2010-12-07 - 14:29
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların siyasette daha fazla yer
almalarını isteyerek, CHP'nin her türlü eylemlerinde kadınların yanında
yer alacağını söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların siyasette daha fazla yer
almalarını isteyerek, CHP'nin her türlü eylemlerinde kadınların yanında
yer alacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, TBMM'nin
gündeminde bazı kanun teklif ve tasarılarının yer aldığını anımsatarak, ''Altını
özenle çiziyorum, eğer bunlar geldiği gibi geçerse, Türkiye hukuk devleti
olmaktan çıkar. Sağduyunun egemen olmasını, hukukun üstünlüğü kavramının daha da
güçlenmesini gönülden isteyen bir muhalefet partisinin lideri olarak söylüyorum;
hukuk, her yurttaş, her kurum için geçerli olan bir kuraldır. Hukukun üstünlüğünü
savunacaksak bu tür abuk subuk yasaların TBMM'de yeri yoktur'' diye konuştu.
Kadına seçme ve seçilme hakkının verilişinin yıl dönümünün 5 Aralıkta
kutlandığını anımsatan Kılıçdaroğlu, bu hakkı kadınlara CHP'nin verdiğini
kaydetti. Kılıçdaroğlu, bu hakkın kadınların mücadelesi sonucu elde edilmediğini,
''devrimcilerin, CHP'lilerin, kurucu kadroların'' söz konusu yasayı çıkardığını
belirtti.
''76 yılın sonunda hala 4 milyon kadınımız okuma yazma bilmiyorsa bu
kadınlarımız seçme ve seçilme haklarını nasıl özgürce kullanabilecekler?'' diye
soran Kılıçdaroğlu, Antalya Kepez'de büyük ölçüde varoşlardan gelen kadınlarla
bir araya geldiğini, bir kadının ''sadece seçme hakkımızı kullanıyoruz, seçilme
hakkı sağlanmıyor'' dediğini aktardı.
Bu konuda en tutarlı partinin CHP olduğunu, kadın kotası uyguladıklarını
kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''O kadınlara söz verdim, buradan da Türkiye'deki bütün kadınlara söz
veriyorum: siyasette daha fazla yer alacaksınız ve siyasette güç olacaksınız. 4
milyon kadınımız okuma yazma öğrenmedi ama üniversite bitiren milyonlarca
kadınımız var. 81 ilin valisi içinde bir kadın bile yok. 439 Vali yardımcımız
var, kadın sayısı sadece 10, 852 kaymakamdan sadece 15'i kadın. Bunlar okumadılar
mı? Okudular, iyi eğitim aldılar. Nasıl oluyor da nüfusunun yarısını oluşturan
kadınlardan bir tek vali bile çıkmıyor. İlaç için bir kadın vali yok. Evini
yöneten kadın ili mi yönetemeyecek? Belediyeleri yöneten kadın ilçeyi
yönetemeyecek mi?''
Binlerce kadının şiddete uğradığını, sokak ortasında dövüldüğünü ve
öldürüldüğünü, ekonomik krizde işine en önce son verilenin kadın olduğunu öne
süren Kılıçdaroğlu, ''Kadınlara bir görev düşüyor. 'Hak verilmez alınır' diye bir
sloganımız var. Hakkı alacaksınız, almasını bileceksiniz. Bunun için mücadele
edeceksiniz. Mücadele yeriniz belli, bütün Türkiye'' diye konuştu.
Kadınların taleplerini güçle seslendirmeleri gerektiğini vurgulayan
Kılıçdaroğlu, ''Bir araya gelip güç olsunlar. Söz veriyorum: CHP her eylemlerinde
mutlaka kadınların yanında olacaktır'' dedi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açlığı, yoksulluğu çekenin evdeki kadın olduğunu
kaydederek, bu acıyı gidermenin yolunun makarna, bulgur vermekten geçmediğini
ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''CHP, kadınlara seçme ve seçilme hakkını vererek
birinci devrimi yaptı. İnşallah ikinci devrimi de yapacağız, kadının yoksulluğunu
tarihe gömeceğiz. Aile sigortasını getirerek onu bu toplumda onurlu bir birey
haline getireceğiz'' diye konuştu.
Kadının yoksulluğunu teşhir etmeyeceklerini, yoksul ailelere mensup
kadınların banka hesaplarına her ay asgari ücret kadar para yatıracaklarını
yineleyen Kılıçdaroğlu, ''Kadın ailede güçlü olacak. Kadını güçlü hale getirmek
CHP'lilerin boynunun borcudur'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın rektörle buluşmasını protesto eden öğrencilere yönelik
müdahaleye ilişkin olarak, ''O genç kızın polis copları altında tekme, tokat
dövülmesini ve onun fotoğraflarını acaba Recep Bey dünyaya nasıl anlatacak?''
dedi.
Başbakan Erdoğan'ın rektörle buluşmasını protesto eden, ''kimseyi
dövmeyen, taş atmayan, sadece yürüyüş yaparak seslerini duyurmak isteyen
gençlere, polisin biber gazı, cop ve tekmelerle saldırdığını'' ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Eksik olan tank, top ve tüfek. Onlar da olsa zaten tam savaş ilan
edilecek'' dedi.
AK Parti iktidarının ''ileri demokrasi'' sözünü ağzından düşürmediğini
ancak bu tavrın ileri demokrasi ile bağdaşmadığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle
devam etti:
''O genç kızın polis copları altında tekme, tokat dövülmesini ve onun
fotoğraflarını acaba Recep Bey dünyaya nasıl anlatacak? Bizim bildiğimiz
siyasetçi eleştiriye açık olan insandır. Siyasetçinin övgüden çok eleştiriye
ihtiyacı vardır. 'Doğrusu nedir, eğrisi nedir, toplumun tepkisi nedir, onu
öğreneyim' dersiniz. Hayır... Başbakan eleştirilemez, Başbakan'ı
eleştiremezsiniz. Başbakanı eleştirenler bu tür hareketlere katlanırlar. Zaten
bunun gereği de büyük bir ihtimalle Başbakan'ın talimatıyla oluyordur. Dönüp
sormamız lazım Sayın Başbakan'a, sen kimsin ki eleştirilemez noktaya kendini
oturtuyorsun?''
Anayasa'nın 34. maddesinin herkese önceden izin almadan silahsız ve
saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı tanıdığını ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Anayasal hakkını kullanan birisine böyle şiddet uygulanır mı?''
diye sordu. Kılıçdaroğlu, ''Bir de bunlar diyorlar ki 'bu memlekette Anayasa var,
bizde demokrasi var, hukukun üstünlüğü var'. Yok kardeşim burada üstünlerin
hukuku var, Recep Bey'in hukuku var. Recep Bey'in hukukuna da 'ileri demokrasi'
diyorlar bence 'coplu demokrasi' deseler daha iyi olur'' diye konuştu.
Protestoda bulunan gençlerden dördünün bugün TBMM'ye geldiğini ancak
içeri alınmadıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, ''Hani burası milletin Meclisiydi?
Hırsızlık yapsa içeri girer, bir sorun yok o zaman. Hayali ihracat yapsa AKP'den
milletvekili olur. Naylon fatura düzenlese bir de bakan olur. Ne yapmış bu
gençler Allah aşkına. Yürüyüş yapan genci zaten dövdün yeteri kadar şimdi de
Meclise sokmuyorlar. O gençlerin tamamına sahip çıkacağız, bunu Recep Bey de
izlesin'' şeklinde seslendi.
Bir grup engelli yurttaşın geçen hafta CHP Genel Merkezini ziyaret
ettiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, onları ''Yeni evinize, CHP'ye hoş geldiniz''
diye karşıladığını aktardı. Partisinin toplumun tüm kesimlerinin olduğu gibi
engelli yurttaşların da sorunlarının çözüm adresi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu,
''CHP'nin, birileri gibi söz verip sözünden cayanlardan olmadığını'' ifade
etti..
Geçen yasama yılında engellilere yönelik bir yasa çıkarıldığını, yasada
''7 yıl içinde kamu binaları, kamuya açık alanlar ile toplu taşıma araçları
özürlülerin kullanımına uygun hale getirilecektir'' şeklinde geçici madde
bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 7 yıllık sürenin 2005 yılında başladığını,
ancak aradan geçen süreye rağmen gerekli düzenlemelerin yapılmadığını söyledi.
Engellilerin istihdamı konusunda da hükümetin gerekli önlemleri
almadığını savunan Kılıçdaroğlu, kamuda engelli kadrolarının boş olduğunu ileri
sürdü.
Konuşmasında narenciye üreticilerinin sorunlarına da değinen
Kılıçdaroğlu, bu kesimin içinde bulunduğu tablonun iç açıcı olmadığını kaydetti.
Üreten ve ülkeye kazandıran narenciye üreticilerinin sorunlarının acilen
çözülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, üreticinin gelecek yıla umutla
bakabilmesi için ton destekleme fiyat istikrar fonunda, ton başına belirlenen
rakamın artması gerektiğini bildirdi.
Tarımsal destekleme programlarının finansmanının bütçe ve dış
kaynaklardan sağlanabileceğini, bunun yasa ile belirlendiğini aktaran
Kılıçdaroğlu, üretici derneklerine seslenerek, haklarının takipçisi olmalarını
istedi. Kılıçdaroğlu, ''Eğer sizi desteklemez, zararlarınızı karşılamazlarsa
Tarım Bakanlığı aleyhine tazminat davası açabilirsiniz. Hakkınızı arayın, hiç
meraklanmayın biz sizin arkanızda olacağız. Size destek vereceğiz'' dedi. (14:29)
