2011-12-13 - 12:00
TBMM Genel Kurulunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2012 yılı bütçeleri görüşüldü. Genel Kurulda, daha sonra yapılan oylamada, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu Başkanlığı(TÜBİTAK) Türkiye Bilimler Akademisi(TÜBA) Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 8. tur görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.
Genel Kurulunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu Başkanlığı(TÜBİTAK) Türkiye Bilimler Akademisi(TÜBA) Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı bütçeleri görüşülüyor.
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Türkiye'nin, demokrasi ve özgürlük bakımından karanlık bir dönemden geçtiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye Bilimler Akademesi (TÜBA) bütçesi üzerinde konuşan Türmen, Ağustos ayında çıkarılan KHK ile TÜBİTAK ve TÜBA'nın özerkliğinin kaldırılarak Hükümete bağlandığını, bununla Türkiye'de özgür bilimsel düşünce ve araştırmaya son verildiğini iddia etti.
Türkiye'nin, Avrupa'da ilk kez özgür bilimsel düşünceye yer vermeyen ülke haline geldiğini öne süren Türmen, özerkliğin temelinin, üyelerini kendilerinin seçmesine dayalı olduğunu belirtti. TÜBA'ya bundan sonra yapılacak seçimlerin yandaşlık esasına göre yapılacağını ifade eden Türmen, ''TÜBA bilim akademisi olmaktan çıkmıştır. Dünyadan alınan tepki de bunu gösteriyor. Türkiye, TÜBA'nın yeni yapısı nedeniyle uluslararası bilim dünyasından dışlanacaktır'' dedi.
TÜBA'nın yeni yapısının benzerinin dünyada hiçbir ülkede bulunmadığını anlatan Türmen, ''Bunun tek istisnası Mussolini'nin faşist İtalyasıdır. O zaman da bir KHK çıkmıştır, Hükümete yeni üyelerini atama yetkisi verilmiştir. Ne zamanki orada Mussolini Hükümeti düştü, akademinin özerkliği yeniden ihsas edildi. Bizde de bu kurulun özerkliği için herhalde hükümet değişikliği beklenecektir'' diye konuştu.
Yapılan değişikliğin tepkilere neden olduğunu, 67 üyenin TÜBA'dan istifa ettiğini hatırlatan Türmen, şöyle konuştu:
''Demokrasiyi benimsemiş bir hükümet, niye TÜBA Başkanı'nı çağırıp 'özerkliğinize saygı gösteriyoruz, kurumun daha iyi çalışmasını istiyoruz, önerilerimizi birlikte konuşup tartışalım'' demiyor- Bunu diyemez çünkü, bu bir yönetim felsefesi meselesidir. Hükümetin yönetim felsefesi çoğunluğa dayanan, özerk kurumlara meydan vermiyor. Oysa demokrasi, kurumsal çoğulculuğa dayanır. Böyle giderse Türkiye'de üyeleri Hükümet tarafından atanmayan, futbol ve basketbol milli takımı olacaktır. Tüm kurullar Hükümete bağlanmıştır, üyelerini Hükümet atıyor. Bu demokrasi açısından çok tehlikeli bir gidiştir. Demokrasi ve özgürlük bakımından Türkiye, karanlık bir dönemden geçiyor. Bunun daha da ileriye gitmesi, kara bulutların yoğunlaşmasına imkan vermeden geri dönebilmeliyiz. TÜBA ve TÜBİTAK'ın yeniden özerkliklerine kavuşturulmaları, özgür bilimsel düşüncenini yeniden kurulması, Türk demokrasisi bakımından vazgeçilmez önemdedir.''
Türmen'in sözlerine, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Faşist iması yapmasını doğru bulmuyorum'' diye tepki gösterdi. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de TÜBA'nın kuruluşunda verilen özerkliğin 18 yıl sonra yok edildiğini iddia ederek, ''Hükümet, TÜBA Genel Kuruluna müdahale etti. Bu Pakistan da olmayan bir uygulamadır'' dedi.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomide her şeyin yolunda gittiğini anlattığını, ancak çeşitli kesimlerin yaşadığı sorunların bunun doğru olmadığını gösterdiğini söyledi. Ören, ''Söylendiği gibi Türkiye'de ekonomi iyi gitmiyor. Gömleğini çıkarmış televizyonlar da gömleğini çıkarmamış olanlar da yanınızda. Size karşı gelenleri de hizaya getirmeyi başardınız'' diye konuştu.
2002 yılındaki ekonomik göstergeler ile 2011 yılındaki göstergeleri karşılaştıran Ören, insanların mutsuz ve bankadan bankaya koşarak kredi kartlarını ödemek derdinde olduğunu savundu. Her aileye giren 100 liranın 43,5 lirasının borç olarak ödendiğini belirten Ören, ''Her fırsatta 'iki kişiden birinin oyunu aldık' diyorsunuz. Sizden önce de oturduğunuz yerde olan partiler, bugün tarihin tozlu raflarında. Eğer öyle olduğuna inanıyorsanız, CHP'nin verdiği yasa teklifini destekleyin, yüzde 10 barajını kaldırın da görelim'' görüşünü savundu.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, KHK'ler ile yeni oluşturulan bakanlıkların yerine oturmadığını, bütçe görüşmelerinde reel sektörün konuşulmadığını ifade ederek, ''Büyüme iç pazardan kaynaklanan, ithalata ve sıcak paraya dayalıdır. Üretim yapan kesimlerin rahatsız olduğu bir büyüme var'' iddiasında bulundu.
KOSGEB'in üye sayısının 400 binlerden 620 binlere çıktığını, bunda en önemli faktörün kredi faiz destekleri olduğunu anlatan Susam, bunun yerine proje desteklerine ağırlık verilmesini istedi.
KOSGEB'in bütçesinin Maliye Bakanlığı bürokratları tarafından ''kes, kopyala, yapıştır'' yöntemiyle hazırlandığını ileri süren Susam, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçek anlamda desteklenmesi için bütçesinin çok daha artırılması gerektiğini söyledi. Kredi garanti fonunun daha iyi noktalara taşınması gereğine işaret eden Susam, kredilerde en büyük sorunun teminat göstermede yaşandığını savundu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşurken, TSK içinde görev yapan bazı personelin sorunu olduğunu belirterek, ''Uzman çavuşların eğitim seviyelerine göre 1. dereceye kadar emekli haklarından yararlanması zorunludur. Astsubayların 15 yıl olan zorunlu hizmet süreleri adil değildir. Uzman erbaşlar, bir yılda 3 ayı geçen süre için istirahat ve hava değişim almaları halinde TSK ile ilişkileri kesilmektedir. Bu nedenle kimse uzman erbaşlığa başvurmamaktadır. Bu haksızlıkların giderilmesi lazım'' dedi.
Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı ve bakanlığın bir makam olduğunu, nasıl seçileceği ve yürütüleceğinin de yasalarda düzenlendiğini anlatan Toptaş, ''Ama BOP eşbaşkanlığı, öyle değildir, bir Amerika makamıdır. BOP, Akdeniz'den Afganistan'a uzanan coğrafyada 22 devletin yeniden dizayn edilmesidir'' diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Füze Kalkanı Projesinin Meclisten gizlendiğini, bunun uluslararası anlaşma yerine mutabakat zaptı olarak hayata geçirildiğini öne sürerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki sözlerinin çelişkili olduğunu söyledi. Füze Kalkanı Projesinin, komutasının ABD'ye teslim edildiğini iddia eden Ağbaba, ''Bu projeye hayır demeliyiz. Akacak her kanda, toprağa düşecek her canda bugün sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin payı olacak. Füze Kalkanına karşı Deniz Gezmiş'lerin yolunda yürüyoruz. İktidara geldikten sonra mücahitlikten emekli mi oldunuz-'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, parti teşkilatları bünyesinde oluşturdukları bilim akademilerinin bilim ürettiğini ancak terörize edilerek buralarda görev yapan insanların cezaevlerine konulduğunu ileri sürdü. Çelik, ''Meclis, küresel barıştan çok bu ülke halkları, kültür ve inançları arasında barışı sağlamak zorundadır'' dedi.
Çelik, TÜBA ve TÜBİTAK'ın özerk yapıya kavuşturulması, ayrıca alt yapılarının güçlü kılınması gerektiğini ifade etti.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise Anadolu'da ''kızı başı boş bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya gider'' diye bir söz olduğunu anımsattı. Sakık, ''Siz de Generalleri başı boş bıraktınız ya Balyoz'da ya da Ergenekon'da halkın iradesiyle seçilmişleri devirmeye kalktılar. Generallerin görevi bu mudur-'' diye sordu.
Bir general emekli olurken 600-700 bin TL, 40 yıl görev yapan valinin, büyükelçinin 70 bin TL aldığını belirten Sakık, ''Bu, büyük bir haksızlık'' dedi.
Sakık, ''Bize bu sıralardan (komisyon) ters bakılmış. Haddinizi bileceksiniz, bize ters bakmayacaksınız. Halkın emrinde olacaksınız. Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığına derhal bağlanmalıdır. Biz, ordunun da hiçbir kurumun da düşmanı değiliz. Düşmanı olduğumuz tek şey hukuksuzluktur'' diye konuştu.
Sakık, laf atan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'a yönelik, ''Bu parlamentoya kabak tadı veriyorsun'' dedi.
Akar, kendisine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, ''(Silahları bırakın) dedim, hoşuna gitmedi. Bu ülkede sadece Kürtler ezilmiyor. Bırakın silahları, problemlerin çözümü konusunda, demokratikleşmede sizinle beraber savaşalım'' diye konuştu.
Yeniden söz alan Sakık, ''Bizim elimizde silah yok. Biz de silaha sizin kadar karşıyız ama savaşanlar var. Savaşanlar dünyanın her yerinde iki şekilde silah bırakır; ya müzakereyle ya da yenilince'' ifadelerini kullandı.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, 2012 yılı bütçesinin, Türkiye'nin refah ve mutluluğunu gerçekleştiremeyeceğini savundu. Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin çok yüksek olduğunu öne süren Zenderlioğlu, ''Milli Savunma bütçesi şeffaf ve açık değil'' iddiasını dile getirdi.
TBMM Genel Kurulunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2012 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.
AK Parti Düzce Milletvekili Fevai Arslan, savunma ve güvenliğin AK Parti'nin vazgeçilmez öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Tüm dünyada savunma kavramından çok güvenlik kavramının ortaya çıktığını ifade eden Arslan, savunma harcamalarında ABD'nin ardından 114 milyar dolarla Çin'in, onun ardından 61 milyar dolarla Fransa'nın geldiğini söyledi. 2011'de Türkiye'nin savunma harcamalarının 15,6 milyon dolar olduğunu belirten Arslan, ''Türkiye'nin savunma harcamalarının dünya savunma harcamalarının üstünde olduğu görüşü doğru değildir'' dedi.
AK Parti Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, AK Parti iktidarının güvenliği bir bütün olarak ele aldığını söyledi.
Savunma ve güvenliğin, demokratikleşme ve özgürlüklerin geliştirilmesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, Savunma Sanayii Müsteşarlığının projeleriyle ilgili bilgi verdi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, girişimcilerin en büyük şikayetlerinden birisinin de teşvik sistemi olduğunu ifade etti. Tanrıkulu, ''Girişimcilik ekonominin kaynağıdır ve bu kaynağın canlı tutmamamız gerekir'' görüşünü dile getirdi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Ar-Ge'ye ayrılan payın o ülkenin bilim ve teknolojiye verdiği önemi gösterdiğini söyledi. TÜBA'ya bütçeden ayrılan payın yetersiz olduğunu savunan Doğru, ''Bu payla bilimde ilerleme nasıl olacak?'' diye sordu. Doğru, TÜBA'nın siyaset üstü, özerk olması gerektiğini ifade etti.
MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Türk ekonomisinin bir KOBİ ekonomisi olduğunu söyledi.
KOBİ'lerin umutsuz ve borçlu olduklarını iddia eden Adan, ''Mevcut iş yerlerini kendi varlıklarını satarak ayakta tutmaktadırlar'' dedi.
KOSGEB'in amacından uzaklaşarak finans kuruluşlarının rolünü üstlenmeye başladığını ileri süren Adan, ''TÜİK'in uydurma rakamlarının aksine Türkiye'de işsizlik azalmamakta aksine artmaktadır. Bunun nedeni KOBİ'lerin ihmal edilmesi ve kapanmasıdır'' diye konuştu.
Esnaf ve KOBİ Bakanlığı kurulması gerektiğini söyleyen Adan, ''AK Parti'nin uygulamalarıyla Türkiye'de bilim aksesuar haline gelmiştir'' dedi.
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, ''İsrail'e karşı göstermelik çıkışlar AK Parti'nin, konu ciddiye binince tavır alamaması bizi üzmektedir'' ifadesini kullandı.Malatya Kürecik'e kurulacak füze erken uyarı sistemi ve dış politikayla ilgili eleştirilerde bulunan Koray, ''Gönüllü olarak Amerikan maşalığına imreniyorsunuz'' diye konuştu.
Koray, ABD'nin Ortadoğu ve Arap bölgesinden elini çekmeden bölgede huzurun olmayacağını belirtti.
Koray'ın ifadeleri üzerine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Maşa, taşeron... Bunlar ne zamandan beri eleştiri oldu- Siz adaletle mi nefretle mi siyaset yapıyorsunuz- Siyaset adaletle yapılır. Burada haysiyet cellatlığı yapmayın. Sayın Bakan eğer bu kürsüye geldiğinde kendisini 1999 yılında sanıyorsa yanılıyor. Türkiye 2011 yılındadır. Türkiye haysiyetlidir. İtibarı ve onuruna hiç bir zaman olmadığı kadar sahip çıkmaktadır. 'Eğer biz yönetemiyorsak yönetemediğimiz yer işgal altındadır' zihniyeti yanlıştır'' dedi.
Ünal'ın sözlerinden sonra, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, ''BOP eşbaşkanlığı görevini kim verdi?- Meclis mi verdi- Mahir bey İsrail'e karşı tutumumuzdan rahatsız oluyor'' dediği duyuldu.
Bu sırada iki grup arasındaki tartışmalar sürdü.
Daha sonra MHP Grup Başkan Mehmet Şandır söz aldı. Şandır, konuşmasına başlayamadığı için kendi grubuna dönerek, ''Böyle bağırıp çağırıp nereye varacağız arkadaşlar?'' uyarısında bulundu.
Şandır, ''Burada bütçe müzakeresi yapıyoruz. Muhalefet tenkit edecek, Hükümet cevap verecek. Hakaret edilmiyor, telkin ediliyor, cevabı Hükümet verecek. Sayın Ünal'ın sözleri, hassasiyeti, duygusallığı, suç üstü yakalanmasının ifadesidir. İsrail'de 9 vatandaşımızın katline karşı ne yapabildiniz? Sayın Başbakan 'bir daha saldırı olursa donanmamızı göndeririz' demedi mi? Gönderebildik mi?'' diye konuştu. (19.29)
*** HABERİN DEVAMINI ''İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ ***
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.
Genel Kurulunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu Başkanlığı(TÜBİTAK) Türkiye Bilimler Akademisi(TÜBA) Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı bütçeleri görüşülüyor.
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Türkiye'nin, demokrasi ve özgürlük bakımından karanlık bir dönemden geçtiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye Bilimler Akademesi (TÜBA) bütçesi üzerinde konuşan Türmen, Ağustos ayında çıkarılan KHK ile TÜBİTAK ve TÜBA'nın özerkliğinin kaldırılarak Hükümete bağlandığını, bununla Türkiye'de özgür bilimsel düşünce ve araştırmaya son verildiğini iddia etti.
Türkiye'nin, Avrupa'da ilk kez özgür bilimsel düşünceye yer vermeyen ülke haline geldiğini öne süren Türmen, özerkliğin temelinin, üyelerini kendilerinin seçmesine dayalı olduğunu belirtti. TÜBA'ya bundan sonra yapılacak seçimlerin yandaşlık esasına göre yapılacağını ifade eden Türmen, ''TÜBA bilim akademisi olmaktan çıkmıştır. Dünyadan alınan tepki de bunu gösteriyor. Türkiye, TÜBA'nın yeni yapısı nedeniyle uluslararası bilim dünyasından dışlanacaktır'' dedi.
TÜBA'nın yeni yapısının benzerinin dünyada hiçbir ülkede bulunmadığını anlatan Türmen, ''Bunun tek istisnası Mussolini'nin faşist İtalyasıdır. O zaman da bir KHK çıkmıştır, Hükümete yeni üyelerini atama yetkisi verilmiştir. Ne zamanki orada Mussolini Hükümeti düştü, akademinin özerkliği yeniden ihsas edildi. Bizde de bu kurulun özerkliği için herhalde hükümet değişikliği beklenecektir'' diye konuştu.
Yapılan değişikliğin tepkilere neden olduğunu, 67 üyenin TÜBA'dan istifa ettiğini hatırlatan Türmen, şöyle konuştu:
''Demokrasiyi benimsemiş bir hükümet, niye TÜBA Başkanı'nı çağırıp 'özerkliğinize saygı gösteriyoruz, kurumun daha iyi çalışmasını istiyoruz, önerilerimizi birlikte konuşup tartışalım'' demiyor- Bunu diyemez çünkü, bu bir yönetim felsefesi meselesidir. Hükümetin yönetim felsefesi çoğunluğa dayanan, özerk kurumlara meydan vermiyor. Oysa demokrasi, kurumsal çoğulculuğa dayanır. Böyle giderse Türkiye'de üyeleri Hükümet tarafından atanmayan, futbol ve basketbol milli takımı olacaktır. Tüm kurullar Hükümete bağlanmıştır, üyelerini Hükümet atıyor. Bu demokrasi açısından çok tehlikeli bir gidiştir. Demokrasi ve özgürlük bakımından Türkiye, karanlık bir dönemden geçiyor. Bunun daha da ileriye gitmesi, kara bulutların yoğunlaşmasına imkan vermeden geri dönebilmeliyiz. TÜBA ve TÜBİTAK'ın yeniden özerkliklerine kavuşturulmaları, özgür bilimsel düşüncenini yeniden kurulması, Türk demokrasisi bakımından vazgeçilmez önemdedir.''
Türmen'in sözlerine, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Faşist iması yapmasını doğru bulmuyorum'' diye tepki gösterdi. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de TÜBA'nın kuruluşunda verilen özerkliğin 18 yıl sonra yok edildiğini iddia ederek, ''Hükümet, TÜBA Genel Kuruluna müdahale etti. Bu Pakistan da olmayan bir uygulamadır'' dedi.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomide her şeyin yolunda gittiğini anlattığını, ancak çeşitli kesimlerin yaşadığı sorunların bunun doğru olmadığını gösterdiğini söyledi. Ören, ''Söylendiği gibi Türkiye'de ekonomi iyi gitmiyor. Gömleğini çıkarmış televizyonlar da gömleğini çıkarmamış olanlar da yanınızda. Size karşı gelenleri de hizaya getirmeyi başardınız'' diye konuştu.
2002 yılındaki ekonomik göstergeler ile 2011 yılındaki göstergeleri karşılaştıran Ören, insanların mutsuz ve bankadan bankaya koşarak kredi kartlarını ödemek derdinde olduğunu savundu. Her aileye giren 100 liranın 43,5 lirasının borç olarak ödendiğini belirten Ören, ''Her fırsatta 'iki kişiden birinin oyunu aldık' diyorsunuz. Sizden önce de oturduğunuz yerde olan partiler, bugün tarihin tozlu raflarında. Eğer öyle olduğuna inanıyorsanız, CHP'nin verdiği yasa teklifini destekleyin, yüzde 10 barajını kaldırın da görelim'' görüşünü savundu.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, KHK'ler ile yeni oluşturulan bakanlıkların yerine oturmadığını, bütçe görüşmelerinde reel sektörün konuşulmadığını ifade ederek, ''Büyüme iç pazardan kaynaklanan, ithalata ve sıcak paraya dayalıdır. Üretim yapan kesimlerin rahatsız olduğu bir büyüme var'' iddiasında bulundu.
KOSGEB'in üye sayısının 400 binlerden 620 binlere çıktığını, bunda en önemli faktörün kredi faiz destekleri olduğunu anlatan Susam, bunun yerine proje desteklerine ağırlık verilmesini istedi.
KOSGEB'in bütçesinin Maliye Bakanlığı bürokratları tarafından ''kes, kopyala, yapıştır'' yöntemiyle hazırlandığını ileri süren Susam, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçek anlamda desteklenmesi için bütçesinin çok daha artırılması gerektiğini söyledi. Kredi garanti fonunun daha iyi noktalara taşınması gereğine işaret eden Susam, kredilerde en büyük sorunun teminat göstermede yaşandığını savundu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşurken, TSK içinde görev yapan bazı personelin sorunu olduğunu belirterek, ''Uzman çavuşların eğitim seviyelerine göre 1. dereceye kadar emekli haklarından yararlanması zorunludur. Astsubayların 15 yıl olan zorunlu hizmet süreleri adil değildir. Uzman erbaşlar, bir yılda 3 ayı geçen süre için istirahat ve hava değişim almaları halinde TSK ile ilişkileri kesilmektedir. Bu nedenle kimse uzman erbaşlığa başvurmamaktadır. Bu haksızlıkların giderilmesi lazım'' dedi.
Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı ve bakanlığın bir makam olduğunu, nasıl seçileceği ve yürütüleceğinin de yasalarda düzenlendiğini anlatan Toptaş, ''Ama BOP eşbaşkanlığı, öyle değildir, bir Amerika makamıdır. BOP, Akdeniz'den Afganistan'a uzanan coğrafyada 22 devletin yeniden dizayn edilmesidir'' diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Füze Kalkanı Projesinin Meclisten gizlendiğini, bunun uluslararası anlaşma yerine mutabakat zaptı olarak hayata geçirildiğini öne sürerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki sözlerinin çelişkili olduğunu söyledi. Füze Kalkanı Projesinin, komutasının ABD'ye teslim edildiğini iddia eden Ağbaba, ''Bu projeye hayır demeliyiz. Akacak her kanda, toprağa düşecek her canda bugün sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin payı olacak. Füze Kalkanına karşı Deniz Gezmiş'lerin yolunda yürüyoruz. İktidara geldikten sonra mücahitlikten emekli mi oldunuz-'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, parti teşkilatları bünyesinde oluşturdukları bilim akademilerinin bilim ürettiğini ancak terörize edilerek buralarda görev yapan insanların cezaevlerine konulduğunu ileri sürdü. Çelik, ''Meclis, küresel barıştan çok bu ülke halkları, kültür ve inançları arasında barışı sağlamak zorundadır'' dedi.
Çelik, TÜBA ve TÜBİTAK'ın özerk yapıya kavuşturulması, ayrıca alt yapılarının güçlü kılınması gerektiğini ifade etti.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise Anadolu'da ''kızı başı boş bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya gider'' diye bir söz olduğunu anımsattı. Sakık, ''Siz de Generalleri başı boş bıraktınız ya Balyoz'da ya da Ergenekon'da halkın iradesiyle seçilmişleri devirmeye kalktılar. Generallerin görevi bu mudur-'' diye sordu.
Bir general emekli olurken 600-700 bin TL, 40 yıl görev yapan valinin, büyükelçinin 70 bin TL aldığını belirten Sakık, ''Bu, büyük bir haksızlık'' dedi.
Sakık, ''Bize bu sıralardan (komisyon) ters bakılmış. Haddinizi bileceksiniz, bize ters bakmayacaksınız. Halkın emrinde olacaksınız. Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığına derhal bağlanmalıdır. Biz, ordunun da hiçbir kurumun da düşmanı değiliz. Düşmanı olduğumuz tek şey hukuksuzluktur'' diye konuştu.
Sakık, laf atan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'a yönelik, ''Bu parlamentoya kabak tadı veriyorsun'' dedi.
Akar, kendisine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, ''(Silahları bırakın) dedim, hoşuna gitmedi. Bu ülkede sadece Kürtler ezilmiyor. Bırakın silahları, problemlerin çözümü konusunda, demokratikleşmede sizinle beraber savaşalım'' diye konuştu.
Yeniden söz alan Sakık, ''Bizim elimizde silah yok. Biz de silaha sizin kadar karşıyız ama savaşanlar var. Savaşanlar dünyanın her yerinde iki şekilde silah bırakır; ya müzakereyle ya da yenilince'' ifadelerini kullandı.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, 2012 yılı bütçesinin, Türkiye'nin refah ve mutluluğunu gerçekleştiremeyeceğini savundu. Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin çok yüksek olduğunu öne süren Zenderlioğlu, ''Milli Savunma bütçesi şeffaf ve açık değil'' iddiasını dile getirdi.
TBMM Genel Kurulunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2012 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.
AK Parti Düzce Milletvekili Fevai Arslan, savunma ve güvenliğin AK Parti'nin vazgeçilmez öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Tüm dünyada savunma kavramından çok güvenlik kavramının ortaya çıktığını ifade eden Arslan, savunma harcamalarında ABD'nin ardından 114 milyar dolarla Çin'in, onun ardından 61 milyar dolarla Fransa'nın geldiğini söyledi. 2011'de Türkiye'nin savunma harcamalarının 15,6 milyon dolar olduğunu belirten Arslan, ''Türkiye'nin savunma harcamalarının dünya savunma harcamalarının üstünde olduğu görüşü doğru değildir'' dedi.
AK Parti Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, AK Parti iktidarının güvenliği bir bütün olarak ele aldığını söyledi.
Savunma ve güvenliğin, demokratikleşme ve özgürlüklerin geliştirilmesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, Savunma Sanayii Müsteşarlığının projeleriyle ilgili bilgi verdi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, girişimcilerin en büyük şikayetlerinden birisinin de teşvik sistemi olduğunu ifade etti. Tanrıkulu, ''Girişimcilik ekonominin kaynağıdır ve bu kaynağın canlı tutmamamız gerekir'' görüşünü dile getirdi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Ar-Ge'ye ayrılan payın o ülkenin bilim ve teknolojiye verdiği önemi gösterdiğini söyledi. TÜBA'ya bütçeden ayrılan payın yetersiz olduğunu savunan Doğru, ''Bu payla bilimde ilerleme nasıl olacak?'' diye sordu. Doğru, TÜBA'nın siyaset üstü, özerk olması gerektiğini ifade etti.
MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Türk ekonomisinin bir KOBİ ekonomisi olduğunu söyledi.
KOBİ'lerin umutsuz ve borçlu olduklarını iddia eden Adan, ''Mevcut iş yerlerini kendi varlıklarını satarak ayakta tutmaktadırlar'' dedi.
KOSGEB'in amacından uzaklaşarak finans kuruluşlarının rolünü üstlenmeye başladığını ileri süren Adan, ''TÜİK'in uydurma rakamlarının aksine Türkiye'de işsizlik azalmamakta aksine artmaktadır. Bunun nedeni KOBİ'lerin ihmal edilmesi ve kapanmasıdır'' diye konuştu.
Esnaf ve KOBİ Bakanlığı kurulması gerektiğini söyleyen Adan, ''AK Parti'nin uygulamalarıyla Türkiye'de bilim aksesuar haline gelmiştir'' dedi.
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, ''İsrail'e karşı göstermelik çıkışlar AK Parti'nin, konu ciddiye binince tavır alamaması bizi üzmektedir'' ifadesini kullandı.Malatya Kürecik'e kurulacak füze erken uyarı sistemi ve dış politikayla ilgili eleştirilerde bulunan Koray, ''Gönüllü olarak Amerikan maşalığına imreniyorsunuz'' diye konuştu.
Koray, ABD'nin Ortadoğu ve Arap bölgesinden elini çekmeden bölgede huzurun olmayacağını belirtti.
Koray'ın ifadeleri üzerine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Maşa, taşeron... Bunlar ne zamandan beri eleştiri oldu- Siz adaletle mi nefretle mi siyaset yapıyorsunuz- Siyaset adaletle yapılır. Burada haysiyet cellatlığı yapmayın. Sayın Bakan eğer bu kürsüye geldiğinde kendisini 1999 yılında sanıyorsa yanılıyor. Türkiye 2011 yılındadır. Türkiye haysiyetlidir. İtibarı ve onuruna hiç bir zaman olmadığı kadar sahip çıkmaktadır. 'Eğer biz yönetemiyorsak yönetemediğimiz yer işgal altındadır' zihniyeti yanlıştır'' dedi.
Ünal'ın sözlerinden sonra, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, ''BOP eşbaşkanlığı görevini kim verdi?- Meclis mi verdi- Mahir bey İsrail'e karşı tutumumuzdan rahatsız oluyor'' dediği duyuldu.
Bu sırada iki grup arasındaki tartışmalar sürdü.
Daha sonra MHP Grup Başkan Mehmet Şandır söz aldı. Şandır, konuşmasına başlayamadığı için kendi grubuna dönerek, ''Böyle bağırıp çağırıp nereye varacağız arkadaşlar?'' uyarısında bulundu.
Şandır, ''Burada bütçe müzakeresi yapıyoruz. Muhalefet tenkit edecek, Hükümet cevap verecek. Hakaret edilmiyor, telkin ediliyor, cevabı Hükümet verecek. Sayın Ünal'ın sözleri, hassasiyeti, duygusallığı, suç üstü yakalanmasının ifadesidir. İsrail'de 9 vatandaşımızın katline karşı ne yapabildiniz? Sayın Başbakan 'bir daha saldırı olursa donanmamızı göndeririz' demedi mi? Gönderebildik mi?'' diye konuştu. (19.29)
*** HABERİN DEVAMINI ''İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ ***
