2013-06-13 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.CHP İstanbul Milletvekili Sebahat Akkiray, TBMM Genel Kurulu kürsüsüne, üzerinde "çapulcu" yazan tişörtle çıktı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Türkiye'de meydana gelen olaylarla ilgili "diktatör Erdoğan, Türk Baharı" gibi söylemlerin akıl tutulmasıyla açıklanabileceğini kaydetti.
Yaşanan olayları Arapa Baharı ile kıyaslamanın ancak "cahillik ve art niyetle" ifade edilebileceğini belirten İşler, Arap baharı ile Türkiye'de yaşananların toplumsal dinamiklerinin birbiriyle ilgisi olmadığını belirtti.
Ana muhalefet ve faiz lobisinin, başlayan olayları "ganimet bulmucasına sahiplendiğini" söyleyen İşler, "Mesele 'bizim payımızı küçültüp milletin payını nasıl büyütürsünüz' meselesidir" ifadesini kullandı.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, İşler'in göstericeleri "cahillikle suçladığını" savunarak, şunları kaydetti.
"Yıl 2005; Başbakan 'değişerek geliştim' diyor. Milletvekilleri alkışlıyor. Yıl 2013; 'kusura bakmayın bu Tayyip Erdoğan değişmez' diyor. Milletvekilleri yine alkışlıyor. İşte cahillik bu.
'Başbakanımız yakıp yıkanları muhatap almaz, onlarla görüşmez' diyor Hüseyin Çelik. Abdullah Öcalan ile görüşüyorsun da Taksim'deki eylemcilerle mi görüşmüyorsun? Abdullah Öcalan, çevre koruma derneği başkanı mı? Cahilik toplumsal olayları görmemektir. Çapulçu diye insanları küçümsemektir. Polisimle ezerim zorbalığımla geçerim demektir."
CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiray, Sivas katliamının sanıklarından birine Alman vatandaşlığı verildiğini belirterek, Almanya'yı kınadığını ifade etti.
Alevilerin eşit vatandaş olmak; ödedikleri vergilerin karşılığını almak; ibadethanelerini seçmek istediklerini dile getiren Akkiray, "Oysa iktidarlar Alevilere hala camiyi gösteriyor" dedi.
Akkiray, 3. köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesini eleştirdi.
Akkiray, kürsüye üzerinde "Çapulcu" yazan tişortle çıkarak, "Buradan tüm çapulculara selam ediyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, seçim ve partiler sisteminin yol açtığı sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Grup önerisi üzerinde BDP adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, yeni anayasa konusunda 4 partinin ortaklaşamayacağının ortaya çıkmış olmasına rağmen, iktidar tarafından, anlaşabileceği partilerle birlikte yeni bir düzenleme getirilmediğini söyledi.
PKK'nın geri çekilmesinin ardından hükümetin demokratikleşme reforlarını yapmak için elinde bir bahane bulunmadığını belirten Tan, İmralı ile görüşmelerinin başlamasından bu yana 5,5 ay geçtiğini; elle tutulur, gözle görülür ciddi hiçbir çalışmanın yapılmadığını öne sürdü.
"Neyi bekliyorsunuz? Ankara'da vapur mu bekliyorsunuz?" diye soran Tan, Meclis'in yazın da çalışması gerektiğini söyledi.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, AK Parti'nin sorun çözen, katılımcı, demokratik ve çoğulcu bir yönetim anlayışını esas aldığını ifade etti.
AK Parti'nin milletin iradesini ve rehberliğini esas aldığını belirten Başer, "AK Parti, toplumsal merkez ile siyasi merkezi, millet ile devleti bir araya getirmiş ve toplumsal barışı sağlamış bir partidir" diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, BDP'nin, partilerin kapatılmasını zorlaştıran anayasa değişikliği maddesine destek verdiğini belirterek, AK Parti'ye yönelik, "Ya çarık çürüklerinize sahip çıkın ya da sözünüze sahip çıkın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, "Kaplan'ı kınıyorum. Değişikliğe beş kişi ile değil tüm partiyle destek verseydiniz. Milletvekillerinin çarık, çürük gibi nitelendirilmesini yadırgadım" diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Gezi Parkı odaklı eylemlerle ilgili olarak, insanların, özgürlüğün yok olmasına; şiddete; 3. köprüye; yargının ele geçirilmesine; düzmece iddianamelere tepki gösterdiklerini belirterek, "Bu aslıda bir öfke birikiminin patlamasıdır" dedi.
Oyan, "Sizin yaptığınız en iyi şey, halka özgüvenini kazandırmak oldu. Selam olsun zorbalığa direnenlere" ifadelerini kullandı.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, gece geç saatlerde çalışanan tencere ve tavanın insanları rahatsız ettiğini, bu insanların haklarının burada savunulmadığını ifade etti.
Kendisinin de Dikmen Caddesi üzerinde oturduğunu belirten Özel, oğlunun bu hafta sonu sınava gireceğini ve bu seslerden dolayı derslerine çalışamadığını anlattı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisinin görüşmelerinde tartışmalar yaşandı.
Öneri üzerinde CHP Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Gezi Parkı olaylarının ilk başlamasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yatıştırıcı bir üslup kullanmadığını öne sürdü.
Olayların artık arzu edilmeyen noktalara geldiğini ve tahribatın ağır olduğunu ifade eden Seçer, Başbakan Erdoğan'ın, yaptığı konuşmalarla, olayları provoke ettiğini savundu.
Başbakan'ın "Oralar sidik kokuyor" dediğini aktaran Seçer, "Bu üslup bir Başbakan'a yakışıyor mu? Bu üslup insanları kavgaya götürür" dedi.
Gezi Parkı olaylarında basının da iyi bir sınav veremediğini ifade eden Seçer, "Çevreciyim" diyen Başbakan'ın, Türkiye'de iki nükleer santral yapılması ile AOÇ'ye Başkanlık sarayı yapılması projelerine imza attığını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Üç ağacı korumak adına üç yiğidin canını vermesi gerekir miydi? Lütfen kıştırtıcılık yapmayalım. Herkes vermesi gerektiği mesajı vermiştir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "(IMF'ye borcu ödedik) diyorsunuz. 2006 yılında borç aldınız. Kendi aldığı borcu ödediği için ne zamandan beri toplumdan aferin bekleniyor" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, "Madem kötüydü, neden 57. hükümetin uyguladığı ekonomik programı üç yıl sürdürdünüz?" diye sordu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan'ın yaptığı bazı görüşmeleri eleştirerek, "Hülya Avşar da gitmiş, Rihanna ile ne zaman görüşecek, merak etmeye başladı toplum. Bunun bir adabı vardır" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın "Oralar sidik kokuyor" dediğini belirten Kaplan, "Bir Başbakan'ın ağzından çıkacak söz mü bu? Bu dili kabul etmiyoruz. Bu, barışın, sağduyunun dili değil. Başbakan, işçilerle beraber çöp toplayan bu insanlardan özür dilemelidir" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan'ın Avrupa Parlamentosu kararıyla ilgili yaptığı açıklamaları anımsatan Kaplan, "AB Bakanlığını kapatın" görüşünü savundu.
AB Bakanı Egemen Bağış, sataşma nedeniyle söz alarak, bugün AB Parlamentosunun aldığı karara ilişkin yaptıkları açıklamayı anımsattı ve "Gördük ki saçmalama özgürlüğünün doyasıya kullanıldığı tek yer AP değil, başka yerlerde de oluyormuş" dedi.
Bağış, AB'nin en güçlü devletinin Türkiye, en karizmatik liderinin de Başbakan Erdoğan olduğunu ifade etti.
Bağış, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na burada laf uzatmak ne bu parlamentoda ne Avrupa Parlamentosu'nda kimsenin haddi değildir. Hepsinin cevabı vardır" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili İnce, Başbakan Erdoğan'ın AB ile ilgili açıklamalarını anımsatarak, "1994'de AB'yi tanımıyorsunuz, 2005 bayram yapıyorsunuz, 2013'te tekrar tanımıyorsunuz. Hangisi gerçek?" diye sordu.
BDP'li Kaplan, yeniden söz alarak, "Saçmalayanlar kimler biliyor musunuz? Vatandaşa çapulcu diyen, arkasında nefret söylemini kullanan, yalan dolan ne varsa kusan ve karşısındaki yüzde 50'yi hasım ve düşman olarak gören zihniyettir" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da sataşma nedeniyle söz alarak, İnce'nin "tornistan etme" konusunda adını zikrettiğini anımsattı. Bahçekapılı, "Biz, hep birlikte imzaladığımız milletvekilliği yasa teklifimizden tornistan etmedik. Dün çark etme konusunda Kılıçdaroğlu için 'tek geçerim' demiştim. Seni de kupona yazıyorum sayın İnce" dedi.
İnce de söz alarak, şunları kaydetti:
"Grup Başkanvekilleri bazen özgür iradeleriyle hareket edemezler, bunu siz de biliyorsunuz. Kesinlikle o tekliften çark etmemeliydik. Bunu millete anlatmalıydık, size ilk kez katılıyorum. Ancak çark etmek nedir? Bir dünya görüşüne sahipken, o görüşü bırakıp, taban tabana zıt bir görüşü savunmak bence en büyük çark etmektir. Ben 1979'da duvara 'Karaoğlan Ecevit' yazmıştım, 49 yaşındayım hala CHP yazarım."
Bahçekapılı, "Bana buradan zaman zaman 'dönek, çark etti' dediler. İstediklerini söylesinler. Hiç umurumda değil, kızmıyorum, alınmıyorum. Bulunduğum yerden çok memnunum. Burası çok güzel, buradaki dünya görüşleri çok güzel. Biz Türkiyeyiz ve buradayız. Başka bir şey bulun kendinize" karşılığını verdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, Taksim Gezi Parkı olaylarına değinerek, "10 gündür birbirimizi yiyoruz. Günlerdir Başbakan'a neler söylendi, hakaret edildi. Biriniz çıkıp da 'bu nasıl bir üslup' demedi, kınama mesajı gelmedi. Partili bir gelinimiz 6 aylık bebeğinin yanında dövüldü, afedersiniz, üzerine idrar yapıldı. Bununla ilgli kalkıp özür dilediniz mi?" dedi.
Turan, CHP'nin zamanında eski Başbakanlardan Adnan Menderes ve eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal için de "diktatör" dediğini ifade ederek, "Eğer Sayın Başbakan diktatör olsaydı, dün o insanlarla konuşur muydu? Ya diktatörlüğü bilmiyorsunuz ya da sahtekarsınız" diye konuştu.
Protestolara ilişkin bazı fotoğraflar gösteren Turan, "AK Parti'ye demediğini bırakmayan bir milletvekiliniz var. Ne dediyse iki katını ona gönderiyoruz. Sorumsuz, densiz ve haysiyetsiz bir vekiliniz 'Türkiye'nin Başbakanı katliam emrini verdi' dedi" şeklinde konuştu.
Turan, CHP'ye, "artık hatalarınızla yüzleşin" diye seslendi.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Londra polisinin davranışını örnek gösteriyorsunuz ama Londra polisi kimsenin gözüne gaz sıkmıyor. Eğer İngiltere'yi örnek alıyorsanız, orada bir asker öldü diye Başbakanları tatilini kesti geldi, bizim Başbakan ise yurtdışına gitti" dedi.
İnce, başörtülü kadına o olayı yapan kişilere sadece çapulcu denilmemesi, en ağır hakaretlere layık olduğunu belirterek, "Ben o olayı senden daha fazla kınarım" diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Turan'ın başörtülü kadınla ilgili sustuklarını söylediğini kaydederek, "Gezi meydanında başörtülü kardeşlerimiz var, orada cuma namazı kılındı. Sapla samanı karıştırmayın. Antakya, Ankara, Taksim'deki saldırılarda binlerce insan yaralandı ama siz bunları eleştirmediniz. O başörtülü kardeşimiz için nasıl bir adaletli duruş sergiliyorsak, sizden de aynı duyarlılığı bekliyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da başörtülü o kadına yapılan söz konusu hareketi şiddet ve nefretle kınadıklarını kaydetti.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, MHP'nin, emeklilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de kabul edilmedi.
AB Bakanı, Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa'nın en güçlü ve reformcu devletinin Türkiye olduğunu ve şu anda dünyanın en önde gelen liderlerinden birisinin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirterek, "Sayın Başbakan'ın karizmasını kıskananlar olabilir ama yapabileceğiniz bir şey yok. Nazar etme ne olur, çalış belki senin de olur" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan protesto olaylarına değindi. Kendisinin de aralarında bulunduğu bazı milletvekillerine küfür edildiğini ifade eden Öztürk, "Bunları neden kınamıyorsunuz?" diye konuştu.
Öztürk, 5 günde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkanı Obama'ya 'dostum' dediği, stratejik ortak ABD'den 5 uyarı geldiğini belirterek, Avrupa Parlamentosu'nun olaylar ile ilgili aldığı kararı okudu.
Bakan Bağış, CHP'yi hiç bir zaman olayların sevk ve yönlendiricisi olarak görmediklerini belirterek, "CHP, bu gösterilerin içinde figürandır. CHP'li milletvekillerinin bizzat katıldığı eylemlerde güvenlik görevlilerine ana avrat küfrettiklerini bütün ulusal kanallar gösterdi" dedi.
Meydanlara çıkan gençlerin, adam gibi bir muhalefet olmadığı için sokaklara çıktıklarını ve muhalefet görevini kendilerinin yaptığını ifade eden Bağış, "Swoboda'yı, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapacağı görüşmeyi iptal etmesiyle tanıyoruz. Swobodan, 'Başbakan'a katil diyen bir genel başkanla görüşmem' dedi" diye konuştu.
Bağış, Türk polisinin son 12 gün içerisinde can siperane şekilde vatandaşların güvenliğini korumak için muazzam bir çaba içerisinde olduğunu belirterek, hata yapanlar varsa onlarla ilgili araştırmaların yapıldığını ve bunun sonunda da 3 polisin görevden el çektirildiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'yi diyaloğa davet ettiğini anımsatan Bağış, Başbakan Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın olaylarla ilgili görüşmeler yaptığını kaydetti.
"Yunanistan ve Londra gösterilerde, Paris'teki ayaklanmalarda o ülkelerin güvenlik güçleri karanfil dağıtmadı ama bizimkiler karanfil bile dağıttı" diyen Bağış, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak adına hassasiyet gösteren güvenlik güçlerinin hepsinin itham altında bırakılmamasını istedi.
Egemen Bağış, Türkiye'nin, AB standartlarının üzerinde Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş, ileri, medeniyet seviyesine çıkmak için gerekli reformları atmak konusunda kararları olduğunu belirterek, kendisinin de katılacağı 4 bakanın Reform İzleme Grubu toplantısını gerçekleştireceğini söyledi.
Demokrasiyi güçlendirmeye çalıştıklarını ifade eden Bağış, AK Parti'nin hiçbir üyesinin bugüne kadar darbe çığırtkanlığı yapmadığını kaydetti. Bağış, "Sizler darbecilerin kurduğu Meclislerin üyeleri olarak gelip burada bize demokrasi dersi vermeye kalkmayın" dedi.
Bağış, tüm illerin Almanya'nın otoban, İsveç'in insan hakları standartlarını yakalamasının en önemli hedefleri olduğunu ifade ederek, "Sonuçta biz de AB'ye üye olmama gibi bir tercihte de bulunabiliriz. Bunun kararını millet verecektir. Sizin göbeğini kaşıyan, o hor gördüğünüz millet bu kararı verecektir. Avrupa Parlamentosu'nun bu kararı ancak CHP'ye malzeme olur" diye konuştu.
Avrupa'nın en güçlü ve reformcu devletinin Türkiye olduğunu belirten Bağış, "Şu anda dünyanın en önde gelen liderlerinden birisi Sayın Başbakan'dır" dedi.
Egemen Bağış, bazı batılı medya kuruluşlarının reklam dahi almadan saatlerce Taksim'e ilişkin yayın yapmalarının herkesi düşündürmesi gerektiğine işaret ederek, "Körfez Savaşı'ndan bu yana hiçbir konuda böyle yayın yapmayan, Suriye'de her gün yüzlerce insanın ölmesini haber yapmayan Batı medyası, Türkiye'nin çok büyük bir hassasiyetle üzerinde durduğu bu süreci, sanki Türkiye'de çok kötü şeyler oluyormuş gibi göstermektedir. Sayın Başbakan'ın karizmasını kıskananlar olabilir ama yapabileceğiniz bir şey yok. Nazar etme ne olur çalış belki seninde olur" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, daha sonra çalışma süresinin sonuna gelindiğini belirterek, 18 Haziran Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Türkiye'de meydana gelen olaylarla ilgili "diktatör Erdoğan, Türk Baharı" gibi söylemlerin akıl tutulmasıyla açıklanabileceğini kaydetti.
Yaşanan olayları Arapa Baharı ile kıyaslamanın ancak "cahillik ve art niyetle" ifade edilebileceğini belirten İşler, Arap baharı ile Türkiye'de yaşananların toplumsal dinamiklerinin birbiriyle ilgisi olmadığını belirtti.
Ana muhalefet ve faiz lobisinin, başlayan olayları "ganimet bulmucasına sahiplendiğini" söyleyen İşler, "Mesele 'bizim payımızı küçültüp milletin payını nasıl büyütürsünüz' meselesidir" ifadesini kullandı.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, İşler'in göstericeleri "cahillikle suçladığını" savunarak, şunları kaydetti.
"Yıl 2005; Başbakan 'değişerek geliştim' diyor. Milletvekilleri alkışlıyor. Yıl 2013; 'kusura bakmayın bu Tayyip Erdoğan değişmez' diyor. Milletvekilleri yine alkışlıyor. İşte cahillik bu.
'Başbakanımız yakıp yıkanları muhatap almaz, onlarla görüşmez' diyor Hüseyin Çelik. Abdullah Öcalan ile görüşüyorsun da Taksim'deki eylemcilerle mi görüşmüyorsun? Abdullah Öcalan, çevre koruma derneği başkanı mı? Cahilik toplumsal olayları görmemektir. Çapulçu diye insanları küçümsemektir. Polisimle ezerim zorbalığımla geçerim demektir."
CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiray, Sivas katliamının sanıklarından birine Alman vatandaşlığı verildiğini belirterek, Almanya'yı kınadığını ifade etti.
Alevilerin eşit vatandaş olmak; ödedikleri vergilerin karşılığını almak; ibadethanelerini seçmek istediklerini dile getiren Akkiray, "Oysa iktidarlar Alevilere hala camiyi gösteriyor" dedi.
Akkiray, 3. köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesini eleştirdi.
Akkiray, kürsüye üzerinde "Çapulcu" yazan tişortle çıkarak, "Buradan tüm çapulculara selam ediyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, seçim ve partiler sisteminin yol açtığı sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Grup önerisi üzerinde BDP adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, yeni anayasa konusunda 4 partinin ortaklaşamayacağının ortaya çıkmış olmasına rağmen, iktidar tarafından, anlaşabileceği partilerle birlikte yeni bir düzenleme getirilmediğini söyledi.
PKK'nın geri çekilmesinin ardından hükümetin demokratikleşme reforlarını yapmak için elinde bir bahane bulunmadığını belirten Tan, İmralı ile görüşmelerinin başlamasından bu yana 5,5 ay geçtiğini; elle tutulur, gözle görülür ciddi hiçbir çalışmanın yapılmadığını öne sürdü.
"Neyi bekliyorsunuz? Ankara'da vapur mu bekliyorsunuz?" diye soran Tan, Meclis'in yazın da çalışması gerektiğini söyledi.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, AK Parti'nin sorun çözen, katılımcı, demokratik ve çoğulcu bir yönetim anlayışını esas aldığını ifade etti.
AK Parti'nin milletin iradesini ve rehberliğini esas aldığını belirten Başer, "AK Parti, toplumsal merkez ile siyasi merkezi, millet ile devleti bir araya getirmiş ve toplumsal barışı sağlamış bir partidir" diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, BDP'nin, partilerin kapatılmasını zorlaştıran anayasa değişikliği maddesine destek verdiğini belirterek, AK Parti'ye yönelik, "Ya çarık çürüklerinize sahip çıkın ya da sözünüze sahip çıkın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, "Kaplan'ı kınıyorum. Değişikliğe beş kişi ile değil tüm partiyle destek verseydiniz. Milletvekillerinin çarık, çürük gibi nitelendirilmesini yadırgadım" diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Gezi Parkı odaklı eylemlerle ilgili olarak, insanların, özgürlüğün yok olmasına; şiddete; 3. köprüye; yargının ele geçirilmesine; düzmece iddianamelere tepki gösterdiklerini belirterek, "Bu aslıda bir öfke birikiminin patlamasıdır" dedi.
Oyan, "Sizin yaptığınız en iyi şey, halka özgüvenini kazandırmak oldu. Selam olsun zorbalığa direnenlere" ifadelerini kullandı.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, gece geç saatlerde çalışanan tencere ve tavanın insanları rahatsız ettiğini, bu insanların haklarının burada savunulmadığını ifade etti.
Kendisinin de Dikmen Caddesi üzerinde oturduğunu belirten Özel, oğlunun bu hafta sonu sınava gireceğini ve bu seslerden dolayı derslerine çalışamadığını anlattı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisinin görüşmelerinde tartışmalar yaşandı.
Öneri üzerinde CHP Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Gezi Parkı olaylarının ilk başlamasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yatıştırıcı bir üslup kullanmadığını öne sürdü.
Olayların artık arzu edilmeyen noktalara geldiğini ve tahribatın ağır olduğunu ifade eden Seçer, Başbakan Erdoğan'ın, yaptığı konuşmalarla, olayları provoke ettiğini savundu.
Başbakan'ın "Oralar sidik kokuyor" dediğini aktaran Seçer, "Bu üslup bir Başbakan'a yakışıyor mu? Bu üslup insanları kavgaya götürür" dedi.
Gezi Parkı olaylarında basının da iyi bir sınav veremediğini ifade eden Seçer, "Çevreciyim" diyen Başbakan'ın, Türkiye'de iki nükleer santral yapılması ile AOÇ'ye Başkanlık sarayı yapılması projelerine imza attığını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Üç ağacı korumak adına üç yiğidin canını vermesi gerekir miydi? Lütfen kıştırtıcılık yapmayalım. Herkes vermesi gerektiği mesajı vermiştir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "(IMF'ye borcu ödedik) diyorsunuz. 2006 yılında borç aldınız. Kendi aldığı borcu ödediği için ne zamandan beri toplumdan aferin bekleniyor" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, "Madem kötüydü, neden 57. hükümetin uyguladığı ekonomik programı üç yıl sürdürdünüz?" diye sordu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan'ın yaptığı bazı görüşmeleri eleştirerek, "Hülya Avşar da gitmiş, Rihanna ile ne zaman görüşecek, merak etmeye başladı toplum. Bunun bir adabı vardır" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın "Oralar sidik kokuyor" dediğini belirten Kaplan, "Bir Başbakan'ın ağzından çıkacak söz mü bu? Bu dili kabul etmiyoruz. Bu, barışın, sağduyunun dili değil. Başbakan, işçilerle beraber çöp toplayan bu insanlardan özür dilemelidir" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan'ın Avrupa Parlamentosu kararıyla ilgili yaptığı açıklamaları anımsatan Kaplan, "AB Bakanlığını kapatın" görüşünü savundu.
AB Bakanı Egemen Bağış, sataşma nedeniyle söz alarak, bugün AB Parlamentosunun aldığı karara ilişkin yaptıkları açıklamayı anımsattı ve "Gördük ki saçmalama özgürlüğünün doyasıya kullanıldığı tek yer AP değil, başka yerlerde de oluyormuş" dedi.
Bağış, AB'nin en güçlü devletinin Türkiye, en karizmatik liderinin de Başbakan Erdoğan olduğunu ifade etti.
Bağış, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na burada laf uzatmak ne bu parlamentoda ne Avrupa Parlamentosu'nda kimsenin haddi değildir. Hepsinin cevabı vardır" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili İnce, Başbakan Erdoğan'ın AB ile ilgili açıklamalarını anımsatarak, "1994'de AB'yi tanımıyorsunuz, 2005 bayram yapıyorsunuz, 2013'te tekrar tanımıyorsunuz. Hangisi gerçek?" diye sordu.
BDP'li Kaplan, yeniden söz alarak, "Saçmalayanlar kimler biliyor musunuz? Vatandaşa çapulcu diyen, arkasında nefret söylemini kullanan, yalan dolan ne varsa kusan ve karşısındaki yüzde 50'yi hasım ve düşman olarak gören zihniyettir" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da sataşma nedeniyle söz alarak, İnce'nin "tornistan etme" konusunda adını zikrettiğini anımsattı. Bahçekapılı, "Biz, hep birlikte imzaladığımız milletvekilliği yasa teklifimizden tornistan etmedik. Dün çark etme konusunda Kılıçdaroğlu için 'tek geçerim' demiştim. Seni de kupona yazıyorum sayın İnce" dedi.
İnce de söz alarak, şunları kaydetti:
"Grup Başkanvekilleri bazen özgür iradeleriyle hareket edemezler, bunu siz de biliyorsunuz. Kesinlikle o tekliften çark etmemeliydik. Bunu millete anlatmalıydık, size ilk kez katılıyorum. Ancak çark etmek nedir? Bir dünya görüşüne sahipken, o görüşü bırakıp, taban tabana zıt bir görüşü savunmak bence en büyük çark etmektir. Ben 1979'da duvara 'Karaoğlan Ecevit' yazmıştım, 49 yaşındayım hala CHP yazarım."
Bahçekapılı, "Bana buradan zaman zaman 'dönek, çark etti' dediler. İstediklerini söylesinler. Hiç umurumda değil, kızmıyorum, alınmıyorum. Bulunduğum yerden çok memnunum. Burası çok güzel, buradaki dünya görüşleri çok güzel. Biz Türkiyeyiz ve buradayız. Başka bir şey bulun kendinize" karşılığını verdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, Taksim Gezi Parkı olaylarına değinerek, "10 gündür birbirimizi yiyoruz. Günlerdir Başbakan'a neler söylendi, hakaret edildi. Biriniz çıkıp da 'bu nasıl bir üslup' demedi, kınama mesajı gelmedi. Partili bir gelinimiz 6 aylık bebeğinin yanında dövüldü, afedersiniz, üzerine idrar yapıldı. Bununla ilgli kalkıp özür dilediniz mi?" dedi.
Turan, CHP'nin zamanında eski Başbakanlardan Adnan Menderes ve eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal için de "diktatör" dediğini ifade ederek, "Eğer Sayın Başbakan diktatör olsaydı, dün o insanlarla konuşur muydu? Ya diktatörlüğü bilmiyorsunuz ya da sahtekarsınız" diye konuştu.
Protestolara ilişkin bazı fotoğraflar gösteren Turan, "AK Parti'ye demediğini bırakmayan bir milletvekiliniz var. Ne dediyse iki katını ona gönderiyoruz. Sorumsuz, densiz ve haysiyetsiz bir vekiliniz 'Türkiye'nin Başbakanı katliam emrini verdi' dedi" şeklinde konuştu.
Turan, CHP'ye, "artık hatalarınızla yüzleşin" diye seslendi.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Londra polisinin davranışını örnek gösteriyorsunuz ama Londra polisi kimsenin gözüne gaz sıkmıyor. Eğer İngiltere'yi örnek alıyorsanız, orada bir asker öldü diye Başbakanları tatilini kesti geldi, bizim Başbakan ise yurtdışına gitti" dedi.
İnce, başörtülü kadına o olayı yapan kişilere sadece çapulcu denilmemesi, en ağır hakaretlere layık olduğunu belirterek, "Ben o olayı senden daha fazla kınarım" diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Turan'ın başörtülü kadınla ilgili sustuklarını söylediğini kaydederek, "Gezi meydanında başörtülü kardeşlerimiz var, orada cuma namazı kılındı. Sapla samanı karıştırmayın. Antakya, Ankara, Taksim'deki saldırılarda binlerce insan yaralandı ama siz bunları eleştirmediniz. O başörtülü kardeşimiz için nasıl bir adaletli duruş sergiliyorsak, sizden de aynı duyarlılığı bekliyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da başörtülü o kadına yapılan söz konusu hareketi şiddet ve nefretle kınadıklarını kaydetti.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, MHP'nin, emeklilerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de kabul edilmedi.
AB Bakanı, Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa'nın en güçlü ve reformcu devletinin Türkiye olduğunu ve şu anda dünyanın en önde gelen liderlerinden birisinin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirterek, "Sayın Başbakan'ın karizmasını kıskananlar olabilir ama yapabileceğiniz bir şey yok. Nazar etme ne olur, çalış belki senin de olur" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan protesto olaylarına değindi. Kendisinin de aralarında bulunduğu bazı milletvekillerine küfür edildiğini ifade eden Öztürk, "Bunları neden kınamıyorsunuz?" diye konuştu.
Öztürk, 5 günde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkanı Obama'ya 'dostum' dediği, stratejik ortak ABD'den 5 uyarı geldiğini belirterek, Avrupa Parlamentosu'nun olaylar ile ilgili aldığı kararı okudu.
Bakan Bağış, CHP'yi hiç bir zaman olayların sevk ve yönlendiricisi olarak görmediklerini belirterek, "CHP, bu gösterilerin içinde figürandır. CHP'li milletvekillerinin bizzat katıldığı eylemlerde güvenlik görevlilerine ana avrat küfrettiklerini bütün ulusal kanallar gösterdi" dedi.
Meydanlara çıkan gençlerin, adam gibi bir muhalefet olmadığı için sokaklara çıktıklarını ve muhalefet görevini kendilerinin yaptığını ifade eden Bağış, "Swoboda'yı, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapacağı görüşmeyi iptal etmesiyle tanıyoruz. Swobodan, 'Başbakan'a katil diyen bir genel başkanla görüşmem' dedi" diye konuştu.
Bağış, Türk polisinin son 12 gün içerisinde can siperane şekilde vatandaşların güvenliğini korumak için muazzam bir çaba içerisinde olduğunu belirterek, hata yapanlar varsa onlarla ilgili araştırmaların yapıldığını ve bunun sonunda da 3 polisin görevden el çektirildiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'yi diyaloğa davet ettiğini anımsatan Bağış, Başbakan Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın olaylarla ilgili görüşmeler yaptığını kaydetti.
"Yunanistan ve Londra gösterilerde, Paris'teki ayaklanmalarda o ülkelerin güvenlik güçleri karanfil dağıtmadı ama bizimkiler karanfil bile dağıttı" diyen Bağış, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak adına hassasiyet gösteren güvenlik güçlerinin hepsinin itham altında bırakılmamasını istedi.
Egemen Bağış, Türkiye'nin, AB standartlarının üzerinde Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş, ileri, medeniyet seviyesine çıkmak için gerekli reformları atmak konusunda kararları olduğunu belirterek, kendisinin de katılacağı 4 bakanın Reform İzleme Grubu toplantısını gerçekleştireceğini söyledi.
Demokrasiyi güçlendirmeye çalıştıklarını ifade eden Bağış, AK Parti'nin hiçbir üyesinin bugüne kadar darbe çığırtkanlığı yapmadığını kaydetti. Bağış, "Sizler darbecilerin kurduğu Meclislerin üyeleri olarak gelip burada bize demokrasi dersi vermeye kalkmayın" dedi.
Bağış, tüm illerin Almanya'nın otoban, İsveç'in insan hakları standartlarını yakalamasının en önemli hedefleri olduğunu ifade ederek, "Sonuçta biz de AB'ye üye olmama gibi bir tercihte de bulunabiliriz. Bunun kararını millet verecektir. Sizin göbeğini kaşıyan, o hor gördüğünüz millet bu kararı verecektir. Avrupa Parlamentosu'nun bu kararı ancak CHP'ye malzeme olur" diye konuştu.
Avrupa'nın en güçlü ve reformcu devletinin Türkiye olduğunu belirten Bağış, "Şu anda dünyanın en önde gelen liderlerinden birisi Sayın Başbakan'dır" dedi.
Egemen Bağış, bazı batılı medya kuruluşlarının reklam dahi almadan saatlerce Taksim'e ilişkin yayın yapmalarının herkesi düşündürmesi gerektiğine işaret ederek, "Körfez Savaşı'ndan bu yana hiçbir konuda böyle yayın yapmayan, Suriye'de her gün yüzlerce insanın ölmesini haber yapmayan Batı medyası, Türkiye'nin çok büyük bir hassasiyetle üzerinde durduğu bu süreci, sanki Türkiye'de çok kötü şeyler oluyormuş gibi göstermektedir. Sayın Başbakan'ın karizmasını kıskananlar olabilir ama yapabileceğiniz bir şey yok. Nazar etme ne olur çalış belki seninde olur" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, daha sonra çalışma süresinin sonuna gelindiğini belirterek, 18 Haziran Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
