2007-03-27 - 13:00
ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ SORUNU...
TBMM Başkanvekili Ali Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada, bir süre önce karaciğer nakli ameliyatı olduğunu hatırlatarak, organ bağışına dayalı organ nakilleri konusunu yakından izlemeye başladığını belirtti. Dinçer açıklamasında, yasal değişiklikle tüm yurttaşların, ''doğuştan organ ve doku bağışçısı'' diye nitelendirilebileceğini ifade etti.
TBMM Başkanvekili Ali Dinçer, yasal değişiklikle
tüm yurttaşların, ''doğuştan organ ve doku bağışçısı'' diye
nitelendirilebileceğini ifade etti.
Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada, bir süre önce karaciğer nakli ameliyatı
olduğunu hatırlatarak, organ bağışına dayalı organ nakilleri konusunu yakından
izlemeye başladığını belirtti.
''Her yıl, Kurtuluş Savaşımızda, trafik kazalarında kaybettiğimizden daha
çok insanımızı, böbrek, pankreas,karaciğer ve kalp yetmezliklerinden
kaybediyoruz'' diyen Dinçer, her yıl 10 binlerce organ bağışı sağlanıp, bu
insanların yaşamının kurtarılabileceğine dikkati çekti.
Dinçer, 40 bine yakın böbrek hastasının yıllarca hemodiyalize girdiğini; on
binlerce kişinin karaciğer, pankreas, böbrek yetmezliği, kalp nakli ihtiyacıyla
son derecede düşük hayat standardında yaşadıklarını bildirdi.
Yurtdışına, diyaliz malzemesi için yılda 1 milyar avro ödendiğini kaydeden
Dinçer, yeterli organ bağışıyla yapılacak organ nakli masraflarının, diyaliz
malzemesine ödenenin yarısı kadar bile olmayacağını savundu.

-TÜRKİYE'YE, BELÇİKA MODELİ...-

Türkiye'yi, organ naklinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri haline
getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Dinçer, Belçika ve İskandinav ülkelerindeki
organ, doku bağışı ve nakilleriyle ilgili radikal yasaların örnek alınması
gerektiğini belirtti.
Belçika modelinin Türkiye'de uygulanması için Hükümetin tasarı hazırlaması
gerektiğini ifade eden Dinçer, şöyle devam etti:
''Belçika modelinde olduğu gibi yasal değişiklikle doğuştan tüm
yurttaşlarımızı organ ve doku bağışçısı diye nitelendirebiliriz. Nasıl askerlik
doğal, zorunlu bir vatan, millet göreviyse organ ve doku bağışı da böyle
olmalıdır. Ulusal Organ Nakli Kurumu kurulmalıdır. Bu kurum, organ bağışlarını
düzenleme, alma, nakil yapılacak merkezlere ulaştırma işlerini üstlenmeli, organ
bağışı sağlayan, nakil yapanları maddeten desteklemelidir.
Yapılacak yasal değişiklikle bağışlanan organların yüzde 10'u kadar, başta
komşu ülke insanları olmak üzere yabancılar için kullanılabilmeli. Ermenistan
yurttaşlarına da örneğin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesinde organ
nakli yapılması, Ermeni soykırımı iddialarına güzel bir yanıt olur. AB
ülkelerinden bile hastalar Türkiye'ye akabilir; hem tarihi, doğal
güzelliklerimizi yaşayabilir, hem de sağlık hizmeti alabilirler. AB'ye alan
olmaktan çok katkı yapan, hizmet veren bir üye olacağımızı da göstermiş oluruz.''
TBMM Başkanvekili Dinçer, halk sağlığında önemli yeri olan organ bağışının
artırılması için toplumu bilinçlenmek amacıyla Ulusal Eylem Planı hazırlanması
gerektiğini; ana okulundan başlayarak 8 yıllık ilköğretim ders programında organ
bağışı işlenerek, çocukların bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

-''İNSANLARIN HAYIRLISI...''-

Diyanet İşleri Başkanlığının, geniş halk kitlelerine ulaşmakta engin bir
sorumluluk ve sağduyuyla davrandığını vurgulayan; bu konuyu, eski Diyanet İşleri
başkanlarının yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ile de
görüştüğünü bildiren Dinçer, şunları kaydetti:
''Yüzbine yakın cami ve mescit, halkımızı bilinçlendirmek, organ bağışının
dinen caiz ve sevap olduğunu anlatmak için belli bir programla sürekli
değerlendirilebilir. Bu konuda, ilgili meslek kuruluşlarının ve STK'ların,
Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak çalışmaları planlanmalı, yapılmalıdır. Bir
hadiste belirtildiği gibi, insanın hayırlısı, başka insanlara hayrı dokunandır.''