2013-12-19 - 11:17
TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 yılı bütçe görüşmeleri sürüyor.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın maddeleri ele alınıyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 Yılı Kesinhesap Kanunu'nun iki maddesi kabul edildi.
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, iktidarın, ekonomiyi "sadece kendisi için işlettiğini" öne sürdü.
"Siyasete yırtık ayakkabıyla girdik" denildiğini belirten Öğüt, "Ayakkabı kutularınızda milyonlarca dolar buldunuz. 11 yıl sonunda altı delik ayakkabısıyla, yerde, katledilmiş yatan Hrant Dink ve milyonlarca yoksulu gördük. Siz bu ülkenin gencinin, yaşlısının, işçisinin, emekçisinin, doktorunun, mühendisinin, öğrencisinin, öğretmeninin, kısaca tüm kesimlerinin günahına girdiniz. Gün gelecek, yaptıklarınızın hepsinin hesabını toplum önünde, sandıkta vereceksiniz. Unutmayın ki zamanı gelmiş bir fikirden daha güçlü hiçbir şey yoktur" diye konuştu.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da konuşmasında ekonomiye ilişkin eleştirilerde bulundu.
Konuşmasının ardından yerine geçerken, "Hırsızlık parayla pulla mı?" diyen Ayhan'a, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "Biraz daha nezaketli olsan ne olur?" karşılığını verdi.
"Var mı yalan anlattıklarımda?" diyen Ayhan, "Gel dışarıda basın toplantısı yapalım, bakalım beraber" dedi.
Madde üzerinde soruları yanıtlayan Şimşek, 2002 yılında toplam vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faize giderken 2013'te yüzde 15,5 lirasının faize gittiğini söyledi. Aradaki farkın millete hizmetine harcandığını dile getiren Şimşek, 1983 yılından bu yana Türkiye'nin iç ve dış borç faizinin, vergi gelirlerine oranla ödediği en düşük faiz olduğunu bildirdi.
2002 yılında bütçe harcamalarının tamamının yüzde 43,2'sinin faize gittiğini, bugün bu rakamın 12,4'e indiğini ifade eden Şimşek, OECD sınıflandırmasına göre, dolaylı vergilerin toplam vergilerin içindeki payının 2002'de yüzde 47,3 iken 2013'de bu oranın yüzde 46,1 olduğunu kaydetti. Şimşek, "Bunun yüksek olduğunu söyleyebilirsiniz ama yükseldiğini iddia etmek bu rakamlar çerçevesinde geçekçi değil" dedi.
2002 yılında benzinin üzerinde vergi yükünün yüzde 70,22 iken bugün yüzde 59,76'ya indiğini söyleyen Şimşek, "Vergi yükü yüksek ama 'yükselttiniz' diyemezsiniz" ifadesini kullandı.
2002'den bu yana ham petrolün fiyatının yüzde 281,75 arttığını, kurun da yüzde 24 arttığını ifade eden Şimşek, "Toplamda TL cinsinden yüzde 374,76 arttı. 95 oktanlı benzin fiyatı ise yüzde 154 arttı. Her şey tutarlı" diye konuştu.
2002'de kamu tasarruflarının milli gelire oranının eksi 4,8; bugün artı 2,9 olduğunu bildiren Şimşek, "8 puanlık milli gelir oranla iyileşme var" dedi.
Toplam tasarruf düzeyinin eleştirilebileceğini belirten Şimşek, geçen seneki bütçede hedeflerin tutmayacağı şeklinde çok eleştiri yapıldığını ancak hedeflerin çok çok altında bir açıkla gidildiğini söyledi.
Şimşek, Dünya Bankası'na sınıflandırmasına göre Türkiye'nin 2002'de alt orta gelir grubunda iken bugün üst orta gelir grubunda olduğunu, orta vadeli program çerçevesinde gidilirse 2016 yılında Türkiye'nin üst gelir grubundaki ülkeler arasında yerini alacağını kaydetti.
Şimşek, hiçbir kesime dönük özlük haklarıyla ilgili çalışmalarının olmadığını söyledi.
Şahsı adına söz alan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, "Son dönemdeki gelişmelere bakıldığında ayakkabı kutularını boşaltsanız sizin cari açık meseleniz kalmaz. Kendinizi boşuna harap etmişiniz. İşin büyüğü ayakkabı kutularında saklı" dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Milyonlarca dolarlık transfer yapan kulüplere biz vergi takibini sürdüreceğiz. Hiçbir şekilde vergilerine af söz konusu olmaz. Gelir Vergisi Tasarısı geçerse, futbolcular da bütün vatandaşlarımız gibi artan oranlı Gelir Vergisi'ne tabi olacaklar. Profesyonel anlamda bu işi yapan kulüplere yönelik olarak hiçbir şekilde vergi affı gündemde değil. Vergilendirmede de hiçbir imtiyaz ve ayrıcalığı kabul etmiyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor. 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın 3. maddesi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, kamuda yardımcı hizmetler olarak adlandırılan 170 bin kişinin sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Ediboğlu, "Deve mi, kuş mu olduğu hala bilinmeyen bu insanların evinde para sayma makineleri ve kasalar yok. Bu insanlar evlerini geçindirme ve ay sonunu getirmek, haklarını almak için Meclis'ten beklenti içindedirler. Kendilerini Kunta Kinte'ye benzeten bu insanlar için düzenleme yapılmalı" dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, madde üzerinde yaptığı konuşmada, istanbul merkezli yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna değinerek, haklarında vahim iddialar olan bakanlardan çıt çıkmadığını, Hükümet'in yolsuzluk iddialarının üzerini örtme gayretinde olduğunu ileri sürdü. Operasyonlarda görev yapan Emniyet yetkilileri ve savcıların görevden alındığını savunan Akçay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın polisleri, operasyonlarla ilgili amirlerine haber vermemekle suçladığını, ancak haber vermeleri halinde suç işlemiş olacaklarını söyledi.
Hükümetin devleti yönetme biçiminin "çeteyi işaret ettiğini" ileri süren Akçay, "İstanbul'un Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü yok mu? Yok. Başbakan Erdoğan vardır. Bu anlayış, hükümeti çete yapar. Aşiret bile değilsiniz, aşiretin bile geleneği göreneği var. 11 yıl iktidar olmak, size ülkenin tapusunu ele geçirdiğiniz vehmine kaptırdı. Yargının bağımsızlığı tasallut altına alınmak istenmektedir. İnternete yasak getirilmek isteniyor. Bakanların bizzat kendilerinin işin içinde olduğuna dair veriler var" diye konuştu.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Türkiye'de çeşitli kesimlerin nefret suçlarına maruz kaldığını belirterek, ayrımcılığın son örneğinin tutuklu BDP'li milletvekillerinin salıverilmesinin ret kararında görüldüğünü söyledi. Dora, Demokratikleşme Paketi'ndeki nefret suçlarına ilişkin düzenlemenin eksik olduğunu ifade ederek, nefret suçlarıyla sadece yasal düzenlemeyle başedilemeyeceğini, ancak devletin bu konuda net duruş sergileyebileceğini söyledi.
AK Parti Ordu Milletvekili Fatih Han Ünal, AK Parti hükümetlerinin hazırladığı bütçeyle millete hizmet verildiğini ifade ederek, "AK Parti Hükümeti deprem paralarıyla maaş ödemedi. IMF'den 23,5 milyar dolar borç almadı. AK Parti'den önce 22 banka batırıldı. Batırılan 111 milyar dolarla millete ve devlete atılan kazığı, milletimiz henüz unutmadı. Kutu hesabı meraklılarına 111 milyar doları nasıl hesap edeceklerini kendilerine iletiyorum. Ordu'da ek hastane inşaatı 14 yılda bitirilemedi, 12 Sağlık Bakanı eskitti. AK Parti olmasaydı, Bolu tüneli millete patates ve elma deposu olarak hizmet verecekti" dedi.
Ünal'ın konuşmasına tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, üç bakanın çocuğunun yolsuzluktan dolayı gözaltında olduğunu söyledi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Büyükşehir olan yerlerde meraların durumuyla ilgili soruya, "Tarım Bakanlığı mera pozisyonundan çıkarmadığı sürece, belediyeler isteseler dahi imar uygulaması yapamazlar. Bir komisyon var. O komisyon, mera alanından çıkarmazsa belediye orada bir uygulamaya gidemez. Belediyeye geçmiş olması tasarruf yapabileceği anlamına gelmiyor. Ama yine de meraların korunmasına yönelik olarak ilave hassasiyet söz konusu...Bakılması gerekir" dedi.
Amatör spor kulüplerinin desteklenmesi konusunda zerre kadar tereddütü olmadığını ifade eden Şimşek, "Milyonlarca dolarlık transfer yapan kulüplere biz vergi takibini sürdüreceğiz. Hiçbir şekilde vergilerine af söz konusu olmaz. Gelir Vergisi Tasarısı geçerse futbolcular da bütün vatandaşlarımız gibi artan oranlı Gelir Vergisi'ne tabi olacaklar. Dolayısıyla profesyonel anlamda bu işi yapan kulüplere yönelik olarak hiçbir şekilde vergi affı gündemde değil. Ben tamamen karşıyım. Ayrıca vergilendirmede de hiçbir imtiyaz ve ayrıcalığı kabul etmiyorum" diye konuştu.
Çiftçilere mazot desteğinin ilk kez 2004'te AK Parti Hükümeti döneminde başlatıldığını hatırlatan Şimşek, 2004 yılından önce akaryakıt ürünleri üzerinde vergi yükünün oldukça ağır olduğunu söyledi. Şimşek, bugüne kadar 4 milyar 440 milyon liralık mazot desteği yapıldığını belirterek, bu mazot desteğinin toplam satılan mazot değerine oranının yüzde 16 civarında olduğunu kaydetti.
Şimşek, çiftçiye 2014 yılı bütçesiyle 9,7 milyar lira doğrudan destek vereceklerini ifade ederek, "Doğudan desteklerin 2002 yılında 2 milyar liranın altında olduğunu dikkate alırsanız, bu çok ciddi bir artıştır. Açık ve net olarak söylüyorum; çiftçimizin yanındayız. Eğer öyle olmasaydı tarımsal gayri safi yurtiçi hasıla itibarıyla Türkiye, Avrupa'da dördüncü sıradan birinci sıraya, dünyada da 11. sıradan yedinci sıraya çıkmazdı. Ama bu, tarım sektöründe sıkıntılar yok anlamına gelmiyor. Tarım sektöründe ölçeğin düşük olması, önemli bir sorundur ve beraberinde verimsizliği getiriyor. İlgili bakanlığımız da bu konularda çalışmalarda bulunuyor. Tabii ki bu anlamda daha yapılacak işimiz var" diye konuştu.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın "İstanbul Fatih Belediyesi sınırları içinde tarihi eserlerin de bulunduğu alana Fatih Belediye Başkanlığınca lüks sayılabilecek yurt yaptırılarak, bunun Başbakan'ın aile bireylerinin kurduğu vakfa hibe veya hediye edildiği iddiaları doğru mudur? " sorusuna Şimşek, Fatih Belediyesi'nin bir tasarrufu hakkında kendisine soru sorulduğunu söyledi.
Şimşek, "Maliye ile ilgili boyutu varsa araştıracağım. Bize spesifik olarak hangi yurttan bahsettiğinizi iletirseniz, biz onları spesifik olarak araştıralım" demesine, MHP'li Işık, "Adı belli..." dedi. Şimşek, "Adı belliyse verin adını. Nedir adı? Yurdun, vakfın adı ne? Verin bize onları diyorum. Hazine mülklerini milli emlak, yani biz yönetiyoruz. Bunları verirken, kanunla mutlaka ihaleyle veriyoruz. İlahe dışında sadece ve sadece kamu yararı statüsü olan vakıf ve derneklere doğrudan verebiliyoruz. Ama doğrudan verirken de yine piyasa rayiç değeri neyse onu dikkate alıyoruz. Diyelim ki herhangi bir yer için iki vakıf üniversitesi veya kamu yararı statüsü olan iki ayrı dernek başvurdu, onlar arasında da ihale yapmak durumundayız. Maliye Bakanlığı olarak biz Hazine mülkleriyle ilgili yaptığımız tasarruflarda son derece açık ve net olarak hareket ediyoruz. Arkadaşlar inceleyecekler, cevabı vereceğiz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın 3. maddesi kabul edildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul merkezli operasyonla ilgili, "Şu anda bir soruşturma var, yargıya intikal etmiş bir konu var. Her konuda olduğu gibi bu konuda da peşin hükümlü olmak doğru değil" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda 2012 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri sürüyor. Öğleden sonraki bölümde Başkanvekili Sadık Yakut'un yerine Meral Akşener oturdu.
Tasarının 4. maddesi üzerinde söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, İstanbul merkezli operasyonda adı geçen bakanların istifa etmemelerini eleştirerek, "Bakanların delilleri karartmadığına kim güvence verebilir, görevlilere baskı yapmadıklarına kim teminat verebilir?" diye sordu.
"İstanbul Emniyet Müdürü ile bazı emniyet müdürlerinin görevden alınması sürece müdahale değil midir?" diyen Kalaycı, "Soruşturmada adı geçen bakanlar derhal istifa etmelidir. Yargıya müdahale edilmemelidir" dedi.
Madde üzerinde söz alan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Eğitim ve Gençlik Hizmet Vakfı'na herhangi bir irtifak tesisinde bulunulmadığını, Hazine'den de bir satış gerçekleşmediğini bildirdi.
Sayıştay'ın denetim yaptığını, vergi uzlaşmalarını da denetlediğini söyleyen Şimşek, şunları kaydetti:
"(Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında yapıldı) diye bir şeyi tamamen hiçbir denetime, kurala, usule tabi değil diye burada sunmak, bunu yolsuzluklarla ilişkilendirmek, son derece yanlıştır. Kim yolsuzluk yaparsa, mutlaka cezasını görmeli. Hem Allah belasını versin hem de... Öbür dünyaya kalmaması lazım. Burada hukukun sonuna kadar üstüne gitmesi lazım. Kim yanlış yaparsa, kim olursa olsun, ismi, cismi, kim olursa olsun... Düne kadar deniliyordu ki 'hükümet var, her şeyi kontrol ediyor...' İşte gördük, polisler, savcılarımız çalışıyor. İddiaların tutarlı olması lazım."
4. madde üzerinde, milletvekillerinin, İstanbul merkezli operasyonla ilgili sorularını da yanıtlayan Şimşek, şunları söyledi:
"Emniyet müdürlerinin görev yerlerinin değiştirilmesi, görevden alınması tasarrufu tabi ki ilgili bakanlık, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor. Bu konuda açıklama yapıldı. Bunu yeterli bulursunuz ya da bulmazsınız. Yine Başbakan Yardımcımız bu süreçle ilgili bilgilendirme yaptı. Şu anda bir soruşturma var, yargıya intikal etmiş bir konu var. Her konuda olduğu gibi bu konuda da peşin hükümlü olmak doğru değil. Süreç sağlıklı bir şekilde yürümeli. Milletin bir kuruşu dahi şu veya bu şekilde, haksız bir şekilde kullanan, yiyen birileri çıkarsa, sonuna kadar cezalandırılmalıdır.
Benim tavrımın ne olacağını soruluyor. Ben bunu açık ve net ifade ettim. Bazı arkadaşları çıktı' Siz sonradan Twitter'dan yalanladınız' dediler. Hayır. Twitter'dan cümlemin öncesini ve sonrasının dikkate alınmadığını, cımbızlandığını söyledim. Cümlemin öncesinde 'Yargıya intikal etmiş bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bizlerin yorum yapması, hüküm vermesi doğru değil' dedim. Siz bir önceki soruşturmalarda aynı şeyleri söylüyordunuz. Benim söylediğim şey de bu. Benim tavrımın ne olacağı açık ve nettir. Onun için bu konuda hiç tereddüdüm yok."
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, "Raporlar Sayıştay tarafından sansürlenip buraya gönderilmiştir. Eksik raporlardır. Bunlara Sayıştay raporu demek mümkün değildir" dedi.
HDP Eş Genel Başkanı, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, açlık grevinin üçüncü gününde olduklarını ifade etti.
Açlık grevini tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için yaptıklarını anımsatan Kürkcü, "Bu açlık grevinin sonuca ulaşacağını umut ediyoruz. Çünkü ne dünyada ne Türkiye'de bu tutukluluğu makul gösterecek bir durum yok" diye konuştu.
Genel Kurul'da tasarının 4. maddesi kabul edilerek, 5. maddesinin görüşülmesine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın maddeleri ele alınıyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 Yılı Kesinhesap Kanunu'nun iki maddesi kabul edildi.
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, iktidarın, ekonomiyi "sadece kendisi için işlettiğini" öne sürdü.
"Siyasete yırtık ayakkabıyla girdik" denildiğini belirten Öğüt, "Ayakkabı kutularınızda milyonlarca dolar buldunuz. 11 yıl sonunda altı delik ayakkabısıyla, yerde, katledilmiş yatan Hrant Dink ve milyonlarca yoksulu gördük. Siz bu ülkenin gencinin, yaşlısının, işçisinin, emekçisinin, doktorunun, mühendisinin, öğrencisinin, öğretmeninin, kısaca tüm kesimlerinin günahına girdiniz. Gün gelecek, yaptıklarınızın hepsinin hesabını toplum önünde, sandıkta vereceksiniz. Unutmayın ki zamanı gelmiş bir fikirden daha güçlü hiçbir şey yoktur" diye konuştu.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da konuşmasında ekonomiye ilişkin eleştirilerde bulundu.
Konuşmasının ardından yerine geçerken, "Hırsızlık parayla pulla mı?" diyen Ayhan'a, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "Biraz daha nezaketli olsan ne olur?" karşılığını verdi.
"Var mı yalan anlattıklarımda?" diyen Ayhan, "Gel dışarıda basın toplantısı yapalım, bakalım beraber" dedi.
Madde üzerinde soruları yanıtlayan Şimşek, 2002 yılında toplam vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faize giderken 2013'te yüzde 15,5 lirasının faize gittiğini söyledi. Aradaki farkın millete hizmetine harcandığını dile getiren Şimşek, 1983 yılından bu yana Türkiye'nin iç ve dış borç faizinin, vergi gelirlerine oranla ödediği en düşük faiz olduğunu bildirdi.
2002 yılında bütçe harcamalarının tamamının yüzde 43,2'sinin faize gittiğini, bugün bu rakamın 12,4'e indiğini ifade eden Şimşek, OECD sınıflandırmasına göre, dolaylı vergilerin toplam vergilerin içindeki payının 2002'de yüzde 47,3 iken 2013'de bu oranın yüzde 46,1 olduğunu kaydetti. Şimşek, "Bunun yüksek olduğunu söyleyebilirsiniz ama yükseldiğini iddia etmek bu rakamlar çerçevesinde geçekçi değil" dedi.
2002 yılında benzinin üzerinde vergi yükünün yüzde 70,22 iken bugün yüzde 59,76'ya indiğini söyleyen Şimşek, "Vergi yükü yüksek ama 'yükselttiniz' diyemezsiniz" ifadesini kullandı.
2002'den bu yana ham petrolün fiyatının yüzde 281,75 arttığını, kurun da yüzde 24 arttığını ifade eden Şimşek, "Toplamda TL cinsinden yüzde 374,76 arttı. 95 oktanlı benzin fiyatı ise yüzde 154 arttı. Her şey tutarlı" diye konuştu.
2002'de kamu tasarruflarının milli gelire oranının eksi 4,8; bugün artı 2,9 olduğunu bildiren Şimşek, "8 puanlık milli gelir oranla iyileşme var" dedi.
Toplam tasarruf düzeyinin eleştirilebileceğini belirten Şimşek, geçen seneki bütçede hedeflerin tutmayacağı şeklinde çok eleştiri yapıldığını ancak hedeflerin çok çok altında bir açıkla gidildiğini söyledi.
Şimşek, Dünya Bankası'na sınıflandırmasına göre Türkiye'nin 2002'de alt orta gelir grubunda iken bugün üst orta gelir grubunda olduğunu, orta vadeli program çerçevesinde gidilirse 2016 yılında Türkiye'nin üst gelir grubundaki ülkeler arasında yerini alacağını kaydetti.
Şimşek, hiçbir kesime dönük özlük haklarıyla ilgili çalışmalarının olmadığını söyledi.
Şahsı adına söz alan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, "Son dönemdeki gelişmelere bakıldığında ayakkabı kutularını boşaltsanız sizin cari açık meseleniz kalmaz. Kendinizi boşuna harap etmişiniz. İşin büyüğü ayakkabı kutularında saklı" dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Milyonlarca dolarlık transfer yapan kulüplere biz vergi takibini sürdüreceğiz. Hiçbir şekilde vergilerine af söz konusu olmaz. Gelir Vergisi Tasarısı geçerse, futbolcular da bütün vatandaşlarımız gibi artan oranlı Gelir Vergisi'ne tabi olacaklar. Profesyonel anlamda bu işi yapan kulüplere yönelik olarak hiçbir şekilde vergi affı gündemde değil. Vergilendirmede de hiçbir imtiyaz ve ayrıcalığı kabul etmiyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor. 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın 3. maddesi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, kamuda yardımcı hizmetler olarak adlandırılan 170 bin kişinin sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Ediboğlu, "Deve mi, kuş mu olduğu hala bilinmeyen bu insanların evinde para sayma makineleri ve kasalar yok. Bu insanlar evlerini geçindirme ve ay sonunu getirmek, haklarını almak için Meclis'ten beklenti içindedirler. Kendilerini Kunta Kinte'ye benzeten bu insanlar için düzenleme yapılmalı" dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, madde üzerinde yaptığı konuşmada, istanbul merkezli yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna değinerek, haklarında vahim iddialar olan bakanlardan çıt çıkmadığını, Hükümet'in yolsuzluk iddialarının üzerini örtme gayretinde olduğunu ileri sürdü. Operasyonlarda görev yapan Emniyet yetkilileri ve savcıların görevden alındığını savunan Akçay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın polisleri, operasyonlarla ilgili amirlerine haber vermemekle suçladığını, ancak haber vermeleri halinde suç işlemiş olacaklarını söyledi.
Hükümetin devleti yönetme biçiminin "çeteyi işaret ettiğini" ileri süren Akçay, "İstanbul'un Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü yok mu? Yok. Başbakan Erdoğan vardır. Bu anlayış, hükümeti çete yapar. Aşiret bile değilsiniz, aşiretin bile geleneği göreneği var. 11 yıl iktidar olmak, size ülkenin tapusunu ele geçirdiğiniz vehmine kaptırdı. Yargının bağımsızlığı tasallut altına alınmak istenmektedir. İnternete yasak getirilmek isteniyor. Bakanların bizzat kendilerinin işin içinde olduğuna dair veriler var" diye konuştu.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Türkiye'de çeşitli kesimlerin nefret suçlarına maruz kaldığını belirterek, ayrımcılığın son örneğinin tutuklu BDP'li milletvekillerinin salıverilmesinin ret kararında görüldüğünü söyledi. Dora, Demokratikleşme Paketi'ndeki nefret suçlarına ilişkin düzenlemenin eksik olduğunu ifade ederek, nefret suçlarıyla sadece yasal düzenlemeyle başedilemeyeceğini, ancak devletin bu konuda net duruş sergileyebileceğini söyledi.
AK Parti Ordu Milletvekili Fatih Han Ünal, AK Parti hükümetlerinin hazırladığı bütçeyle millete hizmet verildiğini ifade ederek, "AK Parti Hükümeti deprem paralarıyla maaş ödemedi. IMF'den 23,5 milyar dolar borç almadı. AK Parti'den önce 22 banka batırıldı. Batırılan 111 milyar dolarla millete ve devlete atılan kazığı, milletimiz henüz unutmadı. Kutu hesabı meraklılarına 111 milyar doları nasıl hesap edeceklerini kendilerine iletiyorum. Ordu'da ek hastane inşaatı 14 yılda bitirilemedi, 12 Sağlık Bakanı eskitti. AK Parti olmasaydı, Bolu tüneli millete patates ve elma deposu olarak hizmet verecekti" dedi.
Ünal'ın konuşmasına tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, üç bakanın çocuğunun yolsuzluktan dolayı gözaltında olduğunu söyledi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Büyükşehir olan yerlerde meraların durumuyla ilgili soruya, "Tarım Bakanlığı mera pozisyonundan çıkarmadığı sürece, belediyeler isteseler dahi imar uygulaması yapamazlar. Bir komisyon var. O komisyon, mera alanından çıkarmazsa belediye orada bir uygulamaya gidemez. Belediyeye geçmiş olması tasarruf yapabileceği anlamına gelmiyor. Ama yine de meraların korunmasına yönelik olarak ilave hassasiyet söz konusu...Bakılması gerekir" dedi.
Amatör spor kulüplerinin desteklenmesi konusunda zerre kadar tereddütü olmadığını ifade eden Şimşek, "Milyonlarca dolarlık transfer yapan kulüplere biz vergi takibini sürdüreceğiz. Hiçbir şekilde vergilerine af söz konusu olmaz. Gelir Vergisi Tasarısı geçerse futbolcular da bütün vatandaşlarımız gibi artan oranlı Gelir Vergisi'ne tabi olacaklar. Dolayısıyla profesyonel anlamda bu işi yapan kulüplere yönelik olarak hiçbir şekilde vergi affı gündemde değil. Ben tamamen karşıyım. Ayrıca vergilendirmede de hiçbir imtiyaz ve ayrıcalığı kabul etmiyorum" diye konuştu.
Çiftçilere mazot desteğinin ilk kez 2004'te AK Parti Hükümeti döneminde başlatıldığını hatırlatan Şimşek, 2004 yılından önce akaryakıt ürünleri üzerinde vergi yükünün oldukça ağır olduğunu söyledi. Şimşek, bugüne kadar 4 milyar 440 milyon liralık mazot desteği yapıldığını belirterek, bu mazot desteğinin toplam satılan mazot değerine oranının yüzde 16 civarında olduğunu kaydetti.
Şimşek, çiftçiye 2014 yılı bütçesiyle 9,7 milyar lira doğrudan destek vereceklerini ifade ederek, "Doğudan desteklerin 2002 yılında 2 milyar liranın altında olduğunu dikkate alırsanız, bu çok ciddi bir artıştır. Açık ve net olarak söylüyorum; çiftçimizin yanındayız. Eğer öyle olmasaydı tarımsal gayri safi yurtiçi hasıla itibarıyla Türkiye, Avrupa'da dördüncü sıradan birinci sıraya, dünyada da 11. sıradan yedinci sıraya çıkmazdı. Ama bu, tarım sektöründe sıkıntılar yok anlamına gelmiyor. Tarım sektöründe ölçeğin düşük olması, önemli bir sorundur ve beraberinde verimsizliği getiriyor. İlgili bakanlığımız da bu konularda çalışmalarda bulunuyor. Tabii ki bu anlamda daha yapılacak işimiz var" diye konuştu.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın "İstanbul Fatih Belediyesi sınırları içinde tarihi eserlerin de bulunduğu alana Fatih Belediye Başkanlığınca lüks sayılabilecek yurt yaptırılarak, bunun Başbakan'ın aile bireylerinin kurduğu vakfa hibe veya hediye edildiği iddiaları doğru mudur? " sorusuna Şimşek, Fatih Belediyesi'nin bir tasarrufu hakkında kendisine soru sorulduğunu söyledi.
Şimşek, "Maliye ile ilgili boyutu varsa araştıracağım. Bize spesifik olarak hangi yurttan bahsettiğinizi iletirseniz, biz onları spesifik olarak araştıralım" demesine, MHP'li Işık, "Adı belli..." dedi. Şimşek, "Adı belliyse verin adını. Nedir adı? Yurdun, vakfın adı ne? Verin bize onları diyorum. Hazine mülklerini milli emlak, yani biz yönetiyoruz. Bunları verirken, kanunla mutlaka ihaleyle veriyoruz. İlahe dışında sadece ve sadece kamu yararı statüsü olan vakıf ve derneklere doğrudan verebiliyoruz. Ama doğrudan verirken de yine piyasa rayiç değeri neyse onu dikkate alıyoruz. Diyelim ki herhangi bir yer için iki vakıf üniversitesi veya kamu yararı statüsü olan iki ayrı dernek başvurdu, onlar arasında da ihale yapmak durumundayız. Maliye Bakanlığı olarak biz Hazine mülkleriyle ilgili yaptığımız tasarruflarda son derece açık ve net olarak hareket ediyoruz. Arkadaşlar inceleyecekler, cevabı vereceğiz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın 3. maddesi kabul edildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul merkezli operasyonla ilgili, "Şu anda bir soruşturma var, yargıya intikal etmiş bir konu var. Her konuda olduğu gibi bu konuda da peşin hükümlü olmak doğru değil" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda 2012 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri sürüyor. Öğleden sonraki bölümde Başkanvekili Sadık Yakut'un yerine Meral Akşener oturdu.
Tasarının 4. maddesi üzerinde söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, İstanbul merkezli operasyonda adı geçen bakanların istifa etmemelerini eleştirerek, "Bakanların delilleri karartmadığına kim güvence verebilir, görevlilere baskı yapmadıklarına kim teminat verebilir?" diye sordu.
"İstanbul Emniyet Müdürü ile bazı emniyet müdürlerinin görevden alınması sürece müdahale değil midir?" diyen Kalaycı, "Soruşturmada adı geçen bakanlar derhal istifa etmelidir. Yargıya müdahale edilmemelidir" dedi.
Madde üzerinde söz alan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Eğitim ve Gençlik Hizmet Vakfı'na herhangi bir irtifak tesisinde bulunulmadığını, Hazine'den de bir satış gerçekleşmediğini bildirdi.
Sayıştay'ın denetim yaptığını, vergi uzlaşmalarını da denetlediğini söyleyen Şimşek, şunları kaydetti:
"(Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında yapıldı) diye bir şeyi tamamen hiçbir denetime, kurala, usule tabi değil diye burada sunmak, bunu yolsuzluklarla ilişkilendirmek, son derece yanlıştır. Kim yolsuzluk yaparsa, mutlaka cezasını görmeli. Hem Allah belasını versin hem de... Öbür dünyaya kalmaması lazım. Burada hukukun sonuna kadar üstüne gitmesi lazım. Kim yanlış yaparsa, kim olursa olsun, ismi, cismi, kim olursa olsun... Düne kadar deniliyordu ki 'hükümet var, her şeyi kontrol ediyor...' İşte gördük, polisler, savcılarımız çalışıyor. İddiaların tutarlı olması lazım."
4. madde üzerinde, milletvekillerinin, İstanbul merkezli operasyonla ilgili sorularını da yanıtlayan Şimşek, şunları söyledi:
"Emniyet müdürlerinin görev yerlerinin değiştirilmesi, görevden alınması tasarrufu tabi ki ilgili bakanlık, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor. Bu konuda açıklama yapıldı. Bunu yeterli bulursunuz ya da bulmazsınız. Yine Başbakan Yardımcımız bu süreçle ilgili bilgilendirme yaptı. Şu anda bir soruşturma var, yargıya intikal etmiş bir konu var. Her konuda olduğu gibi bu konuda da peşin hükümlü olmak doğru değil. Süreç sağlıklı bir şekilde yürümeli. Milletin bir kuruşu dahi şu veya bu şekilde, haksız bir şekilde kullanan, yiyen birileri çıkarsa, sonuna kadar cezalandırılmalıdır.
Benim tavrımın ne olacağını soruluyor. Ben bunu açık ve net ifade ettim. Bazı arkadaşları çıktı' Siz sonradan Twitter'dan yalanladınız' dediler. Hayır. Twitter'dan cümlemin öncesini ve sonrasının dikkate alınmadığını, cımbızlandığını söyledim. Cümlemin öncesinde 'Yargıya intikal etmiş bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bizlerin yorum yapması, hüküm vermesi doğru değil' dedim. Siz bir önceki soruşturmalarda aynı şeyleri söylüyordunuz. Benim söylediğim şey de bu. Benim tavrımın ne olacağı açık ve nettir. Onun için bu konuda hiç tereddüdüm yok."
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, "Raporlar Sayıştay tarafından sansürlenip buraya gönderilmiştir. Eksik raporlardır. Bunlara Sayıştay raporu demek mümkün değildir" dedi.
HDP Eş Genel Başkanı, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, açlık grevinin üçüncü gününde olduklarını ifade etti.
Açlık grevini tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için yaptıklarını anımsatan Kürkcü, "Bu açlık grevinin sonuca ulaşacağını umut ediyoruz. Çünkü ne dünyada ne Türkiye'de bu tutukluluğu makul gösterecek bir durum yok" diye konuştu.
Genel Kurul'da tasarının 4. maddesi kabul edilerek, 5. maddesinin görüşülmesine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
