2007-11-21 - 12:10
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan: "Avrupa Birliği bir barış projesidir. Türkiye'nin AB üyeliği bu projeye küresel bir boyut kazandırır"
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısında, TBMM Başkanı Köksal Toptan'dan sonra bir konuşma yapan Dışişleri Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan, konuşmasına Avrupa Parlamentosu'nun giderek artan önemine işaret ederek başladı.
Babacan, Karma Komisyon'un, Türkiye'nin AB katılımı süreci açısından sürekli bir istişare makamı oluşturduğunu söyleyerek, Türkiye'nin AB'yi, AB'nin de Türkiye'yi tanıması açısından Komisyonun çok önemli bir işlevi olduğunu belirtti.
Türkiye'nin AB sürecine de değinen Babacan, 2002 seçimlerinden itibaren Türkiye'nin bir değişim sürecine girdiğini söyledi. Bunun ekonomiden, siyasete kadar her alana yansıdığını söyleyen Babacan, Türkiye'de devrim niteliğinde değişimlerin gerçekleştiğini ifade etti.
Yaşanan çeşitli olumsuzluklara karşın, Türkiye'nin kararlı olduğunu ve halkın desteğini artırarak sürdürdüğünü söyleyen Babacan, "2. Tur Alt Komite çalışmalarının ortasındayız. Müzakereye resmen açamadığımız fasıllarda dahi çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
BABACAN: "TÜM REFORMLARI İNANARAK YAPTIK, HEPSİNİN ARKASINA GÜÇLÜ BİR SİYASİ İRADE KOYDUK"
AB üyeliği sürecinde ilk sıkıntının Kıbrıs olduğunu belirten Babacan, Kıbrıs'ın AB üyeliğinin sıkıntıları artırdığını söyledi. Fransa'nın, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki tavrını üzüntü verici olarak niteleyen Babacan; "Ümidimiz, Türkiye'nin AB üyeliğinde, resmi sürecin gerektiği gibi yürümesidir. Ahde vefa ilkesinin çalışacağını umuyoruz" dedi.
Türkiye'nin reformlar konusundaki kararlılığının bir kez daha altını çizen Babacan, bu reformların sadece AB kriterleri için değil, bu ülkede yaşayan insanların huzur ve refahı için yapıldığını sözlerine ekledi.
17 Nisan 2007'de Türkiye'nin takvimini açıkladığını ve 2013 yılına kadar hangi kurumun değişikliğe uğrayacağının bununla belirlendiği söyleyen Babacan, "Bir ülkenin kendi fasıllarını açıp kapaması bir ilk. Türkiye bu reformları dışarının baskısı ile değil, kendi isteğiyle yaptığını dünya aleme ilan ediyor" dedi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin bölgesel ve küresel etkileri olduğunu belirten Babacan, AB'yi bir barış projesi olarak nitelendirdi. 2. Dünya Savaşı'nda kıyasıya savaşan ülkelerin bir araya geldiği Avrupa Birliği'nin, ülkelerin ortak idealler etrafında birleşebildiğinin bir göstergesi olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı, AB'nin başarılı olduğunu ve üye ülkelerde refahı ve güvenliği önemli ölçüde güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.
"TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ BARIŞ PROJESİNE KÜRESEL BİR BOYUT KAZANDIRIR"
Türkiye'nin üyeliğinin bu barış projesine küresel bir boyut kazandıracağını söyleyen Babacan, 11 Eylül'ün ardından bütün dünyanın dikkatini çeken medeniyetler arası çatışmaya da işaret etti. Türkiye ile İspanya'nın eşbaşkanlığını yaparak oluşturdukları projeyi hatırlatan Babacan, Türkiye'nin barışa verdiği değere ve kendi bölgesinde sahip olduğu iyi ilişkilere işaret etti. Kısa süre önce İsrail ve Filistin Devlet Başkanlarını ağırlayan Türkiye'nin, Ortadoğu'dan Kafkaslar'a bütün ülkelerle güven içinde bulunan tek ülke olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerini çok önemsediğini ve bu noktada Karma Parlamanto çalışmalarının büyük önem taşıdığını belirtti.
Babacan, Karma Komisyon'un, Türkiye'nin AB katılımı süreci açısından sürekli bir istişare makamı oluşturduğunu söyleyerek, Türkiye'nin AB'yi, AB'nin de Türkiye'yi tanıması açısından Komisyonun çok önemli bir işlevi olduğunu belirtti.
Türkiye'nin AB sürecine de değinen Babacan, 2002 seçimlerinden itibaren Türkiye'nin bir değişim sürecine girdiğini söyledi. Bunun ekonomiden, siyasete kadar her alana yansıdığını söyleyen Babacan, Türkiye'de devrim niteliğinde değişimlerin gerçekleştiğini ifade etti.
Yaşanan çeşitli olumsuzluklara karşın, Türkiye'nin kararlı olduğunu ve halkın desteğini artırarak sürdürdüğünü söyleyen Babacan, "2. Tur Alt Komite çalışmalarının ortasındayız. Müzakereye resmen açamadığımız fasıllarda dahi çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
BABACAN: "TÜM REFORMLARI İNANARAK YAPTIK, HEPSİNİN ARKASINA GÜÇLÜ BİR SİYASİ İRADE KOYDUK"
AB üyeliği sürecinde ilk sıkıntının Kıbrıs olduğunu belirten Babacan, Kıbrıs'ın AB üyeliğinin sıkıntıları artırdığını söyledi. Fransa'nın, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki tavrını üzüntü verici olarak niteleyen Babacan; "Ümidimiz, Türkiye'nin AB üyeliğinde, resmi sürecin gerektiği gibi yürümesidir. Ahde vefa ilkesinin çalışacağını umuyoruz" dedi.
Türkiye'nin reformlar konusundaki kararlılığının bir kez daha altını çizen Babacan, bu reformların sadece AB kriterleri için değil, bu ülkede yaşayan insanların huzur ve refahı için yapıldığını sözlerine ekledi.
17 Nisan 2007'de Türkiye'nin takvimini açıkladığını ve 2013 yılına kadar hangi kurumun değişikliğe uğrayacağının bununla belirlendiği söyleyen Babacan, "Bir ülkenin kendi fasıllarını açıp kapaması bir ilk. Türkiye bu reformları dışarının baskısı ile değil, kendi isteğiyle yaptığını dünya aleme ilan ediyor" dedi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin bölgesel ve küresel etkileri olduğunu belirten Babacan, AB'yi bir barış projesi olarak nitelendirdi. 2. Dünya Savaşı'nda kıyasıya savaşan ülkelerin bir araya geldiği Avrupa Birliği'nin, ülkelerin ortak idealler etrafında birleşebildiğinin bir göstergesi olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı, AB'nin başarılı olduğunu ve üye ülkelerde refahı ve güvenliği önemli ölçüde güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.
"TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ BARIŞ PROJESİNE KÜRESEL BİR BOYUT KAZANDIRIR"
Türkiye'nin üyeliğinin bu barış projesine küresel bir boyut kazandıracağını söyleyen Babacan, 11 Eylül'ün ardından bütün dünyanın dikkatini çeken medeniyetler arası çatışmaya da işaret etti. Türkiye ile İspanya'nın eşbaşkanlığını yaparak oluşturdukları projeyi hatırlatan Babacan, Türkiye'nin barışa verdiği değere ve kendi bölgesinde sahip olduğu iyi ilişkilere işaret etti. Kısa süre önce İsrail ve Filistin Devlet Başkanlarını ağırlayan Türkiye'nin, Ortadoğu'dan Kafkaslar'a bütün ülkelerle güven içinde bulunan tek ülke olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerini çok önemsediğini ve bu noktada Karma Parlamanto çalışmalarının büyük önem taşıdığını belirtti.
