2006-12-21 - 11:40
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "TÜRKİYE BİLİMİN YUVASI MEDENİYETLERİN EV SAHİBİDİR"
TÜBİTAK'ın ''2006 Yılı Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri'' törenine katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç, burada yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin şu anda ihtiyacı olan en önemli şey bilimsel gelişmedir." dedi.
TÜBİTAK'ın ''2006 Yılı Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri'' düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Törende yaptığı konuşmada, Bilimin bir çok ülkenin kaderini değiştirdiğini, yeni yollar ve ufuklar açtığını belirten TBMM Başkanı Arınç, bilim adamlarının da tüm insanlığın yolunu aydınlatan fenerler olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Arınç, ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin teknoloji ve bilim alanındaki başarılarıyla ölçüldüğünü ancak Türkiye'nin bu alanda istenilen noktada olmadığını belirtti.

Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü,

"Oysa bu konuda ihtiyacımız olan bir çok şeye sahibiz. Burada da örnekleri bulunan değerli bilim adamlarına, üniversitelere ve bilimsel gelişmeye çok önem veren bir hükümete sahibiz. Bu durumda dünya ölçeğinde buluşlar yapmamız, bilimsel tezler üretmemiz gerekir. Türkiye ancak bu şekilde ayakta durabilir."

Günümüz dünya siyasetinde etkin olan bir çok ülkenin en önemli kozunun bilimsel gelişmişlik olduğunu ifade eden Arınç, "Bu ülkelerin siyasetçileri arkalarındaki büyük bilgi birikimine ve bilimsel güce güvenerek hareket ediyorlar. Biz siyasetçilerin ülkemizi tüm dünyada temsil ederken görmek istediği şey, güçlü bir bilim kadrosudur." dedi.

TÜRKİYE BİLİMİN YUVASI MEDENİYETLERİN EV SAHİBİDİR

TBMM Başkanı Arınç, TÜBİTAK'in ''2006 Yılı Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri'' töreninde yaptığı konuşmada "Üniversitelerimizin dünyadaki bilimsel araştırmalarda en üst sıralara çıktığını, bilim adamlarımızın makalelerinin dünyanın en önemli yayınlarında yer aldığını görmek bize en büyük gücü verecektir. Bilimin siyasetten uzak ama siyasete güç veren hatta yön veren bir konumda bulunarak yolumuzu aydınlatmasını arzu ediyoruz." Dedi.

Türkiye'nin bunu hak ettiğini belirten Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü; "Türkiye bilimin yuvası medeniyetlerin ev sahibidir. Tarihimizde İbn-i Sinalar, Farabiler, Ali Kuşçular ve daha niceleri altın harflerle anılmaktadır. Bu isimler dünya bilim tarihine mal olmuşlardır. Şimdi yeni İbn-i Sinalara, Farabilere, Ali Kuşçulara ihtiyacımız var. Dünya Türkiye'nin yetiştirdiği bilim adamlarını konuşmalıdır."

Bunun için de başarının ödüllendirilmesinin ve teşvik edilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Arınç, TÜBİTAK'ın her yıl bilim, hizmet ve teşvik alanlarında verdiği ödüllerin bilim adamlarının özendirilmesi açısından çok anlamlı olduğunu söyledi.

NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ..

Nobel Edebiyat Ödülü alan Orhan Pamuk'un tüm dünyada Türkiye'nin ve Türkçe'nin tanınmasına çok büyük katkılarda bulunduğunu belirten Arınç, "Bu büyük başarı hepimizi sevindirmiş, gururlandırmıştır. Şimdi sıra sizlerdedir. Sizlerin de Nobel Fizik Ödülü'nü, tıp ödülünü, kimya ödülünü ülkemize getirmesini arzu ediyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Bu gururu bir kez de sizler bize yaşatın. Meclisimiz tüm gücüyle arkanızdadır." Dedi.


TBMM ONUR ÖDÜLÜ..

TBMM'nin, başarıyı ödüllendirmeyi kurumsallaştırdığını belirten Arınç, Meclis tarafından verilen ödüllerden en büyüğünün TBMM Onur Ödülü olduğunu ve bu ödülün de dünyaca tanınmış bilim adamı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'e verildiğini söyledi.
Yaşargil'in insanlık için, ülkemiz için yaptığı üstün hizmetler nedeniyle bu ödülü aldığını belirten Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü;

"İkinci ödülümüz de, şehirlerinde eğitim ve sosyal alanlarda hizmetlerde bulunmuş kişilere verilmektedir. Bu yıl 27 kişi Meclisimizden Üstün Hizmet Ödülü almıştır. Önümüzdeki Mart ayında yeni hayırseverlere ödüllerini vereceğiz."

Türkiye'nin yaşadığı değişimin merkezinde yer alan Meclisin, bilim alanında yapılan tüm çalışmaları desteklediğini ifade eden TBMM Başkanı Arınç, "Bilim ve teknolojiye gereken önemi vermeyen toplumların gelecekten beklentilerinin de olmayacağının bilincindeyiz." dedi.


-''HİÇ BİR ŞEY BURADA OLMAYA ENGEL DEĞİL''-

Ödülleri kazananları candan tebrik ettiğini dile getiren Arınç, şunları kaydetti:

''Gerçekten yaşları genç, yaptıkları araştırmalar çok önemli ve hala büyük bir azim içerisindeler. Görüyorum ki, bu ödülü alanların yakınları, aileleri,
dostları belki kardeşleri, belki büyük anneleri, babaları buradalar. Bundan ülke olarak, millet olarak büyük bir gurur duyuyoruz. Ben istiyorum ki, bu gururu herkes yürekten paylaşmalıdır. Cumhurbaşkanından, sokaktaki insanına kadar herkes bugün burada, bu ödülü alanlarla birlikte olmalıdır ve onları candan alkışlamalıdır. Onlarla gurur duymalıdır. Bu konuda biraz eksik olduğumuzu görüyorum. Şu anda TBMM'de Bütçe görüşmeleri devam ediyor. Bunu anlayışla karşılamak mümkün, ama hiç bir şey buradaki törende, bu değerli bilim adamlarımızla birlikte olmaya engel değil...''

-''KİM BİLİR HANGİ TOPLANTILARA KOŞUYORLAR?''-

Böyle bir törene davet edilmenin ötesinde, ''duysa dahi hemen koşup geleceğini'' belirten Arınç, ''Ve herkese de bunu tavsiye ederim. Başka neyle gururlanacağız, başka neyle önümüzü göreceğiz, başka neyle ileriye güvenle bakacağız? Kim bilir kimler hangi toplantılara koşarak gidiyorlar. TÜBİTAK ödül törenlerinin bundan bir eksikliği mi var, geri kalmışlığı mı var? Bundan daha büyük bir ödül olabilir mi?'' diye konuştu.

Arınç, ''Dünyaya ışık tutmuş bir medeniyetin çocuklarına, bugün kazandığı başarılar nedeniyle ödül verilirken, burada olmamak acaba hangi duygunun esiri olmaktır? Doğrusu bunu anlayabilmiş değilim, üzüntü duyuyorum ama sizlerin varlığı, bunu hafifletiyor'' dedi.

-''BURADA OLMAYANLARI TEMSİL EDİYORUM''-

Gazetecilerin kendisine ''sine-i millet'' tartışmalarıyla ilgili soru sorduklarını anımsatan Arınç, şunları söyledi:

''Onların işi bu. Bilimsel bir ödül törenine geliyorum, yetişmek niyetindeyim, karşımıza çıkan soru bu. Sine-i milletten kasıtları, siyasi bir
olaydır. Gönlümden geçen şudur; sine-i millet burasıdır. Milletin sinesi bu bilimsel toplantıda, yüreği bilim aşkıyla, sevgisiyle dolu olan insanların
bulunduğu TÜBİTAK toplantısıdır. Siyasi tartışmaları bir kenara koyalım, ama gerçek buradadır ve burada olmayanlar adına size şu teselliyi söylemek istiyorum; ben hepsini temsil ediyorum, olmayanların hepsini, Türk milleti adına, TBMM adına, milletimizin temsilcisi olan o kurum adına ben temsil ediyorum. Yokluklarından dolayı bunları söylemek istiyorum.''

TBMM Başkanı Arınç konuşmasını Astronomi alanında yaptığı çalışmalarla bilim dünyasına öncü olmuş Uluğbey'in şu sözleriyle noktalamak istediğini belirtti; "İlmin hükümran olduğu bir ülkenin ferdi olmayı hükümdar olmaya tercih ederim."