2015-11-25 - 14:24
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin, "İhlali yapan iki uçak, 5 dakikada 10 defa uyarılmış, bir uçak hava sahamız dışına çıkmış, ikinci uçak ihlal etmeyi sürdürünce uluslararası angajman kuralları çerçevesinde F-16'larımız tarafından müdahale gerçekleştirilmiştir. Bu, hiçbir şekilde meydana gelmesini arzu etmediğimiz bir olaydır. Bütün uyarılarımıza rağmen, kara veya hava sahamızda bir ihlal gerçekleşiyorsa ona karşı her türlü tedbiri almak bizim hakkımız, aynı zamanda da milletimize karşı görevimizdir" dedi. Bu arada toplantının basına kapalı gerçekleştirilen bölümünde, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve grup yönetimi için seçimler yapıldı. Buna göre, İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ile Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, AK PARTİ'nin TBMM Başkanvekilleri olarak belirlendi.
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin, "İhlali yapan iki uçak, 5 dakikada 10 defa uyarılmış, bir uçak hava sahamız dışına çıkmış, ikinci uçak ihlal etmeyi sürdürünce uluslararası angajman kuralları çerçevesinde F-16'larımız tarafından müdahale gerçekleştirilmiştir. Bu, hiçbir şekilde meydana gelmesini arzu etmediğimiz bir olaydır. Bütün uyarılarımıza rağmen, kara veya hava sahamızda bir ihlal gerçekleşiyorsa ona karşı her türlü tedbiri almak bizim hakkımız, aynı zamanda da milletimize karşı görevimizdir" dedi.

Davutoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hatay'ın Yayladağı bölgesinde dün sabah Türk hava sahasını ihlal eden, müteaddit uyarılara rağmen hava sahasını terk etmeyen ve o dakika itibarıyla milliyeti bilinmeyen bir uçağın hava kuvvetleri tarafından düşürüldüğünü ifade eden Davutoğlu, "İhlali yapan iki uçak, 5 dakikada 10 defa uyarılmış, bir uçak hava sahamız dışına çıkmış, ikinci uçak ihlal etmeyi sürdürünce uluslararası angajman kuralları çerçevesinde F-16'larımız tarafından müdahale gerçekleştirilmiştir. İhlali sürdüren uçağa bölgede devriye görevi yapan F-16 savaş uçaklarımız tarafından Türk hava sahası içindeyken ateş açılmış ve uçak isabet alarak Suriye topraklarına düşmüştür" diye konuştu.

Uçağın bazı parçalarının Türkiye sınırları içine düştüğünü, bunun sonucu iki Türk vatandaşının da yaralandığını kaydeden Davutoğlu, düşürülen uçağın milliyetinin Rusya Federasyonu olduğunun, Rus makamlarınca bilahare yapılan açıklamalarla anlaşıldığını söyledi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu bağlamda, düşen uçağın, Türk hava sahası ihlali halindeyken ateş açıldığının altını özellikle çizmek istiyorum. Bu uçak, Türk hava sahası ihlali esnasında düşmüştür. Suriye hava sahasından ülkemiz hava sahasına giriş yaparak ihlalde bulunacak hava araçlarına yönelik angajman kurallarımız, ilgili bütün taraflara açık bir şekilde defaatle izah edilmiştir. 3 ve 4 Ekim 2015 tarihlerinde hava sahamızın Rusya Federasyonuna ait uçaklarca ihlal edilmesinin ardından angajman kurallarımız Ankara'da ve Moskova'da, Rus makamlarına en üst düzey dahil muhtelif seviyelerde ve müteaddit kereler bütün açıklığıyla izah edilmiş ve gerekli uyarılarda bulunulmuştur. Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığımıza davet edilen Rusya Federasyonu Büyükelçisi'ne, pilotlarımızın Suriye'den gelerek hava sahamızı ihlal eden askeri hava araçlarını milliyeti ne olursa olsun vurma yolunda daimi talimatlar olduğu, bu tür ihlallerin tekrarı halinde yaşanabilecek hadiseler konusunda sorumluluğun tamamıyla Rus tarafına ait olacağı net olarak ifade edilmiş, yeni ihlaller yapılmaması beklentimiz önemle vurgulanmıştır."

Davutoğlu, son bir hafta içinde özellikle Bayırbucak bölgesinde saldırıların yoğunlaşması üzerine geçen pazar, yemin töreni öncesinde yaptıkları güvenlik zirvesinde de bu hususun bir kez daha vurgulandığını, bu gelişmeler eğer Türk hava sahası ihlaline yol açacak bir sonuç doğurursa her türlü tedbirin alınacağının dile getirildiğini vurguladı.

Güvenlik zirvesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine gerekli talimatların bizzat kendisi tarafından verildiğini bildiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Hemen sonrasında yaptığımız açıklamada da burada yemin töreni esnasında da yaptığımız açıklamada da bütün ülkelere, ilgili taraflara Türk hava sahasının ve kara sınırlarının ihlal edilmemesi gerekliliğini, ihlal edilmesi halinde hava sahamızı ve kara sınırlarımızı korumak konusunda kararlılığımızı bir kez daha açıkça ifade ettik. Dolayısıyla bu konudaki kararlı tutumuz da angajman kurallarımız da bütün dünya tarafından bilinmektedir.

Angajman kurallarımız, Rusya Federasyonu makamlarınca bilindiği halde bu son hadisede radarımız tarafından defalarca yapılan ikazlar, ihlali yapan uçaklar tarafından dikkate alınmamıştır. Neticede hava sahası ihlalinde bulunan, milliyeti tespit edilemeyen uçak bir tehdit olarak algılanmış ve yürürlükteki angajman kurallarımız, talimatlar gereği uygulanmıştır. Bu hiçbir şekilde meydana gelmesini arzu etmediğimiz bir olaydır. Bütün uyarılarımıza rağmen kara veya hava sahamızda bir ihlal gerçekleşiyorsa ona karşı her türlü tedbiri almak bizim hakkımız, aynı zamanda da milletimize karşı görevimizdir. "

Davutoğlu, Türk hava sahasını ihlal eden savaş uçağının düşürülmesi olayı sonrasında gerekli bütün diplomatik tedbirleri aldıklarını belirterek, "Güncel gelişmeleri bir mektupla BM Genel Sekreterine ve Güvenlik Konseyi üyelerine duyurmuş bulunmaktayız" diye konuştu.

Eş zamanlı olarak, BM Güvenlik Konseyi Daimi üyelerinin Ankara'daki büyükelçiliklerine Dışişleri Bakanlığınca bilgi verildiğine dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Öte yandan müttefiklerimizi bilgilendirmek amacıyla talebimiz doğrultusunda, NATO Genel Sekreterinin çağrısıyla NATO Konseyi bu akşam olağanüstü bir oturum düzenlemiştir. Ayrıca bu toplantı öncesinde NATO Genel Sekreteri ile bizzat görüşerek olayla ilgili detaylı bir istişarede bulundum. Sayın Cumhurbaşkanımız ve ben, dün ve bugün bir çok dünya lideri ile görüşerek, tutumumuz kendilerine aktarılmıştır. İhlal edilen egemen Türk hava sahası aynı zamanda NATO hava sahasıdır. Dün itibariyle bu konuyla ilgili olarak NATO Genel Sekreteri ile üye ülkelerin büyükelçilerini detaylı bir şekilde bilgilendirdik. Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ilgili bütün birimlerin katıldığı bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdik.

Dün akşam NATO Genel Sekreteri ile Almanya, İngiltere, İspanya başbakanları ile görüşmeler yaptım. Bu görüşmelerde olayla ilgili detaylı bilgileri kendilerine aktardık. Bu muhataplarımıza, ülke hudutlarımızı korumanın gereğini anlattım. Onlar da sınırlarımızı korumamızın tabi hakkımız olduğunu teyit ettiler ve dayanışmayı ifade ettiler. Buradan, bu çerçevede Türkiye'ye dayanışma ifade eden bütün müttefik ülkelere de yetkililerine de teşekkürü bir borç biliyorum."

Davutoğlu, Rusya Federasyonu makamlarına da olayın ayrıntıları konusunda bilgi verildiğini belirterek, Rusya ile ekonomik, siyasi, ticari ve kültürel bağların son derece güçlü olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Rusya Federasyonu ile ilişkilerimizde bu tür olaylara ve kazalara fırsat verilmemesi konusu her temasımızda gündeme getirdiğimiz ve hassasiyet gösterdiğimiz bir husustur. Bizler her zaman bu özeni ve dikkati göstermiş bir ülkeyiz. Bu olayda Rusya Federasyonu ile ipleri germek, gerilim yaşamak gibi bir niyetimiz yoktur, olamaz da. Rusya bizim dostumuzdur, komşumuzdur. Büyük devletler arasındaki ilişkiler, iletişim kazalarına feda edilemez. Rusya Federasyonu bizim çok önemli ortağımızdır ve 13 yılda da ilişkilere en büyük hassasiyet gösterdiğimiz ülkelerin başında gelmektedir. Şu anda aramızdaki iletişim kanalları açıktır. Bu kanallar üzerinden karşılıklı iletişime büyük önem veriyoruz. Ancak şunu da ifade etmek isterim: Ulusal güvenliğimiz de her dost ülke arasında olduğu gibi, uluslararası hukuk çerçevesinde saygı esasına dayanmak zorundadır."

"NATO Genel Sekreteri ve AB ülkelerindeki mevkidaşlarımın da kaydettikleri gibi, Türkiye'nin ulusal güvenliğini korumak için hava sahasına sahip çıkması en tabi hakkıdır ve olay bundan ibarettir" diyen Başbakan Davutoğlu, bu gerilimin düzeyini ve kapsamını artırmamanın, bütün tarafların özen göstermesi gereken bir husus olduğuna işaret etti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Ülkemizin etrafında adeta bir ateş çemberi vardır. Bu ateş çemberi içinde ülkemizin bekası, vatandaşlarımızın hayatı ve izzeti söz konusu olduğunda her türlü tedbiri bugün de yarın da ve önümüzdeki 4 yıl içinde de alacağımızı herkes bilmelidir. Türk hava sahasını ihlal eden uçaklara, silahlı kuvvetlerimizin gösterdiği tepkiyi de bu çerçevede ele almak lazımdır. Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Kendi topraklarını ve hava sahasını korumak uluslararası hukuktan kaynaklanan en tabi hakkıdır. Türkiye bölgedeki her türlü gerilime karşıdır. Rusya veyahut bir başka ülkenin bu olayda hedef alınması söz konusu değildir. Buna karşılık, bu ülkenin her karış toprağının güvenliğini sağlamak noktasında herhangi bir tereddüt içinde olmadık, olmayacağız."

Davutoğlu, 26. Dönem Meclis çalışmalarının ülkeye ve millete hayırlar getirmesini temenni etti.

Davutoğlu, konuşması sırasında ceketinin yakasındaki rozetlere dikkati çekerek, yakasında, Türk bayrağı rozetinin yanında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının 25 Kasım "Kadına karşı şiddete dur de" günü dolayısıyla takdim ettiği rozetin bulunduğunu söyledi.

Millet olarak ülkenin her yerinde her türlü şiddete özellikle de kadınlara yönelik şiddet konusunda omuz omuza verilmesi ve bu şiddete karşı alınacak tedbirler konusunda bir arada olunmasının herkes için bir vazife olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bütün kadınlarımızı, ailelerimizin, ülkemizin teminatı olan aziz kadınlarımızı bir kez daha huzurunuzda saygıyla selamlıyorum. Şiddetin her türlüsüne son verdiğimiz günlerin yakın olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Bugün TEOG sınavı olduğunu anımsatan Davutoğlu, bütün öğrencilerin gözlerinden öperek, başarılar diledi.

Davutoğlu, Türk demokrasisinin 1 Kasım seçimlerinde bir kere daha dünyaya örnek olacak bir olgunluk sınavı verdiğini ifade ederek, 81 vilayette insanların barış içinde ve yüzde 85'i aşan yüksek bir katılımla sandıklara giderek oylarını özgürce kullandıklarını söyledi. Bunun sonucunda da dünya demokrasilerinde az görülen bir oranla yüzde 95'in üzerinde temsil kabiliyetine haiz bir Meclis tablosunun oluştuğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bu sadece Türkiye'de değil, dünyada da az rastlanacak bir demokrasi başarısıdır. Oylarını kullanarak demokrasimize sahip çıkan, demokrasimizi güçlendiren her bir vatandaşımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum" dedi.

1 Kasım seçimlerinin AK PARTİ açısından da tam bir zafer tablosu ortaya çıkardığına işaret eden Davutoğlu, "Milletimiz 7 Haziran'dan sonra büyük bir oy artışıyla 1 Kasım'da yeniden emaneti AK Parti'ye yani bizlere, yani sizlere teslim etti. Bu emaneti 4 yıl boyunca onurla taşıma sözünü buradan, bu yüce çatı altından milletimize bir kez daha veriyoruz" ifadesini kullandı.

Seçimlerde 23.7 milyon oy oranıyla oyların yüzde 49.5'ini alarak Türkiye genelinde 317 milletvekili çıkardıklarını belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"En önemlisi altını çizerek söylüyorum; bir tek bu grupta bugün olan bir tabloya işaret etmek için söylüyorum. 7 coğrafi bölgede de AK PARTİ birinci oldu. Yüzde 95 temsil kabiliyetiyle gerçekten TBMM büyük bir temsil niteliğine ulaştı. Ama şunu gururla ifade ediyorum bu temsil niteliği en fazla ve en kapsamlı şekilde AK PARTİ grubunda tecessüm etti. Başka hiçbir grup toplantısında Türkiye'nin çeşitliliği anlamında böyle bir temsil kabiliyeti yoktur ve olamaz. Çünkü AK PARTİ milletin bağrından çıkmış, millete hizmet etmek için yola çıkmış kadroların partisidir. Böylece bir kere daha AK PARTİ'nin Türkiye'nin partisi olduğu, AK PARTİ'nin birlik ve bütünlüğümüzün teminatı olduğu gerçeği ispat edilmiş, ortaya çıkmış oldu.

Buradan 81 vilayetimize bize oy versin, vermesin 78 milyon insanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Milletimiz bir kere daha bütün meselelerimizin çözüm yerinin TBMM olduğunu ilan etmiştir. Bize düşen bu güvene layık bir şekilde fedakarca çalışmak ve Türkiye'yi büyük hedeflerine öncelikle de 2023 hedeflerine ulaştırmaktır. İnanıyorum ki yeni dönemde 13 yıllık büyük başarılarımızı daha da büyütecek adımları kararlılıkla atacağız. Bütün arkadaşlarıma güveniyorum. İnşallah yeni dönemde ülkemizi daha iyi seviyelere taşımak için omuz omuza hep birlikte çalışacağız, hep birlikte ter dökeceğiz, hep birlikte emek vereceğiz. Gönül gönüle parlak bir geleceğe birlikte yürüyeceğiz."

İlk kez TBMM çatışı altında görev alan arkadaşlarını da tebrik eden Davutoğlu, "Allah bu millete, gönül coğrafyamıza ve insanlığa hizmet yolunda emek ve gayretlerinizi zayi etmesin" dedi.

Davutoğlu, 3 Kasım 2002'de milletten aldıkları emaneti bugüne kadar 13 yıl boyunca layıkıyla taşıdıklarını belirterek, "Buna millet de, tarih de, Allah da şahittir" ifadesini kullandı.

"Milletimize hizmet için çıktığımız bu uzun ve kutlu yürüyüşün yeni bir aşamasındayız" diyen Davutoğlu, AK PARTİ'nin neredeyse kurulduğu günden beri iktidarda olan ve seçim kaybetmemiş bir parti olduğuna dikkati çekti.

Davutoğlu, 1 Kasım seçimlerinin milletin kendilerine duyduğu güvenin artarak devam ettiğini bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak, "Bu güven ve muhabbet bağının kurulmasında rol oynayan ve bugün Cumhurbaşkanlığı makamında görmekten büyük gurur duyduğumuz kurucu genel başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı buradan hürmetle, muhabbetle selamlıyorum" dedi.

Türk siyasetinde başka bir örneği olmayan 13 yıllık bu başarı tablosunda AK PARTİ'ye gönül vermiş herkesin büyük bir payı, büyük bir hissesi bulunduğuna değinen Davutoğlu, geçmişten bugüne AK Parti çatısı altında Türkiye'ye hizmet eden herkese teşekkür etti.

Davutoğlu, özellikle de 25. dönemde aralarında olan ama bugün aralarında bulunmayanları şükranla anarak, "Onların kısa süren ama belirleyici bir rol oynayan 25. dönemdeki birlik gayretleri olmamış olsaydı 1 Kasım zafer tablosu ortaya çıkmazdı. Bu destansı medeniyet yürüyüşünün bütün kahramanlarını buradan saygıyla, minnetle, muhabbetle selamlıyorum. Bu kutlu yolculuk süresince aramızdan ayrılanlar oldu. Allah hepsine rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Onların bıraktığı emaneti en işi şekilde gelecek nesillere aktarmak konusunda da bize güç ve kudret nasip eylesin. Allah bizi milletimizden, milletimizi bizden ayrı düşürmesin. Allah bu milletin bahtını daima açık etsin" diye konuştu.

1 Kasım seçimlerinin ardından başlayan sürecin anayasa ve yasaların çizdiği çerçeve içerisinde adım adım ilerlediğini anlatan Davutoğlu, önce milletvekillerinin mazbatalarını aldığını ardından yemin töreninin gerçekleştiğini ve Pazar günü de Meclisteki en fazla milletvekiline sahip parti olarak yine AK PARTİ'nin içinden Sayın İsmail Kahraman'ı Meclis Başkanı olarak seçildiğini anımsattı.

Davutoğlu, Kahraman'ın uzun yıllar siyasetin içinde olmuş, farklı dönemlerde milletvekilliği ve bakanlık yapmış, saygın liyakatiyle bu makama en çok yakışan isim olduğuna inandığını belirterek, Kahraman'a görevinin hayırlı olmasını diledi.

Bütün bu çalışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tevdi ettiği görevin bir gereği olarak yeni kabineyi belirleme çalışmalarını da azami bir özenle ve dikkate sürdürdüklerini bildiren Davutoğlu, parti kurullarında istişareler gerçekleştirdiklerini ve Türkiye'yi 4 yıl boyunca hakkıyla yöneteceğine inandıkları liyakat sahibi isimlerle listeyi oluşturarak Cumhurbaşkanı'na arz ettiklerini belirtti.

64. Hükümet'in ülke, bütün vatandaşlar, gönül coğrafyası ve insanlık için hayırlı olmasını dileyen Davutoğlu, şöyle dedi:

"Bugün de Meclis grup yönetimimizi hep birlikte belirleyeceğiz. Gerek kabine listesini belirlerken gerekse Meclis grubumuzda yer alacak arkadaşlarımızı belirlerken çok sayıda liyakatlı isimlerin içinden bugün için en doğru olduğuna inandığımız isimleri seçmeye çalıştık. Bu demek değil ki AK Parti'de bu makamlarda bulunmayı hak eden isim sayısı bu kadardır. AK PARTİ o kadar yetkin isimlerden oluşan o kadar zengin bir kadroya sahip ki emin olun 15 gündür hatta 1 Kasım akşamından itibaren zihnimde her bakanlık için en az 4- 5 alternatif isim arasında dolaştım, durdum. Bunların arasından bir isim seçmek gerekti. İnanın bu Bakanlar Kurulu ve Meclis grup yönetimi listemiz dışında da AK PARTİ grubundan en az bunun kadar nitelikli 3- 4 liste çıkarabilirdik. Aslında bütün AK PARTİ kadrosu 317 kardeşimiz bütün bu görevlere hakkıyla layıktır ve bu görevleri yerine getirecek şuura, kabiliyete, donanıma sahiptir."

Başbakan Davutoğlu, bu listenin Türkiye'nin öncelikli ihtiyaçları, reform, kalkınma, atılım hedefleri göz önüne alınarak hazırlandığına işaret ederek, AK PARTİ'nin bu ülkeyi daha uzun yıllar başarıyla yönetecek çok yönlü, seçenekli, zengin bir kadroya sahip olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, "Bugün görev bu arkadaşlarımıza verildi. Gün gelecek diğer arkadaşlarımıza da gönül rahatlığıyla bu makamları emanet edeceğiz. Bütün bu makamlar geçicidir baki olan kubbede hoş bir seda bırakmak, arkamızda hayır dualarıyla anılmaktır. Şimdi hepimize düşen görev aşkla, heyecanla, milletimizin emanetine, hukukuna sahip çıkmaktır. Milletimizin teveccühüyle yüklendiğimiz bu aziz emaneti biz her zaman bir bütün olarak AK PARTİ ailesi olarak hep birlikte taşıdık, taşımaya devam edeceğiz. Son nefese kadar da bu emaneti kutsal bir yük olarak omuzlarımızda ama en önemlisi gönlümüzde tutacağız" diye konuştu.

Kendilerini yoğun bir çalışma programının beklediğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Büyük hedeflerimiz var. Önümüzdeki 4 yıl boyunca milletimize söz verdiğimiz her konuda gerekli adımları atacak, 2023 hedeflerimize ulaştıracak yapısal reformları gerçekleştireceğiz. İnşallah Türkiye'ye yakışan sivil bir anayasa hedefimizi de toplumumuzun bütün kesimlerinin katılımıyla bu dönemde gerçeğe dönüştüreceğiz. 64. Hükümet'in 3 temel misyonu olacak. Hükümetimizin birinci misyonu milletimizi temsil etmektir, ikinci misyonu milletimize hizmet etmektir, üçüncü misyonu ise ülkeyi geleceğe taşımaktır. Türkiye'yi tartışılmaz biçimde insan hak ve özgürlüklerine sadakatle bağlı, insan onurunu korumayı esas alan, gelişmiş demokrasiyle örnek bir ülke haline getirmek için bütün gücümüzü seferber edeceğiz. İlk grup toplantımızda huzurunuzda açıkça ilan ediyorum ki istisnasız bütün vatandaşlarımızın hukukunu korumak, savunmak ve geliştirmek siyasetimizin esası olacaktır."

Davutoğlu, evrensel insani değerlerin, bütün insanların, bütün canlıların, doğanın, bütün inanç ve düşüncelerin hukukunun korunmasının en büyük meseleleri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Herkes emin olsun ki kimsenin hukukunu kimseye çiğnetmeyeceğiz. Artık o darbe dönemlerindeki gayri hukuki anlayışların tümünün sonu gelmiştir. Bütün vatandaşlarımızın ve ülkemizin itibarını, güvenliğini korumaya çalışırken dünyaya açık, evrensel değerlerle barışık hukuk düzenine tabi bir hükümet olacağız. Güç ve kuvvetin değil, hukuk ve adaletin belirleyici olduğu bir anlayışla ülkemizi yöneteceğiz. İnsanlarımıza bu inançla hizmet edeceğiz. Kibir ve gurur Allah'ın izniyle nefislerimizi rehin alamayacak ve bu anlamda milletimizin denetimine açık bir şeffaflık içinde olacağız. Seçim akşamı balkon konuşmamda çerçevesini çizdiğim üzere herkesin hükümeti olacağız. Aynı gün akşam Hz. Mevlana'nın huzurunda ilk konuşmamı yaptığım gibi biz bu bereketli topraklara sevgi tohumu ekmeye geldik. Sevgi tohumu ekeceğiz, sevgi çınarları büyüteceğiz."

AK PARTİ Grubu, grup yönetimi ile TBMM Başkanlık Divanı üyelerini belirledi.

AK PARTİ'nin Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında bugün yaptığı grup toplantısının ardından, basına kapalı gerçekleştirilen bölümde, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve grup yönetimi için seçimler yapıldı.

Buna göre, İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ile Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, AK Parti'nin TBMM Başkanvekilleri olarak belirlendi.

Grup Başkanvekilliklerine ise Amasya Milletvekili Naci Bostancı, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ile Tokat Milletvekili Coşkun Çakır seçildi.

İlknur İnceöz görevini devam ettirirken, önceki dönem Grup Başkanvekili olan Ahmet Aydın ile TBMM Başkanvekilliği görevini yürüten Naci Bostancı yer değiştirdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı görevinden önce Grup Başkanvekilliği yapan Nurettin Canikli, yeniden bu göreve seçilirken, Tokat Milletvekili Coşkun Çakır ile Çanakkale Milletvekili Bülent Turan ilk kez Grup Başkanvekili oldu.

***HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****