2013-03-21 - 14:15
TBMM GENEL KURULU...
MHP Milletvekilleri, Diyarbakır'daki nevruz etkinliğinde Türk bayrağının bulunmamasını protesto etmek amacıyla TBMM Genel Kurulu'nda sıralarda bulunan mikrofonlara Türk bayrağı astı. TBMM Genel Kurulu'nda, Diyarbakır'daki nevruz etkinliği görüntüleri tartışmaya neden oldu.Genel Kurul'da, MHP ve CHP ile AK Parti milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine, 26 Mart Salı günü toplanmak üzere birleşimi kapattı.
MHP Milletvekilleri, Diyarbakır'daki nevruz etkinliğinde Türk bayrağının bulunmamasını protesto etmek amacıyla TBMM Genel Kurulu'nda sıralarda bulunan mikrofonlara Türk bayrağı astı.

Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten'in Nevruz Bayramı'na ilişkin gündemdışı konuşması sırasında, MHP'li milletvekilleri, sıralarda bulunan mikrofonlara Türk bayrağı astı. MHP grup başkanvekillerinin oturduğu sıraların önünde de şehit fotoğrafları ile terör örgütü üyelerince öldürülen bir bebeğin fotoğrafına yer verildi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, gazetecilere yaptığı açıklamada, Genel Kurul açılmadan önce partili milletvekilleriyle bir araya geldiklerini belirterek, toplantıda Diyarbakır'daki nevruz etkinliğindeki görüntüleri değerlendirdiklerini söyledi.

Diyarbakır'da Türk bayrağına hakaret edildiğini öne süren Şandır, ''Orada Türk milletine ve devletine meydan okunmuştur. Biz de Genel Kurul'da buna isyanın bayrağını çektik'' dedi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Diyarbakır'daki nevruz etkinliğinde Türk bayrağının olmamasını nefretle kınadığını belirterek, ''Türk bayrağının orada olmaması bir büyük eksikliktir'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda hükümet adına söz alan Güler, Nevruz Bayramı'nı kutladı.

Güler, Nevruz Bayramı'nın Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada, baharın müjdecisi, bolluk ve bereketin sembolü olarak kutlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Bu bayram, millet olarak binlerce yıldır, nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar yaşatılan en önemli ortak kültürel değerlerimizdendir. Bugün, dostluk ve kardeşliğin evrensel dilini yücelterek, şiddet ve nefretin dilini de bir kenara bırakarak, nevruzun huzur ve neşe içinde bir bayram havasında kutlanması, hepimizin ortak temennisidir.

Nevruz ile ilgili olarak 13 Mart'tan bu yana, yurdun çeşitli yörelerinde 46 ilimiz ve bağlı ilçelerinde yaklaşık 190 eylem ve etkinlik düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin bir kısmı siyasi partilerin, bir kısmı da oluşturulan tertip heyetlerinin müracaatı üzerine valiliklerce verilen izin çerçevesinde yapılmıştır. Nevruzu provoke etmek isteyen, başka amaçlarla kullanmak isteyenlerle de 9-20 Mart tarihleri arasında önleyici kolluk faaliyetleri olarak yapılan çalışmalar neticesinde, 16 ilimizde 107'ye yakın illegal nitelikli el yapımı patlayıcı atma, molotof atma, araç yakma, güvenlik güçlerine taşlı sopalı eylem gibi faaliyetler de önlenmeye çalışılmıştır. Failleri yakalanmışmış ve adli mercilere sevk edilmiştir. Bu olaylar sırasında 7 kişi yaralanmış, 7 güvenlik görevlisi de hafif şekilde yaralanmıştır.''

MHP'li milletvekillerinin Diyarbakır'daki etkinlikte Türk bayrağı bulunmaması yönündeki söz atmaları üzerine Güler, şöyle devam etti:

''Şunu özellikle belirtiyorum; bugün Diyarbakır'da gerçekleştirilen nevruz etkinliği 7 kişilik bir tertip komitesi tarafından gerçekleştirildi. Burada Türk bayrağı olmamasını ben de buradan nefretle kınıyorum. Türk bayrağının orada olmaması bir büyük eksikliktir. Ben de kınıyorum.

Elbette ki Terörle Mücadele Kanunu'nda bununla ilgili hükümler var. Bu kanunun 4. ve 7. maddelerinde Türk Ceza Kanunu'nun 215. maddesinde, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 23. maddesinde yer alan aykırılıklar tespit edildiğinde, adli mercilere teslim edilecektir. Bu konudaki yetki ve sorumluluk adli mercilerindir, ancak bizim tespitlerimiz vardır. Bu tespitlerimiz adli mercilere teslim edilecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Gündemde hangi süreç olursa olsun, terörle mücadele kesintisiz sürecektir. Bizim, çözüm sürecinden anladığımız, birilerinin şartlı beklentilerini karşılamak değil, milli birlik ve kardeşlik projesi içerisinde herkesi kucaklayan, ülkede huzur ve güvenliğin tesisini amaçlayan bir ortamı oluşturmaktır.''

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten'in ''Türkiye'de 80 yıldır çağdaş Dehak'larla mücadele ediliyor'' sözleri üzerine AK Parti ve MHP milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Uzunırmak, ''Dehak'ların kimler olduğunu'' sordu.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. MHP milletvekilleri, toplantı başlamadan önce sıralarına Türk bayrağı ile şehitlerin ve terör örgütü üyelerince öldürülen bir bebeğin fotoğraflarını astı.

Nevruz Bayramı nedeniyle bir konuşma yapan Yakut, nevruzun, bütün güzellikler karşısında umut dolu günler olduğunu ifade etti. Yakut, ''Nevruz düğündür, toydur, mutluluğun paylaşıldığı meydanlarda coşkudur. At sırtında ciritlerin atıldığı eğlencedir. Nevruz, toprağımızdır, suyumuzdur, töremizdir, geleneğimizdir. Bu geleneğimizin sevgi, kardeşlik, hoşgörü ve yardımlaşma duygusu içerisinde sonsuza kadar kutlayabilmek hepimizin ortak arzusu olsun. Nevruz ateşinin kıvılcımları nasıl yok oluyorsa, içimizdeki kötü düşünceler, ateşin kıvılcımları gibi sönüp gitsin'' dedi.

Gündemdışı söz alan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, nevruzun sadece Türk ve Kürtlerin, bir siyasi partinin, bir ırkın değil, tüm insanlığa adanmış olan, barış, sevgi ve kardeşliği barındıran, dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa hediye edilmiş bir bayram olduğunu söyledi.

Nevruzun zalim Dehak'tan kurtulma ve Demirci Kava'nın özgürlük mücadelesinin günü olduğunu belirten İçten, şunları söyledi:

''Bugün Dehak'lar var. Ne Türk ne Kürt ne de Müslüman halklar için Dahak'lar bitmemiştir. Türkiye'de 80 yıldır çağdaş Dehak'larla mücadele ediliyor. Derin güçler 80 yıldır zalim Dehak gibi kendi insanını katletmiştir. Nereye kadar- Demirci Kava gibi özgürlük mücadelesi veren, kendisini örnek aldığımız, dünya lideri Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan ve AK Parti ailesine kadar. Türkiye topraklarında Dehak'ları temizledik, temizlemeye de devam edeceğiz.''

İçten, konuşmasının sonunda Türkçe, Kürtçe, Zazaca, Arapça, Farsça ve Lazca ''Nevruzunuz kutlu olsun'' dedi.

İçten'in konuşmasına MHP sıralarından tepki geldi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Sizler bu kürsüde şeref ve namusunuzun üzerine yemin etmiştiniz'' dedi. AK Parti sıralarına doğru yürüyen MHP Aydın Milletvekili Ali Usunırmak, ''Zalim Dehak derken kimi kastediyorsunuz siz- Allah belanızı versin'' dedi.

Cuma İçten ise MHP sıralarına yönelik, ''Konuşmama saygı göstereceksiniz. Bir şey diyecekseniz kürsüye çıkıp konuşacaksınız'' diye konuştu. Bu sırada bazı MHP ve AK Parti milletvekilleri birbirlerinin üzerlerine yürüdü. Kavgayı diğer milletvekilleri önlemeye çalıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Başkanvekili Yakut, birleşime ara verdi. Tartışma verilen arada da devam etti.

Cuma İçten, MHP sıralarındaki bayrakları işaret ederek, ''O benim de bayrağım'' dedi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, ''Eğer bu bayrak seninse önce git bu bayrağı Diyarbakır'a as'' diye tepki gösterdi.

Her iki partinin milletvekillerini ayırmak için bazı CHP'li milletvekilleri araya girdi.

Cuma İçten ve Oktay Vural, birbirlerine karşılıklı olarak ''ırkçı'' diye sataştı. Oktay Vural, ''Büyük Türk milleti önünde namus ve şeref sözü veren bir milletvekilinin, bu coğrafyada Türk milleti dışında insanları ayrımcı ve ırkçılıkla bölmesini kınıyorum'' dedi.

Gündemdışı söz alan CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü'nde düzenlenen törende, Mustafa Kemal Atatürk'ün adı anılarak bir rahmet dilenmekten kaçınıldığını belirtti.

Susam, ''Bugün yaşanan olaylardan da büyük üzüntü duyuyorum. Nevruzu kutlarız ama nevruzu kutlarken tüm ülkelerde kutlandığı gibi her ülke kendi bayraklarıyla nevruzu kutlar. Türkiye Cumhuriyeti de nevruzu kutlar, bu konuda Nevruz Bayramı'nı Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de kutlarız ama bu kutlamalarda Türk Bayrağı'nın ay yıldızıyla dalgalanmasından onur ve şeref duyarız'' diye konuştu.

Daha sonra söz alan MHP'li Ali Uzunırmak, İçten'in konuşmasını anımsatarak, ''Milletvekillerinin, böyle bir nutuk karşısında o sandalyelerden ayaklanması gerekirdi. 80 yıldır Türkiye'deki bu Dehak'lar kimlerdir- Bu zalim krallar kimlerdir- Bunlara karşı ne zamandan beri mücadele edilmektedir- 80 yıl denilince rahmetli Erbakan Hoca'dan, Adnan Menderes'lerden ve Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ve silah arkadaşlarına varıncaya kadar herkes vardır bu 80 yıl içinde. Recep Tayyip Erdoğan da vardır. Bu Dehak'lar kimlerdir, isim ver'' şeklinde konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Diyarbakır'daki nevruz etkinliği görüntüleri tartışmaya neden oldu.

İçişleri Bakanı Muammer Güler'in konuşmasının ardından CHP Grubu adına söz alan Tunceli Milletvekili Kamer Genç, milletvekillerinin Nevruz Bayramı'nı kutladı. İçişleri Bakanı Muammer Güler'in Diyarbakır'daki kutlamayla ilgili olarak ''oraya Türk Bayrağı'nı asmak benim görevim değil'' dediğini belirten Genç, ''Sen kimsin, ne başısın? Ülkenin bir coğrafyasında bayrak astırılmıyorsa, yerlerde süründürülüyorsa sen kimin görevini yapmıyorsun? Hangi sıfatla, hangi utanmazlık duygusuyla bu makamda oturuyorsunuz? Bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünüş günüdür. Bunu herkesin kabul etmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir coğrafyası elinden alınmıştır, hükümranlık hakkı sona ermiştir'' diye konuştu.

TBMM'nin bugün çalışmaması gerektiğini savunan Genç, ''Türkiye'nin başına bugün karanlık bölünme, bir işgal gelmiştir. Bunu anlayan anlar. Yarın Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Türkiye'yi böldükleri için ödül alacaklar. Nobel Barış ödülünü alacaklar. Acaba Abdullah mı yoksa Erdoğan mı alacak? Herhalde paylaşacaklar'' dedi.

Milletvekili olarak ülkenin bölünmesini gururuna yediremediğini ifade eden Genç, ''İnsan olarak sizin aranızda görev yapmaktan dolayı utanç duyuyorum. Sizinle aynı yerde bulunmaktan utanç duyarım'' diye konuştu.

Genç, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bugün fiilen bölündüğünü ve Türkiye coğrafyasının bir bölümünün Türkiye'den koparıldığını savunarak, ''Güneydoğu'nun bir çok ili, başta Diyarbakır olmak üzere Erbil'e katılmıştır. Bunun cezasını çok çekeceksiniz. Ey vatandaş, eğer siz bu halkı ülkeyi bölmek istemiyorsanız bu AKP sıralarında oturan ve ülkenin bölünmesine müsaade eden, buna çanak tutan insanları seçim bölgelerine sokmayın, hesap sorun, gerekli dersleri verin. Eğer vermiyorsan sen Türk halkı değilsin'' ifadelerini kullandı.

AK Parti Grubu adına konuşan Amasya Milletvekili Naci Bostancı'yı, MHP'li milletvekilleri ''bravo'' diyerek alkışladı ve kendisine laf attı. Bostancı, MHP'lilere, ''İnsanda sadece gırtlak değil, kulak da beyin de olacak. Allah güçlü ses vermiş maşallah ama o sesin biraz de nitelik kazanması lazım'' karşılığını verdi.

Bostancı, bir milleti sevmenin herkesi sevmek olduğunu belirterek, MHP'li Oktay Vural'a, ''Oktay Bey seni de seviyoruz; birlik ve kardeşlik projesinin bir parçası da sensin, seni de kucaklayacağız inşallah. Kamer Beyi de seviyoruz. Meclis'e geldiğimden beri en hayran olduğum kişilerden beri....Sahne performansı muhteşem. Onu dinlerken kendimi Roma dönemindeki mahkemelerde hissediyorum. Burası kabilenin değil, 75 milyonun Meclisi...'' dedi.

Fransız Tarihçi Braudel'in ''Ey Fransa seni insanlığa, uygarlığa, edebiyata, sanatlara yaptığın katkılar kadar rezilliğin, pespayeliğin, entrikaların, her şeyinle birlikte seviyorum'' dediğini ifade eden Bostancı, bur ülkeyi sevmenin o ülkede yaşayan insanlara saygı göstermek olduğunu söyledi. ''Millette saygı göstermekten bahsedenler eğer milletin temsilcilerine saygı göstermiyorlarsa rüyalarında konuşuyorlardır'' diyen Bostancı, AK Parti'nin milletin yüzde 50'sini temsil ettiğini kaydetti.

Komedi programlarında insanların nerede güleceğini bilmesi için kahkaha efektleri kullanıldığına işaret eden Bostancı, ''Sitcom'daki efektler gibi sanki bu memlekette çok dramatik olaylar yaşanıyor ama milletin çoğunluğu bundan bihaber, çoğunluğu hain, alçak...Sitcom efekti yapmayın. Memlekete, millete saygı göstereceksiniz'' diye konuştu.

Bostancı, ayağa kalkarak kendisine laf atan MHP'li bazı milletvekillerine, ''Sizin çoğunuzdan daha fazla milliyetçiğim. Benim geçmişimi aranızdakiler bilmez. Bu arkadaşlar 10 yıldır bağırıyorlar, sonuç yüzde 13... İnşallah Türkiye Cumhuriyeti kendi birliğini, bütünlüğünü böyle bağırarak, çağırarak, öfkeyle, kendi çocuğunu sevmeyecek, pişmanlığın, husumetin, savaşın sesi olabilecek ses tonuyla değil akıl dolu sözlerle sağlayacak. Sevmek kimseyi beraat ettirmez, akıllı seveceksin, memleketin tamamını seveceksin ve saygı göstereceksin'' karşılığını verdi.

CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, AK Parti'li Cuma İçten'in konuşmasıyla Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyet'in kurucu kadrolarına dil uzattığını belirterek, ''Bunu şiddetle reddediyoruz. Bu sözleri, 200 yıldır çağdaşlaşmaya karşı olanların, akıl ve bilimi reddedenlerin, laik ve demokratik Cumhuriyeti içine sindirmeyenlerin ruh halinin tezahürüdür'' dedi.

CHP'li Genç sataşma gerekçesiyle söz alarak, iktidarın yaptığı yolsuzlukları söz ettiği için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi hakkında 5 dava açtığını belirterek, ''Ben Erdoğan'ın çocuklarına bakmak zorunda mıyım? Öğrencilere burs veriyorum, onu keseceğim, Tayyip'e vereceğim. Allah bunu kabul eder mi? Tayyip dünyanın en zengin adamı'' diye konuştu.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu da sataşma gerekçesiyle söz alarak, AK Parti'li Bostancı'ya hitaben ''Çok bukalemun insan gördüm ama burada onlara taş çıkartan kişiyi de görüyorum. Kendi beynini kullanamayan Braudel'den bahseden kişi, önce kendi fikirlerini ortaya koyacak birikime sahip olsun. Orada Türk bayrağının olmamasını tenkit edebiliyor musun ya da PKK paçavralarının bütün meydanı doldurmasını nasıl hazmedebiliyorsunuz-'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Bostancı'ya, ''Geçmişine söven insanın bu kürsüden konuşma hakkı yok Sayın Bostancı. Anladın mı- Şimdi duyduğun mensubiyet, aidiyet geçmiş aidiyetine sövme hakkı vermez sana. Söversen bunun adı haysiyetsizliktir. Bu da sana yeter, sana başka cevabımız yok'' diye tepki gösterdi.

AK Parti'li Bostancı, MHP'lilere, ''Sanki 2011'de milletvekili olmakla bambaşka birisi oldum gibi muamele yapılması cehalettendir. 80 öncesinde 12 Eylül'de biz mahkemelerde yargılanırken aranızda bazıları orada yoktu. Oktay Bey sen de yoktun, kim bilir neredeydin. Burada şimdi bağırmak kahramanlık değil, o zaman bağıracaksın'' karşılığını verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nın 2. bölümü üzerinde görüşmeler başladı.

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, Diyarbakır'daki nevruz kutlamalarında Türk Devleti'ne, Türk milletine meydan okunduğunu söyledi. Erdoğan, ''Meydanlarda, Türk milleti adına mahkum edilen cani, hükümetin bilgisi dahilinde Diyarbakır meydanında nutuk irat etmiştir. Bu nutuk sizin bilginiz, iradeniz dahilinde irat edilmiştir. O nutku BDP milletvekillerinin eline siz verip okuttunuz'' diye konuştu.

MHP Grup Başkavnekili Mehmet Şandır, Diyarbakır'da Türk bayrağının olmayışına ve AK Parti milletvekillerinin bu duruma tepki göstermemesine isyan ettiklerini belirtti.

Şandır, şunları söyledi:

''Bir devlet kurulması aşamalarına adım adım geçiliyor. Sayın Başbakan Diyarbakır'da 'Kürt kimliğini tanıyorum' dedi. Bunun anlamı, Türk milleti dışında bir başka milletin kimliğini tanımaktır. Siz bu anlamda söylemeseniz de muhatabı bunu böyle anlar. Bu memlekette Türk milletinin dışında bir başka milletin kimliğini, varlığını kabul ederseniz, egemenlik hakkını da vermek zorunda kalırsınız. Bu süreç, bir devlet kurma sürecidir. Kafanızı kuma sokmayın'' diye konuştu.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Diyarbakır'da, 30 bin kişinin katilinin neler diyeceğini dinlemek için insanların toplandığını, devletin de buna lojistik olarak zemin hazırladığını iddia etti. Türkkan, AK Parti sıralarına yönelik, ''O PKK paçavraları hiç kanınıza dokunmuyor mu? Canınız acımıyor mu- Bazılarının kanına dokunmasını beklemiyorum zira dokunması için önce kan olması lazım. Kansızların kanına dokunmaz'' dedi. Türkkan ayrıca, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'ın, dünkü konuşmada, ısrarlarına rağmen 'Türk milleti' ifadesini kullanmadığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise çözüme bu kadar yakın olunan bir günde, kanın durmasının muhtemel olduğu tarihi bir fırsatın eşiğinde, daha usturuplu bir dil kullanmanın doğru olacağını ifade etti.

Aydın, şöyle devam etti:

''Biz devleti güçlendirmeye çalışıyoruz. Biz, 'milli birlik ve kardeşlik' dedikçe siz neden bu kadar haykırıyorsunuz- Elinizde bir takım malzemeler var bunlar gidiyor diye mi bu kadar haykırıyorsunuz? Yazık... Bu süreci hep birlikte değerlendirelim. Türkiye kazanacak.

'Büyük Türk milleti' diyorum. Bu millet, bayrak, kutsal ortak değerler üzerinde lütfen siyaset yapmayın. Böyle sloganlarla konuşmayın. Anlamlı mesajlar var. Bugünkü mesajları dikkate alalım.''

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, BDP grubunun Genel Kurul'da olmadığını ancak Aydın'ın, BDP'nin yokluğunu aratmadığını ileri sürdü. Vural, ''AKP grubu adına konuşan bu kişinin, kendi partisinin mesajını değil, 'Öcalan'ın mesajlarına kulak verin' demesini AKP'ye oy veren değerli kardeşlerim bilmeli'' diye konuştu.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı Muammer Güler, 861 Ermeni'nin Türkiye'de aile birleşimi, araştırma, çalışma, kısa süreli, öğrenci ya da uzun süreli amaçla alınmış ikamet izinleri bulunduğunu bildirdi.

AİHM kararlarına değinen Güler, son üç yılda 14 ihlal kararı verildiğini, 295 bin 387 avro tazminat ve masrafa hükmedildiğini söyledi. Bakan Güler, ''Şimdi, bu kanun çıktığı zaman bu ihlal kararları da etkin çare sunamadığımız gerekçesiyle gündeme gelmeyecektir'' dedi.

Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün bazı açıklamaları nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü'nce incelemeler yapıldığını belirten Güler, polisin disiplininin en fazla önem verdikleri konuların başında geldiğini ifade etti.

Bakan Güler, Türkiye'nin, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu madde trafiğinde son yıllarda artık kaynak bir ülke olmaktan çıktığını belirterek, ''Hatta bir anlamda geçiş ülkesi olmaktan bile çıktı. Bu rotanın kuzeye kaydığını görüyoruz. Yakalama oranlarına baktığınızda yüzde 100 bir artış var. Dünyada en büyük yakalama oranları Türkiyede. Özellikle terör örgütü PKK'nın uyuşturucu finansmanı konusunda bir çok faaliyetinin olduğunu biliyoruz. Bununla ilgili olarak PKK ve KCK terör örgütü, ABD tarafından da birinci derecede önemli uyuşturucu kaçakçısı örgütü olarak ilan edilmiştir.''

Bakan Güler, başka bir soru üzerine Türkiye'nin, terör örgütü ile yaptığı bir müzakerenin bulunmadığını söyledi.

Bu arada yerinden söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır, basında, partisine karşı tutum takındığına dair haberler çıktığını belirterek, ''Partime karşı tutum takınmam haddime değildir. Beni partime karşı tavır içinde göstermek, hiç kimsenin haddine değildir. Hele muhalefetin hiç haddi değildir. Partime ve partimin fikirlerine sonuna kadar saygılıyım'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Bakır'ın ''Muhalefetin hiç haddi değildir'' ifadesine tepki göstererek, bu konunun muhalefetle ilgili olmadığını, kendi beyanları ile ilgili olduğunu söyledi.

Tasarı üzerinde görüşmeler sürüyor.


***DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***