2011-12-22 - 16:15
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, daha sonra yaptığı konuşmada, aziz milletin ve Gazi Meclisin değerli üyeleri adına, tarih önünde Fransız Ulusal Meclisinin bugünkü kararını şiddetle kınadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Fransa meclisi genel kurulunda kabul edilen, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını reddetmeyi suç sayan yasa teklifine ilişkin söz alan MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti, CHP ve MHP milletvekillerinden oluşan bir parlamento heyeti ile gittikleri Fransa'daki temasları hakkında bilgi verdi. Temaslarında, her üç partinin milletvekilleri olarak birlik ve beraberlik içinde suçlamaları reddettiklerini anlatan Halaçoğlu, ''Parlamentomuzun beyanları, Fransa'da yankı buldu. Medya bize odaklandı'' dedi.

1915 yılı olaylarına ilişkin ellerinde tonlarca belge bulunduğunu ifade eden Halaçoğlu, bu belgelerin sadece Türkiye'den değil, bir çok farklı ülkenin arşivlerinden de elde edildiğini söyledi.

Söz konusu belgelerin içinde Ermeni Milli Delegasyon Başkanı tarafından dönemin Fransa Dışişleri Bakanı'na gönderilmiş bir mektubun bulunduğu belirten Halaçoğlu, mektupta Ermenilerin itilaf devletlerinin yanında nasıl yer aldığının ayrıntılı şekilde ifade edildiğini bildirdi.

Başka bir belgeden örnek veren Halaçoğlu, ''Andranik, 40 bin Ermeni militanı ile Doğu Anadolu'da katliam yapan adam. Kendi hatıratında bile kadınların gözleri önünde çocuklarını nasıl kestiklerini, pişirdiklerini ve yedirttiklerini anlatıyor'' diye konuştu. Halaçoğlu, Osmanlı Devleti'nin tehcire tabi tutuğu Ermenilere saldırıda bulunan insanları da mahkemeye sevk ettiğini, 67 kişinin idam edildiğini belirtti.

Fransa'ya giden parlamento heyetinde bulunan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar da ''Biz duruşumuzu Fransız kamuoyuna açık ve net bir şekilde belirttik. Bunun seçim yönelik bir hareket olduğunu da ilettik'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, Dersim konusunun iç politikada kullanılması sonucunda Fansızların bu konuda da öncelik alma ve kendilerini haklı gösterme politikası geliştirdiğini iddia etti. Öğüt, ''Kendi iç politikalarımızla ilgili sorunların soykırım olarak nitelendirilmesinin sonuçlarını görmekteyiz. Bu konuda Meclis biraz daha dikkatli olmalı'' diye konuştu.

AK Parti Adıyaman Miletvekili Mehmet Metiner, Dersim'de bir katliam olduğunu söylemenin, soykırım olduğunu söylemekle eş anlamlı olmadığını belirtti. Metiner, Fransa'nın tutumunun insanlık adına, düşünce ve ifade özgürlüğü adına utanç verici olduğunu ifade etti.

AK Parti Ankara Milletvekili Seyit Sertçelik, Ermenilerin iddialarının temelinde Anadolu'da devlet kurabilme projesinin yattığını söyledi. Sertçelik, Ermenilerin 150 bin kaybı, 1,5 milyon olarak gösterdiklerini söyledi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, milletvekillerinin görüşlerine katıldığını belirterek, ''Bizim kültürümüzde soykırım anlayışı yoktur. Biz bütün insanlara karşı sevgi ve merhametle yaklaştık'' dedi.

1850'li yıllardan itibaren İngiliz, Fransız ve Rusların tahriki ile Londra'da Taşnak ve Hınçak komiteleri kurulduğunu belirten Eroğlu, bunun, Türkiye'nin doğusunda Ermenistan kurulması projesinin bir parçası olduğunu söyledi.

Ermenilerin, Fransa, İngiltere ve Rusya tarafından piyon olarak kullanıldığını vurgulayan Eroğlu, şunları söyledi:

''Birinci Dünya Harbi'nde Ermeni çeteleri, Fransız, Rus ve İngilizlerin desteği ile Doğu ve Güneydoğu'da büyük mezalim icra etmişlerdi. Ben 1973 yılında Erzincan'da askerlik yaparken, Ermenilerin yaptığı katliamı gören ihtiyar bir amcayı ziyaret etmiştim. Anlattıkları kanımı dondurdu. O ağladı, ben ağladım. Bütün insanları bir yere toplayıp ateşe verip yakan, hamile hanımların karınlarındaki çocukları süngü ile deşerek aralarında bahse tutuşan Ermeni çeteleri, Türkiye'de çok büyük bir mezalim icra etmişlerdir.

Osmanlı Devleti, bu çetelerin Osmanlı ordusunu arkadan vurması nedeniyle Ermenilerin, Tehcir Kanunu ile başka alanlara taşınmasına karar vermiştir. Bunlar başka yerlere nakledilirken Osmanlı ordusu tarafından bizzat korunmuştur. Ermeniler iddialarında 'çöllere sürdüler' diyor ama onlar bilhassa Suriye'de güzel şehirlere yerleştirilmişlerdir.''

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin konuyu, seçimler nedeniyle siyasi maksatla kullanmak istediğini ifade eden Eroğlu, ''Hükümetimiz böyle bir teklife karşıdır. Biz Hükümet olarak, eğer kanun geçerse, gerekli misillemeyi yapmaya hazırız.

Mehmet Akif Ersoy'un ölüm yıldönümü ile ilgili söz alan AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, aldığı eğitimlerle din adamı, ilim adamı, alim ve şair sıfatlarını taşıyan Ersoy'un, işgal döneminde ülkenin topraklarını karış dolaşarak mücadele ettiğini söyledi. Özçelik, ''O, bir köşeye çekilip yazmakla yetinmemiş, doğru bildiklerini yapmaya çalışmış bir halk adamıdır. Vatan işlerinde kendi üzerine düşenleri yapmak için didinmiştir'' dedi. Özçelik, Mehmet Akif'in bazı şiirlerinden örnekler verdi.

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Türkiye'nin basın özgürlüğü konusunda sınıfta kaldığını ileri sürdü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süre önce genel yayın yönetmeleri ile bir araya gelmesini eleştiren Gür, ''Bu, hiçbir demokratik ülkede olmaz. Basına brifing verme işini eskiden Genelkurmay yapıyordu. Şimdi bu ayar verme işi sivilleştirildi'' dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de bir önceki birleşimde yaptığı konuşmada kullandığı ''şerefiniz varsa'' ifadesinden dolayı özür diledi. Genç, söz konusu birleşimde, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kendisine yönelik haksız eleştirilerde bulunduğunu ifade etti.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, aziz milletin ve Gazi Meclisin değerli üyeleri adına, tarih önünde Fransız Ulusal Meclisinin bugünkü kararını şiddetle kınadığını söyledi.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, gündemdışı konuşmaların ardından TBMM Genel Kurulu'na ara verdi. Aranın ardından yaptığı konuşmada Akşener, Fransa Ulusal Meclisi'nde görüşülen soykırım iddiasının inkarına ilişkin yasanın bugün kabul edildiğini anımsattı.

Akşener, ''Aziz milletimizin ve Gazi Meclisimizin siz değerli üyeleri adına, tarih önünde Fransız Ulusal Meclisi'nin bu kararını şiddetle kınıyorum'' dedi.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için grup önerisini TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi.

Grup önerisinin lehinde ve aleyhinde söz alan milletvekilleri, Fransa'da kabul edilen teklife ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç, acıların karşılıklı olduğunu ifade ederek, ''Evet yaşanmıştır, iki taraflı yaşanmıştır. Müslüman, gayrimüslim hepsi bizim yurttaşımız, acı çekmiş, zarar görmüştür. Bunlar doğrudur ama bir ırka bir dini gruba karşı önceden planlanmış sistematik bir imha mekanizması yani soykırım tanımı söz konusu değildir'' diye konuştu.

Koç, konunun Senato'da gündeme geleceğini anımsatarak, senatoda daha akil, iki ülke arasındaki ilişkileri tarihsel derinliği içinde değerlendirebilecek, boyutlu, derinlikli düşünecek kişilerin bulunduğunu söyledi.

''Mecliste niye böyle oldu-'' diye soran Koç, ''Üstüne bakın, altını düşünün. Fransa Cumhurbaşkanı, bir saygın ülkenin Cumhurbaşkanıdır ama siyasi karikatür olmaktan öteye gidememektir. Gerek kendi ülkesinde gerek Avrupa kamuoyunda bir siyasi karikatür olarak görülmektedir. Arkasında beyefendinin iradesi olan 500 bin organize olmuş, Ermeni kökenli Fransız yurttaşın oyunu ipoteklemeye dönük bir basit girişimin mimarıdır'' dedi.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel de Fransız parlamentosunun kararını şiddetle kınadıklarını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat da ''Türkiye aleyhine alınan bu elim kararı kınıyorum'' dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu da Fransa'nın bu kararı alırken kendi arşivlerini, ABD ve diğer ülkelerin arşivlerini araştırmadığının görüldüğünü ifade ederek, ''Ermenileri yok edecek olsaydık, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde de Ermeniler vardı; 900 yıl bekledikten sonra Ermenileri yok etmeye çalışmazdık'' diye konuştu.

Halaçoğlu, belgelere göre, Anadoluda Sevk ve İskan Kanunu çerçevesinde Suriye'ye gönderilenlerden 500 kişilik kafilenin Erzurum-Erzincan arasında, Diyarbakır'dan Halep'e gönderilen 2 bin kişilik Ermeni kafilesinin, Dersim bölgesinde iki kafilenin, Diyarbakır bölgesinde kamplarda bulunan 700 kişilik Ermeni'nin alınarak katlediliğini ifade ederek, ayrıca 37-40 bin Ermeni'nin hastalıktan öldüğünü söyledi.

Halaçoğlu, 1915'de Ermeni kafilelerine saldıranların, Divanı Harp'te mahkum edildiğine yönelik belgelere işaret etti.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, temel kanun olarak görüşülecek. Tasarının bugün yasalaşmasının ardından Genel Kurul, Türkiye ile Almanya Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması'nı görüşecek. Tasarıların görüşmelerinin uzaması halinde Genel Kurul yarın da toplanacak.

TBMM Genel Kurulu, gelecek hafta ise çalışmayacak.

Genel Kurulda, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulunda, Van ve Simav'daki depremzedelere aylık bağlanması ve ilaçta katkı payına ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Genel Kurulda, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde söz alan BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, dün binlerce kamu emekçisinin hak arama mücadelesi için alanlara çıktığını belirterek, Hükümetin bu konuya duyarlı olamasını beklediklerini söyledi.

Hükümetin sağlık politikasını eleştiren Baluken, vatandaşın muayene ve ilaç için ödediği katkı paylarının gittikçe artığını ifade etti. Görüşülen tasarıda ilaç alımında katkı payının yükseltildiğini kaydeden Baluken, ''Bu düzenlemelerin hepsi, sağlık hizmetine ulaşmada ücretlendirme basamağını artıran uygulamalardır'' dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ilaçta katkı payının artırılmasını eleştirerek, Hükümetin sağlık hizmetini giderek daha pahalı hale getirdiğini ileri sürdü. Akçay, tasarıyla, aile hekimlerinin yazdığı ilaçlardan da katkı payı alınmasının öngörüldüğünü dile getirdi.

Emekli Sandığı, SSK ve Bağkur'un tek çatı altında birleştirilmesinin özünde doğru bir karar olduğunu, ancak Hükümetin bu sistemi iyi yönetemediğini savunan Akçay, bu süre içinde harcamaların ve tedavi giderlerinin artırıldığını belirtti.

Tasarıda Van ve Simav'daki depremzedelere ilişkin düzenlemeyi desteklediklerini kaydeden Akçay, ancak bu düzenlemenin kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Akçay, söz konusu imkandan yararlanmak için en az bir ay sigortalı olma şartına karşı olduklarını sözlerine ekledi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya da tasarıda ilaç kullanımında tasarrufu özendirmek ve israfı önlemek için bir düzenlemeye gidildiğini ve bu konuda SGK'ya yetki verildiğini söyledi.

Öksüzkaya, 2012 itibariyle yeşil kartlıların SGK'ya devrinde bir mağduriyet yaşanmayacağını, bu karttan yararlanma hakkı bulunanların aynı şekilde sağlık hizmeti almaya devam edeceklerini söyledi.

Ahmet Öksüzkaya, tasarının en önemli maddelerinden biri olan Van ve Simav'daki depremzedelere ilişkin düzenlemeye göre, bu depremlerde malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanacağını bildirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emeklilerin intibakına ilişkin düzenlemenin, Bakanlar Kurulunda olduğunu, 2012'nin ilk çeyreğinde de yasalaşmış olacağını bildirdi.

Çelik, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde Hükümet adına yaptığı konuşmaya, Fransa Meclisinde, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının inkarını suç sayan kanun teklifinin kabul edilmesini kınayarak başladı. Çelik, bu kararın gerçekleri değiştirmeyeceğini söyledi.

Önümüzdeki günlerde, Mecliste, memurlarla ilgili toplu sözleşme, işçi sendikaları, iş sağlığı güvenliği, intibak gibi toplumun çok geniş kesimlerini ilgilendiren yasal düzenlemeleri ele alacaklarını belirten Çelik, bugün görüştükleri tasarının ''mini bir paket'' olduğunu ifade etti.

Çelik, ''Bu tasarı nereden çıktı, yeterince görüşülmedi'' yaklaşımının doğru olmadığını dile getirerek, tasarının, önce, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda oluşturulan alt komisyonda görüşüldüğünü, burada güzel, sağlıklı bir çalışma yapıldığını anımsattı.

Bakan Çelik, tasarıyla getirilen düzenlemeler hakkında bilgi verdi.

''Tasarıyla tarımda çalışan kadınlara, 2000 öncesi dönem için sigortalılık imkanı getirmek herhalde yanlış değil-'' diye soran Çelik, böyle bir düzenlemeye kimsenin karşı çıkmasının söz konusu olamayacağını belirtti.

Çelik, ana hedeflerinin Genel Sağlık Sigortası olduğunu, bununla ilgili düzenlemeleri yaptıklarını vurgulayarak, Genel Sağlık Sigortası kapsamında bulunanların oranının yüzde 84 olduğunu söyledi.

Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmayan 9 milyon 300 bin Yeşil Kartlı'nın, 1 Ocak 2012'den itibaren kapsama gireceğine işaret eden Çelik, tasarıda, konunun Sağlık Bakanlığı kapsamındayken, SGK kapsamına gireceği için bu yönde düzenlemenin bulunduğunu anlattı.

Bazı hizmet alanlarında suistimaller tespit ettiklerini, bir araçta 5 hasta taşınırken, bunun 5 ayrı araç için faturalandığını ifade eden Çelik, bunlarının önüne geçmek için kuruma hizmet satın alma yetkisi verdiklerini belirtti.

Çelik, yabancı öğrencilerin, asgari ücretin üçte ikisi oranında Genel Sağlık Sigortası primi ödediğini, tasarıyla üçte biri üzerinden prim ödenmesini sağladıklarını belirtti. Çelik, böylece öğrencilerin 100 yerine, 34 lira prim ödeyeceğini bildirdi.

Bakan Çelik, tasarıyla 50 olan bilişim uzman sayısını 80'e çıkardıklarını ifade etti.

Reçetelerdeki katılım payına ilişkin de açıklamalarda bulunan Çelik, ikinci ve üçüncü basamakta reçete katılım payının 3 lira olduğunu anımsattı. Çelik, ''Getirdiğimiz düzenlemeyle reçete başı 3 lira, ilave 4'üncüsü olursa 1 lira olur dedik. Acil hallerde, kronik hastalıklarda, koruyucu sağlık hizmeti, afet, iş kazası, meslek hastalıklarında katılım payı yok. Yani yüzde 64'lük kesim bunun dışında'' diye konuştu. Reçete giderlerine baktıklarında, yüzde 47 oranındaki reçetenin aile hekimlerinden geldiğini belirten Çelik, aile hekimliğini de buna kattıklarını söyledi.

Katılım payının amacının gelir sağlamak, sosyal güvenlik kurumlarının açıklarını kapatmak olmadığını vurgulayan Çelik, ''SGK'nın 161 milyar lira gideri var. Getirdiğimiz reçeteyle ilgili önlemin maddi hesabı olsa, çok daha fazla maddi müeyyideler getirirdik. 350 milyon liralık bir gelir söz konusu'' diye konuştu.

Kendi isteğiyle memuriyetten ayrılan memurun emekli ikramiyesi alamadığını, Anayasa Mahkemesinin bu düzenlemeyi iki kez iptal ettiğini anımsatan Çelik, tasarıyla, 15 yılını dolduran kamu çalışanın, 15 yılını doldurup kıdem tazminatını alan işçi gibi ikramiyesini alabilmesini sağladıklarını vurguladı.

Daha sonra milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çelik, Bağ-Kur'lulara yönelik geriye dönük bir borçlanma çalışmalarının olmadığını bildirdi.

Çelik, bir soruyu yanıtlarken de ''İntibak yasası, emeklilerin uzunca yıllardır dile getirdikleri olaydır. Çalışmamız, Bakanlar Kurulunda. Büyük bir ihtimalle 2012'nin ilk çeyreğinde bu yasalaşmış olacaktır'' diye konuştu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2012 yılında sivil toplum kuruluşları, sektör, SGK ve ilgili bakanlıklar olarak ilaç tüketimi ve temini ile ilgili yeni bir bakış açısı üzerinde 8 aylık çalışma yapacaklarını bildirdi.

TBMM Genel Kurulunda, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın 1. bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarı üzerine söz alan, CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, tasarıda, memur olarak çalışılan sürelerin kıdem tazminatının gasbı yoluna gidildiğini ve bu konuda dava açanların, davalarından vazgeçmelerinin istendiğini belirterek, ''Ben buradan sesleniyorum: Davası devam edenler vazgeçmesinler, dava açmayanlar da yargı yoluna başvursunlar'' dedi.

MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, sağlık personelinin ücretlerinin yetersiz ve dağılımlarının dengesiz olduğunu savundu. Sağlıkta hizmet kalitesinin düştüğünü öne süren Öz, sürdürülebilir politikalar uygulanmadığını belirtti. Öz, ''Siyasiler hastaların sorunları ile ilgili devreye girmek zorunda kalıyorsa, sistem sağlıklı işlemiyor demektir' diye konuştu.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Fransa Parlamentosunda 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan düzenlemenin kabul edilmesine ilişkin, ''Biz de bu yasayı doğru bulmuyoruz. Ülkelerin birbirlerinin kirli çamaşırları üzerinden siyaset yapmaları doğru değil. Herkes kendi kirli çamaşırını yıkar, temizlerse başkasına bu konuda dil uzatma fırsatını vermemiş olur'' dedi.

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, Fransa'nın, düşünceyi ifade etmeyi cezalandırma anlayışına geri dönmesini büyük bir üzüntüyle karşıladığını belirterek, ''Umuyorum, Fransız Senatosu ve yetkilileri tez zamanda bunun gereğini yapacaktır. Sayın Başbakanımızın açıklamasının da bu karar üzerinde en azından değiştirme, düzeltme anlamında etkili olacağını umuyorum'' diye konuştu.

İlaçta katkı payına ilişkin eleştirilere değinen Ünüvar, ilaç kullanımında israfın önüne geçilmesinin amaçlandığını ifade etti.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2012 yılında sivil toplum kuruluşları, sektör, SGK ve ilgili bakanlıklar olarak ilaç tüketimi ve temini ile ilgili yeni bir bakış açısı üzerinde 8 aylık çalışma yapacaklarını bildirdi. Çelik, bu çalışmayla mevcut aksamaları ortadan kaldıran, bir yeni sistem arayışı içinde olacaklarını söyledi.

MERNİS projesinin artık muhtarların görevlerini otomatikman yerine getirdiğini belirten Çelik, bu nedenle ''muhtar'' ifadesinin yeniden tanımlanması ve statüsünün belirlenmesi gerektiğini belirtti.

Genel Kurulda, temel kanun olarak görüşülen tasarının 1-9 maddelerini içeren 1. bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

(16.15)


**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****