2014-06-11 - 11:39
AKPM Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonu Avrupa Konseyi Üye Ülkelerinde Gözaltı ve Tutukluluk Tedbirlerinin Suistimali Raportörü Pedro Agramunt, Adalet Komisyonu Üyesi Murat Göktürk ile bir araya geldi.
AKPM Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonu Avrupa Konseyi Üye Ülkelerinde Gözaltı ve Tutukluluk Tedbirlerinin Suistimali Raportörü Pedro Agramunt, Adalet Komisyonu Üyesi Murat Göktürk ile bir araya geldi.
Göktürk, görüşmede yaptığı konuşmada, Pedro Agramunt'u TBMM görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Gözaltı ve tutukluluk konusunun insan haklarının ihlalleri bakımından önemli bir konu olduğunu söyleyen Göktürk, sözlerine şöyle devam etti:
"Bizden önceki dönemde Türkiye'deki tutukluluk süreleri ve cezaevi şartları büyük sıkıntılar barındırıyordu. 2005 yılından itibaren yapmış olduğumuz bazı ceza kanunlardaki değişiklerle tutukluluklarla ilgili reform sayılabilecek düzenlemeler yaptık. Uzun tutukluluğun ve tutuklama keyfiliğinin keyfi bir şekilde tutuklama yapılmasının önüne geçebilmek için üst sınırı iki yıldan daha fazla suçlar bakımından Ceza Muhakemeleri Kanununun 100. maddesinde getirdiğimiz düzenleme ile tutuklamanın keyfi olmasının ve az cezayı gerektiren suçlarda tutuklamanın mümkün olduğu kadar tedbir olarak müracaat edilmesi için çalışmalar yaptık. Keza 2010 yılında yaptığımız Anayasa değişikliği ile yine insan hakları ihlalleri ile ilgili bireysel başvuru noktasında Anayasa Mahkemesi'ne müracaat etme imkânı getirdik. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesi uygulamaya geçerek yakın zaman içerisinde buna ilişkin kararlar verdi. Yani Türkiye'nin uzun tutukluluk konusunda eleştirilebilen tarafları bütün dünya ülkelerinde var. Ama Türkiye süreçten geçiyor. Bu süreç adım adım gerçekleşen ve zaman isteyen bir süreçtir. Zaman içerisinde önemli olan Türkiye'nin hangi istikamete doğru siyasete ilerleme istediğidir. Yani biz hangi istikamete doğru neyi nasıl yaparsak bu husustaki eksikliklerimizi gideririz. Hiçbir sistem dört dörtlük değildir. Bunu kabul etmek lazım. Adım adım ilerleyerek eksiklerimiz gidermeye çalışıyoruz. Adalet Komisyonu üyesi ve yasamanın bir üyesi olarak yapılması gereken neler tespit edildikten itibaren ivedi bir şekilde Türkiye'de gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Türkiye diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bazı süreçleri daha sıkıntılı yaşıyor. Yani onlardan daha farklı sorunlarla uğraşıyor. Özellikle Türkiye'yi 40 yıldır meşgul eden terör sorunu süreci geçirdik. Çok fazla canımızı ve insanımızı kaybettik. Birinci önceliğimiz insanı yaşatmak olduğu için bu hususta terörle mücadele noktasından kanunları uygulanırken özellikle uygulamacılar daha hassas ve ideal hukuk sisteminden daha farklı yapıyor olabilirler. Ama kanunlarda normlar olarak şuanda mükemmel seviyede olmasak da oldukça iyi bir durumda olduğumuzu söyleyebiliriz."
M.Fatih Kılıç
