2014-09-08 - 15:19
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, "torba tasarı"nın son bölümündeki 12 madde kabul edildi.
AK Parti, CHP, MHP ve HDP'nin grup başkanvekilleri ile milletvekilleri, İstanbul Mecidiyeköy'deki inşaatta yaşanan asansör kazasında hayatını kaybeden 10 işçinin ailelerine başsağlığı diledi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, beş AK Parti Grup Başkanvekili ile 185 milletvekilinin, "torba tasarının" da aralarında bulunduğu 4 tasarı ve bir teklifin görüşülmesi için Meclis'in bugün olağanüstü toplanmasına ilişkin TBMM Başkanlığı'na yaptığı başvuru ile TBMM Başkanlığı'nın TBMM Genel Kurulu'nun bugün toplanmasına ilişkin çağrı yazısını okuttu.
Başkanvekili Bahçekapılı, İstanbul Mecidiyeköy'deki inşaatta yaşanan asansör kazasının bir daha yaşanmaması dileğiyle, kazada hayatını kaybeden 10 işçinin ailelerine başsağlığı temennisinde bulundu.
Yerlerinden söz alan siyasi partilerin grup başkanvekilleri ve milletvekilleri de kazadan duydukları üzüntüyü ifade ederek, olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilediler.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, olayda hayatını kaybeden 10 işçinin ailesine başsağlığı temennisinde bulundu.
2012 yılında TBMM'den, iş güvenliğiyle ilgili devrim niteliğinde çok önemli bir yasanın çıktığını anımsatan Elitaş, denetim konusunda, hem bakanlık çalışanlarına hem de sivil toplum örgütlerine olağanüstü yetkiler verildiğini kaydetti. Mustafa Elitaş, hem Çalışma Bakanlığı'nın hem de mimar ve mühendis odasının bu konuda araştırmalarını yapacağını ve sonuçlarını açıklayacağını bildirdi.
Elitaş, hem sivil toplum örgütlerine hem de bürokrasiye kontrol açısından büyük görevler düştüğünü belirterek, "Herkes üzerine düşen görevi yaptığı taktirde, bunun önüne geçmemiz, minimize etmemiz kolaylaşacaktır. Yasayı uygulama noktasında bir sıkıntı varsa bu giderilmelidir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Biz bu olaya kaza demiyoruz, cinayette hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum" dedi.
Başsağlığı dilemekle bu iş cinayetlerinin sonunun gelmediğini ifade eden Altay, Türkiye'nin iş cinayetlerinde dünya sıralamasında ilk üçlere girdiğini savundu. Altay, "Hükümetin bu konuda ciddi bir gayretini, çalışmasını görmedim. O asansörlerde arıza olduğu İstanbul'da herkesin duyduğu bir vaka iken, iş müfettişlerinin ve çalışma müfettişlerinin bu konuda bu kadar kör ve sağır kalmasını anlayamıyoruz. Başta o şirketin sahibi ve sorumluları olmak üzere, bakanlık müfettişleri hakkında gereken işlemlerin yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Engin Altay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in Meclis'e gelip bu olayla ilgili bilgi vermesini beklediklerini kaydederek, her yarım saatte bir bu talebini yineleyeceğini söyledi. Altay, "Bu bir kaza değildir, bu göz göre göre işlenen cinayettir, Hükümet de bu cinayetin işlenmesine göz yummuştur" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, bu kaza öncesinde, böyle bir kaza olacağı ve insanların hayatını kaybedeceğinin açıklandığını söyledi. Söz konusu asansörle ilgili yeterli derecede inceleme yapmayanlar tespit edilerek, haklarında inceleme yapılmasını ve suçluların cezalandırılmasını isteyen Halaçoğlu, bu konuyla ilgili daha önce verdikleri Meclis Araştırması önergesinin gündeme alınmasını istedi.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, "Elim cinayeti kınıyoruz" dedi. Henüz Soma'da yaşanan hadisenin unutulmadığını, oradaki sorumluların açığa çıkartılmadığını belirten Çelik, "Bu ve benzeri cinayetlerin yaşanacağı ifade edilmesine rağmen, bu konuda gerekli denetimleri sağlamayan iktidar en başta suçludur" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı'nın son bölümü üzerinde görüşmeler başladı.
Olağanüstü toplanan Genel Kurul'da, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 127-148 maddelerini içeren 6. ve son bölümü görüşülüyor.
Tasarı üzerinde ilk sözü MHP Grubu adına Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan aldı.
TBMM Genel Kurulu, "torba tasarı" ile CMK'da değişiklik içeren kanun teklifi üzerinde görüşmelerin tamamlanması için cuma gününe kadar çalışacak.
AK Parti'nin, Meclis'in çalışma takvimini belirleyen grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile soruşturmanın gizliliğinde avukatların belge ve bilgilere ulaşmasını engelleyen tek maddelik Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerini 12 Eylül Cuma gününe kadar tamamlayacak.
Bu arada Genel Kurul'da söz alan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Şişli'deki asansör kazasında ölenlere Allah'tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.
Elvan, konunun Bakanlar Kurulu'nda da gündeme geldiğini ve kapsamlı bir şekilde tartışıldığını belirterek, Bakanlar Kurulu'nun ardından detaylı açıklama yapılacağını belirtti.
Genel Kurul'da daha sonra, "torba tasarı'nın son bölümü olan ve 127-148 maddelerini içeren 6. bölümü üzerinde görüşmelere geçildi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 25 Aralık sürecinin çok iyi anlaşılması gerektiğine işaret ederek, "Bir yolsuzluk kılıfı adı altında Türkiye'da darbe girişimi yapılmaya çalışıldı. Zamanı ve yeri geldikçe sizler de bunun farkına varacaksınız" dedi.
Elvan, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "torba tasarı" üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
"25 Aralık soruşturması sonrası Ulaştırma Bakanlığı'nda bazı işlerin aksadığı" konusundaki soru üzerine Elvan, "Bakanlığımız her ne işlem yapıyorsa mutlaka yasalara, Anayasa'ya uygun yapıyor. Herhangi bir şirket veya işletmeye yönelik soruşturma açılabilmesi için ortada bir suç unsurunun, teftişlik bir unsurun olması gerekir. Böyle bir durum yokken, 'illaki ben şu firmalara yönelik bir soruşturma açacağım' şeklinde bir yaklaşım içerisinde olmak son derece yanlış olur. Biz hiç bir firmayı diğerinden ayırt edemeyiz, ihale sözleşmesinde yer alan hususlar bellidir. Her bir ihalede yer alan kamu kurum mensubu arkadaşımızın da o hususlara uyması gerekir" diye konuştu.
Bakan Elvan, şöyle devam etti:
"25 Aralık sürecinin çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Bir yolsuzluk kılıfı adı altında Türkiye'da darbe girişimi yapılmaya çalışıldı. Bunlarla ilgili zamanı ve yeri geldikçe sizler de bunun farkına varacaksınız, ben buna inanıyorum. 12 yıllık süre içerisinde, zaman zaman -hatırlayınız- değişik bakanlıklarda, kamu ihale kurumunda birtakım şeyler oldu. Yasa dışı iş ve işlemler yapanlar varsa bunlarla ilgili soruşturmalar oldu, hatta tutuklamalar söz konusu oldu. Buna yönelik olarak Hükümetimiz, "şu şudur, bu doğru değildir' gibi herhangi bir açıklamada da bulunmadı. Suç işleyen herhangi birisi varsa mutlaka suçunu çekmesi gerekir diye düşünüyorum ama o süreç farklı bir süreçti, o süreci tüm Türkiye'nin çok iyi algılaması ve anlaması gerektiğini düşünüyorum."
Cumhurbaşkanlığı'na alınan uçağın fiyatının ne kadar olduğu konusunda elinde teknik veri olmadığını belirten Elvan, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu gün alınmış bir uçak değildir. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde alımı başlatılan bir işlemdir. Sanki Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu gün yeni bir uçak alınmış gibi bir hava yaratılmayı çalışılıyor, bu doğru değil" dedi.
Elvan, "Türkiye yokluk ve yoksulluk içerisinde iken, kazaların gündemde olduğu bir dönemde, vatandaşın ihtiyaçlarına yönelik çözüm getirilmiyor" denildiğini anımsatarak, "Buna katılmam mümkün değil. Çünkü şu torba tasarıya bile baktığımızda, vatandaşlarımızın lehine çok sayıda düzenleme olduğunu göreceksiniz. Biz, gerçekten vatandaşın sorununu dert edinen ve onunla bütünleşen bir iktidarız, çalışmalarımızı da bu çerçevede yapıyoruz. Vatandaşımız açısından sorun arzeden neyse, onun üzerine gidiyoruz" diye konuştu.
"3. köprü ve Marmaray'ı yapan firmalara erken bitirmeleri yönünde baskı yapıldığı" iddiası ile ilgili olarak Lütfi Elvan, şunları söyledi: "Bunu kabul etmek mümkün değil. Çünkü yüklenicinin belli bir takvim programı vardır ve ona göre işlemlerini yürütüyor. Ama zaman zaman şu olabiliyor: Mevcut kazı ve dolguyla ilgili araç parkında genişleme söz konusu olabiliyor, ilaveler yapabiliyor, bu manada kapasite artırımı söz konusu olabiliyor. Bu tür durumlarda da erken bitirilmesi söz konusu olabiliyor. Buna bir örnek; İstanbul-İzmir otoyolu. Bu otoyol yap-işlet-devret çerçevesinde yapılıyor. Belirli bir termin programı var. Termin programına baktığımızda, şu an yüklenici firmanın termin programının 2-3 ay önünden gittiğini, daha hızlı çalıştığını görüyoruz. Çünkü, planlar ve programlar yapılırken, bazı riskler gözönünde bulundurularak, risk payı için belirli süreler konuluyor. Eğer bu riskler söz konusu olmazsa, doğal olarak bunların işletmeye açılma süresi de kısalıyor."
Tasarının görüşmeleri, 6. Bölüm üzerinde devam ediyor.
İnternette trafik bilgisi TİB tarafından işletmelerden temin edilerek, hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı"nın son bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor. Görüşmelerde AK Parti'nin iki madde üzerinde verdiği değişiklik önergeleri kabul edildi.
Buna göre, internette trafik bilgisi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili işletmecilerden temin edilerek, hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilecek.
Kabul edilen diğer önergeye göre, Batman Hasankeyf ilçe merkezinde Ilısu HES Barajı yapımında etkilenen ailelerin, yeni Hasankeyf yerleşim alanına nakilleri, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek.
İstanbul'da Ataşehir ve Ümraniye İlçeleri'nin hudutları, 04 ve E-80 karayolu sınır olarak tayin edilerek yeniden belirleniyor.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Torba tasarıya", AK Parti'li milletvekillerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle, yeni bir madde ihdas edildi. Buna göre, İstanbul'da Ataşehir ve Ümraniye İlçeleri'nin sınırları yeniden belirleniyor. Bu yapılırken, 04 ve E-80 karayolu, sınır olarak tayin ediliyor.
Bu önergeye karşı çıkan muhalefet, önergeyle, Ataşehir İlçesi sınırları içerisinde yer alan Barbaros Mahallesi'nin Ümraniye İlçesi'ne geçtiğini savundular.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti'nin tasarıya yeni madde ihdas etmesini eleştirdi. Tasarı görüşülmeden önce AK Parti ile yaptıkları görüşmede anlaşmaya vardıklarını belirten Halaçoğlu, "(Yeni madde eklemeyin) dedik, siz de kabul ettiniz ama şimdi bu önergeyi getiriyorsunuz. Bir mahallenin başka bir yere bağlanması, Meclis'in işi mi, bu kadar acil mi? Hani söz vermiştiniz. Şimdi bunu neden getiriyorsunuz? Artık sizinle ne anlaşılır ne de konuşulur, ayıptır ya. Meclis gibi bir yerde önce söz vereceksiniz, sonra aldatmaya kalkacaksınız, ayıptır" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, önergenin İçtüzüğe de Anayasa da uygun olduğunu söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, önergeyle ilçelerin hudutlarının yeniden belirlendiğini, sınırların tariflerinin doğru düzgün yapıldığını kaydederek, "Tarifle ilgili bir sıkıntı var, o gideriliyor. Daha önce tarifi yapılmış olan yerle aynı yer oluyor, herkes ne olduğunu bilsin diye. Birisinden diğerine geçme şeklinde bir düzenleme yapılmıyor" dedi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise yapılan bu değişiklikle, 150 trilyon liralık inşaat harcının, Ataşehir İlçesi'nden Ümraniye İlçesi'ne geçtiğini iddia etti.
Tasarının 130. maddesinde de AK Parti'li milletvekillerinin verdiği önergeyle değişiklik yapıldı.
Buna göre, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden bir veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, erişimin engellenmesi Başkanın talimatı üzerine, Başkanlıkça yapılacak. Erişim sağlayıcıları Başkanlıktan gelen erişimin engellenmesi taleplerini en geç 4 saat içinde yerine getirecek. Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, başkanlık tarafından 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim kararını 48 saat içinde açıklayacak.
Tasarının 131. maddesinin kabul edilmesinin ardından 132. maddenin görüşmelerine geçildi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun bu maddenin kapalı oturumda görüşülmesine ilişkin önergesi üzerine, Genel Kurul'da kapalı oturuma geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı"nın son bölümündeki 12 madde kabul edildi.
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 127-148 maddelerini içeren 6. bölümünde yer alan 12 madde görüşüldü.
Muhalefetin talebi üzerine, tasarının bazı maddeleri kapalı oturumda ele alındı. Tasarının bugünkü görüşmeleri 13,5 saat sürdü.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, Bahçekapılı, birleşimi saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, beş AK Parti Grup Başkanvekili ile 185 milletvekilinin, "torba tasarının" da aralarında bulunduğu 4 tasarı ve bir teklifin görüşülmesi için Meclis'in bugün olağanüstü toplanmasına ilişkin TBMM Başkanlığı'na yaptığı başvuru ile TBMM Başkanlığı'nın TBMM Genel Kurulu'nun bugün toplanmasına ilişkin çağrı yazısını okuttu.
Başkanvekili Bahçekapılı, İstanbul Mecidiyeköy'deki inşaatta yaşanan asansör kazasının bir daha yaşanmaması dileğiyle, kazada hayatını kaybeden 10 işçinin ailelerine başsağlığı temennisinde bulundu.
Yerlerinden söz alan siyasi partilerin grup başkanvekilleri ve milletvekilleri de kazadan duydukları üzüntüyü ifade ederek, olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilediler.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, olayda hayatını kaybeden 10 işçinin ailesine başsağlığı temennisinde bulundu.
2012 yılında TBMM'den, iş güvenliğiyle ilgili devrim niteliğinde çok önemli bir yasanın çıktığını anımsatan Elitaş, denetim konusunda, hem bakanlık çalışanlarına hem de sivil toplum örgütlerine olağanüstü yetkiler verildiğini kaydetti. Mustafa Elitaş, hem Çalışma Bakanlığı'nın hem de mimar ve mühendis odasının bu konuda araştırmalarını yapacağını ve sonuçlarını açıklayacağını bildirdi.
Elitaş, hem sivil toplum örgütlerine hem de bürokrasiye kontrol açısından büyük görevler düştüğünü belirterek, "Herkes üzerine düşen görevi yaptığı taktirde, bunun önüne geçmemiz, minimize etmemiz kolaylaşacaktır. Yasayı uygulama noktasında bir sıkıntı varsa bu giderilmelidir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Biz bu olaya kaza demiyoruz, cinayette hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum" dedi.
Başsağlığı dilemekle bu iş cinayetlerinin sonunun gelmediğini ifade eden Altay, Türkiye'nin iş cinayetlerinde dünya sıralamasında ilk üçlere girdiğini savundu. Altay, "Hükümetin bu konuda ciddi bir gayretini, çalışmasını görmedim. O asansörlerde arıza olduğu İstanbul'da herkesin duyduğu bir vaka iken, iş müfettişlerinin ve çalışma müfettişlerinin bu konuda bu kadar kör ve sağır kalmasını anlayamıyoruz. Başta o şirketin sahibi ve sorumluları olmak üzere, bakanlık müfettişleri hakkında gereken işlemlerin yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Engin Altay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in Meclis'e gelip bu olayla ilgili bilgi vermesini beklediklerini kaydederek, her yarım saatte bir bu talebini yineleyeceğini söyledi. Altay, "Bu bir kaza değildir, bu göz göre göre işlenen cinayettir, Hükümet de bu cinayetin işlenmesine göz yummuştur" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, bu kaza öncesinde, böyle bir kaza olacağı ve insanların hayatını kaybedeceğinin açıklandığını söyledi. Söz konusu asansörle ilgili yeterli derecede inceleme yapmayanlar tespit edilerek, haklarında inceleme yapılmasını ve suçluların cezalandırılmasını isteyen Halaçoğlu, bu konuyla ilgili daha önce verdikleri Meclis Araştırması önergesinin gündeme alınmasını istedi.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, "Elim cinayeti kınıyoruz" dedi. Henüz Soma'da yaşanan hadisenin unutulmadığını, oradaki sorumluların açığa çıkartılmadığını belirten Çelik, "Bu ve benzeri cinayetlerin yaşanacağı ifade edilmesine rağmen, bu konuda gerekli denetimleri sağlamayan iktidar en başta suçludur" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı'nın son bölümü üzerinde görüşmeler başladı.
Olağanüstü toplanan Genel Kurul'da, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 127-148 maddelerini içeren 6. ve son bölümü görüşülüyor.
Tasarı üzerinde ilk sözü MHP Grubu adına Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan aldı.
TBMM Genel Kurulu, "torba tasarı" ile CMK'da değişiklik içeren kanun teklifi üzerinde görüşmelerin tamamlanması için cuma gününe kadar çalışacak.
AK Parti'nin, Meclis'in çalışma takvimini belirleyen grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile soruşturmanın gizliliğinde avukatların belge ve bilgilere ulaşmasını engelleyen tek maddelik Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerini 12 Eylül Cuma gününe kadar tamamlayacak.
Bu arada Genel Kurul'da söz alan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Şişli'deki asansör kazasında ölenlere Allah'tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.
Elvan, konunun Bakanlar Kurulu'nda da gündeme geldiğini ve kapsamlı bir şekilde tartışıldığını belirterek, Bakanlar Kurulu'nun ardından detaylı açıklama yapılacağını belirtti.
Genel Kurul'da daha sonra, "torba tasarı'nın son bölümü olan ve 127-148 maddelerini içeren 6. bölümü üzerinde görüşmelere geçildi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 25 Aralık sürecinin çok iyi anlaşılması gerektiğine işaret ederek, "Bir yolsuzluk kılıfı adı altında Türkiye'da darbe girişimi yapılmaya çalışıldı. Zamanı ve yeri geldikçe sizler de bunun farkına varacaksınız" dedi.
Elvan, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "torba tasarı" üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
"25 Aralık soruşturması sonrası Ulaştırma Bakanlığı'nda bazı işlerin aksadığı" konusundaki soru üzerine Elvan, "Bakanlığımız her ne işlem yapıyorsa mutlaka yasalara, Anayasa'ya uygun yapıyor. Herhangi bir şirket veya işletmeye yönelik soruşturma açılabilmesi için ortada bir suç unsurunun, teftişlik bir unsurun olması gerekir. Böyle bir durum yokken, 'illaki ben şu firmalara yönelik bir soruşturma açacağım' şeklinde bir yaklaşım içerisinde olmak son derece yanlış olur. Biz hiç bir firmayı diğerinden ayırt edemeyiz, ihale sözleşmesinde yer alan hususlar bellidir. Her bir ihalede yer alan kamu kurum mensubu arkadaşımızın da o hususlara uyması gerekir" diye konuştu.
Bakan Elvan, şöyle devam etti:
"25 Aralık sürecinin çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Bir yolsuzluk kılıfı adı altında Türkiye'da darbe girişimi yapılmaya çalışıldı. Bunlarla ilgili zamanı ve yeri geldikçe sizler de bunun farkına varacaksınız, ben buna inanıyorum. 12 yıllık süre içerisinde, zaman zaman -hatırlayınız- değişik bakanlıklarda, kamu ihale kurumunda birtakım şeyler oldu. Yasa dışı iş ve işlemler yapanlar varsa bunlarla ilgili soruşturmalar oldu, hatta tutuklamalar söz konusu oldu. Buna yönelik olarak Hükümetimiz, "şu şudur, bu doğru değildir' gibi herhangi bir açıklamada da bulunmadı. Suç işleyen herhangi birisi varsa mutlaka suçunu çekmesi gerekir diye düşünüyorum ama o süreç farklı bir süreçti, o süreci tüm Türkiye'nin çok iyi algılaması ve anlaması gerektiğini düşünüyorum."
Cumhurbaşkanlığı'na alınan uçağın fiyatının ne kadar olduğu konusunda elinde teknik veri olmadığını belirten Elvan, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu gün alınmış bir uçak değildir. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde alımı başlatılan bir işlemdir. Sanki Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu gün yeni bir uçak alınmış gibi bir hava yaratılmayı çalışılıyor, bu doğru değil" dedi.
Elvan, "Türkiye yokluk ve yoksulluk içerisinde iken, kazaların gündemde olduğu bir dönemde, vatandaşın ihtiyaçlarına yönelik çözüm getirilmiyor" denildiğini anımsatarak, "Buna katılmam mümkün değil. Çünkü şu torba tasarıya bile baktığımızda, vatandaşlarımızın lehine çok sayıda düzenleme olduğunu göreceksiniz. Biz, gerçekten vatandaşın sorununu dert edinen ve onunla bütünleşen bir iktidarız, çalışmalarımızı da bu çerçevede yapıyoruz. Vatandaşımız açısından sorun arzeden neyse, onun üzerine gidiyoruz" diye konuştu.
"3. köprü ve Marmaray'ı yapan firmalara erken bitirmeleri yönünde baskı yapıldığı" iddiası ile ilgili olarak Lütfi Elvan, şunları söyledi: "Bunu kabul etmek mümkün değil. Çünkü yüklenicinin belli bir takvim programı vardır ve ona göre işlemlerini yürütüyor. Ama zaman zaman şu olabiliyor: Mevcut kazı ve dolguyla ilgili araç parkında genişleme söz konusu olabiliyor, ilaveler yapabiliyor, bu manada kapasite artırımı söz konusu olabiliyor. Bu tür durumlarda da erken bitirilmesi söz konusu olabiliyor. Buna bir örnek; İstanbul-İzmir otoyolu. Bu otoyol yap-işlet-devret çerçevesinde yapılıyor. Belirli bir termin programı var. Termin programına baktığımızda, şu an yüklenici firmanın termin programının 2-3 ay önünden gittiğini, daha hızlı çalıştığını görüyoruz. Çünkü, planlar ve programlar yapılırken, bazı riskler gözönünde bulundurularak, risk payı için belirli süreler konuluyor. Eğer bu riskler söz konusu olmazsa, doğal olarak bunların işletmeye açılma süresi de kısalıyor."
Tasarının görüşmeleri, 6. Bölüm üzerinde devam ediyor.
İnternette trafik bilgisi TİB tarafından işletmelerden temin edilerek, hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı"nın son bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor. Görüşmelerde AK Parti'nin iki madde üzerinde verdiği değişiklik önergeleri kabul edildi.
Buna göre, internette trafik bilgisi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili işletmecilerden temin edilerek, hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilecek.
Kabul edilen diğer önergeye göre, Batman Hasankeyf ilçe merkezinde Ilısu HES Barajı yapımında etkilenen ailelerin, yeni Hasankeyf yerleşim alanına nakilleri, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek.
İstanbul'da Ataşehir ve Ümraniye İlçeleri'nin hudutları, 04 ve E-80 karayolu sınır olarak tayin edilerek yeniden belirleniyor.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Torba tasarıya", AK Parti'li milletvekillerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle, yeni bir madde ihdas edildi. Buna göre, İstanbul'da Ataşehir ve Ümraniye İlçeleri'nin sınırları yeniden belirleniyor. Bu yapılırken, 04 ve E-80 karayolu, sınır olarak tayin ediliyor.
Bu önergeye karşı çıkan muhalefet, önergeyle, Ataşehir İlçesi sınırları içerisinde yer alan Barbaros Mahallesi'nin Ümraniye İlçesi'ne geçtiğini savundular.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti'nin tasarıya yeni madde ihdas etmesini eleştirdi. Tasarı görüşülmeden önce AK Parti ile yaptıkları görüşmede anlaşmaya vardıklarını belirten Halaçoğlu, "(Yeni madde eklemeyin) dedik, siz de kabul ettiniz ama şimdi bu önergeyi getiriyorsunuz. Bir mahallenin başka bir yere bağlanması, Meclis'in işi mi, bu kadar acil mi? Hani söz vermiştiniz. Şimdi bunu neden getiriyorsunuz? Artık sizinle ne anlaşılır ne de konuşulur, ayıptır ya. Meclis gibi bir yerde önce söz vereceksiniz, sonra aldatmaya kalkacaksınız, ayıptır" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, önergenin İçtüzüğe de Anayasa da uygun olduğunu söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, önergeyle ilçelerin hudutlarının yeniden belirlendiğini, sınırların tariflerinin doğru düzgün yapıldığını kaydederek, "Tarifle ilgili bir sıkıntı var, o gideriliyor. Daha önce tarifi yapılmış olan yerle aynı yer oluyor, herkes ne olduğunu bilsin diye. Birisinden diğerine geçme şeklinde bir düzenleme yapılmıyor" dedi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise yapılan bu değişiklikle, 150 trilyon liralık inşaat harcının, Ataşehir İlçesi'nden Ümraniye İlçesi'ne geçtiğini iddia etti.
Tasarının 130. maddesinde de AK Parti'li milletvekillerinin verdiği önergeyle değişiklik yapıldı.
Buna göre, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden bir veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, erişimin engellenmesi Başkanın talimatı üzerine, Başkanlıkça yapılacak. Erişim sağlayıcıları Başkanlıktan gelen erişimin engellenmesi taleplerini en geç 4 saat içinde yerine getirecek. Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, başkanlık tarafından 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim kararını 48 saat içinde açıklayacak.
Tasarının 131. maddesinin kabul edilmesinin ardından 132. maddenin görüşmelerine geçildi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun bu maddenin kapalı oturumda görüşülmesine ilişkin önergesi üzerine, Genel Kurul'da kapalı oturuma geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, "torba tasarı"nın son bölümündeki 12 madde kabul edildi.
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 127-148 maddelerini içeren 6. bölümünde yer alan 12 madde görüşüldü.
Muhalefetin talebi üzerine, tasarının bazı maddeleri kapalı oturumda ele alındı. Tasarının bugünkü görüşmeleri 13,5 saat sürdü.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, Bahçekapılı, birleşimi saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
