2017-03-14 - 19:36
NATO PA TÜRK GRUBU BAŞKANI OSMAN AŞKIN BAK'IN BASIN AÇIKLAMASI...
NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, son zamanlarda ülkemize karşı Avrupa'da yaşanan gelişmeler nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.
NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, son zamanlarda ülkemize karşı Avrupa'da yaşanan gelişmeler nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

Bak'ın açıklaması şöyle:

"Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun Türk vatandaşlarıyla bir araya gelmek üzere 11 Mart 2017 tarihinde Hollanda'ya yapacağı ziyaretin çeşitli engellemeler neticesinde iptal edilmesini şiddetle kınıyorum.

Yine aynı gün söz konusu ülkeye ziyarette bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya'ya yapılan gayri insani muamele, hiç bir şekilde kabul edilemeyecek bir tavır olup; bir seçilmiş bakana, Türk Milletinin iradesinin temsilcisine, bir hanımefendiye böyle bir muamelenin yapılması Türk Milletine ve Türk Devletine bir hakaret olup, evrensel değerlerin de ayaklar altına alınması anlamına gelmektedir. Sayın Bakanımız, Hollanda'daki diplomatik temsilciliklerimiz ve vatandaşlarımıza yönelik diplomatik ve demokratik değerlerle taban tabana zıt tüm bu muameleleri NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı olarak şiddetle lanetliyorum.

NATO'nun kurucu üyelerinden olan ve ülkemiz ile 400 yıldan uzun süredir devam eden köklü diplomatik ilişkilere sahip olan Hollanda'nın bu hasmane tutum ve uygulamaları, 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin açıkça ihlali anlamına gelmektedir.

Hollanda güvenlik makamları, barışçıl toplantı hakkını kullanan Türk toplumuna insanlık dışı ve aşağılayıcı yöntemler kullanarak orantısız müdahalede bulunmuştur. Avrupa Konseyi üyesi olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uyma yükümlülüğü bulunan Hollanda Hükümeti uluslararası sorumluluklarını ağır şekilde ihlal etmiştir. Ayrıca, söz konusu olayları takip etmekte olan basın mensuplarının haber alma ve haber yayma hürriyetleri yine orantısız güç kullanılarak engellenmiştir.

Hollanda makamlarının bu tavrı, Hollanda'daki Türk toplumunun demokratik haklarına ve onuruna yönelik bir tacizdir. Hollanda hükümetinin Türk Bakanlara, diplomatik temsilcilerimiz ile sivil halka ve basın mensuplarına yönelik bu tutumu Avrupa tarafından vaaz edilen değerler ve demokrasi için büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu vahim olay Avrupa Birliği için de önemli bir test niteliği taşımaktadır. Avrupa Birliği; Hollanda'nın bu ihlallerine en sert şekilde tepki vermez, gerekli adımları atmaz ise zaten zedelenmiş olan itibarını ve inandırıcılığını büyük ölçüde kaybetmiş olacaktır.

Avrupa kıtası İslamofobi ve Türkofobi hastalıklarının pençesinde inlemektedir. Yıllarca Türkiye'ye insan hakları, hukuk, demokrasi nutukları çekenlerin, aslında bu değerlerden ne kadar uzak olduğunu; Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında kaybedilen on milyonlarca insandan, yaşanan derin acılardan gereken derslerin hala çıkartılmadığını da üzüntüyle müşahede ediyorum. Ümit ederim ki, bu faşizan uygulamaların tüm Avrupa sathında yayılması, yaşanan bu derin acıların tekrarlanmasına zemin hazırlamasın.

Bu münasebetle Hollanda'nın demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerle hiçbir şekilde bağdaşmayan bu faşizan ve edep dışı tutumu bir kez daha lanetliyorum. NATO'da müttefik olduğumuz Hollanda hükümetinden müttefiklik anlayışına uygun hareket etmesini bekliyor ve Hollanda makamlarına başka ülkelere karşı sopa olarak kullandıkları değerler manzumesine kendilerinin riayet ederek ikiyüzlü ve çifte standartlı yaklaşımlarını terk etmeleri çağrısında bulunuyorum. "