2012-06-27 - 14:48
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, bu yıl 40 bin öğretmen ataması ile 30 bin polis memuru kadrosu ihdasını da içeren ve bazı kanunlarda değişiklik yapan ''torba teklifi''nin 1. bölümü kabul edildi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, son 10 yılda Cumhuriyet tarihinin en köklü hizmet politikalarından olan çocukları koruma alanında çok büyük projelere imza atıldığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.

Tülay Kaynarca, yaptığı gündemdışı konuşmada, AK Parti döneminde çocuk hizmetlerine yönelik olanakların hızla iyileştirildiğini ifade etti.

Çocuk hizmetlerine yönelik kurumların bütçesinin önemli oranlarda artırıldığını anlatan Kaynarca, ''Cumhuriyet tarihimizin en köklü hizmet politikalarından olan çocukları koruma alanında çok büyük projelere imza atılmıştır'' dedi.

Kaynarca, sokakta çalışan çocuklara ilişkin yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan ise yaptığı gündemdışı konuşmada, ''Antalya'da taş ocağı ruhsatı alamayanlar, illerin sınırlarını değiştirip Konya'dan ruhsat aldılar'' dedi.

''Konya, Antalya toprağı için ruhsat veremez'' diye düşünülebileceğini ifade eden Sapan, ''Nasıl oldu bu iş- Şöyle oldu; o bölge Konya'ya bağlandı. Bunu nasıl yaptılar- Türkiye Cumhuriyeti'nin en başarısız Dışişleri Bakanı'na yaptırdılar. Cin gibi değil mi- 2012 Nobel rant ödülüne layık bir çalışma. Yandaşa rant konusunda repertuvar epey genişlemiş. Yandaşa rant için illerin sınırlarıyla oynanıyor'' diye konuştu.

BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu da ''Bitlis'in sorunları'' konulu gündemdışı konuşma yaptı.

TBMM Genel Kurulu'nda, bu yıl 40 bin öğretmen ataması ile 30 bin polis memuru kadrosu ihdasını da öngören düzenlemeleri içeren bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmelerine başlandı.

''Temel Kanun'' olarak görüşülen ''torba teklif'' üzerinde MHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, düzenlemeyle birbiriyle ilgisi olmayan 35 kanun ve KHK'de değişiklik yapıldığını söyledi.

Teklifte, asgari ücretlilerin, emeklilerin ve kamu çalışanlarının büyük çoğunluğunun sosyal yardıma muhtaç hale geldiğinin tescil edildiğini savunan Kalaycı, ''AKP iktidarının vatandaşlarımızı yoksulluğa mahkum ettiği, onları fakr-u zaruret içinde bıraktığını zımnen kabul ederek bunu kanun maddesi olarak düzenliyor'' dedi.

Şehit yakınları ve gazilerin de sosyal yardım kapsamına alındığını anlatan Kalaycı, ''Onları yardıma muhtaç hale getirmesi AKP'nin en büyük ayıbıdır. Söz verilmesine rağmen özlük haklarının iyileştirilmesi içini gerekli düzenlemeler bugüne kadar yapılmadı. İstisnada sınır tanımayan AKP, referandum sürecinde şehit yakınları ve gazilerini aldatmıştır'' görüşünü savundu.

Askerlik şubelerinin ve bazı ilçe adliyelerinin kapatıldığını belirten Kalaycı, ilçe adliyelerinin kapatılması konusunun ''rezalete dönüştüğünü'' ileri sürdü. HSYK'nin kısa bir süre içinde kapatılacak ilçe adliyeleri konusunda farklı kararlar verdiğini anlatan Kalaycı, ''HSYK'nın AKP'nin çiftliği'' haline geldiğini iddia etti.

Kapatılma gerekçelerinin doğru olmadığını ifade eden Kalaycı, vatandaşın ilçeler arasında ayrımcılık yapanların yakasına yapışacağını söyledi.

Teklifin en can alıcı düzenlemesiyle Sayıştay denetiminin göstermelik hale getirildiğini kaydeden Kalaycı, ''Sayıştay dış denetim kuruluşu olmaktan çıkarılıyor, denetlenen kurumun denetim birimi haline getiriliyor. Kurumun onaylamadığı denetim raporu hazırlanması imkansızlaştırılıyor. Neden korkuyorsunuz, gocunduğunuz konular mı var, telaşınız ne- Böyle bir denetim asla kabul edilemez. AKP hesap vermemek için kaçacak delik aramaktadır. Hangi düzenlemeyi yaparsanız yapın denetimden, yargı önünden hesap vermekten kaçamayacaksınız'' diye konuştu.

CHP Grubu adına teklif üzerinde konuşan İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, torba teklifin ''çorba haline geldiğini'', içeriğinde birbiriyle ilgisi olmayan çeşitli alanların düzenlendiğini söyledi.

Aslanoğlu, yer alındaki linyit madenlerinin kaynağıyla özelleştirilmesinin yolunun açıldığını belirterek, bunun Anayasaya aykırı olduğunu söyledi.

Enerji dağıtım şirketlerini bir süre önce özelleştirildiğini ve denetimini EPDK'ya verildiğini belirten Aslanoğlu, ''Şimdi EPDK denetimde başarılı olamadığı için onun denetim yetkisini bakanlığa alıyorsunuz. Bunun anlamı, 'biz bu özelleştirmede başarısız olduk, halka sahip çıkamadık, halkın menfaatlerini koruyamadık' demektir. Özelleştirilen şirketlerin tek amacı kar etmektir, halka hizmet değil'' dedi.

Sayıştay Yasası'nın 1,5 yıl önce çıkarıldığın hatırlatan Aslanoğlu, Sayıştay'ın denetim yetkilerinin bir kısmının elinden alındığını söyledi. Aslanoğlu, ''Yapılan Sayıştay'a darbedir. Hani siz darbelere karşıydınız'' dedi.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002 yılında atanamayan öğretmenler sorununu çözeceklerini ifade ettiğini belirterek, 2002 yılında atanamayan 72 bin öğretmen adayı sayısının bugün 350 bine ulaştığını anlattı.

Teklifle, 30 bin polis alımına imkan tanındığını belirten Kurt, ''30 bin polisle ne yapacaksınız- Polis devletini daha ne şekilde yaratacaksınız'' dedi.

Bir fotoğraf göstererek, ''Bu resim size neyi hatırlatıyor-'' diye soran Kurt'a, bazı milletvekilleri ''ters lale'' yanıtını verdi. Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu bulunan bir öğrenciyle ilgili iddianamede ters lalenin tutuklanmasına gerekçe gösterildiğini anlatan Kurt, ''Öğretmen yerine polis almak derdinde olduğunuz için Hakkari dağlarındaki bu çiçek de suç delili sayılabiliyor'' diye konuştu.

AK Parti Grubu adına söz alan AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, teklifte, vatandaşlar açısından önemli olan ve bir an önce çözülmesi gereken konular bulunduğunu ifade etti. Demiröz, ''Bu nedenle, birçok konunun bir arada görüşülmesi gerekiyor. Yapılan düzenlemelerin geçici tıkanıkların açılmasında yarar sağlayacağı kanısındayım'' dedi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da şahsı adına söz alarak, kanun teklifinin gelecekte herkesi mahcup edecek düzenlemeler içerdiğini öne sürdü. Kuşoğlu, ''Komisyondan geçilirken 39 maddeye 20 madde daha eklendi. Teklif, tatsız, tuzsuz bir şeye benzedi. Önümüzdeki yıllarda buna benzer kanunlar yaptığımız için mahcup olacağız. Birileri, 'gözleri kör müydü nasıl böyle bir kanun yaptılar' diyecek'' diye konuştu.

AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu da teklifin ülke için oldukça önemli düzenlemeler getirdiğini söyledi. Yasa teklifi ile polis ve öğretmen atamaları yapılmasının planlandığını anlatan Baloğlu, ''Bu yasa tasarısı emeklilerimize de müjdeli haberler getiriyor. Zor durumda bulunan emekliler yardım alabilecektir'' dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, herkesin huzurlu bir Ortadoğu istediğini belirterek, ''Burada Türkiye'nin neden olduğu bir sonuç bulunmuyor. Türkiye, sadece bu sorunların etkilerini hissediyor'' diye konuştu.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, ''Temel Kanun'' olarak görüşülen ''torba teklif''in tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Belediyelerin gelirlerinde gerilemenin söz konusu olmayacağını belirten Yılmaz, aksine AK Parti hükümetleri döneminde belediye paylarının arttığını söyledi.

Bir milletvekilinin, ''emeklileri, Fak-Fuk-Fona muhtaç ediyorsunuz'' sözlerini sarf ettiğini anımsatan Yılmaz, ''Buradaki amaç, ailesini de birlikte düşünerek emeklinin elde ettiği gelirin belli bir seviyenin altına düşmesi halinde sosyal hak tanınmasıdır. Bu olayı 'fakirlik' diye damgalamamak lazım. Burada emeklilerin ve diğer kesimlerin lehine bir düzenleme yapmış oluyoruz. Bu düzenlemenin önüne geçersek insanları mağdur etmiş oluruz. Bunu siyasi tartışmalara kurban etmeyelim'' diye konuştu.

''Torba kanun'' uygulamasının bugün başlamadığını ifade eden Yılmaz, bu uygulamanın geçmişte de çok değişik hükümetler döneminde kullanıldığına dikkati çekti.

''Torba kanun uygulaması bir ihtiyaca binaen yapılıyor'' ifadesini kullanan Yılmaz, ''Farklı kanunlarda aynı anda değişiklik yapmak gerektiğinde bu tür uygulamalar yapılıyor. Köklü değişiklik arıyorsak bunda belki İçtüzüğü yeniden masaya yatırmak lazım ama bunu yapamıyorsak 'torba kanun' kullanmak bir realite. Geçmişte de vardı bugün de var. Bu uygulama bizim yeni bulduğumuz bir uygulama değil'' şeklinde konuştu.

Yılmaz, bir başka soruyu yanıtlarken, ''Hepimiz huzurlu bir Ortadoğu, huzurlu bir bölge istiyoruz. Bölgede refahın artması için Ortadoğu'da daha istikrarlı bir ortama ihtiyaç var'' dedi.

Burada Türkiye'nin neden olduğu bir sonuç bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin sadece bu sorunların etkilerini hissettiğini söyledi. Yılmaz, ''Ayrıca, buradaki olaylar genel ihracat tablosunu çok köklü bir şekilde etkilemiyor. Geçen yıla göre bu yıl ihracatımızın düşmediğini, arttığını görüyoruz. Türkiye artık dünyaya bakan bir ülke. Bir pazarda sorun çıktığı zaman firmalarımız diğer pazara yönelebiliyorlar. Böyle bir esnekliğe sahibiz. İhracatımızın genelinde çok ciddi gerileme beklemiyoruz'' diye konuştu.

Yılmaz, adliyelerle ilgili yapılan çalışmanın tamamen iş yüküyle ilgili olduğunu belirterek, belli bir iş yükünün altında olan bölgelerde adliyelerin kapatılarak, kamunun daha tasarruflu bir şekilde çalışmasının amaçlandığını ifade etti.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan oylamada maddelerine geçilmesi kabul edildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ''torba teklif''in 1. Bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.Ergün, Oda TV davasıyla ilgili TÜBİTAK'a gelen ilk talebin kapsamının son derece dar olduğunu, ancak mahkemenin ve sanık avukatlarının yeni talepleriyle kapsamlı hale geldiğini söyledi.

Ergün, konuyla ilgili şunları söyledi:

''Çok spesifik soruların sorulduğu bir konudur. Muhtelif bilirkişi raporlarının TÜBİTAK tarafından net incelemeye tabi tutulması, kapsamın da son derece genişletilmiş olması, davanın sağlıklı yürümesi açısından da önemli. TÜBİTAK'tan sorulan sorulara alelusul cevap verilmesini beklemek de doğru bir yaklaşım değildir. Bizim TÜBİTAK'a talimat vererek, 'Aman bunlara cevap vermeyin, geç cevap verin' ya da talimat vererek 'hadi bir an evvel cevap verin alelusul nasıl olursa olsun' deme hakkımız yok. Kimseyi haksızlığa uğratacak bir cevap TÜBİTAK'tan beklenmesin. Son duruşmada ilave süre talebinde bulunmuştur, muhtemelen de 1-1,5 ay içinde bu cevaplar mahkemeye iletilmiş olacak. Hem avukatların hem de mahkeme heyetinin talepleriyle konunun genişlemesi nedeniyle bugüne kadar bu cevaplar gecikmiştir.''

KESK ile ilgili soruşturmanın içeriğin bilme imkanları olmadığını belirterek, ''Bu kişiler hangi nedenle soruşturulmaktadır, hangi nedenle gözaltına alınmakta ve tutuklanma talebinde bulunulmuştur- Tutuklanır veya tutuklanmaz, bunlar mahkemenin bileceği işlerdir. Hükümet niye insanları susturmaya çalışsın. İsteyen istediğini yazıyor ve konuşuyor. Türkiye'de biz soruşturmanın, yargılamanın çerçevesini bilmediğimiz, bilmemiz de gerekmeyen davayla ilgili ithamı hak etmiyoruz'' diye konuştu.

Ergün, ağırlıklı orta öğretim başarı puanının LYS'de bundan sonra dikkate alınmaması konusunun YÖK tarafından yeni alınmış bir karar olduğunu belirterek, ''Bu yıl öğrenciler sınava girdikleri için ve sınava girerken bu tür düşünceleri de içlerinde taşıdıkları için düzenlemenin bu yıl uygulanması, bundan sonraki yıllarda uygulanmamak üzere bir istisna getiriliyor. Yeni sistem, öğrencilerin doğrudan doğruya bireysel başarılarını ön plana çıkacağı noktaya gitmektedir'' dedi.

Düzenlemeyle Başkent Doğalgaz'a ne getireceği sorusuna karşılık da Ergün, ''Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş'nin şu anda yüzde 80 hissesi özelleştirme programında. Bu hissenin tamamı Ankara Büyükşehir'e ait iken, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış. Geriye kalan yüzde 20 hissenin yüzde 19'u Ankara Büyükşehir ve iştiraklerine ait. Gerek yüzde 80, gerekse yüzde 20 hisse kapsam ve programa alınırken herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi ve EGO'nun Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş'ye olan borçlarına faiz yürütülmekte ve hiçbir borcu da silinmemektedir'' diye konuştu.

Bölüm üzerinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, 40'a yakın yasada değişiklik içeren yasa teklifinin ''torba'' değil, ''bohça'' adını daha çok hak ettiğini söyledi.

Kamu İhale Kanunu'nda istisnalarda Ş maddesine kadar gelindiğini belirten Ayaydın, ''Alfabenin 29 harften oluştuğunu ve Z'ye kadar olduğunu hatırlatırım. Yasayı kaldırın siz de kurtulun biz de'' dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilen müşavir kadrosu sayısının 15'ten 40 çıkarılmasının, bürokrasi ve kadrolaşmaya zemin hazırlayacağını savunan ayaydın, 40 bin öğretmen kadrosunun yetersiz olduğunu, bunun yerine sıra bekleyen 110 bin öğretiminin ihtiyaçlarına cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Sayıştay denetimi konusunda getirilen değişikliğin yanlış olduğunu belirterek, ''Sayıştay denetimini niye kaldırıyorsunuz- Çivi mi çaktınız iktidara, bir gün gideceğiniz ve bu yasaların başkalarının eline geçeceğini düşünmüyor musunuz- Galiba Hükümet 10 yılda Sayıştay'ı tümüyle ele geçiremedi'' dedi.

Teklifin TÜBİTAK'ın şirket kurmasına imkan tanıdığını hatırlatan Kaplan, ''Bilim özgürlüğünü yok edersiniz. O zaman TÜBİTAK bilim merkezi değil, film merkezi olur ve bütün saygınlığı biter'' görüşünü savundu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın EPDK'nın yetkilerini kendine bağlamak istediğini belirten Kaplan, ''Bakan Güneydoğu için 'elektrikte hırsızlık yapıyorlar' dedi. Hırsızlıksa en büyük hırsızı kendinizde arayın, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden daha büyük hırsız yok. Ayrımcılık yapmak hiçbir Bakana yakışmaz, kendisini özür dilemeye davet ediyorum'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, bu yıl 40 bin öğretmen ataması ile 30 bin polis memuru kadrosu ihdasını öngören düzenlemelerin de yer aldığı ve bazı kanunlarda değişiklik yapan ''torba teklif''in görüşmeleri sürüyor.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, teklifin 1. maddesi üzerinde verilen önergeye ilişkin yaptığı konuşmada, Denizli'deki bazı ilçelerin adliyelerinin kapandığını belirterek, ''60-70 yaşındaki insanlar ilçeler arasında nasıl yolculuk yapacak. Bu kırmızı plaka talebi ne hale düşürüyor bizi halkın gözünde. Kırmızı plaka düşkününe çıkacak adımız. Gelin şu adliye meselemizi çözelim'' diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, verdiği önerge üzerinde söz alarak, AK Parti milletvekillerine hitaben, ''Ülkeyi itibarsızlaştırdınız'' diye seslendi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç'in ardından ''sataşma'' gerekçesiyle söz alarak, ''Burada itibarı olmayan insanların itibardan bahsetmesi son derece yanlıştır'' dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin, AK Parti hükümetleriyle elde ettiği itibarın önceki hükümetler dönemindeki itibar seviyesiyle kıyaslanamayacağını ifade eden Aydın, ''Dünyanın gündemini Türkiye belirliyor artık. IMF'ye 5 milyar dolar yardım eden bir ülkeyiz artık'' diye konuştu.

Kamer Genç de tekrar ''sataşma'' gerekçesiyle söz alarak, ''Bu devletin organlarının büyük olması bana gurur verir ama bu devleti yönetenler ülkeyi itibarsızlaştırıyorsa bunların haysiyet fukarası hallerini yüzlerine vurmak benim görevimdir. Uçak düşürüldükten sonra bunun gereğini yapmayan itibarlı mıdır- Biz nerede IMF'ye para vermişiz? Yalan söylüyor'' diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da önerge üzerinde yaptığı konuşmada, bazı ilçe adliyelerinin kapatıldığını belirterek, daha önce 146 adliyenin kapatılmasına karar verilirken, bazılarıyla ilgili kararın daha sonra geri alındığını söyledi. Bunlar arasında Erzincan'ın bazı ilçelerinin bulunduğunu anlatan Ağbaba, ''ulaştırma Bakanı bastırdı bu ilçelerle ilgili karar geri alındı. Bu kararı değiştirmezseniz birileri gelip size 'la oğlum bas git' der'' dedi.

Ağbaba, konuşmasını yaptıktan sonra, üzerinde ''la oğlum bas git'' yazan kağıdı kürsüdeki mikrofona geçirdi. AK Parti'li milletvekillerinin tepki gösterdiği kağıdı alan kavas, Başkanlık Divanı'na bıraktı.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklifte yer alan seçim döneminde işlenen suçlarla ilgili kovuşturma açma süresinin 6 aydan 2 yıla çıkarılmasıyla ilgili madde üzerinde verdiği değişiklik önergesi hakkında konuşurken, CHP Aydın İl Başkanı'nın Deniz Gezmiş fotoğrafı yüzünden ifadeye çağrıldığını söyledi.

Tezcan, Deniz Gezmiş'in fotoğrafını göstererek, ''Suç ve suçluyu öveni arıyorsanız İskilipli Atıf Hoca'yı öven Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a bakın. Deniz Gezmiş bu ülkede bağımsızlık inancının, yurtseverliğin, halkların kardeşliğinin ifadesiydi. Önünde saygıyla eğiliyorum, onu öven İl Başkanımın da gözlerinden öpüyorum'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Tezcan'ın ardından söz alarak, ''O 3 delikanlının idamı konusunda AK Parti iktidarını temsil edenler o dönem yapılanları yanlış olduğunu ifade etmiştir. 12 Eylül referandumunda tüm darbecilerden hesap sormayla ilgili yaptıklarımıza canhıraş karşı çıkanların, bugün darbecilerin yaptığını AK Parti iktidarına yüklemesi yanlıştır. İskilipli Atıf Hoca, yazdığı iddia edilen bir yazıyla ilgili olarak İstiklal Mahkemelerinde nasıl haksız şekilde yargılanıp idam edildi. Deniz Gezmiş'ler de aynı şekilde idam edilmiştir. Aynı kefeye koymak büyük hatadır'' diye konuştu.

CHP'li Tezcan, sataşma gerekçesiyle söz alarak, ''Elitaş, CHP kongrelerinde CHP'lilerin birbirini satmayacağını çok iyi bilir. AKP'nin Türkiye'nin varlığını nasıl sattığını, sata sata mirasyedi edasıyla ortada bir şey bırakmadığını da çok iyi bilir. AKP darbe sürecinin devamı olduğunu özel yetkili mahkemeleri kaldırmayarak zaten gösteriyor. DGM'ler yeniden devreye girmiştir'' dedi.

Teklifin görüşmeleri 1. Bölüm'deki maddeler üzerinde verilen önergelerle sürüyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören ''torba teklif''in görüşmeleri sürüyor.

Teklif üzerinde AK Parti, CHP ve MHP milletvekillerinin verdiği ortak önergeyle değişiklik yapıldı.

Geçen yıl çıkarılan aftan çeşitli nedenlerle yararlanamayan öğrencilere, ilişiklerinin kesildiği üniversitelere başvurmaları şartıyla yeni bir hak tanındı. Uluslararası ortak lisans programları çerçevesinde öğrenim görenler de dahil olmak üzere öğrenciler, başvurularını takip eden eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Teklifte, CHP'li milletvekillerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle YURTKUR'un yurt kiralama süresi 15 yıla çıkarılırken, bir başka önergeyle de TBMM adına 10 kırmızı araç plakası tahsisinden vazgeçildi.

Kabul edilen bir başka önergeyle 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminin ardından ihtiyacını karşılamak için işyeri edinenlerin, hak sahipliği İl İdare Kurulu tarafından düşürülmesi halinde bunların tazminat ödememesi, düşürülme tarihine kadar ödenen miktarın da faiziyle geri ödenmesi imkanı getirildi. Ancak hak sahibi olup da kendilerine teslim edilen işyerlerini son 2 yıl içinde fiilen kullanmayanlar bu haktan yararlanabilecek.

TBMM Genel Kurulu'nda, bu yıl 40 bin öğretmen ataması ile 30 bin polis memuru kadrosu ihdasını da içeren ve bazı kanunlarda değişiklik yapan ''torba teklifi''nin 1. bölümü kabul edildi.

Başkanvekili Mehmet Sağlam, teklifin 2. bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından Komisyon'un yerine oturmaması üzerine Sağlam, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.