2010-12-07 - 16:15
TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU BAŞKANI ÜSKÜL'ÜN AÇIKLAMASI...
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, İstanbul'da protestocu öğrencilere müdahaleye ilişkin ilk görüntü ve bilgilere göre ''polisin yetkisini orantılılık ve ölçülülük içinde kullanmadığı izlenimi uyandığını'' ifade ederek, istenen belgeler incelendikten sonra yeniden değerlendirme yapacaklarını bildirdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı
Zafer Üskül, İstanbul'da protestocu öğrencilere müdahaleye ilişkin ilk görüntü ve
bilgilere göre ''polisin yetkisini orantılılık ve ölçülülük içinde kullanmadığı
izlenimi uyandığını'' ifade ederek, istenen belgeler incelendikten sonra yeniden
değerlendirme yapacaklarını bildirdi.

Üskül, yaptığı yazılı açıklamada, ulusal ve uluslararası mevzuata göre
herkesin önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız, barışçıl toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu kaydetti.

Demokratik toplumlarda, barışçıl toplantı ve protesto hakkının amacına
uygun kullanıldığı sürece korunan bir hak olduğunu belirten Üskül, ''Ancak, bu
hakkın olay çıkarmak, şiddet uygulama ve terörü övme amacıyla kullanılıyor olması
veya kullanılmak istenmesi durumunda bu hakkı sınırlandırmak kanun çerçevesinde
mümkündür. Yine bu hakkı kullananların kanuna aykırı bir gösteri yürüyüşü
yapmaları halinde bu kişilerin zor kullanma yetkisi içinde dağıtılması da
kolluğun görevidir'' değerlendirmesinde bulundu.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'ndaki ''Toplantı veya gösteri
yürüyüşünün dağıtılması'' ile Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'ndaki ''Zor
Kullanma'' başlıklı hükümleri hatırlatan Üskül, açıklamasında şu ifadelere yer
verdi:

''Ancak, burada tartışılması gereken konu; kolluğun bu yetkisini
kullanırken bu yetkiyi kanunun verdiği ve aradığı şartlar içinde kullanıp
kullanmadığıdır. Komisyonumuz da incelemelerinde ağırlıklı olarak buna dikkat
etmeye çalışmakta ve bu konuya yoğunlaşmaktadır.

Kolluğun kanunsuz gösterileri dağıtmak için kanunun kendisine tanıdığı
'zor kullanma yetkisini' kullanması şüphesiz bir ihtiyaçtır ancak sınırsız
değildir. Zor kullanma yetkisi kullanılırken polisin görevini yaparken direnişle
karşılaşması, bu direnişi kırmak amacıyla bu yetkisini kullanması ve bu direnişi
kıracak ölçüde kullanması gerekir. Yani kullanılan güç hem orantılı olmalı hem de
amaçlanılan hedefle orantılı olarak ölçülülük içinde olmalıdır.''

Zafer Üskül, açıklamasında şunları kaydetti:

''Elimizdeki ilk görüntü ve bilgilere göre, İstanbul'da meydana gelen
öğrenci olaylarında göstericilerin herhangi bir bildirimde bulunmadan ve kanunen
belirlenmiş olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yerler ve meydanların
dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü yapması, toplantının kanuna aykırı olduğu
ile polisin görevini yerine getirirken göstericilerin dağılmayarak direniş
gösterdikleri ve polisin zor kullanma yetkisinin doğduğunu da kabul etmek
gerekecektir.

İstanbul'da yaşanan gösterilerle ilgili elimizdeki ilk görüntü ve
bilgilere göre, polisin, yetkisini orantılılık ve ölçülülük içinde kullanmadığı
izlenimini uyanmaktadır. Ancak, yine de en son kanaatimiz İstanbul Emniyetinden
ve Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığından istediğimiz görüntü ve bilgiler ile
medyada yer alan bilgi ve görüntülerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında
oluşacaktır.

Olayın ardından, yapılan şikayetler üzerine, Beyoğlu Cumhuriyet
Başsavcılığı ile İçişleri Bakanlığının da inceleme başlattığı bilgisi
alınmıştır.

Komisyon olarak daha önce benzer olaylarla ilgili olarak zaman zaman
raporlar hazırladık 2008 Nevruz olayları ve 17 Aralık 2009 tarihindeki Ankara
Sıhhiye Meydanı'ndaki TEKEL işçilerinin eylemleri ile ilgili hazırladığımız
raporlar bunlardan birkaçıdır. Bu raporlarda bu tür olayların olmaması için
nelerin yapılması gerektiğini de uzun uzun belirttik ve ilgililerine gönderdik.

Kolluğun orantısız ve ölçüsüz güç kullanması olgusu karşısında bunların
önlenmesine yönelik önerilerimiz dikkate alınırsa bu tür olumsuzluklar ortadan
kaldırılabilecektir. İstanbul Emniyeti ve Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığından
istenen belgeler incelendikten sonra olay yeniden değerlendirilecektir.'' (16.15)