2013-07-05 - 14:55
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği'nin işbirliğiyle yürütülen Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde İzmir'de düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolar Arası Yaz Kampı sona erdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği'nin işbirliğiyle yürütülen Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde İzmir'de düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolar Arası Yaz Kampı sona erdi.
Dün gerçekleştirilen "E-Politika, Genç Katılımında Yeni Yollar" başlığını taşıyan oturumun müzakere bölümünde söz alan Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Afif Demirkıran da, internetin bilgiye ulaşımı kolaylaştırmak gibi bir çok olumlu yönü bulunduğunu, ancak ciddi tahribatlara da neden olabileceğine dikkat çekti.
Gezi Parkı olaylarının ardından, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen Türkiye ile ilgili karar tasarısına değinen Demirkıran, kararın, sosyal medyada yer alan yanlış bilgilere dayalı, acale hazırlanmış bir metin olduğunu ifade etti. Yunanistan başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde yaşanan benzer olaylar konusunda Avrupa Parlamentosu'nda herhangi bir karar alınmadığını hatırlatan Demirkıran, "Bu tespit yalnızca bana ait değil, bir çok Avrupalı siyasetçiden de aynı ifadeleri duydum. Avrupa Parlamentosu, eğer bir karar alacaksa, bunu sosyal medyanın doğruluğu tartışılır propagandasından etkilenerek bir rapor hazırlamak yerine Türkiye'ye bir komisyon göndererek yapmalıydı" dedi
Avrupa Politika Merkezi Program Yöneticisi Amanda Paul ise, AP'nin kararının yalnızca sosyal medyaya dayanılarak oluşturulmadığını, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları gibi bir çok farklı kaynaktan bilgi edinildiğini söyledi. Paul, medya kuruluşlarının özellikle Gezi Parkı olayların başlangıç aşamasında yeterli bilgi vermemesinin, insanları sosyal medyaya yönelttiğini söyledi
Toplantı, bugün de, "Genç Politikalcılar Gençlik Politikalarını Tartışıyor" konulu oturumla devam etti.
TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Mehmet Tekelioğlu'nun yönettiği oturumda konuşan, AK Parti İzmir milletvekili Hamza Dağ, Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında genç nüfusun toplam nüfusa oranı en yüksek olan ülke olduğunu hatırlattı. Gezi Parkı olaylarına değinen Hamza Dağ, "Olaylar sonrasında bazı çevrelerden 'gençlerin ne istediğini anlamaya çalışmamız gerekli' söylemleri yükseldi. Bu, yanlış ve tepeden bakışın ürünü bir yaklaşımdır. Gençler, anlaşılması zor, tuhaf varlıklar değildir. Yıllardır gençlik için adım atmayanlar, son olaylardan nemalanmak için konuşmalar yapıyor. Ama 'seçilme yaşını 18'e indirelim' dediğimizde, aynı kişiler, 'onlar kim ki, ülkeyi yönetecek' tutumuna giriyor" dedi. Hamza Dağ, Avrupa Birliği ve ABD'nin Mısır'daki darbeye ilişkin tutumunu da eleştirdi.
Gazeteci-yazar Abbas Güçlü ise, gençlerin sorunlarını dile getirmediğini, bu nedenle politikacıların da gençlerle ilgilenmediğini ve bu konuda politika üretmediğini söyledi. Her bakan değişiminde eğitim sisteminde köklü değişiklikler yaşandığını kaydeden Güçlü, eğitim konusunun hiçbir zaman ciddiye alınmadığını, hiçbir siyasi partinin de net, tutarlı bir eğitim politikası bulunmadığını öne sürdü.
Oturumun konuşmacılarından, Romanya Parlamentosu Senatörü Ben-Oni Ardelean da, politikacıların gençleri kampanya çalışmalarında kullanılacak insanlar olarak gördüğünü ancak, politika yapıcı olarak benimsemediğini ve oy hakkı olmayan gençleri dikkate almadığını söyledi.
Avrupa Halk Partisi Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Hristo Gadzhev de, bugün Avrupa'nın tarihinin en iyi eğitimli genç nesline sahip olduğunu, ama bu gençlerin büyük ölçüde siyasete mesafeli durduğunu ifade etti. Gadzhev, gençlerin siyasete ilgisinin artırılabilmesi için, karar alma mekanizmalarına katılımın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Toplantı katılımcıları, Efes Antik Kenti ve İzmir'in Selçuk İlçesi yakınlarında bulunan Meryem Ana Evi'ni de gezdiler.
Filiz TÜRER
Dün gerçekleştirilen "E-Politika, Genç Katılımında Yeni Yollar" başlığını taşıyan oturumun müzakere bölümünde söz alan Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Afif Demirkıran da, internetin bilgiye ulaşımı kolaylaştırmak gibi bir çok olumlu yönü bulunduğunu, ancak ciddi tahribatlara da neden olabileceğine dikkat çekti.
Gezi Parkı olaylarının ardından, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen Türkiye ile ilgili karar tasarısına değinen Demirkıran, kararın, sosyal medyada yer alan yanlış bilgilere dayalı, acale hazırlanmış bir metin olduğunu ifade etti. Yunanistan başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde yaşanan benzer olaylar konusunda Avrupa Parlamentosu'nda herhangi bir karar alınmadığını hatırlatan Demirkıran, "Bu tespit yalnızca bana ait değil, bir çok Avrupalı siyasetçiden de aynı ifadeleri duydum. Avrupa Parlamentosu, eğer bir karar alacaksa, bunu sosyal medyanın doğruluğu tartışılır propagandasından etkilenerek bir rapor hazırlamak yerine Türkiye'ye bir komisyon göndererek yapmalıydı" dedi
Avrupa Politika Merkezi Program Yöneticisi Amanda Paul ise, AP'nin kararının yalnızca sosyal medyaya dayanılarak oluşturulmadığını, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları gibi bir çok farklı kaynaktan bilgi edinildiğini söyledi. Paul, medya kuruluşlarının özellikle Gezi Parkı olayların başlangıç aşamasında yeterli bilgi vermemesinin, insanları sosyal medyaya yönelttiğini söyledi
Toplantı, bugün de, "Genç Politikalcılar Gençlik Politikalarını Tartışıyor" konulu oturumla devam etti.
TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Mehmet Tekelioğlu'nun yönettiği oturumda konuşan, AK Parti İzmir milletvekili Hamza Dağ, Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında genç nüfusun toplam nüfusa oranı en yüksek olan ülke olduğunu hatırlattı. Gezi Parkı olaylarına değinen Hamza Dağ, "Olaylar sonrasında bazı çevrelerden 'gençlerin ne istediğini anlamaya çalışmamız gerekli' söylemleri yükseldi. Bu, yanlış ve tepeden bakışın ürünü bir yaklaşımdır. Gençler, anlaşılması zor, tuhaf varlıklar değildir. Yıllardır gençlik için adım atmayanlar, son olaylardan nemalanmak için konuşmalar yapıyor. Ama 'seçilme yaşını 18'e indirelim' dediğimizde, aynı kişiler, 'onlar kim ki, ülkeyi yönetecek' tutumuna giriyor" dedi. Hamza Dağ, Avrupa Birliği ve ABD'nin Mısır'daki darbeye ilişkin tutumunu da eleştirdi.
Gazeteci-yazar Abbas Güçlü ise, gençlerin sorunlarını dile getirmediğini, bu nedenle politikacıların da gençlerle ilgilenmediğini ve bu konuda politika üretmediğini söyledi. Her bakan değişiminde eğitim sisteminde köklü değişiklikler yaşandığını kaydeden Güçlü, eğitim konusunun hiçbir zaman ciddiye alınmadığını, hiçbir siyasi partinin de net, tutarlı bir eğitim politikası bulunmadığını öne sürdü.
Oturumun konuşmacılarından, Romanya Parlamentosu Senatörü Ben-Oni Ardelean da, politikacıların gençleri kampanya çalışmalarında kullanılacak insanlar olarak gördüğünü ancak, politika yapıcı olarak benimsemediğini ve oy hakkı olmayan gençleri dikkate almadığını söyledi.
Avrupa Halk Partisi Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Hristo Gadzhev de, bugün Avrupa'nın tarihinin en iyi eğitimli genç nesline sahip olduğunu, ama bu gençlerin büyük ölçüde siyasete mesafeli durduğunu ifade etti. Gadzhev, gençlerin siyasete ilgisinin artırılabilmesi için, karar alma mekanizmalarına katılımın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Toplantı katılımcıları, Efes Antik Kenti ve İzmir'in Selçuk İlçesi yakınlarında bulunan Meryem Ana Evi'ni de gezdiler.
Filiz TÜRER
