2011-03-30 - 16:50
Devlet Bakanı Faruk Çelik, HSYK'nın
kararnamesiyle ilgili olarak, ''Sürecin çok objektif ve hukuk çerçevesinde
yürüdüğü inancındayım'' dedi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, HSYK'nın
kararnamesiyle ilgili olarak, ''Sürecin çok objektif ve hukuk çerçevesinde
yürüdüğü inancındayım'' dedi.
Çelik, TBMM Kulisinde gazetecilerle sohbet ederken, HSYK'nın, özel
yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı
Vekilliğine atanmasıyla ilgili kararın siyasetin konusu olmadığını belirterek,
''HSYK'nın tasarrufu'' olduğunu kaydetti.
''Öz ile ilgili görev değişikliğinin süreci etkileyebileceği'' iddiaların
hatırlatılması üzerine Çelik, ''Biz sürecin hukuki olmasını istiyoruz. Kişiye
bağlı bir hukuki süreç olabilir mi? Siyasetçi hukuki süreç talebinde bulunur,
yoksa kişi şuymuş, savcı buymuş, onunla bağlantılı olduğu inancında değilim. Bu
bir süreç. Zekeriya Bey olmaz başka bir savcı ile süreç devam eder'' diye
konuştu.
Çelik, ''Kararda, Ahmet Şık'ın kitabıyla ilgili eleştiriler etkili olmuş
olabilir mi?'' sorusuna karşılık, şöyle konuştu:
''Zannetmiyorum. HSYK, Türk kamuoyunun gündeminden çıktı. Çalışmalarının
objektif kriterlere dayalı olduğu inancındayım. Sürecin çok objektif ve hukuk
çerçevesinde yürüdüğü inancındayım. Gerek savcılar gerek mahkemelerle ilgili...
Hukuk, yargı kendi alanında, kavuştuğu yeni dizayn ve yasalarla bence ciddi
şekilde normalleşme sürecine girmiş durumdadır. Kendi bünyesinde cereyan ettiği
kanısındayım. İktidar kanadının tamamı için söylüyorum; süreçle ilgili bilgi
sahibi olmadığı inancındayım. Görüştüğüm bakanların hiçbirisinin bilgisi yok.
Demek ki o erk kendi bünyesinde, kendi sürecini götürüyor. Doğrusu da olması
gereken de istenen de bu zaten.''
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Alevi açılımıyla
ilgili güzel bir noktaya gelindiğini söyledi.
Mecliste gazetecilerle sohbet eden Çelik, açılımla ilgili bugüne kadar
yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti. Çelik, ''Biz ne emanet
aldıysak taraflarla görüşerek bir noktaya getirdik. Sıfırlandı mı? Öyle bir şey
mümkün değil ama güzel bir noktaya geldiği inancındayım. Bu, Alevi kamuoyu tabanı
açısından da güzel bir nokta... Demokratikleşme, insan hakları açısından güzel
bir nokta. İyi bir noktaya doğru gidiyoruz'' diye konuştu.
Çelik, ''Beklentiler karşılandı mı? Cemevlerinin statüsü, zorunlu din
dersleri konusunda istekler vardı'' sorusuna, ''Aleviliğin teolojik ve hukuki
boyutu var. Bu bilinmeden konuşuluyor. Bu, Türkiye'nin gelecekteki birliği,
bütünlüğü açısından çok önemlidir. Hassasiyet içerisinde götürülen bir konudur ve
güzel bir noktaya da gelmiştir. Bana göre çözümü de sağlanmıştır. Ama bir iki
adım, belki seçimden sonra atılabilir'' karşılığını verdi.
Bakan Çelik, ''Bu adımlar ne olabilir'' sorusu üzerine, bugüne kadar
önemli adımlar atıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:
''20 ay içerisinde yaptığımız çalışmalar var; Diyanet İşleri Teşkilat
Yasasını çıkardık. Bunu bir kitap haline getirdik.
Yurtdışı Türkler diye bir başkanlık kurduk. Ülkenin geleceği ve dış
politikası, komşu, akraba ve dış Türkler açısından son derece önemlidir.
Yürürlüğe girdi, teşkilat kuruldu ve çalışmalara başlandı.
TİKA ile ilgili faaliyetleri hızlandırdık. TİKA, 5 kıtada daha da yaygın
hale gelecek.
Roman vatandaşlarla ilgili 8 bin 898 konutun yapımı devam ediyor. Ayrıca
Roman vatandaşlarla ilgili ayrımcılık ibareleri, yasadan çıkartıldı.
Alevi çalıştaylarıyla ilgili çalışmalar, kitap haline geldi. Bunlar ve
bunların ne anlam ifade etiğini kamuoyuna açıklayacağız.''
Çelik, ''Türkiye'de güzel şeylerin olduğunu'', ancak bunların
kendiliğinden olmadığını vurgulayarak, ''Bir Roman vatandaşın 'Ben milletvekili
adayıyım' demesi, bu iktidar ve bu çalışmalar neticesinde olan bir hadisesidir.
Ayrımcılık ifadelerinin yasalardan çıkarılması, özgüveni getirdi. Türkiye'nin
muhtelif yerlerinden Romanlar partilerden aday oluyor'' dedi.
(16.50)
kararnamesiyle ilgili olarak, ''Sürecin çok objektif ve hukuk çerçevesinde
yürüdüğü inancındayım'' dedi.
Çelik, TBMM Kulisinde gazetecilerle sohbet ederken, HSYK'nın, özel
yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı
Vekilliğine atanmasıyla ilgili kararın siyasetin konusu olmadığını belirterek,
''HSYK'nın tasarrufu'' olduğunu kaydetti.
''Öz ile ilgili görev değişikliğinin süreci etkileyebileceği'' iddiaların
hatırlatılması üzerine Çelik, ''Biz sürecin hukuki olmasını istiyoruz. Kişiye
bağlı bir hukuki süreç olabilir mi? Siyasetçi hukuki süreç talebinde bulunur,
yoksa kişi şuymuş, savcı buymuş, onunla bağlantılı olduğu inancında değilim. Bu
bir süreç. Zekeriya Bey olmaz başka bir savcı ile süreç devam eder'' diye
konuştu.
Çelik, ''Kararda, Ahmet Şık'ın kitabıyla ilgili eleştiriler etkili olmuş
olabilir mi?'' sorusuna karşılık, şöyle konuştu:
''Zannetmiyorum. HSYK, Türk kamuoyunun gündeminden çıktı. Çalışmalarının
objektif kriterlere dayalı olduğu inancındayım. Sürecin çok objektif ve hukuk
çerçevesinde yürüdüğü inancındayım. Gerek savcılar gerek mahkemelerle ilgili...
Hukuk, yargı kendi alanında, kavuştuğu yeni dizayn ve yasalarla bence ciddi
şekilde normalleşme sürecine girmiş durumdadır. Kendi bünyesinde cereyan ettiği
kanısındayım. İktidar kanadının tamamı için söylüyorum; süreçle ilgili bilgi
sahibi olmadığı inancındayım. Görüştüğüm bakanların hiçbirisinin bilgisi yok.
Demek ki o erk kendi bünyesinde, kendi sürecini götürüyor. Doğrusu da olması
gereken de istenen de bu zaten.''
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Alevi açılımıyla
ilgili güzel bir noktaya gelindiğini söyledi.
Mecliste gazetecilerle sohbet eden Çelik, açılımla ilgili bugüne kadar
yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti. Çelik, ''Biz ne emanet
aldıysak taraflarla görüşerek bir noktaya getirdik. Sıfırlandı mı? Öyle bir şey
mümkün değil ama güzel bir noktaya geldiği inancındayım. Bu, Alevi kamuoyu tabanı
açısından da güzel bir nokta... Demokratikleşme, insan hakları açısından güzel
bir nokta. İyi bir noktaya doğru gidiyoruz'' diye konuştu.
Çelik, ''Beklentiler karşılandı mı? Cemevlerinin statüsü, zorunlu din
dersleri konusunda istekler vardı'' sorusuna, ''Aleviliğin teolojik ve hukuki
boyutu var. Bu bilinmeden konuşuluyor. Bu, Türkiye'nin gelecekteki birliği,
bütünlüğü açısından çok önemlidir. Hassasiyet içerisinde götürülen bir konudur ve
güzel bir noktaya da gelmiştir. Bana göre çözümü de sağlanmıştır. Ama bir iki
adım, belki seçimden sonra atılabilir'' karşılığını verdi.
Bakan Çelik, ''Bu adımlar ne olabilir'' sorusu üzerine, bugüne kadar
önemli adımlar atıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:
''20 ay içerisinde yaptığımız çalışmalar var; Diyanet İşleri Teşkilat
Yasasını çıkardık. Bunu bir kitap haline getirdik.
Yurtdışı Türkler diye bir başkanlık kurduk. Ülkenin geleceği ve dış
politikası, komşu, akraba ve dış Türkler açısından son derece önemlidir.
Yürürlüğe girdi, teşkilat kuruldu ve çalışmalara başlandı.
TİKA ile ilgili faaliyetleri hızlandırdık. TİKA, 5 kıtada daha da yaygın
hale gelecek.
Roman vatandaşlarla ilgili 8 bin 898 konutun yapımı devam ediyor. Ayrıca
Roman vatandaşlarla ilgili ayrımcılık ibareleri, yasadan çıkartıldı.
Alevi çalıştaylarıyla ilgili çalışmalar, kitap haline geldi. Bunlar ve
bunların ne anlam ifade etiğini kamuoyuna açıklayacağız.''
Çelik, ''Türkiye'de güzel şeylerin olduğunu'', ancak bunların
kendiliğinden olmadığını vurgulayarak, ''Bir Roman vatandaşın 'Ben milletvekili
adayıyım' demesi, bu iktidar ve bu çalışmalar neticesinde olan bir hadisesidir.
Ayrımcılık ifadelerinin yasalardan çıkarılması, özgüveni getirdi. Türkiye'nin
muhtelif yerlerinden Romanlar partilerden aday oluyor'' dedi.
(16.50)
