2007-03-05 - 13:50
TBMM GENEL KURUL'UNDA "SAHTE OY PUSULASI" İDDİASI...
TBMM Başkanı Arınç tarafından, "Sahte Oy Pusulası" iddiası ile ilgili olarak CHP Grup Başkanlığı'na gönderilen resmi yazıda "Sözü edilen birleşimde adı okunduğu sırada salonda bulunmayan milletvekillerine ait yoklama pusulaları toplantı yeter sayısına dahil edilmemiş ve bu pusulalardan dolayı hukuki bir süreç doğmamıştır." denildi.
TBMM Başkanı Arınç tarafından, "Sahte Oy Pusulası" iddiası ile ilgili olarak CHP Grup Başkanlığı'na gönderilen resmi yazıda "Sözü edilen birleşimde adı okunduğu sırada salonda bulunmayan milletvekillerine ait yoklama pusulaları toplantı yeter sayısına dahil edilmemiş ve bu pusulalardan dolayı hukuki bir süreç doğmamıştır." denildi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un, 14 Şubatta TBMM Genel Kurulundaki "Sahte Oy Pusulası" iddiası ile ilgili olarak 'delillerin yok edilmesi ve suçluların adaletten kaçırıılmasına aracılık etmek anlamına geldiğinden bahisle, sahte oy pusulalarının yok edilmesi olayını gerçekleştirenler ve buna göz yumanlar hakkında Başkanlığın harekete geçmemesi durumunda, Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını'' bildiren dilekçesi üzerine, CHP Grup Başkanlığına cevabi bir yazı gönderildi.

CHP Grup Başkanlığı tarafından gönderilen 15.02.007 ve 28.02.2007 tarihli yazılarda sahte oy pusulalarından bahsedildiği hatılatılarak "Oysa söz konusu oy pusulası değil, yoklama pusulasıdır" denildi.

TBMM Genel Kurul'undaki yoklamada amacın Anayasa ve içtüzük hükümlerine göre Genel Kurul Salonunda bulunması öngörülen sayıdaki üyenin (184) mevcudiyetini tespit etmek olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Bu işlem elektronik oy düğmelerine basmak veya ad okunmak suretiyle yapılabilmektedir. Yoklama içtüzüğümüzün 16'ıncı maddesi gereğince katip üyeler tarafından yapılmaktadır. Sözü edilen birleşimde adı okunduğu sırada salonda bulunmayan milletvekillerine ait yoklama pusulaları toplantı yeter sayısına dahil edilmemiş ve bu pusulalardan dolayı hukuki bir süreç doğmamıştır."

"SAHTE BELGE OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ"

CHP Grup Başkanlığı tarafından ifade edilen evrakta sahtecilik ifadesiyle ilgili olarak da yoklama pusulalarının özel bir incelemeye tabi tutulmadan sahte belge olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek şöyle denildi:
"Türk Ceza Kanunu'nun resmi belgede sahtecilik başlıklı 204'üncü maddesinin gerekçesinde 'Sahtecilikten söz edilebilmesi için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Başka bir deyişle, sahteliğin beş duyuyla anlaşılabilir olmaması gerekir. Özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmektedir.' denilmektedir. Buna göre isimleri okunduğunda Genel Kurul Salonu'nda bulunmadığı tespit edilen milletvekillerine ait yoklama pusulalarının, özel bir incelemeye tabi tutulmadan sahte belge olarak nitelendirilmesi hukuken mümkün olmayıp, bu tür nitelemelerde bulunurken gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve Meclis'in kamuoyu nezdindeki saygınlığına ve itibarına gölge düşürecek açıklamalardan kaçınılması gerekmektedir."

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çalışma usul ve esasları göz önüna alındığında bugüne kadarki toplantı yeter sayısına dahil edilen yoklama pusulalarının muhafaza altına alındığı yeter sayıya dahil edilmediği için hukuki süreç doğurmayan pusulaların ise muhafaza altına alınmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi; "Görevli personele yoklamaya dahil edilmeyen milletvekillerine ait yoklama pusulaları teslim edilmemiştir. Muhafaza edilmeyen pusulaların gizlenmesinden veya yok edilmesinden bahsetmek suretiyle Türk Ceza Kanunu'un 205. maddesiyle ilintilendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda başkanlığımızın, delillerin yok edilmesi veya suçluların adaletten kaçırılmasına aracı olması da söz konusu değildir."


NOT: TBMM Başkanı Arınç tarafından CHP Grup Başkanlığı'na gönderilen resmi yazının tam metnini "İlgili Dökümanlar" bölümünde bulabilirsiniz.