2019-11-26 - 20:00
CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU: "TÜRKİYE'DE KİMİN SORUNU VARSA O SORUNA KİLİTLENMEK, ÇÖZMEK DE BİZİM GÖREVİMİZDİR"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Külliye'ye giden CHP'li" iddialarına ilişkin, "Bizlere kumpas kuruyorlar, isterseniz Çin Seddi'ni getirin, yıkıp geçeceğiz. Onlar sanıyorlar ki bir şey söyledik hemen geri adım atacağız. Biz haklıyız, kumpas kuracaksın, meydanlara çıkıp bir sürü laf edeceksin, laf edeceğine geleceksin karşıma iki insan gibi konuşalım." dedi.

Siyasetten kişisel olarak bir beklentisinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bütün Türkiye'ye söz veriyorum. Yaşlılara, kadınlara, herkese bir sözüm var. Bu memleket huzur içinde yaşasın istiyorum. Kimin ne derdi varsa o sorunu çözmek benim boynumun borcudur." diye konuştu.

Türkiye'deki bütün sorunları çözmeye talip olduklarını anlatan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hiçbir sorunun sürüncemede kalmasını istemediklerini, Türkiye'yi daha güçlü bir ülke haline getirmek için çaba harcayacaklarını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, sorunların çözümünün siyaset kurumunun görevi olduğuna işaret ederek, hükümeti eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Gücümüzü halktan alacağız. Hangi partiden olursa olsun bütün vatandaşlarımızın oyuna talibim. İktidar partisine destek verenlerin taraftarı gibi bir siyasetçi değilim, onlar gibi düşünmüyorum, onlar gibi bir yönetim anlayışım yok. Halkla, sivil toplum örgütleriyle ülkeyi yönetmek istiyoruz. Bu yüzden sorunların çözümüne talibim. Hangi inanç ve yaşam tarzına sahip olursa olsun 82 milyonun oyuna talibim." değerlendirmesini yaptı.

"Bir partiye kumpas kurmanın ve dedikodu üzerinden siyaset yapmanın doğru bir şey olmadığını" belirten Kılıçdaroğlu, " Memleketin dünya kadar sorunu var, sen o sorunları çözeceğine CHP ile uğraşıyorsun" ifadesini kullandı.

Her insanın düşüncesi ve inancına saygılı olduklarının altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz haftalarda AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç arasındaki tartışmaya da değindi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, tartışmayı "bitmiş bir olay" olarak nitelendirdi.

Kılıçdaroğlu, herkesin kadınların kılık ve kıyafetine saygı duyması gerektiğine işaret ederek, kadınların yaşadıkları sorunlara yoğunlaşması gerektiğini, kavga olacaksa da bu tür sorunlar için yapılması gerektiğin dile getirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, 47. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde en iyi erkek oyuncu seçilen sanatçı Haluk Bilginer'i de kutlayarak, dizinin çekiminde katkısı olan herkesi tebrik etti.

Kılıçdaroğlu, emeklilikte yaşa takılanlara da değindiği konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Seçimi kaybetsek de yokum." sözlerini sarf ettiğini anımsatarak, emeklilikte yaşa takılanların sorunlarını çözeceklerini savundu. Kılıçdaroğlu, "Bu taahhüdümü yazın bir yere, bugünü de kaydedin. Kılıçdaroğlu, grupta bizim sorunumuzu çözeceğini vadetti, deyin. Bu sorunu çözeceğim, hiç endişelenmeyin." dedi.

"ŞİDDETİ AZALTMANIN YOLU ERKEĞİN EĞİTİMİNDEN GEÇER"

CHP lideri Kılıçdaroğlu, kadına yönelik şiddet konusuna da dikkat çekerek, elmanın bir yarısının kadın, bir yarısının da erkek olduğunu; eşitliğe dayandığını dile getirdi.

Kadına yönelik şiddete herkesin karşı çıkması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, kadınların dünyanın her tarafındaki sorunlarla ilgilendiğini ifade etti.

"Kadınlar, görgüsüyle, eğitimiyle, dünyaya bakışıyla topluma sınıf atlatan kişidir." Diyen Kemal Kılıçdaroğlu, dilin, sevginin, yaşamanın, gözyaşının kadından, anneden öğrenildiğini söyledi.

Şiddete uğrayan, akşam çocuklarını nasıl doyuracağını düşünen, konteynırlarda, akşam pazarlarında yiyecek arayan kadınlar bulunduğunu vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadınlar dünyanın her tarafında saygı duyulan kişilerdir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 15 Kasım itibarıyla 2019 yılında 299 kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre de 2019 yılında 380 kadın hayatını kaybetti. Kadına yönelik şiddeti azaltmanın yolu erkeğin eğitiminden geçer. Erkeğin kadına saygı duyması gerektiğini, kadının ne kadar değerli bir varlık olduğunu, toplumun her alanında kadının eşit yurttaş olarak çalışması gerektiğini çocukluğundan başlayarak anlatmamız lazım. Kadınların da çocukların da hakkı hukuku vardır. Kadınlara yeri geldiğinde pozitif ayrımcılık yapmak evrensel bir kuraldır."

Kılıçdaroğlu, kadını cinayete kurban edenlere insan olan ve yüreğinde insan sevgisi taşıyan herkesin karşı çıkması gerektiğini vurgularken, 25 Kasım'da Taksim Meydanı'na yürüyen gruba yapılan müdahaleyi eleştirdi.

"21. YÜZYIL TÜRKİYESİ'NDE ÖĞRETMENLER SORUNLARIYLA BOĞUŞAN BİR KİTLE"

Kemal Kılıçdaroğlu, öğretmenliğin, dünyanın bütün toplumlarında diğer mesleklerden farklı bir yere sahip olduğuna işaret etti.

Öğretmenin kişileri eğittiğini, onlara dünyayı, sevgiyi, tartışmayı ve soru sormayı öğrettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, aynı zamanda bir toplumun, kitlenin, ailenin, bireyin ufkunu da açtığını belirtti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, öğretmenlere yönelik Hazreti Ali'nin "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.", Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir." ifadelerinin de aralarında bulunduğu özlü sözleri sıralayarak, 21. yüzyılın Türkiye'sinde öğretmenlerin sorunlarıyla boğuşan bir kitle olduğunu savundu.

Bir toplumu geri bıraktırmak için eğitim sisteminin bozulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Osmanlı'nın batış sürecinin bu şekilde gerçekleştiğini söyledi.

Öğretmenin bütün çabasını, bilgisini çocuğa vermesi için sorunlarından arındırılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bir öğretmen 'ay başını nasıl getireceğim, borcum, taksitim ne oldu' diye düşünmemeli. Enerjisini çocuğa vermeli, onu eğitmeli. Almanya'da öğretmenin aldığı maaşın yüzde 35'ini kendi öğretmenimize veriyoruz. Hollanda'da bir öğretmenin aldığı maaşın ancak yüzde 38'ini kendi öğretmenimize veriyoruz. Bizim öğretmeniz, Meksika'daki öğretmenden yüzde 46 daha az para alıyor. Öğretmenlerin maaşı enflasyonla da büyük ölçüde eriyor. 2002 yılında dokuzun birinde olan bir öğretmen aylığıyla 17 çeyrek altın alabiliyordu, 2019 yılında ancak 8,5 çeyrek altın alabiliyor. Bu da öğretmenin ne kadar zor koşullarda olduğunu bize gösteriyor." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, eşit işe eşit ücret verilmesi gerektiğinin altını çizerek, öğretmenlere yönelik devletin farklı istihdam modelleri uyguladığını anlattı.

Kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmen uygulamasını eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Sözleşmeli öğretmenlerin iş güvencesi yok. Bunların sayıları 103 bin civarında. Mazeret ve iş garantileri söz konusu değil. Bir de ücretli öğretmenler var. En garibanları bunlar. Kadrolu veya sözleşmeli öğretmen bir yere gittiyse bunlar ders veriyor. Ders başına 16 lira 32 kuruş ödeniyor. 90 bin civarında da ücretli öğretmen var. Aldığı aylık, açlık sınırının altında. 21. yüzyılda, 17 yılda, AK Parti iktidarının, saray iktidarının Türkiye'yi getirdiği nokta bu." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, atanamayan 700 bin öğretmen ile rehabilitasyon merkezlerine yönelik uygulamanın bedelini ödeyen rehabilitasyon öğretmenleri ile KHK ile görevlerine son verilen öğretmenlerin bulunduğunu da söyledi.

"ÖĞRETMENE HER 24 KASIM'DA BİR AYLIK İKRAMİYE"

CHP'nin iktidar olması halinde öğretmenlere yönelik yapacağı icraatları anlatan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bunlardan ilkinin öğretmenlik mesleğine yönelik bir yasa çıkarılması olacağını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, öğretmenlere yönelik vaatlerini ise şöyle sıraladı:

"- Öğretmen kardeşlerim, arkadaşlarım, sizi baş tacı yapacak olanlar bizleriz, 3600 ek göstergeyi verecek olanlar da bizleriz. Bunu sakın unutmayın.

- Her 24 Kasım'da Öğretmenler Günü'nde öğretmenlere birer aylık ikramiye vereceğiz. Öğretmene verilen para, en helal paradır. Hiçbir kişi de çıkıp 'öğretmene para vermeyin.' diyemez.

- Sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, kadrolu öğretmen, bunları bitiriyoruz. Öğretmen öğretmendir. Öğretmenlik Meslek Kanunu vardır. Herkesin güvencesi vardır, aldıkları aylıklar bellidir. Aynı hizmeti yapana, eşit işe eşit ücret verilecektir.

- Okullarda öğretmen açığı hala var. Çağdaş ülkelerde devlet üç alanda açığı kabul etmez; eğitim, güvenlik, sağlık. Kadro varsa bütün kadroları dolu olmak zorunda. Biz bunu yapacağız. Eğitim konusunda sağlıklı ve tutarlı bir politikamız var.

- Taşımalı eğitime son vereceğiz. Ne demek taşımalı eğitim? Gazetelerden, televizyonlardan görüyorsunuz, baba sırtına almış çocuğu gidiyor, dereden, köprüden, yoldan geçerken. Niçin? Çocuklar okula gidecek. Nerede çocuk varsa orada okul, öğretmen olacak. Bu kadar basit. Öğretmen Türkiye coğrafyasına ne kadar çok dağılırsa, aydınlanma da o kadar hızlı olur. Öğretmen bir meşaleyle toplumu aydınlatan kişidir. Yapacaksın okulu, 700 bin kişi bekliyor sırada. Öğrenci ile öğretmeni, Ferhat ile Şirin gibi buluşturacağız.

- Öğretmenlere insan onuruna yakışır bir aylık vermek zorundayız. Astronomik rakam da değil tabii. Ama hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak. Bugün öğretmenlerin tamamı yoksulluk sınırının altında aylık alıyor.

- KHK ile atılan öğretmenlerden beraat eden, hakkında takipsizlik kararı verilenleri derhal işbaşı yapacağız. 'Çocuklar seni bekliyor, bıraktığın yerden eğitime devam et.' diyeceğiz.

- Özel okula çocuğuna gönderen bedelini öder zaten. Devlet okulunda cam çerçeve kırılmış, veliler para toplarsınız. Temizliğini yaptırırsınız, para gelince para vermezsiniz. Bu uygulamaya da son vereceğiz. Milli eğitime ayrılan paranın tamamı kamu okullarına, devlet okullarına harcanacak.

- İkili eğitim ve birleştirilmiş sınıf uygulamasına en kısa sürede son vereceğiz. 21. yüzyılda 1, 2, 3, 4. sınıf aynı yerde aynı öğretmen tarafından aynı odada ders görüyorlar. 21. yüzyıldan söz ediyoruz. Saraydakinin bundan haberi bile yoktur. Çocukların nasıl eğitildiğini dahi bilmiyorlar. Bu uygulamaya derhal son vereceğiz. Okulsa okulu süratle yapacağız. 'Para yok.' diyeceklerdir. Hiç kimse endişelenmesin. Siz bilin ki bu kardeşiniz eski bir maliyecidir, para nerededir, nasıl bulunur en iyi ben bilirim. Bu konuda mütevazı da değilim. Para nereden bulunur, kime nasıl tahsis edilir, onu en iyi bilen kişilerden biriyim."

- Okul aile birliklerine özel bir yasal statü kazandıracağız. Okul aile birliği ile okul arasındaki ilişkiyi sağlıklı bir zemine oturtacağız."

Kemal Kılıçdaroğlu, öğretmenlere yönelik bu kadar ayrıntılı bir vaat listesini CHP dışında bir partinin ortaya koymadığını da kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu, çiftçilerin sorunlarına da değinerek, 2002'de 294 kilogram olan kişi başına düşen buğday üretiminin 2018'de 244 kilograma kadar indiğini ifade etti.

Tarım Kanunu'na göre bugüne kadar çiftçiye 317 milyar 760 milyon lira ödenmesi gerektiğini kaydeden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ancak 140 milyar lira ödeme yapıldığını belirtti.

"İKİ ELİM İKİ YAKANDA OLACAK"

İşsizliğin ciddi bir sorun olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, İzmir'de bir tesis açılışında genç bir kadının yanlarına gelerek çocuk gibi ağladığını, "Açım, çocuklarım aç, ne olursunuz iş." dediğini anlattı. İşsizlere seslenen Kılıçdaroğlu, "Önümüzde seçimler olur sandığa gidersen, bu sarayda oturanlara oy verirsen iki elim, iki yakanda olacak. Ben senin çocuğunun hakkını, hukukunu koruyorum, sen gideceksin onlara oy vereceksin, sonra bana iş diyeceksin." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, vergiye, cezalara, harçlara yüzde 22,58 zam yapıldığını anımsatarak, asgari ücrete de en az yüzde 22,58 zam yapılması ve refahtan da bir miktar pay verilmesi gerektiğini vurguladı.

15 Temmuz şehit yakınları için toplanan yardımları gündeme getiren Kılıçdaroğlu, 18 Kasım 2019 tarihli bir fotoğrafı gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Valiliği Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün bulunduğu binanın, kendileri işin üzerine gidince, "Bu adres nerede?" deyince, o tabelanın üzerine, bez brandaya Türkiye Şehit Yakınları ve Gazileri Dayanışma Vakfı yazıldığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Bir iktidar vatandaşın şehit ve gaziler için topladığı parayı iç ediyorsa, sormamız gereken soru şu: Bunlar bu memleketi yönetir mi? Şehidin, gazinin parasına el uzatan iktidar bu memleketin çıkarlarını koruyabilir mi?" dedi.