekonomik
olumsuzluklara, siyasi olumsuzluklara ve küresel ölçekteki
olumsuzluklara rağmen elde edilmiştir. Burası çok önemli... Türkiye
ekonomisinin bugün ne kadar dayanıklı, ne kadar sağlam bir yapıda
olduğunun da en somut, en önemli göstergesidir bu...
2007 yılında, bütün dünyayı etkisi altına alan bir ekonomik dalgalanma
yaşadık, hala yaşamaya devam ediyoruz.
Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin tartışmalara şahit olduk. İki seçim, bir
referandum sürecinden geçtik. Ve yine önemli bir faktör; son yılların en
kurak yılını geride bıraktık.
Tüm bu ve benzeri olumsuzluklara rağmen, Türkiye ekonomisi yüzde 4.5
oranında büyümüştür. Bu, Türkiye'nin, milletimizin büyük bir başarısıdır
ve inşallah devam da edecektir. Türkiye ekonomisi artık değişmiş,
normalleşmiştir.
Türkiye ekonomisinin, aynı şekilde hassasiyetleri de değişmiştir.
Ekonomi için siyasi istikrar ve güven ortamı her zamankinden daha fazla
önem arz eder hale gelmiştir. Herkesin bunun sorumluluğunu idrak etmesi,
bunun sorumluluğunu taşıması gerekiyor.
Şunu bir kez daha belirtmek istiyorum; kimsenin bu millete bedel
ödetmeye hakkı yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin kazanımlarını boşa
çıkarmaya hakkı yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin bu başarılarını
gölgelemeye hakkı yoktur, olamaz.
Türkiye güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle, küresel oyuncu haline
gelen ekonomisiyle geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor ve ilerlemeye
de devam edecektir.''
-''500 MİLYAR DOLAR SINIRI''-
Erdoğan, 2007 yılında elde ettikleri bu büyüme oranıyla birlikte,
Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasının da 856 milyar 387 milyon
YTL'ye yükseldiğini, söyledi. Türkiye'nin, 500 milyar dolar sınırını
artık aştığını bildiren Erdoğan, ''500 milyar dolar sınırı, önemli bir
eşiktir. Türkiye artık, 1. ligde oynayan bir takım haline gelmiştir''
dedi. Bu eşiğin aşılmasının, küresel yatırımcılar için, finans
kuruluşları için, özellikle de Türkiye'nin dünyadaki imajı için son
derece önemli olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bakınız, Türkiye ekonomisi bugün, 659 milyar dolarlık bir büyüklüğe,
hacme ulaşmıştır. Nereden geldiğimize lütfen dikkat ediniz. Türkiye 2002
yılında 26. büyük ekonomiydi şimdi 17. büyük ekonomi.
2002 yılında gayri safi yurt içi hasılamız 230 milyar dolardı. Bugün
geldiğimiz nokta 659 milyar dolar. 5 yılda Türkiye'nin gayri safi yurt
içi hasılasına tam 429 milyar dolar ekledik. Dikkat ediniz, tam yüzde
186 oranında artış sağladık. Yine kişi başına yurt içi milli hasılamız
da 9 bin 333 dolar olarak gerçekleşmiştir.
Bu da yine ülkemizin bu güne kadar gördüğü en yüksek seviyedir. 2013'te
bu seviyeye ulaşmayı hedefliyorduk, inşallah bu yıl sonunda, yani 2008
sonunda bu hedefe ulaşmış olacağız.''
***AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, grup toplantısında yaptığı konuşmasının tamamı haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünde yer almaktadır.
Tayyip Erdoğan, ''kimsenin millete bedel ödetmeye hakkı olmadığını''
belirterek, ''Kimsenin, Türkiye'nin kazanımlarını boşa çıkarmaya hakkı
yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin bu başarılarını gölgelemeye hakkı
yoktur, olamaz. Türkiye artık, 1. ligde oynayan bir takım haline
gelmiştir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasına, ''Sizlerle
birlikte, yediden yetmişe yürekleri bizimle birlikte olan, kalpleri ve
vicdanları burada olan 70 milyon vatandaşımızı da en kalbi
muhabbetlerimle selamlıyorum'' sözleriyle başladı.
Kars'tan Edirne'ye, Çanakkale'den Batman'a, Trabzon'dan Antalya'ya,
Diyarbakır'dan İzmir'e, Kayseri'den İstanbul'a, bütün millete barış ve
huzur dolu bir gelecek dileyen Erdoğan, şunları söyledi:
''Bildiğiniz gibi İzmir'in EXPO 2015 adaylığı için 2006 yılı Mayıs
ayında bir başvuru yapmış, o günden sonra da güzel bir işbirliği içinde
tanıtım çalışmalarımızı başarıyla sürdürmüştük. Dün maalesef Paris'ten
istediğimiz haber gelmedi, EXPO 2015'i, bundan önce 6 kez EXPO'ya ev
sahipliği yapmış olan İtalya'nın, daha önce bir kez ev sahipliği yapmış
Milano şehri almış oluyor. Dolayısıyla 7. kez İtalya'nın EXPO'ya ev
sahipliğini veriyorlar. Ne demek isteğimi anlıyorsunuz... Başta
İzmirliler olmak üzere hepimiz bu karara üzüldük. Gerek Sayın
Cumhurbaşkanımız, gerek şahsım gerekse bütün bakan arkadaşlarım
dünyadaki hemen hemen bütün ülkelerle büyük ölçekte başa baş
görüşmelerimiz oldu. Telefonlarla görüşmelerimiz oldu. Bir çok
büyükelçimizi bu konuda seferber ettik. Onlar vasıtasıyla görüşmeler
yaptık ama buna rağmen beklenen netice çıkmadı. Üzüldük, çünkü İzmir,
dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan EXPO'yu fazlasıyla hak
ediyordu.
Doğal güzellikleriyle, coğrafi konumuyla, tarihiyle, kültürel
birikimiyle, ticari potansiyeliyle, insani zenginliğiyle EXPO İzmir'e,
İzmir EXPO'ya çok yakışacaktı.
Bu süreçte tüm kurumlarımız büyük bir gayretle, büyük bir emek ortaya
koydular. Bu emeğin karşılığını almayı elbette isterdik, ama şunu da
hemen ifade edeyim ki bu süreçten azımsanmaması gereken kazanımlar da
elde etmiş durumdayız. Öncelikle güzel İzmirimizin tanıtımı adına
uluslararası zeminde pek çok fırsat yakaladık ve bu fırsatları gayet iyi
kullandık. Buna ilaveten böyle büyük bir organizasyona nasıl
hazırlanılması, neler yapılması gerektiği konusunda önemli tecrübeler
edindik.''
Erdoğan, aynı azim ve inançla İzmir'i bir EXPO kenti haline getirinceye
kadar mücadele ve gayretlerini sürdüreceklerini ifade ederek, aynı
heyecanın İzmirli vatandaşlarda da fazlasıyla bulunduğuna inandığını
belirtti.
Milano'ya başarılar dileyen Erdoğan, İzmir'e destek oyu veren tüm
ülkelere teşekkür etti.
İzmir'in kentsel problemlerine, altyapı çalışmalarına, dönüşüm
projelerine, sosyo-kültürel zenginleşmesine dönük projelerini ''Sanki
EXPO adaylığını kazanmış gibi'' kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren
Erdoğan, ''Bu ilk adımdı, inşallah bir sonraki adımda, daha güçlü, daha
birikimli olarak yola çıkacak ve daha önemli başarılara imza atacağız''
dedi.
-BÜYÜME RAKAMLARI-
Erdoğan, dün itibariyle, 2007 yılı 4. çeyrek büyüme rakamlarının
açıklandığını hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti:
''2007 yılının son çeyreğinde, Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılası
yüzde 3.4 oranında büyüme kaydetti. Bildiğiniz gibi gayri safi yurt içi
hasıla ilk çeyrekte yüzde 7.6, ikinci çeyrekte yüzde 4, üçüncü ve
dördüncü çeyrekte de yüzde 3.4 oranlarında büyüme kaydetti.
2007 yılı ortalama büyüme hızı ise yüzde 4.5 olarak gerçekleşti. Şunu,
büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum: Türkiye ekonomisi, bu son
çeyrekteki pozitif büyümeyle birlikte, tam 24 çeyrek üst üste büyüme
kaydetmiştir.
Dikkat edin; bu düzeyde, bu seviyede bir sürekliliği, geçmişte ülkemiz
hiç yaşamadı. Türkiye'nin ilk kez gördüğü, ilk kez tecrübe ettiği bir
büyüme sürecinin içindeyiz.
Geçen yıl olağan dışı olarak yaşanan bazı olaylar, uluslararası
dalgalanmalar ve seçim süreci büyümeyi kısmen olumsuz etkilemiş
olabilir. Ancak bu rakam, küçümsenmemesi gereken bir büyümeye işaret
etmektedir.
Son 10 yılın, 20 yılın, 30 yılın büyüme oranlarını alt alta koyun, bu
son 5 yıldaki tabloya benzer bir tablo göremeyeceksiniz. Türkiye, bir
yıl büyüme kaydettiyse, iki yıl küçülmüş. Bir dönem büyüme yüksek
seyretmiş, ancak arkasından çok sert küçülmeler olmuş. Deyim yerindeyse,
ekonomi bir ileri gittiyse iki geri gitmiş. Hamd olsun bu tabloyu
bütünüyle tersine çevirdik.''
-OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN BÜYÜME-
Erdoğan, son beş yılın, 2003-2007 arasının ortalama büyüme hızının yüzde
6.9 olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin ekonomisini, Türkiye'nin
ekmeğini, aşını, üretimini büyüttük. Türkiye'nin itibarını yükselttik''
diye konuştu.
Türkiye'nin büyümesinin sağlıklı şekilde, sürdürülebilir şekilde devam
ettiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bakın, bir noktanın altını özellikle çiziyorum: Bu büyüme, ekonomik
olumsuzluklara, siyasi olumsuzluklara ve küresel ölçekteki
olumsuzluklara rağmen elde edilmiştir. Burası çok önemli... Türkiye
ekonomisinin bugün ne kadar dayanıklı, ne kadar sağlam bir yapıda
olduğunun da en somut, en önemli göstergesidir bu...
2007 yılında, bütün dünyayı etkisi altına alan bir ekonomik dalgalanma
yaşadık, hala yaşamaya devam ediyoruz.
Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin tartışmalara şahit olduk. İki seçim, bir
referandum sürecinden geçtik. Ve yine önemli bir faktör; son yılların en
kurak yılını geride bıraktık.
Tüm bu ve benzeri olumsuzluklara rağmen, Türkiye ekonomisi yüzde 4.5
oranında büyümüştür. Bu, Türkiye'nin, milletimizin büyük bir başarısıdır
ve inşallah devam da edecektir. Türkiye ekonomisi artık değişmiş,
normalleşmiştir.
Türkiye ekonomisinin, aynı şekilde hassasiyetleri de değişmiştir.
Ekonomi için siyasi istikrar ve güven ortamı her zamankinden daha fazla
önem arz eder hale gelmiştir. Herkesin bunun sorumluluğunu idrak etmesi,
bunun sorumluluğunu taşıması gerekiyor.
Şunu bir kez daha belirtmek istiyorum; kimsenin bu millete bedel
ödetmeye hakkı yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin kazanımlarını boşa
çıkarmaya hakkı yoktur, olamaz. Kimsenin, Türkiye'nin bu başarılarını
gölgelemeye hakkı yoktur, olamaz.
Türkiye güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle, küresel oyuncu haline
gelen ekonomisiyle geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor ve ilerlemeye
de devam edecektir.''
-''500 MİLYAR DOLAR SINIRI''-
Erdoğan, 2007 yılında elde ettikleri bu büyüme oranıyla birlikte,
Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasının da 856 milyar 387 milyon
YTL'ye yükseldiğini, söyledi. Türkiye'nin, 500 milyar dolar sınırını
artık aştığını bildiren Erdoğan, ''500 milyar dolar sınırı, önemli bir
eşiktir. Türkiye artık, 1. ligde oynayan bir takım haline gelmiştir''
dedi. Bu eşiğin aşılmasının, küresel yatırımcılar için, finans
kuruluşları için, özellikle de Türkiye'nin dünyadaki imajı için son
derece önemli olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bakınız, Türkiye ekonomisi bugün, 659 milyar dolarlık bir büyüklüğe,
hacme ulaşmıştır. Nereden geldiğimize lütfen dikkat ediniz. Türkiye 2002
yılında 26. büyük ekonomiydi şimdi 17. büyük ekonomi.
2002 yılında gayri safi yurt içi hasılamız 230 milyar dolardı. Bugün
geldiğimiz nokta 659 milyar dolar. 5 yılda Türkiye'nin gayri safi yurt
içi hasılasına tam 429 milyar dolar ekledik. Dikkat ediniz, tam yüzde
186 oranında artış sağladık. Yine kişi başına yurt içi milli hasılamız
da 9 bin 333 dolar olarak gerçekleşmiştir.
Bu da yine ülkemizin bu güne kadar gördüğü en yüksek seviyedir. 2013'te
bu seviyeye ulaşmayı hedefliyorduk, inşallah bu yıl sonunda, yani 2008
sonunda bu hedefe ulaşmış olacağız.''
***AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, grup toplantısında yaptığı konuşmasının tamamı haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünde yer almaktadır.
