50/D'Lİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN KADROYA ALINMASINI DA İÇEREN TEKLİF MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ
2023-01-24 - 23:57
50/D'Lİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN KADROYA ALINMASINI DA İÇEREN TEKLİF MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan sözleşmeli araştırma görevlilerinin kadroya alınması ve Milli İstihbarat Akademisi kurulmasını da içeren Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Komisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler başkanlığında toplandı.

Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, yaptığı sunumda, eğitim ve öğretimin devletler için vazgeçilmez bir unsur olduğunu, eğitim ve öğretimdeki kalitenin ülkelerin başarısıyla eş değer görüldüğünü söyledi.

Nitelikli insan gücü yetiştirmenin, çoğunlukla eğitim kurumları vasıtasıyla sağlandığını vurgulayan Özdemir, ülkeye ve insanlığa hizmet eden yükseköğretim kurumlarının ülkenin büyümesi için çok önemli faaliyetler icra ettiğini aktardı.

Özdemir, "Biz sadece yükseköğretim kurumlarımızdaki öğrenci sayılarına takılıp kalmamalıyız. Bizim yükseköğretim kurumlarımız, yabancı öğrenciler tarafından da yoğun tercih alanı olarak görülmektedir. Ayrıca yükseköğretim kurumlarımızın başarısı dünyada da gün geçtikte tescil edilmeye başlanmıştır." dedi.

Eğitim öğretimle alakalı kanuni düzenlemelerin, ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden ele alınması zorunluluğunu ortaya çıkardığını söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:

"Dersimizi iyi çalıştığımız kanaatindeyim. Anayasa'ya aykırılık konusunda hukukçularla istişarelerimizi sürdürdük ve mümkün mertebe olgunlaşmış bir metin ortaya koymaya çalıştık. Arkadaşlarımız teklifin doğru izah edildiğinde 'herhangi bir sakınca görmüyoruz' diyeceklerdir. İtirazları kabulümüz olduğu gibi benimsemeleri de bizim için ayrıca mutluluk vesilesi olacaktır. Karşılıklı anlayış çerçevesinde hepimizin gönlünün razı olacağı bir çalışma gerçekleştirerek bu kanun teklifini Genel Kurula sevk etmeyi umuyor ve diliyorum."

Görüşmelerde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, teklifin gerekçelerinin hiçbir şekilde anlaşılmadığını, bazı konularda kafalarda soru işareti bıraktığını söyledi.

Üniversitelerde idarelerin keyfi kararları nedeniyle yüksek lisans ve doktorasını tamamlayanlardan ilişiği kesilenlerin olduğunu, bu kişilerin kanun kapsamına girip girmeyeceğinin merak edildiğini belirten Özdemir, "Meclis olarak 2018 yılında yasal güvence vermemize rağmen neden kadro bulamadılar? Bir de 2022 Aralık ayında ilan edilen 800'e yakın araştırma görevlisi kadrosu oldu. Bu kişilerin sınav süreci devam ediyor. Kanun yürürlüğe girdiğinde bu akademisyenlerin durumu ne olacak? Burada bir açıklık var. 50/d'den 33/a'ya geçenler için zorunlu hizmet yükümlülüğü olacak mı?" diye sordu.

Özdemir, komisyonun, vakıf üniversiteleri konusunda detaylı bir çalışma yapması gerekirken, üniversitelerin isimleriyle uğraşıldığını ileri sürdü.

Kurulalı birkaç yıl olmuş üniversitelerin isimlerinin değiştirilmesi uygulamasını bir türlü anlamadığını ifade eden Özdemir, "Bazı üniversitelerin içinden vakfın adı çıkarılırken, bazı üniversitelere vakıf adı ekleniyor. Buradaki ölçüt nedir? İsim değişikliğinin arkasında başka bir gerekçe mi var?" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, öğrenci disiplinini düzenleyen mevzuattaki "kopya çekmeye teşebbüse" verilen cezanın çok ağır olduğunu söyledi.

Ortaöğretim disiplin yönetmeliğini incelediklerini, benzer fiilin 1 ila 5 gün uzaklaştırma cezasını ön gördüğünü öğrendiklerini vurgulayan Koncuk, "Yani 12. sınıfta bir çocuk kopya çektiğinde 1 ila 5 gün okuldan uzaklaştırılıyor. Aynı çocuk bir yıl sonra üniversiteye geçtiğinde aynı eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğinde bir yarı yıl ceza alıyor. Bu cezanın çok ağır olduğunu dile getiriyoruz. Asla kopya çekmeyi öğrencilerimize tavsiye etmiyoruz ama herhalde kopya çekmeyen yoktur." ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, Anayasanın 42. maddesinin "Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" hükmünü içerdiğini belirterek, görüşülen teklifte "yükseköğrenim kurumu içerisinde alkollü içki kullananlar belirli süreyle eğitim hakkından yoksun bırakılırlar" hükmünü içirdiğini anımsattı.

Bu durumun anayasada yerinin olmadığını ileri süren Aydoğan, şunları kaydetti:

"Bunun anayasa karşısında bir anlamı var mı? Özgürlüklerin özüne dokunmamak bu mu? İleride bir çocuk aldığı az miktar bir alkolle yakalandığında eğitim hakkını elinden alacaksınız. Hukuki anlamda belirginlikten uzak, ölçülülükten uzak, hakkaniyetten uzak, hukuki güvenlik ilkesiyle alakası olmayan düzenlemeleri sokup sokuşturup, bir ideolojik tariflemeyle beraber gencecik çocukları sokağa bırakmayın. Bu olmaz. Bunu tarif edemezsiniz. Birisi alkol içer, birisi çay içer. Sizin bu düzenlemenize göre bir genç içtiği içki yüzünden eğitim hakkından yoksun kalacak, biz de vicdanımıza yedireceğiz ve bu teklifi buradan geçireceğiz öyle mi?" ifadelerini kullandı.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, bir eğitimci olarak eğitimde ölçütlerinin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ortaya koyduğu muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak olduğunu söyledi.

Beşikten mezara diye adlandırdıkları bir süreçte "İlim Çin'de de olsa alacağız, almakla mükellefiz." dediklerini belirten Aydın, "Batı ülkelerinden verilen referanslar baş tacı. Ancak 'batıdaki özgürlükler çok fazla, bizdeyse gittikçe kısıtlanıyor." sözlerini anlayamıyorum. Batı'nın çok gelişmiş büyük üniversitelerinde bulunduk. Ne içkinin ne de sigaranın özgürce, rahatça kullanıldığına şahitlik ettim. Dolayısıyla burada üzerinde konuştuğumuz meseleler detaylandırılmış, o kurumu bağlayan meseleler ve gücünü de anayasadan almaktadır." diye konuştu.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise Türkiye'de bu zamana kadar yükseköğretim alanında öğrenci disiplinini düzenleyen mevzuatın, büyük ölçüde yönetmeliklerle yürütüldüğünü anımsattı.

Son anayasa kararının, öğrenci disiplin yönetmeliğinin maddelerinin anayasaya aykırılık bakımından bir değerlendirilmesini değil, ilgili disiplin mevzuatının kanuna bağlanması gerektiği hususunu içerdiğini belirten Özvar, "Kanun teklifinde ifade edilen ilgili maddelerle alakalı ne Anayasa Mahkemesinde ne de bu vakte kadar hiçbir yargı denetiminde ortaya bir problem çıkmamıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi bizden bu konudaki mevzuatın, kanunla tanzim edilmesini istemiştir. Bizim yapmaya çalıştığımız şey ilgili disiplin yönetmeliğini kanun seviyesine çıkarmaktan ibarettir. Dolayısıyla anayasanın bizlerden istediği vazifeyi böylelikle yapmış oluyoruz." dedi.

Özvar, teklifle sadece "disiplinde uyarı" cezasını kaldırma yoluna gittiklerinin altını çizerek, "Çünkü uyarı, yönetmelikte bir ceza olarak formüle edilmişti. Bütün üniversite hocalarıyla yaptığımız istişare, anket çalışmaları ve öğrenci görüşmelerinde bunun bir ceza olarak değerlendirilmesinin; öğrenci psikolojisi, motivasyonu ve sicil bilgileri bakımından da çok menfi sonuçları doğurduğunu gördük ve bunun da düzeltilmesi gerektiğine inanarak ilgili cezayı kaldırmış olduk. Bunun dışında disiplin yönetmeliğinde geçen maddelerin hemen hemen tamamında herhangi bir değişiklik meydana gelmemiştir." ifadelerini kullandı.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan sözleşmeli araştırma görevlilerinin kadroya alınması ve Milli İstihbarat Akademisi kurulmasını da içeren Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Teklife göre, Yükseköğretim Kalite Kurulunda da uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilecek.

Düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarındaki disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları ayrıntılı bir şekilde yeniden düzenleniyor.

Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılacak ve soruşturma en geç 30 gün içinde sonuçlandırılacak. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilecek.

Kınama ile yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarında 1 ay içinde; yükseköğretim kurumundan 1 veya 2 yarıyıl için uzaklaştırma ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarında 3 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak.

Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlendiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak.

Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye, isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az 7 gün önce yazılı olarak bildirilecek. Öğrenci, savunmasını sözlü ya da yazılı olarak yapabilecek.

Disiplin cezası verilen bir eylemin, disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanacak. Disiplin suçunun tekerrürü gerekçesiyle yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemeyecek.

Vakıf yükseköğretim kurumları, öğrenci gelirlerinin yüzde ikisini her yıl kendi adına açılan hesaba yatırma yükümlüğünü, banka teminat mektubu ile yerine getirebilecek.

Teklifte, yükseköğretim kurumlarında çalışan 50/d'li araştırma görevlilerinin 33/a kapsamına alınmasına ilişkin de düzenleme yer alıyor.

Tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar ve bu eğitimlerini tamamlamış olanlar hariç; tezli yüksek lisans veya doktora, sanatta yeterlik eğitimine devam eden veya bu eğitimlerini tamamlamış araştırma görevlileri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde talep etmeleri halinde kadrolarının bulunduğu üniversite tarafından araştırma görevlisi kadrosuna atanacak.

Teklifle Beykent Üniversitesinin adı "İstanbul Beykent Üniversitesi"; Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi'nin adı "Alanya Üniversitesi"; Antalya AKEV Üniversitesinin adı "Antalya Belek Üniversitesi"; Nişantaşı Üniversitesinin adı "İstanbul Nişantaşı Üniversitesi"; Nişantaşı Meslek Yüksekokulunun adı ise "İstanbul Nişantaşı Meslek Yüksekokulu olarak değiştirilecek.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde; Milli İstihbarat Akademisi adıyla, istihbarat ve milli güvenlik ile ilgili alanlarda lisansüstü eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapmak üzere yükseköğretim kurumu kurulacak.

Milli İstihbarat Akademisinin akademik ve idari teşkilatlanması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar, MİT tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan yönetmelikle belirlenecek.

Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin yıllık harcama planları, gelirleri esas alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının görüşleri üzerine, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Konseyi tarafından düzenlenecek. Tahsis edilen taşınmazların kiraya verilmesi ve kira gelirleri Üniversiteye ait olacak.