2013-06-12 - 15:15
TBMM Genel Kurulu'nda, 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasını öngören yasa tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, partisinin tutuklu milletvekili Mustafa Balbay'ın mektubunu okudu. "Silivri'den söz aldım'' diyen Balbay, mektubunda, "Her milletvekili Meclis çatısının bir kiremitidir. Birinin eksikliği bile hissedilir. Sandık, milli iradenin kalbidir. Meclis'in 8 damarı tıkalıdır. Demokrasi sadece 4 yılda bir oy vermek değildir. Demokrasiyi oya indirgemek halkı kekeme yapar. Bir kişiye 'Sadece 4 yılda bir konuş' diyebilir miyiz?" ifadelerine yer verdi. Taksim Gezi Parkı eylemlerine de değinen Balbay, ''Bu sesleri duymamak için ya sağır ya iktidar olmak gerekiyor" dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, çocuk işçiliği ile mücadeleye değindi. Yetiş, çocuk işçiliğinin, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde ciddi bir sorun teşkil ettiğini söyledi. Özellikle tarım sektöründe çocuk işçiliğinin daha yoğun görüldüğünü kaydeden Yetiş, bu çocukların eğitime katılamadığını ya da eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yetiş, çocuk işçiliği ile mücadele konusunda Türkiye'nin de uluslararası alanda olduğu gibi önemli çalışmalar yaptığını dile getirdi.
BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, özellikle tarlalarda ve küçük sanayi sitelerinde çocukların emeklerinin sömürüldüğünü belirtti. Gür, hükümetin bu konuda önlem almak yerine ucuz iş gücünün önünü daha fazla açan politikalar izlediğini savundu. Nazmi Gür, Türkiye'de 2 milyonu aşan çocuk işçi olduğunu, hükümetin derhal bu sömürüye son vermesi gerektiğini kaydetti.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gezi Parkı eylemlerine yönelik müdahalelerde polisin orantısız güç kullanmaya devam ettiğini öne sürerek, ''Engelli yurttaşların bile hedef alınması, bu insanlık dışı mücadelenin boyutunu gösteriyor" dedi. Baluken, hükümetin, müzakereci bir tutumla bu olaylara son vermesini istedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, 20 Haziran'da Mersin'de Akdeniz Olimpiyatları'nın başlayacağını ancak biletlerin bloke edildiğini söyledi. Atıcı, halkta, "biletlerin AKP'nin yandaşlarına verileceği" yönünde şüphe uyandığını, bu nedenle bilet satışı ile ilgili sorunun bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Meclis'in, tutuklu milletvekilleri ile ilgili sorunu çözememiş olmasını büyük bir eksiklik olarak gördüklerini belirtti.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP, Uludere'de meydana gelen olayın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak getirdi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Uludere ile ilgili dosyayı görevsizlik kararıyla Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiğini anımsatarak, "Olabilir ki Genelkurmay bu konuda şüpheli, fail durumundadır" dedi.
Kaplan, F-16 uçaklarından bombaların kazara düşmediğini ifade ederek, "Bu Meclis böyle bir hata yaptı. O hatanın altında imzası olanları tarih de halkımız da yargılayacaktır" diye konuştu.
Bunu hukuk skandalı olarak niteleyen Kaplan, şöyle devam etti:
"Bunda zamanaşımı olmadığını er ya da geç bunun hesabını soracağımızı herkesin bilmesini istiyorum. Bu çözüm sürecine de negatif bir yaklaşım olmuştur. Örtme, delilleri yok etme, karartma anlayışıyla barış sağlanmaz. Gerçeklerle yüzleşerek sağlanır. Uludere katliamını aydınlatabilmiş olsaydık, bugün Gezi Parkı olaylarını da yaşamıyor olacaktık. Eğer hakikatlerle yüzleşebiliyor olsaydık barışı ve demokrasiyi daha iyi inşa edebilirdik."
Kaplan, Gezi Parkı'nda gözaltına alınanların avukatlığını yapanlara reva görülen linç girişimini de kınayarak, "Sayın Başbakan'a söylüyorum, millete diklenmek çıkar yol değildir. Misilleme, diklenme mitingleri bu sorunun çözümü değil, çatışmanın derinleşmesidir" diye konuştu.
Kaplan, kürsüye, Uludere'de yaşamını yitirenlerin anneleri, cezaevindeki milletvekilleri ve belediye başkanları, Gezi Parkı'ndaki vatandaşlar ve dün avukatların maruz kaldığı olaylar nedeniyle 4 adet ekolojik karanfil bıraktı.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu da Uludere'de meydana gelen olayla ilgili, "Bu istihbarat kim tarafından verildi? MİT tarafından mı? Bunlar hiçbir zaman açığa çıkarılmadı. Bundan sonra da çıkarılacağını sanmıyorum" dedi. Halaçoğlu, bu olayın Meclis araştırmasından önce hukuki olarak ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, bu olayda tam anlamıyla bir sürünceme bulunduğunu belirterek, Uludere halkına haksızlık yapıldığını söyledi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, acı üzerinden rant sağlayanlardan olmadıklarını ve olmayacaklarını ifade ederek, meselenin etnik hale dönüştürülmesinin doğru olmadığını kaydetti.
Can, "Acıları paylaşıyor, zararları telafi etmeye çalışıyoruz. Devleti zalim, ceberut gibi göstermeye çalışmak doğru değildir. Bu hadisenin üzerine kararlılıkla gidiliyor ve gidilecektir. Bu ülkenin doğusunu, güneydoğusunu aklına getirmeyen yönetimler gitti. Biz kardeşlik hukuku gereği neyse samimiyetle onu yerine getiriyoruz. Kim yanlış yapmışsa ortaya çıkacak. Hukukta karşılığını alacaktır" diye konuştu.
Bu arada TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, çiçekleri kürsüde bırakmak isteyen Kaplan'a, "Bunu getirdiniz işlevini gördü, kaldıracağız" dedi.
Kaplan da çiçekleri Meclis'te grubu bulunan siyasi partilere sundu.
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, emeklilerin içinde bulunduğu sıkıntılarla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup öneresi görüşüldü.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, iktidarın, emeklinin sıkıntılarını giderecek düzenlemeler yapmadığını savundu. Kalaycı, emeklilerin zor durumda bulunduğunu belirterek, "Emeklilere maaş mı veriyorsunuz harçlık mı? Hani Türkiye zenginleşmişti?" diye sordu.
AK Parti iktidarının emeklileri "ele güne muhtaç hale getirdiğini ", bir çoğunun borç batağında olduğunu belirten Kalaycı, emeklilerin pazar artıkları arasında sağlam meyve sebze aradığını, umut bağladıkları intibak düzenlemesinden de bir fayda göremediklerini söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmediklerini ifade etti. Gök, "2002 yılında 257 lira olan en düşük SSK emeklisi aylığı yüzde 250 artarak 922 liraya ulaştı. En düşük tarım Bağ-Kur emekli aylığı 66 liradan 550 liraya yükseldi. Yüzde 713 artış sağlanmış oldu. En düşük esnaf Bağ-Kur emekli aylığı 249 liradan 719 liraya çıkarıldı" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, iktidarın, emeklilerin mutlu olduğunu savunduğunu belirterek, "Emekliler bu kadar mutluysa neden çalışıyorlar?Dünyada çalışanını cezalandıran Türkiye'den başka bir ülke var mı?" dedi.
Taksim Gezi Parkı olaylarına değinen Çetin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümeti'nin ülkeyi giderek gerdiğini iddia etti. Çetin, "Ülkeyi yüzde 50 yüzde 50 bölüp halkı birbirine düşürmek için elinden geleni yapan bir Başbakan var. Ülkeyi yönetmek erdemlilik ister" diye konuştu.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Çetin'in konuşmasını eleştirerek, "Recep Tayyip Erdoğan'a, ülkeyi yönetirken gösterdiği erdemlilik ve yüreklilik için şükranlarımı sunuyorum" dedi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında "vandalizm" tartışması yaşandı.
CHP, 3. köprü, yeni havalimanı ile Kanal İstanbul projelerinin yaratacağı tahribata ilişkin araştırma önergesinin, bugün TBMM Genel Kurulu'na görüşülmesini talep etti.
Grüp önerisi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları tahrik ettiğini öne sürdü. Baydar, "Bir başbakan düşünün ki Anamuhalefet partisini bir pislik olarak tanımlayabilmektedir. Başbakan pislik görmek istiyorsa Pensilvanya'nın dahi Bülent Arınç'ı uyardığı gibi uzaklara değil, Adalet Kalkınma Partisi hükümetindeki yolsuzluk iddialarına bakması yeterlidir" dedi.
Taksim Gezi Parkı olaylarından sonra Adalet ve Kalkınma Partisi yetkililerinin, sıkça vandalizm ifadesinin kullanılmaya başladığını ifade eden Baydar, "Her ne kadar AKP yöneticileri, meydanlarda hakkını arayanları vandal olarak nitelendirse de asıl vandalların kimler olduğunu yaşanılan birkaç örnekte görebilirsiniz. Bir heykele 'ucube' diyerek yıktıranlar, tarihi buluntulara 'çanak çömlek' diyenler, AOÇ'de saray yaptıranlar, tükürük bezlerinden gelen salgılarını heykellerin üzerinde denemek isteyenler, işte vandallar bunlardır" dedi.
Baydar'ın sözlerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, milletvekilinin konuşmasının ilk 6 dakikasının Başbakan'a hakaret ederek geçtiğini belirtti.
Milletvekilinin vandalizm ile ilgili ders verdiğini kaydeden Bahçekapılı, "Ama bunun içine ambulansları, otobüsleri yakmak, kundaklamada girer, herşeyi yakıp yıkmak da girer. Biz hiçbir şeyi dedikoduya ve söylentiyi göre iddia etmiyoruz. Başbakan ile ilgili söylediği bir sözde durmadığını ifade ettiniz. Bu konuda ban Kemal Kılıçdaroğlu'nu tek geçerim, üstüne de adam tanımam. Bir yerde bir şey söyler, öbür yerde bunu değiştirir. Tek geçerim'' diye konuştu.
Söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Bahçekapılı, NATO'nun ne işi var Libya'da diyerek, 2 gün sonra 'ben NATO'ya asker göndereni tek geçerim . 'Erdoğan' diye internete, facebooka, twittera bakarsanız en fazla izlenen videoyu ben tek geçerim. Hatta internette bunlar dolaşınca kendi konuşmasına yasak getiren Başbakan'ı tek geçerim. 1 Mayıs'ta 'insanlar çukura düşecek' dediler. 15 gündür o çukura düşen bir tane insan var mı? Ama siz 15 gündür diktatörlük, zorbalık, faşizm, yalan çukuruna düştünüz. Bu ülkede Dolmabahçe'deki caminin imamı size şunu gösterdi. Tayyip korkusu mu, Başbakan korkusu mu, Allah korkusu mu? Helal olsun o imama ki Allah korkusu daha ağır bastı. Sizden isteğim inşallah sizde de o Dolmabahçe'deki imamın düşündüğü gibi Allah korkusu ağır bassın."
Genel Kurul'da tekrar söz almak isteyen Bahçekapılı'ya CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal tepki gösterdi. Bu sırada AK Parti milletvekilleri ile CHP milletvekilleri arasında itiş kakış yaşandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut birleşime ara verdi.
Tartışma arada da devam etti. Birbirlerinin üzerine yürüyen bazı AK Parti ve CHP milletvekillerini diğer milletvekilleri ayırdı.
Genel Kurul'da, CHP'nin grup önerisinin kabul edilmemesinin ardından 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasını öngören kanun tasarısının görüşmelerine geçildi.
Tasarı üzerine söz alan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Türkiye'nin yangın yerine döndüğünü, bunun sorumlusunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu iddia etti. İktidarın politikalarını eleştiren Acar, "(Ümüğünü sıkarız) demokrasi dili midir? 'Eylem yapan, bira içen, parkta şöyle oturan benim gençliğimiz olamaz...' demokrasi dili midir? AKP'nin çekirdek kadrosunun üç temel özelliği var. Bu kadro sonuna kadar Atatürk düşmanı, laiklik düşmanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ü yok etmeye çalşan bu kadroya karşı bu isyan bir derstir"
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, şunları söyledi:
"CHP'yi Atatürk kurdu ama CHP'nin 1946 seçimlerinden sonra iktidara gelmesi mümkün olmadı. Asıl Atatürk düşmanının, Atatürk'ün mirasına ihanet edenlerin kim olduğu ortada. Partiyi baraj altında bırakacaksınız, tabanda süründüreceksiniz, AK Parti'ye iftira atacaksınız. Çaresizlikten Atatürk'e sığınıyorsunuz. Ama Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak AK Parti'ye nasip oldu. Millet sizi sevmiyor, size itibar etmiyor. Gezi Parkı'nda da sizi sevmiyorlar. Siz Anamuhalefet partisi bile olamayacaksınız."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İncei ise CHP'nin ilkelerin partisi olduğunu belirterek, "CHP 1954'te 'Millet Partisi kapatılmasın' dediği zaman şeritaçı, 'Deniz Gezmiş asılmasın' dediği zaman komünist, 'Silivri'de adalet yok' dediği zaman 'darbeci, faşist' denildi. CHP 5 yıldızlı otellerin lobi salonlarında kurulmadı. Türkiye'nin 1919'daki durumu, bugün geldiği durumdur. Biz baraja takıldık ama yine dimdik ayaktayız. Siz takılın da bir kişi kalır mı o zaman görürüz" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, bazı illerde, üniversitelerde, özellikle Kürt öğrencilere yönelik baskı olduğunu ileri sürdü. İdris Baluken, Afyonkarahisar'ın bu iller arasında olduğunu ileri sürdü.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Baluken'e tepki göstererek, etnik ayrımcılık yaptığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, konuyla ilgili olarak telefonla Afyonkarahisar Valisi ile görüştüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Daha önce iki öğrenci grubu arasında çatışma çıkmış. Birinci çatışmada, Vali'nin ifadesiyle söylüyorum, Doğu kökenli öğrencilere saldırdığı görülen 5 kişi yakalanmış. Bugün bu kavganın devamı olarak karşı gruba saldırıda bulunulmuş. Bunlardan da 6 kişi gözaltına alınmış. Olayın ayrıntılarını bilmiyorum ama her ilde dışarıdan gelen, bu Diyarbakır da Edirne de olabılir; mahalle kavgası, hemşehri uyuşmazlığı, bazen kız meselesinden bile tartışma çıkabiliyor. Bu tür olayları değerlendirirken çok fazla kategorize etmemeliyiz."
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, Taksim Gezi Parkı olaylarına değindi. Gençlerin ellerine sokaklarda taşlar verildiğini, provake edildiğini belirten Türkmenoğlu, "Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi dış düşmanlardan kurtardı, AK Parti'de iç düşmanlardan kurtaracak. İnsanlar, bize, 'Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkülerini hayata geçirdiniz. Yaşasaydı AK Parti'li olurdu' diyor" ifadesini kullandı.
Türkmenoğlu'nun konuşmasına muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Bu bölücü zihniyetin Türk milletinden özür dilemesi gerekiyor" dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkmenoğlu'nun "iç düşmanlar" ifadesinden kastının muhalefet partileri olduğunu sanmadığını belirterek, bu ifadeyi açıklığa kavuşturması için Türkmenoğlu'na yeniden söz verdi.
Konuşmasında herhangi bir siyasi partiyi kastetmediğini belirten Türmenoğlu, "Eylemleri yapan DHKPC'lileri, molotof atanları, teröristleri kastettim. Ama üzerlerine alınıyorlarsa diyecek bir şey yok" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharem İnce, siyasetin dilinin ötekileştiren dil olmaması gerektiğini ifade ederek, "(Ayyaş, çapulcu, alkolik) diyeceksiniz, sonra 'Yaradılanı sevirim yaradandan ötürü' diyeceksiniz. İkisinden birini söylemeyin o zaman" dedi.
Oktay Vural da Türkmenoğlu'nun "iç düşmanlardan kurtaracak" ifadesine tepki göstererek, "Eğer siz bunda samimiyseniz, PKK terör örgütüyle iş birliği yapan AKP'nin politikalarının karşısında durmanız gerekirdi. AKP-PKK görüşmelerine karşı çıkmanız gerekirdi" diye konuştu. Oktay Vural, kürsüde, bilgisayardan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşmasını dinletmek istedi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, kürsüden yalnızca hatibin konuşabileceğini belirterek, böyle bir uygulamanın olmadığını söyledi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkmenoğlu'nun sözlerini anımsatarak, "Temizleyerek, öldüderek katliam yapma düşüncesi hükümette olan bir partiye yakışmamıştır. Genel Kurul'dan özür dilemeli" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise "Muhalefet partilerin niye alındı anlamadım. Gençliğe Hitabe'de, 'Ey Türk gençliği. İçeride ve dışarıda düşmanların olabilir' diyor. Bu düşmanlar faiz lobisiyle de olabilir, bu ülkenin gelişmesinden rahatsızlık duyanlar da olabilir. Niye tepki gösteriyorsunuz?" diye konuştu.
Muharrem İnce ise Elitaş'a yönelik, "Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi, Meclis kürsüsünde okunuyor ama bunu okulların duvarlarından kaldırıyorsunuz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasını öngören yasa tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
Kanuna göre, Ankara'da ''Anka Teknoloji Üniversitesi'', İstanbul'da ''İstanbul Yeşilyurt Üniversitesi'', Adana'da ''Kanuni Üniversitesi'', Konya'da ''Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'', Gaziantep'te ise ''Sanko Üniversitesi'' adıyla vakıf üniversiteleri kurulacak.
Kanun, ''Altın Koza Üniversitesi''nin adının, 'İpek Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini de içeriyor.
Genel Kurul'da, 5 vakıf üniversitesi kurulmasını öngören tasarının görüşmeleri devam ederken söz alan Gümüş, "Başbakan'ın sağlık durumunu merak ediyorum. Bu kadar kışkırtıcı Başbakan'ın sağlık durumunu merak ediyorum" dedi.
Daha sonra tasarı üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Taksim Gezi Parkı'nda yapılmak istenen yayalaştırma projesi ile ilgili yanlış bilgilendirmeden, kışkırtıcı söylemlerden dolayı olayların farklı noktalara geldiğini ifade etti.
Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda tasarı üzerinde yapılan görüşmelerde de bu tür kışkırtıcı söylemlerde bulunan milletvekillerinin de bulunduğunu kaydetti. Gümüş'ün sözlerine de tepki gösteren Elitaş, "Başbakan'ın sağlığı ile ilgili ifadede bulunan kişi önce kendi zeka sağlığını test ettirmesi gerekir" dedi.
Gümüş, bu arada "Başbakan'ın hasta olduğunu biliyoruz" diye bağırdı. Elitaş ise "Terbiyesizlik etme, hasta sensin" diyerek karşılık verdi. Bu arada AK Parti'li bazı milletvekilleri Gümüş'ün üzerine yürüdü. Araya giren diğer milletvekilleri olası bir kavgayı önledi.
Elitaş, "Gezi Parkı'nda kışkırtıcılık yapanlar hızlarını alamamış" dedi.
Elitaş ayrıca, CHP'den bir milletvekilinin, İngilizce yazdığı tweette, "Başbakan Erdoğan toplu katliam istiyor. İçişleri Bakanı'na bu konuda talimat verdi" dediğini belirterek, "Ayıptır, günahtır. Utanır insan. Parayla Başbakan'a küfredecek adamlar tutuyorsunuz, utanmıyorsunuz" diye konuştu. Elitaş'ın konuşması sırasında AK Parti milletvekilleri, CHP grubuna yönelik yeniden tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hastalık üzerine siyaset yapılmasının doğru olmadığını ifade ederek, "Bu tür yaklaşımlar doğru değil. Herkes hasta olabilir" dedi. Konuşmasını sürdürürken AK Parti sıralarından tepkilerin devam etmesi üzerine İnce, "Siz çoğunluğunuza mı güveniyorsunuz? 'Döveriz, ezeriz mi' diyorsunuz? Bizi döveceğinizi mi sanıyorsunuz? Biz Allah'tan başka kimseden korkmayız. Dolmabahçe'nin imamının cesaretinin onda biri yok sizde. O imam size ders verdi. Başbakan değil Allah korkusu öne çıktı" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının kabul edilmesinin ardından, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı. CHP ve AK Parti milletvekilleri arasındaki tartışma, birleşim kapandıktan sonra bir süre daha devam etti.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, partisinin tutuklu milletvekili Mustafa Balbay'ın mektubunu okudu. "Silivri'den söz aldım'' diyen Balbay, mektubunda, "Her milletvekili Meclis çatısının bir kiremitidir. Birinin eksikliği bile hissedilir. Sandık, milli iradenin kalbidir. Meclis'in 8 damarı tıkalıdır. Demokrasi sadece 4 yılda bir oy vermek değildir. Demokrasiyi oya indirgemek halkı kekeme yapar. Bir kişiye 'Sadece 4 yılda bir konuş' diyebilir miyiz?" ifadelerine yer verdi. Taksim Gezi Parkı eylemlerine de değinen Balbay, ''Bu sesleri duymamak için ya sağır ya iktidar olmak gerekiyor" dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, çocuk işçiliği ile mücadeleye değindi. Yetiş, çocuk işçiliğinin, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde ciddi bir sorun teşkil ettiğini söyledi. Özellikle tarım sektöründe çocuk işçiliğinin daha yoğun görüldüğünü kaydeden Yetiş, bu çocukların eğitime katılamadığını ya da eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yetiş, çocuk işçiliği ile mücadele konusunda Türkiye'nin de uluslararası alanda olduğu gibi önemli çalışmalar yaptığını dile getirdi.
BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, özellikle tarlalarda ve küçük sanayi sitelerinde çocukların emeklerinin sömürüldüğünü belirtti. Gür, hükümetin bu konuda önlem almak yerine ucuz iş gücünün önünü daha fazla açan politikalar izlediğini savundu. Nazmi Gür, Türkiye'de 2 milyonu aşan çocuk işçi olduğunu, hükümetin derhal bu sömürüye son vermesi gerektiğini kaydetti.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gezi Parkı eylemlerine yönelik müdahalelerde polisin orantısız güç kullanmaya devam ettiğini öne sürerek, ''Engelli yurttaşların bile hedef alınması, bu insanlık dışı mücadelenin boyutunu gösteriyor" dedi. Baluken, hükümetin, müzakereci bir tutumla bu olaylara son vermesini istedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, 20 Haziran'da Mersin'de Akdeniz Olimpiyatları'nın başlayacağını ancak biletlerin bloke edildiğini söyledi. Atıcı, halkta, "biletlerin AKP'nin yandaşlarına verileceği" yönünde şüphe uyandığını, bu nedenle bilet satışı ile ilgili sorunun bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Meclis'in, tutuklu milletvekilleri ile ilgili sorunu çözememiş olmasını büyük bir eksiklik olarak gördüklerini belirtti.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP, Uludere'de meydana gelen olayın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak getirdi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Uludere ile ilgili dosyayı görevsizlik kararıyla Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiğini anımsatarak, "Olabilir ki Genelkurmay bu konuda şüpheli, fail durumundadır" dedi.
Kaplan, F-16 uçaklarından bombaların kazara düşmediğini ifade ederek, "Bu Meclis böyle bir hata yaptı. O hatanın altında imzası olanları tarih de halkımız da yargılayacaktır" diye konuştu.
Bunu hukuk skandalı olarak niteleyen Kaplan, şöyle devam etti:
"Bunda zamanaşımı olmadığını er ya da geç bunun hesabını soracağımızı herkesin bilmesini istiyorum. Bu çözüm sürecine de negatif bir yaklaşım olmuştur. Örtme, delilleri yok etme, karartma anlayışıyla barış sağlanmaz. Gerçeklerle yüzleşerek sağlanır. Uludere katliamını aydınlatabilmiş olsaydık, bugün Gezi Parkı olaylarını da yaşamıyor olacaktık. Eğer hakikatlerle yüzleşebiliyor olsaydık barışı ve demokrasiyi daha iyi inşa edebilirdik."
Kaplan, Gezi Parkı'nda gözaltına alınanların avukatlığını yapanlara reva görülen linç girişimini de kınayarak, "Sayın Başbakan'a söylüyorum, millete diklenmek çıkar yol değildir. Misilleme, diklenme mitingleri bu sorunun çözümü değil, çatışmanın derinleşmesidir" diye konuştu.
Kaplan, kürsüye, Uludere'de yaşamını yitirenlerin anneleri, cezaevindeki milletvekilleri ve belediye başkanları, Gezi Parkı'ndaki vatandaşlar ve dün avukatların maruz kaldığı olaylar nedeniyle 4 adet ekolojik karanfil bıraktı.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu da Uludere'de meydana gelen olayla ilgili, "Bu istihbarat kim tarafından verildi? MİT tarafından mı? Bunlar hiçbir zaman açığa çıkarılmadı. Bundan sonra da çıkarılacağını sanmıyorum" dedi. Halaçoğlu, bu olayın Meclis araştırmasından önce hukuki olarak ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, bu olayda tam anlamıyla bir sürünceme bulunduğunu belirterek, Uludere halkına haksızlık yapıldığını söyledi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, acı üzerinden rant sağlayanlardan olmadıklarını ve olmayacaklarını ifade ederek, meselenin etnik hale dönüştürülmesinin doğru olmadığını kaydetti.
Can, "Acıları paylaşıyor, zararları telafi etmeye çalışıyoruz. Devleti zalim, ceberut gibi göstermeye çalışmak doğru değildir. Bu hadisenin üzerine kararlılıkla gidiliyor ve gidilecektir. Bu ülkenin doğusunu, güneydoğusunu aklına getirmeyen yönetimler gitti. Biz kardeşlik hukuku gereği neyse samimiyetle onu yerine getiriyoruz. Kim yanlış yapmışsa ortaya çıkacak. Hukukta karşılığını alacaktır" diye konuştu.
Bu arada TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, çiçekleri kürsüde bırakmak isteyen Kaplan'a, "Bunu getirdiniz işlevini gördü, kaldıracağız" dedi.
Kaplan da çiçekleri Meclis'te grubu bulunan siyasi partilere sundu.
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, emeklilerin içinde bulunduğu sıkıntılarla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup öneresi görüşüldü.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, iktidarın, emeklinin sıkıntılarını giderecek düzenlemeler yapmadığını savundu. Kalaycı, emeklilerin zor durumda bulunduğunu belirterek, "Emeklilere maaş mı veriyorsunuz harçlık mı? Hani Türkiye zenginleşmişti?" diye sordu.
AK Parti iktidarının emeklileri "ele güne muhtaç hale getirdiğini ", bir çoğunun borç batağında olduğunu belirten Kalaycı, emeklilerin pazar artıkları arasında sağlam meyve sebze aradığını, umut bağladıkları intibak düzenlemesinden de bir fayda göremediklerini söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmediklerini ifade etti. Gök, "2002 yılında 257 lira olan en düşük SSK emeklisi aylığı yüzde 250 artarak 922 liraya ulaştı. En düşük tarım Bağ-Kur emekli aylığı 66 liradan 550 liraya yükseldi. Yüzde 713 artış sağlanmış oldu. En düşük esnaf Bağ-Kur emekli aylığı 249 liradan 719 liraya çıkarıldı" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, iktidarın, emeklilerin mutlu olduğunu savunduğunu belirterek, "Emekliler bu kadar mutluysa neden çalışıyorlar?Dünyada çalışanını cezalandıran Türkiye'den başka bir ülke var mı?" dedi.
Taksim Gezi Parkı olaylarına değinen Çetin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümeti'nin ülkeyi giderek gerdiğini iddia etti. Çetin, "Ülkeyi yüzde 50 yüzde 50 bölüp halkı birbirine düşürmek için elinden geleni yapan bir Başbakan var. Ülkeyi yönetmek erdemlilik ister" diye konuştu.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Çetin'in konuşmasını eleştirerek, "Recep Tayyip Erdoğan'a, ülkeyi yönetirken gösterdiği erdemlilik ve yüreklilik için şükranlarımı sunuyorum" dedi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında "vandalizm" tartışması yaşandı.
CHP, 3. köprü, yeni havalimanı ile Kanal İstanbul projelerinin yaratacağı tahribata ilişkin araştırma önergesinin, bugün TBMM Genel Kurulu'na görüşülmesini talep etti.
Grüp önerisi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları tahrik ettiğini öne sürdü. Baydar, "Bir başbakan düşünün ki Anamuhalefet partisini bir pislik olarak tanımlayabilmektedir. Başbakan pislik görmek istiyorsa Pensilvanya'nın dahi Bülent Arınç'ı uyardığı gibi uzaklara değil, Adalet Kalkınma Partisi hükümetindeki yolsuzluk iddialarına bakması yeterlidir" dedi.
Taksim Gezi Parkı olaylarından sonra Adalet ve Kalkınma Partisi yetkililerinin, sıkça vandalizm ifadesinin kullanılmaya başladığını ifade eden Baydar, "Her ne kadar AKP yöneticileri, meydanlarda hakkını arayanları vandal olarak nitelendirse de asıl vandalların kimler olduğunu yaşanılan birkaç örnekte görebilirsiniz. Bir heykele 'ucube' diyerek yıktıranlar, tarihi buluntulara 'çanak çömlek' diyenler, AOÇ'de saray yaptıranlar, tükürük bezlerinden gelen salgılarını heykellerin üzerinde denemek isteyenler, işte vandallar bunlardır" dedi.
Baydar'ın sözlerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, milletvekilinin konuşmasının ilk 6 dakikasının Başbakan'a hakaret ederek geçtiğini belirtti.
Milletvekilinin vandalizm ile ilgili ders verdiğini kaydeden Bahçekapılı, "Ama bunun içine ambulansları, otobüsleri yakmak, kundaklamada girer, herşeyi yakıp yıkmak da girer. Biz hiçbir şeyi dedikoduya ve söylentiyi göre iddia etmiyoruz. Başbakan ile ilgili söylediği bir sözde durmadığını ifade ettiniz. Bu konuda ban Kemal Kılıçdaroğlu'nu tek geçerim, üstüne de adam tanımam. Bir yerde bir şey söyler, öbür yerde bunu değiştirir. Tek geçerim'' diye konuştu.
Söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Bahçekapılı, NATO'nun ne işi var Libya'da diyerek, 2 gün sonra 'ben NATO'ya asker göndereni tek geçerim . 'Erdoğan' diye internete, facebooka, twittera bakarsanız en fazla izlenen videoyu ben tek geçerim. Hatta internette bunlar dolaşınca kendi konuşmasına yasak getiren Başbakan'ı tek geçerim. 1 Mayıs'ta 'insanlar çukura düşecek' dediler. 15 gündür o çukura düşen bir tane insan var mı? Ama siz 15 gündür diktatörlük, zorbalık, faşizm, yalan çukuruna düştünüz. Bu ülkede Dolmabahçe'deki caminin imamı size şunu gösterdi. Tayyip korkusu mu, Başbakan korkusu mu, Allah korkusu mu? Helal olsun o imama ki Allah korkusu daha ağır bastı. Sizden isteğim inşallah sizde de o Dolmabahçe'deki imamın düşündüğü gibi Allah korkusu ağır bassın."
Genel Kurul'da tekrar söz almak isteyen Bahçekapılı'ya CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal tepki gösterdi. Bu sırada AK Parti milletvekilleri ile CHP milletvekilleri arasında itiş kakış yaşandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut birleşime ara verdi.
Tartışma arada da devam etti. Birbirlerinin üzerine yürüyen bazı AK Parti ve CHP milletvekillerini diğer milletvekilleri ayırdı.
Genel Kurul'da, CHP'nin grup önerisinin kabul edilmemesinin ardından 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasını öngören kanun tasarısının görüşmelerine geçildi.
Tasarı üzerine söz alan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Türkiye'nin yangın yerine döndüğünü, bunun sorumlusunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu iddia etti. İktidarın politikalarını eleştiren Acar, "(Ümüğünü sıkarız) demokrasi dili midir? 'Eylem yapan, bira içen, parkta şöyle oturan benim gençliğimiz olamaz...' demokrasi dili midir? AKP'nin çekirdek kadrosunun üç temel özelliği var. Bu kadro sonuna kadar Atatürk düşmanı, laiklik düşmanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ü yok etmeye çalşan bu kadroya karşı bu isyan bir derstir"
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, şunları söyledi:
"CHP'yi Atatürk kurdu ama CHP'nin 1946 seçimlerinden sonra iktidara gelmesi mümkün olmadı. Asıl Atatürk düşmanının, Atatürk'ün mirasına ihanet edenlerin kim olduğu ortada. Partiyi baraj altında bırakacaksınız, tabanda süründüreceksiniz, AK Parti'ye iftira atacaksınız. Çaresizlikten Atatürk'e sığınıyorsunuz. Ama Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak AK Parti'ye nasip oldu. Millet sizi sevmiyor, size itibar etmiyor. Gezi Parkı'nda da sizi sevmiyorlar. Siz Anamuhalefet partisi bile olamayacaksınız."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İncei ise CHP'nin ilkelerin partisi olduğunu belirterek, "CHP 1954'te 'Millet Partisi kapatılmasın' dediği zaman şeritaçı, 'Deniz Gezmiş asılmasın' dediği zaman komünist, 'Silivri'de adalet yok' dediği zaman 'darbeci, faşist' denildi. CHP 5 yıldızlı otellerin lobi salonlarında kurulmadı. Türkiye'nin 1919'daki durumu, bugün geldiği durumdur. Biz baraja takıldık ama yine dimdik ayaktayız. Siz takılın da bir kişi kalır mı o zaman görürüz" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, bazı illerde, üniversitelerde, özellikle Kürt öğrencilere yönelik baskı olduğunu ileri sürdü. İdris Baluken, Afyonkarahisar'ın bu iller arasında olduğunu ileri sürdü.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Baluken'e tepki göstererek, etnik ayrımcılık yaptığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, konuyla ilgili olarak telefonla Afyonkarahisar Valisi ile görüştüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Daha önce iki öğrenci grubu arasında çatışma çıkmış. Birinci çatışmada, Vali'nin ifadesiyle söylüyorum, Doğu kökenli öğrencilere saldırdığı görülen 5 kişi yakalanmış. Bugün bu kavganın devamı olarak karşı gruba saldırıda bulunulmuş. Bunlardan da 6 kişi gözaltına alınmış. Olayın ayrıntılarını bilmiyorum ama her ilde dışarıdan gelen, bu Diyarbakır da Edirne de olabılir; mahalle kavgası, hemşehri uyuşmazlığı, bazen kız meselesinden bile tartışma çıkabiliyor. Bu tür olayları değerlendirirken çok fazla kategorize etmemeliyiz."
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, Taksim Gezi Parkı olaylarına değindi. Gençlerin ellerine sokaklarda taşlar verildiğini, provake edildiğini belirten Türkmenoğlu, "Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi dış düşmanlardan kurtardı, AK Parti'de iç düşmanlardan kurtaracak. İnsanlar, bize, 'Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkülerini hayata geçirdiniz. Yaşasaydı AK Parti'li olurdu' diyor" ifadesini kullandı.
Türkmenoğlu'nun konuşmasına muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Bu bölücü zihniyetin Türk milletinden özür dilemesi gerekiyor" dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkmenoğlu'nun "iç düşmanlar" ifadesinden kastının muhalefet partileri olduğunu sanmadığını belirterek, bu ifadeyi açıklığa kavuşturması için Türkmenoğlu'na yeniden söz verdi.
Konuşmasında herhangi bir siyasi partiyi kastetmediğini belirten Türmenoğlu, "Eylemleri yapan DHKPC'lileri, molotof atanları, teröristleri kastettim. Ama üzerlerine alınıyorlarsa diyecek bir şey yok" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharem İnce, siyasetin dilinin ötekileştiren dil olmaması gerektiğini ifade ederek, "(Ayyaş, çapulcu, alkolik) diyeceksiniz, sonra 'Yaradılanı sevirim yaradandan ötürü' diyeceksiniz. İkisinden birini söylemeyin o zaman" dedi.
Oktay Vural da Türkmenoğlu'nun "iç düşmanlardan kurtaracak" ifadesine tepki göstererek, "Eğer siz bunda samimiyseniz, PKK terör örgütüyle iş birliği yapan AKP'nin politikalarının karşısında durmanız gerekirdi. AKP-PKK görüşmelerine karşı çıkmanız gerekirdi" diye konuştu. Oktay Vural, kürsüde, bilgisayardan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşmasını dinletmek istedi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, kürsüden yalnızca hatibin konuşabileceğini belirterek, böyle bir uygulamanın olmadığını söyledi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkmenoğlu'nun sözlerini anımsatarak, "Temizleyerek, öldüderek katliam yapma düşüncesi hükümette olan bir partiye yakışmamıştır. Genel Kurul'dan özür dilemeli" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise "Muhalefet partilerin niye alındı anlamadım. Gençliğe Hitabe'de, 'Ey Türk gençliği. İçeride ve dışarıda düşmanların olabilir' diyor. Bu düşmanlar faiz lobisiyle de olabilir, bu ülkenin gelişmesinden rahatsızlık duyanlar da olabilir. Niye tepki gösteriyorsunuz?" diye konuştu.
Muharrem İnce ise Elitaş'a yönelik, "Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi, Meclis kürsüsünde okunuyor ama bunu okulların duvarlarından kaldırıyorsunuz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasını öngören yasa tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
Kanuna göre, Ankara'da ''Anka Teknoloji Üniversitesi'', İstanbul'da ''İstanbul Yeşilyurt Üniversitesi'', Adana'da ''Kanuni Üniversitesi'', Konya'da ''Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'', Gaziantep'te ise ''Sanko Üniversitesi'' adıyla vakıf üniversiteleri kurulacak.
Kanun, ''Altın Koza Üniversitesi''nin adının, 'İpek Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini de içeriyor.
Genel Kurul'da, 5 vakıf üniversitesi kurulmasını öngören tasarının görüşmeleri devam ederken söz alan Gümüş, "Başbakan'ın sağlık durumunu merak ediyorum. Bu kadar kışkırtıcı Başbakan'ın sağlık durumunu merak ediyorum" dedi.
Daha sonra tasarı üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Taksim Gezi Parkı'nda yapılmak istenen yayalaştırma projesi ile ilgili yanlış bilgilendirmeden, kışkırtıcı söylemlerden dolayı olayların farklı noktalara geldiğini ifade etti.
Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda tasarı üzerinde yapılan görüşmelerde de bu tür kışkırtıcı söylemlerde bulunan milletvekillerinin de bulunduğunu kaydetti. Gümüş'ün sözlerine de tepki gösteren Elitaş, "Başbakan'ın sağlığı ile ilgili ifadede bulunan kişi önce kendi zeka sağlığını test ettirmesi gerekir" dedi.
Gümüş, bu arada "Başbakan'ın hasta olduğunu biliyoruz" diye bağırdı. Elitaş ise "Terbiyesizlik etme, hasta sensin" diyerek karşılık verdi. Bu arada AK Parti'li bazı milletvekilleri Gümüş'ün üzerine yürüdü. Araya giren diğer milletvekilleri olası bir kavgayı önledi.
Elitaş, "Gezi Parkı'nda kışkırtıcılık yapanlar hızlarını alamamış" dedi.
Elitaş ayrıca, CHP'den bir milletvekilinin, İngilizce yazdığı tweette, "Başbakan Erdoğan toplu katliam istiyor. İçişleri Bakanı'na bu konuda talimat verdi" dediğini belirterek, "Ayıptır, günahtır. Utanır insan. Parayla Başbakan'a küfredecek adamlar tutuyorsunuz, utanmıyorsunuz" diye konuştu. Elitaş'ın konuşması sırasında AK Parti milletvekilleri, CHP grubuna yönelik yeniden tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hastalık üzerine siyaset yapılmasının doğru olmadığını ifade ederek, "Bu tür yaklaşımlar doğru değil. Herkes hasta olabilir" dedi. Konuşmasını sürdürürken AK Parti sıralarından tepkilerin devam etmesi üzerine İnce, "Siz çoğunluğunuza mı güveniyorsunuz? 'Döveriz, ezeriz mi' diyorsunuz? Bizi döveceğinizi mi sanıyorsunuz? Biz Allah'tan başka kimseden korkmayız. Dolmabahçe'nin imamının cesaretinin onda biri yok sizde. O imam size ders verdi. Başbakan değil Allah korkusu öne çıktı" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının kabul edilmesinin ardından, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı. CHP ve AK Parti milletvekilleri arasındaki tartışma, birleşim kapandıktan sonra bir süre daha devam etti.
