2010-12-23 - 13:22
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma
Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında
toplandı. Komisyona, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'ndan
öğretim görevlileri bilgi verdi. Öğleden sonra tekrar toplanan komisyonun toplantısına, BJK, GS, FB ve TS taraftar gruplarının temsilcileri katıldı.
Prof. Dr. Turgay Biçer, temel toplumsal
sorunları çözmeden sporda şiddetin önüne geçilemeyeceğini söyledi.
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma
Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında
toplandı.
Komisyona, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'ndan
öğretim görevlileri bilgi verdi.
Yrd. Doç. Dr. Serap Mungan Ay, kulüplerin mali sorunlarının ciddi
boyutlarda olduğunu, kulüp yönetim kurullarının uzman kişilerle çalışması
gerektiğini kaydetti.
Borçlanmalara üst sınır getirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ay,
UEFA kriterlerinden ve Avrupa'da bazı kulüplerden örnekler verdi.
Ay, kulüplerin, taraftarların da ortak olduğu şirket şeklinde
yapılanmalarının mümkün olup olamayacağının tartışılabileceğini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Veysel Küçük, mevcut yasanın eksiklerinin olabileceğini,
ancak sporda şiddet ve düzensizliği önlemeye yeterli bir kanun olduğunu
savundu.
Yasanın öngördüğü şekilde şimdiye kadar ceza alan taraftar görmediğini,
basına ceza verilmediğini, uygulamada sorunlar olduğunu ifade eden Küçük,
''Siyaset, sporu siyasal araç olarak kullanmaktan vazgeçmeli'' dedi.
Yrd. Doç. Dr. Cengiz Karagözoğlu da televizyonlarda yorum yapan eski
hakemlerin futbolu bir ''hatalar oyununa'' çevirdiğini kaydetti. Futbol
yorumcularının, teknik detaylardan uzak, kişiselleştirerek konuştuklarını dile
getiren Karagözoğlu, herhangi kriter olmadan spor yazarı olunabildiğini
söyledi.
Karagözoğlu, kameralarla yorumların yasaklanması, tartışma programlarına
sınırlama getirilmesi gibi bazı önerilerde bulundu.
Prof. Dr. Turgay Biçer de ''Temel toplumsal sorunları çözmeden sporda
şiddetin önüne geçemezsiniz'' dedi.
Çocukların sokaklarda ortak spor yapamamasının da büyük bir eksiklik
olduğunu belirten Biçer, ''Spor yapanda değil izleyende sorun var'' diye
konuştu.
Biçer, mümkün olduğunca herkesin spora yönlendirilmesini istedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan, yöneticilerin kulüplerine
mutlaka yardım yapacaksa bunu borçlandırarak değil, şirketleri aracılığıyla
sponsor olarak yapmaları gerektiğini kaydetti.
Daha sonra, ''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'',
tekrar toplanarak, BJK,GS, FB ve TS taraftar gruplarının temsilcilerini dinlemeye başladı.
Toplantıya, Çarşı Grubu Temsilcisi Ayhan Güner, Fenerbahçeliler Derneği adına avukat İlyas Bulcay,
Galatasaray Ultra Aslanlar Genel Koordinatörü Oğuz Altay ve Trabzonlu Gençler Grubu
adına Mehmet Fındıkçı katıldı.
İlk söz Beşiktaş'ın Çarşı Grubu Temsilcisi Ayhan Güner'e verildi. 2 yıl
önce çıkarılan yasanın uygulanmadığına değinen Güner, ''Uygulansaydı bugün burada
toplanmazdık. Yeni çıkacak yasanın da ne kadar uygulanacağından emin değilim.
Ayrıca spor mahkemelerinin kurulmasından bahsediliyor. Bu ülkeye spor mahkemeleri
lüks gelir. Bu ülkede maçları izleyen gençler şımarırlar, bunlar tatlı
şımarıklıklardır. Bu gençleri maçlardaki bu şımarıklıklarından dolayı mahkemeye
çıkarmak yanlış olur'' dedi.
Ayhan Güner, Beşiktaş'ın sporun 13 branşında faaliyet gösterdiğini ve
kendisinin de bu 13 branşın tamamından dolayı 13 kez karakola götürüldüğünü
vurgulayarak, ''Her seferinde de idari cezalar aldım. Verilen cezalardan dolayı
kombine biletim olmasına rağmen maçlara giremedim. Maaşlarımızın 500-600 lira
civarında olduğunu düşünün. Verilen cezalar ise bin 500 lirayı buluyor. Taraftar
arkadaşlarımız bu cezaları nasıl ödesinler. Bu ülkede sadece taraftarlar değil,
emniyeti, başkanı, yöneticisi herkes fanatik'' diye konuştu.
Fenerbahçeliler Derneği adına avukat İlyas Bulcay da komisyonun ilk kez
bu işin asıl muhatapları olan taraftarları buraya çağırmasını çok doğru bulduğuna
değinerek, şöyle konuştu:
''Dünyanın her yerinde taraftarlar spor kulüpleri için en önemli
unsurlardır. Şiddeti yaratan tek unsur da onlardır görüşü hakimdir. Eğer şiddeti
önlemek istiyorsanız genel uzlaşma kültürünün ortaya konması gerekir. Şunu da
unutmamak gerekir, taraftar gruplarının sağlıklı yaklaşımı sonrası bir takım
olayların önüne geçilmiştir. Sporda şiddetin ortadan kalkması için taraftar
grupları gibi özel unsurların incelenmesi gerekir. Ülkemizde bu alanda gerçek
anlamda inceleme yapılmamıştır. Birileri bizi muhatap alsın. Bizim ülkemizin
sorunları da dahil olmak üzere pek çok sorunda çözüm için çaba harcıyoruz.''
Avukat Bulcay, taraftarlara gerekli önemin verilmediğinden yakınarak,
sözlerini şöyle sürdürdü:
''Taraftarların sorunlarıyla da ilgilenen bir merci yok. Bizler statlara
birer sığır gibi itile, kakıla sokuluyoruz tek kapıdan. Yanımızda eşlerimiz,
çocuklarımız olduğu halde bizlere yapılan bu muamele sizce normal mi? Oysa
girişlerimiz 2-3 kapıdan yapılsa bu sorunları yaşamayacağız. Bizi bir suçlu gibi
gören emniyet görevlileri de bize şiddet uyguluyor. Bir taraftar gibi davranan,
insanları kışkırtan emniyet görevlileri var. Oysa onların özel eğitimli bir ekip
olması lazım. Futbol federasyonunda da taraftarlara gerekli önem verilmiyor.
Federasyonda yazarların, hakemlerin, antrenörlerin, futbolcuların temsilcileri
var. Oysa olmayan tek unsur taraftarların temsilcileridir.''
Bulcay, taraftar gruplarının sorunlarını ilgili mercilere taşımak ve
tribün terörünü önlemek için taraftarlar birliği kurmaya hazır olduklarını,
kendilerine bu fırsatın verilmesini istedi.
Ultra Aslanlar Genel Koordinatörü Oğuz Altay ise 3 büyük kulübün 15 yıl
önce yaptığı bir anlaşmayla bu sorunu çözdüklerini belirterek, ''15 yıldır da biz
bu anlaşmaya sadık kaldık. Bakın Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarları
arasında hiçbir ciddi olay yaşanmaz. Ben Türkiye'de son yıllarda İnönü'de yaşanan
olayların dışında ciddi bir tribün terörü olduğuna inanmıyorum. Polisin yanlı
davranma ve insani muamele göstermemesi yüzünden bazı olaylar yaşanabilir.
Örneğin statlara girişte polisin yaptığı aramalarda çok kötü muamelelere maruz
kalıyoruz'' dedi.
Oğuz Altay, herkesin potansiyel suçlu olarak taraftarları gördüğüne
dikkati çekerek, şöyle dedi:
''Oysa cezalar eşit olarak uygulansa, yani başkan ve yöneticilere de
uygulansa, onlar daha dikkatli demeç verirler. Bu taşın altına hep birlikte
elimizi koymamız lazım. Mesela bakın sayın Hıncal Uluç'un son dönemde Ultra
Aslanlar hakkında yazdığı küfür niteliği taşıyan tahrik edici yazıları karşısında
tribüne gelen 10 binlerce genç taraftar arkadaşımızın kontrol edilmesi kolay
değil. Bu vesileyle çıkacak yeni yasada cezanın eşit olarak uygulanması lazım.
Eğer bu konuda olumlu bir şeyler yapılmasını istiyorlarsa tribün liderleriyle
kulüp yöneticilerinin işbirliği içinde olması lazım.''
Trabzonsporlu Gençler Grubu adına konuşan Mehmet Fındıkçı ise bütün bu
yaygaranın kamuoyunun büyüterek gündeme getirmesi nedeniyle koparıldığını dile
getirdi.
Fındıkçı, statlara girişlerde alkol kontrolünün yapılmasını isteyerek,
bunun birçok olumsuzluğun önüne geçeceğini savundu.
Mehmet Fındıkçı, şöyle konuştu:
''Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Başbakanlarına yumurta atmıyoruz.
İnsanları rahat bırakırlarsa bu tribün terörü olmaz. Askerlerimize kurşun
atmıyoruz ki bizi hapse koysunlar. Hayvanları hapse koyarlar. Polisler bizi
götürüp bir dağın başında bırakıyorlar. Ne yiyecek bir şey, ne içecek bir şey, ne
de ulaşım aracı var. Biz bu ülkenin insanıysak, ülkemizin her köşesine rahat
rahat gitmeliyiz. 10-15 kişinin yaptığı olaylar yüzbinlere maledilmemeli.
Şiddetse mecliste de şiddet var. Türk milletinin yapısında şiddet var. Sinan
Engin, 'Bu arkadaşları gönderelim dağa, terör örgütleriyle çatışsınlar' diyor.
Biz onlarla çok çatıştık. Buyursun biraz da kendisi çatışsın. Ben yeni çıkacak
sporda şiddet yasasına da karşıyım. Çünkü gençlerimizin spor müsabakaları
nedeniyle hapislere atılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü cezaevlerinde yeterince
insan var.''
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise taraftar gruplarının ''gönüllü şiddet karşıtları
organizasyonu'' yapmasını önerdi.
(13.22)
sorunları çözmeden sporda şiddetin önüne geçilemeyeceğini söyledi.
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma
Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında
toplandı.
Komisyona, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'ndan
öğretim görevlileri bilgi verdi.
Yrd. Doç. Dr. Serap Mungan Ay, kulüplerin mali sorunlarının ciddi
boyutlarda olduğunu, kulüp yönetim kurullarının uzman kişilerle çalışması
gerektiğini kaydetti.
Borçlanmalara üst sınır getirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ay,
UEFA kriterlerinden ve Avrupa'da bazı kulüplerden örnekler verdi.
Ay, kulüplerin, taraftarların da ortak olduğu şirket şeklinde
yapılanmalarının mümkün olup olamayacağının tartışılabileceğini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Veysel Küçük, mevcut yasanın eksiklerinin olabileceğini,
ancak sporda şiddet ve düzensizliği önlemeye yeterli bir kanun olduğunu
savundu.
Yasanın öngördüğü şekilde şimdiye kadar ceza alan taraftar görmediğini,
basına ceza verilmediğini, uygulamada sorunlar olduğunu ifade eden Küçük,
''Siyaset, sporu siyasal araç olarak kullanmaktan vazgeçmeli'' dedi.
Yrd. Doç. Dr. Cengiz Karagözoğlu da televizyonlarda yorum yapan eski
hakemlerin futbolu bir ''hatalar oyununa'' çevirdiğini kaydetti. Futbol
yorumcularının, teknik detaylardan uzak, kişiselleştirerek konuştuklarını dile
getiren Karagözoğlu, herhangi kriter olmadan spor yazarı olunabildiğini
söyledi.
Karagözoğlu, kameralarla yorumların yasaklanması, tartışma programlarına
sınırlama getirilmesi gibi bazı önerilerde bulundu.
Prof. Dr. Turgay Biçer de ''Temel toplumsal sorunları çözmeden sporda
şiddetin önüne geçemezsiniz'' dedi.
Çocukların sokaklarda ortak spor yapamamasının da büyük bir eksiklik
olduğunu belirten Biçer, ''Spor yapanda değil izleyende sorun var'' diye
konuştu.
Biçer, mümkün olduğunca herkesin spora yönlendirilmesini istedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan, yöneticilerin kulüplerine
mutlaka yardım yapacaksa bunu borçlandırarak değil, şirketleri aracılığıyla
sponsor olarak yapmaları gerektiğini kaydetti.
Daha sonra, ''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'',
tekrar toplanarak, BJK,GS, FB ve TS taraftar gruplarının temsilcilerini dinlemeye başladı.
Toplantıya, Çarşı Grubu Temsilcisi Ayhan Güner, Fenerbahçeliler Derneği adına avukat İlyas Bulcay,
Galatasaray Ultra Aslanlar Genel Koordinatörü Oğuz Altay ve Trabzonlu Gençler Grubu
adına Mehmet Fındıkçı katıldı.
İlk söz Beşiktaş'ın Çarşı Grubu Temsilcisi Ayhan Güner'e verildi. 2 yıl
önce çıkarılan yasanın uygulanmadığına değinen Güner, ''Uygulansaydı bugün burada
toplanmazdık. Yeni çıkacak yasanın da ne kadar uygulanacağından emin değilim.
Ayrıca spor mahkemelerinin kurulmasından bahsediliyor. Bu ülkeye spor mahkemeleri
lüks gelir. Bu ülkede maçları izleyen gençler şımarırlar, bunlar tatlı
şımarıklıklardır. Bu gençleri maçlardaki bu şımarıklıklarından dolayı mahkemeye
çıkarmak yanlış olur'' dedi.
Ayhan Güner, Beşiktaş'ın sporun 13 branşında faaliyet gösterdiğini ve
kendisinin de bu 13 branşın tamamından dolayı 13 kez karakola götürüldüğünü
vurgulayarak, ''Her seferinde de idari cezalar aldım. Verilen cezalardan dolayı
kombine biletim olmasına rağmen maçlara giremedim. Maaşlarımızın 500-600 lira
civarında olduğunu düşünün. Verilen cezalar ise bin 500 lirayı buluyor. Taraftar
arkadaşlarımız bu cezaları nasıl ödesinler. Bu ülkede sadece taraftarlar değil,
emniyeti, başkanı, yöneticisi herkes fanatik'' diye konuştu.
Fenerbahçeliler Derneği adına avukat İlyas Bulcay da komisyonun ilk kez
bu işin asıl muhatapları olan taraftarları buraya çağırmasını çok doğru bulduğuna
değinerek, şöyle konuştu:
''Dünyanın her yerinde taraftarlar spor kulüpleri için en önemli
unsurlardır. Şiddeti yaratan tek unsur da onlardır görüşü hakimdir. Eğer şiddeti
önlemek istiyorsanız genel uzlaşma kültürünün ortaya konması gerekir. Şunu da
unutmamak gerekir, taraftar gruplarının sağlıklı yaklaşımı sonrası bir takım
olayların önüne geçilmiştir. Sporda şiddetin ortadan kalkması için taraftar
grupları gibi özel unsurların incelenmesi gerekir. Ülkemizde bu alanda gerçek
anlamda inceleme yapılmamıştır. Birileri bizi muhatap alsın. Bizim ülkemizin
sorunları da dahil olmak üzere pek çok sorunda çözüm için çaba harcıyoruz.''
Avukat Bulcay, taraftarlara gerekli önemin verilmediğinden yakınarak,
sözlerini şöyle sürdürdü:
''Taraftarların sorunlarıyla da ilgilenen bir merci yok. Bizler statlara
birer sığır gibi itile, kakıla sokuluyoruz tek kapıdan. Yanımızda eşlerimiz,
çocuklarımız olduğu halde bizlere yapılan bu muamele sizce normal mi? Oysa
girişlerimiz 2-3 kapıdan yapılsa bu sorunları yaşamayacağız. Bizi bir suçlu gibi
gören emniyet görevlileri de bize şiddet uyguluyor. Bir taraftar gibi davranan,
insanları kışkırtan emniyet görevlileri var. Oysa onların özel eğitimli bir ekip
olması lazım. Futbol federasyonunda da taraftarlara gerekli önem verilmiyor.
Federasyonda yazarların, hakemlerin, antrenörlerin, futbolcuların temsilcileri
var. Oysa olmayan tek unsur taraftarların temsilcileridir.''
Bulcay, taraftar gruplarının sorunlarını ilgili mercilere taşımak ve
tribün terörünü önlemek için taraftarlar birliği kurmaya hazır olduklarını,
kendilerine bu fırsatın verilmesini istedi.
Ultra Aslanlar Genel Koordinatörü Oğuz Altay ise 3 büyük kulübün 15 yıl
önce yaptığı bir anlaşmayla bu sorunu çözdüklerini belirterek, ''15 yıldır da biz
bu anlaşmaya sadık kaldık. Bakın Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarları
arasında hiçbir ciddi olay yaşanmaz. Ben Türkiye'de son yıllarda İnönü'de yaşanan
olayların dışında ciddi bir tribün terörü olduğuna inanmıyorum. Polisin yanlı
davranma ve insani muamele göstermemesi yüzünden bazı olaylar yaşanabilir.
Örneğin statlara girişte polisin yaptığı aramalarda çok kötü muamelelere maruz
kalıyoruz'' dedi.
Oğuz Altay, herkesin potansiyel suçlu olarak taraftarları gördüğüne
dikkati çekerek, şöyle dedi:
''Oysa cezalar eşit olarak uygulansa, yani başkan ve yöneticilere de
uygulansa, onlar daha dikkatli demeç verirler. Bu taşın altına hep birlikte
elimizi koymamız lazım. Mesela bakın sayın Hıncal Uluç'un son dönemde Ultra
Aslanlar hakkında yazdığı küfür niteliği taşıyan tahrik edici yazıları karşısında
tribüne gelen 10 binlerce genç taraftar arkadaşımızın kontrol edilmesi kolay
değil. Bu vesileyle çıkacak yeni yasada cezanın eşit olarak uygulanması lazım.
Eğer bu konuda olumlu bir şeyler yapılmasını istiyorlarsa tribün liderleriyle
kulüp yöneticilerinin işbirliği içinde olması lazım.''
Trabzonsporlu Gençler Grubu adına konuşan Mehmet Fındıkçı ise bütün bu
yaygaranın kamuoyunun büyüterek gündeme getirmesi nedeniyle koparıldığını dile
getirdi.
Fındıkçı, statlara girişlerde alkol kontrolünün yapılmasını isteyerek,
bunun birçok olumsuzluğun önüne geçeceğini savundu.
Mehmet Fındıkçı, şöyle konuştu:
''Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Başbakanlarına yumurta atmıyoruz.
İnsanları rahat bırakırlarsa bu tribün terörü olmaz. Askerlerimize kurşun
atmıyoruz ki bizi hapse koysunlar. Hayvanları hapse koyarlar. Polisler bizi
götürüp bir dağın başında bırakıyorlar. Ne yiyecek bir şey, ne içecek bir şey, ne
de ulaşım aracı var. Biz bu ülkenin insanıysak, ülkemizin her köşesine rahat
rahat gitmeliyiz. 10-15 kişinin yaptığı olaylar yüzbinlere maledilmemeli.
Şiddetse mecliste de şiddet var. Türk milletinin yapısında şiddet var. Sinan
Engin, 'Bu arkadaşları gönderelim dağa, terör örgütleriyle çatışsınlar' diyor.
Biz onlarla çok çatıştık. Buyursun biraz da kendisi çatışsın. Ben yeni çıkacak
sporda şiddet yasasına da karşıyım. Çünkü gençlerimizin spor müsabakaları
nedeniyle hapislere atılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü cezaevlerinde yeterince
insan var.''
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise taraftar gruplarının ''gönüllü şiddet karşıtları
organizasyonu'' yapmasını önerdi.
(13.22)
