2026-07-21 - 16:15
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

Uzun yıllar beraber çalıştığı danışmanı Gülhan Demiral'ın vefatı nedeniyle başsağlığı dileyen ve acısını paylaşanlara teşekkür eden Adan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, "öğrenci affı"na ilişkin kanun teklifi ile 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisinin 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine kaldıkları yerden devam edeceğini söyledi.

Uysal, "Bu sadece bir öğrenci affı değildir, yarım kalan hayallerin yeniden başlamasıdır. Bu, ülkemizin yetişmiş insan gücünü yeniden kazanmasıdır." dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de tarımın sorunlarının her geçen gün arttığını savunarak, tarımda yaşanan sorunların raftaki ürünün daha pahalıya gelmesine yol açtığını söyledi.

Gürer, "Tarım kesiminin borçları, tarihi rekor kırıyor. 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya şu an tarım kesiminin borçları erişmiş durumda. 2026 yılında verilmesi gereken destek Tarım Kanunu'na göre 722 milyar iken verilen destek 168 milyar lirada kaldı." dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümü nedeniyle yaptığı konuşmada, Bosna Hersek'te 31 yıl önce Avrupa'nın göbeğinde tüm dünyanın kör ve sağır bakışları altında insanlığın kanını donduran bir vahşet yaşandığını belirtti.

Salman, "Aradan geçen 31 yıla rağmen yüreklerimizdeki sızı yerini korumaktadır. Soykırımın ardından Srebrenitsa ve çevresinde bugüne kadar 85 toplu mezar tespit edilmiş ve buralarda yaklaşık 7 bin soykırım kurbanının kemik kalıntılarına ulaşılmıştır. Ancak onca yıla ve yürütülen kazılara rağmen binden fazla şehidimizin cenazesine maalesef henüz ulaşılamamıştır." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın sadece Türkler için değil aynı zamanda Ada'daki Rumlar için de barış ve huzuru tesis eden tarihi bir müdahale olduğunu söyledi.

Ekmen, AHBAP Derneği gibi bir dönem sembolleşmiş ve herkesin desteğini almış bir derneğin bugün dolandırıcılık ve emniyeti suistimal soruşturmasında adının geçmesinin azalmış toplumsal güven duygusunun erozyona uğraması açısından oldukça vahim olduğunu belirtti.

AHBAP ile Türk Kızılay'ın ve AFAD'ın yarıştırılamayacağını o dönem hep söylediklerini kaydeden Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birisi devletin sorumlu kuruluşudur, öbürü gönüllü bir harekettir. İktidar öyle anlaşılıyor ki bugün bile AFAD ya da Türk Kızılay'a karşı AHBAP ve benzeri kuruluşların niçin ilgi ve alaka gördüğünü analiz etmemiş. Bu kurumlardaki güven erozyonunun böyle bir afet döneminde dahi nasıl yıkıcı sonuçlar ortaya koyacağını ortaya koymamış. AHBAP soruşturması milat olsun, başta sanal bahis ve kumar olmak üzere kurumlarımıza olan güveni arttırmanın ve özellikle şeffaflığın temelini burada atalım."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın sadece bir askeri harekat olmadığını, zulme karşı vicdanın, katliama karşı insanlığın, esarete karşı hürriyetin adı olduğunu dile getirdi.

Çömez, 2013-2026 yıllarında 862 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, meclis çatısı altında bu konuyu defalarca gündeme getirdiklerini, ancak iktidardan ilgi ve hassasiyet göremediklerini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde Akdeniz'in bağrına Türk milletinin bağımsızlık mührünü canıyla, kanıyla ve süngüsüyle vuran kahraman Türk ordusunu, aziz şehitleri ve gazileri, rahmet ve minnetle andığını kaydetti.

Kıbrıs Türkü'ne azınlık gömleğini zorla giydirmek isteyenlerin karşılarında kudretli ve dağ gibi sarsılmaz bir Türkiye Cumhuriyeti bulacağını ifade eden Kılıç, Kıbrıs Türklüğüne dışarıda istikamet çizecek bir iradenin bulunmadığını vurguladı.

MHP Grup Başkanvekili Kılıç, şöyle devam etti:

"Gazi Meclisin bu kutlu kürsüsünden cümle alemin açıkça duyacağı, gelecek asırların yankılanacağı şekilde Türk milletinin gür sesiyle tarihe şu notu düşmek istiyorum; Kıbrıs Türk'tür; Türk'ün öz yurdu, Türk'ün sarsılmaz kalesidir. Kıbrıs, şehitlerimizin mübarek emaneti, mücahitlerimizin o mukaddes mirası, Türk milletinin ebediyen çiğnetilmeyecek namusudur; Akdeniz'deki Kızılelma'mız, Türk ve Türkiye Yüzyılı'na doğru yürüyen milli varlığımızın yıkılmaz ve asla aşılmaz kalesidir."

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bugün Meclis'te Somali tezkeresinin görüşüleceğini anımsatarak, Afrika'da yıllarca her türlü sömürünün gerçekleştirildiğini, şimdi klasik sömürgecilik döneminin bittiğini ve yeni bir sömürgecilik döneminin başladığını anlattı.

Orta Doğu'nun artık katlanılması zor bir tarihi yaşadığına dikkati çeken Temelli, "İran'da savaş inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. İran, ABD ile İsrail'le savaşırken neyi ihmal etmiyor biliyor musunuz? Kürt şehirlerini bombalamayı, hatta kimyasal silahlarla bombalamayı hiç ihmal etmiyor. Dolayısıyla, esas derdinin ne olduğunu unutmuş, hala Kürtleri bombalamaya, orada o halkı katletmeye devam ediyor." diye konuştu.

- "Sadaka zammını asla kabul etmiyoruz"

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, 23 bin 552 lirayla bir emeklinin yaşayabilmesinin olanaksız olduğunu belirterek, bu sadaka gibi maaşı asla kabul etmediklerini aktardı.

Emir, emeklilerin bu ülke için çalıştıklarını, prim ödediklerini, yıllarca beklediklerini ve emekli olduktan sonra da insanca yaşamı elbette hak ettiklerini söyleyerek, "Dolayısıyla, biz bu sadaka zammını asla kabul etmiyoruz. Milyonlarca emeklinin gözü kulağı Meclis'tedir, Meclis kendisine yakışanı, doğru olanı ve emeklinin hak ettiğini vermek zorundadır ve biz de burada bu hafta boyunca bu mücadeleyi vereceğiz, herkes bunu böyle bilsin." ifadesini kullandı.

Üniversite sınavı sonuçlarının açıklandığını anımsatan Emir, "Hepimizin bildiği gibi evlerin çoğunda bir mutluluk, bir neşe, bir umuttan çok bir kaygı başladı. Bu çocuklar hangi yurtlarda kalacaklar? Ev tutmaya kalksalar enflasyon oranının çok daha üstünde kira artışları var. Karınlarını nasıl doyuracaklar? Kitap nasıl alacaklar? Öğrenci bursu 4 bin lira, bir karton kahve 150 lira, bir simit 20 lira; öğrenciye verdiğiniz 4 bin lira daha ilk haftadan tükeniyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "Kıbrıs Türkü'nü görmezden gelen tek taraflı bir bakış açısı"

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de üniversite sınav sonuçlarının açıklandığını aktararak, geçtiğimiz yıl Gençlik ve Spor Bakanlığının, tüm gençlere üniversite yurtlarında barınma imkanı sağladığını, gençlerin yanında olduğunu ve hem burslarla hem de barınma imkanlarıyla gençler için en güzel imkanları yapmaya devam edeceklerini söyledi.

Gül, 20 Temmuz 1974'te yapılan çıkarmayla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde barışın ve özgürlüğün adımlarını attıklarını vurgulayarak, 52 yıl önce bu adımı atan tüm kahramanlara, aziz Mehmetçik'e ve kahraman mücahitlere Gazi Meclis'ten şükranlarını iletti.

Türkiye Yüzyılı'nın aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de yüzyılı olacağını belirten Gül, "Bizim, ortak bağımsız, kopmaz bağımız, geleceğin ortak projeleriyle de yine geleceğe güçlü adımlarla ilerlemektedir. Dün olduğu gibi bugün de tüm imkanlarımızla Türkiye, Kıbrıs Türkü'nün yanındadır, yanında olmaya devam edecektir." sözlerini sarf etti.

Avrupa Parlamentosunun geçtiğimiz günlerde aldığı Kıbrıs'la ilgili kararını eleştiren Gül, şu görüşleri paylaştı:

"Karar akıl dışıdır, gerçeklerden kopuktur ve yanlı bir tutumu ihtiva etmektedir. Bu nedenle, bizim için bir kağıt parçasından ibarettir, bir karar hükmünde değildir, asla tanımıyoruz, bizim için yok hükmündedir. Bu kararın hiçbir hukuki, vicdani ve rasyonel bir temeli bulunmamaktadır. Kıbrıs Türkü'nü görmezden gelen tek taraflı bir bakış açısı içerisinde, ayrıca barışa ve bir arada yaşamaya da yönelik atılmış bir fitne tohumudur."

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Somali'nin terörizm ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek amacıyla bu ülkede 27 Temmuz 2026'dan itibaren 2 yıl süreyle daha görevlendirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla TBMM Başkanlığına gönderilen tezkerede, Somali'nin güvenliği ve istikrarının tüm bölge için önem arz ettiği belirtildi.

Türkiye'nin 2011'den bu yana Somali Federal Hükümeti ile iki ülke halkının faydasına olacak şekilde, siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik alanlarında çok yönlü işbirliği tesis ettiği vurgulanan tezkerede, "Ülkemizin Somali halkı nezdinde sahip olduğu itibar ve yıllar içerisinde ülkemize yönelik oluşan güven, işbirliğimizin kesintisiz biçimde sürdürülmesinde önemli bir etken olmuştur. İki ülke arasında yürürlükte bulunan Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Çerçeve Anlaşması, Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması, Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması ve Askeri Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında Somali'de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimiz sürdürülmekte, Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması ve terörle mücadele edebilecek kapasiteye ulaşabilmesini teminen uluslararası toplumla birlikte on yılı aşkın süredir destek sağlanmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin personel ve diğer kaynaklar açısından yeterli potansiyele sahip olmasına rağmen ekonomik zorluklar sebebiyle görevlerini yerine getirmede istenen seviyeye ulaşamadığı belirtilen tezkerede, Somali Federal Hükümeti'nin, Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması'nda mutabık kalınan amaçlar doğrultusunda, terörizm, deniz haydutluğu, yasa dışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nden Silahlı Kuvvetlerin vereceği destek dahil olmak üzere yardım talep ettiği kaydedildi.

Tezkerede, şu ifadelere yer verildi:

"Bu itibarla, mezkur anlaşmada mutabık kalınan amaçlar ile Somali'nin terörle mücadelesine dair Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1 Aralık 2023'teki kararı kapsamında, Somali'nin istikrar ve refahına yönelik bütüncül yaklaşımımız temelinde, Somali'nin ekonomik kaynaklarının korunmasına yardım edilerek kendi kaynaklarından etkin bir şekilde istifade etmesi ve bu sayede savunma ve güvenlik kuvvetlerini ülkenin güvenliğini temin ve idame edecek seviyeye getirmesi öngörülmektedir.

Somali ile gerçekleştirilecek bu işbirliği sayesinde, Somali'nin ekonomik kaynaklarının güvence altına alınması ve dış ticaretimiz ile deniz taşımacılığımız açısından kilit önemdeki bölgede istikrara ve güvenliğe katkıda bulunulması ve Somali ile dostluğumuzun tahkim edilmesi, ayrıca uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz yönde etkileyebilen Aden Körfezi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki terörizm, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı yürütülen çabalara ülkemizin desteğinin pekiştirilmesi sağlanacaktır.

Bu mülahazalarla hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun bir biçimde, gerektiğinde üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle işbirliği imkanları da kullanılarak, Somali ile ülkemiz arasında akdedilen milletlerarası anlaşmaların uygulanması kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Somali'nin terörizm, deniz haydutluğu, yasa dışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek verilmesi amacıyla Somali'nin deniz yetki alanları dahil olmak üzere iki ülke tarafından müştereken belirlenecek bölgelerinde ve münhasıran tespit edilecek kurallarla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 27 Temmuz 2024 tarihli ve 1423 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla verilen iznin süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren 2 yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım."

- "Türkiye'nin Somali'deki varlığı hiçbir zaman emperyal bir nüfuz arayışı olmadı"

Tezkere üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Somali'nin Türkiye'nin son 15 yılda en fazla emek verdiği ve yatırım yaptığı ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Somali'de atılacak her adımın Türkiye'nin oluşturduğu güveni sarsmayacak mahiyette şekillenmesini isteyen Torun, "Türkiye'nin Somali'deki varlığı hiçbir zaman emperyal bir nüfuz arayışı olmadı, tam tersine, devleti çökmüş bir ülkenin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunan, kurumlarını güçlendiren ve kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olan bir anlayışla hareket edildi. Somali'nin hikayesi sıradan bir hikaye değildir. Uzun yıllar diktatörlük yaşamış, ardından devlet otoritesini tamamen kaybetmiş ve onlarca yıl iç savaşın yükünü omuzlamış bir ülkeden bahsediyoruz. Böyle bir ülkede devleti yeniden inşa etmek masa başında alınan kararlarla olmuyor. Devlet ancak toplumun bütün kesimlerinin rızasıyla kurulur." dedi.

Somali'nin artık devlet kurma sürecinin ilk yıllarında olmadığını vurgulayan Torun, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün bambaşka bir eşiğe gelmiştir. Artık konuşmamız gereken mesele, yalnızca terörle mücadele değil demokrasinin kurumsallaşmasıdır, yalnızca güvenlik değil siyasetin meşruiyetidir. Bugün Mogadişu'da anayasal düzen, seçim sistemi ve siyasi geçiş süreci konusunda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Böyle dönemlerde yapılacak en büyük hata siyasetin güvenlik yöntemleriyle yönetilmeye çalışılmasıdır."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Somali'ye yapılan yardımları eleştirdi. Somali'ye 4 seferdir tezkereyle askeri destek gönderildiğini anlatan Çömez, Somali'nin diplomatik pasaportlar için bile Türkiye'ye vize uyguladığını belirtti.

Somali'ye kaç askerin ve nelerin gönderileceğinin belirsiz olduğunu söyleyen Çömez, şöyle devam etti:

"Şimdi, önümüzdeki günlerde Somali'yi bekleyen bazı riskler ve tehlikeler var, bunlardan haberdar mıyız, çok emin değilim. Sürekli Somali medyasını takip ediyorum, orada yaşananları izliyorum, El Şebab terör örgütü ile Somali birlikleri arasında çok ciddi çatışmalar var. Yine bugün Somali Guardian'e yansıyan bir habere göre bu çatışmalar alevlenmiş. Mesela buradan soruyorum ve bu karar oylanmadan önce AK Parti'li yetkililerden bunun cevabını istiyorum, bizim oraya göndereceğimiz Türk birlikleri acaba Somali'deki El Şebab terör örgütüyle çatışmak mecburiyetinde kalacak mı? Olur da çatışırsa bunun faturasını, bunun vebalini kim üstlenecek? Bunun karşılığında Türkiye'nin nasıl bir kazanımı olacak? Bununla ilgili açık seçik, net cevaplar bekliyoruz. Bu cevaplar gelmediği takdirde bu tezkereye biz İYİ Parti olarak onay vermeyeceğiz ve destek olmayacağız, bunu açıkça ifade ediyorum. Özellikle bundan önceki tezkerelerin neye mal olduğunu, Türkiye'ye kaç milyon dolara, kaç milyar dolara mal olduğunu, kaç askerimizin gittiğini, hangi mühimmatların gittiğini, hangi vazifelerin ifa edildiğini, bunun karşılığında Türkiye'ye hangi menfaatlerin temin edildiğini bilmek mecburiyetindeyiz. Sadece askerlerimiz mi gidecek yanı sıra, helikopterler, F-16'lar falan olacak mı? Bunların cevabını bilmek istiyoruz."

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Somali'nin tarihsel süreci ve bugünkü şartları hakkında bilgi verdi.

Somali'nin kaderinin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesiyle değiştiğini ifade eden Özdemir, "Ülkemizin sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda başlayan destekleri ilerleyen aşamalarda sağlık, eğitim ve güvenlik gibi çok daha geniş bir aşamaya ulaşarak insanca yaşam koşullarını Mogadişu'ya kazandırmıştır. Afrika'ya baktıklarında petrol, altın ve uranyum gören sömürgeci zihniyete karşın Türkiye'nin Somali'de sergilediği ve insanı merkez alan anlayışıyla beraber pekiştirdiği politikaları dünya üzerinde onuruyla yaşayabilmek için umut bekleyen tüm mazlumlar nezdinde ülkemizin kıymetini artırmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Somali'yle süregelen ilişkilerin bir başka önemli ve stratejik ayağının da bu ülkede Türkiye'nin hayata geçirdiği uzay üssü inşası olduğunu kaydeden Özdemir, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Meclisimize gönderilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresini 2 yıl daha uzatmayı hedefleyen tezkereye olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyoruz. Temennimiz, müspet bir zeminde ilerleyen stratejik hedeflerimizin amacına ulaşması ve Türkiye'nin sadece kendi coğrafyasında değil, dünyanın neresinde olursa olsun, var olan zulümleri ortadan kaldırırken ortaya çıkan güç boşluklarını sömürgeci anlayışla doldurmaya çalışan, böylece küresel barışa zarar veren tüm girişimleri engellemesi ve insana insanca, insanlığa yaraşır yaşam koşullarının Türklüğün yüksek vasıflarıyla himaye edilerek sunulmasıdır."

Görüşmeler sırasında yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Çömez, Milli Savunma Üniversitesi Yalova 18'inci Ana Üs Komutanlığında öğrenci 4 kişinin güneş çarpması sonucu hastalandığını, öğrencilerden 1'inin ise şehit olduğunu söyledi. Şehide Allah'tan rahmet, millete başsağlığı dileyen Çömez, sıcağa karşı önlem alınmasını istedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk de Yalova'da şehit olan askere Allah'tan rahmet diledi.

Çelenk, Somali'deki Türk askeri sayısını hiçbir zaman öğrenemediklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Bizim bu konuya bakışımız DEM PARTİ olarak belli. Biz burada hem bu meseleye bir yandan Somali'deki sonuçları bakımından bakıyoruz ama bir yandan da Türkiye'nin dış politikasının hangi eksende ilerlediğini anlamak üzere de bakıyoruz ve öyle bakmak zorundayız. Bu tezkereler hiçbir zaman barış perspektifini ve barış umudunu sahiplenen tezkereler olmuyor. Zaten barış askeri, militarist gücün ve silahlanma kapasitesinin güçlendirilmesiyle başarılabilecek bir şey değil. Biz böyle düşünüyoruz ve bu tezkereleri destekleyemiyoruz. Biz barışın ve güvenliğin diplomasiyle, demokrasiyle, doğaya ve çevreye saygıyla, kaynakların eşit dağılımı ve tabandan yükselen ekonomik güçlenmeyle halkların kendi geleceğini kendi iradesiyle belirlemesiyle inşa edileceğine inanan bir siyasi gelenekten geliyoruz."

- "İçeriğini hala öğrenemediğimiz bir anlaşmaya dayanarak önümüze tezkere koyuyorsunuz"

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Türk ordusunun bir yandan dünya barışına hizmet ederken ülkenin diplomatik gücünü artırmasından 5 kıtada Türk bayrağını dalgalandırmasından kıvanç duyacaklarını belirterek, uluslararası görevlendirmelere karşı olmadıklarını söyledi.

Tan, bugüne kadar Aden Körfezi'nden Kosova'ya kadar birçok barış gücü operasyonu için onay verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Askeri görevlendirmelerin barış gücü operasyonları veya ülkemizin doğrudan güvenliğini ilgilendiren terörle mücadele faaliyetleri için yürütüldüğüne inandığımızda desteğimizi asla esirgemedik. Fakat siz gözümüzle görmediğimiz, imzalanmasının üzerinden 2,5 yıl geçmesine rağmen içeriğini hala öğrenemediğimiz bir anlaşmaya dayanarak önümüze tezkere koyuyorsunuz. Ayrıca güvenlik tehditleri her yıl güncellenirken yılda 1 yenilenmesi gereken tezkereleri şimdi 2 yıllık hazırlama adeti çıkardınız. Bu, öyle bir alelade bir görevlendirme değil, dünyanın en tehlikeli coğrafyalarından birinden bahsediyoruz, bir yandan Somali kökenli korsanların kriminal faaliyetleri, diğer yandan bölgede Somali, Somaliland ve Etiyopya arasındaki gerilim, ayrıca Yemen'de devam eden kanlı savaş, donanmamızın görev yapmasının istendiği coğrafyanın ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça ortaya koyuyor."

Somali tezkeresinde güvenlik boyutu açısından dikkate alınması gereken ve hamasetle geçiştirilemeyecek birçok sorun alanı bulunduğunu ifade eden Tan, Orta Doğu'nun yalnızca üç yıl içerisinde çok taraflı çatışmaların merkezi haline geldiğini belirtti.

Somali'nin kendisinin Somaliland'daki ayrılıkçı hareketten dolayı her an kendi içerisinde veya Etiyopya'yla yeni bir çatışmaya girebileceğini söyleyen Tan, "Somali'nin kendi içerisinde zaten birlik yok, Eş Şebab terör örgütünün bu ülkedeki kanlı eylemlerini yıllarca dehşet içinde izledik. Somali'de askeri varlığımız bulunabilir, Somali'nin resmi ve meşru ordusunu eğitebiliriz; bunlara yönelik girişimlere de bir itirazımız yok fakat Somali içindeki veya Somali'nin komşularıyla yaşayacağı bir çatışmada taraf olmayız. Bir ülkeye destek vermek, onun savunma kapasitesini artırmak başka şey, o ülkenin girdiği bir çatışmada taraf olmak çok başka bir şeydir." diye konuştu.

- "Türkiye'nin iş ve güvenlik diplomasisine duyulan güvenin tezkeresidir"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, tezkereyi yalnızca bir dış politika veya güvenlik meselesi şeklinde değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olacağını belirterek, tezkerenin aynı zamanda Türkiye'nin son 24 yılda adım adım inşa ettiği enerji ve güvenlik vizyonunun, Afrika açılımının ve küresel ölçekte artan etkinliğinin de önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.

Somali'nin güvenliği ve istikrarının yalnızca Somali halkı için değil; Aden Körfezi, Arap Denizi ve Hint Okyanusu havzasının güvenliği ve istikrarı açısından da büyük önem taşıdığını söyleyen Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün görüşmekte olduğumuz tezkereyle amaçlanan; Somali’nin terörizm, deniz haydutluğu, silahlı soygun, yasa dışı balıkçılık, kaçakçılık ve diğer tehditlerle mücadelesine destek olmaktır. Bununla birlikte hedefimiz yalnızca güvenlik alanında geçici bir destek sunmak değildir. Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, ülkenin kendi güvenliğini sağlayabilecek kurumsal ve operasyonel kabiliyete ulaşması ve deniz yetki alanlarında güvenlik ve kontrolün tesis edilmesi, işbirliğimizin temel unsurlarıdır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Somali'nin talebi ve iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali'nin güvenliğine katkı sunmaya devam edecektir. Bu tezkere; Türkiye'nin iş ve güvenlik diplomasisine duyulan güvenin tezkeresidir. Türk mühendisine duyulan güvenin tezkeresidir. Türk denizcisine duyulan güvenin tezkeresidir. Ve her şeyden önemlisi, Türkiye'nin küresel ölçekte üstlenmeye başladığı yeni rolün tezkeresidir. Unutmayınız ki bu tezkere bir ülkeyle yapılan teknik bir iş birliğinin değil; Türkiye Yüzyılı güvenlik ve ekonomi vizyonunun, enerji diplomasisinin ve küresel ölçekte etkin bir Türkiye idealinin önemli bir yansımasıdır."

- Genel Kurul'un çalışma takvimi

AK Parti'nin, Genel Kurulun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Buna göre, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına, Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ikinci sırasına, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansına ilişkin anlaşma ise gündemin üçüncü sırasına alındı.

Genel Kurulun bu kanunların görüşülmesinin tamamlanmaması halinde 24 Temmuz Cuma günü de çalışması kararlaştırıldı.

Genel Kurulda, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerine bugün geçilecek.

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefat ettiği helikopter kazası", İYİ Parti'nin "15 Temmuz hain darbe girişimi", DEM Parti'nin "20 Temmuz 2015'te Suruç'ta yaşanan hadiseler" ve CHP'nin "fındık politikaları" ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) hakkında bilgi verdi. Örgütle darbe girişimi öncesinde yeteri kadar mücadele edilmediğini ileri süren Çömez, "Devletin yetkilileri böyle bir hata yapamaz. Gelin, bu komisyonu kuralım. Daha size söyleyecek çok şeyim var, konuşacak çok şeyim var. Bir daha böyle alçak örgütler -adı ne olursa olsun- bu ülkede yuvalanmasın, yapılanmasın. Bu ülke hepimizin. Bu ülke sadece AK Parti'nin, Cumhuriyet Halk Partisinin ve diğer partilerin değil hepimizin ve hepimiz iyi niyetle uğraşıyoruz. Gelin, bir daha bu ülkenin başına böyle bir bela olmaması için İYİ Partinin verdiği önergeyi kabul edin ve bu ülkede bir daha emperyalist uşakları dal budak salmasın." ifadelerini kullandı.

Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, FETÖ'ye devletin kapılarını açan siyasi iradenin, farklı partilere sızan siyasetçilerin kararlılıkla araştırılmadığını iddia etti. Esen, "FETÖ yeraltında büyümedi sayın milletvekilleri, gözlerimizin önünde güçlendi. Dershaneleri, okulları ve yurtları açıktı ve çok da başarılıydı. Türkçe olimpiyatları hem iktidar hem muhalefet partilerinin en üst düzey yöneticilerinin ve bakanlarının katıldığı büyük törenlerle düzenleniyordu çünkü legal bir sivil toplum yapılanması olarak kabul görüyordu o zamanlar." değerlendirmesinde bulundu.

Devletin içine benzer yapılanmaların sızmaması için siyasetçilerin de müdahale edemeyeceği daha güçlü kontrol ve denetime ihtiyaç duyulduğunu aktaran Esen, "FETÖ'nün siyasi ayağı elbette bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalı, örgüte bilerek destek veren siyasetçiler ile devletin teşvik ettiği bir yapıya iyi niyetle güvenen masum insanlar kesin biçimde ayrılmalıdır çünkü adalet suçluyu saklamak değildir, evet ama masumu da suçlu ilan etmek hiç değildir." dedi.

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, 15 Temmuz süreciyle gerçek anlamda yüzleşilmesi gerektiğini aktardı. Akın, "Bizim için darbeler karşısındaki çözüm, en geniş demokratik hakların kullanılması, açıklığın, şeffaflığın ilan edilmesi, bağımsız, güçlü bir yargının olması, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesidir ancak şu anda bu ülkede maalesef böyle bir demokratik kriter söz konusu değildir." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, grubu bulunan tüm siyasi partilerin ortak önergesiyle 15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonu kurulduğunu anımsattı. Komisyondaki CHP'li 4 kişiden birinin de kendisi olduğunu kaydeden Emre, komisyonun raporunun Genel Kurul'da görüşülmemesine tepki gösterdi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Gezi olayları sürecinde FETÖ'cü emniyet mensuplarının müdahalesiyle olayların daha da alevlendiğini belirtti.

Altınok, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz sadece siyasete ve bir partiye karşı değil, demokrasiye ve milletimizin iradesine karşı yapılmış bir hain darbe girişimidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin şerefli üniformalarının içerisine saklanmış istihbarat örgütlerinin, emperyalistlerin yapmış olduğu bir darbe girişimidir. Bu darbe girişimine milletimiz hep beraber karşı çıkmıştır, bugün de yine aynı şekilde karşı çıkmaya devam ediyor. Ben özellikle o süreçte o gecede Gölbaşı'nda Genelkurmay kavşağında, İstanbul'da köprüde şehit olan 253 kardeşimizi, evladımızı rahmetle anıyorum; Allah makamlarını cennet etsin. 2 binin üzerindeki gazimize sağlık ve afiyet diliyorum. Bu bir demokrasi mücadelesidir, bu milletimize karşı yapılmış bir harekettir. Buna göre de milletimiz gerekli cevabı vermiştir. Cumhurbaşkanımızın sarsılmaz iradesi de olmadığı takdirde bu mücadeleyi yapabilmenin mümkün olmadığını o zamanki Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ da çok açık, net bir şekilde söylemiştir."

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, partisinin grup önerisi üzerine fındıklardan yapılmış bir elbise ile konuştu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin grup önerileri kabul edilmedi.

Öte yandan, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez'in Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesi de yapılan oylamada kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.