2015-02-04 - 16:04
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye ile bazı ülkeler arasında imzalanan uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeren 11 yasa tasarısı kabul edilerek kanunlaştı.
TBMM Genel Kurulu TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Yusufeli'de kamulaştırmadan kaynaklı sorunlara değindi. Kürsüye küçük bir tabut getiren Bayraktutan, "Yusufeli sular altında kalacak. İlçeyi canlı canlı toprağa gömüyorsunuz ve yeni yerleşim alanı oluşturmuyorsunuz" dedi. Bayraktutan, konuşmasının sonunda tabutu hükümet sıralarına bıraktı.
Hükümet adına söz alan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Yusufeli'de kimsenin mağdur olmayacağını, imar planlarının tamamlandığını, Türkiye'nin en güzel ilçesini oluşturmak için çalışma başlattıklarını söyledi.
Daha sonra yerinden söz alan bazı AK Parti'li milletvekilleri, 4 Şubat 1926 yılında idam edilen İskilipli Atıf Hoca'yı anarak, Atıf Hoca'nın, hukuksuz bir şekilde yargılandığını ve haksız yere asıldığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret eden kişilerin Meclis'te savunulmasını üzüntü ile karşıladığını ve kınadığını belirterek, "Mustafa Kemal gibi bir şahsiyete 'hain, eşkıya' demiş, çok ağır sözler söylemiş bir şahsiyetin burada konuşulması ayıptır, skandaldır. Böyle bir terbiyesizliğe burada müsaade edemeyiz" dedi. Gök, bunun fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Gök'ün ifadelerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise her milletvekilinin, özgür iradesiyle kendi düşüncesini ifade edebileceğini kaydederek, "Arkadaşlarımızın İskilipli Atıf Hoca ile ilgili ifadeleri, bir cumhuriyetle hesaplaşma değildir. İstiklal Mahkemelerinde doğru düzgün yargılanmadan asılan bir alimin bugün anılması üzerinden Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili tartışma, cumhuriyet değerleri ile ilgili hesaplaşma söz konusu değildir. Geçmişte yapılan yanlışlarla ilgili her milletvekili kendi özgür iradesi ile bir muhasebe yapma hakkına sahiptir. Buna saygı duyulması gerekir" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu da "Bu sıralarda oturan hiçbir milletvekilinin, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş olan Atatürk'e karşı bu tarz bir düşünceye sahip olacağına inanmak istemem ve inanmam da" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı. Meclis bugün Maden Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısının bitimine kadar çalışacak. Yarın ise CHP'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Ürdün arasında hükümlülerin nakline dair anlaşmanın uygun bulunduğuna dair kanun tasarısının kabul edilmesinin ardından, Maden Kanunu'nda değişiklik öngören tasarının görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa tasarısının görüşmeleri sürüyor.
Genel Kurul'da, tasarının görüşmelerine 24. maddeden devam ediliyor. Maddede değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, Edirne'de yakıcı bir problem yaşandığını belirterek, kentin üç günden beri taşkın felaketiyle boğuştuğunu, hala beş bin vatandaşın mahsur durumda bulunduğunu söyledi.
"Normalde 370 metreküp/saniye civarında olan Meriç'in debisi, 2 bin 149 metreküplere çıktı, bugün öğlen itibarıyla bin 564'lere düştü" diyen Değirmendereli, kentte sorunun kronikleştiğini, yeterli önlemlerin alınmadığını savundu.
Değirmendereli, "Bulgaristan ve Yunanistan ile birtakım problemlerimiz oluyor; onlar baraj kapaklarını açıyor, yoğun su transferine neden oluyorlar ama bu, bundan sonra da böyle olacak. Bizim almamız gereken önlemler var ama almadık. Bulgaristan'dan gelen suyu önleyecek, Tunca Nehri üstünde kurulacak olan 50 yıldan beri üstünde durulan Suakacağı Barajı'nın yapılamayacağı aşikar. Buna paralel olarak planlanmış olan Çömlekköy Barajı var. Sekiz yıldan beri B planı olarak öngörülen Çömlekköy Barajı'yla ilgili herhangi bir adım atılmış değil. AKP Hükümeti, 'İstanbul'a kanal yapacağız, Kanal İstanbul yapacağız' diyor ballandıra ballandıra... Kanal İstanbul'u bırakalım, Meriç Nehri 220 kilometre, bunun temizlenmesi gerekiyor. Öncelikle bu hazır kanalı temizleyip, buradaki 10 binlerce insanın mağduriyetini gidermemiz gerekiyor" diye konuştu.
Daha önceki sellerde zararların tazmin edilmediğini belirten Değirmendereli, 25 bin insanın mağduriyetinin giderilmesi için torba yasada yapılacağı sözünün verilmesine rağmen tutulmadığını savundu.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Artvin Cerattepe'de çıkarılmak istenen madenle ilgili olarak Rize İdare Mahkemesi'nin iptal kararına karşılık şirketin projeye yeniden başlanacağı konusunda kamuoyunu aldattığını söyledi. İhaleyi alanlar yanına gelerek, "Bu işlerin üzerine gitme, bu işleri kapat" dediğini belirten Bayraktutan, "Aradan zaman geçti, bir baktık ki rödovans sözleşmesi yapmışlar. Bu grup diğer gruba demiş ki 'Ben bir rödovansla bu ihaleyi devredeyim.' Gazetelerde yayınladılar ve ihaleyi alan firma yalandan bir rödovans sözleşmesi yaparak, hileli işlemle devretti. Devreden firmanın kim olduğunu, asıl sahibinin kim olduğunu biliyoruz. Bu işin asılsahibi Cengiz Grup'tur. Bu ihalenin bir büyük ortağı var. Bir büyük ağabey var bu ihalede. Acaba kim?" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın "Bilmiyorum. Sayın Bakan biliyordur. Fuat Avni biliyordur" demesi üzerine Bayraktutan, "Bir büyük ağabey var. Özellikle bu ihale korunuyor. 10 milyar dolar. Pasta çok büyük. Yani özel korunuyor. Bir büyük ağabey var. O büyük ağabeye buradan saygılarımı sunuyorum ve diyorum ki Artvin'de o madeni çıkartamayacaksın. Senin yaşamın, ömrün yetmeyecektir" karşılığını verdi.
CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, Türkiye'de plansız şekilde madencilik faaliyeti yapıldığını savunarak, doğal güzelliklere sahip olan Çanakkale'nin "SOS verdiğini" ifade etti. Sarıbaş, bölge için doğru karar verilmesini isteyerek, "Bir karar veriniz; ya burasını yok ediniz ya tarım arazisi, yaşanabilir bir yer olarak devam etmeye karar veriniz" dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, komisyon sırasında oturan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a, "Döneminizde birçok felaket geldi başımıza; seller, depremler, maden kazaları oldu. Kar felaketi, rüzgar felaketi, lodos dedik ama başımıza gelen en büyük felaket sizin Enerji Bakanlığınızdır" diye konuştu.
Maden Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Kanuna göre, farklı bir grupta yer alan uranyum, toryum, radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler, 4. grup madenlerin içinde yer alacak.
Kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar 2. grup madenler kapsamında bulunacak.
Yatırım maliyetleri yüksek olan çimento sektöründe ihtiyaç duyulan hammadde güvenliğinin sağlanması amacıyla yeni bir ruhsat alt grubu oluşturuldu. Bu grupta kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar yer alacak.
Kanunla, "Görünür Rezerv", "Proje", "Ön Arama Faaliyet Raporu", "Genel Arama Faaliyet Raporu", "Detay Arama Faaliyet Raporu" ve "Kaynak" tanımları değiştiriliyor; "Ekonomik Cevher", "Faaliyet Raporu", "Satış Bilgi Formu", "Faaliyet Bilgi Formu" "Teminat" tanımları yürürlükten kaldırılıyor.
Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı devredilebilecek. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacak. Devir bakan onayıyla gerçekleşecek.
Kanunda "yetkilendirilmiş tüzel kişiler" şu şekilde tanımlandı:
"Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce yetkilendirilen genel müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi ya da işletmesi olan tüzel kişiler."
"Fizibilite raporu" ise "bir cevher kaynağının ekonomik olarak işletilebilirliğini göstermek amacıyla jeolojik,madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, yasal, çevresel, sosyal ve mali etkenlerin önerilen maden projesinde yeterli ayrıntıda incelendiği kapsamlı rapor" olarak tanımlanıyor.
Süresi içinde proje verilmeyen ruhsatlar için yaptırım uygulanacak. Kanunda belirlenen gruplardaki madenler için gerekli görüldüğünde ruhsat iptaline gidilebilecek.
Yetkilendirilmiş tüzel kişilere ilişkin uygulamalar, kanunun yayımı tarihinde itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girecek. Bir yıllık süre içinde teknik nezaretçinin görevinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde teknik nezaretçinin tüm görev ve yetkileri bu sürenin sonuna kadar daimi nezaretçi tarafından sürdürülecek.
Alınması gereken izinler ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinlerin süresi içinde alınarak genel müdürlüğe verilmeyen ruhsatlar hakkında 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından hazırlanan rapor, proje ve tüm teknik belgeler ruhsat sahibi tarafından genel müdürlüğe verilecek. Maden bölgelerinin altyapı hizmetleri valiliklerce yapılacak.
Daimi nezaretçiler, işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisleri olacak.
Dördüncü grup madenler ile kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçları kapsayan ikinci grup (b) bendi dışındaki madenler ihale yoluyla ruhsatlandırılacak.
İşletme ruhsat bedelinin yüzde 70'i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, yüzde 30'u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına teminat olarak yatırılacak. Faaliyet sonrası, sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesinin ardından, çevre ile uyum teminatı iade edilecek.
Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaması halinde 30 bin TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulacak. Bu ihlallerin 3 yıl içinde 3 veya daha fazla yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilecek.
Ürettiği madeni yurtiçinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için devlet hakkının yüzde 50'sinin alınmayacağına ilişkin hüküm, 2. grupta yer alan kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar için; kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacak.
Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunlu olacak. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılacak. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi beyanları, bir yıl süreyle geçersiz sayılacak. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalayacak. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibine 20 bin TL idari para cezası verilecek.
Ruhsat sahibi veya vekilinin, mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi halinde 20 bin TL, bu fiilin tekrarı halinde ise iki katı tutarında idari para cezası uygulanacak.
Hammadde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve hammaddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulur. Bu alanda üretilen hammadde için faaliyeti gerçekleştiren ocak başı satış bedeli kadar idari para cezası uygulanacak.
Üretim ve sevkıyat ile ilgili para cezalarının oranları azaltılıyor.
Ruhsat harcı ve teminatı, ruhsat bedeli başlığı altında toplanıyor.
Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan kamu yatırımları için ihale sözleşmelerinde hammade temin sorumluluğunun görevli şirket yükümlülüğüne bırakılması halinde, hammade üretim izni sözleşme konusu işte kullanılmak ve proje süresiyle sınırlı olmak üzere görevli şirkete de verilecek. Bu durumda kullanılacak hammadenin ocak başı satış fiyatı üzerinden ihaleyi alandan her yıl Haziran ayı sonuna kadar devlet hakkı ile aynı grupta bulunan işletme ruhsatlarından alınan ruhsat bedelinin yüzde 30' oranında çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere her yıl Ocak ayının sonuna kadar teminat alınacak. Devlet hakkı ve teminatın eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması halinde 20 bin lira idari para cezası verilecek ve üç ay içinde tamamlanması istenecek. Aksi halde üretim faaliyeti durdurulacak.
Ruhsat bedelleri, mevcut ödenen harç ve teminata göre alan bazlı artırılıyor.
Devlet hakkı payları, yeniden belirleniyor.
Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yoluyla arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılıyor. Maden ruhsatı verilecek alanlar Genel Müdürlükçe ihale edilerek arama ve işletme ruhsatı verilecek.
Tesis veya altyapı tesisi kurulacak alanlar, ruhsat kapsamında değerlendirilecek.
Ruhsat dönemlerindeki ara geçişlerde uygulanan teminatları irat kaydedilerek ruhsatların iptali hükümleri yerine idari para cezası getiriliyor.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Gündemdışı söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Yusufeli'de kamulaştırmadan kaynaklı sorunlara değindi. Kürsüye küçük bir tabut getiren Bayraktutan, "Yusufeli sular altında kalacak. İlçeyi canlı canlı toprağa gömüyorsunuz ve yeni yerleşim alanı oluşturmuyorsunuz" dedi. Bayraktutan, konuşmasının sonunda tabutu hükümet sıralarına bıraktı.
Hükümet adına söz alan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Yusufeli'de kimsenin mağdur olmayacağını, imar planlarının tamamlandığını, Türkiye'nin en güzel ilçesini oluşturmak için çalışma başlattıklarını söyledi.
Daha sonra yerinden söz alan bazı AK Parti'li milletvekilleri, 4 Şubat 1926 yılında idam edilen İskilipli Atıf Hoca'yı anarak, Atıf Hoca'nın, hukuksuz bir şekilde yargılandığını ve haksız yere asıldığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret eden kişilerin Meclis'te savunulmasını üzüntü ile karşıladığını ve kınadığını belirterek, "Mustafa Kemal gibi bir şahsiyete 'hain, eşkıya' demiş, çok ağır sözler söylemiş bir şahsiyetin burada konuşulması ayıptır, skandaldır. Böyle bir terbiyesizliğe burada müsaade edemeyiz" dedi. Gök, bunun fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Gök'ün ifadelerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise her milletvekilinin, özgür iradesiyle kendi düşüncesini ifade edebileceğini kaydederek, "Arkadaşlarımızın İskilipli Atıf Hoca ile ilgili ifadeleri, bir cumhuriyetle hesaplaşma değildir. İstiklal Mahkemelerinde doğru düzgün yargılanmadan asılan bir alimin bugün anılması üzerinden Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili tartışma, cumhuriyet değerleri ile ilgili hesaplaşma söz konusu değildir. Geçmişte yapılan yanlışlarla ilgili her milletvekili kendi özgür iradesi ile bir muhasebe yapma hakkına sahiptir. Buna saygı duyulması gerekir" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu da "Bu sıralarda oturan hiçbir milletvekilinin, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş olan Atatürk'e karşı bu tarz bir düşünceye sahip olacağına inanmak istemem ve inanmam da" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı. Meclis bugün Maden Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısının bitimine kadar çalışacak. Yarın ise CHP'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Ürdün arasında hükümlülerin nakline dair anlaşmanın uygun bulunduğuna dair kanun tasarısının kabul edilmesinin ardından, Maden Kanunu'nda değişiklik öngören tasarının görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa tasarısının görüşmeleri sürüyor.
Genel Kurul'da, tasarının görüşmelerine 24. maddeden devam ediliyor. Maddede değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, Edirne'de yakıcı bir problem yaşandığını belirterek, kentin üç günden beri taşkın felaketiyle boğuştuğunu, hala beş bin vatandaşın mahsur durumda bulunduğunu söyledi.
"Normalde 370 metreküp/saniye civarında olan Meriç'in debisi, 2 bin 149 metreküplere çıktı, bugün öğlen itibarıyla bin 564'lere düştü" diyen Değirmendereli, kentte sorunun kronikleştiğini, yeterli önlemlerin alınmadığını savundu.
Değirmendereli, "Bulgaristan ve Yunanistan ile birtakım problemlerimiz oluyor; onlar baraj kapaklarını açıyor, yoğun su transferine neden oluyorlar ama bu, bundan sonra da böyle olacak. Bizim almamız gereken önlemler var ama almadık. Bulgaristan'dan gelen suyu önleyecek, Tunca Nehri üstünde kurulacak olan 50 yıldan beri üstünde durulan Suakacağı Barajı'nın yapılamayacağı aşikar. Buna paralel olarak planlanmış olan Çömlekköy Barajı var. Sekiz yıldan beri B planı olarak öngörülen Çömlekköy Barajı'yla ilgili herhangi bir adım atılmış değil. AKP Hükümeti, 'İstanbul'a kanal yapacağız, Kanal İstanbul yapacağız' diyor ballandıra ballandıra... Kanal İstanbul'u bırakalım, Meriç Nehri 220 kilometre, bunun temizlenmesi gerekiyor. Öncelikle bu hazır kanalı temizleyip, buradaki 10 binlerce insanın mağduriyetini gidermemiz gerekiyor" diye konuştu.
Daha önceki sellerde zararların tazmin edilmediğini belirten Değirmendereli, 25 bin insanın mağduriyetinin giderilmesi için torba yasada yapılacağı sözünün verilmesine rağmen tutulmadığını savundu.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Artvin Cerattepe'de çıkarılmak istenen madenle ilgili olarak Rize İdare Mahkemesi'nin iptal kararına karşılık şirketin projeye yeniden başlanacağı konusunda kamuoyunu aldattığını söyledi. İhaleyi alanlar yanına gelerek, "Bu işlerin üzerine gitme, bu işleri kapat" dediğini belirten Bayraktutan, "Aradan zaman geçti, bir baktık ki rödovans sözleşmesi yapmışlar. Bu grup diğer gruba demiş ki 'Ben bir rödovansla bu ihaleyi devredeyim.' Gazetelerde yayınladılar ve ihaleyi alan firma yalandan bir rödovans sözleşmesi yaparak, hileli işlemle devretti. Devreden firmanın kim olduğunu, asıl sahibinin kim olduğunu biliyoruz. Bu işin asılsahibi Cengiz Grup'tur. Bu ihalenin bir büyük ortağı var. Bir büyük ağabey var bu ihalede. Acaba kim?" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın "Bilmiyorum. Sayın Bakan biliyordur. Fuat Avni biliyordur" demesi üzerine Bayraktutan, "Bir büyük ağabey var. Özellikle bu ihale korunuyor. 10 milyar dolar. Pasta çok büyük. Yani özel korunuyor. Bir büyük ağabey var. O büyük ağabeye buradan saygılarımı sunuyorum ve diyorum ki Artvin'de o madeni çıkartamayacaksın. Senin yaşamın, ömrün yetmeyecektir" karşılığını verdi.
CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, Türkiye'de plansız şekilde madencilik faaliyeti yapıldığını savunarak, doğal güzelliklere sahip olan Çanakkale'nin "SOS verdiğini" ifade etti. Sarıbaş, bölge için doğru karar verilmesini isteyerek, "Bir karar veriniz; ya burasını yok ediniz ya tarım arazisi, yaşanabilir bir yer olarak devam etmeye karar veriniz" dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, komisyon sırasında oturan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a, "Döneminizde birçok felaket geldi başımıza; seller, depremler, maden kazaları oldu. Kar felaketi, rüzgar felaketi, lodos dedik ama başımıza gelen en büyük felaket sizin Enerji Bakanlığınızdır" diye konuştu.
Maden Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Kanuna göre, farklı bir grupta yer alan uranyum, toryum, radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler, 4. grup madenlerin içinde yer alacak.
Kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar 2. grup madenler kapsamında bulunacak.
Yatırım maliyetleri yüksek olan çimento sektöründe ihtiyaç duyulan hammadde güvenliğinin sağlanması amacıyla yeni bir ruhsat alt grubu oluşturuldu. Bu grupta kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar yer alacak.
Kanunla, "Görünür Rezerv", "Proje", "Ön Arama Faaliyet Raporu", "Genel Arama Faaliyet Raporu", "Detay Arama Faaliyet Raporu" ve "Kaynak" tanımları değiştiriliyor; "Ekonomik Cevher", "Faaliyet Raporu", "Satış Bilgi Formu", "Faaliyet Bilgi Formu" "Teminat" tanımları yürürlükten kaldırılıyor.
Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı devredilebilecek. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacak. Devir bakan onayıyla gerçekleşecek.
Kanunda "yetkilendirilmiş tüzel kişiler" şu şekilde tanımlandı:
"Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce yetkilendirilen genel müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi ya da işletmesi olan tüzel kişiler."
"Fizibilite raporu" ise "bir cevher kaynağının ekonomik olarak işletilebilirliğini göstermek amacıyla jeolojik,madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, yasal, çevresel, sosyal ve mali etkenlerin önerilen maden projesinde yeterli ayrıntıda incelendiği kapsamlı rapor" olarak tanımlanıyor.
Süresi içinde proje verilmeyen ruhsatlar için yaptırım uygulanacak. Kanunda belirlenen gruplardaki madenler için gerekli görüldüğünde ruhsat iptaline gidilebilecek.
Yetkilendirilmiş tüzel kişilere ilişkin uygulamalar, kanunun yayımı tarihinde itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girecek. Bir yıllık süre içinde teknik nezaretçinin görevinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde teknik nezaretçinin tüm görev ve yetkileri bu sürenin sonuna kadar daimi nezaretçi tarafından sürdürülecek.
Alınması gereken izinler ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinlerin süresi içinde alınarak genel müdürlüğe verilmeyen ruhsatlar hakkında 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından hazırlanan rapor, proje ve tüm teknik belgeler ruhsat sahibi tarafından genel müdürlüğe verilecek. Maden bölgelerinin altyapı hizmetleri valiliklerce yapılacak.
Daimi nezaretçiler, işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisleri olacak.
Dördüncü grup madenler ile kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçları kapsayan ikinci grup (b) bendi dışındaki madenler ihale yoluyla ruhsatlandırılacak.
İşletme ruhsat bedelinin yüzde 70'i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, yüzde 30'u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına teminat olarak yatırılacak. Faaliyet sonrası, sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesinin ardından, çevre ile uyum teminatı iade edilecek.
Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaması halinde 30 bin TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulacak. Bu ihlallerin 3 yıl içinde 3 veya daha fazla yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilecek.
Ürettiği madeni yurtiçinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için devlet hakkının yüzde 50'sinin alınmayacağına ilişkin hüküm, 2. grupta yer alan kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar için; kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacak.
Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunlu olacak. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılacak. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi beyanları, bir yıl süreyle geçersiz sayılacak. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalayacak. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibine 20 bin TL idari para cezası verilecek.
Ruhsat sahibi veya vekilinin, mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi halinde 20 bin TL, bu fiilin tekrarı halinde ise iki katı tutarında idari para cezası uygulanacak.
Hammadde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve hammaddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulur. Bu alanda üretilen hammadde için faaliyeti gerçekleştiren ocak başı satış bedeli kadar idari para cezası uygulanacak.
Üretim ve sevkıyat ile ilgili para cezalarının oranları azaltılıyor.
Ruhsat harcı ve teminatı, ruhsat bedeli başlığı altında toplanıyor.
Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan kamu yatırımları için ihale sözleşmelerinde hammade temin sorumluluğunun görevli şirket yükümlülüğüne bırakılması halinde, hammade üretim izni sözleşme konusu işte kullanılmak ve proje süresiyle sınırlı olmak üzere görevli şirkete de verilecek. Bu durumda kullanılacak hammadenin ocak başı satış fiyatı üzerinden ihaleyi alandan her yıl Haziran ayı sonuna kadar devlet hakkı ile aynı grupta bulunan işletme ruhsatlarından alınan ruhsat bedelinin yüzde 30' oranında çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere her yıl Ocak ayının sonuna kadar teminat alınacak. Devlet hakkı ve teminatın eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması halinde 20 bin lira idari para cezası verilecek ve üç ay içinde tamamlanması istenecek. Aksi halde üretim faaliyeti durdurulacak.
Ruhsat bedelleri, mevcut ödenen harç ve teminata göre alan bazlı artırılıyor.
Devlet hakkı payları, yeniden belirleniyor.
Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yoluyla arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılıyor. Maden ruhsatı verilecek alanlar Genel Müdürlükçe ihale edilerek arama ve işletme ruhsatı verilecek.
Tesis veya altyapı tesisi kurulacak alanlar, ruhsat kapsamında değerlendirilecek.
Ruhsat dönemlerindeki ara geçişlerde uygulanan teminatları irat kaydedilerek ruhsatların iptali hükümleri yerine idari para cezası getiriliyor.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
