2015-03-23 - 14:44
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında topladı. Evlenecek çiftlere çeyiz yardımı, konut desteği, 47 bin öğretmen kadrosu ihdası içeren "Torba Kanun" teklifinin 7 maddesi Genel Kurul'da kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında topladı.

Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'da gündem dışı konuşmalar yapılmadı.

HDP, TBMM Genel Kurulu'nda, Karayolları Genel Müdürlüğü'ndeki taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle yaşanan sorun için istediği Meclis Araştırmasının bugün görüşülmesine dair grup önerisi getirdi.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Karayolları Genel Müdürlüğü'nde 8 bin taşeron işçi bulunduğunu belirterek, Yargıtay'ın bu kişilerin kadroya alınması yönünde karar verdiğini anımsattı.

Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesine dair kararın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen, hükümetin bunu uygulamadığını ifade eden Zozani, "Bu insanların tamamı SGK primleri de dahil olmak üzere kadrolu çalıştırılsa, hazineye maliyetleri aylık 160 milyon, yıllık 1 milyar 920 milyon liradır. Bu 8 bin insana devletin ödeyeceği ücret, bir sarayın inşaat parası. Hükümet, bu emekçilerin hak iadesini gerçekleştirmemek için gayret sarf ediyor, hukuku tanımıyor" diye konuştu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, Yargıtay'ın, taşeron işçilerin kadroya geçmesine ilişkin kararını 42 ay önce verdiğini dile getirerek, "Hükümet hukuk devletini yok sayıyor. Hükümeti hayırla yad edilecek adaleti uygulamaya, hukukun gereğini yapmaya davet ediyorum" dedi.

Taşeron işçilerin maaşlarını zamanında alamadığını, maaşlarının bir bölümünü çalıştıkları firmaya vermek zorunda kaldığını anlatan Işık, "2,5 milyona yakın taşeron işçiye hak ettiği kadrolar verilsin" diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, geçtiğimiz günlerde katıldığı Yol-İş Sendikacı Genel Kurulu'nda karayolu taşeron işçileriyle ilgili müjde vermesinin beklendiğini, ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi. Çetin, "Başbakan, çarşamba günü Yol-İş sendikasını ziyaret edip müjdeyi verecekmiş, inşallah verir" dedi.

Taşeron işçilerin hukuk mücadelelerini kazanmalarına rağmen temel haklardan mahrum çalıştığını ifade eden Çetin, "Hükümetin taşeron ısrarı sonucunda Soma'da 300, Ermenek'te 18 işçi yaşamını yitirdi. Sorunu çözmeniz beklenirken İç Güvenlik Paketini getirdiniz" diye konuştu.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise taşeron uygulamasının AK Parti'nin iktidara gelmesinden önce başladığını belirterek, taşeron işçilerin ücretlerinin eksiksiz yatırılması, 3 yıllık sözleşmeyle iş garantisi ve yıllık izinlerin kullandırılmasını içeren bazı yasal düzenlemeleri hayata geçirdiklerini kaydetti.

Devlet kadrosuna alımın nasıl yapılacağının belli olduğunu belirten Özel, "Taşeron işçileri hemen kadroya alırsak popülizm olur" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Arkasında halk olan hiçbir siyasi hareket barajdan korkmaz. Barajları aşsın gelsinler, hodri meydan" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin, karayollarındaki taşeron işçilerin kadro sorununa ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesi önerisinin reddedilmesinin ardından MHP'nin engelli istihdamının araştırılması için verdiği önergenin bugünkü birleşimde görüşülmesine dair grup önerisi de kabul edilmedi.

Daha sora CHP, seçim barajından kaynaklı sorunların araştırılması için verdiği önergenin bugünkü birleşimde görüşülmesini grup önerisi olarak getirdi.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, yüzde 10 seçim barajının baskı rejimi doğurmanın ötesinde siyasetin gelişimini engellediğini savundu.

Seçim barajının 12 Eylül darbesiyle geldiğini anımsatan Kaplan, "12 Eylül darbesinin getirdiği bu sistemi savunmak ahlaki midir, demokratik midir, adil midir? Hazine yardımını 3 parti kendi aranızda paylaşırken yüzünüz kızarmıyor mu, hicap duymuyor musunuz?" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, temiz dil kullanması için uyardığı Kaplan, "Ben sizi temiz siyasete davet ediyorum. Sandıkta baraj koymamaya davet ediyorum. Bunun neresi temiz değil? Oy hırsızlığı mı temiz? Niye Kenan Evren'in darbesine bu kadar sıkı sıkıya sarılıyorsunuz?" dedi.

AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemde, seçim barajının mevcut haliyle devam etmesi, daraltılmış bölge ya da dar bölgeli seçim sisteminin tartışılmasını önerdiğini anımsattı.

AK Parti'nin bu sorunu çözmek için çaba harcadığını dile getiren Başer, "Muhalefet tarafından bu çabamıza cevap alamadık" diye konuştu.

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Erdoğan'ın önerilerinin AK Parti'nin oyu düşse de milletvekili sayısını artırmaya dönük olduğunu savunarak, "Yüzde 10 seçim barajını kaldıralım demiyor. Baraj demokrasinin önünde engeldir" ifadesini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de AK Parti'nin barajın hangi orana indirilmesi gerektiğiyle ilgili tartışma yürütmediğini belirterek, "Barajın arkasına sığınıp sığınmadığınızı açık yüreklilikle ifade edebilirsiniz" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana farklı iktidarların yönetime geldiğini, ancak barajın indirilmediğini söyledi.

Türkiye'de siyasal uzlaşma kültürü zayıf olduğu için sorunların çözülemediğini dile getiren Bostancı, "Ümit ederim siyasal uzlaşmada genel yaklaşım, Türkiye'nin kronik problemlerinin hallinde rol oynar. Arkasında halk olan hiçbir siyasi hareket barajdan korkmaz. Barajları aşsın gelsinler, hodri meydan" diye konuştu.

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, "Meydan okumak, yüzde 10 seçim barajını kaldırarak olur. Ben size meydan okuyorum, seçim barajını kaça istiyorsanız ona indirelim. CHP'nin baraj sorunu yok. Biz bunu demokrasi için istiyoruz. Milletin bütün renkleri parlamentoda temsil edilecekse barajın makul orana indirilmesi gerekir" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın'ın AK Parti'nin 2002 yılında yüzde 34 oy alarak Meclis'te yüzde 66 oranında temsil edildiğini söylemesine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

Günaydın, "Seçim barajı 12 Eylül darbesinin ürünü, siz de 12 Eylül darbesinin devamcısısınız. 12 Eylül'ü bugün devam ettirmek için elinizden geleni yapıyorsunuz" diye konuştu.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise "Biz ne 12 Eylül'ün ürünüyüz ne başka bir şeyin. Biz milletin ta kendisiyiz. Allah'a hamd olsun ki ara rejim ürünü hiç değiliz" dedi.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti'nin Meclis'in gündem ve çalışma saatine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride, çocuk yardımı, çeyiz hesaplarına devlet katkısı, 47 bin öğretmen kadrosu gibi düzenlemelerini de içeren "Torba Yasa Teklifi" ile Yargıtay Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklik içeren yasa teklifi ile bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren yasa tasarıları gündemin ön sıralarına alınması, muhalefet tarafından verilen 5 Gensoru Önergesi'nin yarın görüşülmesi yer aldı.

Öneri üzerinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, Torba Yasa Teklifi'nin gündeme alınarak bugün görüşülmesine başlanmasını önerdiklerini, ayrıca Gensoruların gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin de yarın yapılmasını planladıklarını söyledi.

MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ülkenin içinde bulunduğu durumun "ekonomik kriz" olduğunu savunarak, asıl fırtınanın FED'in faizlerle ilgili kararından sonra yaşanacağını söyledi.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, 47 bin değil 100 bin öğretmenin atanması gerektiğini belirterek, iktidarın algı yönetimi yaptığını ve 12 yıldır milleti kandırdığını söyledi. "Tarihin en borçlu Hükümeti sizsiniz" diyen Akar, Cumhuriyet'in tüm kazanımlarının rant olarak yandaşlara sunulduğunu söyledi.

Akar'ın, "7 Haziran'da CHP iktidara geldiğinde satabileceğimiz bir tek eserinizi söyleyebilir misiniz?" sözlerine, AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Akar da kendisine laf atan milletvekillerine, "Sen hayatında hiç kitap okudun mu, el kaldırmaktan başka görevin var mı? Meclis'te dini konuşmadan başka bir şey yapmadın" karşılığını verdi.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.

Genel Kurul'da daha sonra Torba Yasa Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, "Çözüm Süreci"nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümetin farklı noktalarda olduğunu belirterek, "Bu devlet krizidir" dedi.

Evlenecek çiftlere çeyiz ve konut desteği verilmesini, 47 bin öğretmen kadrosu ihdas edilmesini, sermaye piyasası ve katılım sigortacılığı sektörlerinde bazı düzenlemeler içeren "Torba Kanun" teklifinin görüşülmesine TBMM Genel Kurulu'nda başlandı.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, 47 bin öğretmen atamasının yanıltmaca olduğunu savunarak 35 bin öğretmen atanacağını, 12 bin kadronun dershane öğretmenleri için kullanılacağını söyledi.

Dershanelerin kapatılması sürecinde çıkarılan yasayla 60 bin dershane öğretmeninin mülakatla kadroya geçirileceğinin hüküm altına alındığını anımsatan Zozani, "Onlar için12 bin kadro kullanılacak. Hileyle 48 bin öğretmeni açıkta bırakacaksınız" diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, kanun teklifinin "seçim torbası" olarak siyasi literatüre geçeceğini ifade ederek, "Teklifte helallerin içine haramlar da karıştırılmış. Helalin içine karıştırmayınca millet haramı yutmuyor" dedi.

Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan ve bu suretle menfaat sağlayanların 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılacağına ilişkin değişiklik öngörüldüğünü anlatan Günal, bu düzenlemenin Bank Asya ile ilgili gelişmelerle bağlantılı olduğunu savundu.

Günal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Banka Asya için "Bu banka zaten batmış" dediğini anımsatan Günal, "Bu düzenlemeyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve onun sözlerini yayan yandaş gazeteceleri kurtarıyorsunuz" diye konuştu.

Türkiye'de sigorta sektörünün yüzde 70'inin yabancıların elinde olduğunu, teklifle yabancı firmalar için "katılım sigortası" düzenlemesi getirildiğini dile getiren Günal, "Türk milletinin istediği ne olacak? Türk sigorta şirketlerini bir araya getirip aradan çıkarmaya çalışmaz da birilerinin istediği kanun teklifini getirirseniz, bunun haram olduğunu söylemek zorundayız" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise kanun teklifinin görüşülmesinin zamanlamasını eleştirerek, "Bir devlet krizinin olduğu ortamda biz burada keyfekeder, ne olduğu belli olmayan torba kanunu görüşüyoruz. Cumhurbaşkanı ile hükümet Türkiye'nin en önemli meselesinde farklı noktadalar. Cumhurbaşkanı şimdiye kadar yürüttüğü Kürt meselesi için 'yoktur' diyor, '10 maddeyi yanlış buluyorum' diyor, İzleme Komitesinin yanlış olduğunu söylüyor. Bu devlet krizidir" diye konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Yaptığımız sınavlarla ve açtığımız istihdam imkanlarıyla engelli istihdamını yükseltmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki aylarda da yine bir kısım engelli istihdamını yapacağız" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, "Torba Kanun" Teklifi olarak bilinen Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor. İslam, teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, 6 milyon ailenin sosyal yardım aldığını belirtti.

İslam, öğretmen alımı konusunda, "Zaman içerisinde yapılan, her yıl yapılan öğretmen alımlarıyla açığı mümkün olduğu kadar kapatmaya çalışıyoruz. Biz de en az sizler kadar, öğretmen sayımızı artırmak istiyoruz. Şu ana kadar yaptığımız öğretmen alımlarıyla Cumhuriyet tarihinin en yüksek istihdamını ülkemize kazandırmış durumdayız. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Devletin ihtiyaç duyduğu kadrolar imkanlar nispetinde zaman içerisinde açılıyor ve bu kadrolara yeteri kadar eleman alınmaya çalışılıyor. Önümüzdeki yıllarda da bunlar olacak" diye konuştu.

Kayseri'de çocukların kurban kesmesi mizanseni hakkında ne düşündüğü sorusunu yanıtlayan İslam, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de toplumsal şiddetin yoğunluğundan şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu şiddetin yok edilebilmesi, şiddet sorunuyla mücadele edebilmek için çocuk yaştan itibaren bilinç, duyarlılık kazandırılması gerektiğini, çocukların şiddetsiz bir dünya için insanlık değerlerine uygun bir biçimde yetiştirilmesi gerektiğini düşünen bir Bakanlığız. Bunun için eğitimler veren bir Bakanlığız. Şiddetin her biçimine 'hayır' diyoruz" ifadelerini kullandı.

İslam, 65 yaş üstü vatandaşların şehir içi ulaşımdan ücretsiz yararlanmasıyla ilgili kanun çıkmadan önce bazı belediyelerin kart vererek hizmeti yerine getirdiğine işaret ederek, ancak merkezi şekilde 65 yaş üstü vatandaşların kimlik kartlarını göstererek şehir içi ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanmalarının yolunun açıldığını kaydetti. İslam, "Bu şekilde olması gerekir. Eski sistem hala daha bazı bölgelerimizde, bazı şehirlerimizde uygulanıyorsa, bunun takibini yapmak ve engellenmesini sağlamak bizim işimizdir" dedi.

Engelli istihdamı konusunda boş kadrolar olduğunun söylenmesi üzerine İslam, şöyle konuştu:

"Bu doğrudur. Zaman zaman yaptığımız sınavlarla ve açtığımız istihdam imkanlarıyla engelli istihdamını yükseltmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki aylarda da yine inşallah bir kısım engelli istihdamını yapacağız. Engellilerin evde bakım şartlarını iyileştirebilmek için ve ücret almalarını sağlayabilmek için sağlık raporu alma konusunda sorun yaşandığı söylendi. Bu önemli bir sorun. Bunu ortadan kaldırabilmek için Sağlık Bakanlığı ile birlikte bir yönetmelik üzerinde çalışıyoruz. Bu yönetmeliğin bir an önce çıkarılması gerekir. Biz gerekli çalışmaları yaptık. Şu anda Sağlık Bakanlığı ile tartışıyoruz konuyu. İnşallah, yönetmeliği yenileyerek mağduriyetleri engellemeye çalışacağız. Yapmaya çalıştığımız şey şu: Tekleştirelim, internetten görünür olsun, yeniden rapor alınması gerektiğinde, eski raporu yeni verecek olan heyet görebilsin, raporlar verilirken bir sosyal çalışmacı yanında olsun, sadece sağlıkla ilgili konular konuşulmasın, aynı zamanda sosyal hayatı organize edebilir mi o engelli, o da göz önünde bulundurulsun gibi bir takım yeni şartlar getiriyoruz."

İslam, gelir testi sonuçlarını nasıl değerlendirdiği sorusuna, "Daha iyi bir netice almamız gerekirdi. Bunu daha iyi bir netice almaya yönelik nasıl revize edebiliriz konusu üzerinde çalışıyoruz" karşılığını verdi.

Yoksulluk yardımı alanların sayısının arttığına yönelik bir soruya karşılık İslam, "Yoksulluk yardımı alan insan sayısının Türkiye'de artıyor gibi görünmesi ya da Bakanlığın her geçen gün daha fazla insana bu tür sosyal yardım yapıyor olması; yoksulluğun arttığını göstermez, bilakis Bakanlığın her geçen gün daha iyi çalıştığını, vatandaşından haberdar olduğunu, en ücra köşelere kadar gittiğini, bütün risk taşıyan ailelerin içine girebildiğini, dün görmediklerini bugün görebildiğini, yeni tespitler yapabildiğini ve envanterini bu manada genişlettiğini gösterir. Yeni uygulamaya koyduğumuz 4 ilde başlamış olan ASTEK Programı ile önümüzdeki yıllarda bu sayı biraz daha artacak" diye konuştu.

Teklifin geneli üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yaklaşık 4 bin 300 grip şüphesiyle yatırılan hastadan 366'sında H1N1 virüsü tespit edildiğini belirterek, 39 ölüm vakasından 30'unun H1N1 virüsüyle olduğunu ifade etti.

TBMM Genel Kurulu'nda, "Torba Kanun" Teklifi olarak bilinen Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor. "Temel Kanun" olarak görüşülen Teklifin 1. Bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Müezzinoğlu, Gaziantep'te kamu hastaneleri konusunda sıkıntı olduğunu belirterek, "Şu anda Perilikaya'nın ihale tarihi alındı. Gaziantep Şehir Hastanesi'nde yer değişikliği nedeniyle bir gecikme yaşadı ama şu anda her ikisinin de çok hızla yapım süreçlerine girilmiş vaziyette" dedi.

Yoğun bakım yatak yetersizliğinin mevsim itibarıyla Türkiye genelinde yaşanan sorun olduğuna işaret eden Müezzinoğlu, 12 yılda yoğun bakım yatak sayısını 11 kattan daha fazla artırmalarına rağmen özellikle yoğun mevsimler olan Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında yoğun bakım yatak sorunu yaşandığını kaydetti. Müezzinoğlu, Başakşehir ve Etlik dışında diğer şehir hastaneleriyle ilgili sözleşme sürecinin bittiğini ve yapım aşamasına geçildiğini söyledi.

Müezzinoğlu, birinci derece deprem kuşağında olanlarda izolatör bekleme sürecinin asgari altı ay olduğuna işaret ederek, Manisa Şehir Hastanesi'nin temelinin atıldığını ancak deprem izolatörlerini beklemek durumunda olduklarını vurguladı. Kocaeli'nde askeri alandan alınan arsada daha önce askeri mühimmat depolandığını ve mayın temizlemeyle ilgili durum olduğunu belirten Müezzinoğlu, 10-15 gün içinde bitireceklerini söyledi. Müezzinoğlu, hastanelerin uluslararası finansman gerektiren projeler olduğuna dikkati çekerek, "Projelerin tamamında da uluslararası finansman sağlanmış durumda. Uluslararası yargı da bu anlamda ihtiyaç olarak gündemimize geldi ve Yüce Meclis'ten de geçti" dedi.

Milletvekillerinin Domuz Gribi ile ilgili sorularını da yanıtlayan Müzzinoğlu, şu bilgiyi verdi:

"2013 sonu ve 2014 Mart sonu, Nisan'ına kadar grip vakalarında yaşadığımız yoğunluğu bu sene yaşamadık. Yükselen pikler; hafta sonları veya geceleri ilave kadrolar oluşturarak vermemiz gereken poliklinik hizmetleri anlamında bir yoğunluk yaşamadık, son 20-25 gün hariç. Son 20-25 günde, bu sene yaşadığımız bir pik var ve hafta sonu itibarıyla da hastanelerde ortalama son 10-15 günde grip şüphesi nedeniyle yatırdığımız hasta sayısı ortalama günlük 60 iken, son iki günde ortalama 30'a indi. Yani grip salgınındaki düşme süreci başladı. Bugün sabah itibarıyla 39 ölüm vakamız var. Bu 39'dan 30'u H1N1 virüsü teşhisiyle, 4 veya 5'i H3N2 virüsü teşhisiyle, diğer 4-5 ise influenza B virüsü nedeniyle? Yani 9 vakanın 4 veya 5'i influenza, diğer H3N2 virüsüyle de 4'ü veya 5'ini bu şekilde kaybettik. Ama bu vakalarımızın yarısından çoğunda böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, solunum sistemi sorunları, kronik hastalıklar, diyabet gibi ilave sorunları olan, kronik vakaların üzerine gelen ilave enfeksiyonlardan kaybettiğimiz vakalar oldu. 300'den fazla türü olan bir virüs ve her yıl da virüslerin tip değiştirdiği, mutasyona uğradığı ve tedavisi dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir hastalıkla mücadele. Bireyin alacağı tedbirlerin yanında, biz de erken alınabilecek tedbirleri alıyoruz. Hastalarımızı olabildiğince yakın takibe alarak tedavi etmeye çalışıyoruz. Burada kısmi destek olan ilaç Tamiflu.... Eczanelerde ola ki yeterince yoksa diye 250 bin kutuyu bütün hastanelerimize dağıttık. Dolayısıyla burada virüsün karantinaya alınarak tedavisi de ne yazık ki söz konusu değil. Olabildiğince hastalarımızı istirahatiyle, destek tedavileriyle -yoksa tedavi keşke mümkün olsa, ilacı olsa- diğer ilave sorunlarını çözerek sağlıklı hale getirmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 4 bin 300 grip şüphesiyle yatırdığımız hastadan yapılan tetkikler sonucu 366'sında H1N1 virüsü tespit edildi ki oran olarak yaklaşık yüzde 8'lerde. Ülkemizin grip virüsüyle veya H1N1 virüsüyle bu sene yaşadığı sıkıntı, Avrupa ülkelerine göre daha düşük oranlarda. Bizim bu tür şüphelileri karantina sistemine girdiğimizde varabileceğimiz bir netice ve alabileceğimiz bir köprü olarak da ne yazık ki uygulanabilir görmüyorum."

Teklifin 1. Bölümü üzerindeki konuşmalar tamamlanarak, değişiklik önergelerinin görüşülmesine geçildi.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****